<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Darbe arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/darbe/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/darbe/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Dec 2025 07:59:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Eski AK Partili vekillerden &#8216;çözüm süreci&#8217; kavgası</title>
		<link>https://www.millinizam.com/politika/eski-ak-partili-vekillerden-cozum-sureci-kavgasi/35298/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/politika/eski-ak-partili-vekillerden-cozum-sureci-kavgasi/35298/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hanifi Özkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 07:23:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Metiner]]></category>
		<category><![CDATA[Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[Şamil Tayyar]]></category>
		<category><![CDATA[Süreç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=35298</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eski AK Partili Şamil Tayyar ile Mehmet Metiner arasında çözüm sürecine yönelik iddialar üzerinden başlayan tartışma, karşılıklı sert açıklamalarla büyüyerek sosyal medyada dikkat çeken bir polemiğe dönüştü. Eski Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) milletvekilleri Şamil Tayyar ve Mehmet Metiner, sosyal medya platformu X (Twitter) üzerinden tartıştılar. İki isim arasındaki söz düellosu, Tayyar&#8217;ın Metiner&#8217;e yönelik [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/eski-ak-partili-vekillerden-cozum-sureci-kavgasi/35298/">Eski AK Partili vekillerden &#8216;çözüm süreci&#8217; kavgası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="5">Eski AK Partili Şamil Tayyar ile Mehmet Metiner arasında çözüm sürecine yönelik iddialar üzerinden başlayan tartışma, karşılıklı sert açıklamalarla büyüyerek sosyal medyada dikkat çeken bir polemiğe dönüştü.</p>
<p>Eski Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) milletvekilleri Şamil Tayyar ve Mehmet Metiner, sosyal medya platformu X (Twitter) üzerinden tartıştılar. İki isim arasındaki söz düellosu, Tayyar&#8217;ın Metiner&#8217;e yönelik <b>&#8220;Bak müptezel!&#8221;</b> ifadesini kullanmasıyla yeni bir boyut kazandı.</p>
<h3>Tartışmanın başlangıcı: Öcalan ve Bahçeli iddiası</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p data-path-to-node="7">Tartışmanın odağında, Tayyar&#8217;ın Barış Süreci&#8217;ne dair geçmişte dile getirdiği bir iddia yer aldı. Şamil Tayyar, Abdullah Öcalan&#8217;ın İmralı Heyeti&#8217;ne, süreç başarısız olursa <b>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli&#8217;ye karşı parti içinde darbe yapılacağı</b> yönünde bir öngörü ilettiğini öne sürmüştü.</p>
<p data-path-to-node="8">Mehmet Metiner, bu iddiayı MHP kaynaklarına sorduğunu belirterek, MHP&#8217;den gelen yanıtı X hesabından paylaştı ve iddiayı <b>&#8220;SAÇMALAMIŞ!&#8221;</b> notuyla yalanladı.</p>
<h3>Tayyar&#8217;dan kişisel ithamlar: &#8220;Kifayetsiz muhteris&#8221;</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p data-path-to-node="10">Mehmet Metiner&#8217;in yalanlamasına yanıt veren Şamil Tayyar, bu kez Metiner&#8217;e yönelik kişisel suçlamalarda bulundu. Tayyar, Metiner&#8217;i <b>&#8220;kifayetsiz muhteris&#8221;</b> olarak nitelendirdi ve şu ifadeleri kullandı:</p>
<blockquote data-path-to-node="11">
<p data-path-to-node="11,0">&#8220;Mehmet Metiner isimli kifayetsiz muhteris, son dönemde adeta PKK sözcüsü gibi ona buna saldırıyor, küçük aklıyla ayar vermeye çalışıyor. &#8230; Bugünkü şark kurnazlığı karşısında artık yeter. <b>Bak müptezel!</b> AK Parti ilişkisini nasıl ranta dönüştürdüğünü, sahte kabadayılığının gerisinde ne tür çıkar ilişkisi olduğunu herkes biliyor.&#8221;</p>
</blockquote>
<p data-path-to-node="12">Tayyar, açıklamasının sonunda Metiner&#8217;i <b>&#8220;kirli hesaplarının hesabını vermeye&#8221;</b> davet etti ve <b>&#8220;bugünkü yılışıklıkların da seni kurtaramayacak&#8221;</b> ifadelerini kullandı.</p>
<h3>Metiner tartışmayı sonlandırdı</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p data-path-to-node="14">Daha sonra Metiner, sosyal medya hesabından ek bir paylaşım yaparak, tartışmaya ilişkin sözlerini şöyle paylaştı:</p>
<blockquote data-path-to-node="15">
<p data-path-to-node="15,0"><b>&#8220;Lafa bakarım laf mı diye, söyleyene bakarım adam mı diye? Nokta.&#8221;</b></p>
</blockquote>
<p data-path-to-node="16">İki eski vekil arasındaki kamuoyuna açık bu gerginlik, sosyal medyada en çok konuşulan konular arasında yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/eski-ak-partili-vekillerden-cozum-sureci-kavgasi/35298/">Eski AK Partili vekillerden &#8216;çözüm süreci&#8217; kavgası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/politika/eski-ak-partili-vekillerden-cozum-sureci-kavgasi/35298/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sacit Günbey 28 Şubat sürecini anlattı: “Erbakan hoca direndi, MGK kararlarını imzalamadı”</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/sacit-gunbey-28-subat-surecini-anlatti-erbakan-hoca-direndi-mgk-kararlarini-imzalamadi/31147/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/sacit-gunbey-28-subat-surecini-anlatti-erbakan-hoca-direndi-mgk-kararlarini-imzalamadi/31147/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 13:49:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EN ÇOK OKUNANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubat]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Sacit Günbey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=31147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat süreci, üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılmaya devam ediyor. Bu dönemde yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler, hükümete yönelik baskılar ve Refah-Yol iktidarının düşürülme süreci, dönemin tanıkları tarafından farklı açılardan değerlendiriliyor. Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Vekili ve 54. Hükümet Devlet Bakanı Prof. Dr. Sacit Günbey ile gerçekleştirdiğimiz [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/sacit-gunbey-28-subat-surecini-anlatti-erbakan-hoca-direndi-mgk-kararlarini-imzalamadi/31147/">Sacit Günbey 28 Şubat sürecini anlattı: “Erbakan hoca direndi, MGK kararlarını imzalamadı”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat süreci, üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılmaya devam ediyor. Bu dönemde yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler, hükümete yönelik baskılar ve Refah-Yol iktidarının düşürülme süreci, dönemin tanıkları tarafından farklı açılardan değerlendiriliyor.</p>
<p>Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Vekili ve 54. Hükümet Devlet Bakanı Prof. Dr. Sacit Günbey ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, 28 Şubat’ın perde arkasını, Erbakan Hoca’nın direnişini, hükümete yönelik sistematik baskıları ve Türkiye’de siyasetin nasıl şekillendirildiğini konuştuk. Günbey, sürecin sadece o dönemi değil, Türkiye’nin bugünkü yönetim dinamiklerini de etkilediğini belirtiyor.</p>
<p>Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın tüm baskılara karşı direndiğini ve MGK kararlarını imzalamadığını söyleyen Günbey, sürecin tüm yönlerini anlatarak ortaya koydu.</p>
<p>Milli Nizam Haber Genel Yayın Yönetmenimiz Şerif Varol ve Haber Müdürümüz Miraç Yinanç sordu, Prof. Dr. Sacit Günbey içtenlikle cevapladı…</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-31151 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/9994b19f-2188-4985-b947-32469e83a5a8-1024x576.jpeg" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/9994b19f-2188-4985-b947-32469e83a5a8-1024x576.jpeg 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/9994b19f-2188-4985-b947-32469e83a5a8-300x169.jpeg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/9994b19f-2188-4985-b947-32469e83a5a8-768x432.jpeg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/9994b19f-2188-4985-b947-32469e83a5a8-1536x864.jpeg 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/9994b19f-2188-4985-b947-32469e83a5a8.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>İşte o dönemin bilinmeyen yönleriyle 28 Şubat sürecine dair açıklamalar:</p>
<p><em><strong>Soru:</strong></em> 28 Şubat darbesi, sizce kime ya da kimlere ve neden yapıldı?</p>
<p><em><strong>Sacit Günbey:</strong></em> 1994 yılında Doğru Yol Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi hükümetteydi ve bu hükümetin başbakanı Tansu Çiller, Başbakan Yardımcısı ise CHP Genel başkanı Deniz Baykal’dı. O hükümet, 5 Nisan 1994 tarihinde birtakım ekonomik tedbirler ve kararlar aldı. Bu tedbir ve kararlar ,Türkiye ekonomisinin sıkıştığı noktada, ekonomiyi düzeltmek için alındığı söyleniyordu. Türkiye’nin döviz ihtiyacını karşılayamaması, aşırı derecede borçlanması, borçlarını ödeyemeyecek duruma gelmesi gibi sebeplerden dolayı 5 Nisan kararları alındı. Bu kararlar, çok ciddi bir devalüasyonu gerektirdi. Milletin alım gücü düştü, birtakım vergiler artırıldı.</p>
<p>Hükümet yetkilileri, o yıl memur ve memur emeklisine her sene Ocak ve Temmuz ayında yapılan maaş artışını yapamayacaklarını, tarım ürünlerine artış veremeyeceklerini, devletin buna imkânı olmadığını açıkladılar. İlk defa böyle bir durum yaşandı. 1994 yılında Türkiye, %6,2 oranında küçüldü. Büyüme yerine küçülme yaşandı ve bu durum milleti ciddi şekilde fakirleştirdi. Sosyal problemler ortaya çıkmaya başladı, enflasyon %95’lere kadar çıktı.<br />
Yurtiçindeki borçlanmanın faiz oranı %135’lere kadar yükseldi. Hükümet, içeriden ve dışarıdan para bulmak için yüksek faizle borçlanmaya başladı. %15 oranında faizle dışarıdan döviz temin etmeye çalıştı. Milletin alım gücü düştü, zenginlerle fakirler arasında ciddi bir uçurum oluştu. Millet, bu ekonomik sıkışıklıktan, fakirlikten, dar gelirli olmaktan ve ihtiyaçlarını karşılayamamaktan dolayı büyük bir sıkıntı yaşıyordu.</p>
<p>Millette, bu sıkıntıdan mevcut partilerin kendilerini kurtaramayacağına dair bir inanç oluştu. Türkiye ekonomisini Erbakan’dan başka kimsenin düzeltemeyeceği kanaatine varıldı. O günden sonra Türkiye’de Refah Partisi’nin ve Erbakan’ın iktidara geleceği yavaş yavaş hissedilmeye başlandı. Hatta 1995 seçimlerine gelindiğinde bir siyasi partinin genel başkanı, gazetelere de yansıyan şu açıklamayı yaptı: “Refah Partisi’nin yükselişini ve iktidara gelmesini ancak ben önleyebilirim, yeter ki Amerika Birleşik Devletleri yönetimi bana yardım etsin” dedi. Bu cümle çok iç karartıcı bir demeçti.</p>
<p>1995 seçimlerinden önce Türkiye’de birkaç önemli gelişme daha yaşandı. Anavatan Partisi’nin genel başkanı Mesut Yılmaz’dı. Doğru Yol Partisi’nin genel başkanı ise Tansu Çiller’di. Bu iki parti merkez sağın oyunu alabilmek için mücadele ediyorlardı. O dönemde devlet bankalarının ve Telekom’un satışıyla ilgi birtakım yolsuzluklar yapıldığı iddia ediliyordu. Bu iddialar, toplumun sürekli gündemindeydi. Hatta bu konularla ilgili Meclis’e çeşitli gensorular da verildi. Bu gensoruların önemli bir kısmı Refah Partisi vermişti. Özelleştirme süreçlerinin araştırılması için girişimlerde bulunuluyordu. Her iki parti de bu satışlardan çıkar sağladıklarına dair ciddi iddialar vardı.</p>
<p>25 Aralık 1995’te milletvekili seçimi yapıldı. Ben de o seçimde Diyarbakır’dan milletvekili seçildim. Seçim sonucunda Refah Partisi, %21’in üzerinde oy aldı ve 158 milletvekili çıkardı ve birinci parti oldu.</p>
<p>Doğru Yol Partisi ile Anavatan Partisi ise %18’in üzerinde oy aldılar. Refah Partisi, birinci parti olduğu için hükümeti kurması bekleniyordu. Hatta Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümeti kurma görevini Merhum Erbakan’a verdi. O dönemde Anavatan Partisi ile ciddi görüşmeler yapıldı ve hatta mutabakata varıldı. Ancak sivil ve bürokratik yapılar, egemen güçler, basın ve devlet içinde ağırlığı olan kesimler siyasi partilere baskı yaparak “Aman, Refah Partisi ile ortaklık kurulmasın.” düşüncesini empoze ettiler. Refah Partisi’nin hükümete girmemesi için büyük çaba sarf ettiler. Anavatan Partisi ile yapılan hükümet kurma görüşmeleri tam bitme noktasına gelmişken Mesut Yılmaz, bir dini bayram günü çıktı ve “Ben Refah Partisi ile ortaklık yapmaktan vazgeçtim.” dedi. Kendisine “Neden?” diye sorduğunda, omzunu işaret etti. Bu hareket, askerlerin baskısı var şeklinde yorumlandı.</p>
<p>Sonrasında Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi’nin koalisyon yapması sağlandı. Basının, gizli çevrelerin, holdinglerin ve egemen güçlerin etkisiyle bu iki parti, birbirlerine zıt olmalarına rağmen bir araya getirildi. Bu hükümet, “Anayol Hükümeti” olarak adlandırıldı. Ancak bu hükümetin aldığı oy, yeterli seviyede bir çoğunluğu sağlayamadı. Hakiki manada güvenoyu almamıştı. Refah Partisi, bu durumu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı ve mahkeme, gerçekten de hükümetin güvenoyu almadığına karar verdi. Zaten hükümetin içinde de sürekli kavga yaşanıyordu. Haziran ayında bu hükümet dağıldı ve 28 Haziran’da Doğru Yol Partisi ile Refah Partisi “Refahyol” adı verilen bir koalisyon hükümeti kurdu.</p>
<p>O seçime kadar Meclis Başkanı teamülen hep birinci partiden seçilirdi. Erbakan Hoca, Meclis Başkanlığı için Aydın Menderes’i aday gösterdi. Refah Partisi’nin gösterdiği aday Meclis Başkanı seçilmesin diye birleştiler ve Mustafa Kalemli’yi meclis başkanı olarak seçtiler. Refah Partisi’nin tek başına başkan seçme gücü yoktu çünkü 158 milletvekili çıkarmıştı.</p>
<p><strong><span class="s2">“Erbakan Hoca Rantı Keserek Hazineyi Doldurdu”</span></strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-31152 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/b5c7b27c-c96a-4813-9430-61d4c8145257-1024x576.jpeg" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/b5c7b27c-c96a-4813-9430-61d4c8145257-1024x576.jpeg 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/b5c7b27c-c96a-4813-9430-61d4c8145257-300x169.jpeg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/b5c7b27c-c96a-4813-9430-61d4c8145257-768x432.jpeg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/b5c7b27c-c96a-4813-9430-61d4c8145257-1536x864.jpeg 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/02/b5c7b27c-c96a-4813-9430-61d4c8145257.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Erbakan Hoca, hükümete geldiğinde çok ciddi bir ekonomik sıkıntı vardı. Hükümetin kaynakları tükenmişti, hazine boşaltılmıştı. Yurtiçi devletin borçlanma faizi %136 seviyesindeydi. Devlet, özel bankalara tahvil satarak borç para alıyor, memur ve işçi maaşlarını ödüyordu. Bir ay sonra tekrar borç alınıyor, faizler birikiyor, hem ana para hem de faiz ödenemez hale geliyordu. Yurt dışından da %15 faizle döviz temin ediliyordu. IMF ile anlaşmalar yapılmıştı ve IMF politikaları, halkı sıkboğaz eden, dar gelirlinin harcamasını kısan bir ekonomik model öngörüyordu.</p>
<p>Ancak Erbakan Hoca, göreve geldiğinde iç ve dış borç almayacağını söyledi ve gerçekten de almadı. Devletin ürettiği ürünlerin fiyatını arttırmadı, yeni vergiler koymadı, hatta bazı vergiler düşürüldü. Yurt içinden ve yurt dışından ülkenin kaynaklarını sömüren rantiyecilerin hortumlarını kesti.</p>
<p>Denk bütçe yaptı ve havuz sistemini kurdu yerli ve milli kaynakları arttırdı hazinenin yeniden dolmasını sağladı.36 milyar dolarlık bir kaynak oluşturdu. Türkiye, ilk defa iç ve dış borç almadan hem borçlarını ödeyebildi hem de vatandaşlarına fazlasıyla kaynak aktardı. Memur maaşlarına %150, işçilere ve asgari ücretlilere %100’den fazla, çiftçiye %300’den fazla, Bağ-Kur emeklilerine %300 ile %1000 arasında zamlar yapıldı. Fakir-fukara fonuyla ihtiyaç sahiplerine yardım edildi. Engellilere destek verildi. Erbakan Hoca, ekonomik ve sosyal çok ciddi tedbirler aldı.</p>
<p>Egemen güçler, Refah Partisi iktidarda başarısız olsun bir daha iktidara gelemesin hevesi içindeydiler. “Nasıl olsa gelmiş, biz de bunların çalışmasını engelleriz, başarısız olurlar ve bir daha gelmezler.” ümidiyle böyle bir beklentiye girmişlerdi. Fakat gördüler ki millet şuurlu, çok bereketli bir dönem yaşanıyor, halkın geliri arttı. Bu ümitlerinin boş olduğunu anladılar.</p>
<p>3 Kasım 1996 tarihinde bir mahalli ara seçimi yapıldı ve bu ara seçimde Refah Partisi, yüzde 21 olan oyunu yüzde 35’e çıkardı. Susurluk olayının olduğu gün seçim yapıldı seçim sonuçları Refah Partisinin başarılı çalışmalarının bir sonucuydu. Tarım ürünlerine ciddi paralar verildi. Tarım ürünlerine kota konulmadı. İhracat arttı ve Türkiye, bir yıl içerisinde Cumhuriyet tarihinde görülmemiş şekilde yüzde 9,3 oranında büyüdü.Bunu bir yıl önceki -6,2 ile birleştirirseniz ülkemiz yüzde 15,5 büyümüş oldu. Çünkü kaynaklar israf edilmedi, çıkar gruplarına verilmedi, rantiyecilerin soygunları engellendi. Borçlar faizleriyle birlikte ödendi. Huzurlu bir dönem oldu.Bu başarı, çıkar gruplarını ürküttü. “Biz, Erbakan’ın perişan olacağını, bir daha iktidar yüzü göremeyeceğini beklerken, bu adamın bu kadar başarısı bizi şaşırtı” dediler. Şayet Erbakan durduramazlarsa, bir sonraki ilk seçimde tek başımıza iktidar olacağımızdan korktular.</p>
<p>Refah yol hükümeti ilk kurulduğu günlerde Amerikan Büyükelçisi Başbakan Erbakan’dan randevu istedi ve görüştü. Amerikan Büyükelçisi, Başbakan Erbakan’a:</p>
<p>“Sayın Erbakan, biz sizin hükümet olmanızı arzu etmiyorduk, sizinle birlikte çalışmak istemiyorduk. Fakat ne yapalım ki bize rağmen, istemememize rağmen hükümet oldunuz. Madem böyle oldu, biz sizinle çalışmayı düşünürüz. Ama bizim şartlarımız var.” diyerek altı tane şart saydılar.</p>
<p>“Bu şartlara uyarsan birlikte çalışırız. Eğer bunlara uymazsanız, sizinle anlaşamayız; bu ise sizin açınızdan iyi olmaz.” diyerek Erbakan Hoca’yı açıkça tehdit etti. Erbakan Hoca’nın hep söylediği bir şey vardı: “Onlar ne istediyse hep tersini yaptım.” Mesela bunlardan biri, “İran ve Libya ile ticaret yapmayacaksın, ilişki kurmayacaksın.” talebiydi. Erbakan Hoca İran’a gitti, D-8’leri kurdu, İran ile ticareti artırdı. Hatta onlarla ticareti dolar üzerinden değil, kendi paralarımız üzerinden yaptı. Doğalgaz anlaşması yaptı. Refahyol Hükümeti süresini bitirmeden, bu anlaşmanın arkasından boru hatları döşendi ve İran’dan Erzurum’a kadar doğalgaz akmaya başladı. Irak ile doğalgaz anlaşması yapıldı. Irak’ın kuzeyindeki doğalgaz, Türkiye’ye taşınacaktı.</p>
<p><strong><span class="s2">“Çekiç Güçle Mücadele Etti, Gönderdi”</span></strong></p>
<p>Refah yol hükümeti kurulmadan önce, ABD ile yapılan bir anlaşmayla İncirlik üstünde yerleşmiş Çekiç Güç adıyla bir hava kuvvetleri vardı. Bu çekiç gücün Irak’ta da kara birlikleri vardı.</p>
<p>ABD, Bu güçleriyle Irak’ı bombalıyor ve bölmeye çalışıyordu. Helikopterleriyle PKK’ya da yardımlar taşıyordu. Erbakan Hoca’nın gelir gelmez yaptığı ilk işlerden biri, bu Çekiç Güç ile anlaşmayı iptal etmek oldu. Meclis’ten destek istedi, gizli bir oturumla Meclis’e bilgi vererek “Ben ABD ile yapılan Çekiç Güç anlaşmasını bozacağım, siz de bana destek verin.” dedi. Destek görmemesine rağmen Çekiç Gücü buradan gönderdi. Irak’taki, Amerikan askerleri ve onlara destek veren yerli işbirlikçiler de dağıldı.</p>
<p>Erbakan Hoca, Suriye, Irak ve İran ile sınır ticareti başlattı. Türkiye’deki ticaret erbabı, kamyonunu doldurup götürüp oralarda satabilecek ve gelirken de mazot getirebilecekti. Mazot ticareti halka verilmiş oldu. Adeta Avrupa Ortak Pazarı gibi, Türkiye de bu ülkelerle ortak pazar kurmuş oldu.</p>
<p>IMF geldi, “Sizinle çalışalım.” dedi. Dünya Bankası, “Ekonominizi yönetelim.” dedi. Erbakan Hoca, bunların çaylarını içirip gönderdi, “Size ihtiyacımız yok.” dedi.</p>
<p>Amerika’nın, Türkiye’deki ve bölgedeki sömürü düzeni de zarar görmüş oldu. Havuz sistemi kuruldu, dışarıya bağımlılık azaldı. İçeriden ve dışarıdan artık borç alınmamaya başlandı. Faizli sistem ortadan kaldırılmış oldu, faizler sıfıra düştü. Enflasyon düştü. Amerika bunlardan rahatsız oldu. RP ara seçimlerde yüksek oy alınca, bu güçler “Bizim harekete geçmemiz lazım.” dediler. Amerika Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki Büyükelçilerine bir mesaj gönderdi. “Erbakan’ı başarısız kılmak ve iktidardan uzaklaştırılması için ne gerekiyorsa yapın.” diyerek talimat verdi.</p>
<p>Mason teşkilatları da harekete geçirildi. Kasım ayı içerisinde, Türkiye’deki iş adamları, gazete patronları, birtakım bürokratik kişiler, Atina’daki ABD Büyükelçiliği’ne gizli bir toplantıya davet edildi. Bu, Şevket Kazan’ın yazdığı kitaplarda sabittir. Hatta Şevket Bey, “Bunların kim olduğu, o toplantı tarihinde Atina’ya giden kişilerin biletleri kontrol edildiğinde ortaya çıkartılabilir.” dedi ve bunları bildiğini söyledi. Dolayısıyla orada toplantı yapıldı.<br />
Beraber hareket edileceğini, bir kampanya başlatacaklarını, Refah Partisi’ne karşı güvenin ortadan kalkmasını sağlayacaklarını söylediler. Gazeteler sürekli iftiralarla, toplumun moralini bozacak manşetler atıyorlardı.</p>
<p>Sonrasında Amerika’da bir toplantı daha yapıldı. Milli Güvenlik Kurulu’nda şu kararlar alınmalı denildi, 18 madde hazırlandı. Erbakan Hoca, Milli Güvenlik Kurulu’na getirilen bu 18 maddenin daha önce Amerika’da hazırlanmış bir metin olduğunu tespit ettik dedi.</p>
<p>Garip kıyafetler giyinmiş, kendilerini Aczimendiler olarak tanıtan, ellerinde bastonları olan bir grup, Kocatepe Camii’nin avlusunda “şeriat isteriz !” diyerek gösteri yaptılar ve televizyonlar da. bunu yayınladılar. Onlar da derin organizasyonlarla işbirliği içindeydiler.</p>
<p>Her akşam televizyonlarda, bazı başı örtülmüş kadınlar bu Aczimendiler tarafından istismar edildiklerini ağlayarak söylediler. Ayrıca FETÖ’cülerin de hükümete karşı kurulan komplonun içinde olduğunu biliyorduk. Çünkü onların lideri, FETÖ “Erbakan başarısız oldu, bırakıp gitmelidir, askeri idare bunların idaresinden daha iyidir İmam-hatipler kapatılmalıdır” diye demeç verdi.</p>
<p>Süleyman Demirel, “Sayın Erbakan, askerler sizin idarenizden rahatsızlar, bir Milli Güvenlik Kurulu’nda bu irtica faaliyetlerinin artmasını gündeme getirmek istiyorlar, şubat ayında yapılacak Milli Güvenlik Kurulu’nda bunu gündeme getireceğim.” dedi.</p>
<p>28 Şubat’ta Milli Güvenlik Kurulu toplandı. Toplantı 9 saat sürdü. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bir Milli Güvenlik Kurulu toplantısı 9 saat sürdü. O kurulda ortağımızın bakanları, Başbakan Yardımcısı Tansu Hanım, İçişleri Bakanı Meral Hanım gibi isimler olmasına rağmen hiçbiri Erbakan Hoca’nın arkasında durmadı, destek vermedi. Erbakan Hoca tek başına, ordunun sözlü saldırılarına maruz kaldı. Orada sözlü mücadelesini yaptı.<br />
Bu toplantıda Erbakan Hoca, abdest almak ve namaz kılmak için zaman zaman ara verdi. Gazeteciler o toplantıda irticanın görüşüleceğini biliyordu. Önceden haberdar edilmişlerdi. Yurt içinden ve yurt dışından gazeteciler toplantı odasının önünde saatlerce beklediler.</p>
<p>İçeride Erbakan Hoca’ya, “Fatih semtinde cübbeli insanlar sokaklarda geziyorlar, Aczimendiler gösteriler yapmaya başladılar. Türkiye elden gidiyor, siz, bunları engellemiyorsunuz.” diye tehditlerde bulundular. Bunların öncülüğünü Milli Güvenlik Kurulu’nda en çok yapan kişi de Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya olduğu söylendi. Erbakan Hoca’yı sıkıştırmaya çalışmışlar.</p>
<p>Kuruldan önce de askeriyenin içinde Batı Çalışma Grubu diye bir yaptı kurdular. Bu grup, bakanlıklardaki ve kamudaki mürtecileri tespit edecek ve temizleyecekti. Bir ihtilal hazırlığında kimler temizlenecek, kimlere idam verilecek, kimler hapse atılacak, hepsi bu çalışma grubu tarafından hazırlandı. Bunların içinde bir propaganda grubu olduğu da sonradan tespit edildi. Bir MİT elemanı bunları tespit edip bilgileri İçişleri Bakanı Meral Hanım’a verdi. Meral Hanım’dan sonra ise Tansu Çiller tarafından Erbakan Hoca’ya ulaştırıldı. Erbakan Hoca, Süleyman Demirel’e bildirdi. Demirel “İlgileneceğim.” dedi ama sonra hiç ilgilenmedi.</p>
<p><strong><span class="s2">Erbakan Direniyor</span></strong></p>
<p>Erbakan Hoca, MGK’da bu saldırılar karşısında doğru yol partili bakanlardan hiç destek görmedi. “Sizin bu yaptığınız şeyler doğru değil, anayasaya ve demokrasiye aykırıdır. Fatih’te sarıkla dolaşan iki üç kişi bu ülkenin kaderini değiştirecek durumda değiller ve silahlı da değiller.” dedi. Aczimendilerin de 20-30 kişi olduğunu ve muhtemelen biri tarafından organize edildiklerini söyledi. Ayrıca MİT, Erbakan Hoca’mıza ciddi bilgileri de vermiyordu maalesef.</p>
<p>“Madem samimisiniz, bunları önlemek için 18 maddeyi hayata geçireceksiniz, hükümet olarak bunları uygulayacaksınız.” dediler. Erbakan Hoca, bu maddelerin hukuka aykırı olduğunu söyledi. Devletin anayasasına ve sosyal yapımıza aykırı olduğunu belirtti. “Böyle bir şeyi ben imzalamam ve kabul etmem.” dedi.</p>
<p>Toplantı bitti. Erbakan Hoca bunları imzalamadı. Toplantı bitince gazetecilerin sorularına karşılık normal bir toplantı yapıldığını söyledi. “Askerlerle böyle bir tartışma yaşandı, bu değişiklikleri yapmak istiyorlar.” gibi açıklamalar yapmadı. “Milli Güvenlik Kurulu’nda normal gündem maddeleri görüşülmüştür, gayet verimli bir toplantı olmuştur.” dedi ve gazetecilerin beklediği açıklamayı yapmadı.</p>
<p><em><strong>Soru:</strong></em> Erbakan Hoca’nın terleme fotoğrafının hikayesi neydi peki?</p>
<p><em><strong>Sacit Günbey:</strong></em> 54 .Erbakan Hükümetin ilan edilmesinden bir gün sonra, Başbakan ve Hükümet üyeleri Anıtkabir’de gitti. Erbakan Hoca’yla. Anıtkabir’i ziyaret ettikten sonra Erbakan Hocamız oradaki deftere yazı yazıyordu.</p>
<p>Erbakan Hoca’mız normalde çok fazla terleyen bir insandı. Kendi bürosunda bile çalışırken, yazarken sürekli terlerdi. O fotoğraf, Milli Güvenlik Kurulu’nda çekilen bir fotoğraf değil. Anıtkabir’de deftere yazı yazarken çekilmişti. Ve yaz ayıydı. Orada, “Sayın Atatürk, senin yaptıklarını bu millet asla unutmayacak.” yazmıştı. O esnada çekilmişti.</p>
<p><em><strong>Soru:</strong></em> 28 Şubat darbesi sürecinde, merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve yol arkadaşları hakkında ‘darbeye direnmediler, karşı koymadılar’ şeklinde söylemler mevcut. Bu konuda ne söylemek istersiniz?</p>
<p><em><strong>Sacit Günbey:</strong></em> Milli Güvenlik Kurulu toplantısından sonra Erbakan Hoca genellikle bir yemek verirdi. Başbakanlıkta kurul üyelerine yemek verirken Güven Erkaya, “Neden burada rakı yok, alkol yok, ben rakı istiyorum.” diyerek bir saygısızlık yaptı. Orada Erbakan Hoca bulunduğu için rakı yok elbette. Erbakan Hoca bunu duymamazlıktan geldi.</p>
<p>Sonrasında, Erbakan Hoca 18 maddeyi imzalamadan dışarı çıktığı için, İlhan Kılıç Paşa maddeleri aldı, Başbakanlığa getirdi. Erbakan Hoca da çıktıktan sonra, kuruldaki konuşmalar deşifre olunca ve toplumda konuşulmaya başlanınca, “Askerler maalesef hadlerini aştılar. Biz bu işi mecliste çözmeliyiz, bütün siyasi partiler birlikte hareket etmeli ve bunlara karşı durmalı.” dedi.</p>
<p>Mesut Yılmaz, “Sen bu memleketi bu hale getirdin, biz sana destek olmayız, ne halin varsa gör.” diyerek demeç verdi.<br />
Erbakan Hoca, 5 gün sonra 18 maddeyi değil, değiştirilen 2 maddelik bir metni imzaladı. Bu karar metni bende var.<br />
Milli Güvenlik Kurulu’nun gündemini Cumhurbaşkanı belirlerdi. Sadece askerler değil, Süleyman Demirel de o toplantıdaydı. Beraber hukukları olmasına rağmen Erbakan Hoca’mıza destek vermedi.<br />
Erbakan Hoca’nın imzaladığı 2 madde şunları kapsıyordu:</p>
<p>-Milli Güvenlik Kurulu toplanarak gündem maddelerini görüşmüştür ve görüşülen kararların anayasaya uygunluğu tespit edilmek için Bakanlar Kurulu’na gönderilmiştir.</p>
<p>-Erbakan Hoca sadece bu 2 maddeyi imzaladı. O 18 madde sonradan İlhan Kılıç Paşa tarafından gündemdeki maddeler kategorisine ilave edilmiştir. Yani o 18 maddenin altında Erbakan Hoca’mızın imzası yoktur.</p>
<p>Bu 18 maddede, 12 yaşından küçük çocukların Kur’an kursuna gitmesinin yasaklanması, İmam-hatip liselerinin orta kısmının kapatılması, Milli Gençlik Vakfı gibi İslami-milli hassasiyete sahip kuruluşların kapatılması, İmam-hatip lisesi mezunlarının üniversiteye giriş puanlarının hesaplanmasındaki katsayının düşürülmesi, İmam-hatip mezunlarının polis olmasının yasaklanması, ilk ve orta dereceli okulları eğitim sisteminin 4+4+4 uygulamasına geçilmesi, okullarda ve kamuda laikliğe aykırılığın davranışların denetlenmesi gibi maddeler yer alıyordu. Erbakan Hoca, Bakanlar Kurulu’na bunların konuşulduğunu söyleyerek herkesin kendi bakanlığında bunlarla ilgili bir irtica problemi olup olmadığını tetkik etmeleri talimatını verdi.</p>
<p>Sonraki süreçte, “Erbakan gitsin, bıraksın.” diye kampanya başlattılar. Valiler, emniyet müdürleri, rektörler, askeriye beraber hareket ettiler. Başörtülü üniversite öğrencileri okullara alınmamaya başlandı.Böyle zorluklar çıkarmaya başladılar.</p>
<p>Erbakan Hoca’ya istifa etmesi için baskı kurmaya başladılar. Erbakan Hoca istifa etmeyince. Sonrasında Doğru Yol Partisi Milletvekilleri baskı tehdit ve şantajla istifa ettirilmeye başlandı her gün Doğru Yol Parti’sinden bir iki Millet vekili istifa ettiriliyordu Doğru Yol Milletvekillerinin 48 Milletvekilli veya Bakan istifa ettirildi. Hükümetin arkasında güvenoyu sağlayacak kimse kalmasın diye böyle yaptılar.</p>
<p>Bir de “5’li Çete” denilen bir yapı ortaya çıktı: TÜSİAD, TOBB, DİSK, TİSK, TÜRK-İŞ. Atina’ya giden grubun içinde bunların başkanları da vardı. 1994 yılında işçi ve işçi emeklisine hiçbir zam yapılmamasına rağmen bunlar isyan etmediler. Erbakan Hoca, işçiye, emekliye, memura %150-300 aralığında zam yapmasına rağmen Erbakan’dan rahatsız oldular.</p>
<p>Darbe yapılacağı ve hükümetin devrileceği söylentileri oluştu. Tansu Çiller, Erbakan Hoca’nın yanına geldi ve “Ben Cumhurbaşkanıyla da, Genelkurmay Başkanıyla da görüştüm. Ben başbakan olursam benim Başbakanlığıma itiraz etmiyeceklerini, söyledi sizin (Erbakan Hoca’nın) hükümette olmamanız şartıyla. Zaten hükümet protokolüne göre iki yıl benim, iki yıl sizin başbakan olmanız hususunda anlaşmıştık. Eğer aksilik olursa da bir yıl siz, bir yıl biz diye anlaşmıştık. Bana söz verdiler, ben başbakan olursam bu çalkantı duracak. Başbakanlığı bana verirsen koalisyona devam ederim, vermezsen basın toplantısı yapacağım ve hükümetten çekildiğimi açıklayacağım.” dedi.</p>
<p>Erbakan Hoca direniyor, gitmiyor ama Doğru Yol üzerinden baskı yapıyorlar. Erbakan Hoca, Tansu Çiller’e “Ben Demirel’i çok iyi tanırım. Bunlar seni aldatıyorlar. Sana başbakanlığı vermezler.” diyor. Erbakan “Tansu Hanım başbakan olsun, biz de milletvekillerimizle imza toplayalım, bunu Süleyman Demirel’e götürelim ve ‘Biz başbakanlığı bırakıyoruz ama Tansu Hanım’ın başbakan olmasını talep ediyoruz.’ diyelim.” diyor. Ancak sonrasında görevi Tansu Çiller’e vermediler.</p>
<p>Dolayısıyla Erbakan Hoca bu şekilde hükümetten uzaklaştırılmış oldu. 28 Şubat hükümeti dediğimiz hükümet, o 18 maddelik kanunları çıkarmaya başladı. İmam hatip mezunları polis olamadılar. İmam hatip öğrencilerinin puanlarını kırdılar. 12 yaşına kadar kimse Kur’an kursuna gidemeyecek. Biz bunları engellemek için mecliste çok büyük gayretler gösterdik. Erbakan Hoca gider gitmez faizler yükseldi. Bankaların içi boşaltıldı. Havuz sistemini kaldırdılar.</p>
<p>Mesut Yılmaz, Doğan Medya Grubu’nun başkanı Aydın Doğan’ı evinde ziyaret etti. Aydın Doğan, eşofmanla Mesut Yılmaz’ı karşıladı. Devlet tekrar parasız duruma düştü. Bu darbenin bin yıl süreceğini söylediler. Başörtülü öğrencileri okullara almamaya başladılar. Böyle bir ortam oluştu. Fazilet Partisi kapatıldı. Partinin içinden “yenilikçiler” ve “ak saçlılar, gelenekçiler” diye bir kutuplaşma ortaya çıktı. Sonrasında Saadet Partisi kuruldu. Bu yenilikçiler Saadet Partisi’ne katılmadılar, AK Parti’yi kurdular.</p>
<p><em><strong>Soru:</strong></em> Bugünden bakıldığında, 28 Şubat sürecini hazırlayan dinamikler hâlâ Türkiye siyasetinde etkili mi? Benzer bir süreç yaşanma ihtimali sizce var mı?</p>
<p><em><strong>Sacit Günbey:</strong></em> Maalesef bütün İslam dünyasında yönetimlerin değişmesinde Siyonizm çok etkilidir. Amerika çok etkilidir. Her ne kadar değişimler olsa da hâlâ Türkiye’de birtakım egemen güçler var. Hâlâ kendisini bu memleketin öz sahibi zanneden kuruluşlar vardır. Bunlar değiştirilmeli. Fulbright sistemi değişmeli.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/sacit-gunbey-28-subat-surecini-anlatti-erbakan-hoca-direndi-mgk-kararlarini-imzalamadi/31147/">Sacit Günbey 28 Şubat sürecini anlattı: “Erbakan hoca direndi, MGK kararlarını imzalamadı”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/sacit-gunbey-28-subat-surecini-anlatti-erbakan-hoca-direndi-mgk-kararlarini-imzalamadi/31147/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğan Bekin: “28 Şubat Darbesi millete yapılmıştır”</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/dogan-bekin-28-subat-darbesi-millete-yapilmistir/31145/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/dogan-bekin-28-subat-darbesi-millete-yapilmistir/31145/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 13:38:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubat]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Bekin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=31145</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, 28 Şubat sürecinin yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, dönemin Refah-Yol Hükümeti’nin icraatlarını ve karşılaştığı baskıları anlattı. Bekin, 28 Şubat’ın sadece Refah-Yol hükümetine değil, doğrudan millete karşı yapıldığını belirterek, “Sincan’da tankları yürüterek Erbakan Hocamızı istifaya zorladılar. Bu darbe, milletin refahını yükselten ve ekonomiyi düzlüğe çıkaran bir hükümete karşı yapılmıştır” ifadelerini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/dogan-bekin-28-subat-darbesi-millete-yapilmistir/31145/">Doğan Bekin: “28 Şubat Darbesi millete yapılmıştır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, 28 Şubat sürecinin yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, dönemin Refah-Yol Hükümeti’nin icraatlarını ve karşılaştığı baskıları anlattı.</p>
<p>Bekin, 28 Şubat’ın sadece Refah-Yol hükümetine değil, doğrudan millete karşı yapıldığını belirterek, “Sincan’da tankları yürüterek Erbakan Hocamızı istifaya zorladılar. Bu darbe, milletin refahını yükselten ve ekonomiyi düzlüğe çıkaran bir hükümete karşı yapılmıştır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Refah-Yol Hükümeti Ekonomiyi Düzlüğe Çıkardı”</strong></p>
<p>Doğan Bekin, 24 Aralık 1995 milletvekili seçimlerinden sonra hükümet kurma çabalarının sonuç vermemesi üzerine, Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi’nin bir araya gelerek Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın başbakanlığında Refah-Yol hükümetini kurduğunu hatırlattı. 54. Hükümetin kısa sürede ülkenin kangrenleşmiş sorunlarına çözüm getirdiğini belirten Bekin, o dönemde yapılan ekonomik reformlarla ilgili şu bilgileri verdi:</p>
<p>“54. Hükümet, bir yıl zarfında ülkemizin sorunlarını bir bir ortaya koyarak çözüm yolunda başarılı icraatlar yaptı. Refah-Yol hükümeti, ülkemizi büyük bir borç sarmalından kurtarmıştır. 1997 yılı sonunda 58 milyar dolara çıkması muhtemel olan %200 faizli, dört ay vadeli borç sarmalını tamamen ortadan kaldırmıştır. 1996 yılı sonunda, borcu 45 milyar dolar yerine 22 milyar dolara indirmiş ve 1997 yılı sonunda da 58 milyar dolar değil, 15 milyar dolara inecek şekilde gerekli düzenlemeleri yapmıştır.”</p>
<p>Bekin, faiz oranlarının düşürülmesi konusunda da önemli adımlar atıldığını belirterek şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>“54. Hükümet görevi devraldığında %76’lar düzeyinde olan repo oranı, Şubat 97’de %50’ler düzeyine kadar çekildi. Bu durum mevduat faizlerinde de yaşandı. Ayrıca %170 düzeyinde devralınan hazine borçlanma faizi, Şubat 1997 tarihinde %83’ler düzeyine kadar düşürüldü. 54. Hükümet göreve geldiğinde sadece 155 gün olan borçlanma vadesi, 28 Şubat 1997’de 400 güne, bu tarihten sonra yaşanan olumsuzluklara rağmen Nisan 1997’de ise 730 güne çıkarıldı.”</p>
<p><strong>“Refah-Yol Hükümeti Enflasyonla Mücadelede Başarılı Oldu”</strong></p>
<p>Bekin, Refah-Yol hükümetinin ekonomi politikaları sayesinde toplumun tüm kesimlerine büyük kazanımlar sağladığını ifade ederek şunları söyledi:</p>
<p>“54. Hükümet döneminde enflasyonla mücadelede başarı sağlandı ve emekliler, işçiler, memurlar ve köylüler dahil, toplumun tüm gelir gruplarına enflasyon üzerinde 40-50 puanlık gelir artışı sağlandı. Ortalama memur maaş artışı %230, buna mukabil enflasyon ise %65 düzeyinde olduğundan artış oranı enflasyonun üzerinde %65 oranında gerçekleşti. Bağ-Kur emeklilerinin maaşları ise %300’e kadar artırıldı. 54. Hükümet döneminde milletimize en büyük refah payı verilmiştir. Köylümüze bir önceki yıla oranla %312 fazla ödeme yapılmıştır.”</p>
<p><strong>“D-8 ile Türkiye Küresel Öncü Haline Geldi”</strong></p>
<p>Refah-Yol hükümetinin yalnızca ekonomi alanında değil, dış politikada da önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Bekin, D-8 Teşkilatı’nın kurulmasıyla Türkiye’nin uluslararası arenada önemli bir rol üstlendiğini ifade etti:</p>
<p>“54. Hükümetin bir yıllık iktidarı döneminde ülkenin ekonomik kaynaklarını harekete geçirerek ekonomiyi düzlüğe çıkarmıştır. Keza D-8 teşkilatının kuruluşu ile ülkemiz, dış politika alanında küresel çapta öncülük noktasına ulaşmış oldu.”</p>
<p>Bekin, 54. Hükümetin ilk defa denk bütçe yaparak büyük bir mali başarıya da imza attığını belirterek, 28 Şubat sürecinde yaşanan ekonomik çalkantıların Refah-Yol hükümeti nedeniyle değil, onu yıpratmaya çalışan çevreler nedeniyle yaşandığını söyledi.</p>
<p><strong>“Refah-Yol Hükümeti Halkın Yararına Çalıştığı İçin Hedef Alındı”</strong></p>
<p>Bekin, 54. Hükümetin yolsuzlukları önleme, halkın çıkarlarını koruma ve ekonomik rant çevrelerine karşı attığı adımlar nedeniyle hedef haline getirildiğini söyledi. O dönem Refah-Yol hükümetine yönelik saldırıların temel nedenlerini şöyle sıraladı:</p>
<p>“Refah-Yol hükümeti, kendi köylümüzü düşünerek yabancı et ithalatını yasakladı. Eşel-Mobil sistemiyle çalışanların emeklerini korumak istedi. Devlet arazilerinin peşkeş çekilmesine müsaade etmedi. Boğaz’daki yeşil alanlar, Refah-Yol sonrası çıkarılan kararnamelerle otellere çevrildi. Kumarın yasaklanması rant çevrelerini rahatsız etti. Tüm ihalelerin şeffaflaştırılması rant peşinde koşanları tedirgin etti. Refah-Yol, bazı resmi kurumların özel bankalardan faizle borç alma soygununa son verdi. Havuz Sistemi sayesinde devletin malını hortumlayan kartel medyasının haksız kazançları kesildi.”</p>
<p><strong>“Tankları Yürütüp Hükümeti İstifaya Zorladılar”</strong></p>
<p>Bekin, 28 Şubat sürecinin yalnızca Refah-Yol hükümetine değil, doğrudan millete karşı yapıldığını belirtti:</p>
<p>“Sonuç olarak, Refah-Yol hükümetine karşı Sincan’da tankları yürüterek ne yazık ki, Erbakan Hocamızı istifaya zorladılar. Bunun sonucu olarak, Erbakan Hocamız, ülkemizin ve milletimizin geleceğini düşünerek Başbakanlık görevinden istifa etti. Şu anda Erbakan Hocamızın hala canlı olarak gündemde olması üzerinde önemle durulması gerekir düşüncesindeyiz. 28 Şubat post-modern darbesi, tek kelimeyle çıkar çevreleri tarafından 54. Hükümete değil, milletimize karşı yapılmıştır.”</p>
<p>Bekin, 28 Şubat sürecinin sadece Refah-Yol hükümetine değil, doğrudan millete karşı yapıldığını ve Türkiye’nin kalkınmasını engellemeye yönelik bir darbe olduğunu vurgulayarak, “Bugün hala Erbakan Hocamızın icraatları konuşuluyor ve millete hizmet etmek için nasıl engellendiği biliniyor. 28 Şubat’ı gerçekleştirenler ise tarihin kara sayfalarındaki yerini aldı” ifadelerini kullandı.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/dogan-bekin-28-subat-darbesi-millete-yapilmistir/31145/">Doğan Bekin: “28 Şubat Darbesi millete yapılmıştır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/dogan-bekin-28-subat-darbesi-millete-yapilmistir/31145/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BM&#8217;den Türkiye&#8217;ye &#8216;Akın Öztürk&#8217; müdahalesi! Darbenin bir numarasına tahliye talebi!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/bmden-turkiyeye-akin-ozturk-mudahalesi-darbenin-bir-numarasina-tahliye-talebi/30673/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/bmden-turkiyeye-akin-ozturk-mudahalesi-darbenin-bir-numarasina-tahliye-talebi/30673/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 08:08:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[akın öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=30673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutuklama Çalışma Grubu, 15 Temmuz darbe girişiminin 1 numarası olmakla suçlanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk’ün tahliye edilmesi ve tazminat ödenmesi gerektiğine hükmetti. BM Çalışma Grubu, Öztürk’ün “keyfi ve makûl şüpheden yoksun” şekilde tutuklandığını ve adil yargılanmadığını öne sürerek, Türkiye’nin Öztürk’ü [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/bmden-turkiyeye-akin-ozturk-mudahalesi-darbenin-bir-numarasina-tahliye-talebi/30673/">BM&#8217;den Türkiye&#8217;ye &#8216;Akın Öztürk&#8217; müdahalesi! Darbenin bir numarasına tahliye talebi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutuklama Çalışma Grubu, 15 Temmuz darbe girişiminin 1 numarası olmakla suçlanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk’ün tahliye edilmesi ve tazminat ödenmesi gerektiğine hükmetti.</p>
<p>BM Çalışma Grubu, Öztürk’ün “keyfi ve makûl şüpheden yoksun” şekilde tutuklandığını ve adil yargılanmadığını öne sürerek, Türkiye’nin Öztürk’ü derhal serbest bırakmasını ve maddi tazminat ödemesini talep etti. Ayrıca, “ihlallerin sorumluları hakkında soruşturma açılması gerektiği” ifade edildi.</p>
<p><strong>Hükümete “Serbest Bırakın” Çağrısı</strong></p>
<p>BM’nin aldığı bu kararın Türkiye açısından bağlayıcılığı bulunmamakla birlikte, açık bir müdahale niteliğinde olduğu değerlendirilirken, BM yetkilileri, “Hükümet, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere insanca muamele etme yükümlülüğünü yerine getirmeli” diyerek baskı kurmaya çalıştı.</p>
<p><strong>Türkiye’ye “İnsanlığa Karşı Suç” İmasında Bulundular!</strong></p>
<p>BM Çalışma Grubu, Türkiye’de son 7 yılda “keyfi tutuklamalarla ilgili başvuruların arttığını” iddia ederek, “uluslararası hukukun temel kurallarını ihlal eden yaygın ve sistematik tutuklamaların insanlığa karşı suç oluşturabileceğini” öne sürdü.</p>
<p><strong>Açık Baskı!</strong></p>
<p>Gazeteci Müyesser Yıldız’ın aktardığına göre, BM Çalışma Grubu’nun bu tartışmalı kararı, 26-30 Ağustos 2024’teki 100. oturumda alındı ve kısa süre önce Öztürk’ün avukatlarına tebliğ edildi.</p>
<p>Bu kararın Türkiye’nin egemenlik haklarına müdahale niteliği taşıdığı değerlendirilirken, özellikle 15 Temmuz’da yüzlerce vatandaşın hayatını kaybettiği hain darbe girişiminin baş sorumlularından biri için tahliye ve tazminat talep edilmesi büyük tepki çekti.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/bmden-turkiyeye-akin-ozturk-mudahalesi-darbenin-bir-numarasina-tahliye-talebi/30673/">BM&#8217;den Türkiye&#8217;ye &#8216;Akın Öztürk&#8217; müdahalesi! Darbenin bir numarasına tahliye talebi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/bmden-turkiyeye-akin-ozturk-mudahalesi-darbenin-bir-numarasina-tahliye-talebi/30673/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12 Eylül Darbesi Mağduru: “Muzzez İlmiye Çığ ve HZİ Vakfı işkencelerin hazırlığını yaptı”</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/12-eylul-darbesi-magduru-muzzez-ilmiye-cig-ve-hzi-vakfi-iskencelerin-hazirligini-yapti/28400/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/12-eylul-darbesi-magduru-muzzez-ilmiye-cig-ve-hzi-vakfi-iskencelerin-hazirligini-yapti/28400/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Nov 2024 10:45:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EN ÇOK OKUNANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[muazzez ilmiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=28400</guid>

					<description><![CDATA[<p>12 Eylül darbesi mağduru Recep Küçükizsiz o günleri ve cezaevinde yaşadıklarını anlattı. Son günlerde gündem olan Muazzez İlmiye Çığ ve HZİ Vakfı hakkında da anılarını anlatan Küçükizsiz, &#8220;Bizim üzerimizde psikiyatrik testler yaptılar ve elde ettikleri verileri darbecilere, cuntaya bir rapor halinde sundular&#8221; dedi 12 Eylül darbesinin üzerinden 44 yıl geçmesine rağmen o dönemlerin bıraktığı etkiler, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/12-eylul-darbesi-magduru-muzzez-ilmiye-cig-ve-hzi-vakfi-iskencelerin-hazirligini-yapti/28400/">12 Eylül Darbesi Mağduru: “Muzzez İlmiye Çığ ve HZİ Vakfı işkencelerin hazırlığını yaptı”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">12 Eylül darbesi mağduru Recep Küçükizsiz o günleri ve cezaevinde yaşadıklarını anlattı. Son günlerde gündem olan Muazzez İlmiye Çığ ve HZİ Vakfı hakkında da anılarını anlatan Küçükizsiz, &#8220;Bizim üzerimizde psikiyatrik testler yaptılar ve elde ettikleri verileri darbecilere, cuntaya bir rapor halinde sundular&#8221; dedi</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">12 Eylül darbesinin üzerinden 44 yıl geçmesine rağmen o dönemlerin bıraktığı etkiler, cezaevinde yatanların üzerinden gitmiyor. Darbecilerin işkencelerine maruz kalan Recep Küçükizsiz de onlardan bir tanesi. Milliyetçi Hareket Partisi ana davasında sanık olarak 18 yaşında cezaevine giren ve 12 Eylül’den sonra işkencelere maruz kalan Küçükizsiz, yıllar sonra Muazzez İlmiye Çığ ile kardeşi Turan İtil’in kurduğu HZİ Vakfına suç duyurusunda bulundu. </span></p>
<p><strong>“Darbeciler tüm marifetini Mamak Cezavi&#8217;nde sergiledi” </strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O yıllarda yaşadıklarını anlatan Recep Küçükizsiz, “12 Eylül rejiminin sembol cezaevi Türkiye’nin başşehrinde bulunan Mamak Askeri Cezaeviydi. Darbeciler tüm marifetlerini orada sergilediler. Bizim üzerimizde denedikleri tecrübelerini ve çok da memnun kaldıkları uygulamaları daha sonra Diyarbakır Cezaevi’ne de götürdüler” dedi. </span></p>
<p><strong>“Psikolojik işkence metotlarını uyguladılar” </strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Küçükizsiz, “Mamak Cezaevi eşittir 12 Eylül rejimi. Bunun başka hiçbir sembolü yok. Başında Raci Tetik denilen sadist bir albay vardı. Cezaevinde insanlara akılalmaz fiziki işkenceler yaptılar ve daha sonra öğrendiğime göre bizim üzerimizde yaptıkları testlerden elde ettikleri neticelere bağlı olarak bir takım psikolojik işkence metotlarını uyguladıklarını söyleyebilirim. Bu uygulama 1982-1983 yıllarında başladı ve cezaevi kapanana kadar devam etti” diye konuştu. </span></p>
<p><strong>“İdamları darbeye meşruiyet sağlamak için yaptılar”</strong></p>
<div id="attachment_28401" style="width: 1034px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-28401" class="wp-image-28401 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/AW340526_03-1024x576.jpg" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/AW340526_03-1024x576.jpg 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/AW340526_03-300x169.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/AW340526_03-768x432.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/AW340526_03-1536x864.jpg 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/AW340526_03.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><p id="caption-attachment-28401" class="wp-caption-text"><span style="font-size: 16px;">İdamların darbe rejimlerinin kendilerine meşruiyet kazandırma araçlarından birisi olduğunun altını çizen Küçükizsiz, “Toplumun korku, gözünü yıldırma ve geleceklerinden ümitsiz hale getirmenin bir aracı olarak kendi meşruiyetlerini kazanmak için kullandıkları bir yöntem. Dolayısıyla her darbeden sonra yapılan idamların, o darbenin başarısının bir işareti gibi kabul ediliyor. Maalesef bizde de bu darbecilerin ilk imzayı attıkları kişi ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’dur” ifadelerini kullandı. </span></p></div>
<p><strong>“Muazzez İlmiye Çığ ve kardeşi test sonuçlarını darbecilere raporladı”</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Muazzez İlmiye Çığ&#8217;ın, Mamak Cezaevi’nde kendilerine kişilik testleri yaparak üzerlerinde uygulanacak psikolojik işkencelerin hazırlığını yapan Turan İtil’den dolaylı bir şekilde öğrenmiş olduğunu söyleyen Küçükizsiz, “Bu çalışmalar, İstanbul’da kurulan HZİ Vakfı adı altında bir kurum tarafından yapılıyordu. Bu kurumun kurucularından birisi ise Turan İtil’in ablası Muazzez İlmiye Çığ gibi isimler. HZİ Vakfı Türkiye’de insanlar üzerinde psikiyatrik araştırmalar yapmak üzere kurulmuş bir vakıf. Bizim üzerimizde ilaç denemeleri yapmadılar ama Mamak Cezaevi’nde kaldığım sürece bizim üzerimizde psikiyatrik testler yaptılar ve elde ettikleri verileri darbecilere, cuntaya bir rapor halinde sundular. O rapor daha sonra bizim üzerimizde bir işkence programı haline getirildi. Seneler sonra 2011’de Türkiye’ye döndüğümde konferansa katılmış Turan İtil’i gördüğümde testleri dağıtan kişinin o olduğunu tespit ettim ve akabinde savcılığa giderek bir suç duyurusunda bulundum ama hiçbir cevap gelmedi” dedi. </span></p>
<p><strong>“Darbeciler başarılarını hasta ruhlu insanlarla yürütür”</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8220;Darbeciler her dönem kendine hizmet edecek uşak ruhlu insanlar bulmuştur&#8221; diyen Küçükizsiz, “Bunlar kimi Turan İtil gibi işkencecidir, kimi basında darbe çağrıcısıdır. Bunlar her dönemde başarılarını bu tür insanlarla yürütürler” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/12-eylul-darbesi-magduru-muzzez-ilmiye-cig-ve-hzi-vakfi-iskencelerin-hazirligini-yapti/28400/">12 Eylül Darbesi Mağduru: “Muzzez İlmiye Çığ ve HZİ Vakfı işkencelerin hazırlığını yaptı”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/12-eylul-darbesi-magduru-muzzez-ilmiye-cig-ve-hzi-vakfi-iskencelerin-hazirligini-yapti/28400/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tutuklu başbakanın çağrısı ülkeyi ateşe attı! Büyük kaos patladı: Çok sayıda ölü ve yaralı var</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/tutuklu-basbakanin-cagrisi-ulkeyi-atese-atti-buyuk-kaos-patladi-cok-sayida-olu-ve-yarali-var/28251/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/tutuklu-basbakanin-cagrisi-ulkeyi-atese-atti-buyuk-kaos-patladi-cok-sayida-olu-ve-yarali-var/28251/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Eğrigöz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Nov 2024 18:02:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[iç karışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[imran khan]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[Pakistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=28251</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pakistan’da geçtiğimiz yıl ağustos ayından bu yana cezaevinde bulunan eski Başbakanı Imran Khan’ın çağrısı üzerine sokağa inen destekçileri başkent İslamabad yakınlarında polisle çatıştı. Polis, Khan destekçilerine göz yaşartıcı gazla müdahale ederken, Khan’ın destekçilerinin İslamabad’a girişini engellendi. Çıkan şiddet olaylarında 1 polis hayatını kaybetti, 124 polis de yaralandı. Polis memurunun başında yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede hayatını [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/tutuklu-basbakanin-cagrisi-ulkeyi-atese-atti-buyuk-kaos-patladi-cok-sayida-olu-ve-yarali-var/28251/">Tutuklu başbakanın çağrısı ülkeyi ateşe attı! Büyük kaos patladı: Çok sayıda ölü ve yaralı var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pakistan’da geçtiğimiz yıl ağustos ayından bu yana cezaevinde bulunan eski Başbakanı Imran Khan’ın çağrısı üzerine sokağa inen destekçileri başkent İslamabad yakınlarında polisle çatıştı. Polis, Khan destekçilerine göz yaşartıcı gazla müdahale ederken, Khan’ın destekçilerinin İslamabad’a girişini engellendi.</p>
<p>Çıkan şiddet olaylarında 1 polis hayatını kaybetti, 124 polis de yaralandı. Polis memurunun başında yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği bildirildi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, çıkan şiddet olaylarının kınayarak, suçluların tespit edilerek en ağır şekilde cezalandırılacağını açıkladı.</p>
<p><strong>“Son nefesime kadar kalacağım”</strong></p>
<p>Khan’ın eşi Büşra Khan ise yayınladığı video mesajında, İslamabad’a ulaştıklarını ve herkesin başkente gelmesi gerektiğini belirterek, &#8220;Kardeşlerim, Imran bizimle olmadığı sürece bu yürüyüşü sona erdirmeyeceğiz. Son nefesime kadar orada kalacağım ve hepiniz beni desteklemelisiniz. Bu sadece kocamla ilgili değil, ülke ve onun lideriyle ilgili” dedi.</p>
<p><strong>Başkente giden yollar kapatılmıştı</strong></p>
<p>İslamabad’da toplanması beklenen Khan destekçilerini engellemek için başkente giden yollar konteyner ve araçlarla kapatılmıştı. İslamabad’da tüm yürüyüş ve gösteriler yasaklanmış, iletişim hizmetleri kısıtlanmıştı. Başkentte ayrıca şiddet olaylarına karşı çok sayıda polis görevlendirilmişti.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/tutuklu-basbakanin-cagrisi-ulkeyi-atese-atti-buyuk-kaos-patladi-cok-sayida-olu-ve-yarali-var/28251/">Tutuklu başbakanın çağrısı ülkeyi ateşe attı! Büyük kaos patladı: Çok sayıda ölü ve yaralı var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/tutuklu-basbakanin-cagrisi-ulkeyi-atese-atti-buyuk-kaos-patladi-cok-sayida-olu-ve-yarali-var/28251/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bangladeş&#8217;te büyük kaos! Halk ayaklandı, Başbakan ülkeden kaçtı</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/bangladeste-buyuk-kaos-halk-ayaklandi-basbakan-ulkeden-kacti/24092/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/bangladeste-buyuk-kaos-halk-ayaklandi-basbakan-ulkeden-kacti/24092/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Eğrigöz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2024 12:15:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Bangladeş]]></category>
		<category><![CDATA[Bangladeş kaos]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=24092</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bangladeş&#8217;te hükümet karşıtı göstericiler Başbakan Şeyh Hasina&#8217;nın resmi konutunu bastı. Bangladeş ordusu, Başbakan Hasina&#8217;nın hükümet karşıtı gösteriler üzerine resmi konutundan ayrılmasının ardından ülkede geçiş hükümeti kurulacağını duyurdu. Yerel basın ve BBC&#8217;nin haberine göre binlerce kişi, Başbakan Hasina&#8217;nın başkent Dakka&#8217;daki resmi konutuna girdi. Hasina&#8217;nın, kız kardeşi Şeyh Rehana eşliğinde askeri helikopterle &#8220;daha güvenli bir yere&#8221; geçtiği [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/bangladeste-buyuk-kaos-halk-ayaklandi-basbakan-ulkeden-kacti/24092/">Bangladeş&#8217;te büyük kaos! Halk ayaklandı, Başbakan ülkeden kaçtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div align="left">
<p dir="ltr">Bangladeş&#8217;te hükümet karşıtı göstericiler Başbakan Şeyh Hasina&#8217;nın resmi konutunu bastı. Bangladeş ordusu, Başbakan Hasina&#8217;nın hükümet karşıtı gösteriler üzerine resmi konutundan ayrılmasının ardından ülkede geçiş hükümeti kurulacağını duyurdu.</p>
</div>
<p dir="ltr">
<div align="left">
<p dir="ltr">Yerel basın ve BBC&#8217;nin haberine göre binlerce kişi, Başbakan Hasina&#8217;nın başkent Dakka&#8217;daki resmi konutuna girdi. Hasina&#8217;nın, kız kardeşi Şeyh Rehana eşliğinde askeri helikopterle &#8220;daha güvenli bir yere&#8221; geçtiği bildirildi.</p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Geçiş hükümeti kurulacak</b></p>
</div>
<p dir="ltr">Bangladeş ordu komutanı General Waker-Uz-Zaman, Başbakan Şeyh Hasina Vecid&#8217;in resmi konutundan ayrılmasının ardından basına açıklama yaptı.</p>
<p dir="ltr">Yerel basına göre, ülkede geçiş hükümeti kurulacağını duyuran Waker-Uz-Zaman, gösterilerin ve şiddet olaylarının durulması halinde &#8220;sıkıyönetime gerek kalmayacağını&#8221; belirtti.<br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-24094" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/08/3-7b5q-300x270.webp" alt="" width="300" height="270" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/08/3-7b5q-300x270.webp 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/08/3-7b5q.webp 719w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<div align="left">
<p dir="ltr">Waker-Uz-Zaman, ülkedeki şiddet olaylarında göstericilerin hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma yapmayı taahhüt ederek, &#8220;Tüm siyasi partilerle verimli bir görüşme gerçekleştirdikten sonra geçiş hükümeti kurmaya karar verdik. Durumu çözüme kavuşturmak için şimdi Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin ile görüşeceğiz.&#8221; diye konuştu.</p>
</div>
<p dir="ltr"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-24093" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/08/banglades-protesto-pgmf_cover-300x169.webp" alt="" width="300" height="169" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/08/banglades-protesto-pgmf_cover-300x169.webp 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/08/banglades-protesto-pgmf_cover-768x432.webp 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/08/banglades-protesto-pgmf_cover.webp 960w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p dir="ltr">General Waker-Uz-Zaman ayrıca Dakka Üniversitesi Hukuk Bölümünden Profesör Asif Nazrul&#8217;u, öğrencilerden protestolara son vermesini talep eden bir açıklama yayımlamaya çağırdı.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/bangladeste-buyuk-kaos-halk-ayaklandi-basbakan-ulkeden-kacti/24092/">Bangladeş&#8217;te büyük kaos! Halk ayaklandı, Başbakan ülkeden kaçtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/bangladeste-buyuk-kaos-halk-ayaklandi-basbakan-ulkeden-kacti/24092/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD’de darbe!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/dunya/abdde-darbe/23900/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/dunya/abdde-darbe/23900/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Eğrigöz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jul 2024 14:35:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[Biden]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[demokratlar]]></category>
		<category><![CDATA[Harris]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=23900</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mazlum ülkeleri ve islam coğrafyasını ‘demokrasi getireceğiz’ diyerek yangın yerine çeviren ABD’de de darbe oldu. ABD’nin önde gelen yayın kuruluşlarından New York Post, ABD’li Demokratları sert bir dille eleştirerek, “ABD&#8217;nin ‘demokrasi savunucuları’ demokrasiye darbe yaptı” ifadelerine yer verdi. ABD Başkanı Joe Biden’ın önümüzdeki aylarda yapılacak seçim öncesi adaylıktan çekilmesi gündemdeki yerini korurken, New York Times’ta [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/dunya/abdde-darbe/23900/">ABD’de darbe!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mazlum ülkeleri ve islam coğrafyasını ‘demokrasi getireceğiz’ diyerek yangın yerine çeviren ABD’de de darbe oldu. ABD’nin önde gelen yayın kuruluşlarından New York Post, ABD’li Demokratları sert bir dille eleştirerek, “ABD&#8217;nin ‘demokrasi savunucuları’ demokrasiye darbe yaptı” ifadelerine yer verdi.</p>
<p>ABD Başkanı Joe Biden’ın önümüzdeki aylarda yapılacak seçim öncesi adaylıktan çekilmesi gündemdeki yerini korurken, New York Times’ta dikkat çeken bir haber yayınlandı.</p>
<p><strong>ABD’li demokratların demokrasiye darbe yaptığının vurgulandığı New York Post’un değerlendirmelerinde şu konulara dikkat çekildi:</strong><br />
“Joe Biden, 2020 Demokrat Parti ön seçimlerinde Iowa&#8217;daki parti seçimlerine katılmayan ve kampanyası iflas eden birini destekliyor.</p>
<p>Kamala Harris’in başkan yardımcılığı süresindeki etkinlikleri neredeyse bilinmiyor; bu durumda, yeni bir Biden mi başkan olacak?</p>
<p>Wall Street Journal&#8217;ın haberine göre, kongre liderleri 2021&#8217;de Biden&#8217;ın zihinsel durumu hakkında ciddi endişeler taşıdı, ancak Demokratlar bu endişeleri örtbas etti. İddiaya göre, bu süreçte başkanın en temel görevleri bile yerine getiremediğini bilen en yetkili kişi Kamala Harris&#8217;ti.</p>
<p>Harris eğer gerçekten vatansever olsaydı, bu konuda bir şeyler yapardı. Diğer yandan baktığımızda, eğer Biden gerçekten birçok Demokrat&#8217;ın övdüğü gibi yürekli bir ‘vatansever’ olsaydı, çoktan yarıştan çekilir ve ülkenin önünü açacak güvenilir bir adayın ortaya çıkmasına izin verirdi.</p>
<p>Demek ki büyük bağışçıların bu ülkenin başkan adayını belirlemesinde etkili olduğu açıkça görülüyor. 2024&#8217;te Demokratik Ulusal Komite, Biden&#8217;ın karşılaşabileceği uygunsuz meydan okumaları önlemek amacıyla yılların geleneğini bozarak Güney Carolina&#8217;yı ilk sıraya koydu. Biden, ülkenin yasadışı göçmen akını uyarısına rağmen birçok sınır güvenlik önlemini geri aldı ve ılımlı kürtaj duruşunu terk ederek sınırlama olmaksızın talep üzerine kürtajı destekledi. Bu durum, büyük bağışçıların politikalar üzerindeki etkisinin yanı sıra, Demokratik sistemi ABD’de ne kadar yıpranmış hale getirdiğini de gözler önüne seriyor.</p>
<p>Son olarak Demokratların başka bir seçeneği olmayabilir, ancak bunun ‘demokrasi’ olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.”</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/dunya/abdde-darbe/23900/">ABD’de darbe!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/dunya/abdde-darbe/23900/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>15 Temmuz Şehitler Köprüsü trafiğe kapatılınca&#8230; Darbe paniği!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/15-temmuz-sehitler-koprusu-trafige-kapatilinca-darbe-panigi/22704/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/15-temmuz-sehitler-koprusu-trafige-kapatilinca-darbe-panigi/22704/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[SerifVarol]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jun 2024 20:42:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz darbe girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz Şehitler Köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=22704</guid>

					<description><![CDATA[<p>15 Temmuz Şehitler Köprüsü bir süre trafiğe kapatıldı, vatandaşlar &#8220;Darbe girişi mi var?&#8221; endişesi yaşadı. Sosyal medyada &#8220;darbe&#8221; başlığı bir anda zirveye çıktı. Kısa süreli panik ve endişeye yol açan olayın, bireysel bir eylem olduğu İstanbul Valiliği&#8217;nin açıklamasıyla ortaya çıkınca, vatandaş rahat bir nefes aldı. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Valilik, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/15-temmuz-sehitler-koprusu-trafige-kapatilinca-darbe-panigi/22704/">15 Temmuz Şehitler Köprüsü trafiğe kapatılınca&#8230; Darbe paniği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="fw-bold mb-4">15 Temmuz Şehitler Köprüsü bir süre trafiğe kapatıldı, vatandaşlar &#8220;Darbe girişi mi var?&#8221; endişesi yaşadı. Sosyal medyada &#8220;darbe&#8221; başlığı bir anda zirveye çıktı. Kısa süreli panik ve endişeye yol açan olayın, bireysel bir eylem olduğu İstanbul Valiliği&#8217;nin açıklamasıyla ortaya çıkınca, vatandaş rahat bir nefes aldı.</p>
<p class="description mb-4">15 Temmuz Şehitler Köprüsü, çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Valilik, köprüde bireysel bir eylem olduğunu, emniyetin tedbir amaçlı olarak köprü trafiğini durdurduğunu bildirdi.</p>
<p>Polis ekipleri, şüpheli araçtan dolayı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü&#8217;nü her iki yönde araç girişine kapattı.</p>
<p>Köprüde çok sayıda polis ekibi bulunurken, araçların köprüye girişine izin verilmedi.</p>
<p>Köprü girişlerinde yoğun araç kuyrukları oluştu.</p>
<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, köprüde yaşananlarla ilgili açıklama yaptı. Yerlikaya, sosyal medya X hesabından paylaştığı mesajda şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>&#8220;15 Temmuz Şehitler Köprüsünde, üzerinde SMA yazan bir aracın saat 22.14’te yolu kapatması nedeniyle köprü trafiği çift yönlü olarak trafiğe kapatılmıştır.  Aracı kullanan R. C. Ç. adlı şahsın 1,5 yıldır bipolar tedavisi gördüğü tespit edilmiştir. Emniyet görevlilerimiz şahısla müzakere etmiş ve şahıs ikna edilip teslim alınmıştır.&#8221;</p>
<p>SOSYAL MEDYADA DARBE SÖYLEMLERİ!</p>
<p>Sosyal medya kullanıcıları 15 Temmuz Şehitler Köprüsü&#8217;nün çift yönlü olarak trafiğe kapatılmasının ardından ilginç değerlendirmelerde bulundular:</p>
<p>&#8220;Boğaziçi-15 Temmuz Şehitler Köprüsü, çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Bomba veya darbeden dolayı değil! 15 Temmuz Şehitler Köprüsü&#8217;nün trafiğe kapatılma nedenin, SMA hastalarına dikkat  çekmek isteyen bir şahsın yolu kapatması olduğu anlaşıldı.!&#8221;</p>
<p>&#8220;15 Temmuz Şehitler Köprüsü çift yönlü olarak trafiğe kapatılınca  akla ilk gelen darbe mi yapılıyor oldu. Çok şükür öyle bir durum yok!&#8221;</p>
<p>&#8220;O eylem neden bugün, neden 15 Temmuz köprüsünde? Neden darbe girişiminin başladığı saatlerde? Tüm bu soru işaretleri araştırılacaktır?&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/15-temmuz-sehitler-koprusu-trafige-kapatilinca-darbe-panigi/22704/">15 Temmuz Şehitler Köprüsü trafiğe kapatılınca&#8230; Darbe paniği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/15-temmuz-sehitler-koprusu-trafige-kapatilinca-darbe-panigi/22704/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat postmodern darbesinin mimarlarını affetti!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/cumhurbaskani-erdogan-28-subat-postmodern-darbesinin-mimarlarini-affetti/21456/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/cumhurbaskani-erdogan-28-subat-postmodern-darbesinin-mimarlarini-affetti/21456/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Eğrigöz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2024 10:20:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubat]]></category>
		<category><![CDATA[Af]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Resmi Gaze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=21456</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın imzasıyla Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan 28 Şubat davası sanıklarına af kararı kapsamında müebbet hapis cezasına çarptırılan 14 kişi, sağlık sorunları nedeniyle affedildi. 28 Şubat davasında &#8220;darbeye teşebbüs&#8221; suçundan müebbet hapis cezası almış olan emekli askerler Fevzi Türkeri, Yıldırım Türker, Aydan Erol, Cevat Temel Özkaynak, Erol Özkasnak, Çetin Doğan ve Çevik Bir&#8217;in kalan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/cumhurbaskani-erdogan-28-subat-postmodern-darbesinin-mimarlarini-affetti/21456/">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat postmodern darbesinin mimarlarını affetti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın imzasıyla Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan 28 Şubat davası sanıklarına af kararı kapsamında müebbet hapis cezasına çarptırılan 14 kişi, sağlık sorunları nedeniyle affedildi.</p>
<p>28 Şubat davasında &#8220;darbeye teşebbüs&#8221; suçundan müebbet hapis cezası almış olan emekli askerler Fevzi Türkeri, Yıldırım Türker, Aydan Erol, Cevat Temel Özkaynak, Erol Özkasnak, Çetin Doğan ve Çevik Bir&#8217;in kalan hapis cezaları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın kararıyla kaldırıldı.</p>
<p>Bugünkü Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan af kararına gerekçe olarak hükümlülerin, Adli Tıp Kurumu&#8217;nca verilmiş raporlara göre &#8220;sürekli hastalık&#8221; ve &#8220;kocama hali durumunda olmaları&#8221; gösterildi.</p>
<p>28 Şubat&#8217;ın baş mimarlarından olan Çevik Bir ve Çetin Doğan da dahil olmak üzere 14 &#8216;postmodern&#8217; darbeci, 2021 yılında müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Yargıtay&#8217;ın bu kararının ardından, rütbeleri de sökülmüş ve 14 kişi &#8220;er&#8221; statüsüne düşmüştü.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/cumhurbaskani-erdogan-28-subat-postmodern-darbesinin-mimarlarini-affetti/21456/">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat postmodern darbesinin mimarlarını affetti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/cumhurbaskani-erdogan-28-subat-postmodern-darbesinin-mimarlarini-affetti/21456/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
