<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Küresel arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/kuresel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/kuresel/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Mar 2026 11:07:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Sıfır Atık Vakfı’ndan 30 Mart’a özel dijital platform!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/teknoloji/sifir-atik-vakfindan-30-marta-ozel-dijital-platform/41884/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/teknoloji/sifir-atik-vakfindan-30-marta-ozel-dijital-platform/41884/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 11:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Atık]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel]]></category>
		<category><![CDATA[Platform]]></category>
		<category><![CDATA[Temel]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=41884</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıfır Atık Vakfı, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ne özel hazırladığı dijital platformu yayına aldı. Küresel farkındalık ve sistemsel dönüşümü hedefleyen site, tüm paydaşlar için kapsamlı bir dijital referans merkezi niteliği taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/teknoloji/sifir-atik-vakfindan-30-marta-ozel-dijital-platform/41884/">Sıfır Atık Vakfı’ndan 30 Mart’a özel dijital platform!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Atık Vakfı, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında küresel farkındalığı artırmak, çok paydaşlı iş birliğini güçlendirmek ve veri temelli dönüşümü teşvik etmek amacıyla hazırladığı özel web sitesini erişime açtı.</p>
<p>https://zerowasteday.zerowastefoundation.com.tr/ adresinden yayın hayatına başlayan platform; sıfır atık yaklaşımını çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla ele alan, politika yapıcılardan gençlere, özel sektörden yerel yönetimlere kadar geniş bir paydaş yelpazesine hitap eden bütüncül bir dijital referans merkezi olarak tasarlandı.</p>
<p>Bu platform, yalnızca bilgilendirme amaçlı bir web sitesi değil; küresel ölçekte davranış değişikliği, politika uyumu ve sistemsel dönüşümü destekleyen stratejik bir dijital etkileşim alanı niteliği taşıyor.</p>
<p><b><span>30 MART: KÜRESEL ÖLÇEKTE TARİHÎ BİR KARAR</span></b></p>
<p>30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü, Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan Hanımefendi’nin güçlü vizyonu ve öncülüğünde şekillenen küresel bir sürecin somut çıktısıdır.</p>
<p>Türkiye’nin ana sunuculuğunda 14 Aralık 2022 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen karar ile 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesi, sürdürülebilirlik tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kayda geçmiştir.</p>
<p>Bu karar; atık krizinin yalnızca çevresel bir sorun değil, aynı zamanda kalkınma, kaynak güvenliği ve iklim politikalarıyla doğrudan bağlantılı küresel bir mesele olduğunu teyit eden güçlü bir diplomatik kazanım niteliği taşımaktadır.</p>
<p><b><span>KAPSAMLI İÇERİK MİMARİSİ İLE BİLGİ, ÇÖZÜM VE EYLEM ODAKLI YAKLAŞIM</span></b></p>
<p>Sıfır Atık Vakfı tarafından geliştirilen platform; atık oluşumunun kaynağında önlenmesi, doğal kaynakların korunması ve döngüsel ekonomi temelli üretim-tüketim modellerinin yaygınlaştırılması başlıklarında kapsamlı bir içerik mimarisi sunmaktadır.</p>
<p>Platformun misyon ve vizyon bölümleri; sıfır atık yaklaşımını yalnızca atık yönetimi çerçevesinde değil, sürdürülebilir kalkınma paradigmasının temel bileşeni olarak konumlandırmaktadır. Çevresel etkilerin azaltılması, ekonomik verimlilik ve sosyal sorumluluk ilkeleri birlikte ele alınarak bütüncül bir çerçeve sunulmaktadır.</p>
<p><span><strong>“Çözümler” başlığı altında;</strong></span></p>
<p>• Doğadan ilham alan tasarım yaklaşımları<br /> • Atık oluşumunu kaynağında azaltan üretim modelleri<br /> • Döngüsel ekonomi temelli inovatif hammadde alternatifleri<br /> • Geri dönüştürülebilir ve yeniden kullanılabilir ürün sistemleri</p>
<p>“Doğal”, “geri dönüşüm” ve “inovatif” kategorilerinde detaylandırılarak kullanıcılarla buluşturulmaktadır. Bu içerikler, özellikle üretici sektörler ve girişimciler için politika uyumlu ve uygulamaya dönük bir referans kaynağı niteliği taşımaktadır.</p>
<p>“Atık türlerini tanıyın” bölümü ise; farklı atık kategorilerini bilimsel veriler ışığında ele alarak kaynağında ayrıştırmanın kritik rolünü vurgulamaktadır. Günlük yaşamda karşılaşılan atık türlerinin doğru sınıflandırılması ve yönetimi konusunda temel bilgi sunularak, bireysel farkındalık ile sistemsel etki arasında güçlü bir bağ kurulmaktadır.</p>
<p><b><span>“SENİN ROLÜN HANGİSİ?”: DÖNÜŞÜMÜN ÇOK PAYDAŞLI HARİTASI</span></b></p>
<p>Platformun öne çıkan bölümlerinden biri olan “Senin Rolün Hangisi?” başlığı, sıfır atık yaklaşımını bir çevre politikası olmanın ötesinde bir yaşam biçimi ve yönetişim modeli olarak konumlandırmaktadır.</p>
<p><span><strong>Bu bölümde;</strong></span></p>
<p>• Bireyler<br /> • Gençler<br /> • Özel sektör temsilcileri<br /> • Yerel yönetimler<br /> • Atık yönetimi sektörü<br /> • Akademi ve sivil toplum</p>
<p>gibi farklı paydaşlara özel içerikler sunularak, herkesin bu dönüşümde üstlenebileceği rol net biçimde tanımlanmaktadır.</p>
<p>Dünya genelinde her yıl 2,1 ila 2,3 milyar ton arasında kentsel atık üretildiği, Birleşmiş Milletler Çevre Programı projeksiyonlarına göre bu miktarın mevcut eğilimler devam ederse 2050 yılına kadar 3,8 milyar tona ulaşabileceği öngörülmektedir. Veriler, evsel düzeyde gerçekleştirilecek iyileştirmelerin küresel atık artış hızını %30–40 oranında yavaşlatabileceğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede platform, bireysel tercihlerdeki dönüşümün makro düzeyde sistemsel değişimin temelini oluşturduğunu güçlü şekilde vurgulamaktadır.</p>
<p><b><span>KÜRESEL YANKILAR: DENEYİM, VERİ VE İLHAM</span></b></p>
<p>“Küresel Yankılar” bölümü; dünyanın farklı coğrafyalarından iyi uygulama örneklerini, liderlerin mesajlarını ve saha deneyimlerini bir araya getirmektedir.</p>
<p>Bu içerik yapısı; yalnızca bilgi paylaşımı değil, aynı zamanda ülkeler arası öğrenme ve politika transferi açısından da değerli bir zemin oluşturmaktadır.</p>
<p>Ayrıca, Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın güncel gıda atığı verileri ve küresel eğilim analizleri platform üzerinden erişime sunularak, karar alma süreçlerinin bilimsel temelde güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu yönüyle web sitesi; farkındalık üretmenin ötesine geçerek veri odaklı bir bilinçlendirme ve yönlendirme aracı olarak konumlanmaktadır.</p>
<p><b><span>2026 TEMASI: “GIDA ATIĞI” – TARLADAN SOFRAYA SORUMLULUK</span></b></p>
<p>2026 yılı Uluslararası Sıfır Atık Günü teması “Gıda Atığı” olarak belirlenmiştir. “Tarladan Sofraya: Önle, Azalt, Dönüştür” yaklaşımı çerçevesinde yürütülecek çalışmalarla;</p>
<p>• Gıda kayıp ve atıklarının önlenmesi<br /> • Tedarik zincirinde verimlilik artışı<br /> • Adil ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin desteklenmesi<br /> • Paydaşlar arası iş birliklerinin güçlendirilmesi</p>
<p>hedeflenmektedir.</p>
<p>Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin 30 Mart 2023 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda düzenlenen Sıfır Atık Özel Oturumu’nda ifade ettiği: “İnsanlık olarak ya hep birlikte kazanacağımız ya da hep birlikte kaybedeceğimiz bu denklemde topyekûn ve hemen bugün harekete geçmek mecburiyetindeyiz.” sözleri, bu yıl yürütülecek çalışmaların temel motivasyonunu oluşturmaktadır.</p>
<p><b><span>COP31 SÜRECİYLE ENTEGRE KÜRESEL EYLEM</span></b></p>
<p>Sıfır Atık Vakfı, Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında yürüttüğü faaliyetleri yaklaşan COP31 süreciyle entegre bir çerçevede ele almaktadır.</p>
<p>İklim diplomasisinin giderek merkezî başlıklarından biri haline gelen sıfır atık yaklaşımı; sera gazı emisyonlarının azaltılması, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması açısından kritik bir araç olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p>Bu doğrultuda Vakıf;</p>
<p>• Ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi,<br /> • Çok paydaşlı yönetişim modelini yaygınlaştırmayı,<br /> • Politika, veri ve uygulama arasındaki eşgüdümü artırmayı</p>
<p>amaçlamaktadır.</p>
<p>Web sitesi bu stratejik çerçevenin dijital merkezi olarak; bilgi, etkileşim ve eylemi bir araya getiren bütüncül bir platform işlevi görmektedir.</p>
<p><b><span>ORTAK GELECEK İÇİN DÖNÜŞÜMÜN PARÇASI OL</span></b></p>
<p>Sıfır Atık Vakfı, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü öncesinde tüm bireyleri, kurumları, karar alıcıları ve özel sektör temsilcilerini bu küresel dönüşümün aktif bir parçası olmaya davet etmektedir. Sıfır atık yaklaşımı; yalnızca atık miktarını azaltmayı değil, üretim ve tüketim alışkanlıklarını yeniden tanımlayan köklü bir paradigma değişimini ifade etmektedir. Yeni dijital platform, bu dönüşümün bilgi altyapısını güçlendiren, katılımı teşvik eden ve ortak geleceğe yönelik kolektif sorumluluğu pekiştiren stratejik bir adım olarak kamuoyunun hizmetine sunulmuştur.</p>
<div>KAYNAK: <span>HABER7</span></div>
<p><a href="https://www.millinizam.com/teknoloji/sifir-atik-vakfindan-30-marta-ozel-dijital-platform/41884/">Sıfır Atık Vakfı’ndan 30 Mart’a özel dijital platform!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/teknoloji/sifir-atik-vakfindan-30-marta-ozel-dijital-platform/41884/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel krizin panzehiri Türkiye&#8217;den! Stratejik koridor tarihi hamleye dönüşüyor!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/teknoloji/kuresel-krizin-panzehiri-turkiyeden-stratejik-koridor-tarihi-hamleye-donusuyor/41681/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/teknoloji/kuresel-krizin-panzehiri-turkiyeden-stratejik-koridor-tarihi-hamleye-donusuyor/41681/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Irak]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma Yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=41681</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD/İsrail-İran gerilimiyle Hürmüz Boğazı'nın kapanma riski, Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan Kalkınma Yolu Projesi'nin stratejik önemini artırdı. Uzmanlara göre proje, küresel tedarik zinciri ve güç dengelerini yeniden şekillendirecek.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/teknoloji/kuresel-krizin-panzehiri-turkiyeden-stratejik-koridor-tarihi-hamleye-donusuyor/41681/">Küresel krizin panzehiri Türkiye&#8217;den! Stratejik koridor tarihi hamleye dönüşüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Viyana Üniversitesi&#8217;nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler alanında doktora derecesine sahip siyaset bilimci Dr. Bahar Akın, Hürmüz Boğazı krizinin küresel ticaret üzerindeki etkileri ve Irak Kalkınma Yolu Projesi&#8217;nin bölgesel jeopolitik açıdan stratejik önemini AA Analiz için kaleme aldı.</p>
<ul>
<li>Ortadoğu&#8217;daki süregelen çatışmalar, küresel ticaret ve enerji akışlarının birkaç stratejik boğaza ne kadar bağımlı olduğunu bir kez daha açıkça ortaya koymaktadır.</li>
<li>Küresel düzen, yalnızca güç dengeleri üzerinden değil, ticaret güzergahları, finansal altyapılar ve stratejik bağlantı ağları aracılığıyla da köklü bir dönüşüm geçirmektedir.</li>
<li>Bu noktada dünyanın en kritik enerji geçiş güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı etrafında şekillenen riskler, bölgesel aktörleri alternatif ticaret ve bağlantı koridorlarını yeniden sorgulamaya yöneltmelidir.</li>
</ul>
<p><b><span>HÜRMÜZ BOĞAZI: SAVAŞIN EKONOMİK CEPHESİ</span></b></p>
<p>Hürmüz Boğazı&#8217;nda yaşanan son gelişmeler, küresel ekonominin ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. ABD ve İsrail&#8217;in İran&#8217;a yönelik saldırıları, yalnızca askeri gerginliği tırmandırmakla kalmamış, dünyanın en işlek ticaret güzergahlarından birinde de derin bir daralmanın fitilini ateşlemiştir. İran, boğazı resmen kapatmamış olsa da geçişleri ağır biçimde kısıtlamıştır. Normal koşullarda günde yüzlerce geminin geçtiği ve küresel ticaretin yaklaşık yüzde 20&#8217;sini taşıyan bu boğazda trafiğin haftalarca neredeyse sıfır noktasına gerilemesi, yaşanan krizin boyutlarını gözler önüne sermektedir.</p>
<p>Tüm bunlar savaşların yalnızca cephelerde değil, ekonomik ve lojistik ağlar üzerinden de sürdürüldüğünü ve sonuçlarının tüm dünyayı sarstığını bir kez daha kanıtlamaktadır. Bu kritik güzergahtaki aksaklıklar, başta enerji taşımacılığı olmak üzere küresel petrol ve doğal gaz piyasalarında zincirleme krizleri tetikleme potansiyeli taşımaktadır. Gemilerin alternatif güzergahlara yönelmek zorunda kalması ve bazı yüklerin taşınamaması ise küresel tedarik zincirlerini daha da zorlu bir dönemin eşiğine taşımaktadır.</p>
<p>Öte yandan İran&#8217;ın olası misilleme hamleleri ve transit geçişlere getirdiği kısıtlamalar, bölgedeki belirsizliği daha da derinleştirerek bir petrol krizi riskini artırmaktadır.</p>
<p><strong>Bu belirsizlik ortamı yalnızca ticareti değil, ülkelerin uzun vadeli ekonomik planlamalarını da sekteye uğratmaktadır. </strong>Sonuç itibarıyla Hürmüz Boğazı&#8217;ndaki faaliyetlerin giderek gerilemesi, küresel sistemin ne kadar hassas bir denge üzerine inşa edildiğini çarpıcı şekilde gözler önüne sermektedir.</p>
<p><b><span>IRAK&#8217;IN KALKINMA YOLU&#8217;NUN STRATEJİK ÖNEMİ</span></b></p>
<p>Kalkınma Yolu Projesi, Basra Körfezi&#8217;ndeki Fav Limanı&#8217;ndan Irak toprakları üzerinden Türkiye&#8217;ye ve buradan Avrupa&#8217;ya uzanması tasarlanan çok yönlü bir ulaşım ve lojistik koridorudur. Proje, demir yolları, kara yolları ve lojistik merkezlerini kapsayan geniş çaplı bir altyapı ağıyla Körfez ile Avrupa arasında yeni ve güçlü bir bağlantı kurmayı hedeflemektedir.</p>
<p>Bu koridor, yalnızca ticari bir taşımacılık projesi olmanın ötesinde, Irak&#8217;ın bölgesel ekonomiyle bütünleşmesini derinleştirmeye ve Ortadoğu&#8217;daki enerji ile ticaret akışlarının coğrafyasını çeşitlendirmeye yönelik stratejik bir girişim olarak öne çıkmaktadır.</p>
<p>Boğazlara bağımlılığın giderek belirginleştiği günümüzde Kalkınma Yolu&#8217;nun kara bazlı bir alternatif sunma potansiyeli, onu bölgesel jeopolitiğin vazgeçilmez bir unsuru haline getirmektedir. Enerji taşımacılığında Hürmüz Boğazı&#8217;nın tam anlamıyla yerini alamayacak olsa da kara ve demir yolu bağlantılarının güçlendirilmesi, ticaret ağlarını çeşitlendirerek bölgesel ekonomik sistemlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir.</p>
<p><b><span>TÜRKİYE&#8217;NİN JEOPOLİTİK KONUMU</span></b></p>
<p>Basra Körfezi&#8217;ni Türkiye üzerinden Avrupa&#8217;ya bağlayan bu proje, Türkiye&#8217;yi küresel ticaret ağlarında kilit bir transit merkeze dönüştürme potansiyeli taşımaktadır.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Orta Koridor&#8217;daki köklü konumu, enerji transit hatları ve bölgesel lojistik sistemler içindeki stratejik yeri düşünüldüğünde Kalkınma Yolu, ülkenin jeopolitik ağırlığını daha da güçlendirebilir.</p>
<p>Bu süreç yalnızca somut ekonomik kazanımlar sağlamakla kalmayacak, bölgesel diplomasi ve enerji politikasında da yeni ufuklar açacaktır.</p>
<p>Öte yandan proje, Irak&#8217;ın ekonomik olarak yeniden yapılanma sürecine önemli katkılar sunarak bölgesel istikrar bakımından da belirleyici sonuçlar doğurabilir. Enerji ihracatına derinden bağımlı bir yapıdan ticaret ve lojistik merkezi kimliğine evrilen bir Irak, bölgedeki jeopolitik rolünü de köklü bir şekilde yeniden biçimlendirebilir.</p>
<p><b><span>YENİ BİR JEOEKONOMİK REKABET ALANI</span></b></p>
<p>Ne var ki Kalkınma Yolu Projesi&#8217;ni hayata geçirmek pek de kolay değildir. Irak&#8217;taki siyasi istikrarsızlık, finansman güçlükleri ve bölgesel rekabet, projenin önündeki en büyük engeller olarak öne çıkmaktadır.</p>
<p>Çin&#8217;in Kuşak ve Yol Girişimi ile Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Koridoru gibi rakip projeler de aynı coğrafyada rekabetçi alternatifler sunmaktadır. Bununla birlikte Kalkınma Yolu&#8217;nun ardındaki stratejik vizyon önemini korumakta, alternatif ticaret ve ulaşım güzergahları oluşturmak artık yalnızca ekonomik bir tercih değil, doğrudan güvenlik politikasının bir gereği haline gelmektedir.</p>
<p><strong>Bu itibarla Kalkınma Yolu, salt bir lojistik koridor olarak değil, Ortadoğu&#8217;nun jeopolitik haritasını yeniden çizen yeni bir stratejik anlayışın somut bir yansıması olarak değerlendirilmelidir.</strong> Hürmüz Boğazı, küresel enerji sistemi içindeki kritik konumunu korumaya devam etse de Basra&#8217;dan Anadolu&#8217;ya uzanan yeni bir kara koridoru, bölgesel ticaret ve güç dengelerinde köklü dönüşümlerin öncüsü olabilir.</p>
<p><b><span>IRAK&#8217;IN İÇ DİNAMİKLERİNİN PROJEYE ETKİSİ</span></b></p>
<p>Irak, 2003&#8217;ten bu yana siyasi meşruiyet krizini bir türlü aşamamış, bu sorun istikrarsızlığın kalıcı bir kaynağı olmaya devam etmiştir. Dış müdahaleler, askeri darbeler ve mezhep ile etnik kimlik ekseninde biçimlenen siyasi yapı, sağlıklı bir sivil siyasi kültürün filizlenmesini engellemiştir. Şii dini liderliğinin belirleyici nüfuzu, Kürtlerin özerklik talepleri ve kronik biçimde zayıf kalan devlet kapasitesi, ülkedeki iç parçalanmayı derinleştirmiştir.</p>
<p><strong>Öte yandan hükümetlerin ekonomik potansiyeli verimli bir şekilde kullanamaması, işsizlik ve altyapı sorunlarını giderek ağırlaştırmış, devletin toplumsal meşruiyetini ise ciddi ölçüde aşındırmıştır.</strong></p>
<p>Irak merkezi hükümeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasındaki ilişkiler, bu iç dinamiklerin en can alıcı boyutlarından birini teşkil etmektedir. Gümrük gelirleri, sınır kontrolü ve petrol kaynakları üzerinde süregelen anlaşmazlıklar, kalıcı bir güç çekişmesine zemin hazırlamaktadır. Dolayısıyla Irak&#8217;ta kalıcı bir istikrarın tesis edilmesi, bu aktörler arasındaki işbirliği ve uzlaşı kültürünün geliştirilmesini kaçınılmaz kılmaktadır.</p>
<p><b><span>KRİZDEN ÇIKIŞ KAPISI: KALKINMA YOLU</span></b></p>
<p>Irak Kalkınma Yolu Projesi, başta Irak&#8217;ın kronik iç sorunları olmak üzere pek çok engelin aşılmasıyla mutlaka hayata geçirilmesi gereken kritik bir girişimdir. Kara eksenli bir proje olarak deniz yollarının rakibi değil, tamamlayıcısı konumunda olan bu koridor, kriz dönemlerinde ticaret akışlarının kesintisiz sürdürülmesinde belirleyici bir rol oynayabilir.</p>
<p><strong>Irak&#8217;ın iç aktörlerinin projeye yapıcı bir tutumla yaklaşması, net bir vizyon ortaya koyması ve tüm paydaşların ortak bir iradeyle kararlı biçimde hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.</strong></p>
<p>Körfez ülkelerinin enerji kaynaklarını ve Asya pazarlarını Avrupa&#8217;ya bağlamayı hedefleyen bu girişim, Ortadoğu&#8217;nun lojistik merkezleri ile Avrupa&#8217;nın üretim ve tüketim merkezleri arasında yüksek kapasiteli ve kesintisiz bir ulaşım koridoru oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede Kalkınma Yolu Projesi, salt bir ulaşım projesinin çok ötesinde, küresel tedarik zincirlerini yeniden biçimlendirme ve bölgesel güç dengeleri, ticaret hacimleri ile güvenlik mimarisi üzerinde kalıcı izler bırakma potansiyeline sahip stratejik bir kara koridoru olarak tarihteki yerini almaya hazırlanmaktadır.</p>
<div>KAYNAK: <span>AA</span></div>
<p><a href="https://www.millinizam.com/teknoloji/kuresel-krizin-panzehiri-turkiyeden-stratejik-koridor-tarihi-hamleye-donusuyor/41681/">Küresel krizin panzehiri Türkiye&#8217;den! Stratejik koridor tarihi hamleye dönüşüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/teknoloji/kuresel-krizin-panzehiri-turkiyeden-stratejik-koridor-tarihi-hamleye-donusuyor/41681/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>vivo ve UNESCO MAB&#8217;dan işbirliği</title>
		<link>https://www.millinizam.com/teknoloji/vivo-ve-unesco-mabdan-isbirligi/41282/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/teknoloji/vivo-ve-unesco-mabdan-isbirligi/41282/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 11:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[Hikâye]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[Vivo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=41282</guid>

					<description><![CDATA[<p>vivo ve UNESCO İnsan ve Biyosfer Programı, “Geleceği Yakala: İnsan ve Doğa için Küresel Gençlik Hikâye Anlatımı Girişimi” ile, mobil görüntüleme teknolojilerini kullanarak doğa ve insan arasındaki hassas dengeyi anlatmaya davet ediyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/teknoloji/vivo-ve-unesco-mabdan-isbirligi/41282/">vivo ve UNESCO MAB&#8217;dan işbirliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>vivo ile UNESCO İnsan ve Biyosfer (MAB) Programı, “Geleceği Yakala: İnsan ve Doğa için Küresel Gençlik Hikâye Anlatımı Girişimi”ni resmen başlattıklarını duyurdu. Bu iş birliği, dünyanın dört bir yanındaki gençleri mobil görüntüleme teknolojilerini kullanarak insan ile doğa arasındaki hassas ve uyumlu ilişkiyi anlatmaya teşvik ediyor ve sürdürülebilir bir küresel gelecek için ortak bir sorumluluk bilincinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor.<br />  <br /> <strong>Gençlerin öncülük ettiği hikâyeler: Ortak küresel sorumluluk bilinci oluşturmak</strong><br /> Mobil görüntüleme teknolojisinin gelişmesiyle birlikte bu alan, toplumun gözlem ve etkileşimi için de önemli bir araç haline geldi. Günümüzde genç içerik üreticileri objektiflerini giderek daha fazla sosyal ve çevresel dinamiklerin kesiştiği alanlara çeviriyor. Mobil görüntüleme teknolojilerinin öncü markalardan biri olan vivo da uzun süredir, içerik üreten kişilerin görsel hikâye anlatımı aracılığıyla gerçek dünyadaki sorunlara dikkat çekmesini ve bireysel bakış açıları ile toplumsal eylem arasındaki bağı güçlendirmesini destekliyor.<br />  <br /> UNESCO Biyosfer Rezervleri, doğanın korunmasını ve sürdürülebilir toplumsal kalkınmayı bir araya getiren “örnek uygulama alanları” olarak hizmet verir. Bu alanlar, sürdürülebilir yaşamın başarılı modellerini öne çıkarmak için genç neslin yeni ve inovatif anlatım yöntemlerine ihtiyaç duyuyor. Bu girişim aracılığıyla vivo ve UNESCO MAB, gençleri ekolojiyi anlatan ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları&#8217;nın (SDG) ilerleten savunucular haline getirmek amacıyla sistematik biçimde güçlendiriyor.<br />  <br /> Konuyla ilgili açıklama yapan vivo Görüntüleme Başkan Yardımcısı Yu Meng, “Anlamlı teknoloji insanla başlar ve daha iyi bir toplumla sonuçlanır. Bu iş birliği sayesinde, mobil görüntüleme alanındaki profesyonel uzmanlığımızı, doğadaki biyolojik çeşitlilik ve toplumsal dayanıklılığı anlatan dünya çapındaki genç içerik üreticiler için somut bir desteğe dönüştürmeyi hedefliyoruz. vivo&#8217;nun dünyayı keşfeden ve geleceği şekillendiren gençler için güvenilir bir yol arkadaşı olmasını istiyoruz.” dedi.<br />  <br /> UNESCO Ekolojik ve Yer Bilimleri Bölümü Direktörü Prof. Antonio De Sousa Abreu ise açıklamasında şunları söyledi: “Gençler sürdürülebilir kalkınmanın en önemli itici güçlerinden biri. Kendilerine özgü bakış açıları ve yaratıcı enerjileri oldukça değerli. vivo ile kurduğumuz bu ortaklık sayesinde gençlere, biyosfer rezervlerinden çıkan hikâyeleri görüntünün evrensel dili aracılığıyla gerçek dünyada etki yaratacak hikâyelere dönüştürebilecekleri küresel bir platform sunuyoruz. Bu da insan-doğa ilişkisi, eğitim ve kamu bilimi ile yerel bilgi gibi alanlarda ilerlemeyi destekliyor.”<br />  <br /> <strong>İş birliğine dayalı bir yolculuk: Gözlemden etkiye</strong><br /> Girişim, UNESCO MAB gençlik ağları aracılığıyla mart–mayıs döneminde görsel hikâye anlatımı için alınmaya başlanacak başvurular ile başlıyor. Biyolojik çeşitlilik, iklim dayanıklılığı, kültürel miras ve sürdürülebilir inovasyon arasındaki etkileşime odaklanan program, gençlerin bakış açısıyla ileriye dönük çözümleri öne çıkarmayı amaçlıyor. Kazananlar, Küresel Gençlik Görsel Hikâye Anlatımı Ortak Yaratım Kampı için Avrupa&#8217;daki biyosfer rezervlerine seyahat edecek. Burada ortaya koyacakları hikâyeler, insan ile doğa arasındaki bağı güçlendirmeye yardımcı olacak ve böylelikle sürdürülebilir bir gelecek için küresel ölçekte harekete geçilmesine ilham olacak.<br />  <br /> Bu anlatıların hem teknik açıdan güçlü hem de çevresel anlamda derinlikli olmasını sağlamak amacıyla katılımcılara, vivo görüntüleme uzmanları ile UNESCO sürdürülebilirlik uzmanlarından oluşan “çift mentorluk” ekibi rehberlik edecek. Bölgesel kapasite geliştirme atölyeleriyle desteklenen bu deneyimler, genç katılımcıların yalnızca gözlemci olmakla kalmayıp etkili hikâye anlatıcılarına dönüşmelerini amaçlıyor. Programın sonunda ise somut etki yaratmak amacıyla gençlerin güçlendirilmiş bakış açılarından ortaya çıkan çalışmalar küresel ölçekte sergilenecek.<br />  <br /> <strong>Güçlü bir gelecek vizyonu</strong><br /> vivo ve UNESCO MAB, önümüzdeki dönemde de biyosfer rezervlerinde yürütülen karmaşık çalışmaları görsel açıdan güçlü hikâyelere dönüştürmek için gençlerin yaratıcılığını harekete geçirmeye devam edecek. İleri görüntüleme teknolojilerini insan odaklı yaklaşımlarla bir araya getiren bu ortaklık, bölgesel ve kültürel sınırları aşmayı amaçlıyor. Bu görsel hikâyelerin birleşmesiyle sürdürülebilir kalkınma için küresel bir hareketin oluşması ve herkes için daha dayanıklı, uyumlu ve umut verici bir geleceğin desteklenmesi hedefleniyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/teknoloji/vivo-ve-unesco-mabdan-isbirligi/41282/">vivo ve UNESCO MAB&#8217;dan işbirliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/teknoloji/vivo-ve-unesco-mabdan-isbirligi/41282/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bitcoin 72 bin doları aştı, 3 milyar dolarlık saatli bomba 75 bin sınırında bekliyor</title>
		<link>https://www.millinizam.com/egitim/bitcoin-72-bin-dolari-asti-3-milyar-dolarlik-saatli-bomba-75-bin-sinirinda-bekliyor/41158/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/egitim/bitcoin-72-bin-dolari-asti-3-milyar-dolarlik-saatli-bomba-75-bin-sinirinda-bekliyor/41158/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 15:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Bitcoin]]></category>
		<category><![CDATA[Hareket]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel]]></category>
		<category><![CDATA[piyasa]]></category>
		<category><![CDATA[Yükseliş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=41158</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bitcoin 72 bin doları aşarak yatırımcıları heyecanlandırsa da, 75 bin dolar seviyesindeki 3 milyar dolarlık dev opsiyon pozisyonu piyasayı tetikte bekletiyor. Uzmanlar, yaklaşan ABD verileri öncesi sert dalgalanmalara karşı uyarıyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/egitim/bitcoin-72-bin-dolari-asti-3-milyar-dolarlik-saatli-bomba-75-bin-sinirinda-bekliyor/41158/">Bitcoin 72 bin doları aştı, 3 milyar dolarlık saatli bomba 75 bin sınırında bekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bitcoin fiyatı 72 bin doların üzerine çıkarak yükseliş sinyalleri verirken analistler piyasada volatilitenin artabileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlara göre 75 bin dolar seviyesinde bulunan yaklaşık 3 milyar dolarlık opsiyon pozisyonu, fiyat hareketlerini hızlandırabilecek kritik bir eşik oluşturuyor.</p>
<p>Bitcoin, son günlerde yeniden yükseliş momentumuna girerek yatırımcıların dikkatini çekti. Piyasa değeri bakımından en büyük kripto para birimi, Avrupa işlemleri sırasında 72 bin dolar seviyesini aşarak son 50 günün ortalama fiyatını geride bıraktı.</p>
<p>Analistlere göre bu seviyenin üzerinde kalıcı bir hareket gerçekleşmesi, piyasada yükseliş trendinin güçlendiğine dair önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Böyle bir gelişme, yeni alıcıların piyasaya girmesine ve fiyatın daha da yukarı yönlü hareket etmesine zemin hazırlayabilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/bitcoin-72-bin-dolari-asti-3-milyar-dolarlik-saatli-bomba-75-bin-sinirinda-bekliyor-6W7wUhpz.jpg"></p>
<p><b><span>3 MİLYAR DOLARLIK DEV POZİSYON: PİYASA YAPICILAR ALIM YAPMAK ZORUNDA KALABİLİR</span></b></p>
<p>Kripto piyasasında dikkat çeken bir diğer unsur ise opsiyon piyasasında oluşan büyük pozisyonlar. Analistlere göre Bitcoin fiyatı 75 bin dolar seviyesine yaklaşırsa piyasada önemli bir hareketlilik yaşanabilir.</p>
<p>Bu seviyede piyasa yapıcıların yaklaşık 3 milyar dolarlık short gamma (yükselirken alım, düşerken satış) pozisyonu bulunuyor. Piyasa yapıcılar, kripto borsalarında likidite sağlayan ve işlemlerin sorunsuz gerçekleşmesine yardımcı olan kurumlar olarak biliniyor.</p>
<p>Bitcoin fiyatı bu seviyeye doğru yükseldikçe piyasa yapıcılar risklerini dengelemek için alım yapmak zorunda kalabilir. Bu durum ise fiyat hareketlerinin daha hızlı ve dalgalı hale gelmesine yol açabilir. Uzmanlar bu sürecin piyasada volatiliteyi artırabileceğini ve olası bir yükselişi hızlandırabileceğini ifade ediyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/bitcoin-72-bin-dolari-asti-3-milyar-dolarlik-saatli-bomba-75-bin-sinirinda-bekliyor-E9ZmJ4Cl.jpg"></p>
<p><b><span>KÜRESEL FİNANSAL RÜZGÂRLARA KARŞI UZUN SÜRE DAYANMASI ZOR OLABİLİR</span></b></p>
<p>Bununla birlikte bazı analistler Bitcoin’in yükselişinin küresel ekonomik gelişmeler nedeniyle sınırlanabileceğini düşünüyor. Bu bağlamda etrol ve dolar fiyatlarındaki yükseliş ile birlikte Nasdaq 100 ve S&amp;P 500 endekslerindeki düşüşler risk iştahını azaltıyor.</p>
<p>Uzmanlar, bu tür makroekonomik baskıların Bitcoin üzerindeki yükselişi zayıflatabileceğini ve piyasada güçlü bir direnç oluşabileceğini belirtiyor. Kripto piyasasının bu küresel finansal rüzgârlara karşı uzun süre dayanması zor olabilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/bitcoin-72-bin-dolari-asti-3-milyar-dolarlik-saatli-bomba-75-bin-sinirinda-bekliyor-qjGclVyZ.jpg"></p>
<p><b><span>EKİM 2024&#8217;TEN BU YANA GÖRÜLEN EN SERT YÜKSELİŞ</span></b></p>
<p>Geleneksel finans piyasalarındaki gelişmeler de yatırımcıların dikkatle takip ettiği göstergeler arasında yer alıyor. ABD Hazine tahvili piyasasında yaşanan dalgalanma, küresel finans sisteminde riskten kaçış eğilimini güçlendirdi.</p>
<p>ABD tahvillerindeki oynaklığı ölçen MOVE endeksi, bir günde yüzde 21’den fazla artarak 95 puana yükseldi. Bu artış, Ekim 2024’ten bu yana görülen en sert günlük yükseliş olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Uzmanlara göre tahvil piyasasındaki bu tür sert volatilite artışları, küresel finans sisteminde likiditenin daralmasına ve yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden olabiliyor.</p>
<p><b><span>KADERİ BELİRLEYECEK RAKAMLAR MASADA</span></b></p>
<p>Önümüzdeki günlerde açıklanacak makroekonomik veriler de kripto piyasasının yönü açısından belirleyici olabilir. ABD’de açıklanacak büyüme verileri, çekirdek PCE enflasyon endeksi, kişisel harcamalar ve tüketici güveni gibi göstergeler yatırımcıların yakından takip ettiği veriler arasında bulunuyor.</p>
<p>Analistlere göre bu veriler küresel risk iştahını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle Bitcoin’in 75 bin dolar seviyesine doğru hareket edip etmeyeceği, hem kripto piyasasındaki teknik dinamiklere hem de küresel ekonomideki gelişmelere bağlı olarak şekillenecek.</p>
<div>&nbsp;</div>
<p><a href="https://www.millinizam.com/egitim/bitcoin-72-bin-dolari-asti-3-milyar-dolarlik-saatli-bomba-75-bin-sinirinda-bekliyor/41158/">Bitcoin 72 bin doları aştı, 3 milyar dolarlık saatli bomba 75 bin sınırında bekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/egitim/bitcoin-72-bin-dolari-asti-3-milyar-dolarlik-saatli-bomba-75-bin-sinirinda-bekliyor/41158/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epstein belgeleri kritik madenler ve nadir toprak elementlerine uzandı</title>
		<link>https://www.millinizam.com/manset/epstein-belgeleri-kritik-madenler-ve-nadir-toprak-elementlerine-uzandi/39371/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/manset/epstein-belgeleri-kritik-madenler-ve-nadir-toprak-elementlerine-uzandi/39371/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 07:16:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel]]></category>
		<category><![CDATA[Moğolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Nadir Element]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=39371</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin açıklanan yeni belgeler, kamuoyunda çoğunlukla finans ve siyaset bağlantılarıyla anılan ismin aynı zamanda stratejik madenlere sistematik biçimde ilgi duyduğunu ortaya koyuyor. Edinilen bilgilere göre, 30 Ocak’ta açıklanan yeni belgeler, özellikle nadir toprak elementlerinde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/epstein-belgeleri-kritik-madenler-ve-nadir-toprak-elementlerine-uzandi/39371/">Epstein belgeleri kritik madenler ve nadir toprak elementlerine uzandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin açıklanan yeni belgeler, kamuoyunda çoğunlukla finans ve siyaset bağlantılarıyla anılan ismin aynı zamanda stratejik madenlere sistematik biçimde ilgi duyduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Edinilen bilgilere göre, 30 Ocak’ta açıklanan yeni belgeler, özellikle nadir toprak elementlerinde küresel tedarik rekabetine odaklanan ayrıntılı brifinglerin Epstein’e belirli aralıklarla iletildiğini gösteriyor.</p>
<p>Dosyalarda yer alan yatırım ve ekonomi sunumları, klasik bir maden raporundan ziyade jeopolitik risk analizi niteliği taşıyor. Sunumların ana eksenini Çin’in küresel nadir element piyasasındaki hakimiyeti ve buna karşı alternatif tedarik merkezleri oluşturma arayışı oluşturuyor.</p>
<p><strong>ÇİN TEKELİNİN ANLATILDIĞI BRİFİNGLER</strong></p>
<p>Epstein’e gönderilen materyallerde nadir elementler, enerji ve yüksek teknoloji ekonomisinin kritik girdisi olarak tanımlanıyor. Belgelerde, hibrit araçlar ve düşük karbon teknolojileri için gerekli 17 elementten oluşan bu grubun küresel güç dengeleri açısından stratejik olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Sunumlarda Çin’in küresel hakimiyeti açık şekilde ortaya konuluyor. Söz konusu sunumlara göre Çin dünya nadir element üretiminin yaklaşık yüzde 95’ini gerçekleştiriyor.</p>
<p>Şubat 2012’de Epstein’e gönderilen<strong> “Moğolistan’ın büyüme öyküsü” </strong>başlıklı sunumda nadir elementlerin bölgede ve küresel pazardaki varlığına ilişkin bilgilere yer veriliyor.</p>
<p>Aynı belgelerde Pekin’in ihracatı kısarak fiyatları yükseltme stratejisinin piyasayı etkilediği belirtilirken, nadir element oksit fiyatlarının bir dönemde ton başına 203 bin 600 dolara kadar çıktığı aktarılıyor.</p>
<p><b><strong>Söz konusu sunumda jeopolitik çerçeve doğrudan şu ifadeyle özetleniyor: “Orta Doğu’da petrol var, Çin’de nadir toprak elementleri.”</strong></b></p>
<p>Belgeler ayrıca Japonya’nın nadir element tedarikinde Çin’e yüzde 96 oranında bağımlı olduğuna dikkati çekiyor.</p>
<p>Belgelerde Japonya’nın Çin’e bağımlılığı azaltmak için Moğolistan’daki nadir element projelerinde işbirliği arayışında olduğu ve hükümetlerarası temasların sürdüğü belirtiliyor.</p>
<p><strong>MOĞOLİSTAN STRATEJİK FIRSAT OLARAK SUNULUYOR</strong></p>
<p>Dosyalarda en ayrıntılı anlatılan ülke Moğolistan olarak öne çıkıyor. Epstein’e iletilen materyallerin bir yatırım sunumu formatında hazırlandığı ve nadir elementlerin yanı sıra uranyum, bakır, kömür ve altın kaynaklarının birlikte ele alındığı görülüyor.</p>
<p>Moğolistan’ın Çin’e alternatif bir kaynak olarak konumlandırıldığı görülüyor. Sunumlarda Moğolistan <strong>“Çin’in beta’sına karşılık gelen alfa”</strong> olarak tanımlanıyor.</p>
<p>Moğolistan ekonomisinin büyüme potansiyeli de yatırımcı perspektifiyle aktarılıyor. Doğal kaynakların<strong> “henüz yeni yeni işletilmeye başlandığı”</strong>, ülkenin ise<strong> “mineraller alanında küresel varlık çeşitlendirmesi için istisnai fırsatlar sunduğu”</strong> ifade ediliyor.</p>
<p>Aynı sunumlar, Moğolistan ihracatının yüzde 92’sinin Çin’e gitmesini bir risk olarak değerlendirirken üçüncü ülkeler için fırsat oluşturduğunu vurguluyor.</p>
<p>Moğolistan dışında genel olarak nadir toprak elementleri konusunda JP Morgan ve Glencore tarafından gönderilen bilgilendirme notları da yazışmalarda yer alıyor.</p>
<p><strong>JEOPOLİTİK YATIRIM PERSPEKTİFİ</strong></p>
<p>Belgeler, Epstein’e yapılan bilgilendirmelerin yalnızca maden rezervi tanıtımı olmadığını ortaya koyuyor. Sunumların dili doğrudan büyük güç rekabetine odaklanıyor ve nadir elementlerin enerji dönüşümü ile yüksek teknoloji üretiminin merkezinde yer aldığı anlatılıyor.</p>
<p>Çin’in üretimi azaltarak fiyatları yükseltmesi ve dış alıcıları ülke içinde üretime zorlaması, küresel tedarik zinciri riski olarak sunuluyor.</p>
<p>Bu nedenle Epstein’e iletilen analizlerin temel mesajı, yeni kaynaklara erken yatırımın stratejik avantaj sağlayacağı yönünde.</p>
<p>Dosyalar, Epstein’in yalnızca finansal yatırımları değil, aynı zamanda kritik hammaddeler üzerinden şekillenen küresel güç rekabeti hakkında da düzenli brifing aldığını gösteriyor. Sunumlar, nadir elementlerin, enerji dönüşümü ve teknoloji üretimi açısından petrol kadar stratejik hale geldiği yaklaşımını temel alıyor.</p>
<p><strong>NADİR ELEMENTLERE YÖNELİK YATIRIM ÖNERİLERİ</strong></p>
<p>2011 tarihli bir e-postada ise Epstein’e doğrudan nadir toprak elementlerine odaklanan bir yatırım yapısı önerildiği görülüyor.</p>
<p>Gönderenin gizlendiği mesajda şu ifadeler kullanılıyor:</p>
<p><strong>“Merhaba Jeffrey, umarım iyisindir ve Paris’in tadını çıkarıyorsundur. Geçen hafta seni düşündüm ve ilgini çekebileceğini düşündüğüm nadir toprak elementleri ve değerli metaller fonu hakkında bilgi iletmek istedim. Bunu iletmemin asıl nedeni, bu kurulun yöneticilerinden François Rouge ile tanışmanın senin için ilginç olabileceğini düşünmem. François çok zeki bir para yöneticisi, uzun yıllar İsviçre bankasını yönetti. Girişimci bir ruha sahip, birçok iyi fikri var ve ayrıca İsviçre ile Fransa’da çok iyi bağlantıları bulunuyor. Kendisi aynı zamanda eski eşim. Paris’te olduğunu duyduğumda ilk aklıma gelen sizi tanıştırmak oldu. Geliştirmekte olduğu fırsata ilişkin iş planını ekte bulabilirsin. François Cenevre’de yaşıyor olsa da sık sık Paris’tedir ve bu hafta da orada olacak. Bu hafta onunla görüşmek isteyip istemeyeceğini lütfen bana bildir. İstersen seni doğrudan onunla iletişime geçirebilirim.”</strong></p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın eski danışmanı Steve Bannon’la 30 Ağustos 2018’de yapılan yazışmalarda da Çin’le olan ilişkilere ve kritik mineraller konusuna değiniliyor.</p>
<p>Epstein, Bannon’a attığı mesajda, <strong>“Çin ekibimle konuştum, Çin’in daha güçlü olduğunu, hamlelerin zayıfladığını söylediler. Savaş sanatı çekişmesi vs. Tüm oyuncuların Xi sadıklarından oluştuğunu söylediler. Ana şikayet, ABD’de bir muhatap olmaması, ya kimse yok ya da oyunda yeniler.”</strong> ifadelerini kullanıyor.</p>
<p>Bannon ise<strong> “Çin’in bugün, başladığımız zamankinden daha güçlü olduğunu mu söylediler?” </strong>şeklinde cevap veriyor.</p>
<p>Epstein ise,<strong> “Başladığımız zamanı tanımlamak lazım. Kuzey Kore? Daha güçlü bağlar. Afrika? Daha güçlüler, stratejik mineralleri satın alıyorlar. Bir Kuşak Bir Yol. Liman lojistiği. Sonunda bunları askeriye çevirecekler… tarifeler (gümrük vergileri) etkisiz bir olay.” </strong>mesajını gönderiyor.</p>
<p>Aynı konuşmanın devamında Epstein’in<strong>, “Bu arada, Arjantin bir sonraki çökecek yer” ve “Venezuela. Suudi Arabistan’dan daha fazla petrol rezervi var”</strong> mesajları dikkati çekiyor.</p>
<p>Yazışmalarda ayrıca Bill Gates’in eski danışmanı Boris Nikolic, Epstein’e bir arkadaşının Türkiye’de nadir element madenciliğine büyük bir yatırım yapmayı planladığını söylüyor.</p>
<p>Çin’in en büyük üretici olması nedeniyle arzın büyük ölçüde kontrol altına alındığını belirten Nikolic,<strong> “Alternatif kaynakların değeri büyük ölçüde artacak. Biliyorum bu senin ilgi alanın değil ama yine de seni bilgilendirmek istedim.”</strong> ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/epstein-belgeleri-kritik-madenler-ve-nadir-toprak-elementlerine-uzandi/39371/">Epstein belgeleri kritik madenler ve nadir toprak elementlerine uzandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/manset/epstein-belgeleri-kritik-madenler-ve-nadir-toprak-elementlerine-uzandi/39371/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
