<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MHP arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/mhp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/mhp/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 May 2026 05:58:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>“Siyaseti Kirletiyorsunuz”</title>
		<link>https://www.millinizam.com/politika/siyaseti-kirletiyorsunuz/43350/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/politika/siyaseti-kirletiyorsunuz/43350/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2026 05:58:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[“Siyaseti Kirletiyorsunuz”]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Kayyum]]></category>
		<category><![CDATA[meclis üyesi]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[siyasetü]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniden Refah Partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=43350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kayyum tartışmaları, vekil transferleri ve perde arkasındaki kirli denklemler. Türkiye’de siyaset artık projelerin, milletin derdinin ve çözüm önerilerinin yarıştığı bir alan olmaktan uzaklaştırılıyor. Gündem; ekonomik kriz, emeklinin hali, gençlerin gelecek kaygısı ya da üretim politikaları yerine “kim hangi partiye geçecek”, “kime kayyum atanacak”, “hangi belediye hangi operasyonla anılacak” başlıklarına sıkıştırılıyor. Siyasetin asli meseleleri konuşulmaz hale [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/siyaseti-kirletiyorsunuz/43350/">“Siyaseti Kirletiyorsunuz”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kayyum tartışmaları, vekil transferleri ve perde arkasındaki kirli denklemler. Türkiye’de siyaset artık projelerin, milletin derdinin ve çözüm önerilerinin yarıştığı bir alan olmaktan uzaklaştırılıyor. Gündem; ekonomik kriz, emeklinin hali, gençlerin gelecek kaygısı ya da üretim politikaları yerine “kim hangi partiye geçecek”, “kime kayyum atanacak”, “hangi belediye hangi operasyonla anılacak” başlıklarına sıkıştırılıyor. Siyasetin asli meseleleri konuşulmaz hale gelirken, toplumun önüne sürekli gerilim ve manipülasyon odaklı bir siyaset dili sürülüyor.</p>
<p>Özellikle ana muhalefet üzerinden yürütülen “CHP’ye kayyum atanır mı?” tartışmaları günlerdir siyasetin merkezine oturtulmuş durumda. Henüz ortada netleşmiş bir hukuki süreç yokken, televizyon ekranlarında ve sosyal medya hesaplarında yapılan yorumlarla adeta siyasi mühendislik havası oluşturuluyor. Demokrasi adına kaygı duyan milyonlarca vatandaş ise doğal olarak şu soruyu soruyor: Türkiye’de siyaset gerçekten sandıkla mı şekillenecek, yoksa kulis hesaplarıyla mı?</p>
<p>Bir başka dikkat çeken başlık ise partiler arası milletvekili ve belediye meclis üyesi transferleri… Özellikle Yeniden Refah Partisi içerisinden bazı isimlerin farklı siyasi yapılara yönlendirilmesi iddiaları, siyasetin etik boyutunu yeniden tartışmaya açtı. Seçmenin oy verdiği siyasi kimlikler, seçimden kısa süre sonra başka adreslere taşınıyorsa burada sorgulanması gereken ciddi bir temsil sorunu ortaya çıkıyor.</p>
<p>Vatandaş sandıkta bir isme değil; bir davaya, bir siyasi çizgiye ve bir dünya görüşüne oy verdiğini düşünüyor. Ancak seçim sonrasında yaşanan transfer iddiaları, siyasi sadakatin yerini makam hesaplarına bıraktığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor. Özellikle yerel yönetimlerde belediye meclis üyeleri üzerinden yürütülen temaslar, kamuoyunda “arka kapı siyaseti” yorumlarına neden oluyor.</p>
<p>Kulislere düşen bir diğer iddia ise İYİ Parti içerisinden bazı milletvekillerinin Milliyetçi Hareket Partisi saflarına geçeceği yönündeki söylentiler… Resmiyet kazanmamış olsa da bu tarz haberlerin sistematik biçimde servis edilmesi bile siyasetin güvenilirliğine zarar veriyor. Çünkü artık seçmenler siyasi partilerin projelerini değil, “kim kiminle pazarlık yapıyor” sorusunu konuşmaya başlıyor.</p>
<p>Türkiye’de siyaset uzun süredir fikir üretmek yerine sayı hesabına indirgenmiş durumda. Mecliste kaç sandalye kazanılacağı, hangi belediyenin nasıl kontrol altına alınacağı ya da hangi siyasi yapının nasıl parçalanacağı üzerine kurulu bir denklem oluşturuluyor. Bu tablo ise vatandaşta büyük bir güvensizlik oluşturuyor.</p>
<p>Toplumun beklentisi çok net: İnsanlar artık kavga değil çözüm görmek istiyor. Ancak gündem sürekli siyasi operasyon tartışmalarıyla meşgul edildiğinde ekonomik kriz, yüksek enflasyon, işsizlik ve sosyal çöküş ikinci plana itiliyor. Siyaset kurumu kendi iç hesaplaşmalarına gömüldükçe milletin gerçek gündemi daha da ağırlaşıyor.</p>
<p>Bugün gelinen noktada en çok zarar gören şey ise demokrasiye olan inanç oluyor. Çünkü vatandaş, verdiği oyun ertesi gün farklı hesapların konusu haline geldiğini gördüğünde siyasetten uzaklaşıyor. Sandığa olan güvenin korunması için siyasi etik ve şeffaflık artık her zamankinden daha önemli hale geliyor.</p>
<p>“Milletin Gündemi Başka, Siyasetin Gündemi Başka”<br />
Transfer hesapları arasında kaybolan gerçek sorunlar</p>
<p>Türkiye’de vatandaş pazara çıktığında fileyi dolduramıyor, gençler iş bulamıyor, emekliler ay sonunu getiremiyor. Ancak siyasi gündeme bakıldığında konuşulan konuların büyük kısmı yine koltuk hesapları, parti içi operasyonlar ve vekil transferleri oluyor. İşte tam da bu nedenle toplumun önemli bir kesimi artık yüksek sesle şu tepkiyi gösteriyor: “Siyaseti kirletiyorsunuz.”</p>
<p>Çünkü siyaset; milletin sorunlarına çözüm üretme zemini olmaktan çıkıp, güç savaşlarının merkezine dönüşüyor. Her gün yeni bir kulis bilgisi servis ediliyor. Bir gün kayyum iddiası, ertesi gün vekil transferi, başka bir gün parti içi tasfiye senaryoları… Bu tablo ister istemez vatandaşta “Türkiye’nin gerçek gündemi neden konuşulmuyor?” sorusunu doğuruyor.</p>
<p>Özellikle son dönemde siyasi partiler arasındaki geçişlerin sıradanlaşması, seçmenin demokrasiye bakışını da zedeliyor. Bir siyasi partinin çatısı altında seçilen isimlerin kısa süre sonra başka partilerde görülmesi, “milli irade” kavramını tartışmalı hale getiriyor. Çünkü vatandaş seçim döneminde verilen sözlerin korunmasını bekliyor.</p>
<p>Siyasetin en önemli sermayesi güvendir. Ancak bugün ekranlarda ve kulislerde dolaşan senaryolar, bu güven duygusunu aşındırıyor. İnsanlar artık seçim sonuçlarının değil, perde arkasındaki pazarlıkların belirleyici olduğuna dair bir algıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu algının büyümesi ise demokratik sisteme zarar veriyor.</p>
<p>Öte yandan siyasi gerilim dili toplumu da kutuplaştırıyor. Sürekli kriz üreten, tansiyonu yükselten ve karşı tarafı düşmanlaştıran söylemler toplumdaki fay hatlarını daha da derinleştiriyor. Oysa Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu şey yeni kavga alanları değil; ortak akıl, üretim, adalet ve ekonomik toparlanma.</p>
<p>Vatandaş artık televizyon ekranlarında siyasi transfer haberleri görmek istemiyor. İnsanlar çocuklarının geleceğini, mutfaktaki yangını, kiraları ve hayat pahalılığını konuşmak istiyor. Ancak siyaset kurumu kendi içinde oluşturduğu gündemle milletin gerçek sorunları arasına kalın bir duvar örüyor.</p>
<p>Bugün siyaset kurumunun önünde önemli bir sınav bulunuyor. Ya toplumun beklentilerine kulak verilip güven veren bir siyaset dili kurulacak ya da transfer hesapları ve operasyon tartışmaları arasında halkın siyasete olan inancı daha fazla yıpranacak.</p>
<p>Çünkü vatandaş artık şunu açıkça söylüyor:<br />
“Biz hizmet bekliyoruz, hesaplaşma değil.”</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/siyaseti-kirletiyorsunuz/43350/">“Siyaseti Kirletiyorsunuz”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/politika/siyaseti-kirletiyorsunuz/43350/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyaset &#8216;butlan&#8217;a karşı birleşti</title>
		<link>https://www.millinizam.com/politika/siyaset-butlana-karsi-birlesti/43327/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/politika/siyaset-butlana-karsi-birlesti/43327/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2026 05:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Davutoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Babacan]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Erbakan]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Erbakan "CHP’ye butlan]]></category>
		<category><![CDATA[mahmut arıkan]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset 'butlan'a karşı birleşti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=43327</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi&#8217;nin CHP&#8217;nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği &#8216;mutlak butlan&#8217; kararına karşı siyasetten ortak tepki&#8230; İktidar ortağı Bahçeli ‘Kılıçdaroğlu koltuktan feragat etmeli’ derken, muhalefet liderleri ‘Yargı eliyle seçmen iradesine müdahale kabul edilemez’ mesajı verdi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin Özel’in Genel Başkan seçildiği CHP 38. Olağan Seçimli Kurultay’ını iptal edip eski [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/siyaset-butlana-karsi-birlesti/43327/">Siyaset &#8216;butlan&#8217;a karşı birleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi&#8217;nin CHP&#8217;nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği &#8216;mutlak butlan&#8217; kararına karşı siyasetten ortak tepki&#8230; İktidar ortağı Bahçeli ‘Kılıçdaroğlu koltuktan feragat etmeli’ derken, muhalefet liderleri ‘Yargı eliyle seçmen iradesine müdahale kabul edilemez’ mesajı verdi.</p>
<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin Özel’in Genel Başkan seçildiği CHP 38. Olağan Seçimli Kurultay’ını iptal edip eski Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu getirmesi siyasette deprem etkisi yaptı. Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli dahil muhalefet blok olarak karara sert tepki gösterdi. CHP Lideri Özgür Özel’in yanındayız diyen muhalefet liderleri alınan kara­rın demokrasiye darbe olduğunu vurguladı. Siyasetin yargı eliyle dizayn edildiğini belirtti.</p>
<p>Devlet Bahçeli: Kılıçdaroğlu, ortak formül oluşturmak için genel başkanlıktan feragat ettiğini belirtmeli.<br />
Müsavat Dervişoğlu: Butlan kararının kendisi mutlak butlandır. Tüm siyasi partiler için tehdit oluşturmaktadır.<br />
Tülay Hatimoğulları: Hukuk, siyasi alanı düzenlemenin ve muhalefeti şekillendirmenin aparatı yapılamaz.<br />
Ahmet Davutoğlu: Yargının siyaseti dizayn çabası olduğu açık. Karar seçim güvenliğinde kaos yaratacaktır.<br />
Ali Babacan: Yargı, siyaseti dizayn etme aracı haline getirilemez. Sandık iradesine saygı elzemdir.<br />
Mahmut Arıkan: Partilerin geleceğine mahkemelerle değil millet iradesiyle sandıkta karar verilir.<br />
Fatih Erbakan: Oyları eriyen Cumhur İttifakı, seçimi kazanmak için siyasi mühendislik peşinde.<br />
Ümit Özdağ: Siyasete bu şekilde müdahale etmek, demokratik hukuk devletinde kabul edilemez.<br />
Yavuz Ağıralioğlu: Sandık yok sayılmıştır. Hukuka, ekonomiye ve itibarımıza ağır sonuçları olacak.</p>
<p>‘BUTLAN’A KARŞI SİYASET İTTİFAKTA</p>
<p>CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda şaibe olduğu iddiasıyla açılan davada ilk derece mahkemesinin ret kararına yapılan itirazı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, kurultay ve İstanbul İl Kongresi yönünden ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Karara göre, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Seçimli Kurultayı ile 8 Ekim 2023 tarihli İstanbul İl Kongresi’nin, parti içi demokrasi, eşitlik ve serbest irade ilkelerine aykırı şekilde gerçekleştiği kanaatine varıldı. Mahkeme, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararın kaldırılmasına hükmetti. Karar metninde, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayı’nın “mutlak butlan”, yani kesin hükümsüzlük nedeniyle malul olduğunun tespitine ve yapıldığı tarihten itibaren iptaline karar verildi. Mahkeme, bu kurultayın iptal edilmesi nedeniyle, kurultaydan sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan kararların da iptaline hükmetti.</p>
<p>KILIÇDAROĞLU GÖREVE GETİRİLDİ</p>
<p>Kararın en kritik bölümlerinden biri, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultaydan önceki duruma döndürülmesi oldu. Mahkeme, kurultay tarihinde önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönem görevde bulunan parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine karar verdi. Bu karar, CHP’de genel başkanlık ve parti yönetimi açısından yeni bir siyasi ve hukuki süreci başlatacak nitelikte. Karar yalnızca CHP’nin büyük kurultayıyla sınırlı kalmadı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 8 Ekim 2023 tarihinde yapılan CHP İstanbul İl Kongresi’nin de mutlak butlan nedeniyle sakat olduğunun tespitine ve yapıldığı tarihten itibaren iptaline karar verdi. Mahkeme, İstanbul İl Kongresi’nden önceki duruma dönülmesine; kongre tarihinden önceki il başkanı ve parti il organlarının görevlerine devam etmelerine hükmetti.</p>
<p>MUHALEFET AYNI DİLLE TEPKİ GÖSTERDİ</p>
<p>Butlan kararına muhalefet liderleri aynı sertlikte tepki gösterdi. İYİ Parti lideri Dervişoğlu “Alınan butlan kararının, kendisi mutlak butlandır” dedi. Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, kararın “hukuki bir sonuçtan çok siyaseti dizayn etme çabası” olduğunu savundu. DEVA Partisi lideri Babacan ise “Yargı, siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez” açıklamasını yaptı. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ile Tülay Hatimoğlulları, Anahtar Parti Lideri Yavuz Ağıralioğlu, Zafer Partrisi Lideri Ümit Özdağ da yaşananların yargı eliyle siyaseti dizayn etmek olduğunu söyledi. Partilerin kim tarafından idare ve yönetileceğine mahkemeler değil milletin karar vereceğini vurguladı.</p>
<p>YARGIYLA SİYASET DİZAYN EDİLEMEZ</p>
<p>‘Butlan’a sert tepki gösteren Davutoğlu ‘Hukuki bir sonuçtan çok siyaseti dizayn etme çabası’ derken Babacan ‘Yargı, siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez’ vurgusu yaptı. Arıkan ise ‘Partilerin geleceğine ‘mahkeme salonlarında’ değil ‘millet iradesiyle’ sandıkta karar verilir’ dedi. Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline ilişkin mutlak butlan kararının, hukuki bir sonuç olmadığını söyledi: “Alınan mutlak butlan kararının işleyiş süreci ve zamanlaması açısından hukuki bir sonuçtan çok siyaseti dizayn etme çabası olduğu açıktır. Tam yetkili olan YSK kararını verdikten sonra yapılan işlemlerin geçerliliği tartışılmaya başlanırsa bundan sonra yapılacak seçim ve kongrelerin güvenliği de tartışmalı hale gelir. Siyasi kültürümüzün ve demokratik süreçlerimizin siyasi ahlak temelinde yeniden yapılandırılması zorunludur.”</p>
<p>DEVA Partisi Lideri Babacan da paylaşımında kararı eleştirdi: “DEVA Partisi olarak ilkesel tutumumuz açıktır: Siyasi partileri kimlerin yöneteceği mahkeme kararlarıyla değil; üyelerin, delegelerin ve seçmenin iradesiyle belirlenir. Yargı, siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez. Türkiye’nin ihtiyacı hukuki güvenlik, demokratik rekabet ve sandık iradesine saygıdır. Hukukta öngörülebilirlik yoksa ülke zarar görür.”</p>
<p>Saadet Partisi Lideri Arıkan ise paylaşımında ‘Partilerin geleceği mahkeme salonlarında belirlenmez’ diyerek şunları söyledi: “Türkiye siyasi tarihinde, siyaseti ve siyasi partilerin geleceğini her zaman ‘milletin vicdanı’ ve ‘iradesi’ belirlemiştir. Yargı eliyle siyasi partilerin güvencesiz hale getirilmesi, demokrasimiz açısından onarılamaz yaralar açacaktır. Partilerin geleceğine ‘mahkeme salonlarında’ değil ‘millet iradesiyle’ sandıkta karar verilir. Söz de karar da mühür de milletindir.”</p>
<p>MİLYONLARIN İRADESİ YOK SAYILDI</p>
<p>DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı iptal kararına tepki gösterdi. Bakırhan, kararın milyonlarca seçmenin demokratik iradesi ve siyasi tercihinin ‘yargı eliyle yok sayma girişimi” olarak nitelendirerek, kararın yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’nin demokratik geleceğine yönelik bir müdahale olduğunu vurguladı. “Demokrasi yargı kararlarıyla değil, halkın iradesiyle ayakta durur” dedi. Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise “Biz demokratik siyasetin, halk iradesinin ve hukuk devletinin tarafıyız. Seçilmişlerin, delegelerin, üyelerin ve seçmenlerin iradesi yargı eliyle askıya alınamaz” ifadesini kulandı. DEM Parti’nin kurumsal açıklamasında ise “Geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasi ve hukuktan yanayız. Onlarca yıllık mücadelemizin temel ve ilkesel düsturu, demokratik siyasete dönük saldırılara karşı halk iradesinin yanında olmaktır” vurgusu yapıldı.</p>
<p>BİZE GÖRE KARARIN KENDİSİ SAKAT</p>
<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, istinafın CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararına tepki gösterdi. “Millet iradesine karşı yapılan demokrasi dışı her türlü müdahaleye sonuna kadar karşıyız” dedi. Dervişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Millet iradesine karşı yapılan demokrasi dışı her türlü müdahaleye sonuna kadar karşıyız. Bizim gözümüzde; alınan butlan kararının, kendisi mutlak butlandır” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu daha sonra Parti Genel Merkezi’nde CHP kurultayının iptaline ilişkin kararı değerlendirmek üzere İYİ Parti Başkanlık Divanı olağanüstü topladı.</p>
<p>İKTİDAR SEÇİMİ KAZANMAK İÇİN SİYASİ MÜHENDİSLİK PEŞİNDE</p>
<p>Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, butlan kararı sonrası yaptığı sosyal medya paylaşımında “Siyasetin yargı kararlarıyla dizayn edilmesini doğru bulmuyoruz. Demokrasilerde çözüm ve karar mercii, mahkemeler değil millettir. Siyasi belirsizlikten çıkış, ancak seçimle mümkündür; geciktirmeyin, sandığı getirin, nihai kararı millet versin” dedi ve ekledi: “Cumhur İttifakı’nın oyları eriyor. Karşımızda daha önce de defalarca yendiğimiz ve anketlerde de gene bize karşı kazanma ihtimali pek de olmayan Sayın Kılıçdaroğlu’nu karşımızda görelim şeklinde mecburen bir siyasi mühendislik yapmaya yöneliyorlar.”</p>
<p>BU KARARIN AĞIR SONUÇLARI OLACAK</p>
<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptal kararına tepki göstererek “Verilen bu mutlak butlan kararıyla Yüksek Seçim Kurulu, sandık; dolayısıyla demokrasi yok sayılmıştır” dedi. Ağıralioğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Verilen bu mutlak butlan kararıyla Yüksek Seçim Kurulu, sandık; dolayısıyla demokrasi yok sayılmıştır. Verilen bu kararın demokrasimize, hukuk sistemimize, ülke ekonomimize ve uluslararası itibarımıza ağır sonuçları olacaktır. Anahtar Parti olarak her zaman adaletin, demokrasinin, millet iradesinin ve devletin kurumsal varlığının yanında olduğumuzu ifade ederek, kararı doğru bulmadığımızı Türk milletine saygıyla arz ederiz.”</p>
<p>ÜLKE AĞIR BİR KRİZDEN GEÇİYOR</p>
<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, CHP kurultayına ilişkin istinaf kararının ardından CHP Genel Merkezi’ne gelerek Genel Başkan Özgür Özel ile görüştü. Görüşme sonrası açıklama yapan Özdağ “Demokrasinin ağır bir krizden geçtiğini görüyorduk. Bugün bu kriz zirveye çıktı” dedi. Özdağ şu ifadeleri kullandı: “‘Bütün siyasi partiler kapatalım, bir tek parti seçime girsin’ atmosferi adeta oluşturulmaya çalışılıyor. Türkiye’nin önüne bir çıkış stratejisi koyamayan, bir seçim stratejisi oluşturamayan iktidarın şimdi hukuku kullanarak muhalefeti tasfiye etmek için ardı ardına operasyonlar geliştirdiğini görüyoruz. Aday olanlar tutuklanıyorlar. Siyasi partiler bölünmeye çalışılıyor, kapatılmaya çalışılıyorlar, baskı altına alınmaya çalışılıyor.” Özdağ Türkiye’nin bir Kuzey Kore bir Rusya olmadığını da belirtip halkın bunu asla kabul etmeyeceğini ifade etti.</p>
<p>AVRUPA PARLAMENTOSU: TÜRKİYE KARANLIK BİR DÖNEME GİRDİ AB BUNA SESSİZ KALAMAZ</p>
<p>Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararına sert tepki gösterdi. Kararı ‘ana muhalefet partisini ortadan kaldırmaya yönelik iyi hazırlanmış bir plan’ olarak nitelendirerek “AB artık kör ve sessiz kalamaz” dedi. Amor, kararın yalnızca bir mahkeme kararı olarak görülemeyeceğini belirterek, bunun ana muhalefet partisini etkisizleştirmeye dönük planlı bir adım olduğunu savundu. Paylaşımında “CHP kongresi hakkında verilen mutlak butlan kararıyla Türkiye’de karanlık bir döneme giriyoruz. Bu, ana muhalefet partisini ortadan kaldırmak için iyi hazırlanmış bir plandır” ifadelerini kullandı. Amor, Avrupa Birliği’ne de açık çağrıda bulundu: “AB artık kör ya da sessiz kalamaz.” İspanya Başbakanı Sanchez’in başkanlığını yürüttüğü Sosyalist Enternasyonal, CHP kurultayına yönelik verilen ‘mutlak butlan’ kararına sert tepki gösterdi. Yapılan resmi açıklamada, kararın tamamen hukuka aykırı olduğu belirtilerek “Bu karar Türkiye’nin demokratik sistemine indirilmiş bir darbedir” ifadesi kullanıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/siyaset-butlana-karsi-birlesti/43327/">Siyaset &#8216;butlan&#8217;a karşı birleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/politika/siyaset-butlana-karsi-birlesti/43327/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahçeli : &#8216;Öcalan Barış Süreci Koordinatörü olsun&#8221;</title>
		<link>https://www.millinizam.com/manset/bahceli-ocalan-baris-sureci-koordinatoru-olsun/42956/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/manset/bahceli-ocalan-baris-sureci-koordinatoru-olsun/42956/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 09:19:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah]]></category>
		<category><![CDATA[açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Koordinatörlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Grup Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasallaşma]]></category>
		<category><![CDATA[siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[statüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Barış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=42956</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mhp Genel Başkanı Devlet Bahçeli : &#8216;Öcalan Barış Süreci Koordinatörü olsun&#8221; Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan&#8217;ın statüsü için &#8220;Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü&#8221; ismini önerdi. Bahçeli, grup toplantısının ardından gazetecilere verdiği demeçte, &#8220;CHP parçalanmamalı, karıştırılmamalı&#8221; dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/bahceli-ocalan-baris-sureci-koordinatoru-olsun/42956/">Bahçeli : &#8216;Öcalan Barış Süreci Koordinatörü olsun&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mhp Genel Başkanı Devlet Bahçeli : &#8216;Öcalan Barış Süreci Koordinatörü olsun&#8221;</p>
<p>Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan&#8217;ın statüsü için &#8220;Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü&#8221; ismini önerdi. Bahçeli, grup toplantısının ardından gazetecilere verdiği demeçte, &#8220;CHP parçalanmamalı, karıştırılmamalı&#8221; dedi.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.</p>
<p>Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan&#8217;ın statüsüne değinen Bahçeli, &#8220;Abdullah Öcalan için statü açığı varsa bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır. Bu noktada ihtiyaç duyulacak mekanizmanın adı ne olursa olsun özü açık olmalıdır. Bu mekanizma toplumsal onarımı, siyasal normalleşmeyi, demokratik katılımı, kardeşlik hukukunu, kamu düzenini, millî güvenliği ve huzurlu geleceği birlikte gözetmelidir. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının &#8216;Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü&#8217; olmasını öneriyorum. Fakat elbette başka alternatifler de üretilebilir&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Terörsüz Türkiye&#8221; sürecinin ne olduğunu uzun uzun anlatan MHP lideri, &#8220;Terörsüz Türkiye teslimiyet değildir. Terörsüz Türkiye taviz değildir. Terörsüz Türkiye terör örgütüyle pazarlık değildir. Terörsüz Türkiye devleti zayıflatmak, millî iradeyi gevşetmek, aziz milletimizin kırmızı çizgilerini çiğnemek, hassasiyetlerini kurcalamak, güvenlik ilkelerini sulandırmak hiç değildir. Terörsüz Türkiye, Türk milletinin tarihî bir musibetten kurtulmasıdır. Terörsüz Türkiye yalnızca bugünün değil, yarının meselesidir. Terörsüz Türkiye yalnızca iç güvenliğin değil, dış politikanın da meselesidir. Terörsüz Türkiye yalnızca bir asayiş hedefi değil, büyük ve güçlü Türkiye idealinin ana sütunlarından biridir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>GRUP TOPLANTISINDAKİ KONUŞMASI</p>
<p>Bahçeli&#8217;nin grup toplantısında yaptığı konuşma şöyle:</p>
<p>Değerli dava arkadaşlarım, Türkiye Balkanlar, Kafkasya, Karadeniz, Doğu Akdeniz, Orta Doğu, Türk dünyası, Afrika ve Avrupa arasında temas kurabilen bir merkez ülkedir. Aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen, farklı masalarda bulunabilen, farklı coğrafyalarla konuşabilen nadir devletlerden biridir. Türkiye kendi hikâyesini politik söylemlerle yazmaz. Üretimle, diplomasıyla, savunma kabiliyetiyle, enerji hamleleriyle, lojistik ağlarıyla, toplumsal dayanışmasıyla ve millet disipliniyle yazar. Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın idraki, 2053’ün ufku ve 2071’in kavrayışı ancak böyle bir bakış açısıyla gerçeklik kazanır. Türkiye’nin dış politika anlayışı, barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgiye sahiptir. Tarihî tecrübemiz, coğrafi konumumuz ve devlet duruşumuz bunu gerektirir.</p>
<p>&#8220;TÜRKİYE HİÇBİR GÜCÜN UZANTISI OLMAZ&#8221;<br />
Türkiye, savaşların yayılmasını, krizlerin derinleşmesini, toplumların yerinden edilmesini, şehirlerin yıkılmasını ve bölgemizin kalıcı bir istikrarsızlık alanına dönüşmesini istemez. Diplomasi kanallarını açık tutar. Arabuluculuk imkânlarını değerlendirir. Tarafların konuşabileceği zeminleri destekler. Gerilimin düşürülmesi için yapıcı rol üstlenir. Ancak barıştan yana durmak edilgenlik anlamı taşımaz. Diplomasiye önem vermek başkalarının hesabına eklemlenmek manasına gelmez. Arabuluculuk, herhangi bir küresel veya bölgesel projenin azası hâline gelmek şeklinde yorumlanamaz. Türkiye kendi dış politikasını, kendi millî çıkarları, kendi güvenlik öncelikleri ve kendi stratejik çizgisi çerçevesinde yürütür. Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız. Hiçbir ülkenin güvenlik kaygısının Türkiye’ye karşı bir mevziye dönüşmesine izin vermeyiz. Hiçbir ittifakın veya diplomatik girişimin Türkiye’nin meşru haklarını aşındırmasına rıza göstermeyiz. Türkiye masaya kendi aklıyla oturur, kendi güvenliğini, kendi hukukunu ve kendi menfaatini göz ardı ederek görüntü siyaseti yapmaz.</p>
<p>&#8220;BARIŞ SİYASETİ, SAĞLAM İÇ CEPHE İSTER&#8221;<br />
Barış siyaseti yalnızca iyi niyetle yürütülemez. Güç, hazırlık, caydırıcılık ve sağlam bir iç cephe ister. Sahada gücü olmayanın masadaki sözü zayıflar. Ekonomisi dirençsiz olanın diplomatik hareket alanı daralır. İç cephesi kırılgan olanın dış politikada manevra kabiliyeti azalır. Türkiye’nin barış dili güçlü devlet kapasitesi ile birlikte düşünülmelidir. Türkiye’nin barıştan yana duruşu Doğu Akdeniz’de, Ege’de ve Kıbrıs’ta aleyhimize gelişen oldubittilere sessiz kalacağı anlamına gelmez. Yurtta sulh, cihanda sulh mefkûresinin şekillendirdiği dış politikamız gereği Türkiye gerilim arayan bir ülke olmamıştır. Fakat haklarını, güvenlik alanını, deniz yetki sahalarını, Kıbrıs Türkü’nün varlık hakkını ve Ege’deki denge hukukunu yok sayan her adım karşısında kararlı bir Türkiye bulur.</p>
<p>MACRON&#8217;A NAPOLYON ÜZERİNDEN TEPKİ<br />
Fransa’nın, Yunanistan’ın, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin ve İsrail’in Doğu Akdeniz’de kurmaya çalıştığı güvenlik ve enerji merkezi temaslar dikkatle takip edilmelidir. Her devlet kendi dış politikasını yürütür. Kendi ittifaklarını kurar. Fakat bu ittifakların Türkiye’yi çevreleme, Kıbrıs Türkü’nü sıkıştırma, Ege’de mevcut dengeyi bozma veya Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye rağmen fiili durum üretme amacına yönelmesi hâlinde buna kayıtsız kalmamız beklenemez. Fransa’nın bölgeye tarihî komplekslerle, sömürgecilik döneminden kalma alışkanlıklarla ve küçük tasavvurlarıyla bakması istikrar üretmez. Sayın Macron’un siyasi ölçeğini aşan Napolyonculuk hevesine kapılması, dost ve hatta çoğu zaman müttefik olan Türk ve Fransız milletleri arasındaki yüzyıllara sarih kadim ilişkilere fayda sağlamaz. Fransa, Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı dar hesapların aparatı hâline gelirse bundan bölge barışı, Avrupa güvenliği ve Fransa’nın itibarı zarar görür.</p>
<p>&#8220;TÜRKİYE, KIBRIS TÜRKÜ’NÜN HAKKINI BAŞKALARININ İNSAFINA TERK ETMEYECEK&#8221;<br />
Şu hususun altını ehemmiyetle çiziyorum. Yunanistan’ın maksimalist taleplerle hareket etmesi hukuk üretmez. Güney Kıbrıs Rum yönetiminin adanın tamamı adına konuşma alışkanlığı meşruiyet üretmez. İsrail’in kendi güvenlik endişelerini Türkiye’ye karşı bölgesel bir düşmanlığa dönüştürme arayışı kalıcı barış üretmez. Bölgeyi dar hesaplara göre yönlendirmeye çalışanlar yalnız kendileri için değil, bütün bölge için yeni risk kapıları açarlar. Kıbrıs meselesi de bu çerçevede ayrıca değerlendirilmelidir. Kıbrıs yalnız bir müzakere başlığı veya diplomasi dosyası sayılamaz. Kıbrıs, Türkiye’nin güvenlik derinliği, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları, Kıbrıs Türkü’nün varlık hakkı ve Türk milletinin stratejik hafızasıdır. Kıbrıs’ta toprak alım satımı, yabancı mülkiyeti, stratejik bölgelerde taşınmaz yoğunlaşması ve ekonomik nüfus üretme girişimleri sıradan ticari işlemler gibi görülemez. Toprak yalnız tapu kaydı sayılamaz. Kimi zaman egemenlik hakkının belgesi, kimi zaman güvenlik teminatı, kimi zaman gelecek nesillerin hakkıdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin demografik dengesi, mülkiyet yapısı, ekonomik bağımsızlığı ve güvenlik hassasiyetleri millî mesele olarak görülmelidir. Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün hakkını başkalarının insafına terk etmeyecektir. Başta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yöneticileri olmak üzere, bütün soydaşlarımız ve kandaşlarımız bu konuda tarihî hafızanın gerektirdiği bilinç ve sorumlulukla hareket etmelidir. Adada hâlâ Avrupa Birliği romantizmiyle oyalananlar, gözlerini Doğu Akdeniz’in doğu kıyılarına çevirmeli, Filistin’de ve Lübnan’da yaşananları ibretle okumalıdır. Devletsizliğin, sahipsizliğin ve garantisizliğin bir halka nelere mal olduğunu göreceklerdir. Kıbrıs Türkü’nün güvenliği, toprağı, egemenliği ve geleceği hiçbir hayale, hiçbir dış telkine, hiçbir diplomatik seraba emanet edilemez. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlık hakkını koruyacak, Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını başkalarının onayına bağlamayacak, Ege’deki denge hukukunun aşındırılmasına müsaade etmeyecektir.</p>
<p>Değerli dava arkadaşlarım, Türkiye’nin önündeki dönemi yalnız güvenlik tedbirleriyle, diplomatik temaslarla veya ekonomik programlarla karşılaması yeterli değildir. Dünya yeniden şekillenirken Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şey, bütün alanları aynı hedefe bağlayan kapsamlı millî seferberlik anlayışıdır. Geciktiremeyeceğimiz seferberlik bellidir. Ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberlik. Ekonomik seferberlik, üretimin büyütülmesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi, ihracat pazarlarının genişletilmesi, tarımda verimliliğin artırılması, sanayide katma değerin yükseltilmesi, enerji güvenliğinin tahkim edilmesi ve müteşebbisin dünyaya açılmasıdır. Kültürel seferberlik, Türkiye’nin tarihî birikimini, dilini, sanatını, eğitim kurumlarını, yayıncılığını, dizilerini, sinemasının mimarisini, şehir hafızasını ve insani diplomasi kabiliyetini daha etkili biçimde dünyaya taşımasıdır. Teknolojik seferberlik ise savunma sanayinde kazanılan özgüvenin yazılıma, yapay zekâya, siber güvenliğe, sağlık teknolojilerine, tarım teknolojilerine, enerji teknolojilerine, uzay çalışmalarına, ulaştırma sistemlerine ve dijital ekonomiye yayılmasıdır.</p>
<p>Terörsüz Türkiye hedefinin burada ayrı bir yeri vardır. Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkacaktır. Bizler vatan sevdalısı Türk milliyetçileri olarak barış için çıktığımız bu kutlu yola Allah’ın izniyle baş koyduk. Türk milliyetçiliği, kalabalıklarda atılan kuru sloganların, kürsülerde cilalanan kof nutukların, kalıplara hapsolmuş kör bir taassubun değil, karanlığı yaran kudretli bir şuurun tecellisidir. Bu şuur, vatan sınırlarına çizgi, toprağa arazi, millete nüfus olarak bakmayanların anlayışıdır. Ay yıldızlı al bayrağın dalgalanmasında üç bin yıllık tarihi, minarelerden duyulan ezanda bağımsızlığın mahiyetini idrak edebilenlerin ferasetidir. Bir taşı için, bir avuç toprağı için, zirvesini göremediği dağı, nerede olduğunu dahi bilmediği ovası, bağı, bahçesi, merası ve suyu için gerekirse can alıp can vermektir. Türk milliyetçiliği her bir insanını, her bir hanesini bir saymaktır. Türk milletini bir bütün olarak kavramaktır. Tarlada saban süren çiftçiyi, fabrikada ter döken işçiyi, tezgâhının başında rızkını arayan esnafı, sınıfta evlatlarımızı yetiştiren öğretmeni, hastanede insanımıza şifa dağıtan hekimi, devletimizin yükünü omuzlayan memuru, emeğiyle ailesini geçindiren her vatandaşımızı ayrı ayrı dert edinmektir. Türk milliyetçiliği, vatanı alın teriyle işlenecek bir emanet, milleti huzur ve refah için hizmet edilecek mukaddes bir sorumluluk olarak bilmektir. Sabaha kadar ülkeyi düşüneceksiniz. Övdüğünü kulağına küpe edinen, tasada, temennide, tercihte ve tavırda birleşen dava arkadaşlarımın duyuşudur. Geçmişin hatıralarına sığınıp orada yaşayanların değil, geleceğin Türkiye’sini inşa etmeye namzet olanların mutluluğudur. Tarihimizin şanlı sayfalarına, ecdadının bıraktığı mirasa bakıp övgüsünü lafta bırakanların değil, icraata dökenlerin vizyonudur. Bugünün sorunlarına cesaretle eğilenlerin ve elini taşın altına koyanların, hatta ve hatta o taşın altına gerekirse gövdesiyle girmeyi vazife bilenlerin anlayışıdır.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/bahceli-ocalan-baris-sureci-koordinatoru-olsun/42956/">Bahçeli : &#8216;Öcalan Barış Süreci Koordinatörü olsun&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/manset/bahceli-ocalan-baris-sureci-koordinatoru-olsun/42956/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mhp&#8217;de Yeniden Dizayn Dönemi Başladı</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/mhpde-yeniden-dizayn-donemi-basladi/42776/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/mhpde-yeniden-dizayn-donemi-basladi/42776/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 04:36:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[dizayn]]></category>
		<category><![CDATA[görevden alma]]></category>
		<category><![CDATA[il teşkilatları]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=42776</guid>

					<description><![CDATA[<p>MHP’de 18 günde 11. fesih: Bingöl ve Gaziantep teşkilatları da kapatıldı MHP teşkilatlarında &#8220;tüzük&#8221; mesaisi sürüyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter&#8217;in istifası sonrası İstanbul ile başlayan fesih süreci Bingöl ve Gaziantep ile devam etti. Parti genel merkezi, son 18 gün içinde toplam 11 il teşkilatını feshederek yerel yönetim kadrolarında kapsamlı bir revizyona gitti. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/mhpde-yeniden-dizayn-donemi-basladi/42776/">Mhp&#8217;de Yeniden Dizayn Dönemi Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MHP’de 18 günde 11. fesih: Bingöl ve Gaziantep teşkilatları da kapatıldı</p>
<p>MHP teşkilatlarında &#8220;tüzük&#8221; mesaisi sürüyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter&#8217;in istifası sonrası İstanbul ile başlayan fesih süreci Bingöl ve Gaziantep ile devam etti. Parti genel merkezi, son 18 gün içinde toplam 11 il teşkilatını feshederek yerel yönetim kadrolarında kapsamlı bir revizyona gitti.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi, teşkilat yapısında kapsamlı bir yeniden yapılandırma sürecini sürdürüyor. 6 Nisan 2026 tarihinde İstanbul İl Teşkilatı’nın feshedilmesiyle başlayan süreç, nisan ayının sonuna yaklaşırken hala devam ediyor. Son olarak Bingöl ve Gaziantep il teşkilatlarının da feshedilmesiyle birlikte, sadece 18 gün içerisinde toplam 11 il teşkilatı görevden alınmış oldu.</p>
<p>BİNGÖL VE GAZİANTEP’TE GÖREV DEĞİŞİMİ</p>
<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı ardışık açıklamalarla Bingöl ve Gaziantep teşkilatlarının feshedildiğini kamuoyuna duyurdu. Yalçın, Bingöl İl Teşkilatı’nın feshine ilişkin yaptığı açıklamada, kararın parti tüzüğünün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiyle, 34. madde uyarınca alındığını belirtti. Fesih kararının hemen ardından Bingöl İl Başkanlığı görevine Emin Varan atandı.Bu açıklamadan kısa bir süre sonra Gaziantep teşkilatı için de benzer bir kararı paylaşan Yalçın, Gaziantep İl Teşkilatı’nın da feshedildiğini ve bu ilde başkanlık görevine Mehmet Sait Kılıç’ın getirildiğini bildirdi.</p>
<p>18 GÜNLÜK &#8220;TEŞKİLAT REVİZYONU&#8221; BİLANÇOSU</p>
<p>6 Nisan 2026’da İstanbul ile başlayan bu süreç, parti içinde kısa sürede geniş bir coğrafyaya yayıldı. 18 günlük süre zarfında MHP yönetimi tarafından feshedilen il teşkilatlarının listesi şu şekilde oluştu:</p>
<p>İstanbul</p>
<p>Kütahya</p>
<p>Eskişehir</p>
<p>Kars</p>
<p>Çanakkale</p>
<p>Bilecik</p>
<p>Muğla</p>
<p>Bolu</p>
<p>Ardahan</p>
<p>Bingöl</p>
<p>Gaziantep</p>
<p>İSTİFA SONRASI HAREKETLİ GÜNLER</p>
<p>Teşkilatlardaki bu seri fesih kararlarının, MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in istifasının ardından kamuoyuna yansıyan gerilimlerin gölgesinde şekillenmesi dikkat çekiyor. Semih Yalçın imzasıyla yayımlanan her iki kararda da yeni atanan başkanların görevlerine başladığı bildirildi.</p>
<p>Kaynak: Karar.com</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/mhpde-yeniden-dizayn-donemi-basladi/42776/">Mhp&#8217;de Yeniden Dizayn Dönemi Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/mhpde-yeniden-dizayn-donemi-basladi/42776/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahçeli&#8217;den &#8216;Laiklik Bildirisi&#8217;ne tepki: Allah&#8217;a iman gericilikse, gericiyiz!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/manset/bahceliden-laiklik-bildirisine-tepki-allaha-iman-gericilikse-gericiyiz/40147/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/manset/bahceliden-laiklik-bildirisine-tepki-allaha-iman-gericilikse-gericiyiz/40147/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 10:42:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik bildirisi]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan etkinlikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=40147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. İşte Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar: İç ve dış siyasi gündem itibarıyla yoğun bir haftayı geride bırakıyoruz. Bu yoğunluğun önümüzdeki günlerde çetrefilleşip daha da artış kaydedeceğini söylemek zannederim hatalı bir öngörü olmayacaktır. Mübarek Ramazan ayının maneviyat ikliminde akan hayatın iç yüzünü, ardışık siyasi gelişmelerin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/bahceliden-laiklik-bildirisine-tepki-allaha-iman-gericilikse-gericiyiz/40147/">Bahçeli&#8217;den &#8216;Laiklik Bildirisi&#8217;ne tepki: Allah&#8217;a iman gericilikse, gericiyiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.</p>
<p><strong>İşte Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar:</strong></p>
<p>İç ve dış siyasi gündem itibarıyla yoğun bir haftayı geride bırakıyoruz. Bu yoğunluğun önümüzdeki günlerde çetrefilleşip daha da artış kaydedeceğini söylemek zannederim hatalı bir öngörü olmayacaktır. Mübarek Ramazan ayının maneviyat ikliminde akan hayatın iç yüzünü, ardışık siyasi gelişmelerin muteber özünü dikkatle, sabırla, akılla ve uyanık bir vicdan kabiliyetiyle okumanın lüzumu her cihetten asıl ve hasıl bir gerçektir. İdrak ettiğimiz rahmet ve mağfiret mevsiminde, şuurlarımıza nifakın zehirli dumanını sızdırmayı hesap edenlere karşı temkinli ve tedbirli hareket etmek mühim ve mutlak bir gerekliliktir.</p>
<p><strong>MEB’İN RAMAZAN GENELGESİ</strong></p>
<p>Dünyayı Türkçe yorumlamanın yanında Türkiye’yi millî birlik ve kardeşliğin tarihsel müktesebatı ile kucaklamak, sahip olduğumuz bugünkü yüksek vazife ve vaziyet hâlinin şaşmaz gereğidir. Ramazan ayı dayanışma ve yardımlaşma duygusunun şahikasıdır. Ramazan ayı bizi biz yapan millî ve manevi değerlerin şah damarıdır. Bilhassa Ramazan ayının mübarek adabını, muazzam ahlakını, muazzez manasını yeni yetişen nesillere öğretmek hepimizin münhasır görevi olmalıdır. Her dönemde bundan rahatsızlık duyan köksüzler vardır ve olacaktır.</p>
<p>Fakat bir türlü anlamadığımız, anlayamadığımız esas açmaz şudur. Manevi erimenin ve ahlaki erozyonun küresel bir savruluş hâlini aldığı, her cepheden tehditlerin savrulduğu bugünkü dünyanın alaca karanlık tablosunda çocuklarımızı düşünmeyelim mi? Onları Müslüman Türk milletinin haslet ve hususiyetiyle tesis etmeyelim mi? Geleceğimiz için kaygılanmayalım mı? Ne yapsaydık, akışa mı bıraksaydık. Ne yapsaydık. Üç maymunu mu oynasaydık. Ölen öldü, kaybolan kayboldu, tükenen tükendi, elden ne gelir, kalanlar bizim mi deseydik.</p>
<p>İffetli ve itibarlı bir masumiyet yeryüzünde en nadir bulunan ve bulunacak mücevherdir. Zaman ve mekân sıkışmasıyla fazilet ve fikir zedelenmesi yaşayan çevrelere bunu anlatmak veya kabullendirmek, işin doğrusunu isterseniz pek müşküldür. Çünkü onların dilleri mühürlüdür, dilekleri mühürlüdür, dimaları mühürlüdür, hepsi bir yana kalpleri mühürlüdür. Bizim her evladımız, her çocuğumuz istikbalin henüz sabırdan satıra dökülmemiş mesajı ve müteakkit iradesidir.</p>
<p>Bu bahsi neden açtığımı, bu kadar açıklamayı niçin yaptığımı sabrınıza sığınarak elbette izah edeceğim. Millî Eğitim Bakanlığı 12 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri konusunda bir genelge yayımlamıştır. Yerinde ve kıvamında bir adımla doğrusunu yapmıştır. Takdir ve tebrik ediyoruz. Yine bu günlerde Dağları Allah dedirten, her yaş grubunda göz kamaştıran bir akıma dönüşen ‘Kâbe’de Hacılar Hu der Allah’ isimli ilahi ve bu ilahiyi seslendiren kardeşlerimizi de gönülden alkışlıyoruz.</p>
<p>Millî Eğitim Bakanlığının mezkûr genelgesinde özetle Türk millî eğitiminin genel amacının millî, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren, bu değerleri davranış hâline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğu kaydedilmiştir. Türk milletinin sağduyu ve vicdan sahibi hangi mensubu bu gerçekleri inkâr ve ihmal edebilecektir. Genelgede yer alan bir diğer önemli ve altı çizilmesi gereken gerçek de şudur. İlköğretim öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim sürecidir.</p>
<p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştiren bütüncül bir eğitim sistemine dayanmaktadır. Genelgede ifade edildiği üzere bu modelin merkezinde erdem, değer ve eylem çerçevesi bulunmaktadır. Değerlerin öğrencilerimiz tarafından içselleştirilerek günlük yaşamlarına davranış olarak dönüşmesi esastır. Hülasaikâlam Ramazan ayı boyunca öğrencilerimizin paylaşma bilincini geliştirmeye, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazandırmaya ve dayanışma duygularını güçlendirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin planlanarak uygulanmasının önemi anılan genelgede ifade bulmuş ve talimat mahiyetiyle ilan edilmiştir.</p>
<p><b>‘TÜRKİYE’NİN TALİBANLAŞTIĞINI GÖRENİNİZ VAR MI?’</b></p>
<p>Bu genelgenin neresi yanlıştır? Elinizi vicdanınıza götürüp düşününüz. Türkiye’nin Talibanlaştığına dair en ufak bir emare, en küçük bir delil göreniniz var mıdır?</p>
<p>Ramazan ayı etkinliklerine Talibanlaşma ve gericilik diye yaygara koparanlar hakiki manada yobaz değiller midir?</p>
<p>Merhum Cemil Meriç’in ifadesiyle söylersek yeni yobazlık kendimize ait mukaddese kulaklarımızı tıkayış ve kendimizden kaçış olarak tanımlanmayacak mıdır? Maarifin Kalbinde Ramazan Şenlikleri’nin neresinde sakınca vardır?</p>
<p><b>“ÇÜRÜK AYDINLAR NE İSTEDİĞİNİ SÖYLESİN”</b></p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve İslam karşıtlığında birleşen yönetici taifesi hele bir anlatsın da duyalım, öğrenelim. Din düşmanı olup olmadığını bilmediğimiz, yalnızca İslam düşmanlığı üzerinden mevzuya giren, bu nedenle ruhunu iblisin emanetine veren çürük aydınlar ne istediklerini açık yüreklilikle söylesinler. Kültürel mirasımızı güçlendiren, paylaşma ve birlikte olma bilincini teşvik eden samimi faaliyetlerin neresinde pürüz, neresinde laiklikle çelişen bir çarpıklık söz konusudur. Yabancı ülkelerde her pazar kiliseye giden çocukları mesele yapmayıp da Ramazan ayının mehabbetini ve muhabbetini, aşılayan ahlaki ve manevi sorumluluğu tartışmaya açmaya cüret eden sütü hamuru lekeli güruha nasıl sessiz kalalım. Nasıl hiçbir şey olmamış gibi tepkisiz duralım. Yahu bunlarda hiç mi utanma duygusu kalmadı.</p>
<p>Sözde uzman ve akademisyenlerden mürekkep 168 kişi bir araya gelerek ‘laikliği birlikte savunuyoruz’ başlığıyla imzaladıkları bir bildiriyi kamuoyuyla paylaşmışlar. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yan yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler. Diyorlar ki laikliği savunmak suç değildir. Diyorlar ki şeriatçı dayatmaları reddediyoruz. Diyorlar ki karanlığa teslim olmayacağız. Alayınız karanlıksınız, alayınız karanlıktasınız, haberiniz yok.</p>
<p><b>“ALLAH’A İMAN GERİCİLİKSE, GERİCİYİZ”</b></p>
<p>Millî Eğitim Bakanlığının az evvel ifade ettiğim genelgesinden dolayı Türkiye’de gerici, şeriatçı bir kuşatma varmış. Allah’a iman etmek gericilikse biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Çocuklarımıza Ramazan ayının muteber ahlak ve manasını aktarmak gericilik olarak değerlendiriliyorsa biz de buna sonuna kadar ortağıyız. Ne diyordu merhum Cemil Meriç. Gelin kulak verelim. “Murdar bir hâlden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse her namuslu insan gericidir.” Hepsini toplasanız bir insan etmeyecek 168 kişi bugünkü karanlık yüzün hâlihazırdaki temsilidir.</p>
<p>Millî Eğitim Bakanımızı ve bakanlık personelini kutluyorum. Millî Eğitim Bakanlığının 12 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri konulu genelgeyi sonuna kadar destekliyorum.</p>
<p><b>“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN KURUCU RUHU VE EGEMENLİK HUKUKU HER ZAMAN BAKİDİR”</b></p>
<p>Bu aşamada söyleyeceklerim son olarak şudur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti başkent Ankara’dan yönetilen üniter devlet yapısına, Türk milleti gerçeği üzerine inşa edilen millî devlet yapısına ve inançlarımız ile yönetim ilişkilerinin belirlendiği laik devlet yapısına dayanmaktadır. Bu yapı Cumhuriyetimizin kurucu kahramanları ve kadroları tarafından çağın ve ötesinin dikkate alındığı mükemmel bir vizyon ile belirlenmiştir. Bir devlet çatısı altında beraberce yaşayabilmemizin asgari kuralları 29 Ekim 1923 tarihinde konulmuştur. Başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, bayrağımızın ay yıldızlı al bayrak, millî marşımızın İstiklal Marşı olduğu belirlenmiş ve anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır. Bundan geriye dönüş yoktur. Taviz, tavsama, tereddüt veya tenakus söz konusu değildir. Cumhuriyetin 103 yıllık tarihi bu ilkeleri benimsemekte zorlanan, reddeden ya da değiştirmeye çabalayan bedbahtların zaman zaman beyhude kalkışmalarına şahit olmuştur. Bu girişimler her defasında büyük Türk milleti tarafından lanetlenmiş, müsebbipleri hak ettiği karşılığı görmüştür.</p>
<p>Değerli dava arkadaşlarım. Gazi Mustafa Kemal Paşa Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi unvanı ile 1 Aralık 1921 tarihinde yaptığı konuşmada kurucu felsefenin omurgasını derinlemesine tarif etmiştir. Bildiğiniz üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki temelleri 23 Nisan 1920’de atılmıştır. Kurucu felsefenin omurgasını millî egemenlik oluşturmuştur. Halkçılık da millî egemenliğin toplumsal tabanını inşa etmiştir. Gazi Mustafa Kemal Paşa o meşhur konuşmasının bir yerinde aynen şunları söylemiştir. “Millet yürüdüğü yolu pek büyük isabetle seçmiştir. Ve bu yolun sonunda parlayan saadet güneşini bütün vücuduyla görmektedir. Bu millet o güneşe ulaşacaktır ve hiçbir kuvvet ona mâni olamayacaktır.” Tarihi geriye sarmak, zamanı geriye taşımak mümkün değildir. Aynı zamanda tarih bir el feneri gibidir. Nereye tutarsanız orayı aydınlatır, gerisi karanlıkta kalır. Yine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği üzere bugün ulaştığımız sonuç asırlardan beri çekilen millî felaketlerin doğurduğu yanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan şehit kanlarının bedelidir. Nereden geldiğimizi, nasıl geldiğimizi biliyoruz. Hangi menzile varmak istediğimizin hayal ve hedefleriyle dopdoluyuz. Türk milletinin varoluş hakları, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ruhu ve egemenlik hukuku her zaman bakidir. Her anlamda canlıdır, her daim muhafaza ve müdafaaya yeminli olduğumuz millî namustur. Geçmişin tecrübelerinden istifade ederek geleceğin huzurlu, gelişmiş, güvenli ve barışçı Türkiye’sinin teklifini sağlam esaslara dayanarak yapmanın arayış ve arzusundayız. Gerekirse pirincin içindeki beyaz taşları ayıklamak anlamına da gelse, gerekirse ağzımızla kuş tutmak, samanlıkta iğne aramak, deveye hendek atlatmak pahasına da olsa biz yolumuzdan dönmeyeceğiz.</p>
<p>Attığımız her adımla, yaptığımız her hamleyle ülkemizin ve milletimizin ümit sancağı, ufuk çizgisi ve huzur çimentosu olmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Dağılarak, dalaşarak ve dağınık hâlde durarak değil, birbirimize danışarak, dayanarak ve sarılarak demokratik ve siyasi sorumluluğumuzu hakkıyla yerine getireceğiz.</p>
<p>Evvela bir hatırlatma yaparak düşüncelerimin pergelini açmak istiyorum. Anayasal ve demokratikleşme süreçlerinin nereden bakarsanız 118 yılı bulan paradoksal iki kanadından bahsedilir. Bu iki kanattan birisi eşitlik, diğeri özgürlüktür. Hürriyet ilanıyla yola koyulan ikinci meşrutiyet özgürlüğü tercih ederek önceliğini almış lakin sonuca ulaşamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise kurulduğu ilk andan itibaren eşitlik ilkesini çatı değer hâline görmüş ve buna müzahir devlet millet ilişkisini belirlemiştir. Eşitliğin öne çıkması özgürlüğün geri plana itildiği anlamına gelmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan her insanımız, her kardeşimiz eşit ve özgür vatandaş olarak kabul görmüştür. Hiçbir vatandaşımız ahlaken, hukuken ve siyaseten bu ülkede ikinci sınıf insan muamelesi görmemiştir. Tarih ve kültür vadimizin hangi köşesine bakarsanız bakınız bu topraklar üzerinde ayrımcılığın izini, ötekileştirmenin izdüşümünü kolay kolay bulamazsınız.</p>
<p><b>TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI</b></p>
<p>Şu altı çizilmesi gereken hususu da yok saymıyorum. 103 yıllık Cumhuriyet tarihinin farklı etaplarında iktidar mevkiinde bulunan bir kısım zevatın şahsi, vehimli, ikircikli, önyargılı ve ideolojik tutumundan kaynaklanan dönemsel yanlışları olmuştur. Ancak bu durum hiçbir zaman devlet ve toplum hayatını sabote edecek derecede tırmanmamıştır. Yani Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk neyse Kürt odur, Kürt neyse Türk de aynısı olmuştur. Bu iki halk tarih boyunca bin yıllık ortak tarih, ortak kültür ve ortak inanç kapsamında bir millete vücut vermiş, bu milletin adı da Türk milleti olmuştur. Nitekim devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’dir. Milletimiz Türk milletidir. Terörsüz Türkiye hedefiyle devlet ve millet kudreti hem teyit edilmiş hem de dışarıdan bizi yenemeyenlere karşı iç dünyamızda aşılamaz, yıkılamaz birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuru güçlendirilerek yeni yüzyılın rotası belirlenmiştir. Millî iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclis en üst seviyede inisiyatif almış, birkaçı dışında siyasi partilerin büyük çoğunluğu meseleye sorumlu ve duyarlı yaklaşmıştır. Bu sayede Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tesis edilen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos 2025 tarihinde fiilen çalışmalarına başlamıştır. Yaklaşık altı buçuk ay süresince komisyon 20 toplantı yapmış, 137 kurum temsilcisi ve kişinin bilgi ve görüşüne başvurmuş, nihayet 17 Şubat 2026 Salı günü hazırlanan raporu tamamlamıştır. Komisyon üyesi 50 milletvekilinden 47’sinin oyuyla ikmal edilen rapor kabul edilmiştir. Evvela komisyonda görev yapan her milletvekili arkadaşıma huzurlarınızda gönül dolusu teşekkürlerimi iletiyorum.</p>
<p><b>“KOMİSYON ÜSTLENDİĞİ TARİHİ ROLLE TABULARI YIKMIŞ, EZBERLERİ BOZMUŞTUR”</b></p>
<p>Terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili samimi gayret ve girişimlerin en önemli ayağı komisyon raporuyla teşekkül etmiştir. Bahse konu bu rapora sefalet manifestosu diyenlerin bizzat kendileri sefil ve sefildir. Demokratik, katılımcı ve kapsayıcı bir anlayış ölçeğinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üstlendiği tarihî rolle tabuları yıkmış, ezberleri bozmuştur. Hiç kimse yapılan çalışmaları hafife almamalıdır. Hiç kimse millî birlik ve kardeşliğimizi barış ve huzur ortamıyla pekiştirme amacını perdelemeye kalkışmamalıdır. Devir Türk ve Türkiye yüzyılı devridir. Yeni yüzyılda terörsüz ve tereddütsüz Türkiye’yi ihya etmek vatan ve millet sevgisinde buluşan herkesin müşterek gayesi olmalıdır.</p>
<p>Demokratikleşme, ortak vatandaşlık, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla ekonomik refahın çıtası yükselecektir. Terörsüz Türkiye’nin kazananı herkes, hepimiz, milletimizin tamamı olacaktır. Bu da yetmez, kademe kademe ulaşılacak terörsüz bölge hedefiyle etrafımız barış ve kardeşlik kuşağı ile ihata edilecektir. Böylece terör örgütünün feshi ve silah bırakmasının güvenlik ve istihbarat kurumlarımızca takibi, teyidi ve ölçülebilir kriterleri netleşir netleşmez hukuki düzenlemelerin süratle ve şeffaflıkla hayata geçmesi mümkün hâle gelecektir. Adalet duygusunu zedelemeden, şehitlerimizin hatıralarını lekelemeden, gazilerimizin mücadelesine gölge düşürmeden silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması aşama aşama gerçekleştirilecektir.</p>
<p><b>“AF VE CEZASIZLIK ALGISINA PRİM VERMEDEN YASAL DÜZENLEMELERİN ÇERÇEVESİ ÇİZİLMELİDİR”</b></p>
<p>Raporda kaydedildiği üzere örgütün tüm unsurlarıyla feshi, silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda ortaya çıkan anlayış birliği çok değerlidir. Toplumsal bütünleşmenin güç kazanması maksadıyla silah bırakmayla birlikte işleyen süreci ve sonrasını yönetecek müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye vurgu yapılması ayrıca önemlidir. Af ve cezasızlık algısına prim vermeden ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin çerçevesi çizilmelidir. Türk’ün itibarı Kürt’ün itibarıdır. Kürt’ün iffeti Türk’ün iffetidir. Türk’ün onuru Kürt’ün onurudur. Bunların mevcudu da büyük Türk milletinin şanı, şerefi ve haysiyetidir.</p>
<p><b>“BÖLGEMİZ TARİHÎ BİR SINAMADAN GEÇMEKTEDİR”</b></p>
<p>Değerli arkadaşlarım, etrafımıza baktığımızda ve dünyanın içine gömüldüğü kaos ve kriz anaforuna göz attığımızda terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefinin ne kadar büyük bir boşluğu dolduracağı ortadadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a saldıracağı tarih hususunda deyim yerindeyse bahisler oynanmaktadır. Bölgemiz tarihî bir sınamadan geçmektedir. ABD’nin olağanüstü askerî yığınağı tehlikenin cesameti hakkında fikir vermektedir. Daha vurucu yeni nesil savaş senaryoları bölgesel dinamikleri, küresel ekonomi ve siyaset dengelerini olumsuz yönde etkileyecektir. Tehdit yakın ve sıcaktır. ABD’nin İran’a saldırması coğrafyaların ayarını bozacak ve tahminlerin ötesinde yaygın bir savaş döneminin kapısını aralayacaktır. Bir yanda ABD, diğer yanda İran müzakerelerin sürdüğünü iddia etse de Cenevre’de kurulan masa faal olsa da Arap arabulucular devrede bulunsa da İran, Rusya ve Çin Hürmüz Boğazı ile Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda ortak askerî tatbikat gerçekleştirmektedir. Aynı anda Gazze’nin yeniden imarı için Washington’da barış toplantıları yapılırken eş zamanlı şekilde İran’a karşı savaş hazırlıkları konuşulmaktadır. İsrail yönetiminin dizginlenmesi hususunda ön alması gereken Trump’ın siyonist lobinin etkisiyle İran’a meydan okuması anlaşılır değildir. ABD’nin İsrail Büyükelçisi’nin teolojik ve ideolojik saplantılarla vaat edilmiş topraklar söylemini gündeme getirmesi, sınır aşan potansiyel hedeflerin dillendirilmesi ve bölge devletlerinin egemenlik haklarının tartışmaya açılması siyonist yayılmacılığın nasıl bir tehdit oluşturduğunu göstermektedir.</p>
<p><b>‘KCK DERHAL FESHEDİLMELİ’</b></p>
<p>Şimdi tekrar terörsüz Türkiye hedefine dönelim. Dışımız kaynarken içimizi kaynaştırmalıyız. Dışımızda yangın varken içimizde birbirimize daha sıkı sarılmalıyız. Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamayla PKK’nın yaptığı çağrının önemli bir dahli vardır. Bu çağrı aynı şekilde KCK’yı da bağlamaktadır. Örgütün üst yapılanmasının feshi derhal sağlanmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/bahceliden-laiklik-bildirisine-tepki-allaha-iman-gericilikse-gericiyiz/40147/">Bahçeli&#8217;den &#8216;Laiklik Bildirisi&#8217;ne tepki: Allah&#8217;a iman gericilikse, gericiyiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/manset/bahceliden-laiklik-bildirisine-tepki-allaha-iman-gericilikse-gericiyiz/40147/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bekin&#8217;den MHP&#8217;ye net cevap: Öcalan konusunda uzlaşı yok! Dağıtılmamış rapor üzerinden&#8230;</title>
		<link>https://www.millinizam.com/ustmanset/bekinden-mhpye-net-cevap-ocalan-konusunda-uzlasi-yok-dagitilmamis-rapor-uzerinden/38973/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/ustmanset/bekinden-mhpye-net-cevap-ocalan-konusunda-uzlasi-yok-dagitilmamis-rapor-uzerinden/38973/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 09:53:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Bekin]]></category>
		<category><![CDATA[Feti Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Birlik]]></category>
		<category><![CDATA[Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[umut hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniden Refah Partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=38973</guid>

					<description><![CDATA[<p>MİLLİ NİZAM / ÖZEL Yeniden Refah Partisi adına Milli Birlik, Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu&#8217;nda görevli İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, MHP&#8217;li komisyon üyesi Fethi Yıldız&#8217;ın PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan&#8217;a ilişkin &#8220;Umut Hakkı&#8221; konusunda tüm partilerle uzlaşı sağlandığı yönündeki açıklamasını sert şekilde reddetti. Bekin, böyle bir uzlaşının olmadığını, konunun ancak şehit aileleri ve milletin kararıyla [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/ustmanset/bekinden-mhpye-net-cevap-ocalan-konusunda-uzlasi-yok-dagitilmamis-rapor-uzerinden/38973/">Bekin&#8217;den MHP&#8217;ye net cevap: Öcalan konusunda uzlaşı yok! Dağıtılmamış rapor üzerinden&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MİLLİ NİZAM / ÖZEL</strong></p>
<p>Yeniden Refah Partisi adına Milli Birlik, Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu&#8217;nda görevli İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, MHP&#8217;li komisyon üyesi Fethi Yıldız&#8217;ın PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan&#8217;a ilişkin &#8220;<strong>Umut Hakkı</strong>&#8221; konusunda tüm partilerle uzlaşı sağlandığı yönündeki açıklamasını sert şekilde reddetti. Bekin, böyle bir uzlaşının olmadığını, konunun ancak şehit aileleri ve milletin kararıyla çözülebileceğini belirterek, en gerçekçi yolun referandum olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>&#8220;MHP TEMSİLCİSİNİN İFADESİ GERÇEKLERDEN UZAK&#8221;</strong></p>
<p>Komisyonun Rapor Tanzim Heyeti&#8217;nin beşinci toplantısının ardından gazetecilere demeç veren MHP&#8217;li Fethi Yıldız&#8217;ın açıklamalarına tepki gösteren Doğan Bekin, yaptığı yazılı açıklamada, &#8220;<strong>MHP temsilcisi Sayın Fethi Yıldız’ın, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli tarafından Abdullah Öcalan için sürekli dile getirilen &#8216;Umut Hakkı&#8217; konusunda komisyona katılan tüm siyasi partilerle uzlaşı sağladık şeklindeki ifadesi gerçeklerden uzak olup, 51 üyeli asıl komisyonun iradesini yansıtmadığını ve bunun gerçekçi ve doğru bir yaklaşım olmadığını belirtmek isteriz</strong>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;KOMİSYON ÜYELERİNE DAĞITILMAMIŞ RAPOR ÜZERİNDEN AÇIKLAMA YAPILDI&#8221;</strong></p>
<p>Bekin, yapılan açıklamanın usulsüzlüğüne de dikkat çekti. Rapor Tanzim Heyeti&#8217;nce hazırlanmakta olan taslağın, TBMM Başkanı ve Komisyon Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından tüm üyelere dağıtılmadan bu tür açıklamalar yapılmasını eleştirdi. Bekin, &#8220;<strong>Rapor Tanzim Heyetince kaleme alınmakta olan rapor taslağının TBMM Başkanı ve Komisyon Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş tarafından komisyondaki tüm üyelere dağıtılmadan bu ve benzeri açıklamanın yapılmış olması sadece komisyon üyesini ve temsil etmekte olduğu partiyi bağlar</strong>&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;YENİDEN REFAH&#8217;IN GÖRÜŞÜ NET: REFERANDUM&#8221;</strong></p>
<p>Yeniden Refah Partisi&#8217;nin konuya ilişkin net tutumunu bir kez daha ilan eden Bekin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: &#8220;<strong>Yeniden Refah Partisi olarak bu konudaki görüşümüz bellidir. &#8216;Umut Hakkı&#8217;nın Şehit ve Gazi aileleri ve milletimizin vereceği karar ile mümkün olabileceğini ve konuyla ilgili en gerçekçi yolun referandum olduğunu bir kez daha ifade etmek isteriz</strong>.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/ustmanset/bekinden-mhpye-net-cevap-ocalan-konusunda-uzlasi-yok-dagitilmamis-rapor-uzerinden/38973/">Bekin&#8217;den MHP&#8217;ye net cevap: Öcalan konusunda uzlaşı yok! Dağıtılmamış rapor üzerinden&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/ustmanset/bekinden-mhpye-net-cevap-ocalan-konusunda-uzlasi-yok-dagitilmamis-rapor-uzerinden/38973/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MHP&#8217;li Feti Yıldız&#8217;dan dikkat çeken açıklama: &#8220;Umut Hakkı&#8217;nda uzlaşma sağlandı&#8221;</title>
		<link>https://www.millinizam.com/politika/mhpli-feti-yildizdan-dikkat-ceken-aciklama-umut-hakkinda-uzlasma-saglandi/38898/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/politika/mhpli-feti-yildizdan-dikkat-ceken-aciklama-umut-hakkinda-uzlasma-saglandi/38898/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 17:47:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[umut hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=38898</guid>

					<description><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM’deki Süreç Komisyonu toplantısından sonra yaptığı açıklamada terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın ‘umut hakkı’ konusunda uzlaşıldığını açıkladı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda ortak rapor hazırlanmasına ilişkin çalışmalar sürüyor. Bu kapsamında bugün gerçekleştirilen Komisyon toplantısı yaklaşık 2,5 saat sürdü. Toplantı sonrası TBMM Başkanlığı’ndan açıklama geldi. Açıklamaya göre, ilerleyen [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/mhpli-feti-yildizdan-dikkat-ceken-aciklama-umut-hakkinda-uzlasma-saglandi/38898/">MHP&#8217;li Feti Yıldız&#8217;dan dikkat çeken açıklama: &#8220;Umut Hakkı&#8217;nda uzlaşma sağlandı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM’deki Süreç Komisyonu toplantısından sonra yaptığı açıklamada terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın ‘umut hakkı’ konusunda uzlaşıldığını açıkladı.</p>
<p>Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda ortak rapor hazırlanmasına ilişkin çalışmalar sürüyor. Bu kapsamında bugün gerçekleştirilen Komisyon toplantısı yaklaşık 2,5 saat sürdü. Toplantı sonrası TBMM Başkanlığı’ndan açıklama geldi. Açıklamaya göre, ilerleyen günlerde gerçekleştirilecek komisyon toplantısında Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin rapora nihai şekil verilecek ve TBMM Başkanlığı’na sunulacak.</p>
<p>Siyasi partiler kendi kurullarında son raporunu değerlendirecek ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda rapor oylanacak ve TBMM Başkanlığı’na sevk edilecek.</p>
<p><strong>FETİ YILDIZ’DAN AÇIKLAMA</strong></p>
<p>Toplantının ardından açıklama yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız “Terörsüz Türkiye Komisyonu’nda umut hakkı konusunda uzlaştık. Raporda yer alacak. AİHM kararlarına uyulduğu zaman, AİHM kararları da umut hakkından bahsediliyor” dedi.</p>
<p>Feti Yıldız, Komisyon toplantısı öncesinde yaptığı değerlendirmede de Demirtaş’ın tahliyesine değinerek “Buna mahkemeler karar verir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uymak lazım. Eğer AİHM bir ihlal gördüyse, tahliyesi konusunda beyan varsa tahliyesi lazım. Liderimiz, tüm süreci özetleyen bir açıklama yaptı. Bunun üzerine bizim açıklama yapmamıza gerek yoktur” açıklamasında bulunmuştu.</p>
<p><strong>BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?</strong></p>
<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün gerçekleştirdiği grup toplantısında “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” ifadesini kullanmıştı.</p>
<p><strong>UMUT HAKKI NEDİR?</strong></p>
<p>Ceza hukukunda kullanılan bir kavram olan “Umut hakkı” mahkum edilmiş kişilerin belirli koşullar altında yeniden topluma kazandırılma ve serbest bırakılma hakkını ifade eder.</p>
<p>Bu kavram, özellikle ağır cezalar almış ya da ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış kişileri kapsar. Umut hakkı, cezanın infazı sırasında mahkumun pişmanlık göstermesi, topluma yeniden kazandırılma potansiyelinin bulunması ve iyi hal gibi unsurlar göz önüne alınarak belirli bir süre sonra serbest kalma umuduna sahip olmasına olanak sağlar.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/mhpli-feti-yildizdan-dikkat-ceken-aciklama-umut-hakkinda-uzlasma-saglandi/38898/">MHP&#8217;li Feti Yıldız&#8217;dan dikkat çeken açıklama: &#8220;Umut Hakkı&#8217;nda uzlaşma sağlandı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/politika/mhpli-feti-yildizdan-dikkat-ceken-aciklama-umut-hakkinda-uzlasma-saglandi/38898/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Son seçim anketi yayımlandı: İşte birinci parti</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/son-secim-anketi-yayimlandi-iste-birinci-parti/38319/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/son-secim-anketi-yayimlandi-iste-birinci-parti/38319/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 08:55:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[anket]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[dem parti]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim anketi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniden Refah Partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=38319</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hemen her gün art arda gelen zamlar, maaş azlığı, vatandaşların sık sık yetkililere seslenmesine rağmen yapılamayan ‘çözüm odaklı’ ekonomik politikalar geçinemeyen vatandaşları isyan ettirmeye devam ediyor. Vatandaşlar ‘erken seçim’ isterken, çağrılara kulak tıkayan iktidar ise şehit yakını gazilerin tepkilerine rağmen ‘Terörsüz Türkiye’ adımlarını sürdürüyor. Anket firmaları çalışmalarına hız verdi. ASAL Araştırma,26 ilde 16-24 Ocak tarihlerinde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/son-secim-anketi-yayimlandi-iste-birinci-parti/38319/">Son seçim anketi yayımlandı: İşte birinci parti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hemen her gün art arda gelen zamlar, maaş azlığı, vatandaşların sık sık yetkililere seslenmesine rağmen yapılamayan ‘çözüm odaklı’ ekonomik politikalar geçinemeyen vatandaşları isyan ettirmeye devam ediyor.</p>
<p>Vatandaşlar ‘erken seçim’ isterken, çağrılara kulak tıkayan iktidar ise şehit yakını gazilerin tepkilerine rağmen ‘Terörsüz Türkiye’ adımlarını sürdürüyor.</p>
<p>Anket firmaları çalışmalarına hız verdi. ASAL Araştırma,26 ilde 16-24 Ocak tarihlerinde 2 bin vatandaşa <strong>“Bu Pazar bir milletvekili genel seçimi olsa oyunuzu hangi siyasi partiye verirsiniz?”</strong> diye sordu. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra anketten CHP yüzde 34.8 oy alarak birinci çıktı. AKP ise oyların yüzde 32.1’ini aldı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/01/son-secim-anketi-yayimlandi-iste-birinci-parti-0-7iMyHTPE.jpg" /></p>
<p>ASAL Araştırma’nın anket sonuçları şöyle:</p>
<p>CHP: Yüzde 34.8<br />
AK Parti: Yüzde 32.1<br />
DEM Parti: Yüzde 8.4<br />
MHP: Yüzde7.0<br />
İYİ Parti: Yüzde 4.9<br />
Zafer Partisi: Yüzde 3.3<br />
Yeniden Refah Partisi: Yüzde 3.0<br />
Anahtar Parti: Yüzde 2.7<br />
Türkiye İşçi Partisi: Yüzde 1.2<br />
Diğer: Yüzde 2.6</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/01/son-secim-anketi-yayimlandi-iste-birinci-parti-1-PxHpecUW.jpg" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/01/son-secim-anketi-yayimlandi-iste-birinci-parti-2-wAyhuedb.jpg" /></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/son-secim-anketi-yayimlandi-iste-birinci-parti/38319/">Son seçim anketi yayımlandı: İşte birinci parti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/son-secim-anketi-yayimlandi-iste-birinci-parti/38319/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MHP’li Büyükataman&#8217;dan &#8216;umut hakkı&#8217; açıklaması</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/mhpli-buyukatamandan-umut-hakki-aciklamasi/38245/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/mhpli-buyukatamandan-umut-hakki-aciklamasi/38245/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 11:51:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Büyükataman]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[umut hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=38245</guid>

					<description><![CDATA[<p>MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, “Umut hakkı ile alakalı netleşen, komisyonda ortak bir karar haline dönüşen henüz bir irade söz konusu değil. Komisyonun mutabakatıyla, ortak kararıyla birtakım adımlar atılmalı. Yeni tartışmalara kapı aralayacak bir anlayış ve yaklaşım içerisinde değiliz” dedi. MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman partisinin il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/mhpli-buyukatamandan-umut-hakki-aciklamasi/38245/">MHP’li Büyükataman&#8217;dan &#8216;umut hakkı&#8217; açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Sekreteri <span style="font-weight: bolder;">İsmet Büyükataman</span>, “Umut hakkı ile alakalı netleşen, komisyonda ortak bir karar haline dönüşen henüz bir irade söz konusu değil. Komisyonun mutabakatıyla, ortak kararıyla birtakım adımlar atılmalı. Yeni tartışmalara kapı aralayacak bir anlayış ve yaklaşım içerisinde değiliz” dedi.</p>
<p>MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman partisinin il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 2025 yılında hem dünyada hem de bölgede kritik gelişmelerin yaşandığını söyleyen Büyükataman, Suriye’deki son gelişmeleri hatırlatarak, “<span style="font-weight: bolder;">Terör</span> devleti İsrail’in Orta Doğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. İsrail’in bölgemizde doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye Cumhuriyeti’dir. İç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Özellikle Suriye’de Esad’ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye’yi savaşa mahkum bırakmak istemiştir. Suriye’de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG, Suriye’yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat’ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır” diye konuştu.</p>
<p><b>‘KÜRTLERİ TERÖRLE EŞİTLEYEN DİL ZEHİRLİDİR’</b></p>
<p>Suriye’de SDG’ye yönelik operasyonun, Kürtlere yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi gösterilerek algı yaratılmaya çalışıldığını söyleyen Büyükataman, “Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir” dedi.</p>
<p><b>‘TERÖR VE TERÖR YANDAŞLIĞI ÇIKMAZ SOKAKTIR’</b></p>
<p>Tüm bu gelişmelerin Türkiye’nin güvenliğini yakından ilgilendirdiğinin altını çizerek, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik saldırıya da konuşmasında değinen İsmet Büyükataman, şunları söyledi:</p>
<p>“Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir ve bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir. Terör ve terör yandaşlığı çıkmaz sokaktır. Bunu herkes kafasına iyi sokmalıdır. Tüm bunlar yaşanırken Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin ilk günden itibaren vurguladığı gibi işin en hayati tarafı elbette iç cephemizin sağlam tutulmasıdır.”</p>
<p><b>‘TAVİZ VERİLMEDEN TERÖR ÖRGÜTÜNÜN FESHİ SAĞLANDI’</b></p>
<p>2025 yılının en önemli olaylarının başında Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında elde edilen kazanımların geldiğini söyleyen Büyükataman, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bu kapsamda terör örgütü PKK kendini feshettiğini açıklamış, kırk yıllık terör belasının son bulması için önemli bir eşik aşılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti hiçbir taviz vermeden, hiçbir pazarlık yapmadan terör örgütünün ön şartsız bir şekilde feshini sağlamıştır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu devlet politikasını sulandırmaya çalışmış, bu kutlu hedefi sabote etmeye yeltenmişlerdir. CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır. Diğer yandan Türk milliyetçiliğini adeta bir istismar aracı olarak kullanmaktan başka hiçbir siyaset üretemeyen, hamaset çukurunda çırpınan İP kendi menfaatleri uğruna adeta ülke ve dünya gerçeklerini reddetmektedir. Terörsüz Türkiye Hedefimiz adım adım ilerledikçe, Türkiye başarıya yaklaştıkça uykuları kaçanlar, panik içerisinde Terörsüz Türkiye hedefimizi karalamaya çalışıp, partimize iftira atanlar için son yaklaşmıştır.”</p>
<p><b>‘TÜRK MİLLETİ BU PROJENİN ARKASINDA’</b></p>
<p>Terörsüz Türkiye sürecinin devam edeceğini vurgulayan Büyükataman, şöyle konuştu:</p>
<p>“Terörsüz Türkiye süreci tabii ki devam edecek. Bunun kararlılıkla devamı konusunda hiç kimsenin endişesi olmasın. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yapmış olduğumuz ziyaretlerde o bölgede yaşayan vatandaşlarımızdan tahmin edilemeyecek ölçüde bir iyi niyete, samimiyete, mutluluklarına, bu anlamda ortaya konulan gayretten kaynaklı mutluluklarına şahit olduk. Gerçekten hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti hem Türk milleti, kırk küsur yılı aşkın bir süredir verilen bu terörle mücadeleden yorgun düştü. Dolayısıyla herkes iyi niyetle bu belanın bir an önce Türkiye gündeminden artık kesin çıkarılmasını ve bin yıllık kardeşlik hukukunun ne pahasına olursa olsun yeniden tesis edilmesini, muhafaza edilmesini iyi niyetle ifade ediyor. Türk milleti bu projenin arkasında. Türk, Kürt bu ülkede yaşayan 86 milyon vatandaşımız etnik kökeni ne olursa olsun, inancı, dini inancı, tercihi ne olursa olsun terör belasından artık Türkiye’nin arındırılması konusunda kesin bir ittifak halinde. Dolayısıyla belki ilk defa bu ölçüde bir samimi, bir birlikteliğin bu konuyla alakalı bir olumlu iklimin oluştuğuna şahit oluyoruz. Bu olumlu iklimin ve tavrın Türkiye’yi gerçekten daha iyi noktalara taşıyacağına, terörsüz Türkiye’nin hakim kılınacağına vesile olacağı hususunda hiçbir endişe taşımıyoruz.”</p>
<p><b>‘YENİ TARTIŞMALARA KAPI ARALAMAYACAĞIZ’</b></p>
<p>Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını sürdürdüğünü hatırlatan Büyükataman, Abdullah Öcalan’a Umut Hakkı ile ilgili MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın yaptığı açıklamanın sorulması üzerine ise şunları söyledi:</p>
<p>“Umut hakkı ile alakalı netleşen, bu komisyonda ortak bir karar haline dönüşen henüz bir irade söz konusu değil. Komisyon çalışmalarını yapsın. O komisyonun müşterek iradesiyle bu hususta yasal anlamda atılması icap eden adımlar konusunda oluşacak mutabakat neyi gerektiriyorsa, Milliyetçi Hareket Partisi de o konuda katkı sunmaya hazır bir anlayış içerisinde başından bu yana. Onun için bir önümüzdeki haftayı bir bekleyelim bu konuda. İhtiyaç olursa niye olmasın. Feti Bey öyle açıkladı da netice itibarıyla orada bir komisyon var. Komisyonun mutabakatıyla, ortak kararıyla birtakım adımlar atılmalı. Öyle olursa zaten bir anlam ifade eder, bir karşılık bulmuş olduk. Yeni tartışmalara kapı aralayacak bir anlayış ve yaklaşım içerisinde değiliz. Bu itibarla orada oluşacak umumun, katılım heyetinin tamamının mutabık kalacağı makul çerçevede, makul zeminlerde oluşturacağı çözümleri önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz.”</p>
<p><b>‘KAYBEDECEK BİR TANE BİLE EVLADIMIZ YOKTUR’</b></p>
<p>Konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘Milli Ahlak Reformu’ açıklamasına da değinen Büyükataman, “Suça karışmış veya suç işlemiş çocuklarla ilgili ne gereksiyorsa yapmalıyız. Adaletin sağlanması için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Kaybedecek bir tane bile evladımız yoktur. Harap edecek bir tane gencimiz olmayacaktır. Bu noktada Sayın Genel Başkanımızın ‘Milli Ahlak Reformu’ başlatmalıyız çağrısı son derece önemlidir. Ailelerimiz, eğitim kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, siyasi partilerimiz hazırlanacak acil eylem planı çerçevesinde milli ahlakı müdafaa edecek bir mücadeleyi hiç gecikmeden başlatmalıdır. Bu anlamda Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları elinden gelen her şeyi yapmaya, milletimizi saran bu kötü alışkanlarla ve ahlaki çöküşle her alanda mücadele etmeye hazırdır” dedi.</p>
<p><b>EMEKLİLER İÇİN TEMMUZ AYINI İŞARET ETTİ</b></p>
<p>Emeklilerin maaşlarıyla ilgili düzenleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruyu da yanıtlayan Büyükataman, “Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda müşterek irade ortaya koyduğu anda yeni bir yasayla birtakım ek tedbirlerin alınması, yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi çok zor değil takdir edersiniz. Bu konuda iyi niyetli hazırlıklar var, çalışmalar var. Belki yılın ikinci altı ayında ek birtakım düzenlemelerle başta emeklilerimiz olmak üzere bazı iyileştirmelerin yapılma ihtimali de kuvvetle muhtemel. Bekleyelim. Ben yılın ikinci altı ayında inşallah emeklilerimizle alakalı da bir iyileştirmenin yapılabileceğini düşünüyorum” dedi.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/mhpli-buyukatamandan-umut-hakki-aciklamasi/38245/">MHP’li Büyükataman&#8217;dan &#8216;umut hakkı&#8217; açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/mhpli-buyukatamandan-umut-hakki-aciklamasi/38245/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahçeli: ABD&#8217;nin 50 parçaya ayrıldığı günler uzak değil</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/bahceli-abdnin-50-parcaya-ayrildigi-gunler-uzak-degil/37506/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/bahceli-abdnin-50-parcaya-ayrildigi-gunler-uzak-degil/37506/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:19:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=37506</guid>

					<description><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşuyor Bahçeli’nin konuşmalarından satır başları: Değerli milletvekillerimiz, kıymetli hanımefendiler ve beyefendiler ile basınımızın saygıdeğer mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyor, en içten dileklerimi iletiyorum. Bugünkü toplantımızı yakından takip eden tüm vatandaşlarımıza da sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Daha önce de dediğim gibi siyasetin doğruluğu kadar zamanın da doğru olması [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/bahceli-abdnin-50-parcaya-ayrildigi-gunler-uzak-degil/37506/">Bahçeli: ABD&#8217;nin 50 parçaya ayrıldığı günler uzak değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşuyor</p>
<p><strong>Bahçeli’nin konuşmalarından satır başları:</strong></p>
<p>Değerli milletvekillerimiz, kıymetli hanımefendiler ve beyefendiler ile basınımızın saygıdeğer mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyor, en içten dileklerimi iletiyorum. Bugünkü toplantımızı yakından takip eden tüm vatandaşlarımıza da sevgi ve saygılarımı sunuyorum.</p>
<p>Daha önce de dediğim gibi siyasetin doğruluğu kadar zamanın da doğru olması gerekir. Doğru zamanda yanlış siyaset ham hayalin peşinde oyalanmaktır. MHP’nin siyaseti doğrudur, mücadelesi doğrudur. İlkeleri, ülküsü doğrudur. Siyasetimiz tutarlı ve dengelidir.</p>
<p>“İçinde bulunduğumuz gemi metruk bir gemi değil”</p>
<p>Vatanseverlik sınavından geçemeyen siyaset gerçek manada siyaset değildir, insanımıza hiçbir hayrı dokunmayacaktır. İçinde bulunduğumuz gemi metruk bir gemi değil, dev dalgalara cesaretle direnen iman ve irade gemisidir.</p>
<p>Doğru neyse onu konuşmalıyız. Eğmeden, bükmeden karşımızdaki meseleleri dürüstçe okumalıyız.</p>
<p>Yapılan araştırmalara göre, ilk insanın 3 milyon yıl önce düşünen ilk insanın 1 milyon yıl önce çağdaş insanın ise 200 bin önce ortaya çıktığı söylenmektedir. Bu tarihlerin çok daha eskiye dayandığı bilinmektedir. İnsanlık iki sorunu asla çözememiştir. Birincisi birlikte yaşama konusunu diğerini de uluslararası düzen kurma sorunudur. İki temel sorundan biri adaletsizlik diğeri de anlamsızlıktır. Adalete karşı hukuk, anlamsızlığa karşı da sanat bulunmuştur. Yaklaşık 5 milyar insan savaşların odağında, huzursuzluk sarmalındadır.</p>
<p><strong>“Trump’ın söylediği sözler çivisi çıkmış dünyadır”</strong></p>
<p>Uluslararası hukuka ihtiyacım yok.” sözleri büyük basiretsizliktir. Trump adımı küresel çeteleşmedir. Devlet mi hukukun ürünü? Trump hukuku çiğnerse suç örgütünden farkı kalmaz. ABD’nin dünyayı ateşe sürüklediği kıyamet senaryolarına refakat ettiği artık inkar edilmeyecek bir gerçektir. Demokrasi artık dünyada hepten kayıp ve yok hükmündedir. Dizginlenemeyen hırslar, insan aklının önüne geçmiştir. Venezuela konusu sadece bir testtir. Şimdi sıra Danimarka Grönland’da. Bir NATO üyesi ülkenin başka bir ülkeye çökme ve işgal planı nasıl olacaktır?</p>
<p><strong>“Herkesi sağ duyuya davet ediyorum”</strong></p>
<p>Petrol, doğal gaz ve değerli madenler çatışmaların hem vasıtası hem motivasyonu haline gelmiştir. Uyarıyorum, herkesi sağ duyuya davet ediyorum. Çok parametreli cepheleşmelerin aynısına birinci ve ikinci dünya savaşları öncesinde tesadüf edilmiştir. Trump zincirleme çılgınlıkları, dünyayı karanlık uçurumun kenarına sürüklemekte.</p>
<p><strong>“ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler uzak değildir”</strong></p>
<p>İnsanlığın savaşa girmesi, nükleer silahlarla takibinin yapılması halinde olabilecekleri düşünmek bile korkunçtur. Venezuela komplesi yalnızca testtir. Bu şartlar altında NATO’nun bağlayıcılığından bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır. İstedim, öyle düşündüm, alacağım, yargılayacağım demek, haydi yüreğiniz yetiyor gelin de savaşalım demek değil midir?</p>
<p>Türkiye olarak her ihtimali sıfır hata ile ele almak, yüksek öngörü ile değerlendirmek artık vatan, millet ve bekanın şerefidir. 19. YY’da Osmanlı’ya hasta adam denmişti; bugünün dünyasında gerçek hasta adam ABD’dir. ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler uzak değildir. Dünya ABD ve İsrail’den müteşekkir değildir. BM üyesi 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir.</p>
<p><strong>İran’daki huzursuzluk Türkiye’yi tehdit ediyor</strong></p>
<p>İran’da yaşanan istikrarsızlık, bölgeyle birlikte Türkiye için de ciddi riskler barındırmaktadır. İran’ı zayıflatmayı amaçlayan, örtülü yöntemlerle ülkeyi işlevsiz hale getirmeye çalışan çevrelerin kim olduğu bilinmektedir ve bu tehdit geçmişten fazlasıyla tanıdıktır. Süreç, Gezi Parkı olaylarıyla benzerlikler taşıması açısından dikkatle değerlendirilmelidir.</p>
<p>Bu tablo karşısında yapılması gereken nettir: Bugün, ayrışma değil birlik ve beraberlik içinde hareket etme günüdür.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/bahceli-abdnin-50-parcaya-ayrildigi-gunler-uzak-degil/37506/">Bahçeli: ABD&#8217;nin 50 parçaya ayrıldığı günler uzak değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/bahceli-abdnin-50-parcaya-ayrildigi-gunler-uzak-degil/37506/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
