<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Milat Gazetesi arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/milat-gazetesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/milat-gazetesi/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Jun 2024 16:41:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>İşte Erdoğan-Özel buluşmalarının gerçek sebepleri!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/politika/erdogan-ozel-bulusmalarinin-gercek-sebebi-sikisma-hali/22500/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/politika/erdogan-ozel-bulusmalarinin-gercek-sebebi-sikisma-hali/22500/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[SerifVarol]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jun 2024 16:40:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Meral Akşener]]></category>
		<category><![CDATA[milat]]></category>
		<category><![CDATA[Milat Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Arseven]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Oğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=22500</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milat Gazetesi Yazarı Serdar Arseven, Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasındaki görüşme trafiğinin gerçek sebeplerine dair bir yazı kaleme aldı. &#8220;Recep Tayyip Erdoğan -Özgür Özel görüşmeleri ve CHP kibri!&#8221; başlıklı yazısına &#8220;Ak Parti Genel Merkezi’ndeki ilk görüşmede ve sonrasında CHP tarafı hiç de &#8216;yumuşama&#8217; yanlısı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/erdogan-ozel-bulusmalarinin-gercek-sebebi-sikisma-hali/22500/">İşte Erdoğan-Özel buluşmalarının gerçek sebepleri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<article class="yazaryazi px-3">
<div class="py-3">
<p><strong>Milat Gazetesi Yazarı Serdar Arseven</strong>, Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasındaki görüşme trafiğinin gerçek sebeplerine dair bir yazı kaleme aldı.</p>
<p>&#8220;Recep Tayyip Erdoğan -Özgür Özel görüşmeleri ve CHP kibri!&#8221; başlıklı yazısına</p>
<p>&#8220;Ak Parti Genel Merkezi’ndeki ilk görüşmede ve sonrasında CHP tarafı hiç de &#8216;yumuşama&#8217; yanlısı gibi durmadı.</p>
</div>
<div class="pb-3 metin">
<p>Oralardaki geleneksel &#8216;kibir&#8217; hali, sürecin &#8216;kelebek ömürlü&#8217; olmasına yol açabilir!..&#8221; değerlendirmesiyle başlayan Serdar Arseven şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221; &#8220;Yumuşama&#8221; çabası tek taraflı&#8230; CHP &#8220;kibir&#8221; kıvamlı!</p>
<p>Bir “boş sandalye”den bile kriz çıkarttılar…</p>
<p>Sayın Erdoğan, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’a “iade-i ziyaret için tarih ayarlama” tâlimatını verdi de, kriz öyle söndü!..</p>
<p>Malûm;</p>
<p>İlk buluşmada, Abdullah Gül ekibinin önde gelenlerinden, Eski İsrail ve ABD Büyükelçisi Namık Tan da yer aldı.</p>
<p>Bu buluşmada da O varmış!..</p>
<p>O Namık Tan ki, ilk Erdoğan Özel buluşmasından kısa süre önce bir twit attı.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanı’nın “Kuvây-i milliye neyse Hamas odur!” cümlesini fotoğrafla birlikte alıntılayıp, üstüne “Kuvây-ı Milliye’yi Hamas ile bir tutmak Cumhuriyet tarihine ihanettir, şiddetle kınıyorum” cümlesini kondurdu..</p>
<p>İlk buluşmada…</p>
<p>Ak Parti kanadında Mustafa Elitaş, CHP kanadında Namık Tan da vardı.</p>
<p>Kurmaylar bunlardı…</p>
<p>Mustafa Elitaş, Erdoğan-Özel buluşmasından kısa bir süre önce, Özgür Özel’in hedef alındığı ve içinde “ihanet” kelimesinin geçtiği bir twiti atmış olsaydı, o buluşmada yer alabilir miydi?</p>
<p>Bir “boş sandalye” meselesinden bile kriz üreten CHP kanadı, buna itiraz etmez miydi?</p>
<p>(Namık Tan’ın Sayın Erdoğan cenahına “ağır hücumlarının” devam ettiğini, bu ameliyesine hiç ara vermediğini ilave edelim bu fasla! Namık Tan, istediğini yapmakta elbette serbesttir bu arada… Konu kendisiyle ilgili değildir, ‘yumuşama” çabalarıyla ilgilidir! Maksat üzüm yemek mi, bağcı dövmek mi, bununla ilgilidir!)</p>
<p>Ve sonra…</p>
<p>Yumuşama çabaları derken…</p>
<p>Oradan devam:</p>
<p>Biliyorsunuz, Sayın Erdoğan, “yumuşama süreci”nin hatırına, 28 Şubat dâvâsı hükümlülerinin cezalarını “hastalık” ve “kocama” halinden dolayı kaldırdı.</p>
<p>“Af” yetkisini kullandı.</p>
<p>O imza atılır atılmaz da, Özgür Özel tarafına bilgi verildi.</p>
<p>Bu bilgilendirme de, CHP medyasının önde gelenlerinden Şaban Sevinç tarafından şöyle duyuruldu:</p>
<p>“Kulis…Son dakika… 28 Şubat paşaları dün gece saat 24.00. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’dan CHP’li Namık Tan’a Whatsapp’tan mesaj: “Sayın Özgür Özel’in Cumhurbaşkanımıza söylediği paşalar konusu çözüldü. Sayın Genel Başkana iletebilirsiniz.”</p>
<p>28 Şubat sürecinin mağdurlarından Sayın Cumhurbaşkanı “af” yetkisini böyle kullandı, amma velâkin, “hastalık ve kocama halinden dolayı” affedilenlerden biri…</p>
<p>Gayet zinde bir edayla…</p>
<p>“Af söz konusu değil. Doğrudan doğruya anayasal bir görevin Cumhurbaşkanı tarafından geç olarak yerine getirilmesidir” dedi, Cezaevi çıkışında…</p>
<p>Bu da, CHP’ye yakın medyacılar tarafından “güzel” bir davranış olarak öne çıkartıldı.</p>
<p>Devam edelim:</p>
<p>Ak Parti cenahı, “yumuşama” için elinden geleni yaparken, CHP tarafında bırakın yumuşamayı, ortamı geren çıkışlar dikkat çekti.</p>
<p>Genel Başkan Özgür Özel’in “Süleyman Soylu Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kriminal ve karanlık bakanı” cümlesi mesela…</p>
<p>Süleyman Soylu, Eski Bakan ve hali hazırda AK Partili TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı…</p>
<p>Özgür Özel, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kriminal ve karanlık bakanını Meclis İçişleri Komisyonu Başkanı yaptınız!” demiş oluyor böylece!.. Havanın &#8220;yumuşamasını&#8221; isteyen böyle mi yapar?</p>
<p><strong>İLETİŞİM İYİ, KİBİR KÖTÜ!</strong></p>
<p>Bizi takip edenler bilir…</p>
<p>Bilmeyenler de rahatlıkla bulabilir…</p>
<p>Fırsat oldukça “Kızgın Demiri Soğutmak Şart!” muhtevalı yazılar kaleme alıyoruz.</p>
<p>Ak Parti ile CHP’nin…</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in buluşup görüşmeleri, memleketin meselelerini birlikte değerlendirmeleri elbette “olumlu” bir durumdur…</p>
<p>Bununla birlikte, bir taraf elini uzatıyorken, diğer taraf, “muhatabının” durumu tabanına izahını güçleştirecek hareketler yaparsa…</p>
<p>Kibirli hallere bürünürse…</p>
<p>“Yumuşama” süreci, “kelebek ömürlü” olur!</p>
<p>Taraf arasında büyük bir “güven bunalımı” olduğu belli.</p>
<p>Böyle olmasa, Sayın Cumhurbaşkanı, iki buluşma arasında “kırmızı çizgilerimiz” uyarısı yapma ihtiyacını hisseder miydi?</p>
<p>Ortada o kırmızı çizgileri “ihlâl etme” teşebbüsü olmasa ya da böyle bir ihtimal olmasa, “kırmızı çizgi ikazı” da gelmezdi.</p>
<p>Özgür Özel’in “Selahattin Demirtaş, Osman Kavala” bağlamındaki görüşleri belli…</p>
<p>DEM’e bakışı da öyle; “kayyım” meselesinde hiç de “yumuşama” mesajları verme ihtiyacı hissetmedi Ak Parti tarafına…</p>
<p>Başta İsrail ve ABD olmak üzere, “Batı”lı güçler de, DEM politikalarını alabildiğine destekliyor.</p>
<p>DEM ile araları çok iyi; Suriye’nin Kuzeyi’nde başımıza “seçim çorabı” örmeye çalışıyorlar, biz de şimdilik “erteletmeyi başardığımız için” seviniyoruz!..</p>
<p>Büyük bir “Arz-ı Mev’ud” hamlesini engellemeye çalışıyoruz, tek başımıza!&#8221;</p>
<p><strong>TÜRKİYE SIKIŞTIRILMAK İSTENİYOR!</strong></p>
<p><strong>Serdar Arseven</strong>, yazısının Türkiye&#8217;nin karşı karşıya olduğu tehdit ve baskıları ele aldığı bölümlerinde, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>&#8220;Türkiye üzerindeki baskıların artacağı ortada.</p>
<p><strong>“Heybeliada Ruhban Okulu”</strong>nun açılmasında sakınca olmadığı yönündeki ifadeleri de bu bağlamda değerlendiriyorum…</p>
<p>Yani, baskılar artıyor!..</p>
<p>Halk Bankası Davası Demokles’in Kılıcı gibi duruyor, öylece…</p>
<p>Gezi olaylarından bu yana ekonomimiz birçok “darbe”yle karşı karşıya kaldı; toplam zarar neresinden bakarsanız bakın en az 1 Trilyon Dolar!..</p>
<p>15 Temmuz darbe girişimini tezgahladığı “en yakın medya organlarından birinin” manşet haberiyle ortaya konulan Birleşik Arap Emirlikleri’nden, İsrail’in en yakın müttefiklerinden Suudi Amerika’ya kadar herkesle arayı iyi tutmak zorundayız zira ekonominin toparlanması lâzım!..</p>
<p>Öte yandan…</p>
<p>Soykırımcı ABD’den Soykırımcı Çin’e kadar…</p>
<p>Yukarıdan ikide bir kaş kaldıran, ince ince ayar vermeye çalışan Rusya’nın Putin’ine kadar nice “koldan” saldırı var…</p>
<p>İran da, fırsatını bulduğunda, her türlü zararı vermeye hazır bize!</p>
<p>x</p>
<p>Türkiye, Soykırımcı İsrail’in “Arz-ı Mev’ud” yolunda adımlar atmasından rahatsız; “beka endişesi” kapımızın dibinde!..</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanı’nın “varoluşsal tehdit” olarak nitelendirdiği doğurganlık oranının çakılması, Anadolu Ailesi&#8217;nin türlü saldırılara maruz kalması, sapkın akımların güç kazanması gibi meseleler de memleketin üzerine üzerine geliyor…</p>
<p>Türkiye’nin “siyasi istikrarın” muhafazası için “Anayasa Değişikliklerine” ihtiyacı var.</p>
<p>Bunun yolu da “ince ayar” manevralardan geçiyor.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanı, Sinan Oğan, Meral Akşener ilâveleriyle “Milliyetçi Cephe”yi güçlendirmeye, bu arada da “Batı ile” ilişkileri tekrar rayına oturtmak için atılacak adımlara yönelik tepkilerin dozunu düşürmeye çalışıyor…</p>
<p>Ben uzaktan böyle okuyorum.</p>
<p>Türkiye’nin nerelerden nasıl kuşatıldığını hepiniz biliyorsunuz…</p>
<p>Yunan Adaları’ndaki ABD tahkimâtı, tek başına büyük dert…</p>
<p>Kuzey’den Güney’den Doğu’dan Batı’dan sıkıştırılan bir Ülke…</p>
<p>Beni en çok endişelendiren de, sokaktaki vatandaşla, özellikle de gençlerle konuştuğumda derin bir “umursamazlık” haliyle karşılaşmak!..</p>
<p>Ya da “umursamazlık” demeyelim de..</p>
<p>“Öğrenilmiş çaresizlik!” diyelim…</p>
<p>“Gemisini kurtaran kaptan” havası hepimize zarar verir!..</p>
<p>CHP’nin “Yerel seçimde zafer elde ettik. İktidar ortağıyız!” havalarına girmesi de, öyle…</p>
<p>Memlekete büyük zararlar verir!..</p>
<p>Durun bakalım; bu “yumuşama” işi nereye varacak?</p>
<p>CHP “kibrinden” kurtulabilecek mi?</p>
<p>İzleyelim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<article class="yazaryazi px-3">
<div class="pb-3 metin">
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
</article>
<div class="f600 my-4"><a href="https://www.milatgazetesi.com/yazarlar/yazar/serdar-arseven/"><i class="fas fa-long-arrow-alt-right mr-2"></i> Diğer Yazıları</a></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
</article>
<div class="f600 my-4"><a href="https://www.milatgazetesi.com/yazarlar/yazar/serdar-arseven/"><i class="fas fa-long-arrow-alt-right mr-2"></i> Diğer Yazıları</a></div>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/erdogan-ozel-bulusmalarinin-gercek-sebebi-sikisma-hali/22500/">İşte Erdoğan-Özel buluşmalarının gerçek sebepleri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/politika/erdogan-ozel-bulusmalarinin-gercek-sebebi-sikisma-hali/22500/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Veliler ve öğrencilere önemli tavsiye: Tatilde mutlaka böyle yapın!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/egitim/okullar-tatile-girerken-veliler-ve-ogrencilere-onemli-tavsiye-bunu-mutlaka-yapin/22042/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/egitim/okullar-tatile-girerken-veliler-ve-ogrencilere-onemli-tavsiye-bunu-mutlaka-yapin/22042/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[SerifVarol]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Jun 2024 22:49:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Milat Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Arseven]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=22042</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazeteci-Yazar Serdar Arseven, Milat Gazetesi&#8217;ndeki köşesine yaz tatiline girmeye hazırlanan öğrencilerle velilere seslendi: &#8220;Yaz tatilleri mutlaka çalışarak geçirilmeli.Ben olsam, çıraklık yaşına gelmiş evlâdımı yaz tatilinde “tanıdık” bir ustanın yanına verirdim. Hayatı öğrenirdi biraz, şükrü öğrenirdi.Etrafınıza bakın, tanıdığınız bir usta mutlaka vardır.Çocuk, iki yaz tatilinde, mesela “berber” yanına takılsa mesela, fena mı?Yakında berber bulamayacağız, zira.Usta bugünkünden [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/egitim/okullar-tatile-girerken-veliler-ve-ogrencilere-onemli-tavsiye-bunu-mutlaka-yapin/22042/">Veliler ve öğrencilere önemli tavsiye: Tatilde mutlaka böyle yapın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="py-3">
<p>Gazeteci-Yazar Serdar Arseven, Milat Gazetesi&#8217;ndeki köşesine yaz tatiline girmeye hazırlanan öğrencilerle velilere seslendi:</p>
<p>&#8220;Yaz tatilleri mutlaka çalışarak geçirilmeli.Ben olsam, çıraklık yaşına gelmiş evlâdımı yaz tatilinde “tanıdık” bir ustanın yanına verirdim.</p>
<p>Hayatı öğrenirdi biraz, şükrü öğrenirdi.Etrafınıza bakın, tanıdığınız bir usta mutlaka vardır.Çocuk, iki yaz tatilinde, mesela “berber” yanına takılsa mesela, fena mı?Yakında berber bulamayacağız, zira.Usta bugünkünden de kıymetli hale gelecek.&#8221;</p>
<p>İşte <strong>Serdar Arseven</strong>&#8216;in eğitim sistemini eleştirdiği ve öğrencilerle velilere önemli tavsiyelerde bulunduğu yazısı:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p class="mavi f40 f700"><strong>Yazları mutlaka çalışsın!</strong></p>
</div>
<div class="pb-3 metin">
<p>Çocuğumuzun her istediğini elimizden geldiğince yapıyoruz.</p>
<p>Hayatlarını çok kısıtlı imkânlarla idame ettirmek mecburiyetinde olanlarımız bile, borç harç “fedakârlık” yapıyor, çocuk hiçbir şeyden mahrum olmasın diye.</p>
<p>Ona kıyamıyoruz.</p>
<p>Bizim yaşadıklarımızı yaşamasın istiyoruz, “iyi anne-babalar” olarak.</p>
<p>Çocuğumuzun bir şeylere ulaşmak için “çaba” göstermesine hiç gerek kalmıyor.</p>
<p>İhtiyaç duyduğu, duymadığı ne varsa “hazırda” buluyor.</p>
<p>Ağladığında kıyamıyoruz ya da ağlamasına tahammül edemiyoruz; bir an evvel susması için için ne gerekiyorsa, daha doğrusu ne istiyorsa yapıyoruz.</p>
<p>Çok himayeciyiz.</p>
<p>Çantasını bile hazırlıyoruz ki, okulda sıkıntı yaşamasın.</p>
<p>Bir başka “iyiliğimiz” de, hayattan “yalıtmak” oluyor çocuğu.</p>
<p>Eline cep telefonu, tableti verip başka dünyalara “dalmasını” sağlıyoruz.</p>
<p>Böylece hem çocuk “hoş” vakit geçiyor, hem de biz biraz kafa dinliyor, rahat ediyoruz.</p>
<p>Dersleri konusunda da çok hassasız çocuğun.</p>
<p>Akranlarından geride kalmaması, tam rekabet piyasasında yüzümüzü ağartacak notlar alması ve ileride üniversite sınavında “güzel bir yeri tutturması” için elimizden geleni yapıyoruz…</p>
<p>Sonra…</p>
<p>Elimizden gelen bütün “maddî” imkânları sunduğumuz çocuk, mesela 20 yaşına geldiğinde, kendisi için yaptığımız “fedakârlıkların” karşılığını vermeyecek olursa…</p>
<p>Fena halde içerliyoruz!..</p>
<p>Alacağını tahsil edemeyen “tüccar” ruh haline bürünüyoruz.</p>
<p>Çocukluğumuza dönüp, “Bizim zamanımızda elde, avuçta yoktu. Bin zorluk içinde okul okuduk, bir şeyler yaptık. Şimdiler öyle mi ya? Hiçbir şeyin kıymetini bilmiyorlar!” diye şikâyet edip duruyoruz.</p>
<p>x</p>
<p>İnsanoğlu zorlukla karşılaşmayınca, kolaylığın kıymetini bilir mi?</p>
<p>İmkânsız gibi…</p>
<p>Oruç tutmanın en mühim faydalarından biri de, “açlığın ne demek olduğunu” biraz olsun idrak edebilir hale gelmek.</p>
<p>İhtiyarlık gelmeden gençliğin, hastalık gelmeden sıhhatin, fakirlik gelmeden zenginliğin, darlığına düşmeden zamanın, ölüm gelmeden hayatın kıymetini bilemiyor insanoğlu.</p>
<p>Zahmetle rahatlık, rahatlıkta zahmet var.</p>
<p>Bu herkes için olduğu gibi, çocuğumuz için de böyle.</p>
<p>Bir şeylere ulaşmak için mutlaka çaba göstermeli, uğraşmalı, yaşına göre zorluklar çekmeli…</p>
<p>Sabır eğitimi almalı.</p>
<p>Ben, galiba epeyce aldım o eğitimi şükürler olsun.</p>
<p>Dedem epeyce varlıklı olduğu halde, oyuncaklarımı ve her hafta mutlaka okuduğum mecmuayı satın alabilmek için pazarlarda, hastane bahçelerinde soğuk su satmak, paranın kolay kazanılmadığını ve dolayısıyla kolay harcanmaması gerektiğini öğretti bana.</p>
<p>Yaz tatillerinde mobilya döşeme-tamir atölyesinde çalışırken, hayatın zorluğunu bir nebze olsun idrak ettim.</p>
<p>Orada, aileleri çok fakir çıraklar vardı.</p>
<p>Evlerine gittim, yaşadıkları zorlukları gördüm.</p>
<p>Şükrü öğrendim.</p>
<p>Şükrettim.</p>
<p>Yanlarında kaldığım yaşlı merhumelerin ara vermeyen hastalıkları da nimet oldu.</p>
<p>Hastaneleri tanıdım, hasta amcalarla, teyzelerle konuştum.</p>
<p>Vefanın, vefasızlığın ne demek olduğunu oralarda anladım ve biraz da erken büyüdüm.</p>
<p>X</p>
<p>Şimdilerde, üniversite okuyan, hatta üniversite bitiren gençlerin “çocukluktan” sıyrılamadıklarını görüyorum.</p>
<p>Yeni yuvaların yıkılmasının önemli sebeplerinden biri de bu; hayli ilerlemiş yaşlarda evlendikleri halde, çocukluğu atlatamamış çiftler, çocukça mevzular yüzünden birbirlerine girince, işler olmadık yerlere gidiyor.</p>
<p>Bizim zamanımızda, 20 yaşına gelen eni konu büyümüş insan sayılırdı, şimdilerde 30 yaşını aşmış pek çok çocuk var.</p>
<p>Pek çok dediğim, milyonlarca…</p>
<p>En az 10 milyon genç!..</p>
<p>Doğrusu, ne kadar “reform” yapılırsa yapılsın, mevcut eğitim modelinden bir şey beklemiyorum.</p>
<p>Bir memleketin hastanesi neyse, postanesi de odur.</p>
<p>Politikanın, ideolojinin ve ilişki ağlarının “liyakat”in önüne geçtiği her yerde, büyük sıkıntılar meydana gelir.</p>
<p>Ben, “sistem”den fazla bir şey beklemiyorum.</p>
<p>Ne yapacaksak; aklımızı ve kalbimizi kullanarak kendimiz yapacağız, Allah’ın izniyle…</p>
<p>“Çocuklarımızı sağlıklı bir şekilde büyütebilmek” meselesi de, öyle…</p>
<p>“Okula gönderiyoruz, orada öğreniyordur nasılsa?” diye bakmamak gerek.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-22043" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/06/oto-tamircisi.jpg" alt="" width="459" height="298" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/06/oto-tamircisi.jpg 459w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/06/oto-tamircisi-300x195.jpg 300w" sizes="(max-width: 459px) 100vw, 459px" /></p>
<p>Hayat okulda öğrenilmez, piyasada öğrenilir.</p>
<p>Marifetmiş gibi, mecburi eğitimin süresi 12 yıla çıkartılınca, milyonlarca vatan evlâdı için hayatın başlangıcı 18 yaş sonrasına, kahir ekseriyeti de “kolayca giriliveren” üniversitelere gittiği için 25 yaş sonrasına öteleniyor.</p>
<p>Gençlerimizin büyük kısmı, neredeyse orta yaştaki &#8220;mesleksizler&#8221; olarak üniversite kapısından çıkıyor.</p>
<p>O yaştan sonra hayata nasıl tutunacak bir genç?</p>
<p>Bakın nasıl?</p>
<p>Usta tanıdığıma,</p>
<p>“Size, 25 yaşında üniversite mezunu bir genci getirsem ve ‘İki sene boyunca beş kuruş istemiyorum ve hatta üzerine para vereceğim, burada çalışsın, işi öğretin’ desem… O genci, yetiştirebilir misiniz?” diye sordum.</p>
<p>“Yok Kardeşim” dedi;</p>
<p>“O yaştan sonra mümkün değil öğretemem. Lâfa da gelmez, müşteriyi kaçırtır! Daha da kızarsa beni döver!”.</p>
<p>X</p>
<p>Ne yaparsın ki sistem böyle…</p>
<p>Mesleki eğitim mekanizmalar işlemiyor.</p>
<p>Devlet meslek eğitimine dünyanın masrafını yapıyor ama meslek okullarına gidenlerin kahir ekseriyeti yarım yamalak öğrendikleri meslekten başka işlere yöneliyor.</p>
<p>Üniversite öğrencisi sayısı 10 milyona varmış neredeyse, her sekiz buçuk kişiden biri üniversite öğrencisi…</p>
<p>Her yıl 1 milyon küsur bin mezun veriyoruz…</p>
<p>Çoğu mesleksiz, “kamuya kapak atmaktan” başka gayesi olmayan.</p>
<p>X</p>
<p>Bu durumda, çözüm ne?</p>
<p>Bireysel çözüm, teklif edebileceğim.</p>
<p>İşte yaz tatili!..</p>
<p>Ben olsam; çıraklık yaşına gelmiş evlâdımı yaz tatilinde “tanıdık” bir ustanın yanına verirdim.</p>
<p>Üç beş kuruş kazanırsa kazanırdı, harçlık olarak…</p>
<p>Burası mühim değil de…</p>
<p>Hayatı öğrenirdi biraz, şükrü öğrenirdi.</p>
<p>Etrafınıza bakın, tanıdığınız bir usta mutlaka vardır.</p>
<p>Çocuk, iki yaz tatilinde, mesela “berber” yanına takılsa mesela, fena mı?</p>
<p>Yakında berber bulamayacağız, zira.</p>
<p>Usta bugünkünden de kıymetli hale gelecek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div></div>
</div>
<p><a href="https://www.millinizam.com/egitim/okullar-tatile-girerken-veliler-ve-ogrencilere-onemli-tavsiye-bunu-mutlaka-yapin/22042/">Veliler ve öğrencilere önemli tavsiye: Tatilde mutlaka böyle yapın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/egitim/okullar-tatile-girerken-veliler-ve-ogrencilere-onemli-tavsiye-bunu-mutlaka-yapin/22042/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aile Bakanı&#8217;na şikayet!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/ustmanset/aile-bakanina-sikayet/21504/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/ustmanset/aile-bakanina-sikayet/21504/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[SerifVarol]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 May 2024 18:43:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam ve Aile]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Mahinur Özdemir Göktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Milat Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Arseven]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=21504</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye&#8217;de doğurganlık oranının iyice düşmesinden şikayetçi olunca, Gazeteci Yazar Serdar Arseven&#8217;den &#8220;şikayet&#8221; yüklü bir yazı geldi. Serdar Arseven, MİLAT Gazetesi&#8217;ndeki yazısında Aile Bakanlarının ve diğer yetkililerin şikayetle yetinmelerini ince göndermelerle eleştirdi. Serdar Arseven, &#8220;DOĞURGANLIK DURMA NOKTASINDA!&#8221; başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi: Aile Bakanlarımız “doğurganlık oranının” azalmasından ve nüfusumuzun hızla [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/ustmanset/aile-bakanina-sikayet/21504/">Aile Bakanı&#8217;na şikayet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye&#8217;de doğurganlık oranının iyice düşmesinden şikayetçi olunca, Gazeteci Yazar Serdar Arseven&#8217;den &#8220;şikayet&#8221; yüklü bir yazı geldi.</p>
<p>Serdar Arseven, MİLAT Gazetesi&#8217;ndeki yazısında Aile Bakanlarının ve diğer yetkililerin şikayetle yetinmelerini ince göndermelerle eleştirdi.</p>
<p><strong>Serdar Arseven, </strong><strong>&#8220;DOĞURGANLIK DURMA NOKTASINDA!&#8221;</strong> başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>Aile Bakanlarımız <strong>“doğurganlık oranının”</strong> azalmasından ve nüfusumuzun hızla yaşlanmasından “şikâyet” ediyorlar.</p>
<p>Bir önceki Sayın Bakan, bu gidişle işlerin kötüye gideceğini çok veciz ifadelerle ortaya koymuştu.</p>
<p>Durumdan, <strong>“şikâyetçi”</strong> olmuştu.</p>
<p>Şimdiki Sayın Bakanımız  <strong>Mahinur Özdemir Göktaş</strong> da, doğurganlık hızının <strong>“nüfusun kendini yenileme eşiği olan” </strong> 2 nokta 1 seviyesinin altında olduğunu belirtmiş bir kez daha.</p>
<p><strong>(Altında değil, çok çok altında… Aşağıda bir yerlerde TÜİK rakamını veririz kısmetse!)</strong></p>
<p>Evet…</p>
<p>Kendileri de, <strong>“bizim gibi”</strong>, <strong>“şikâyetçi” </strong>durumdan.</p>
<p>O kadar  ki…</p>
<p><strong>“Beka”</strong> söylemine yakın ifadeler kullanıyor haklı olarak…</p>
<p>Mesela, şöyle:</p>
<p><strong>“Bu durum (yani doğurganlık oranının bu hallere gelmesi) sağlıktan ekonomiye, sosyal politikalardan çevre politikalarına kadar pekçok alanda değişimi ve riskleri (yani tehlikeleri) beraberinde getiriyor.”</strong></p>
<p><strong>“Tehlikenin farkında mısınız?” </strong>diyor yani Sayın Aile Bakanı.</p>
<p>Elbette, farkındayız!</p>
<p>Bir dönüp bakarsanız, Gazetemiz <strong>MİLAT</strong>’ta neşredilen “Tehlikenin farkında mısınız?” kıvamlı yazılardan epeyce hacimli bir kitap çıkacağını görürsünüz.</p>
<p>Ve canlı yayınlarda…</p>
<p>Hemen her programda bu meseleyi ele aldık, alıyoruz.</p>
<p>Sosyal medyadaki paylaşımlarımız derseniz…</p>
<p>Hep…</p>
<p><strong>“Boşanmalar artıyor, evlenmeler azalıyor, doğurganlık dibe vurdu, nüfus hızla yaşlanıyor, bu durum da sadece sağlık, ekonomi, çevre alanlarında değil, savunma alanında bile tehlikeleri beraberinde getiriyor… Hal bu iken, Sayın Aile Bakanları sadece ‘ufak tefek durum tespitleri’ ile yetiniyor!”</strong> muhtevalı paylaşımlar…</p>
<p>Biz ne dersek diyelim, Sayın Aile Bakanları, ne kadar “şikâyet” ederlerse etsinler…</p>
<p>Bugün maalesef…</p>
<p>28 Şubatçıların  <strong>“istedikleri”</strong> oluyor.</p>
<p>Zira…</p>
<p>Onlar, uzun yıllar boyunca <strong>“Az nüfus, mutlu ülke!”</strong> propagandası yaptılar.</p>
<p>Hatta…</p>
<p>Hakimiyet dönemlerinde  nüfus plânlaması adı altında her şeyi yaptılar; vatandaşa beleşten <strong>“kısırlaştırma” </strong>hizmeti (!) bile sundular.</p>
<p>Biz, o zamanlar, şimdiki Sayın Aile Bakanımızın ifade ettiği gibi, nüfus artışını durdurmanın ülkeyi sıkıntılara sokacağını söyledik.</p>
<p>Tuzaklara dikkat çektik.</p>
<p>Çektik, çekiyoruz, Allah ömür ve akıl sağlığı verdiği müddetçe de dikkat çekeceğiz!..</p>
<p><strong> AİLE BAKANI&#8217;NIN YAPACAKLARI</strong></p>
<p>Buraya kadar yazdıklarımızda <strong>“ufak bir haksızlık”</strong> payı da olmasın, aman.</p>
<p>Sayın Aile Bakanımız, doğurganlık oranının düşüklüğünden “şikâyet” etmekle kalmamış…</p>
<p><strong>“ŞİKÂYET”</strong>lerin ortadan kalkmasın için neler yapacaklarını da anlatmış…</p>
<p>Yıl 2024…</p>
<p>Yaz tatili gelecek…</p>
<p>Meclis tatile girecek…</p>
<p>Şu olacak, bu olacak…</p>
<p>Neyse…</p>
<p>Biz Sayın Aile Bakanımızın açıkladığı  “doğurganlık hızını” arttırmaya yarayacak “Tedbirler Paketi”ne bakalım:</p>
<p><strong>&#8211; Mevcut hukuki düzenlemelerin aile ve dinamik nüfus yapısını etkileyen gelişmeler çerçevesinde gözden geçirilmesi sağlanacak.</strong></p>
<p>&#8211; Aileye yönelik riskleri ve ailenin iyilik halini ölçen <strong>“Aile Endeksi”</strong> oluşturulacak.</p>
<p>&#8211; Esnek ve uzaktan çalışma modeli ile mahalle tipi kreşler gibi uygulamalarla aileler desteklenecek.</p>
<p>&#8211; İsteğe bağlı sigortalı olan ev kadınlarının sigorta primlerinin bir kısmının Devlet tarafından karşılanmasına yönelik yasal düzenleme yapılacak.</p>
<p>&#8211; Aile yapısı ve hanehalkı büyüklüğünü gözeten sosyal konut projeleri gerçekleştirilecek.</p>
<p>X</p>
<p>Nasıl, “Tedbirler Paketi” heyecanlandırdı mı sizi?</p>
<p>Ben, özellikle ilk maddenin üzerinde durdum.</p>
<p><strong>Mevcut hukuki düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi?</strong></p>
<p>Gözden geçirilmeler ne zaman biter acaba?</p>
<p>İcraat ne zaman?</p>
<p>Ne yapılacak; gençlerin bir kısmını <strong>“evlenmekten”</strong> alıkoyan <strong>“süresiz nafaka uygulaması”</strong>na son mu verilecek?</p>
<p>6284’e <strong>“balans ayarı” </strong>mı yapılacak?</p>
<p>Ne zaman yapılacak?</p>
<p>Bir başka madde;</p>
<p><strong>“İsteğe bağlı sigortalı olan ev kadınlarının sigorta primlerinin bir kısmının Devlet tarafından karşılanmasına yönelik sosyal düzenleme yapılacak” </strong>maddesi.</p>
<p>Kadının ille de “dışarıda çalışmasını” teşvik eden bakış açısından, <strong>“Ev hanımlarının da sosyal güvencesi olmalı.”</strong> bakış açısına gidiş varsa, ne güzel.</p>
<p>Buna bir de…</p>
<p><strong>“Evlilikte 30 yılı devirmiş hanımlara emekli olabilme kolaylığı” </strong> maddesi eklense de…</p>
<p>Evliliklerin sürmesi teşvik edilse.</p>
<p><strong>İŞ KÖTÜ YERLERE GİDİYOR!</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sayın Bakan’ın sıraladığı maddeler, hayata geçirilirse iyi olur amma velâkin sıkıntı o kadar büyük ki…</p>
<p>İş o kadar kötü yerlere gidiyor ki…</p>
<p>Radikal, çok radikal adımlar atmadan bu gidiş durdurulamaz!..</p>
<p>Durum anlatıldığından çok daha vahim zira!</p>
<p>Bir kere…</p>
<p>Sayın Bakanımız  Mahinur Özdemir Göktaş , doğurganlık hızının <strong>“nüfusun kendini yenileme eşiği olan”</strong>  2 nokta 1 seviyesinin altında olduğunu söylüyor ya…</p>
<p>Ne, 2 nokta 1’i efendim;</p>
<p>Durum çok çok daha kötü.</p>
<p>TÜİK’in ilan ettiği rakamlara göre, 2023 yılı nüfus artış hızı, binde 2 nokta 1 değil…</p>
<p><strong>Binde 1 nokta 1</strong>!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Nüfus artış hızının seyri şöyle TÜİK rakamlarına göre:</strong></p>
<p><strong>2008: Binde 13.1,</strong></p>
<p><strong>2018: Binde 14.7,</strong></p>
<p><strong>2022: Binde 7.1,</strong></p>
<p><strong>2023: Binde 1.1</strong></p>
<p><strong>X</strong></p>
<p>İşler anlatıldığından da fena yani!</p>
<p>Daha da fenası var aslında;</p>
<p>Bizde doğurganlık oranı,  <strong>“sıfır”</strong>a doğru büyük bir hızla yol alıyor ve nüfusunuz büyük bir hızla yaşlanıyor ya…</p>
<p>Ülkemizdeki<strong> “yabancı-kalıcı misafir”</strong> grupları için durum hiç de böyle değil!</p>
<p>Onlar <strong>“doğurganlıkta”</strong> çok başarılı!..</p>
<p><strong>Böyle giderse, 30 sene sonra nasıl bir tablo ile karşılaşabiliriz, düşünmek bile istemiyorum!</strong></p>
<p><strong>X</strong></p>
<p><strong>“Demografi” </strong>deniyor ya…</p>
<p><strong>“Demografik dengeler” </strong>meselesi…</p>
<p>Birilerine “Az doğurun bakayım!” denilemeyeceğine göre…</p>
<p>“Bizim” çok daha fazla “doğurmamız” gerekiyor!..</p>
<p>Bunun için de yukarıda belirttiğimiz gibi “çok radikal” adımlara ihtiyacımız var.</p>
<p>Ya da bazı yanlışlardan dönmeye…</p>
<p>Mesela..</p>
<p>Bakın, bir çoklarına <strong>“Ne alâkası var?”</strong> dedirtebilecek bir teklifte bulunmak istiyorum.</p>
<p>Naçizane tavsiye:</p>
<p><strong>“12 yıl olan mecburi eğitim süresini, 5 yıla çekin ve görün bakın, üç beş yılda nasıl da toparlanmaya başlıyor nüfus işleri!”</strong></p>
<p><strong>Bunu yaparsak, gençlerin vaktinde bir mesleğe yönelmesini teşvik etmiş oluruz…</strong></p>
<p><strong>Bu kadar ipucu verdikten sonra…</strong></p>
<p><strong>Hâlâ “Ne alâkası var?”</strong> diyenlere, <strong>“bir telefon kadar”</strong> yakınım!</p>
<p>Ben zengin, yoksul ayırt etmem.</p>
<p>Bakan, sokaktaki vatandaş ayırt etmem.</p>
<p>Arayana dilimin döndüğünce anlatmaya çalışırım.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/ustmanset/aile-bakanina-sikayet/21504/">Aile Bakanı&#8217;na şikayet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/ustmanset/aile-bakanina-sikayet/21504/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serdar Arseven büyük tehlikeye dikkat çekti!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arseven-buyuk-tehlikeye-dikkat-cektif1/20393/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arseven-buyuk-tehlikeye-dikkat-cektif1/20393/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2024 19:55:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[milat]]></category>
		<category><![CDATA[Milat Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Milat Gazetesi Yazarı Serdar Arseven]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Arseven]]></category>
		<category><![CDATA[süresiz nafaka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=20393</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazeteci Yazar Serdar Arseven TÜİK&#8217;in 2023 boşanma evlenme rakamlarını masaya yatırdığı yazısında, &#8220;Bu gidiş iyiye gidiş değil!&#8221; mesajını verdi. İşte Serdar Arseven&#8217;in Milat Gazetesi&#8217;nde yer alan dikkat çekici yazısı: Evlenme yaşı yükseliyor da, yükseliyor! “Neredeyse her gün Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) sitesine giriyorum. Amacım, 2023 yılı ‘boşanma ve evlenme’ istatistiklerini görmek” demiştim, “Lütfen boşanmayınız!” başlıklı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arseven-buyuk-tehlikeye-dikkat-cektif1/20393/">Serdar Arseven büyük tehlikeye dikkat çekti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazeteci Yazar Serdar Arseven TÜİK&#8217;in 2023 boşanma evlenme rakamlarını masaya yatırdığı yazısında, &#8220;Bu gidiş iyiye gidiş değil!&#8221; mesajını verdi.</strong></p>
<p>İşte Serdar Arseven&#8217;in Milat Gazetesi&#8217;nde yer alan dikkat çekici yazısı:</p>
<p><strong>Evlenme yaşı yükseliyor da, yükseliyor!</strong></p>
<p>“Neredeyse her gün Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) sitesine giriyorum.</p>
<p>Amacım, 2023 yılı ‘boşanma ve evlenme’ istatistiklerini görmek” demiştim, “Lütfen boşanmayınız!” başlıklı yazımda.</p>
<p>Sağ olsun, TÜİK 2023 rakamlarını açıkladı.</p>
<p>Şöyle bir bakalım:</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-20396 aligncenter" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/evlenme-sayilari-300x131.jpg" alt="" width="378" height="165" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/evlenme-sayilari-300x131.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/evlenme-sayilari-768x335.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/evlenme-sayilari.jpg 923w" sizes="(max-width: 378px) 100vw, 378px" /></p>
<p><b><strong>“Evlenen çiftlerin sayısı 2022 yılında 575 bin iken, 2023 yılında 565 bin 435 oldu.”</strong></b></p>
<p>Yani…</p>
<p>Evlenenlerin sayısı azalmaya devam etti.</p>
<p>Tabloya bakalım:</p>
<p>Boşanmalar…</p>
<p>Boşanan çiftlerin sayısı 2022 yılında 182 bin 437 iken, 2023 yılında 171 bin 881 oldu.</p>
<p>Yani…</p>
<p>Boşanmalar, çok çok az da olsa, azaldı.</p>
<p>Oh be…</p>
<p>Yıllardır artıyordu bu rakam.</p>
<p>Şimdi&#8230;</p>
<p>Minicik azalış…</p>
<p>Yıllardır “Boşanmayın, boşanmayın!” diye yalvarıp duruyoruz buradan…</p>
<p>Bir çifti bile “boşanma” kararından vazgeçirebilmişsek, bizim de katkımız vardır bu sonuçta!..</p>
<p><strong>EVLENME YAŞI NİÇİN ARTIYOR?</strong></p>
<p>Tam da boşanma sayısındaki minicik de olsa azalıştan dolayı ümitlenmiştim ki, hemen ardından gelen veriler canımı sıktı yine…</p>
<p>Evlenme yaşı, artmaya devam ediyor maalesef.</p>
<p>O kısma da bakalım:</p>
<p><strong><img decoding="async" class="wp-image-20395 aligncenter" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/evlenme-yasi-300x129.jpg" alt="" width="424" height="182" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/evlenme-yasi-300x129.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/evlenme-yasi-768x331.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/evlenme-yasi.jpg 924w" sizes="(max-width: 424px) 100vw, 424px" /></strong></p>
<p><b><strong>“Yıllara göre ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2023 yılında erkeklerde 28.3 iken, kadınlarda 25.7 oldu. Erkek ile kadın arasındaki evlenme yaş farkı ise 2.6 yaş olarak gerçekleşti.”</strong></b></p>
<p>Ortalama ilk evlenme yaşının grafiğine bakıyoruz…</p>
<p>2001’den bu yana, sürekli olarak artmış…</p>
<p>Gündüz kuşağı programlarının ünlü feministleri çok memnundur bu gidişâttan, az katkıları da yok hani!..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir başka veriye geçelim:</p>
<p>Boşanmaların en fazla olduğu ilimiz hangisidir dersiniz?</p>
<p>Evet, her zaman olduğu gibi İzmir.</p>
<p>TÜİK şöyle diyor: <b><strong>“Kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il, binde 3.05 ile İzmir oldu.</strong></b></p>
<p><b><strong>Bu ili binde 2.94 ile Antalya, binde 2.80 ile Karaman izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0.36 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0.44 ile Şırnak, binde 0.55 ile Muş izledi.”</strong></b></p>
<p>Ve canımı en çok sıkan rakamlar…</p>
<p>Boşanmış ailelerin çocuklarının yaşadıklarını çok iyi bildiğim için…</p>
<p>Bu kısma gelince çok üzülüyorum.</p>
<p>Diyor ki RTÜK:</p>
<p><b><strong>“Son 1 yıl içinde boşanma olaylarından 171 bin 213 çocuk ekilendi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2023 yılında yüzde 74.9’u anneye, yüzde 25.1’i ise babaya verildi.”</strong></b></p>
<p>X</p>
<p>Şöyle yeniden bir baktık, TÜİK 2023 rakamlarına…</p>
<p>Beni birazcık ümitlendiren, boşanma sayılarının çok çok az da olsa düşmüş olması.</p>
<p>Lâkin, evlenenlerin sayısının ondan çok daha hızlı bir şekilde azalması ve ilk evlenme yaş ortalamasının hızla yükselmesi çok kötü.</p>
<p>Sık sık hatırlatıyoruz; bir önceki Aile Bakanı, <b><strong>“Nüfusumuz o kadar hızlı bir şekilde yaşlanıyor ki, bu alanda, nüfusun en fazla yaşlandığı Kara Avrupası’nı 4’e, 5’e katladık!” </strong></b>demişti.</p>
<p>Durum, bu…</p>
<p>Feci halde yaşlanıyoruz ve de yalnızlaşıyoruz!</p>
<p>TÜİK verileri, Türkiye’de 5 milyon 200 bin kişinin yalnız yaşadığını gösteriyor.</p>
<p>Memleketteki tek kişilik hane sayısı son on yılda yüzde 77.2 oranında artmış vaziyette.</p>
<p>Yaşlılık ve yalnızlık baş döndürücü bir hızla artıyor.</p>
<p>İnsanımız, evlenmek istemiyor ya da evlenemiyor!..</p>
<p>Nüfus artış hızımız da, TÜİK rakamlarına göre, dibe vurmuş durumda…</p>
<p>Yıllar itibarı ile seyri hatırlatalım:</p>
<p>2008: Binde 13.1,</p>
<p>2018: Binde 14.7,</p>
<p>2022: Binde 7.1,</p>
<p>2023: Binde 1.1</p>
<p><strong>28 ŞUBAT DARBECİLERİNİN HEDEFİ NEYDİ?</strong></p>
<p>Bunlar çok kötü, çok.</p>
<p>28 Şubat darbecileri ısrarla, “Nüfus artışını durduralım” derlerdi.</p>
<p>Nüfus planlaması adı altında kampanyalar yürütürlerdi.</p>
<p>Erkekleri kısırlaştırma kampanyalarının reklamlarını görürdük hep, “Vazektomi bedava, ne duruyorsun, sen de kısırlaşsana!” yollu kampanyalar…</p>
<p>Bugün geldiğimiz noktada, istediklerinin büyük ölçüde gerçekleştiğini görüyoruz.</p>
<p>X</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanı,<b><strong> “En az 3 çocuk”</strong></b> çağrısı ile, “ülke güvenliği” açısından çok önemli olan bu hususta, olumluya gidişi sağlamak istemişti.</p>
<p>Nüfus artış hızının artmasını, hiç olmazsa düşmemesini sağlamaya çalışıyordu.</p>
<p>Ne yazık ki, olmadı, olamadı.</p>
<p>Niçin olmadı, olamadı?</p>
<p>Öncelikle, insanlar “geçim” endişesinden dolayı, evlilik kararlarını ertelediler.</p>
<p>Bunun yanı sıra, “Evlilik müessesesi” ni gözden düşürmeyi hedefleyen tv yayınları etkili oldu…</p>
<p>Özellikle TV’lerdeki bazı sabah kuşağı programlarında, “Evlilik kötü, boşanma iyidir!” telkinleri yapıldı ustalıkla.</p>
<p>Yetkililer de, maalesef bu işe seyirci kaldılar.</p>
<p>Bir de…</p>
<p>Süresiz Nafaka meselesi var.</p>
<p>Birkaç ay evli kalsan bile ömür boyu nafaka ödemeye mahkûm oluyorsun…</p>
<p>Bu da, birçoklarını “evlilikten” vazgeçiriyor.</p>
<p>Durumun düzeltileceği, bu konuda “Anadolu’nun hassasiyetlerine” uygun, adaletli adımlar atılacağı çok söylendi ama…</p>
<p>Olmadı işte, yapılmadı.</p>
<p>Çok önemli bir sebep daha:</p>
<p>Bu süreçte, mecburi eğitimin süresi 12 yıla çıkartıldı.</p>
<p>Aşağı yukarı bütün gençler de, lise sonrasında üniversiteli oldu.</p>
<p>Bu durum da ilk evlenme yaşını yukarı çekti.</p>
<p>Şimdilerde her yerde mesleksiz üniversite mezunları!..</p>
<p>Piyasa da cayır cayır ara eleman arıyor!</p>
<p>Bugün gelinen noktada…</p>
<p>Endişelerim tavanda.</p>
<p>Hemen sorayım ve cevap vereyim.</p>
<p>Evlilikler azalıp, boşanmalar arttıkça neler olur?</p>
<p>Doğurganlık oranı sıfıra vurduğunda, nüfus hızla yaşlandığında neler olur?</p>
<p>Allah korusun, ileride, savunmamız bile zafiyete düşebilir.</p>
<p>Boşanmaların azalması mı, çoğalması mı iyidir, caddelerin ve sokakların güvenliği açısından?</p>
<p>Üretim için yaşlı nüfus mu lâzımdır, genç nüfus mu?</p>
<p>Üretecek eleman bulamazsınız, nüfus iyice yaşlandığında…</p>
<p>Sosyal güvenlik mekanizmalarınız zafiyete uğrar, sağlık giderleriniz artar..</p>
<p>Eski ve yeni aile bakanları da, yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerinin artmasının önemine vurgu yapar.</p>
<p>Yaşlıların sayısı artar ama dedelerin, ninelerin sayısı azalır.</p>
<p>Geçmişten bugüne kültür, tecrübe aktarımı bitme noktasına gelir!</p>
<p>Farklı ortamlarda, birbirlerinden kopuk yaşayan nesiller, birbirlerini anlayamaz duruma düşerler!</p>
<p>Yeni nesillere, tasarruftan, kanaatten, vefadan bahsedemez olursunuz.</p>
<p>Hasbiler azalır, hesabîler artar.</p>
<p>Boşanmalar, suç örgütlerinin işine yarar.</p>
<p>Zararlı madde kullanımı, hızla artar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çok kötü şeyler olur,</p>
<p>Allah korusun!</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arseven-buyuk-tehlikeye-dikkat-cektif1/20393/">Serdar Arseven büyük tehlikeye dikkat çekti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arseven-buyuk-tehlikeye-dikkat-cektif1/20393/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜİK Rakamları Felâket!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/tuik-rakamlari-felaket/19934/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/tuik-rakamlari-felaket/19934/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 10:17:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[milat]]></category>
		<category><![CDATA[Milat Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Milat yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfus Artış hızı]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Arseven]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Arseven hangi gazetede yazıyor]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=19934</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜİK&#8217;in 2023 Yılı Nüfus Verileri, Türkiye&#8217;nin nasıl bir felâkete sürüklendiğini ortaya koyuyor. Milat Gazetetesi&#8217;nde konuyu işleyen Gazeteci Yazar Serdar Arseven, &#8220;Hızla yaşlanıyor, nüfus artış hızı sıfıra yaklaştı. Böyle giderse Allah muhafaza savunmamız bile tehlikeye girer!&#8221; uyarısında bulundu. İşte Serdar Arseven&#8217;in TÜİK rakamları ışığında önemli tespit ve ikazlarda bulunduğu çarpıcı yazısı: En büyük tehlike nedir sizce? [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/tuik-rakamlari-felaket/19934/">TÜİK Rakamları Felâket!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK&#8217;in 2023 Yılı Nüfus Verileri, Türkiye&#8217;nin nasıl bir felâkete sürüklendiğini ortaya koyuyor. Milat Gazetetesi&#8217;nde konuyu işleyen Gazeteci Yazar Serdar Arseven, &#8220;Hızla yaşlanıyor, nüfus artış hızı sıfıra yaklaştı. Böyle giderse Allah muhafaza savunmamız bile tehlikeye girer!&#8221; uyarısında bulundu.</p>
<p>İşte Serdar Arseven&#8217;in TÜİK rakamları ışığında önemli tespit ve ikazlarda bulunduğu çarpıcı yazısı:</p>
<h1 style="font-weight: 700 !important;">En büyük tehlike nedir sizce?</h1>
<p>Devlet İstatistik Enstitüsü, 2023 yılı nüfus verilerini açıkladı.</p>
<p>Eyvah ki, eyvah!</p>
<p>Niçin eyvah?</p>
<p>Nüfusumuz neredeyse artmıyor artık da ondan.</p>
<p>Artış hızı sıfıra yaklaştı.</p>
<p>Nüfus artış hızının seyri şöyle TÜİK rakamlarına göre:</p>
<p>2008: Binde 13.1,</p>
<p>2018: Binde 14.7,</p>
<p>2022: Binde 7.1,</p>
<p>2023: Binde 1.1</p>
<p>x</p>
<p>TÜİK şunu yazmış oraya:</p>
<p>Yıllık nüfus artış hızı 2022 yılında binde 7.1 iken, 2023 yılında binde 1.1 oldu.</p>
<p>Durumun, resmi grafiği korkunç!</p>
<p>Yokuş aşağı, duvara toslamak üzere olan kamyon gibi!</p>
<p>Çok kötü bir durum; nüfus artış hızının sıfıra yaklaşması, mutlak yaşlılık demektir!</p>
<p>Hani, genç nüfusumuzla övünürdük ya…</p>
<p>Hem bir önceki, hem de şimdiki sayın aile bakanlarımız, hızla yaşlandığımıza vurgu yapmakta.</p>
<p>Hatta, bir önceki Sayın Bakan, “Kıta Avrupası’ndan bile 4-5 kat hızlı yaşlanıyoruz!” demiş ve eklemişti:</p>
<p>“Kara Avrupası dünyanın en hızlı yaşlanan bölgesi!”</p>
<p>Nüfus artış hızı binde 7.1 imiş ya&#8230;</p>
<p>TÜİK rakamlarına göre ve bir yılda yüzde 1.1’e inmiş ya…</p>
<p>Demek ki, 2024’de sıfırın altına ineceğiz!</p>
<p>Sonra?</p>
<p>Büyük bunalımlar…</p>
<p>Allah muhafaza!..</p>
<p>Nüfus iyice yaşlanırsa neler olur?</p>
<p>Neler olmaz ki, savunmanız bile sıkıntıya düşer Allah muhafaza…</p>
<p>Sosyal güvenlik sisteminiz iyice felç olur.</p>
<p>Başka?</p>
<p>Hastanelerdeki izdihamla başa çıkamaz hale gelirsiniz…</p>
<p>Başka?</p>
<p>İş görecek eleman sıkıntınız iyice artar!</p>
<p>Başka?</p>
<p>Yabancı istihdamına ihtiyacınız iyiceartar.</p>
<p>x</p>
<p>Ben onun bunun dediklerine bakmıyorum.</p>
<p>Ben, Devlet’in aslanlar gibi karşımızda duran rakamlarına bakıyorum.</p>
<p>Ve tehlikeyi bir vakittir, yani yıllardır olduğu gibi haber veriyorum.</p>
<p>Erken ikaz sistemlerimi çalıştırıyor, başta Devletimizin yetkilileri olmak üzere, herkesi bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum.</p>
<p>Yol, su, kanalizasyon meseleleri değil…</p>
<p>Onlar hallolur bir şekilde.</p>
<p>Esas dert, insanımızın artık evlenmek istemiyor olmasında.</p>
<p>Esas dert, evlenen insanlarımızın da ya hiç çocuk sahibi olmamak, ya da bir, hadi en fazla iki çocuğu tercih etmesinde.</p>
<p>Evlenme yaşı geciktikçe, dede-nine olma ihtimali azalıyor.</p>
<p>Bol torunlu dedeler, nineler bizlerin arasından pek çıkmayacak gibi.</p>
<p>Bir sonraki, iki sonraki nesli düşünün…</p>
<p>TÜİK rakamlarına bakın, ve düşünün.</p>
<p>Aile bakanlarımızın sözlerine bakın ve düşünün.</p>
<p>Etrafınıza bakın ve düşünün.</p>
<p>Anadolu ailesinin dibine dinamit neteliğindeki ithal hukuki mevzuat…</p>
<p>Süresiz nafaka…</p>
<p>Geçim sıkıntısı…</p>
<p>Evdeki herkesin bir yerde maaşlı olarak çalışmak mecburiyetinde kalması…</p>
<p>Maddi durumu çok yerinde olan insanlarımızın da, “külfet” oluyor diye midir, niyedir, çocuk sayısını iyide düşürmesi…</p>
<p>Velhasılı durum parlak değil.</p>
<p>Hep birlikte bir şeyler yapmak mecburiyetindeyiz.</p>
<p>Gençlere faizsiz evlilik desteği, iyiydi…</p>
<p>Devamı gelmeli.</p>
<p>Çocuk sayısını arttırmak teşvik edilmeli.</p>
<p>Ah, meseleler içiçe…</p>
<p>Üretimi arttırmak lazım.</p>
<p>Onun için de, eğitim yapımızın üretecek insanları mezun edebilmesi lazım.</p>
<p>Şu 12 yıl kesintisiz, mecburi eğitimin yarar-zarar analizini bir yapsak!</p>
<p>Liseden vasıfsız eleman olarak çıkan gençler, çareyi üniversiteye kapak atmakta arıyorlar.</p>
<p>Sonra…</p>
<p>Sonrası…</p>
<p>Devlete kapak atma çabası…</p>
<p>Herkes memur mu olsun yani?</p>
<p>Sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa!</p>
<p>Çoban bulunamıyor, çoban.</p>
<p>Kepçe operatörü dersen, Elon Musk’tan kıymetli!..</p>
<p>X</p>
<p>TÜİK’ün nüfus artış hızı rakamlarına bakın.</p>
<p>Artış hızının durmasına bakın…</p>
<p>İşin tehlikeli boyutlara vardığını, hatta aştığını lütfen görün.</p>
<p>Bir önceki Sayın Aile Bakanı’nın ifade ettiği gibi, nüfus artış hızındaki azalma, geri döndürülemez boyutlara mı vardı?</p>
<p>Yoksa bu işi tersine çevirmenin çareleri var mı?</p>
<p>Ya bunlar üzerine kafa yoralım ya da bazı ülkelerin yaptığı gibi <strong>Yaşlılık Bakanlığı</strong>’nı kuralım!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-19936" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/nufus-artis-hizi-1-300x121.jpg" alt="" width="516" height="208" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/nufus-artis-hizi-1-300x121.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/nufus-artis-hizi-1-768x310.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/02/nufus-artis-hizi-1.jpg 998w" sizes="auto, (max-width: 516px) 100vw, 516px" /></p>
<p>TÜİK Nüfus Artış Grafiği, nüfus artışındaki baş döndürücü azalmayı ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/tuik-rakamlari-felaket/19934/">TÜİK Rakamları Felâket!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/tuik-rakamlari-felaket/19934/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
