<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nüfus arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/nufus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/nufus/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Feb 2026 16:07:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Süresiz nafakada sona doğru mu? Bu işin başka yolu yok!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/suresiz-nafakada-sona-dogru-mu-bu-isin-baska-yolu-yok/39147/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/suresiz-nafakada-sona-dogru-mu-bu-isin-baska-yolu-yok/39147/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 16:07:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Arseven]]></category>
		<category><![CDATA[süresiz nafaka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=39147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milat Gazetesi Yazarı Serdar Arseven, bugünkü köşesinde süresiz nafaka sorunu ile ilgili yazı kaleme aldı. İşte Arseven’in yazısının tamamı: Evet, soruyorum: “Süresiz nafakada sona doğru mu?” İhtiyat payı bırakmak zorundayım; yıllardır “süresiz nafaka adaletsizliği bitecek” deniyor ama somut adım bir türlü gelmiyor. Umarım bu sefer gereken yapılır. Geçtiğimiz günlerde beni bir miktar ümitlendiren gelişme üzerinde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/suresiz-nafakada-sona-dogru-mu-bu-isin-baska-yolu-yok/39147/">Süresiz nafakada sona doğru mu? Bu işin başka yolu yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milat Gazetesi Yazarı Serdar Arseven, bugünkü köşesinde süresiz nafaka sorunu ile ilgili yazı kaleme aldı.</p>
<p><strong>İşte Arseven’in yazısının tamamı:</strong></p>
<p>Evet, soruyorum:</p>
<p>“Süresiz nafakada sona doğru mu?”</p>
<p>İhtiyat payı bırakmak zorundayım; yıllardır “süresiz nafaka adaletsizliği bitecek” deniyor ama somut adım bir türlü gelmiyor.</p>
<p>Umarım bu sefer gereken yapılır.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde beni bir miktar ümitlendiren gelişme üzerinde durmuştum.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Sayın Mehmet Uçum’un başkanlık ettiği “Aile Hukukunda Güncel Sorunlar Çalıştayı”nın en önemli konusuydu bu “Süresiz Nafaka” adaletsizliği.</p>
<p>Önemi ve etkinliği hepimizde bilinen Sayın Uçum, süresiz nafakanın hakkaniyetsiz bir uygulama olduğu yönündeki “algı”ya dikkat çekiyordu orada.</p>
<p>Biz mesajdaki vurgudan ziyade “kaynağı” dikkate alarak süresiz nafaka adaletsizliğinin giderilmesi, en azından hafifletilmesi yönünde bir adım atılma ihtimalinin arttığını vurgulamıştık konuya dair bir önceki yazımızda.</p>
<p>Nitekim, Ankara kulislerinde de bu konudaki “gelişmelere”, daha doğrusu “gelişme beklentilerine” dair çok şeyler söylenir oldu.</p>
<p>İktidarın bir “formül üzerinde” çalıştığı ifade ediliyor bu günlerde.</p>
<p>Üzerinde durulan nafakanın evlilik süresine bağlanması.</p>
<p>Kısa süreli evliliklerle uzun süreli ve daha çok da süresiz nafaka ödenmesinin önünü geçilmesini sağlayacak bir düzenleme.</p>
<p>Buna göre, evlilik süresi uzadıkça süresiz nafaka ödeme süresi artacak.</p>
<p>Mesela, 1 yıl veya daha az evli kalanlar için 2 yıl, 3 yıl evli kalanlar için 5 yıl, 5 yıl evli kalanlar için 7 yıl, 10 yıl evli kalanlar için 15 yıl gibi…</p>
<p>Bir de sıkça dile getirilen bir “destek” beklentisi var.</p>
<p>Nafakanın kesilmesinden sonra “yoksulluk” durumu halâ devam edenlere “Devlet sosyal yardımı”nın devreye girmesi…</p>
<p>*</p>
<p>Hem “adalet” hem de “siyaset” açısından son derece hassas bir konu.</p>
<p>İktidar Partisi, meselenin “adalet” boyutunu da, “sandığa etkisi” bakımından “siyaset” boyutunu da hesap ediyor ve edecektir mutlaka.</p>
<p>“Adalet” boyutu açık, ortada “haksızlık” olduğunu birçok iktidar önde geleni söyledi zaten.</p>
<p>Süresiz nafaka uygulamasına sadece milyonlarca erkeğin değil, milyonlarca kadının da karşı olduğunu biliyoruz.</p>
<p>Kadın ile erkek ayrılmaz bir bütün.</p>
<p>Erkeği mağdur eden bir uygulama birçok kadını da rahatsız ediyor haliyle.</p>
<p>Mağdur duruma düşen erkeğin anneannesi, babaannesi, annesi, kız kardeşi, halası, teyzesi, yengesi (..) var…</p>
<p>Bir de boşandıktan sonra evlenenler var.</p>
<p>Kocasının bir önceki evliliğinin “ömür boyu nafaka mahkûmiyeti” yükünü çekmek zorunda kalan hanımlar…</p>
<p>Onlar da rahatsız.</p>
<p>Umuyorum ki “adaletli” ya da en azından “ehveni şer” nitelikli bir düzenleme bu sefer, 2026 yılı bitmeden hayata geçirilir.</p>
<p>Biz de bu konuda daha fazla yazmak durumunda kalmayız.</p>
<p><strong>EVLENMEKTEN CAYDIRAN BİR UYGULAMA: SÜRESİZ ANFAKA</strong></p>
<p>Birçok gencimize “Aman aman, yarın öbürgün boşanma olur, ömür boyu nafaka mahkûmiyeti gelir, iyisi mi böyle devam!” dedirten bir uygulama, süresiz nafaka.</p>
<p>Çok kısa süre evli kaldığınız halde, ömür boyu “yoksulluk nafakası” ödemeye mahkûm olabiliyorsunuz…</p>
<p>Mahkûmun borcu nafaka alacaklısı kişi ölürse, yeniden evlenirse, yoksulluk denilen durumu ortadan kalkarsa, haysiyetsiz hayat sürdüğü ispatlanırsa ya da ölürse bitebiliyor ancak.</p>
<p>Bir önceki yazımızda durumu ayrıntılı olarak masaya yatırmıştık:</p>
<p>“Yoksulluğun ortadan kalkması” ispatlanması zor bir durum.</p>
<p>Alacaklı taraf kayıt dışı çalışıyor, gelirinin çoğunu saklıyorsa…</p>
<p>Fırıldaklar çeviriyorsa, ispatlaman neredeyse imkânsız.</p>
<p>“Nafakayı alan kişinin evlilik yapması” halinde de borç bitiyor ama süresiz nafakayı alanlardan bazılarının bu düzenli gelirden olmamak için resmi nikâh yapmadığı da biliniyor.</p>
<p>Bu durumu gösteren nice haberle karşılaşıyoruz.</p>
<p>Fiilen biriyle evli gibi yaşıyor, alttan alttan aynı evde kalıyor, ortak hayat kuruyor ama kâğıt üzerinde evli görünmediği için nafakayı almaya devam ediyor.</p>
<p>Bu durumda yapılması gereken, nikâh dışı birlikteliği tam mânâsıyla ispat etmek.</p>
<p>Artık dedektif mi tutarsın, ne yaparsın?</p>
<p>Nafaka alacaklısının “haysiyetsiz hayat sürmesi ” halinde borç kesiliyor ama…</p>
<p>“Haysiyetsiz hayat sürmek” ne demek?</p>
<p>Toplumun genel ahlak kurallarına aykırı, süreklilik arz eden bir yaşam tarzı: Örneğin fuhuş yapmak, maddeye bağımlısı olmak, küçük düşürücü davranışlarda bulunmak ağır suç işlemek…</p>
<p>Boşanmış bir kişinin birkaç ilişki yaşaması “haysiyetsiz hayat sürme” anlamına gelir mi?</p>
<p>Tartışmalı.</p>
<p>Bir de “özel hayatın gizliliği” denilen bir durum var.</p>
<p>Boşanmış olsalar bile, eski “eş”in özel hayatını (örneğin yeni ilişkisini) gizlice videoya çekmek kesinlikle suç,</p>
<p>– TCK 134, özel hayatın gizliliğini ihlal.</p>
<p>Evlilik bitmişse (hatta evliyken bile) eşlerin birbirinin mahremiyetini ihlâl etme hakkı yok.</p>
<p>“Delil toplamak için” diye bir mazeret kabul edilmiyor; bu, suçu meşrulaştırmıyor.</p>
<p>Sen delil olsun diye “kayıtları” alsan bile, hukuka aykırı yolla elde edilmiş delil (zehirli ağaç ilkesi) geçerli olmuyor.</p>
<p>Yani birçok durumda süresiz nafakadan kurtulmak mümkün olmuyor.</p>
<p>Bu durum da birçok erkeği ve kadını rahatsız ediyor.</p>
<p>Birçok kadını, evet…</p>
<p>Düşünün, asgari ücretli bir erkek boşanmış ve ikinci evliliğini yapmış ama ömür boyu nafaka borcu peşinden geliyor.</p>
<p>Süresiz nafakaya mahkûm olan boşanmış kişi, bir başkasıyla evlenince de o borcu her ay tıkır tıkır ödemeye devam ediyor..</p>
<p>Yoksa…</p>
<p>Sıkıntı!..</p>
<p>Öncelikle nafaka alacaklısı ödenmeyen nafaka için ilâmlı icra takibi başlatıyor.</p>
<p>Ödeme emri tebliğ edildikten sonra 7 gün içinde ödeme yapılmazsa maaşa, emekli aylığına veya mal varlığına haciz konulabiliyor…</p>
<p>Alacak bu yolla tahsil edilemezse, alacaklı, icra (ceza) mahkemesine şikâyette bulunabiliyor.</p>
<p>Şikâyet üzerine, ödenmeyen her dönem (aylık nafaka) için ayrı ayrı 3 aya kadar tazyik hapsi cezası verilebiliyor.</p>
<p>Bu hapis ertelenemiyor, para cezasına çevrilemiyor; sadece şikâyet edilen dönemin nafakası ödenirse tahliye olunuyor.</p>
<p>Birikmiş borçlar için tekrar tekrar şikâyet edilebiliyor, yani teoride birden fazla hapis riski var.</p>
<p>*</p>
<p>Süresiz nafaka meselesi “yeni mağduriyetlere” sebebiyet verilmeksizin mutlaka çözüme kavuşturulmalı özetle.</p>
<p>Bu işin başka yolu yok!</p>
<div>KAYNAK: MİLAT GAZETESİ</div>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/suresiz-nafakada-sona-dogru-mu-bu-isin-baska-yolu-yok/39147/">Süresiz nafakada sona doğru mu? Bu işin başka yolu yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/suresiz-nafakada-sona-dogru-mu-bu-isin-baska-yolu-yok/39147/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serdar Arseven&#8217;den önemli çağrı! &#8220;Birlik ve beraberlik için: &#8216;Süresiz nafaka’ya son!&#8221;</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arsevenden-onemli-cagri-birlik-ve-beraberlik-icin-suresiz-nafakaya-son/37520/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arsevenden-onemli-cagri-birlik-ve-beraberlik-icin-suresiz-nafakaya-son/37520/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 10:21:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ev hanımlığı]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Arseven]]></category>
		<category><![CDATA[süresiz nafaka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=37520</guid>

					<description><![CDATA[<p>Serdar Arseven/Güncel Analiz Milli Nizam için değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Yazar Serdar Arseven, “Birlik ve beraberlik havasının sağlanması lâfla olmaz, icraatla olur” dedi. MADDELER HALİNDE SIRALADI Arseven, birlik ve beraberlik havasının sağlanması için yapılması gerekenleri maddeler halinde sıraladı: 1- Çocukların, gençlerin manevi bakımdan güçlendirilmesini sağlayacak çalışmalar Milli Eğitim, Diyanet İşleri Başkanlığı ve milli sivil toplum kuruluşlarının [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arsevenden-onemli-cagri-birlik-ve-beraberlik-icin-suresiz-nafakaya-son/37520/">Serdar Arseven&#8217;den önemli çağrı! &#8220;Birlik ve beraberlik için: &#8216;Süresiz nafaka’ya son!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Serdar Arseven/Güncel Analiz</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Milli Nizam için değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Yazar Serdar Arseven, “Birlik ve beraberlik havasının sağlanması lâfla olmaz, icraatla olur” dedi.</span></p>
<h2><strong>MADDELER HALİNDE SIRALADI</strong></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Arseven, birlik ve beraberlik havasının sağlanması için yapılması gerekenleri maddeler halinde sıraladı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1- Çocukların, gençlerin manevi bakımdan güçlendirilmesini sağlayacak çalışmalar Milli Eğitim, Diyanet İşleri Başkanlığı ve milli sivil toplum kuruluşlarının işbirliği ile yapılmalı, mevcut çalışmaların etkinliği arttırılmalı,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2- 12 yıl mecburi eğitim ve ille de üniversiteleştirme yönlendirmelerinden vazgeçilmeli,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3- Meslek sahibi gençlerin oranı  hızla arttırılmalı: Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, genç istihdamını ve meslek sahipliğini arttırmaya yönelik bir müjde paketi açıkladı. Önemli ve güzel adımlar. Devamı gelir dilerim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3- Evlenmelerin önünü tıkayan  sebepler azaltılmalı,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">4- Medya organlarının şiddeti, israfı, diğer zararlıları özendiren yayınlardan uzak durmaları sağlanmalı,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">5-  Gelir adaletinin mümkün mertebe sağlanmalı, </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">6- -İktidar ile muhalefet arasında &#8220;hassas milli konularda&#8221; mümkün olan en geniş çerçeveli mutabakatın temini için gerekli adımlar atılmalı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">7- Ev hanımlığını teşvik eden uygulamalara ağırlık verilmeli,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">8- Siyasetçilerin, üst düzey bürokratların, kanaat önderi olarak öne çıkanların israf, lüks yaşam görüntüleri vermelerinin önüne geçilmeli,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">9-Dini ya da ideolojik hassasiyet sahibi olan kesimleri rencide edecek söylemlerden kaçınılmasını temin edecek atmosfer oluşturulmalı,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">10- Sosyal medya bağımlığını azaltacak tedbirler alınmalı: Bu konuda da atılmaya çalışılan güzel adımlar var. Devamı gelmeli.</span></p>
<h2><b>SÜRESİZ NAFAKA MESELESİ</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Milli Nizam&#8217;ın  daimi yorumcularından </span><b>Serdar Arseven</b><span style="font-weight: 400;"> “Birlik ve beraberlik ortamının sağlanması için atılması gereken adımları” bu şekilde sıraladıktan sonra şu mesajı verdi:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“İşin başı da sonu da ailede. Aileyi yaşat ki devlet yaşasın. Türkiye ailesini kaybetmezse, bağımsızlığını da bütünlüğünü de korur. Öyle ümit ediyorum ki Aile yapımızı yıpratan olumsuzluklarla mücadele konusunda birlik ve beraberlik ruhu ile hareket edebiliriz. Mesela, gelin gençleri evlilikten caydıran Süresiz Nafaka” uygulamasına son verilmesi için kamuoyu oluşturalım.”</span></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arsevenden-onemli-cagri-birlik-ve-beraberlik-icin-suresiz-nafakaya-son/37520/">Serdar Arseven&#8217;den önemli çağrı! &#8220;Birlik ve beraberlik için: &#8216;Süresiz nafaka’ya son!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arsevenden-onemli-cagri-birlik-ve-beraberlik-icin-suresiz-nafakaya-son/37520/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan &#8220;Bu bir felaket&#8221; diyerek uyardı!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/cumhurbaskani-erdogan-bu-bir-felaket-diyerek-uyardi/33599/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/cumhurbaskani-erdogan-bu-bir-felaket-diyerek-uyardi/33599/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2025 13:18:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=33599</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Aile Forumu’nda yaptığı çarpıcı konuşmayla Türkiye’nin doğurganlık verilerine dair dikkat çekici mesajlar verdi. TÜİK&#8217;in 2024 yılı doğurganlık oranını 1,48 olarak açıklamasının ardından konuşan Erdoğan, bu seviyeyi &#8220;felaket&#8221; olarak nitelendirdi ve bunun ardında ekonomik değil, toplumsal bir sorun olduğunu vurguladı. TÜİK verilerini değerlendirirken Erdoğan, “Doğurganlık hızı tarihimizde ilk kez 1,48&#8217;e gerilemiş [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/cumhurbaskani-erdogan-bu-bir-felaket-diyerek-uyardi/33599/">Cumhurbaşkanı Erdoğan &#8220;Bu bir felaket&#8221; diyerek uyardı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="354" data-end="720">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Aile Forumu’nda yaptığı çarpıcı konuşmayla Türkiye’nin doğurganlık verilerine dair dikkat çekici mesajlar verdi. TÜİK&#8217;in 2024 yılı doğurganlık oranını 1,48 olarak açıklamasının ardından konuşan Erdoğan, bu seviyeyi &#8220;felaket&#8221; olarak nitelendirdi ve bunun ardında ekonomik değil, toplumsal bir sorun olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="722" data-end="1078">TÜİK verilerini değerlendirirken Erdoğan, “Doğurganlık hızı tarihimizde ilk kez 1,48&#8217;e gerilemiş durumda. Bu bir felaket. Bu kritik eşiğin çok altında seviyedir. Biz bunu söyleyince hemen birileri ekonomi diyor” ifadelerini kullandı. Ancak Cumhurbaşkanı’na göre düşen doğum oranları ekonomik krizden değil, daha derin kültürel dönüşümlerden kaynaklanıyor.</p>
<p data-start="1080" data-end="1112"><strong>“Tehlikenin Farkında Mıyız?”</strong></p>
<p data-start="1114" data-end="1519">Erdoğan, doğurganlık oranlarındaki keskin düşüşün Türkiye&#8217;nin geleceği açısından büyük bir risk taşıdığını belirtti. “Ülkemizin karşı karşıya olduğu tehlikeyi ortaya koyuyor,” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti. Sadece Türkiye değil, dünya genelinde de benzer bir eğilim yaşandığını dile getirerek, “Dünya ülkelerinin yarısından fazlasından doğurganlık hızı nüfus yenileme hızının altındadır” dedi.</p>
<p data-start="1521" data-end="1596"><strong>Devlet Teşvikleri Geliyor: “Aileyi Merkeze Alan Güçlü Adımlar Atacağız”</strong></p>
<p data-start="1598" data-end="1871">Cumhurbaşkanı, aileyi teşvik etmeye yönelik politikaları hızlandıracaklarını duyurarak, “Aile ve gençlik fonunu ilk etapta deprem bölgesinde daha sonra 81 ilimizde devreye aldık,” dedi. Bu kapsamda 28 Mayıs’ta doğum yardımı ödemelerinin toplu şekilde yapılacağını açıkladı.</p>
<p data-start="1873" data-end="2076">Ayrıca, bu krize kalıcı çözümler getirmek amacıyla, “2026-2035 dönemini Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak ilan ediyoruz. Bu 10 yıl içerisinde aileyi merkeze alan güçlü adımlar atacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="2078" data-end="2147"><strong>LGBT+ Hakkında: “Özgürlük Ambalajlı Kölelik Düzeni”</strong></p>
<p data-start="2149" data-end="2477">Erdoğan’ın konuşmasında sadece doğum oranları değil, toplumsal dönüşüm ve cinsiyet kimliği tartışmaları da yer aldı. LGBT+ sapkınlığı hakkında kullandığı ifadelerinde, “Birileri ısrarla kabul etmek istemese de ailesinden koparılmış, millet bağı zayıflamış bireyin özgür ve özgün olmasına imkan yoktur” diyerek sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p data-start="2149" data-end="2477">“Özgürlük ambalajıyla sunulan aslında esaret ve kölelik düzenidir. Bugün insanlık kendi varlığının en temel hakikatleriyle sınanıyor. Adına özgürlük denilen bu kuşatma kadını da çocuğu da insan onurunu da tehdit ediyor.”</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/cumhurbaskani-erdogan-bu-bir-felaket-diyerek-uyardi/33599/">Cumhurbaşkanı Erdoğan &#8220;Bu bir felaket&#8221; diyerek uyardı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/cumhurbaskani-erdogan-bu-bir-felaket-diyerek-uyardi/33599/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençler işsiz, umutlar askıda: Türkiye’de her 10 gençten 6’sı işgücünün dışında!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/ekonomi/gencler-issiz-umutlar-askida-turkiyede-her-10-gencten-6si-isgucunun-disinda/33327/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/ekonomi/gencler-issiz-umutlar-askida-turkiyede-her-10-gencten-6si-isgucunun-disinda/33327/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 May 2025 07:07:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[İşsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=33327</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gençler çalışmak istiyor ama sistem izin vermiyor. DİSK/Genel-İş’in yayımladığı “Türkiye’de Genç İstihdamı” raporu, gençler açısından çarpıcı bir tablo ortaya koydu. 15-24 yaş aralığındaki gençlerin %60’ı işgücüne dahil olamıyor; yani ne çalışıyorlar ne de iş arıyorlar. Kalan %39,5’lik kesim ise büyük oranda güvencesiz ve sendikasız koşullarda istihdam ediliyor. Rapora göre, genç işsizliği oranı %17,4 ile AB [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/ekonomi/gencler-issiz-umutlar-askida-turkiyede-her-10-gencten-6si-isgucunun-disinda/33327/">Gençler işsiz, umutlar askıda: Türkiye’de her 10 gençten 6’sı işgücünün dışında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="" data-start="223" data-end="587">Gençler çalışmak istiyor ama sistem izin vermiyor. DİSK/Genel-İş’in yayımladığı “Türkiye’de Genç İstihdamı” raporu, gençler açısından çarpıcı bir tablo ortaya koydu. 15-24 yaş aralığındaki gençlerin %60’ı işgücüne dahil olamıyor; yani ne çalışıyorlar ne de iş arıyorlar. Kalan %39,5’lik kesim ise büyük oranda güvencesiz ve sendikasız koşullarda istihdam ediliyor.</p>
<p class="" data-start="654" data-end="838">Rapora göre, genç işsizliği oranı %17,4 ile AB ortalamasının (%14,5) ve OECD ortalamasının (%10,5) üzerinde. Türkiye, gençlerine iş bulamayan ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor.</p>
<p data-start="840" data-end="906"><strong data-start="844" data-end="906">&#8220;Ne Okuyor Ne Çalışıyor&#8221;: Gençlerin %25,9’u NEET Durumunda</strong></p>
<p class="" data-start="908" data-end="1059">Her dört gençten biri ne eğitimde ne de istihdamda. Bu durum, yalnızca işsizlik değil, aynı zamanda umutsuzluk ve sosyal dışlanma riskini de büyütüyor.</p>
<p class="" data-start="1094" data-end="1306">İstihdamdaki cinsiyet uçurumu gençler arasında da dikkat çekiyor. Genç erkeklerin istihdam oranı %51,7 iken, genç kadınlarda bu oran %26,4’e düşüyor. Kadınlar daha az istihdam ediliyor, daha az güvende çalışıyor.</p>
<p data-start="1308" data-end="1345"><strong data-start="1312" data-end="1345">Üniversite Mezunları da İşsiz</strong></p>
<p class="" data-start="1347" data-end="1541">Diplomanın iş garantisi olmadığı bir dönemdeyiz. Üniversite mezunu her dört gençten biri işsiz. Üstelik meslek lisesi ve üniversite mezunu gençlerin istihdam oranı neredeyse eşit: %57 civarında.</p>
<p class="" data-start="1586" data-end="1778">15-29 yaş arası sigortalı genç işçilerin yalnızca %9’u sendika üyesi. Kayıt dışı çalışan gençlerin oranı ise daha da yüksek, bu da hem düşük gelir hem de sosyal güvencesizlik anlamına geliyor.</p>
<p data-start="1780" data-end="1817"><strong data-start="1784" data-end="1817">Gençlik Yoksullukla Boğuşuyor</strong></p>
<p class="" data-start="1819" data-end="1937">25 yaş altı her beş kişiden biri yoksulluk sınırında yaşıyor. Gençlerin %17’si, çocukların ise %21,8’i yoksul durumda.</p>
<p class="" data-start="1974" data-end="2187">DİSK, genç istihdamı için devlet destekli kamu yatırımları, sendikal hakların korunması, cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve üniversitelerde özerk ve nitelikli eğitim sistemlerinin kurulması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/ekonomi/gencler-issiz-umutlar-askida-turkiyede-her-10-gencten-6si-isgucunun-disinda/33327/">Gençler işsiz, umutlar askıda: Türkiye’de her 10 gençten 6’sı işgücünün dışında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/ekonomi/gencler-issiz-umutlar-askida-turkiyede-her-10-gencten-6si-isgucunun-disinda/33327/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aile çatısı çöküyor: Yalnız yaşayanlar artıyor, gençler evlenemiyor</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/aile-catisi-cokuyor-yalniz-yasayanlar-artiyor-gencler-evlenemiyor/33259/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/aile-catisi-cokuyor-yalniz-yasayanlar-artiyor-gencler-evlenemiyor/33259/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2025 09:50:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[İslam ve Aile]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=33259</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜİK’in 2024 “İstatistiklerle Aile” raporu, Türkiye’de toplumsal dönüşümün aile yapısını ciddi biçimde etkilediğini gözler önüne serdi. Verilere göre hanehalkı küçülüyor, yalnız yaşayanların sayısı artıyor, geniş aileler tarihe karışıyor. 2008 yılında ortalama 4 kişi olan hanehalkı büyüklüğü, 2024’te 3,11 kişiye kadar düştü. En büyük hane ortalaması 4,85 kişiyle Şırnak&#8217;ta, en düşük ortalama ise 2,53 kişiyle Giresun [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/aile-catisi-cokuyor-yalniz-yasayanlar-artiyor-gencler-evlenemiyor/33259/">Aile çatısı çöküyor: Yalnız yaşayanlar artıyor, gençler evlenemiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="" data-start="249" data-end="491">TÜİK’in 2024 “İstatistiklerle Aile” raporu, Türkiye’de toplumsal dönüşümün aile yapısını ciddi biçimde etkilediğini gözler önüne serdi. Verilere göre hanehalkı küçülüyor, yalnız yaşayanların sayısı artıyor, geniş aileler tarihe karışıyor.</p>
<p class="" data-start="493" data-end="701">2008 yılında ortalama 4 kişi olan hanehalkı büyüklüğü, 2024’te 3,11 kişiye kadar düştü. En büyük hane ortalaması 4,85 kişiyle Şırnak&#8217;ta, en düşük ortalama ise 2,53 kişiyle Giresun ve Çanakkale&#8217;de görüldü.</p>
<p data-start="708" data-end="764"><strong data-start="712" data-end="764">Yalnız Yaşamda Rekor Artış</strong></p>
<p class="" data-start="766" data-end="1048">2016’da %14,9 olan tek kişilik hane oranı, 2024’te %20’ye yükseldi. Gümüşhane bu alanda %31,7 ile zirvede yer alırken, Batman %11,1 ile en düşük orana sahip. Bu yükseliş, hem bireysel yalnızlaşmanın hem de ekonomik koşulların toplum üzerindeki etkisini düşündürüyor.</p>
<p data-start="1055" data-end="1112"><strong data-start="1059" data-end="1112">Geniş Aileler Azalıyor, Gençler Evden Ayrılamıyor</strong></p>
<p class="" data-start="1114" data-end="1340">Toplumun belkemiği olan geniş aileler, %13,3 gibi düşük bir orana geriledi. Çekirdek aile oranı da %63,5&#8217;e düştü. Akraba evlilikleri 2010’da %5,9 iken şimdi %3,3’e inse de bazı illerde hâlâ yüksek oranlarda seyrediyor.</p>
<p class="" data-start="1342" data-end="1529">Gençler ise ekonomik sebeplerle ebeveyn evini terk edemiyor. 25-29 yaş arası hiç evlenmemiş bireylerin %72,6’sı hâlâ ailesiyle yaşıyor. Erkeklerde bu oran %44,8, kadınlarda ise %27,9.</p>
<p data-start="1536" data-end="1585"><strong data-start="1540" data-end="1585">Nüfus Artışı Tehlikede: Uzmanlar Uyarıyor</strong></p>
<p class="" data-start="1587" data-end="1848">Düşen doğurganlık oranları ve yalnızlaşan birey yapısı, Türkiye’nin nüfus yenileme kapasitesi açısından alarm veriyor. Ekonomistler bu gidişatı “sosyal çöküşün sessiz işareti” olarak yorumlarken, nüfus artış hızının giderek daha da düşeceği öngörülüyor.</p>
<p data-start="1855" data-end="1902"><strong data-start="1859" data-end="1902">Yaşlı Nüfus Artıyor, Bakım Krizi Kapıda</strong></p>
<p class="" data-start="1904" data-end="2160">Her dört haneden birinde en az bir yaşlı birey yaşıyor. %25,3’lük bu oran, bakım politikalarının hızla gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Yaşlanan nüfusun sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri üzerinde oluşturacağı baskı giderek büyüyor.</p>
<p data-start="2167" data-end="2236"><strong data-start="2171" data-end="2236">Konut Sorunları Devam Ediyor: Her 3 Haneden 1’i Sorun Yaşıyor</strong></p>
<p class="" data-start="2238" data-end="2571">%31,3 oranındaki hane, yaşadıkları konutlarda çatı sızdırması, nem, rutubet gibi problemlerle karşı karşıya. Diğer yandan internet erişimi %96,4, cep telefonu sahipliği ise %99,6 gibi oldukça yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Bu durum, altyapı gelişmişliğine rağmen temel yaşam konforunun eksik kaldığını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/aile-catisi-cokuyor-yalniz-yasayanlar-artiyor-gencler-evlenemiyor/33259/">Aile çatısı çöküyor: Yalnız yaşayanlar artıyor, gençler evlenemiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/aile-catisi-cokuyor-yalniz-yasayanlar-artiyor-gencler-evlenemiyor/33259/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye nüfusu erimeye başladı: Doğurganlık hızı alarm veriyor!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/turkiye-nufusu-erimeye-basladi-dogurganlik-hizi-alarm-veriyor/33220/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/turkiye-nufusu-erimeye-basladi-dogurganlik-hizi-alarm-veriyor/33220/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 May 2025 10:25:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=33220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2024 doğum istatistikleri, Türkiye&#8217;nin hızla yaşlanan ve küçülen bir nüfusa doğru ilerlediğini gözler önüne serdi. Verilere göre doğurganlık hızı 1,48’e düşerek nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,10’un oldukça altına geriledi. 2024’te Türkiye’de sadece 937 bin 559 bebek doğdu. Bu bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız olarak kayıtlara geçti. Ancak [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/turkiye-nufusu-erimeye-basladi-dogurganlik-hizi-alarm-veriyor/33220/">Türkiye nüfusu erimeye başladı: Doğurganlık hızı alarm veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="" data-start="305" data-end="582">Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2024 doğum istatistikleri, Türkiye&#8217;nin hızla yaşlanan ve küçülen bir nüfusa doğru ilerlediğini gözler önüne serdi. Verilere göre doğurganlık hızı 1,48’e düşerek nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,10’un oldukça altına geriledi.</p>
<p class="" data-start="669" data-end="868">2024’te Türkiye’de sadece 937 bin 559 bebek doğdu. Bu bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız olarak kayıtlara geçti. Ancak bu rakam, doğurganlıkta kesintisiz süren düşüşün son halkası oldu.</p>
<p data-start="875" data-end="937"><strong data-start="882" data-end="937">Doğurganlık Hızı 2001’den Bu Yana Yüzde 38 Geriledi</strong></p>
<p class="" data-start="938" data-end="1085">2001’de 2,38 olan toplam doğurganlık hızı, 2024’te 1,48’e düştü. Türkiye artık nüfusunu yenileyemeyen ülkeler arasında. 71 ilde bu eşik aşılamıyor.</p>
<p class="" data-start="1146" data-end="1334">Şanlıurfa’da doğurganlık hızı 3,28 ile nüfus artışı sağlayan tek il oldu. Şırnak (2,62) ve Mardin (2,32) bu ili takip etti. En düşük oranlar ise Bartın ve Eskişehir’de 1,12 olarak ölçüldü.</p>
<p class="" data-start="1413" data-end="1558">Türkiye, 1,48 doğurganlık hızıyla AB ortalaması olan 1,38’in üzerinde kalsa da, 27 ülke arasında 9. sıraya gerileyerek kritik bir dönemece girdi.</p>
<p data-start="1565" data-end="1621"><strong data-start="1572" data-end="1621">Eğitim Seviyesi Arttıkça Doğurganlık Azalıyor</strong></p>
<p class="" data-start="1622" data-end="1736">Hiç eğitim almamış kadınlar ortalama 2,65 çocuk doğururken, üniversite mezunlarında bu sayı 1,22’ye kadar düşüyor.</p>
<p class="" data-start="1791" data-end="1924">Kentleşme oranı arttıkça doğurganlık hızı düşüyor. Büyük şehirlerde bu oran 1,39’a kadar gerilerken, kırsalda 1,83 olarak kaydedildi.</p>
<p data-start="1931" data-end="1979"><strong data-start="1938" data-end="1979">Kaba Doğum Hızı 23 Yılda Yarıya Düştü</strong></p>
<p class="" data-start="1980" data-end="2094">2001’de binde 20,3 olan kaba doğum hızı, 2024’te binde 11’e geriledi. Türkiye, doğumda yarıya düşen bir ülke oldu.</p>
<p class="" data-start="2157" data-end="2300">Doğurganlıkta en yoğun yaş grubu 25-29’a kaydı. 15-19 yaş arası genç annelerin oranı ise 2001’de binde 49 iken 2024’te sadece binde 10’a düştü.</p>
<p data-start="2307" data-end="2374"><strong data-start="2314" data-end="2374">Uzmanlar Uyarıyor: Nüfus Politikası Yeniden Şekillenmeli</strong></p>
<p class="" data-start="2375" data-end="2530">Demografik krizin kapıda olduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’nin sosyal güvenlik ve iş gücü yapısının bu düşüşten ciddi şekilde etkilenebileceği görüşünde.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/turkiye-nufusu-erimeye-basladi-dogurganlik-hizi-alarm-veriyor/33220/">Türkiye nüfusu erimeye başladı: Doğurganlık hızı alarm veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/turkiye-nufusu-erimeye-basladi-dogurganlik-hizi-alarm-veriyor/33220/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demografik değişim riskli seviyelerde! Türkiye hızla yaşlanıyor</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/demografik-degisim-riskli-seviyelerde-turkiye-hizla-yaslaniyor/32683/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/demografik-degisim-riskli-seviyelerde-turkiye-hizla-yaslaniyor/32683/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 10:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=32683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ait ilk Aktif Yaşlanma Endeksi (AYE) verilerini açıkladı. Rapora göre Türkiye, hızla yaşlanan ülkeler arasına katıldı; doğurganlık oranındaki sert düşüşle birlikte yaşlı nüfusun artışı dikkat çekiyor. Son beş yılda 65 yaş üstü nüfus, %20,7 oranında artarak 9,1 milyonu aştı. Bu grup artık toplam nüfusun %10,6’sını oluşturuyor. Mevcut eğilim devam [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/demografik-degisim-riskli-seviyelerde-turkiye-hizla-yaslaniyor/32683/">Demografik değişim riskli seviyelerde! Türkiye hızla yaşlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="" data-start="216" data-end="466">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ait ilk Aktif Yaşlanma Endeksi (AYE) verilerini açıkladı. Rapora göre Türkiye, hızla yaşlanan ülkeler arasına katıldı; doğurganlık oranındaki sert düşüşle birlikte yaşlı nüfusun artışı dikkat çekiyor.</p>
<p class="" data-start="519" data-end="736">Son beş yılda 65 yaş üstü nüfus, %20,7 oranında artarak 9,1 milyonu aştı. Bu grup artık toplam nüfusun %10,6’sını oluşturuyor. Mevcut eğilim devam ederse, 2100 yılında Türkiye nüfusunun üçte biri yaşlılardan oluşacak.</p>
<p data-start="738" data-end="801"><strong>Aktif Yaşlanma Endeksi Yükseldi, Ancak Avrupa&#8217;nın Gerisinde</strong></p>
<p class="" data-start="802" data-end="1074">Türkiye’nin 2024 aktif yaşlanma endeksi 29,7 olarak hesaplandı. Bu, geçen yıla göre iyileşme gösterse de, AB ortalamasının (36,8) altında kalındı. Endeks, yaşlı bireylerin istihdama katılımı, toplumsal hayattaki varlığı ve sağlıklı yaşam koşullarına erişimini ölçüyor.</p>
<p data-start="1076" data-end="1111"><strong>Bölgesel Farklar Dikkat Çekiyor</strong></p>
<p class="" data-start="1114" data-end="1200"><em>Doğu Karadeniz</em> 33,3 puanla en yüksek aktif yaşlanma endeksine sahip bölge olurken,</p>
<p class="" data-start="1203" data-end="1268"><em>Güneydoğu Anadolu</em> 26,9 puanla listenin son sırasına yerleşti.</p>
<p class="" data-start="1270" data-end="1329">İstanbul ise topluma katılımda en iyi performansı gösterdi.</p>
<p data-start="1331" data-end="1360"><strong>Kadın-Erkek Farkı Büyüyor</strong></p>
<p class="" data-start="1361" data-end="1515">Endeks sonuçlarına göre yaşlı erkeklerin aktif yaşlanma skoru kadınlardan çok daha yüksek: erkeklerde 34,5; kadınlarda 25,3. Avrupa&#8217;da bu fark daha küçük.</p>
<p class="" data-start="1548" data-end="1689">İstihdam bileşeninde de artış var: 55-74 yaş arası grubun istihdam oranı 27,6’ya yükseldi. Ancak hala Avrupa ortalamasının oldukça gerisinde.</p>
<p data-start="1691" data-end="1726"><strong>Toplumsal Katılım Alarm Veriyor</strong></p>
<p class="" data-start="1727" data-end="1844">Topluma katılım endeksi sadece 12,5’te kaldı. Bu, yaşlıların sosyal hayattan yeterince yararlanamadığını gösteriyor.</p>
<p class="" data-start="1891" data-end="2048">Bağımsız ve sağlıklı yaşam endeksi 65 olarak açıklanırken, yaşlanmaya elverişli çevre koşulları endeksi 46,1 oldu. Burada da bölgesel uçurumlar dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/demografik-degisim-riskli-seviyelerde-turkiye-hizla-yaslaniyor/32683/">Demografik değişim riskli seviyelerde! Türkiye hızla yaşlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/demografik-degisim-riskli-seviyelerde-turkiye-hizla-yaslaniyor/32683/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye yaşlanıyor! Genç nüfus avantajı eriyor ve yoksulluk artıyor</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/turkiye-yaslaniyor-genc-nufus-avantaji-eriyor-ve-yoksulluk-artiyor/31591/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/turkiye-yaslaniyor-genc-nufus-avantaji-eriyor-ve-yoksulluk-artiyor/31591/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2025 08:53:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=31591</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de yaşlı nüfus oranı hızla yükselirken, demografik yapıda köklü bir değişim yaşanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 65 yaş ve üzeri kişi sayısı 9 milyonu aşarken, yaşlı nüfusun toplam içindeki oranı yüzde 10,6’ya ulaştı. Uzmanlar, 2030’dan sonra Türkiye’nin “genç ülke” kategorisinden çıkacağını ve sosyal güvenlik sisteminin ciddi baskı altına gireceğini belirtiyor. Türkiye, hızla yaşlanan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/turkiye-yaslaniyor-genc-nufus-avantaji-eriyor-ve-yoksulluk-artiyor/31591/">Türkiye yaşlanıyor! Genç nüfus avantajı eriyor ve yoksulluk artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de yaşlı nüfus oranı hızla yükselirken, demografik yapıda köklü bir değişim yaşanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 65 yaş ve üzeri kişi sayısı 9 milyonu aşarken, yaşlı nüfusun toplam içindeki oranı yüzde 10,6’ya ulaştı. Uzmanlar, 2030’dan sonra Türkiye’nin “genç ülke” kategorisinden çıkacağını ve sosyal güvenlik sisteminin ciddi baskı altına gireceğini belirtiyor.</p>
<p>Türkiye, hızla yaşlanan nüfus yapısının getirdiği ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya. TÜİK’in 2024 yılı verilerine göre, 65 yaş üstü nüfus 9 milyon 112 bine yükselirken, bu rakam 2019’daki 7,6 milyona göre önemli bir artışa işaret ediyor. Bu artışla birlikte yaşlı nüfusun toplam içindeki oranı da yüzde 9,1’den yüzde 10,6’ya çıktı. Uzmanlar, bu hızlı değişimin Türkiye için kritik bir eşik anlamına geldiğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>Türkiye 2030’da “Genç Ülke” Statüsünü Kaybedecek</strong></p>
<p>TÜİK projeksiyonlarına göre, Türkiye 2030 itibarıyla “fırsat penceresi” olarak görülen genç nüfus avantajını kaybedecek. 2030’da yaşlı nüfus oranının yüzde 13,5’e, 2040’ta yüzde 17,9’a, 2060’ta ise yüzde 27’ye ulaşması bekleniyor. Doğurganlık hızındaki düşüş devam ederse bu oranların daha da yükseleceği öngörülüyor.</p>
<p>Bu değişim, Türkiye’nin ekonomik büyümesi ve sosyal güvenlik sistemi açısından önemli bir kırılma noktası anlamına geliyor. Hükümet, “nüfus yaşlanmadan zenginleşme” hedefini sık sık vurgulasa da, mevcut veriler bu hedefin gerçekleşmediğini ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Yaşlı Yoksulluğu Alarm Veriyor</strong></p>
<p>Ekonomim’in haberine göre, yaşlı nüfus içindeki yoksulluk oranı yüzde 24,2’ye ulaştı. Bu oran, yaklaşık 2 milyon 123 bin yaşlının yoksulluk sınırının altında yaşadığını gösteriyor. Yaşlı yoksulluğu, genel yoksulluk oranıyla paralel bir seyir izlerken, emeklilik döneminde maddi sıkıntılar yaşayanların sayısında da artış gözlemleniyor.</p>
<p>2015’te yüzde 34 seviyesinde olan yaşlı yoksulluğu, 2018’e kadar azalma eğilimi göstermişti. Ancak 2019’dan sonra sürekli artış gösteren oran, 2024 itibarıyla yeniden kritik seviyelere ulaştı.</p>
<p><strong>Yaşlıların Çalışma Oranı Artıyor</strong></p>
<p>Yaşlı nüfusun iş gücüne katılım oranı da artmaya devam ediyor. 2019’da yüzde 12 olan 65 yaş üstü iş gücüne katılım oranı, 2023 sonunda yüzde 12,2’ye, 2024 itibarıyla ise yüzde 13’e çıktı. Bu durum, emeklilik yaşındaki bireylerin geçimlerini sağlamak için çalışmak zorunda kaldıklarını ortaya koyuyor.</p>
<p>Yaşlıların sektörel dağılımı incelendiğinde, tarım sektörü en büyük istihdam alanı olmaya devam ediyor. 2021’de yüzde 64,3 olan tarımda çalışan yaşlı oranı, 2023’te yüzde 57,7’ye geriledi. Buna karşın, hizmet sektöründe çalışan yaşlıların oranı yüzde 27,3’ten yüzde 32,1’e yükseldi. Sanayi ve inşaat sektörlerinde ise yaşlı çalışan oranı sırasıyla yüzde 7,3 ve yüzde 2,8 seviyesinde kaldı.</p>
<p><strong>Sosyal Güvenlik Krizi</strong></p>
<p>TEPAV Kalkınma Programı Direktörü Ekrem Cünedioğlu, Türkiye’nin hızla yaşlanan nüfusa sahip olduğuna dikkat çekerek, sosyal güvenlik sisteminin bu değişime ayak uydurması gerektiğini vurguladı. Cünedioğlu, “Eğer BM tahminleri gerçekleşirse, 2055 yılında ABD’yi, 2066’da ise Avrupa Birliği ortalamasını geçeceğiz. Bu da sosyal güvenlik sistemi açısından büyük bir mali yük anlamına geliyor” dedi.</p>
<p>Cünedioğlu, mevcut emeklilik sisteminin uluslararası standartların gerisinde kaldığını belirterek, Mercer ve CFA Enstitüsü’nün Küresel Emeklilik Endeksi’nde Türkiye’nin 48 ülke arasında 45. sırada yer aldığını ve “D” notu aldığını söyledi. Bu durum, Türkiye’nin sosyal güvenlik sisteminde yapısal reformların acilen yapılması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Döngü Kırılmalı</strong></p>
<p>Cünedioğlu, düşük ücretli çalışanların emeklilik döneminde de yoksulluk içinde kalmaya devam ettiğini belirtti. Bu kısır döngünün kırılmaması halinde, emeklilik sisteminin sürdürülebilirliğinin ciddi tehdit altında olacağını ifade etti.</p>
<p>“ABD ve Avrupa ülkeleri, yaşlanan nüfuslarını yönetebilmek için emeklilik yaşını yükseltme ve emeklilik fonlarını destekleme gibi önlemler alıyor. Türkiye’nin de bu doğrultuda adımlar atması gerekecek” diyen Cünedioğlu, hem sosyal güvenlik sisteminde hem de iş gücü piyasasında yaşlanan nüfusa uygun yapısal dönüşümlerin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.</p>
<p>Ayrıca özel sektörün de bu değişime uyum sağlaması gerektiğini belirten Cünedioğlu, “Firmalarımız değişen tüketici profilini dikkate alarak, yaşlı nüfusun ihtiyaçlarına yönelik yeni ürünler ve hizmetler geliştirmeli. Endüstri ve hizmet sektörü, yaşlanan nüfusun taleplerini öngörerek kendini uyarlamalı” dedi.</p>
<p><strong>Türkiye’nin Geleceği İçin</strong></p>
<p>Türkiye’nin hızla yaşlanan nüfusu, ekonomik kalkınma, sosyal güvenlik ve iş gücü piyasası açısından kritik bir dönüşüm sürecine işaret ediyor. Uzmanlar, mevcut sosyal güvenlik sistemi ve ekonomik yapıların bu değişime uyum sağlayamaması halinde, Türkiye’nin ciddi bir ekonomik ve sosyal krizle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/turkiye-yaslaniyor-genc-nufus-avantaji-eriyor-ve-yoksulluk-artiyor/31591/">Türkiye yaşlanıyor! Genç nüfus avantajı eriyor ve yoksulluk artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/turkiye-yaslaniyor-genc-nufus-avantaji-eriyor-ve-yoksulluk-artiyor/31591/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
