<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ramazan etkinlikleri arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/ramazan-etkinlikleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/ramazan-etkinlikleri/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2026 10:49:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Bahçeli&#8217;den &#8216;Laiklik Bildirisi&#8217;ne tepki: Allah&#8217;a iman gericilikse, gericiyiz!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/manset/bahceliden-laiklik-bildirisine-tepki-allaha-iman-gericilikse-gericiyiz/40147/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/manset/bahceliden-laiklik-bildirisine-tepki-allaha-iman-gericilikse-gericiyiz/40147/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 10:42:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik bildirisi]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan etkinlikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=40147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. İşte Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar: İç ve dış siyasi gündem itibarıyla yoğun bir haftayı geride bırakıyoruz. Bu yoğunluğun önümüzdeki günlerde çetrefilleşip daha da artış kaydedeceğini söylemek zannederim hatalı bir öngörü olmayacaktır. Mübarek Ramazan ayının maneviyat ikliminde akan hayatın iç yüzünü, ardışık siyasi gelişmelerin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/bahceliden-laiklik-bildirisine-tepki-allaha-iman-gericilikse-gericiyiz/40147/">Bahçeli&#8217;den &#8216;Laiklik Bildirisi&#8217;ne tepki: Allah&#8217;a iman gericilikse, gericiyiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.</p>
<p><strong>İşte Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar:</strong></p>
<p>İç ve dış siyasi gündem itibarıyla yoğun bir haftayı geride bırakıyoruz. Bu yoğunluğun önümüzdeki günlerde çetrefilleşip daha da artış kaydedeceğini söylemek zannederim hatalı bir öngörü olmayacaktır. Mübarek Ramazan ayının maneviyat ikliminde akan hayatın iç yüzünü, ardışık siyasi gelişmelerin muteber özünü dikkatle, sabırla, akılla ve uyanık bir vicdan kabiliyetiyle okumanın lüzumu her cihetten asıl ve hasıl bir gerçektir. İdrak ettiğimiz rahmet ve mağfiret mevsiminde, şuurlarımıza nifakın zehirli dumanını sızdırmayı hesap edenlere karşı temkinli ve tedbirli hareket etmek mühim ve mutlak bir gerekliliktir.</p>
<p><strong>MEB’İN RAMAZAN GENELGESİ</strong></p>
<p>Dünyayı Türkçe yorumlamanın yanında Türkiye’yi millî birlik ve kardeşliğin tarihsel müktesebatı ile kucaklamak, sahip olduğumuz bugünkü yüksek vazife ve vaziyet hâlinin şaşmaz gereğidir. Ramazan ayı dayanışma ve yardımlaşma duygusunun şahikasıdır. Ramazan ayı bizi biz yapan millî ve manevi değerlerin şah damarıdır. Bilhassa Ramazan ayının mübarek adabını, muazzam ahlakını, muazzez manasını yeni yetişen nesillere öğretmek hepimizin münhasır görevi olmalıdır. Her dönemde bundan rahatsızlık duyan köksüzler vardır ve olacaktır.</p>
<p>Fakat bir türlü anlamadığımız, anlayamadığımız esas açmaz şudur. Manevi erimenin ve ahlaki erozyonun küresel bir savruluş hâlini aldığı, her cepheden tehditlerin savrulduğu bugünkü dünyanın alaca karanlık tablosunda çocuklarımızı düşünmeyelim mi? Onları Müslüman Türk milletinin haslet ve hususiyetiyle tesis etmeyelim mi? Geleceğimiz için kaygılanmayalım mı? Ne yapsaydık, akışa mı bıraksaydık. Ne yapsaydık. Üç maymunu mu oynasaydık. Ölen öldü, kaybolan kayboldu, tükenen tükendi, elden ne gelir, kalanlar bizim mi deseydik.</p>
<p>İffetli ve itibarlı bir masumiyet yeryüzünde en nadir bulunan ve bulunacak mücevherdir. Zaman ve mekân sıkışmasıyla fazilet ve fikir zedelenmesi yaşayan çevrelere bunu anlatmak veya kabullendirmek, işin doğrusunu isterseniz pek müşküldür. Çünkü onların dilleri mühürlüdür, dilekleri mühürlüdür, dimaları mühürlüdür, hepsi bir yana kalpleri mühürlüdür. Bizim her evladımız, her çocuğumuz istikbalin henüz sabırdan satıra dökülmemiş mesajı ve müteakkit iradesidir.</p>
<p>Bu bahsi neden açtığımı, bu kadar açıklamayı niçin yaptığımı sabrınıza sığınarak elbette izah edeceğim. Millî Eğitim Bakanlığı 12 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri konusunda bir genelge yayımlamıştır. Yerinde ve kıvamında bir adımla doğrusunu yapmıştır. Takdir ve tebrik ediyoruz. Yine bu günlerde Dağları Allah dedirten, her yaş grubunda göz kamaştıran bir akıma dönüşen ‘Kâbe’de Hacılar Hu der Allah’ isimli ilahi ve bu ilahiyi seslendiren kardeşlerimizi de gönülden alkışlıyoruz.</p>
<p>Millî Eğitim Bakanlığının mezkûr genelgesinde özetle Türk millî eğitiminin genel amacının millî, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren, bu değerleri davranış hâline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğu kaydedilmiştir. Türk milletinin sağduyu ve vicdan sahibi hangi mensubu bu gerçekleri inkâr ve ihmal edebilecektir. Genelgede yer alan bir diğer önemli ve altı çizilmesi gereken gerçek de şudur. İlköğretim öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim sürecidir.</p>
<p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştiren bütüncül bir eğitim sistemine dayanmaktadır. Genelgede ifade edildiği üzere bu modelin merkezinde erdem, değer ve eylem çerçevesi bulunmaktadır. Değerlerin öğrencilerimiz tarafından içselleştirilerek günlük yaşamlarına davranış olarak dönüşmesi esastır. Hülasaikâlam Ramazan ayı boyunca öğrencilerimizin paylaşma bilincini geliştirmeye, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazandırmaya ve dayanışma duygularını güçlendirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin planlanarak uygulanmasının önemi anılan genelgede ifade bulmuş ve talimat mahiyetiyle ilan edilmiştir.</p>
<p><b>‘TÜRKİYE’NİN TALİBANLAŞTIĞINI GÖRENİNİZ VAR MI?’</b></p>
<p>Bu genelgenin neresi yanlıştır? Elinizi vicdanınıza götürüp düşününüz. Türkiye’nin Talibanlaştığına dair en ufak bir emare, en küçük bir delil göreniniz var mıdır?</p>
<p>Ramazan ayı etkinliklerine Talibanlaşma ve gericilik diye yaygara koparanlar hakiki manada yobaz değiller midir?</p>
<p>Merhum Cemil Meriç’in ifadesiyle söylersek yeni yobazlık kendimize ait mukaddese kulaklarımızı tıkayış ve kendimizden kaçış olarak tanımlanmayacak mıdır? Maarifin Kalbinde Ramazan Şenlikleri’nin neresinde sakınca vardır?</p>
<p><b>“ÇÜRÜK AYDINLAR NE İSTEDİĞİNİ SÖYLESİN”</b></p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve İslam karşıtlığında birleşen yönetici taifesi hele bir anlatsın da duyalım, öğrenelim. Din düşmanı olup olmadığını bilmediğimiz, yalnızca İslam düşmanlığı üzerinden mevzuya giren, bu nedenle ruhunu iblisin emanetine veren çürük aydınlar ne istediklerini açık yüreklilikle söylesinler. Kültürel mirasımızı güçlendiren, paylaşma ve birlikte olma bilincini teşvik eden samimi faaliyetlerin neresinde pürüz, neresinde laiklikle çelişen bir çarpıklık söz konusudur. Yabancı ülkelerde her pazar kiliseye giden çocukları mesele yapmayıp da Ramazan ayının mehabbetini ve muhabbetini, aşılayan ahlaki ve manevi sorumluluğu tartışmaya açmaya cüret eden sütü hamuru lekeli güruha nasıl sessiz kalalım. Nasıl hiçbir şey olmamış gibi tepkisiz duralım. Yahu bunlarda hiç mi utanma duygusu kalmadı.</p>
<p>Sözde uzman ve akademisyenlerden mürekkep 168 kişi bir araya gelerek ‘laikliği birlikte savunuyoruz’ başlığıyla imzaladıkları bir bildiriyi kamuoyuyla paylaşmışlar. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yan yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler. Diyorlar ki laikliği savunmak suç değildir. Diyorlar ki şeriatçı dayatmaları reddediyoruz. Diyorlar ki karanlığa teslim olmayacağız. Alayınız karanlıksınız, alayınız karanlıktasınız, haberiniz yok.</p>
<p><b>“ALLAH’A İMAN GERİCİLİKSE, GERİCİYİZ”</b></p>
<p>Millî Eğitim Bakanlığının az evvel ifade ettiğim genelgesinden dolayı Türkiye’de gerici, şeriatçı bir kuşatma varmış. Allah’a iman etmek gericilikse biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Çocuklarımıza Ramazan ayının muteber ahlak ve manasını aktarmak gericilik olarak değerlendiriliyorsa biz de buna sonuna kadar ortağıyız. Ne diyordu merhum Cemil Meriç. Gelin kulak verelim. “Murdar bir hâlden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse her namuslu insan gericidir.” Hepsini toplasanız bir insan etmeyecek 168 kişi bugünkü karanlık yüzün hâlihazırdaki temsilidir.</p>
<p>Millî Eğitim Bakanımızı ve bakanlık personelini kutluyorum. Millî Eğitim Bakanlığının 12 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri konulu genelgeyi sonuna kadar destekliyorum.</p>
<p><b>“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN KURUCU RUHU VE EGEMENLİK HUKUKU HER ZAMAN BAKİDİR”</b></p>
<p>Bu aşamada söyleyeceklerim son olarak şudur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti başkent Ankara’dan yönetilen üniter devlet yapısına, Türk milleti gerçeği üzerine inşa edilen millî devlet yapısına ve inançlarımız ile yönetim ilişkilerinin belirlendiği laik devlet yapısına dayanmaktadır. Bu yapı Cumhuriyetimizin kurucu kahramanları ve kadroları tarafından çağın ve ötesinin dikkate alındığı mükemmel bir vizyon ile belirlenmiştir. Bir devlet çatısı altında beraberce yaşayabilmemizin asgari kuralları 29 Ekim 1923 tarihinde konulmuştur. Başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, bayrağımızın ay yıldızlı al bayrak, millî marşımızın İstiklal Marşı olduğu belirlenmiş ve anayasamız tarafından da güvence altına alınmıştır. Bundan geriye dönüş yoktur. Taviz, tavsama, tereddüt veya tenakus söz konusu değildir. Cumhuriyetin 103 yıllık tarihi bu ilkeleri benimsemekte zorlanan, reddeden ya da değiştirmeye çabalayan bedbahtların zaman zaman beyhude kalkışmalarına şahit olmuştur. Bu girişimler her defasında büyük Türk milleti tarafından lanetlenmiş, müsebbipleri hak ettiği karşılığı görmüştür.</p>
<p>Değerli dava arkadaşlarım. Gazi Mustafa Kemal Paşa Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi unvanı ile 1 Aralık 1921 tarihinde yaptığı konuşmada kurucu felsefenin omurgasını derinlemesine tarif etmiştir. Bildiğiniz üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki temelleri 23 Nisan 1920’de atılmıştır. Kurucu felsefenin omurgasını millî egemenlik oluşturmuştur. Halkçılık da millî egemenliğin toplumsal tabanını inşa etmiştir. Gazi Mustafa Kemal Paşa o meşhur konuşmasının bir yerinde aynen şunları söylemiştir. “Millet yürüdüğü yolu pek büyük isabetle seçmiştir. Ve bu yolun sonunda parlayan saadet güneşini bütün vücuduyla görmektedir. Bu millet o güneşe ulaşacaktır ve hiçbir kuvvet ona mâni olamayacaktır.” Tarihi geriye sarmak, zamanı geriye taşımak mümkün değildir. Aynı zamanda tarih bir el feneri gibidir. Nereye tutarsanız orayı aydınlatır, gerisi karanlıkta kalır. Yine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği üzere bugün ulaştığımız sonuç asırlardan beri çekilen millî felaketlerin doğurduğu yanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan şehit kanlarının bedelidir. Nereden geldiğimizi, nasıl geldiğimizi biliyoruz. Hangi menzile varmak istediğimizin hayal ve hedefleriyle dopdoluyuz. Türk milletinin varoluş hakları, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ruhu ve egemenlik hukuku her zaman bakidir. Her anlamda canlıdır, her daim muhafaza ve müdafaaya yeminli olduğumuz millî namustur. Geçmişin tecrübelerinden istifade ederek geleceğin huzurlu, gelişmiş, güvenli ve barışçı Türkiye’sinin teklifini sağlam esaslara dayanarak yapmanın arayış ve arzusundayız. Gerekirse pirincin içindeki beyaz taşları ayıklamak anlamına da gelse, gerekirse ağzımızla kuş tutmak, samanlıkta iğne aramak, deveye hendek atlatmak pahasına da olsa biz yolumuzdan dönmeyeceğiz.</p>
<p>Attığımız her adımla, yaptığımız her hamleyle ülkemizin ve milletimizin ümit sancağı, ufuk çizgisi ve huzur çimentosu olmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Dağılarak, dalaşarak ve dağınık hâlde durarak değil, birbirimize danışarak, dayanarak ve sarılarak demokratik ve siyasi sorumluluğumuzu hakkıyla yerine getireceğiz.</p>
<p>Evvela bir hatırlatma yaparak düşüncelerimin pergelini açmak istiyorum. Anayasal ve demokratikleşme süreçlerinin nereden bakarsanız 118 yılı bulan paradoksal iki kanadından bahsedilir. Bu iki kanattan birisi eşitlik, diğeri özgürlüktür. Hürriyet ilanıyla yola koyulan ikinci meşrutiyet özgürlüğü tercih ederek önceliğini almış lakin sonuca ulaşamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise kurulduğu ilk andan itibaren eşitlik ilkesini çatı değer hâline görmüş ve buna müzahir devlet millet ilişkisini belirlemiştir. Eşitliğin öne çıkması özgürlüğün geri plana itildiği anlamına gelmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan her insanımız, her kardeşimiz eşit ve özgür vatandaş olarak kabul görmüştür. Hiçbir vatandaşımız ahlaken, hukuken ve siyaseten bu ülkede ikinci sınıf insan muamelesi görmemiştir. Tarih ve kültür vadimizin hangi köşesine bakarsanız bakınız bu topraklar üzerinde ayrımcılığın izini, ötekileştirmenin izdüşümünü kolay kolay bulamazsınız.</p>
<p><b>TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI</b></p>
<p>Şu altı çizilmesi gereken hususu da yok saymıyorum. 103 yıllık Cumhuriyet tarihinin farklı etaplarında iktidar mevkiinde bulunan bir kısım zevatın şahsi, vehimli, ikircikli, önyargılı ve ideolojik tutumundan kaynaklanan dönemsel yanlışları olmuştur. Ancak bu durum hiçbir zaman devlet ve toplum hayatını sabote edecek derecede tırmanmamıştır. Yani Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk neyse Kürt odur, Kürt neyse Türk de aynısı olmuştur. Bu iki halk tarih boyunca bin yıllık ortak tarih, ortak kültür ve ortak inanç kapsamında bir millete vücut vermiş, bu milletin adı da Türk milleti olmuştur. Nitekim devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’dir. Milletimiz Türk milletidir. Terörsüz Türkiye hedefiyle devlet ve millet kudreti hem teyit edilmiş hem de dışarıdan bizi yenemeyenlere karşı iç dünyamızda aşılamaz, yıkılamaz birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuru güçlendirilerek yeni yüzyılın rotası belirlenmiştir. Millî iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclis en üst seviyede inisiyatif almış, birkaçı dışında siyasi partilerin büyük çoğunluğu meseleye sorumlu ve duyarlı yaklaşmıştır. Bu sayede Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tesis edilen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos 2025 tarihinde fiilen çalışmalarına başlamıştır. Yaklaşık altı buçuk ay süresince komisyon 20 toplantı yapmış, 137 kurum temsilcisi ve kişinin bilgi ve görüşüne başvurmuş, nihayet 17 Şubat 2026 Salı günü hazırlanan raporu tamamlamıştır. Komisyon üyesi 50 milletvekilinden 47’sinin oyuyla ikmal edilen rapor kabul edilmiştir. Evvela komisyonda görev yapan her milletvekili arkadaşıma huzurlarınızda gönül dolusu teşekkürlerimi iletiyorum.</p>
<p><b>“KOMİSYON ÜSTLENDİĞİ TARİHİ ROLLE TABULARI YIKMIŞ, EZBERLERİ BOZMUŞTUR”</b></p>
<p>Terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili samimi gayret ve girişimlerin en önemli ayağı komisyon raporuyla teşekkül etmiştir. Bahse konu bu rapora sefalet manifestosu diyenlerin bizzat kendileri sefil ve sefildir. Demokratik, katılımcı ve kapsayıcı bir anlayış ölçeğinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üstlendiği tarihî rolle tabuları yıkmış, ezberleri bozmuştur. Hiç kimse yapılan çalışmaları hafife almamalıdır. Hiç kimse millî birlik ve kardeşliğimizi barış ve huzur ortamıyla pekiştirme amacını perdelemeye kalkışmamalıdır. Devir Türk ve Türkiye yüzyılı devridir. Yeni yüzyılda terörsüz ve tereddütsüz Türkiye’yi ihya etmek vatan ve millet sevgisinde buluşan herkesin müşterek gayesi olmalıdır.</p>
<p>Demokratikleşme, ortak vatandaşlık, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla ekonomik refahın çıtası yükselecektir. Terörsüz Türkiye’nin kazananı herkes, hepimiz, milletimizin tamamı olacaktır. Bu da yetmez, kademe kademe ulaşılacak terörsüz bölge hedefiyle etrafımız barış ve kardeşlik kuşağı ile ihata edilecektir. Böylece terör örgütünün feshi ve silah bırakmasının güvenlik ve istihbarat kurumlarımızca takibi, teyidi ve ölçülebilir kriterleri netleşir netleşmez hukuki düzenlemelerin süratle ve şeffaflıkla hayata geçmesi mümkün hâle gelecektir. Adalet duygusunu zedelemeden, şehitlerimizin hatıralarını lekelemeden, gazilerimizin mücadelesine gölge düşürmeden silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması aşama aşama gerçekleştirilecektir.</p>
<p><b>“AF VE CEZASIZLIK ALGISINA PRİM VERMEDEN YASAL DÜZENLEMELERİN ÇERÇEVESİ ÇİZİLMELİDİR”</b></p>
<p>Raporda kaydedildiği üzere örgütün tüm unsurlarıyla feshi, silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda ortaya çıkan anlayış birliği çok değerlidir. Toplumsal bütünleşmenin güç kazanması maksadıyla silah bırakmayla birlikte işleyen süreci ve sonrasını yönetecek müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye vurgu yapılması ayrıca önemlidir. Af ve cezasızlık algısına prim vermeden ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin çerçevesi çizilmelidir. Türk’ün itibarı Kürt’ün itibarıdır. Kürt’ün iffeti Türk’ün iffetidir. Türk’ün onuru Kürt’ün onurudur. Bunların mevcudu da büyük Türk milletinin şanı, şerefi ve haysiyetidir.</p>
<p><b>“BÖLGEMİZ TARİHÎ BİR SINAMADAN GEÇMEKTEDİR”</b></p>
<p>Değerli arkadaşlarım, etrafımıza baktığımızda ve dünyanın içine gömüldüğü kaos ve kriz anaforuna göz attığımızda terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefinin ne kadar büyük bir boşluğu dolduracağı ortadadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a saldıracağı tarih hususunda deyim yerindeyse bahisler oynanmaktadır. Bölgemiz tarihî bir sınamadan geçmektedir. ABD’nin olağanüstü askerî yığınağı tehlikenin cesameti hakkında fikir vermektedir. Daha vurucu yeni nesil savaş senaryoları bölgesel dinamikleri, küresel ekonomi ve siyaset dengelerini olumsuz yönde etkileyecektir. Tehdit yakın ve sıcaktır. ABD’nin İran’a saldırması coğrafyaların ayarını bozacak ve tahminlerin ötesinde yaygın bir savaş döneminin kapısını aralayacaktır. Bir yanda ABD, diğer yanda İran müzakerelerin sürdüğünü iddia etse de Cenevre’de kurulan masa faal olsa da Arap arabulucular devrede bulunsa da İran, Rusya ve Çin Hürmüz Boğazı ile Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda ortak askerî tatbikat gerçekleştirmektedir. Aynı anda Gazze’nin yeniden imarı için Washington’da barış toplantıları yapılırken eş zamanlı şekilde İran’a karşı savaş hazırlıkları konuşulmaktadır. İsrail yönetiminin dizginlenmesi hususunda ön alması gereken Trump’ın siyonist lobinin etkisiyle İran’a meydan okuması anlaşılır değildir. ABD’nin İsrail Büyükelçisi’nin teolojik ve ideolojik saplantılarla vaat edilmiş topraklar söylemini gündeme getirmesi, sınır aşan potansiyel hedeflerin dillendirilmesi ve bölge devletlerinin egemenlik haklarının tartışmaya açılması siyonist yayılmacılığın nasıl bir tehdit oluşturduğunu göstermektedir.</p>
<p><b>‘KCK DERHAL FESHEDİLMELİ’</b></p>
<p>Şimdi tekrar terörsüz Türkiye hedefine dönelim. Dışımız kaynarken içimizi kaynaştırmalıyız. Dışımızda yangın varken içimizde birbirimize daha sıkı sarılmalıyız. Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamayla PKK’nın yaptığı çağrının önemli bir dahli vardır. Bu çağrı aynı şekilde KCK’yı da bağlamaktadır. Örgütün üst yapılanmasının feshi derhal sağlanmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/bahceliden-laiklik-bildirisine-tepki-allaha-iman-gericilikse-gericiyiz/40147/">Bahçeli&#8217;den &#8216;Laiklik Bildirisi&#8217;ne tepki: Allah&#8217;a iman gericilikse, gericiyiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/manset/bahceliden-laiklik-bildirisine-tepki-allaha-iman-gericilikse-gericiyiz/40147/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Yusuf Tekin&#8217;den sert tepki: Bunların dertleri laiklik değil İslam!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/bakan-tekinden-sert-tepki-bunlarin-dertleri-laiklik-degil-islam/40123/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/bakan-tekinden-sert-tepki-bunlarin-dertleri-laiklik-degil-islam/40123/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 07:34:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin]]></category>
		<category><![CDATA[milli ve manevi değerler]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan etkinlikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=40123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, A Haber ekranlarında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. “KÜFREDENLERİ ELEŞTİRİ KABUL ETMİYORUM” Okullarda teneffüs aralarında ilahi söyleyen çocukların görüntülerine gelen tepkileri değerlendiren Bakan Yusuf Tekin, “Eleştiri tanımlamanıza göre değişir. Benim kafama uymuyor diye başlayıp hakaret ve küfredenleri eleştiri kabul edersek ciddi eleştiri yok. Oturdukları yerden küfrediyorlar, bunu içselleştiremediklerini gösteriyorlar” ifadelerini kullandı. Yapılan yorumların [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/bakan-tekinden-sert-tepki-bunlarin-dertleri-laiklik-degil-islam/40123/">Bakan Yusuf Tekin&#8217;den sert tepki: Bunların dertleri laiklik değil İslam!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, A Haber ekranlarında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.</p>
<p><b><strong>“KÜFREDENLERİ ELEŞTİRİ KABUL ETMİYORUM”</strong></b></p>
<p>Okullarda teneffüs aralarında ilahi söyleyen çocukların görüntülerine gelen tepkileri değerlendiren Bakan Yusuf Tekin, <strong>“Eleştiri tanımlamanıza göre değişir. Benim kafama uymuyor diye başlayıp hakaret ve küfredenleri eleştiri kabul edersek ciddi eleştiri yok. Oturdukları yerden küfrediyorlar, bunu içselleştiremediklerini gösteriyorlar”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yapılan yorumların bilimsel bir dayanaktan yoksun olduğunu belirten Tekin, <strong>“Pedagojik anlamda, akademik anlamda, ciddi alacağım bir eleştiri henüz görmedim. Kimisi değişik ithamlarla, değişik tanımlamalarla, ön yargılarla bir şeyler söylüyorlar ama bilimsel bir temeli yok”</strong> sözleriyle tepkisini dile getirdi.</p>
<p><b><strong>“TALİBANLAŞTIRMA” İFTİRASINA SERT CEVAP</strong></b></p>
<p>Eğitimde milli ve manevi değerlerin öncelenmesini <strong>“Talibanlaştırma”</strong> olarak niteleyen kesimlere tokat gibi bir cevap veren Bakan Tekin, <strong>“Ben milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek şeyler yapalım diyorum, onlar ‘bunu yaparsanız toplumu Talibanlaştırmış olursunuz’ diyorlar. Bu metni aldılar ve asla hak etmediğimiz hakaretamiz ifadelerle bizi, idarecilerimizi ve öğretmenlerimizi zan altında bıraktılar”</strong> dedi.</p>
<p>Bu tür yaklaşımların trajikomik olduğunu belirten Bakan, <strong>“Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede, okullardaki cıvıl cıvıl çocukları ve bu coşkulu etkinlikleri ‘gerici azınlığın provokasyonu’ olarak niteleyenler asıl gericilerdir”</strong> açıklamasında bulundu.</p>
<p><b><strong>GERÇEK LAİKLİK VE ÖZGÜRLÜK VURGUSU</strong></b></p>
<p>Muhalefetin laiklik anlayışını eleştiren Bakan Yusuf Tekin, <strong>“Benim bunca yıllık okumalarımdan edindiğim laiklik tanımı; insanların dini inanç ve ibadet hürriyetlerinin güvence altına alındığı siyasal rejimlerdir”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p>Muhalefetin laikliği kendi arzularına göre bir formatlama aracı olarak gördüğünü savunan Tekin, <strong>“Onlar laikliği, dini inançların ve ritüellerin nasıl modernleştirileceğini tanımlama yetkisini kendilerinde gördükleri için bunun dışındaki her şeyi laiklik ilkesiyle çelişiyor sayıyorlar”</strong> sözleriyle evrensel laiklik anlayışına dikkat çekti.</p>
<p><b><strong>“411 EL KAOSA KALKTI” ZİHNİYETİ HALA AYNI</strong></b></p>
<p>Geçmişteki yasakçı zihniyeti hatırlatan Bakan Tekin, CHP’nin başörtüsü özgürlüğüne karşı tavrını eleştirerek, <strong>“Cumhuriyet Halk Partisi, özgürlük hamlelerini Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı ve malum ‘411 El Kaosa Kalktı’ manşetleriyle bu süreç yaşandı”</strong> dedi.</p>
<p>CHP’nin o dönemki başvuru dilekçesindeki çarpıcı detaylara değinen Tekin, <strong>“Mesela diyorlar ki; başörtüsüne hürriyet getirmek toplumun huzurunu bozar. Bu bakış açısı, özgürlüklerin sınırını ve tanımını yapma yetkisini kendilerinde görmelerinden kaynaklanıyor. Bu asla kabul edilebilir bir yaklaşım değil, aksine çok demode bir yaklaşımdır”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p><b><strong>“BU YAKLAŞIM EKREM İMAMOĞLU MANTIĞI”</strong></b></p>
<p>Özel okulların denetimi ve kreş tartışmalarına da değinen Bakan Tekin, denetim yetkisine karşı çıkanları eleştirerek, <strong>“Bu mantık biraz Ekrem İmamoğlu mantığı. Bir eğitim kurumu açılıyorsa eğer, bu okul öncesi eğitim kurumuysa yani anaokuluysa bizden ruhsat almalı. Bunu bu şekilde yorumlamak, herhalde bulaşıcı bir hastalık”</strong> şeklinde konuştu.</p>
<p>75 bin okulda titiz bir denetim süreci yürüttüklerini belirten Tekin, <strong>“Okuldaki fiziki koşullardan tutun ücret politikasına kadar her türlü hukuka aykırı durum teftiş kurulumuz tarafından ciddiyetle takip edilir”</strong> sözleriyle kararlılık mesajı verdi.</p>
<p><b><strong>MİLLİ BİRLİK VE DAYANIŞMA MESAJI</strong></b></p>
<p>Eğitimin sadece akademik bilgiden ibaret olmadığını söyleyen Yusuf Tekin, <strong>“Bizim ana mevzumuz çocuklarımızın okula zevkle gelmeleri, eğlenerek öğrenmeleridir. Bir gün futbol takımı marşıyla, bir gün ilahiyle gelmeleri gayet doğaldır”</strong> dedi.</p>
<p>Gazze farkındalığından geleneksel oyunlara kadar her adımın bir vizyonu olduğunu belirten Bakan, <strong>“Milli Eğitim Bakanlığı’nın ana görevlerinden bir tanesi, içinde yaşadığımız toplumun temel değerlerini çocuklarımızın kabul etmesi ve milli birliğimizin güçlenmesidir”</strong> ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.</p>
<p><b><strong>ALEVİ-BEKTAŞİ VATANDAŞLARIN TALEPLERİ GÜNDEMDE</strong></b></p>
<p>Müfredat çalışmalarında toplumsal hassasiyetleri ön planda tuttuklarını belirten Bakan Yusuf Tekin, <strong>“Başta ders kitaplarımız olmak üzere müfredatımızda Alevi Bektaşi vatandaşlarımızı rahatsız eden hususlarla ilgili olarak hepsini birlikte değerlendirdik”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p>Cemevlerindeki eğitim süreçlerine de değinen Bakan Tekin, <strong>“Alevi Bektaşi vatandaşlarımızın cemevlerindeki dede ve zakir eğitimleriyle ilgili bir sıkıntıları var, onun çözümü için çaba sarf ediyoruz”</strong> sözleriyle yürütülen çalışmaları aktardı.</p>
<p><b><strong>“TÜM VATANDAŞLARIN İNANÇ HÜRRİYETİ BİZE EMANET”</strong></b></p>
<p>Azınlık okulları ve farklı inanç gruplarının hakları konusunda hassas bir duruş sergilediklerini vurgulayan Bakan Tekin, <strong>“Türkiye’deki azınlık okullarının hak ve hukuklarını koruyacak, onların özgürlük alanlarını kendilerine sunacak çalışmalar yaptık. Heybeliada Ruhban Okulu’nu Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı doğrultusunda ziyaret ettim”</strong> şeklinde konuştu.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’ne sadakatle bağlı her vatandaşın hukukunu korumanın asli görevi olduğunu hatırlatan Tekin, <strong>“Dini, inanç ve ibadet hürriyetlerini herhangi bir ayrım yapmaksızın teminat altına almak benim görevim”</strong> açıklamasında bulundu.</p>
<p><b><strong>“DERTLERİ LAİKLİK DEĞİL İSLAM”</strong></b></p>
<p>Bakanlığın yürüttüğü projelere <strong>“laiklik zedeleniyor”</strong> diyerek dava açan kesimlere tepki gösteren Yusuf Tekin, <strong>“Bunların dertleri tamamen İslam’la alakalı, açık söyleyeyim; buradaki gericilikten kastettikleri şey o. ‘Laiklik elden gidiyor’ tartışmasına hiç girmedik çünkü dertleri laiklik istemekle de alakalı değil”</strong> sözleriyle eleştirilerin ideolojik temeline dikkat çekti.</p>
<p>Başkan Erdoğan’ın liderliğinde özgürlük alanlarını genişletmeye devam edeceklerini belirten Bakan Tekin, <strong>“Biz hükümet olarak milli birlik ve beraberliği güçlendirecek adımları atmak üzere yolumuza devam ediyoruz”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p><b><strong>OKULLARDA RAMAZAN COŞKUSU VE GELENEKSEL SANATLAR</strong></b></p>
<p>Okullarda sosyal medyaya yansıyan ilahi görüntülerine ve Ramazan etkinliklerine değinen Bakan Tekin, <strong>“Bizim bu etkinliklerimizin bu kadar popüler olmasında Celal Bey’in ilahisinin mutlaka katkısı var çünkü çocuklar gerçekten onu bir akım olarak aldılar. Bu etkinliklerde asla zorlama yok, tamamen gönüllülük esasına göre yapılıyor”</strong> sözleriyle sürecin doğallığını vurguladı.</p>
<p>Geleneksel sanatların müfredattaki yerine de dikkat çeken Tekin, <strong>“Seçmeli derslerimizde geleneksel Türk sanatlarına yer verdik. Her dönemin son haftasını sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetlerin sergilendiği bir festival havasına bürüdük”</strong> bilgisini paylaştı.</p>
<p><b><strong>ÖĞRETMEN ATAMALARINDA SON DURUM NE?</strong></b></p>
<p>Atama bekleyen öğretmen adayları için Milli Eğitim Akademisi’nin kritik bir rol üstleneceğini belirten Bakan Yusuf Tekin, <strong>“Milli Eğitim Akademisi oluşturduğumuz için uygulama eğitiminin az olması sorununu çözdük. Yaklaşık 500 saat uygulama eğitiminin verildiği akademi faaliyete geçti, bu yıl 10 bin öğretmen adayını aldık”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p>Mülakat tartışmalarına da değinen Tekin, <strong>“Mülakat yok zaten. Atamalar bir takvime bağlandı. Temmuz ayındaki AGS sınavından kaç öğretmen adayı alacağımızı Hazine ve Maliye Bakanlığımızla görüştükten sonra kamuoyuyla paylaşacağız”</strong> sözleriyle atama takvimine dair ipuçları verdi.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/bakan-tekinden-sert-tepki-bunlarin-dertleri-laiklik-degil-islam/40123/">Bakan Yusuf Tekin&#8217;den sert tepki: Bunların dertleri laiklik değil İslam!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/bakan-tekinden-sert-tepki-bunlarin-dertleri-laiklik-degil-islam/40123/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serdar Arseven yaşanan atmosferi anlattı: Ramazan’dan rahatsızlık niçin?</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arseven-yasanan-atmosferi-anlatti-ramazandan-rahatsizlik-nicin/40088/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arseven-yasanan-atmosferi-anlatti-ramazandan-rahatsizlik-nicin/40088/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 13:16:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Arseven]]></category>
		<category><![CDATA[teravih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=40088</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazeteci Yazar Serdar Arseven bu seneki Ramazan atmosferini Milli Nizam için anlattı: “Bu sene Ramazan, Türkiye’nin dört bir yanında gerçekten muhteşem bir coşkuyla kutlanıyor. Sokaklar süslerle donatılıyor, çocuklar okullarda ilâhiler söylüyor, iftar sofraları bereketle dolup taşıyor, camiler katılımın arttığı teravihlerle şenleniyor. Sosyal medya sahur-if tar vlogları, manevi paylaşımlarla dolu. Millet, 11 ayın sultanı Ramazan’ı adeta [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arseven-yasanan-atmosferi-anlatti-ramazandan-rahatsizlik-nicin/40088/">Serdar Arseven yaşanan atmosferi anlattı: Ramazan’dan rahatsızlık niçin?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Yazar Serdar Arseven bu seneki Ramazan atmosferini Milli Nizam için anlattı:</p>
<p><em><strong>“Bu sene Ramazan, Türkiye’nin dört bir yanında gerçekten muhteşem bir coşkuyla kutlanıyor. </strong></em><br />
<em><strong>Sokaklar süslerle donatılıyor, çocuklar okullarda ilâhiler söylüyor, iftar sofraları bereketle dolup taşıyor, camiler katılımın arttığı teravihlerle şenleniyor. </strong></em><br />
<em><strong>Sosyal medya sahur-if tar vlogları, manevi paylaşımlarla dolu. Millet, 11 ayın sultanı Ramazan’ı adeta yeniden keşfediyor; özüne dönüyor, komşuluk, dayanışma, tefekkür ruhu sokaklara, okullara, evlere yayılıyor. Bu birlik ve dirlik hali, yıllardır hasret kaldığımız bir tabloyu gözler önüne seriyor.</strong></em><br />
<em><strong>Ne yazık ki bu güzellikler, bazı çevreleri rahatsız ediyor. </strong></em><br />
<em><strong>Rahatsız olanlar arasında, okullarda Ramazan etkinlikleri duyulur duyulmaz &#8220;dinselleştirme&#8221; diye endişe eden sendikalar, bazı aydınlar, &#8220;tekne orucu&#8221; gibi masum farkındalık etkinliklerine bile &#8220;çocukları fişliyorlar&#8221; diye tepki gösterenler var. </strong></em><br />
<em><strong>168 kişilik bir bildiriyle &#8220;laiklik elden gidiyor&#8221; diyenler de aynı kaygıyı dile getiriyor.</strong></em><br />
<em><strong>Bu rahatsızlıkları anlamaya çalışalım. Laiklik hassasiyetini anlamaya çalışırız ama soru şu: Noel ağaçları okullarda süslenirken, yılbaşı partileri düzenlenirken, cadılar bayramı kostümleriyle çocuklar dolaşırken bu hassasiyet neden aynı şiddette devreye girmiyor? </strong></em><br />
<em><strong>O zaman &#8220;evrensel kültür&#8221;, &#8220;hoşgörü&#8221; diye alkışlanıyor. </strong></em><br />
<em><strong>Rahatsızlığın asıl kaynağı belki laiklikten öte, toplumun manevi köklerine sarılması, gençlerin dine ısınması, çocukların &#8220;oruç nedir, sahur nedir&#8221; diye heyecanlanması. Bu tablo bazılarına göre ideolojik şablonlara uymuyor.. Okullardaki etkinlikler çocuğa &#8220;açlık nedir&#8221; değil, &#8220;paylaşmak, empati, sabır nedir&#8221; öğretiyor. İftar sofrası kurmak, komşuya pide göndermek, teravihte saf tutmak ruhuna zehir değil, şifa oluyor. </strong></em><br />
<em><strong>Bu manevi yükseliş, bazılarını endişelendiriyor olabilir; ama bu coşku dışardan dayatılan değil, içten gelen bir hasret giderme hali. Rahatsız olanlara sesleniyorum: Bu milletin Ramazan sevincine karışmayın!</strong></em><br />
<em><strong>Rahatsızlığınızı kendi içinizde yaşayın, ama bu güzelliği gölgelemeye kalkmayın! </strong></em><br />
<em><strong>Siz &#8220;gericilik&#8221; diye yorumlayın, &#8220;Taliban&#8221; benzetmeleri yapın; fark etmez. Bu millet artık o eski korkulara pabuç bırakmıyor. Camiler dolup taşıyor, iftarlar bereketleniyor, çocuklar Ramazan’ı seviyor, gençler teravihte huzur buluyor. Rahatsız olanlara son söz: Rahatsız olmaya devam edin. Biz Ramazan’ımızı kutlamaya, sofralarımızı paylaşmaya, dualarımızı yükseltmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle.</strong></em><br />
<em><strong>Siz kendi dünyanızda &#8220;laiklik elden gidiyor&#8221; diye endişelenirken, biz ışıkla, bereketle, sevgiyle dolup taşacağız.</strong></em><br />
<em><strong>Bu millet Ramazan’ını gittikçe artan huşu ile idrak etmeye karar verdi. Ve bu karar, bütün endişelerden daha güçlü.</strong></em><br />
<em><strong>Ramazan’ımız mübarek olsun, Rahatsız olanlar dahil herkese hayırlı Ramazanlar dilerim.&#8221;</strong></em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(Serdar Arseven, Milli Nizam Yorumcusu)</span></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arseven-yasanan-atmosferi-anlatti-ramazandan-rahatsizlik-nicin/40088/">Serdar Arseven yaşanan atmosferi anlattı: Ramazan’dan rahatsızlık niçin?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/serdar-arseven-yasanan-atmosferi-anlatti-ramazandan-rahatsizlik-nicin/40088/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;li vekil Öztürkmen okullardaki ramazan etkinliklerini hedef aldı!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/manset/chpli-vekil-ozturkmen-okullardaki-ramazan-etkinliklerini-hedef-aldi/39841/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/manset/chpli-vekil-ozturkmen-okullardaki-ramazan-etkinliklerini-hedef-aldi/39841/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 14:22:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Öztürkmen]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan etkinlikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=39841</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında öğrencilerin paylaşma bilincini geliştiren, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirme amacıyla okullarda “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı etkinlikler düzenlenecek. CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen bu etkinliklerden rahatsız oldu. Ramazan etkinliklerini hedef alan Öztürkmen, dini etkinliklerin Anayasa’ya, Milli Eğitim Temel Kanunu’na, eğitim bilimine ve Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu savundu. Öztürkmen, “Okullarda dini etkinlikler düzenlemek [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/chpli-vekil-ozturkmen-okullardaki-ramazan-etkinliklerini-hedef-aldi/39841/">CHP&#8217;li vekil Öztürkmen okullardaki ramazan etkinliklerini hedef aldı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında öğrencilerin paylaşma bilincini geliştiren, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirme amacıyla okullarda “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı etkinlikler düzenlenecek.</p>
<p>CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen bu etkinliklerden rahatsız oldu. Ramazan etkinliklerini hedef alan Öztürkmen, dini etkinliklerin Anayasa’ya, Milli Eğitim Temel Kanunu’na, eğitim bilimine ve Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu savundu.</p>
<p>Öztürkmen, “Okullarda dini etkinlikler düzenlemek açıkça Anayasa’ya, eğitim bilimine ve uluslararası çocuk hakları sözleşmesine aykırıdır.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/chpli-vekil-ozturkmen-okullardaki-ramazan-etkinliklerini-hedef-aldi/39841/">CHP&#8217;li vekil Öztürkmen okullardaki ramazan etkinliklerini hedef aldı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/manset/chpli-vekil-ozturkmen-okullardaki-ramazan-etkinliklerini-hedef-aldi/39841/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan coşkusunu engelleme adımı! Eğitim İş’ten 28 Şubat zihniyetiyle dayatma!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/ramazan-coskusunu-engelleme-adimi-egitim-isten-28-subat-zihniyetiyle-dayatma/39851/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/ramazan-coskusunu-engelleme-adimi-egitim-isten-28-subat-zihniyetiyle-dayatma/39851/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 14:11:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubat]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Milli]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=39851</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okullara gönderdiği genelgede, “Ramazan ayı boyunca öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi millî ve manevi değerleri geliştirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin uygulanması” talep edildi. Çocukların paylaşmayı ve dayanışmayı öğreneceği Ramazan iklimi, 28 Şubat kalıntısı Eğitim İş sendikasının ideolojik barikatıyla okul [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/ramazan-coskusunu-engelleme-adimi-egitim-isten-28-subat-zihniyetiyle-dayatma/39851/">Ramazan coşkusunu engelleme adımı! Eğitim İş’ten 28 Şubat zihniyetiyle dayatma!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okullara gönderdiği genelgede, “<strong><em>Ramazan ayı boyunca öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi millî ve manevi değerleri geliştirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin uygulanması</em></strong>” talep edildi.</p>
<p>Çocukların paylaşmayı ve dayanışmayı öğreneceği Ramazan iklimi, <strong>28 Şubat </strong>kalıntısı Eğitim İş sendikasının ideolojik barikatıyla okul koridorlarından silinmek istendi. Bin yıl sürmesi hayal edilen 28 Şubat’ın yıldönümü yaklaşırken, dönemin “<strong>beşli çete</strong>” anlayışını hatırlatan sendikal tutumlara bir yenisi daha eklendi.</p>
<p><b><strong>SENDİKADAN ÖĞRETMENLERİ KANUNSUZ DAYATMAYA ALET ETME GİRİŞİMİ</strong></b></p>
<p>MEB’in öğrencilerin manevi gelişimini desteklemek amacıyla yayımlanan Ramazan genelgesi, <strong>Eğitim İş Sendikası </strong>tarafından boykot talimatıyla karşılandı. Türk milletinin bin yıldır bağlı olduğu mukaddesatını ve yardımlaşma ruhunu çocuklara aktarmayı hedefleyen pedagojik adımları “<em>kanunsuz</em>” ilan eden sendika, üyelerine devletin resmi talimatını çiğneme çağrısında bulundu.</p>
<p><u>Eğitim İş, MEB’e bağlı okullarda görevli üyelerine MEB’in genelgesine uymama talimatı verdi.</u></p>
<p>Çocukların kendi kültürel kimliğiyle bağ kurmasını yasaklamak isteyen Eğitim İş Sendikası’nın şube ve temsilcilik başkanlıklarına gönderilen yazıda şu ifadeler kullanıldı:</p>
<p>“<strong>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 12.02.2026 tarihli ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri’ hakkında gönderilen yazı ile uygulanması istenilen etkinlik programının, mevzuatta dayanağının olmaması, Anayasaya ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan temel ilke ve amaçlara aykırı nitelik taşıması nedeniyle, üyelerimizin bu kapsamda resen verilen görevleri yerine getirmemelerine karar verilmiştir</strong>.”</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/02/ramazan-coskusuna-pranga-egitimisten-28-subatvari-dayatma-mebin-talimatini-cigneyin-0-5NFHeKTw.jpeg" /></p>
<p><b><strong>LAİKLİK KİSVESİ ALTINDA DEĞER DÜŞMANLIĞI</strong></b></p>
<p>Ramazan ayının yardımlaşma, dayanışma ve merhamet iklimini okullardan silmeye çalışan Eğitim İş’in, devletin eğitim politikasını sabote etme girişimi eğitim ve hukuk camiasının tepkisini çekti.</p>
<p>Konuyla ilgili HABER7’ye özel açıklamalarda bulunan uzman isimler, sendikanın tavrının hukuki ve pedagojik dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.</p>
<ul>
<li>Dr. Adnan Küçük, MEB genelgesinin anayasal ilkelerle tam uyumlu olduğunu, Milli Eğitim Kanunu’nun birçok maddesiyle paralellik arz ettiğini teknik verilerle örneklendirdi.</li>
<li>Prof. Dr. A. Halim Ulaş, manevi değerlerin tasfiyesinin ideolojik dayatma olduğunu ve pedagojik şahsiyet inşasının önemini belirtti. Sendikanın dışlayıcı söyleminin kültürel yabancılaşmanın tezahürü olduğunun altını çizdi.</li>
<li>Prof. Dr. Cihat Yaşaroğlu, itirazların pedagojik değil ideolojik saplantılardan kaynaklandığını söyledi.</li>
<li>Sosyolog Adnan Kalkan, 28 Şubat zihniyetinin hortlatılmak istendiğini, neslin inanç değerleriyle selamete erebileceğini ifade etti.</li>
</ul>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/02/ramazan-coskusuna-pranga-egitimisten-28-subatvari-dayatma-mebin-talimatini-cigneyin-1-UaRdHxKV.jpg" /></p>
<p><b><strong>KÜÇÜK: ANAYASA’YA DA MİLLİ EĞİTİM KANUNU’NA DA UYGUN</strong></b></p>
<p>Eğitim-İş’in hukuksuz dayatmasına karşı çıkan <strong>Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Adnan Küçük</strong>, iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirtti. “<strong>Milli Eğitim Bakanının imzasını taşıyan yazıda kesinlikle Anayasaya aykırılık yoktur.” </strong>diyen Anayasa Hukukçusu Adnan Küçük, ilgili yazıda belirtilen etkinliklerin amaçlarının hem demokratik laiklik ve din ve vicdan hürriyetine, hem de Anayasanın başlangıç kısmında yer alan ilkelerle birebir uyumlu olduğunu kaydetti..</p>
<p>MEB’in genelgesinin anayasal altyapısını temellendiren Dr.. Adnan Küçük, “<strong>Yazıda belirtilen etkinliklerin amaçları, hem demokratik laiklik ve din ve vicdan hürriyetine, hem de Anayasanın başlangıç kısmında yer alan ‘Türk milli menfaatleri’, ‘Türklüğün tarihi ve manevi değerleri’, ‘Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu’, şeklindeki ilkelerle birebir uyumludur. Ayrıca, bu ilkeleri güçlendirici yönde işlevler görecektir</strong>.” sözlerini sarf etti.</p>
<p>Laiklik kavramının geçmişte yanlış yorumlandığına dikkat çeken Küçük, şunları kaydetti:</p>
<p><strong>“Ülkemizde tek parti zihniyeti döneminde laiklik din düşmanlığı şeklinde anlaşılıyordu. Artık yüksek yargı mercileri 2012 yılından sonra laikliği din ve vicdan hürriyetini budayan değil, önünü açan, serbesti sağlayan bir ilke olarak yorumlamaya başlamıştır. Artık bu yorumlarla laiklik gerçek zemine oturmuş, laiklik, din düşmanlığı değil, din hürriyetinin güvencesi haline gelmiştir.”</strong></p>
<p>Prof. Küçük, MEB’in Ramazan genelgesinin 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na uygunluğunu da izah etti. Küçük, “<strong>Söz konusu sendikanın iddiaları, 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan; ‘Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini, milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını ve milletini seven, insan haklarına ve Anayasa’nın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen yurttaşlar olarak yetiştirmek (madde. 2); milli ahlak ve milli kültürün korunup geliştirilmesine önem vermek (madde. 10); manevi değerlere saygıyı eğitim çalışmalarıyla öğrencilere kazandırmak (madde. 11)’ hükümleriyle de uyumlu değildir</strong>.” dedi.</p>
<p>Eğitim-İş sendikasının tutumunu sert dille eleştiren Küçük, “<strong>MEB yazısında belirtilen değerler, milli eğitimin en temel amaçlarından olması gerekir. Artık Türkiye’de, Türk toplumuna bu tür dayatmaların yapıldığı dönemler geride kaldı. Türkiye Cumhuriyeti devleti hem demokratik bir devlettir, hem de din ve vicdan hürriyeti güvence altındadır. Laiklik ve diğer anayasal ve kanuni ilkelere aykırılığını iddia etmek, tamamen materyalist ideolojiyi laiklik kisvesi altında hükümete ve Türk toplumuna dayatmaktır. Bu sendika, söz konusu iddialarıyla demokratik cumhuriyetçi felsefenin gereklerini yıkıcı bir şekilde hedef almış görünmektedir</strong>.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/02/ramazan-coskusuna-pranga-egitimisten-28-subatvari-dayatma-mebin-talimatini-cigneyin-2-KJbaplzg.jpg" /></p>
<p><b><strong>ULAŞ: KÜLTÜREL YABANCILAŞMANIN TEZAHÜRÜ</strong></b></p>
<p>Haber7’ye konuşan <strong>Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulhak Halim Ulaş</strong>, Eğitim-İş sendikasının tavrının sosyolojik gerçeklikle çatıştığını belirtti. Modern eğitim yaklaşımlarının manevi değerlerle bir bütün olduğunu vurgulayan Prof. Halim Ulaş, “<strong>Modern Türkiye’nin sosyolojik gerçekliğiyle çatışan bu dışlayıcı söylem, laiklik kavramını anayasal özgürlük güvencesi olmaktan çıkarıp, toplumun kahir ekseriyetinin manevi değerlerini kamusal alandan tasfiye etmeye çalışan ideolojik enstrümana dönüştürmektedir</strong>.” diye konuştu.</p>
<p>Milli ve manevi değerler eksenindeki eğitim modelinin hedef alınmasına tepki gösteren Ulaş, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p><strong>“Milli ve manevi değerler eksenindeki bir eğitim modelini gericilik veya bataklık metaforlarıyla yaftalamak, bilimsel rasyonaliteden ziyade kökleşmiş kültürel yabancılaşmanın tezahürüdür. Nesillerin kendi inanç dünyasıyla kurduğu bağın tehdit olarak sunulması, demokratik çoğulculuğun özü olan din ve vicdan hürriyetine yönelik vesayet arayışıdır. İşte bugün MEB ramazan etkinliklerini köklerden gelen bir medeniyet geleneğiyle okullarda gerçekleştirmektedir. Okullar sadece pozitif derslerin görüldüğü mekanlar değil medeniyet ve değerlerini kazanacakları mekanlardır.”</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/02/ramazan-coskusuna-pranga-egitimisten-28-subatvari-dayatma-mebin-talimatini-cigneyin-3-pF1LVF2H.jpg" /></p>
<p><b><strong>YAŞAROĞLU: PEDAGOJİK DEĞİL İDEOLOJİK</strong></b></p>
<p>MEB’in Ramazan genelgesinin pedagojik önemine işaret eden<strong> İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cihat Yaşaroğlu,</strong> etkinliklerin gönüllülük esasına dayandığını hatırlattı. Prof. Yaşaroğlu, <strong>“Okullar sadece öğretim faaliyetleri değil aynı zamanda milli ve manevi bilinç farkındalığı kazandıracak ve bu değerleri içselleştirmeye yardımcı olacak etkinliklerin yürütüldüğü eğitim kurumları olarak da hizmet görür. Tartışmaların odağındaki Ramazan Ayına ilişkin genelge, okulların eğitim misyonunu bir kez daha göstermiş oluyor.” </strong>şeklinde konuştu.</p>
<p>Genelgeye pedagojik kaygılarla değil ideolojik saplantılarla karşı çıkıldığını vurgulayan Yaşaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p><strong>“Gönüllü öğrenciler ve velilerin katılımıyla paylaşma bilinci, yardımlaşma ve dayanışma, empati, merhamet gibi değerler vurgulanacağı etkinlikler ve sosyal sorumluluk çalışmaları öğrenci ve velilerde milli ve manevi değer bilincinin gelişmesine de katkı sunacaktır. Aslında bu hedefler ve etkinliklerin Ramazan ayı ve oruç gibi dini bir tema çerçevesinde olmasaydı, muhtemelen bu kadar tartışma olmayacaktı. Haliyle görünen o ki bu genelgeye ve genelge kapsamındaki etkinliklere karşı çıkılmasının sebebini pedagojik kaygılara değil, ideolojik saplantılara bağlamak mümkündür.”</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/02/ramazan-coskusuna-pranga-egitimisten-28-subatvari-dayatma-mebin-talimatini-cigneyin-4-M3aivV9S.jpg" /></p>
<p><b><strong>KALKAN: GENÇLERİ BUNALIMDAN KURTARACAK FAALİYETLERE KARŞI ÇIKAN 28 ŞUBATÇI AZINLIK</strong></b></p>
<p>28 Şubat post-modern darbesinin yaklaşan yıldönümünde yeniden hortlatılmaya çalışıldığını söyleyen<strong> Sosyolog Yazar Adnan Kalkan, </strong>Eğitim-İş sendikasının çifte standart uyguladığını belirtti.</p>
<p>Ailelerin “evladım ahlaklı yetişsin” feryadına karşılık Bakanlığın uzattığı elin statükocu zihniyet tarafından kesilmeye çalışıldığına dikkat çeken Adnan Kalkan, ahlak ve değer erozyonuna karşı hamle gerçekleştirilmesinin önemini vurguladı.</p>
<p>Adnan Kalkan, “<strong>Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin kendine dert edindiği neslimizi değerleriyle yetiştirme sorumluluğu gereği böyle önemli bir çalışmaya imza atmışken, sol basın, siyaset ve sendikalar 28 Şubat ruhunu yeniden hortlatıp neslimizin değerleriyle yetişmesine engel olmak için her türlü itibar suikasti yapmaya başladılar</strong>.”  değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Kalkan, “<strong>Hristiyan ve Musevilere hiç sesi çıkmayan, heykele tapınma ayini ve cadılar bayramına destek veren bu zihniyet, Müslüman neslimizin din ibadeti olan Ramazan ayına karşı çıkıp Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışıyorlar. Oysa bin bir psikososyal problemle kuşatılan neslimizi ancak inanç ve ahlak değerleri dünyevi ve uhrevi selamete çıkarabilir. Dinsiz gençlerin bunalımlarını ve hatta intiharlarını görmezden gelen bu din düşmanı azınlık onları bu bataklık ve bunalımlardan kurtaracak inanç faaliyetlerine karşı çıkıyorlar</strong>.” dedi.</p>
<p>Bakan Yusuf Tekin ve MEB’in bu tür icraatlarını desteklediklerinin altını çizen Kalkan, devletin milletin ihtiyaçlarını gördüğünü ve gereğini yaptığını söyledi. Kalkan, 28 Şubatçı zihniyete rağmen biz nesli ihya ve medeniyeti inşa mefkuresi için gayret sarf edeceklerini sözlerine ekledi.</p>
<div>KAYNAK: HABER7</div>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/ramazan-coskusunu-engelleme-adimi-egitim-isten-28-subat-zihniyetiyle-dayatma/39851/">Ramazan coşkusunu engelleme adımı! Eğitim İş’ten 28 Şubat zihniyetiyle dayatma!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/ramazan-coskusunu-engelleme-adimi-egitim-isten-28-subat-zihniyetiyle-dayatma/39851/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Valiliği’nden &#8216;toplu iftar yemeği&#8217; genelgesi!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/istanbul-valiliginden-toplu-iftar-yemegi-genelgesi/39201/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/istanbul-valiliginden-toplu-iftar-yemegi-genelgesi/39201/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 08:02:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Valiliği]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan ayı programları]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan etkinlikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=39201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Valilik açıklamasında, ramazan ayının 18 Şubat 2026 Çarşamba günü kılınacak ilk teravih namazıyla başlayacağı hatırlatıldı. Ramazan ayının manevi iklimine uygun faaliyet ve programların önemine vurgu yapıldı. Bu kapsamda, il genelinde tarihi binalarda yapının dokusuna zarar vermeyecek şekilde ışıklandırma ve dış cephe aydınlatmalarının gece boyunca açık tutulması, yeni binalar ile elverişli yapılarda ramazan temalı süslemeler yapılması [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/istanbul-valiliginden-toplu-iftar-yemegi-genelgesi/39201/">İstanbul Valiliği’nden &#8216;toplu iftar yemeği&#8217; genelgesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Valilik açıklamasında, ramazan ayının 18 Şubat 2026 Çarşamba günü kılınacak ilk teravih namazıyla başlayacağı hatırlatıldı. Ramazan ayının manevi iklimine uygun faaliyet ve programların önemine vurgu yapıldı.</p>
<p>Bu kapsamda, il genelinde tarihi binalarda yapının dokusuna zarar vermeyecek şekilde ışıklandırma ve dış cephe aydınlatmalarının gece boyunca açık tutulması, yeni binalar ile elverişli yapılarda ramazan temalı süslemeler yapılması istendi. Meydanlar, ana arterler, AVM’ler, cadde ve sokaklar ile köprü, kule gibi sembol yapılarda; cami ve çevrelerinde geleneksel uygulamalara uygun, hilal ve yıldız temalı ışıklandırma çalışmaları yapılması talimatı verildi.</p>
<p>Çalışmaların kaymakamlıklar koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte yürütüleceği belirtildi.</p>
<p><b>İFTARLAR DEZAVANTAJLI GRUPLARLA GERÇEKLEŞTİRİLECEK</b></p>
<p>Ramazan ayı programlarına ilişkin esaslarda ise protokol ağırlıklı toplu iftar yemekleri yerine dar gelirli, öksüz ve yetim, depremzede gibi dezavantajlı gruplarla bir araya gelinmesi gerektiği ifade edildi. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının yanı sıra kamu ve özel sektör imkanlarının seferber edilerek ayni ve nakdi yardımların artırılması istendi.</p>
<p>Genelgede ayrıca iftar programlarında şehit aileleri ve gaziler ile gazi ailelerine öncelik verilmesi, yardım alan dar gelirli ailelere ihtimam gösterilmesi, ramazanın 15’inci gününde Dünya Yetimler Günü kapsamında yetim çocuklar ve gençlerle bir araya gelinmesi, Roman vatandaşlara özel önem verilmesi ve ramazan boyunca düzenlenecek tüm faaliyetlerde kadınlara ve gençlere öncelik tanınması gerektiği vurgulandı.</p>
<p>Valilik, belirtilen esaslar çerçevesinde başta kaymakamlıklar olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların gerekli hazırlıkları yaparak faaliyet ve programları en üst düzey katılımla gerçekleştirmesini istedi.</p>
</div>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/istanbul-valiliginden-toplu-iftar-yemegi-genelgesi/39201/">İstanbul Valiliği’nden &#8216;toplu iftar yemeği&#8217; genelgesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/istanbul-valiliginden-toplu-iftar-yemegi-genelgesi/39201/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
