<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>söyleşi arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/soylesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/soylesi/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Oct 2025 13:25:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Neslihan: Müziğimin insanlara iyileştirme, dayanışma ve umut verme aracı olmasını istiyorum!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/neslihan-muzigimin-insanlara-iyilestirme-dayanisma-ve-umut-verme-araci-olmasini-istiyorum/34869/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/neslihan-muzigimin-insanlara-iyilestirme-dayanisma-ve-umut-verme-araci-olmasini-istiyorum/34869/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdussamed Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 12:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Abdussamed Tosun]]></category>
		<category><![CDATA[hiç sevmedim]]></category>
		<category><![CDATA[neslihan]]></category>
		<category><![CDATA[neslihan aslan]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=34869</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk pop müziğinin güçlü sesi Neslihan ile müzikte samimiyetin, duygunun ve kalıcılığın anlamını konuştuk. “Hiç Sevmedim” gibi milyonlara ulaşan şarkılarının ardındaki hikâyeleri, müziğin geleceğini ve sanatın insan ruhuna etkisini içtenlikle anlattı. Abdussamed Tosun: “Hiç Sevmedim” gibi bir şarkının ardında mutlaka derin bir hikâye vardır. Siz önce kendinize, sonra dinleyicilerinize bu hikâyeyi nasıl aktardınız? Şarkılarınızda yaşanmışlıkları [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/neslihan-muzigimin-insanlara-iyilestirme-dayanisma-ve-umut-verme-araci-olmasini-istiyorum/34869/">Neslihan: Müziğimin insanlara iyileştirme, dayanışma ve umut verme aracı olmasını istiyorum!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk pop müziğinin güçlü sesi Neslihan ile müzikte samimiyetin, duygunun ve kalıcılığın anlamını konuştuk. “Hiç Sevmedim” gibi milyonlara ulaşan şarkılarının ardındaki hikâyeleri, müziğin geleceğini ve sanatın insan ruhuna etkisini içtenlikle anlattı.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: “Hiç Sevmedim” gibi bir şarkının ardında mutlaka derin bir hikâye vardır. Siz önce kendinize, sonra dinleyicilerinize bu hikâyeyi nasıl aktardınız? Şarkılarınızda yaşanmışlıkları dinleyiciye dokunur kılmak sizin için ne kadar önemli?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Evet, bu şarkının çok büyük bir hikâyesi var. Hatta bunu YouTube kanalımda ‘Hiç Sevmedim’in hikâyesi’ diye özel olarak anlattım. Aslında şarkı, abla dediğim bir büyüğümün yaşadığı büyük bir kara sevdaya dayanıyor. Kavuşamadıkları bir hikâyeydi ve ben buna tanıklık ettim. Bu derin yaşanmışlık beni o kadar etkiledi ki, sonunda şarkıya dönüştü.</p>
<p>Aslında benim için müzikte en önemli şey, şarkının bir hikâyesinin olması. Çünkü hissetmeden yazılmış, yaşanmışlığı olmayan bir şarkı dinleyiciye geçmiyor. Bugüne kadar yazdığım şarkıların dinleyicide etki bırakmasının en büyük sebebi de bu bence; hepsi bir yaşanmışlığın, bir hissin ürünü.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Aşk ve acı çoğu zaman iç içe geçiyor. Siz bu iki duygunun sınırını nasıl tanımlıyorsunuz? Bir şarkıyı yazarken bu iki duygunun rehberliği size nasıl bir yön çiziyor?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Bundan birkaç sene önce belki aşk ve acıyı birbirine daha çok bağlı görüyordum. Ama artık şunu fark ettim: aşkın acı getirmesi aslında tamamen çocukluktan taşıdığımız kodlarla ilgili. Çünkü etrafımda aşkı mutlulukla yaşayan insanlar da var, aşkı sürekli acıyla yaşayanlar da. Bu tamamen bilinçaltımızda aşkı nasıl tanımladığımızla alakalı.</p>
<p>Ben de bu farkındalıkla yeni şarkılarımda aşkı sadece acıyla değil, farklı duygularla bütünleştirmeye dikkat ediyorum. Yani artık aşkı tek boyutlu değil, çok daha zengin bir duygular bütünü olarak yazmaya çalışıyorum.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Bugün müzik piyasasında şarkılar çoğu zaman bir formüle göre üretiliyor, birkaç ayda tüketilip unutuluyor. Sizce günümüzde müzik sektörü artık sadece ticari kaygılarla mı dönüyor, yoksa hâlâ duygunun, emeğin ve sanatın ön planda olduğu bir alan var mı?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Evet, bugün müzik piyasasında çoğu şey ticari kaygılarla üretiliyor. Ama aslında bu biraz da müzik piyasasının içinde olup olmamakla ilgili. Bence şu an milyonlarca insan ticari kaygı taşımadan çok değerli müzikler üretiyor ama onları topluma sunacak imkânları ya da istekleri olmadığı için o eserler kendi içinde kalıyor.</p>
<p>Medyayı ve sektörü kullanan sanatçılar doğal olarak belli kaygılarla hareket ediyorlar ama hâlâ bu kaygılardan uzak üretim yapan ünlü isimler de var. Ben de kendi adıma şarkılarımın kısa sürede milyonlara ulaşmasından çok, klasikleşmesini önemsiyorum. Kalıcı bir eser yaratmak hemen bir günde değil, zaman içinde anlam kazanıyor. Bunu kendi şarkılarımda da görüyorum; bir yıl içinde yavaş yavaş dinleyiciye ulaşıyor, büyüyor. Benim için önemli olan da tam olarak bu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-34870 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-003-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-003-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-003-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-003-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-003-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-003.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Eskiden şarkılar bir dönemi, bir aşkı, bir toplumsal hafızayı yansıtırdı. Şimdi birçok eleştirmen, şarkıların yaşanmışlık taşımadığını söylüyor. Sizce gerçekten müzik ruhunu kaybediyor mu, yoksa hâlâ hikâyelerle varlığını sürdürüyor mu?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Bence hikâyesi olan şarkılar artık çok daha az olacak ama bir o kadar da kıymetlenecek. Yapay zekânın yaptığı şarkılar bugün belki çok öne çıkmıyor ama gelecekte daha da revaçta olacak. Milyonlarca kişi dinleyecek belki, ama bunları kalıcı ya da gerçek anlamda iyi şarkılar olarak görmeyeceğiz. Kullan-at tarzında, bir aylık ömrü olan şarkılar üretilmeye başlanacak. Çünkü insanlar farkında; o şarkılar bir robot tarafından yazıldı, bir insanın yaşadığı duygulardan doğmadı. İşte bu yüzden insan eliyle yazılmış, hikâyesi olan şarkılar azalsa da çok daha değerli hâle gelecek.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: İlk albümünüzde ney, bağlama, kanun gibi geleneksel enstrümanları pop müzikle harmanladınız. Bu sizin için bir tür “modern halk ozanlığı” mıydı? Gelenekle moderni bir araya getirme fikrinizin ardında nasıl bir felsefe vardı?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> İlk albümümde geleneksel enstrümanları pop müzikle harmanlama fikri, o dönem birlikte çalıştığım aranjörümün vizyonuyla da çok bağlantılıydı. Atilla Dündar gerçekten çok zeki bir insandı ve 80’leri, 90’ları çok iyi bilen biriydi. O dönem ben daha gençtim, onun yönlendirmeleri bana yol gösterdi. Yaptığı aranjelerden çok etkileniyordum ve beni de çok iyi tanımıştı. Müziğimle karakterimi birleştirmemde büyük katkısı oldu. Bu vesileyle onu rahmetle anmak isterim; kendisi iki sene önce vefat etti.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Bir röportajınızda “İnsanlığın yardımına müziğimle koşmak” gibi bir idealden bahsetmiştiniz. Bu hedef sizin için pratikte nasıl şekilleniyor? Müziğinizi sadece eğlence için değil, bir tür iyileştirme ve dayanışma aracı olarak mı görüyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Benim için her insanın yeteneği aslında bir köprü. Bu köprü ya sadece hızlı tüketim ve eğlenceye hizmet eder ya da insanlığa fayda sağlayacak, iz bırakacak bir şeye dönüşür. Ben her zaman ikinci yolu seçmeye çalıştım. Çünkü herkesin bir yeteneği var, ama onu nasıl kullandığınız çok önemli. Şarkı sözleriniz, yaptığınız müzik, hatta bu işe hangi niyetle başladığınız bile işin ruhunu belirliyor. Ben müziği her zaman hayırlı bir yönde kullanmayı niyet ettim; müziğimin insanlara iyileştirme, dayanışma ve umut verme aracı olmasını istedim. Umarım yolun sonuna kadar da bu çizgide devam edebilirim.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: 2000’lerde internet sayesinde tanınan bir sanatçı olarak, o dönemin müzik dünyasıyla bugünü kıyasladığınızda neler hissediyorsunuz? Dijital çağda herkesin şarkıcı olabildiği bir dönemde, gerçek sanatçı ile geçici şöhret arasındaki fark sizce nedir?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Birçok insana göre bugünün dijital çağı dezavantaj gibi görünebilir ama bence gerçek icracılar, söz yazarları ve üreticiler için aslında büyük bir avantaj. Çünkü artık sahte ile gerçeğin farkı çok daha net ortaya çıkıyor. Evet, bugün yapay zekâ bile müzik üretiyor ama gerçek bir sanatçının dokunuşu, hissiyatı bambaşka. İşte bu noktada istikrar, tutku ve bir derdinizin olması çok önemli. Çünkü insanlara geçen şey tam olarak bunlar; duygunuz, samimiyetiniz ve niyetiniz. O yüzden her şey zorlaşmış gibi görünse de, aslında bu dönemi avantaja çevirmek tamamen sanatçının elinde.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Klibinizde gösterişten uzak, daha sade bir dil tercih ediyorsunuz. Bu, müziğe duyduğunuz saygının ve şarkıların hikâyesine olan sadakatin bir yansıması mı? Sizce görsellik mi müziği beslemeli, yoksa müzik mi görselliği?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Bence müzik ve görsellik birbirini desteklemeli. Ama bu her zaman büyük bütçeler gerektirmiyor. Bazı şarkılar için en etkili klipler aslında en basit olanlar olabiliyor. Benim şarkılarımda da genelde bu sadelik öne çıktı; kliplerim şarkıyı gölgelemek yerine daha çok öne çıkardı. Aslında bu biraz da beni anlatıyor çünkü ben de geri planda olmayı seven biriyim. O dönem böyle gelişti. Bugün ise farklı düşünüyorum; artık yapay zekâ sayesinde çok yaratıcı hikâyeleri kliplere dönüştürmek mümkün. Ben de bazı şarkılarımda aklımdaki hikâyeleri AI ile görselleştirmeyi planlıyorum. Ama geçmişte beni öne çıkaran şey, kliplerimdeki sadelik ve samimiyetti.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Geçmişte şarkılar bir dönemin hafızasına işlenirdi; 70’ler, 80’ler, 90’lar hep şarkılarla hatırlanır. Sizce bugünün şarkıları gelecekte bir dönemi temsil edebilecek mi, yoksa hızlı tüketim çağında kalıcılık ihtimali giderek azalıyor mu?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Bence 2020’li yılların müzikleri ileride ‘AI dönemi’ olarak anılabilir. Çünkü yapay zekâ çok hızlı ilerliyor ve artık her türlü müziği üretebiliyor. Tamamen yeni bir tarz doğar mı, onu kestirmek zor. Yeni bir stilin oluşması aslında üretimle, derdi olan insanlarla, o dönemin ruhunu yansıtan dokularla ilgilidir. Ama bugün baktığımızda insanlar eskisi kadar üretmiyor, ideolojiler ya da derin meseleler de eskisi gibi yok. Her şeyin asimile olduğu bir dönemden geçiyoruz. O yüzden 2020 sonrası bana belirsiz bir dönem gibi geliyor. Belki yapay zekâ ile beraber müzik robotlaşacak, belki de bambaşka bir dönüşüm yaşanacak. Ben de merakla bekliyorum açıkçası.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-34872 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-001-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-001-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-001-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-001-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-001-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-001.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Bugüne kadar yazdığınız parçalar içinde sahnede söylerken sizi hâlâ en çok etkileyen, gözlerinizi dolduran şarkınız hangisi? O an, seyirciyle aranızda nasıl bir bağ kuruluyor?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> İlk albümümde beni en çok etkileyen şarkım ‘Yalnızlık’tı. Son albümümde ise en çok ‘Vazgeçmem’ diyebilirim. Ama aslında bu biraz da konserin gidişatına, seyirciye ve o dönemde benim ruh halime bağlı oluyor. Çok mutlu ve coşkulu bir dönemden geçiyorsam sahnede enerjisi yüksek şarkılar beni daha çok etkiliyor. Ama bir ayrılık acısı ya da gurbet duygusu içindeysem, ruh halime en yakın şarkıları boğazım düğümlenerek okuyorum. Bazen seyirci çok duygulu oluyor, o zaman hangi şarkıyı söylesem çok başka bir bağ kuruluyor. Bazen de benim içsel dünyam şarkının önüne geçiyor. Yani aslında sahnede gözlerimi dolduran şarkı, o anki ruhumla en çok örtüşen şarkı oluyor.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Bir dönem neredeyse her yerde sizin şarkılarınız çalıyordu, adınız geniş kitlelere ulaştı. O dönemde şöhretle birlikte yaşadığınız en unutulmaz an neydi? Şöhret sizi dönüştürdü mü, yoksa siz mi şöhreti dönüştürmeyi başardınız?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> O dönemi çok iyi hatırlıyorum; sokaklarda, caddelerde, arabalarda şarkılarımı duyuyordum. Şöhret beni dönüştürdü mü diye sorarsanız, beni yakından tanıyan herkes hep aynı kaldığımı söylerdi. Açıkçası ben de öyle düşünüyorum. Fakat firmaların benden beklediği bazı şeyler vardı; çizgime uymayan yönlendirmelerdi bunlar. Ben de rest çekmiştim. Belki o dönem o çizgiden gitseydim çok daha büyük popülerlik yakalayabilirdim ama bu benim yolum değildi. Asıl büyük dönüşümü bana yaşatan şey şöhret değil, Amerika süreci oldu. Gurbet, hayatıma bambaşka bir gözle bakmamı sağladı. Şöhretin beni değiştirdiğini söyleyemem ama hayatın kendisi, özellikle gurbet, beni çok dönüştürdü.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Birçok sanatçı, kalabalıklar arasında bile derin bir yalnızlık hissettiğini söyler. Siz bu yalnızlığı hiç yaşadınız mı? Eğer yaşadıysanız, müzik sizin için bir kaçış mı oldu, yoksa tam tersine sizi daha da derinlere mi çekti?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Ben aslında kalabalıklar içindeki yalnızlığı hayatımın her döneminde yaşadım. Kalabalık arkadaş çevrelerim, dostluklarım, gruplarım oldu ama hep bir köşeye çekilme ihtiyacım vardı. Belki de üretici bir ruh taşıdığım için, sanatçı olduğum için bu böyle. Çünkü bir şeyleri ortaya çıkarma isteği insanı biraz yalnızlığa itiyor. Ruhunuzda metafizik bir gerilim oluşuyor. Dolayısıyla müzik benim için kalabalıktan kaçış değil, bilinçli olarak kendimi yalnızlığa çekme ihtiyacıydı. Çünkü üretmek için o alanı yaratmanız gerekiyor. Aslında bu, şarkı yazan, kitap yazan, şiir yazan herkesin yaşadığı bir ihtiyaç. Kalabalıklar içinde bile kendinizi biraz garip, tuhaf, yalnız hissetmeniz bundan kaynaklanıyor.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: 2000’lerin başında Türkçe pop başka bir ruha sahipti; bugünse çok farklı bir yerde. Sizce sizin müziğinizin o dönemde bu kadar sevilmesinin sebebi neydi? Bugünün gençleri aynı duyguyu hissedebiliyor mu?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Kral TV’de yayınlanan şarkılarımı hatırlıyorum; bir anda gitarı elinde, çok duygu yüklü bir aşk şarkısı söyleyen bir kız çıkıyordu ekrana. Klibin sadeliği, şarkının içtenliği ve arkasındaki hikâye o dönem beni farklı kılıyordu. Zaten o yıllarda Grup 84, İrem’in ‘Hayalet Sevgilim’i, Yüksek Sadakat’in şarkıları, ‘Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer’ gibi birçok örnek vardı. Hepsinin bir ruhu, bir döneme dair samimiyeti vardı. Emre Aydın mesela, aynı dönem çıkmıştık; albümü harikaydı. İşte o yıllarda müzikte çok güçlü bir duygu vardı. Bana göre 2000’lerden sonra bu ruh yavaş yavaş bozulmaya başladı. Günümüzde hâlâ iyi şarkılar çıkıyor ama çok nadir. O yüzden bugünün gençlerinin, dinleyici olarak o dönem kadar şanslı olduğunu düşünmüyorum.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Son yıllarda müzik listelerinde genellikle “trend” odaklı şarkılar öne çıkıyor. Sizce gerçek sanatçıların, kalıcı eserlerin ön plana çıkabilmesi için ne yapılmalı? Müziğin geleceğini kurtaracak olan şey sizce teknoloji mi, yoksa duygunun kendisi mi?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Bence yapılması gereken şey, akıllıca davranıp hem teknolojiyi hem de duyguyu bir araya getirmek. Çünkü ikisini birlikte kullanmak artık kaçınılmaz. Ama asıl en önemli şey istikrar. Bugün YouTube kanalınızı veya Instagram sayfanızı düzenli bir şekilde beslemeniz gerekiyor. Gerçek üreticilerin dezavantajı, genelde sadece iyi müzik yapmaya odaklandıkları için bu kısmı ihmal etmeleri. Ben de bunu biraz geç fark ettim ve artık düzenli paylaşım yapmaya çalışıyorum. Günümüzde tüketici mantığıyla üretenler, hızlı tükense bile sürekli yeni şey paylaştıkları için öne çıkabiliyorlar. Bu yüzden gerçek müzik yapanların da istikrarlı olması şart. Eğer kaliteli işler üretiyor ve bunu düzenli şekilde paylaşıyorsanız, zaman içinde eserleriniz klasikleşiyor ve kimse elinize su dökemiyor. Olay aslında bundan ibaret.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Yıllar geçti, birçok şey değişti ama siz hâlâ sahnedesiniz, şarkı söylüyorsunuz. Peki sizi hâlâ motive eden, sahneye her çıktığınızda size aynı heyecanı veren o duygu nedir?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Aslında ben de bazen şaşırıyorum. İlk albümüm 2006’da çıktı ve şimdi 2026’ya girmek üzereyiz; yani 20 yıldır durmadan müzikle uğraşıyorum. Belki her hafta düzenli olarak bir şey paylaşmadım ama müzikteki ısrarım ve istikrarım ortada. Pes etmedim, yoluma hep devam ettim ve bunun bir gün meyvesini toplayacağıma inanıyorum. Bu tamamen içten gelen bir şey; çünkü müziksiz bir hayatı hayal bile edemiyorum. Her şey değişti, yıllar geçti, ben bile değiştim ama hâlâ önümde çok güzel yıllar olduğunu, daha büyük başarıların beni beklediğini hissediyorum. Çok sabrettim, hep ürettim. Son nefesime kadar da müzikle iç içe olmayı diliyorum.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Müzik toplumun aynasıdır derler. Sizce bugün Türkiye’de üretilen müzikler toplumun ruhunu, duygularını ve yaşam biçimini nasıl yansıtıyor?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Evet, ben de müziğin toplumun aynası olduğuna inanıyorum ve bugün üretilen şarkılar bunu çok net yansıtıyor. Şarkı sözlerinin değerlerden uzak oluşu, hızlı tüketici bir dinleyici kitlesi ve aynı hızla üretim yapan sanatçılar aslında toplumsal gerçeğin bir göstergesi. Dinlediğimiz şarkılar bilinçaltımızı ve kaderimizi etkiliyor. Bu nedenle söz yazarlarının büyük bir sorumluluğu var. Ancak günümüzde çoğu kişi bu sorumluluktan uzak; ne kabul görüyorsa onu yapmaya çalışıyor. Değerlerden kopmuş, küfürlü ya da ahlaksızlığa kayan şarkılar popüler olduğu için daha da yayılıyor ve özellikle gençleri dezavantajlı bir konuma getiriyor.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Sizce sanat gerçekten insanları değiştirme gücüne sahip mi? Bir şarkı, bir melodi, bir söz insanların hayatını, düşüncesini ya da duygularını değiştirebilir mi?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Kesinlikle sahip. Sanatçılar bence yeryüzünün mirasçılarıdır; yazdıkları şarkılarla kalıcı bir miras bırakırlar. Bugün Sezen Aksu bunun en güçlü örneklerinden biri. Neşet Ertaş, Kazancı Bedih, Barış Manço… Hepsi bir nesli şarkılarıyla büyüttü, hafızalara işledi. Bu eserler bir bilinç, bir hafıza ve kalıcı bir etki bırakıyor. Müzik gerçekten sihirli bir güce sahip; insanların hayatını, duygularını ve düşüncelerini değiştirebilir. Sonuçta bir şarkı bazen bir nesli, bazen de bir insanın kaderini şekillendirecek kadar güçlü olabilir.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Bazı şarkılar var ki yıllar geçmesine rağmen hâlâ dinleniyor, hatta genç kuşaklar bile söylüyor. Sizce bir şarkıyı “zamansız” yapan, yıllara meydan okuyan şey nedir? Söz mü, melodi mi, yoksa o şarkıya yüklenen duygu mu?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Evet, bazı şarkılar gerçekten bugüne kadar gelmiş durumda ve aslında onlar zaten ‘ben buradayım’ diyorlar. Dinlediğiniz anda farklarını hemen anlıyorsunuz; söz, melodi, duygu hepsi bir arada. Ama bence asıl belirleyici olan, o şarkının arkasında gerçek bir hikâyenin olması. Çünkü bir şarkıyı dinlerken sadece melodiyi değil, o hikâyeyi de hissediyorsunuz. Sonra şarkıyı yazan kişi hikâyesini anlattığında diyorsunuz ki: “Demek ki bu yüzden bu kadar etkiliymiş.” Aynı bir film gibi… Gerçek hikâyeler üzerine çekilen filmler ya da diziler nasıl daha derin etki bırakıyorsa, insandan çıkan bir hikâye de insana dokunuyor. Bence bugüne kadar ulaşan, zamansız olan şarkılar da bu yüzden kalıcı; çünkü arkasında gerçek bir duygu ve hikâye var.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-34871 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-002-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-002-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-002-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-002-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-002-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/10/Neslihan-roportaji-002.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Siz kendi şarkılarınızı hazırlarken, bir sanatçı olarak daha çok dönemin trendlerini mi takip ediyorsunuz, yoksa modası hiç geçmeyecek kalıcı eserler bırakmaya mı odaklanıyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Açıkçası ben trendleri tamamen görmezden gelmiyorum. Eğer bana uyuyorsa, beğendiğim trendleri kendi müziğimle birleştirmeye çalışıyorum. Mesela son yıllarda trap müzik dikkatimi çekti; şarkıyı doğal yollarla yazıyorsunuz ama ona bir trap versiyon eklediğinizde dinleyiciye çok daha hızlı geçiyor. Çünkü hem kulağa tanıdık geliyor hem de trend olduğu için daha kolay benimseniyor. Ama bununla birlikte altta mutlaka kaliteli söz, güçlü bir melodi ve bir hikâye olması şart. Benim için asıl önemli olan da bu. Trendler işin bir boyutu, ama asıl mesele sizin ne niyetle yola çıktığınız, şarkıyı neden yazdığınız. Eğer sadece güncel kaygılarla, hızlı tüketim için yazıyorsanız bir süre sonra unutulur. Ama değerleri, derdi olan, kalıcı bir şarkıyı trend öğelerle harmanladığınızda hiçbir şey kaybetmezsiniz, aksine kazandırırsınız.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Günümüzde çoğu sanatçı hit şarkı yapma kaygısıyla hareket ediyor. Sizce bir sanatçı için “hit olmak” mı daha önemli, yoksa kendi ruhunu, hikâyesini ve duygularını şarkıya katabilmek mi? Siz bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Aslında “hit şarkı” çok göreceli bir kavram. Dinleyiciye göre değişiyor. Benim yazarken “bu hit olur” dediğim bir şarkı, bir başkası için öyle olmayabiliyor. Tamamen kime hitap ettiğinizle alakalı. Benim önceliğim, duyguların ve değerlerin öne çıktığı, hemen milyonlara ulaşma kaygısı taşımayan ama zamanla klasikleşecek şarkılar yapmak. Bunu da görüyorum; şarkılarım ilk anda yüz binlerce dinlenmiyor belki ama yıllar geçtikçe kalıcı bir şekilde büyüyor. Günümüzde bir şarkı bir ayda yirmi milyon dinleniyor ama sonra orada kalıyor. Oysa Ahmet Kaya’nın, Barış Manço’nun ya da benim şarkılarımın yıllar geçse de izlenmeleri, dinlenmeleri artmaya devam ediyor. İşte bu bence klasikleşmek demek.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Eski şarkılara baktığımızda sözlerin çok daha derin, melodilerin daha duygusal olduğunu görüyoruz. Bugünün şarkılarında ise daha çok eğlence ve ritim ön plana çıkıyor. Siz bir sanatçı olarak, eski şarkılarla bugünkü şarkılar arasında duygusal yoğunluk ve anlam açısından nasıl bir fark görüyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Eski şarkılar aslında tamamen toplumun ekonomik durumunu, değerlerini, ahlak anlayışını ve yaşam koşullarını yansıtıyordu. Az önce söylediğimiz gibi müzik toplumun aynasıdır; o dönem de öyleydi. Bu yüzden şarkılar daha derin, daha içten ve yaşam kokan eserlerdi. Günümüzde ise her şey hızlı tüketime odaklı. Toplumun geldiği nokta, ahlaki değerler, neyin değerli sayıldığı ya da sayılmadığı tamamen değişti. Bunun sonucu olarak da sözler ve melodiler daha az anlamlı, daha çabuk tükenen şarkılar ortaya çıkıyor. Bence bu farkı herkes görüyor; sadece ben değil, toplumun kendisi de bunun farkında.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Müzik endüstrisinin geçmişle bugünü arasında bir kıyaslama yaptığınızda, sizce o dönemlerde sanat mı daha ön plandaydı, yoksa bugünkü gibi ticari kaygılar mı daha ağır basıyordu?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan: </strong>Eskiden açık ara farkla sanat daha ön plandaydı. Amaç iyi şarkılar yapmak, kalıcı eserler bırakmaktı. Çünkü toplumun ekonomik durumu da çok daha iyiydi. Bugün ise tablo farklı; fakirle zengin arasındaki uçurumun büyüdüğü, orta kesimin yok olduğu, yaşam kaygısının çok arttığı bir dönemdeyiz. Gençler geleceğe dair ciddi kaygılar taşıyor. Böyle bir ortamda doğal olarak müzik de tamamen ticari kaygılarla üretilmeye başlandı. Artık şarkıların çoğu ticari bir ürün gibi ortaya çıkıyor.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Dijitalleşmenin müziğe getirdiği kolaylıklar olduğu kadar, hızlı tüketim ve şarkıların çabuk unutulması gibi olumsuz tarafları da var. Siz, bir sanatçı olarak bu yeni dönemi daha çok bir fırsat olarak mı görüyorsunuz, yoksa gerçek müziğin ruhunu zedeleyen bir süreç olarak mı değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Bence bu dönem tamamen krizi fırsata çevirecek bir dönem. Çünkü artık herkesin elinde aranje yapabilecek imkânlar var. Bu da demek oluyor ki iyi şarkı yazabilen, gerçekten üretebilen sanatçılar kazanacak. Dijitalleşme herkese bir fırsat sunuyor ama bu fırsatı doğru değerlendirmek, kalıcı üretim yapmak önemli. Dolayısıyla bu süreçte gerçek üreticiler öne çıkacak.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Eskiden sanatçılar yıllarca hafızalarda kalan, nesilden nesile aktarılan eserler üretmeye odaklanırdı. Bugün ise “trend” kavramı ön planda; bir şarkı birkaç hafta konuşulup sonra unutulabiliyor. Sizce bu, müziğin kalıcılığını ve değerini nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Evet, bu durum müziğin kalıcılığını ve değerini azaltıyor ama aynı zamanda gerçek üreticileri daha da öne çıkarıyor. Ben kendi müziğim adına bunu bir avantaj olarak görüyorum çünkü hızlı tüketilmek gibi bir derdim hiç olmadı. Benim amacım klasikleşmek, miras bırakmak. Kimisi için trend olup hızlıca tüketilmek, para kazanmak yeterli olabilir. Ama benim gibi, para kaygısından çok kalıcı eser bırakmayı, torunlarına kadar uzanacak bir miras sunmayı düşünenler için bu dönem aslında büyük bir fırsat. Her şey sanatçının niyetine göre değişiyor.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Siz kendi şarkılarınızı hazırlarken, daha çok dönemin trendlerine mi bakıyorsunuz yoksa kalıcı olabilecek eserler mi üretmeye çalışıyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Neslihan Aslan:</strong> Ben şarkılarımı hazırlarken önceliğim her zaman kalıcı eserler üretmek. Trendler gelip geçici olabilir ama benim amacım, yıllar sonra bile dinlendiğinde değerini koruyan şarkılar bırakmak. O yüzden yönüm hep kalıcılıktan yana.</p>
<p>Benim asıl bırakmak istediğim iz, insanların kalbine dokunan eserler. Onları yumuşatan, ümit veren, düşündüren, belli değerleri hatırlatan, zaman zaman sorgulatan bir köprü olmak istiyorum. Şarkılarım bir ilaç gibi olsun; rafta her zaman ihtiyaç duyduğunuzda uzanıp alacağınız önemli bir ilaç gibi… Ya da bir kitaplıktaki, defalarca okumanız gereken, hatırlamanız gereken bir kitap gibi. İnsanlara güç, ümit ve anlam katan, hayat yolculuklarında onlara eşlik eden şarkılar bırakabilmek benim en büyük arzum.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/neslihan-muzigimin-insanlara-iyilestirme-dayanisma-ve-umut-verme-araci-olmasini-istiyorum/34869/">Neslihan: Müziğimin insanlara iyileştirme, dayanışma ve umut verme aracı olmasını istiyorum!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/neslihan-muzigimin-insanlara-iyilestirme-dayanisma-ve-umut-verme-araci-olmasini-istiyorum/34869/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhur Çiğci: Geçmişten bugüne müzik, duyguların dili oldu!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/cumhur-cigci-gecmisten-bugune-muzik-duygularin-dili-oldu/34305/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/cumhur-cigci-gecmisten-bugune-muzik-duygularin-dili-oldu/34305/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdussamed Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Aug 2025 11:28:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[berkay şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur çiğci]]></category>
		<category><![CDATA[haktan]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldız Tilbe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=34305</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanat, bazen bir şarkının melodisinde, bazen bir şiirin satırında, bazen de derin bir sohbetin arasında kendini gösterir. Cumhur Çiğci de tam böyle bir sanatçı. Hem şair, hem yazar, hem de besteci. Onu dinlerken ya da okurken aslında bir dostun içten cümleleriyle karşılaşıyorsunuz. Hayatından süzülen duyguları, aşkı, kırgınlıkları ve umutları satırlara ve notalara döküyor. Çiğci, bize [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/cumhur-cigci-gecmisten-bugune-muzik-duygularin-dili-oldu/34305/">Cumhur Çiğci: Geçmişten bugüne müzik, duyguların dili oldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanat, bazen bir şarkının melodisinde, bazen bir şiirin satırında, bazen de derin bir sohbetin arasında kendini gösterir. Cumhur Çiğci de tam böyle bir sanatçı. Hem şair, hem yazar, hem de besteci. Onu dinlerken ya da okurken aslında bir dostun içten cümleleriyle karşılaşıyorsunuz. Hayatından süzülen duyguları, aşkı, kırgınlıkları ve umutları satırlara ve notalara döküyor.</p>
<p>Çiğci, bize hem sanat yolculuğunu hem de hayatın içinden samimi anılarını anlattı. İlk bestelerinden yeni projelerine, ilham aldığı isimlerden en özel hislerine kadar keyifli ve içten bir sohbet gerçekleştirdik.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: İlk bestelediğiniz şarkıyı hatırlıyor musunuz? Nasıl bir hikâyesi vardı?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Sözlerini derin duygularla yazdığım “İhtilal” şarkım.. İlk göz ağrım olan şarkım “İhtilal”. Şarkının müziği Bahtiyar Özdemir&#8217;e ait. Sözlerini derin duygularla kaleme aldım. Aslında gençlik yıllarımın isyanını, içimdeki çığlığı yansıtan bir eserdi. Hayata, aşka ve insana dair birçok sorgulamamın notalara dönmüş hâli diyebilirim. Benim için sadece bir şarkı değil, aynı zamanda bir dönüm noktasıydı.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Yakın zamanda dinleyicilerle buluşturmayı planladığınız yeni eserler var mı?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Evet, var. Sözleri bana, müziği ise değerli dostum İsmet Taşçeşme’ye ait birçok şarkımız hazır. Bu eserlerimiz farklı sanatçılar tarafından ilgi görüyor ve bu da bizi sürekli üretmeye teşvik ediyor. Daha önce Türkiye’nin güçlü seslerinden Haktan’a üç şarkı vermiştik. Şimdi ise “Vazgeç Gönül” isimli yeni şarkımız nasip oldu, sonbaharda müzikseverlerle buluşacak. Ayrıca yeni çıkacak sanatçı dostlarımızın ilk single çalışmalarında da imzamız olacak. Yani önümüzdeki süreçte dinleyiciler bolca Cumhur Çiğci eserleriyle karşılaşacak.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-34306 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250817_134745_0003-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250817_134745_0003-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250817_134745_0003-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250817_134745_0003-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250817_134745_0003-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250817_134745_0003.png 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><em><strong>Geçmişten bugüne müzik, duyguların dili oldu</strong></em></p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Bir şarkının “tamam” olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Ben şarkı yazmak için oturup “hadi bir şarkı yazayım” diyen bir insan değilim. İlham ansızın gelir; bazen kulağıma fısıldar, “hazır mısın?” der. O an bir köşeye çekilip içimde biriktirdiklerimi kâğıda dökerim. Yazdığım sözleri okuduğumda “bundan adam olur” diyorsam işin ilk kısmı tamamlanır. Ardından sözü, ruhunu çok iyi tanıdığım İsmet Taşçeşme’ye emanet ederim. Onun melodisiyle birleştiğinde içime “tamamdır” duygusu oturur. İşte o zaman eser doğmuş olur.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: En çok hangi duygular sizi şarkı yazmaya itiyor?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Aslında tamamen hayatın içindeki ruh hâlime bağlı. Bazen duygusal, bazen aşk dolu, bazen agresif, bazen eğlenceli, bazen de dingin bir Cumhur olabiliyorum. İlham hangi ruh hâlime denk gelirse o gün o şiir ya da şarkı ortaya çıkıyor. Yani eserlerim ruhumun günlüğü gibi.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Bugüne kadar yazdığınız eserler arasında sizi en çok etkileyen hangisi oldu?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Tüm şarkılarım benim için birer çocuk gibi. Ama gözlerim dolarak yazdığım iki eser var: Haktan Canevine verdiğim “Dön Gel” ve Nigar Yıldırım’ın seslendirdiği “Çok Ararsın”. Her ikisi de kalbimde derin izler bıraktı. Dinlediğimde hâlâ içim titriyor.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Aşk, eserlerinize nasıl yansıyor?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Aşk olmadan şiir de olmaz, şarkı da. Aşkın her hâlini seviyorum. Bazen bir şiirde ayrılığı yaşıyorsun, bazen bir şarkıda kavuşmayı. Aşk, sanatın en saf ilhamı.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Yazmak mı, susmak mı sizi daha çok anlatır? Peki hiç yazıp yabancılaştığınız bir şarkınız oldu mu?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci: </strong>Çoğu zaman yazmak beni daha iyi anlatıyor. İçimdeki her şeyi beyaz kâğıtla paylaşmak bana iyi geliyor. Çok sevdiğim yazar Cezmi Ersöz’ün dediği gibi: “Kendi kendine konuşmaktır aşk.”</p>
<p>Ama evet, şarkıya yabancılaşma meselesini çok yaşadım. Mutluyken “ya bir gün ayrılırsak” diye yazdığım şarkılar oldu. Gün geldi, gerçekten ayrıldım ve o şarkı birebir benim hikâyeme dönüştü. Şarkı kaldı, sevgili gitti. En çok da şarkıyı yazdığım kişinin, yeni sevgilisine o şarkıyı armağan etme ihtimali beni ürkütüyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-34308 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250817_134745_0001-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250817_134745_0001-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250817_134745_0001-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250817_134745_0001-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250817_134745_0001-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250817_134745_0001.png 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Hayatınızda sizi en çok etkileyen olay ve kırılma anı neydi?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Annemin kaybı… O acıyla birlikte özlemi, çaresizliği derinden hissettim. Ondan sonra hayata daha duygusal bakmaya başladım. Paranın, malın, mülkün aslında hiçbir önemi olmadığını; asıl değerin sağlık, aile ve dostluk olduğunu anladım. Annemin bana ettiği duaların kabul oluşunu hissettiğim anlar kırılma noktam oldu. Ona bir şarkı yazmak istiyorum ama her defasında gözyaşlarım kâğıda dökülüyor. Günün birinde hem anneme hem de tüm annelere armağan edeceğim bir şarkı yazmayı diliyorum.</p>
<p><em><strong>İlhamım bazen bir söz, bazen bir bakış</strong></em></p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Size ilham veren sanatçılar ve şairler kimler?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Çocukluğumdan bu yana Sezen Aksu ve Yıldız Tilbe’nin şarkılarıyla büyüdüm. Onların şarkıları duygularımıza tercüman oldu. Şairlerden ise Cezmi Ersöz çok özel bir yere sahip. Ayrıca Nazım Hikmet ve Özdemir Asaf da beni derinden etkileyen isimlerdir.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: “Bu benim hikâyem” dedirten bir eseriniz oldu mu?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Şarkılarımın tamamı gerçek hikâyelerden doğduğu için aslında hepsi benim hikâyem. Ama günümüzde aşkların çok hızlı tüketilmesi, ilişkilerin ticari bir hâl alması beni üzüyor. Bu yüzden ben daha çok kendi dünyamı yazıyorum. Eski saf, temiz aşkları özlüyorum.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Geçmişinizden tekrar yaşamak istediğiniz bir an var mı?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Evet.. Annemle karşılıklı çay içmeyi çok özlüyorum. O basit görünen ama en değerli anlardan biriydi.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Bursa sizin için nasıl bir şehir? İlham kaynağı mı, yoksa sadece bir yaşam alanı mı?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Bursa doğduğum, büyüdüğüm ve yaşlılığımı da geçirmek istediğim şehir. Elbette çok seviyorum ama Bursa, şairlerine ve sanatçılarına gerektiği kadar sahip çıkmıyor. Biz aldığımız ödüllerle, eserlerimizle bu şehri temsil ediyoruz ama yeterince değer gördüğümüzü söyleyemem. Yine de Bursa benim için çok kıymetli; içinde anılarım, şarkılarım ve sevdiklerim var.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Her insanın kalbinde bir “sızı köşesi” vardır. Sizin yazılarınız ve şarkılarınız o köşeyi iyileştiriyor mu, yoksa büyütüyor mu?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Keşkeler bitmez. “Keşke bitmeseydi, keşke olsaydı, keşke affetseydim…” İnsan hep en zayıf noktasından sınanıyor. Benim de çok keşkem var. Ama önemli olan, keşkelerle yaşarken kimsenin kalbini kırmamak. Çünkü ilahi adalet mutlaka tecelli ediyor. Ben de kalbimle sınandım ama inanıyorum ki hayatıma giren herkes beni güzel keşkelerle hatırlayacak. İyi insan olmak, insanın en değerli süsü.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-34307 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250817_134745_0002-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250817_134745_0002-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250817_134745_0002-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250817_134745_0002-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250817_134745_0002-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250817_134745_0002.png 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Yeni çıkacak kitabınızdan biraz bahseder misiniz?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> İlk şiir kitabım Kimsesiz Kimseye Sevdalı Kimse ve ardından yayımlanan Vişne Çürüğü romanım oldukça ilgi gördü. Bu da yeni kitabım için beklentiyi yükseltti. Okuyucularımı bu defa derin ve marjinal bir aşk hikâyesi bekliyor. Egoistlik gibi algılanmasın ama inanıyorum ki bu kitap film olacak nitelikte. İsmini şimdilik sır olarak saklıyorum. Kış ya da baharda raflarda olacak.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Son olarak, bugüne kadar kimsenin size sormadığı ama sizin hep cevaplamayı beklediğiniz bir soru var mıydı?</strong></p>
<p><strong>Cumhur Çiğci:</strong> Çok röportaj yaptım, birçok programa katıldım. Ama bu röportaj farklıydı. Yıllardır kenarda kalmış soruları bana sordunuz. Bu da sizin gazetecilik kalitenizi gösteriyor. Daha yüz yüze gelmeden hayatımı bu kadar iyi anlamanız beni çok etkiledi. Milli Nizam ekibine teşekkür ediyorum.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/cumhur-cigci-gecmisten-bugune-muzik-duygularin-dili-oldu/34305/">Cumhur Çiğci: Geçmişten bugüne müzik, duyguların dili oldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/cumhur-cigci-gecmisten-bugune-muzik-duygularin-dili-oldu/34305/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tanju Güneş: Müziği sadece duymak yetmez, onu hissetmek gerek!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/manset/tanju-gunes-muzigi-sadece-duymak-yetmez-onu-hissetmek-gerek/34289/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/manset/tanju-gunes-muzigi-sadece-duymak-yetmez-onu-hissetmek-gerek/34289/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdussamed Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 09:22:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanju güneş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=34289</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden Tanju Güneş ile müzik kariyerinin başlangıcından günümüz dijital müzik dünyasına, sahne anılarından sektöre bakışına kadar birçok konuyu konuştuk. İşte Tanju Güneş ile gerçekleştirdiğimiz samimi röportajın detayları.. Abdussamed Tosun: Müzik kariyerinizin en başına dönsek, ilk sahneye çıkış anınızda yaşadığınız duyguları bugün hâlâ hissedebiliyor musunuz, yoksa zamanla sahne sizin için farklı bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/tanju-gunes-muzigi-sadece-duymak-yetmez-onu-hissetmek-gerek/34289/">Tanju Güneş: Müziği sadece duymak yetmez, onu hissetmek gerek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left">Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden Tanju Güneş ile müzik kariyerinin başlangıcından günümüz dijital müzik dünyasına, sahne anılarından sektöre bakışına kadar birçok konuyu konuştuk. İşte Tanju Güneş ile gerçekleştirdiğimiz samimi röportajın detayları..</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Müzik kariyerinizin en başına dönsek, ilk sahneye çıkış anınızda yaşadığınız duyguları bugün hâlâ hissedebiliyor musunuz, yoksa zamanla sahne sizin için farklı bir anlam mı kazandı?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> İlk sahneye çıkışım üniversite yıllarıma denk gelir. O dönemki heyecan ve merak duygularım biraz törpülenmiş olsa da, müzik yaparken kaygım her zaman iyi olanı aramaktı; bu hiç değişmedi. Üzerinden 20 yıl geçmiş.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Dijital platformların yükselişiyle müzik üretim ve dinleme alışkanlıkları çok değişti. Siz bu dönüşüm hakkında neler düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Toplumların sanat zevkini, dönemin sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı şekillendirir. Örneğin, 90’lar şarkıları ile şimdiki şarkıların arasındaki fark da, müziğin dijitalleşmesiyle birlikte içinde bulunduğumuz ve gittikçe samimiyetten uzaklaşan toplum yapısından kaynaklanıyor.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Müzik tarzınızın köklerinde hangi kültürel ve kişisel etkiler var? Sizi dinleyen biri, şarkılarınızda hangi “gizli imza”yı keşfedebilir?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Müziği ve şarkıları ilk keşfedişim, radyoda çalan türküleri hissetmemle başladı. Aslında enstrümanım bağlama ve türkü söylemeyi çok severim. Şimdiye kadar ki ve sonrasında yapacağım çalışmaların içinde, sahnedeki canlı performanslarımızda bu tınıları ve farklı yorumları bulmak mümkün.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-34290 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250812_213137_0002-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250812_213137_0002-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250812_213137_0002-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250812_213137_0002-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250812_213137_0002-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/17_20250812_213137_0002.png 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Kariyerinizde dönüm noktası olan bir anı paylaşır mısınız?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş: </strong>2016 yılında besteci ve söz yazarı sevgili Serdar Aslan’la, bir Gökhan Tepe konserinde tesadüfen karşılaştık. O akşam doğum günümdü ve fark etmeden profesyonel hayatıma adım atacağım ilk akşamı yaşamışım. Sonrasında, ilk ve ikinci şarkılarım için Şebnem Sungur ve Serdar Aslan gibi isimlerle birlikte çalışma şansımız oldu, çok da güzel oldu. Piyasa kaygısı olmadan, iyi olanı arayan insanlarla çalışmak her zaman güzel eserler ortaya çıkarır.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Türk müzik piyasasının eksik yönlerini siz nasıl görüyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Türkiye’de de müzik sektörü, dünyayla paralel olarak son 15 yılda hızla bir endüstri ve ticari cazibe alanı olmaya başladı. Bu da sanatçı, aranjör, prodüktör, yönetmen, basın danışmanı gibi alternatifleri çoğalttı. Ancak alternatiflerin artması, beraberinde kötü işleri de getirdi. Biraz parası olan “müzik işi”ne girdi. Yapımcılar iyi sanatçıları değil, magazini yüksek olan, fenomen isimleri piyasaya sürdü. Aranjörler, stüdyoları bırakıp merdiven altı bilgisayarlarında sanattan uzak, sadece trol olmayı hedefleyen işler yapmaya başladı ki bunların çoğu yetkin aranjörler değil. Radyoda yayınlanma aşamasına gelmiş bir şarkıda bile detone sesler duymak mümkün artık.</p>
<p>Bunu düzeltmek için topluma, gerçek müziği yeniden hatırlatacak ve keyif verecek işler sunmak lazım. Sektörün bunun önlemini alması, kötü ve sanattan uzak işleri filtrelemesi gerek. Platformların para kaygısından biraz uzaklaşması ve iyi işleri özellikle gençlerle buluşturması iyi bir fikir olabilir.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Günümüzde müzik endüstrisinin ticari yönünün ön planda olması, şarkıların ruhunu kaybetmesine neden oluyor mu sizce?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Dediğim gibi, müzik bir ticari alana dönüştükten sonra işin duygusu bırakıldı. Müzik ve ticaret arasında eskiden de denge vardı ama sektör hiçbir zaman günümüzdeki kadar müzikten uzak isimleri gözümüze sokmazdı. Bu dönemsel, sanattan uzak piyasa da zamanla değişip farklı bir yöne evrilecektir. Bekleyip görelim.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-34291 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250812_213137_0003-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250812_213137_0003-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250812_213137_0003-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250812_213137_0003-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250812_213137_0003-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/18_20250812_213137_0003.png 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Tanju Güneş kimdir ve nasıl bir ailede büyüdü?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Tanju Güneş, Ankara’da bir işçi ailenin çocuğu olarak hayatı her zaman belli bir mütevazilik etrafında yaşadı, büyüdü. Tek cümleyle tanımlamam gerekirse kendimi “henüz aramayı bırakmamış birisi” olarak ifade ederdim.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Müzik yolculuğunuzda sizi en çok etkileyen sanatçılar veya eserler hangileri oldu?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Çocukken türkülerdeki bağlama sesiyle birlikte, Neşet Ertaş ve Yavuz Bingöl gibi isimlerin yorumlarından etkilendim. Zamanla sahne hayatıyla birlikte değişen repertuvarım, Sezen Aksu, Gökhan Türkmen, Levent Yüksel gibi farklı sanatçıları da keşfetmeme vesile oldu. Bu da müzik anlayışımın nasıl yoğrulduğunu birazcık anlatabilir.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Müzik sizin için ne ifade ediyor?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Başladığım zamanlarda olduğu gibi, müziği hâlâ kaygısız ve sevdiğim haliyle yapmaya çalışıyorum. Her insanın kendini gerçek anlamda bulduğu bir alan vardır. Benim için bu, başka insanlara şarkı söylemek. Tanımadığın insanları sesinle bir yolculuğa çıkarabilmek bence paha biçilemez. Benim hayatımda müziğin yeri baş köşedir; sanırım 20 yıl sonra da aynı olacak.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Türkiye’de ve dünyada müzik endüstrisinin gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Dünyada da, ülkemizde de yayınlanan şarkılar artık dijital platformlara hizmet için üretiliyor. Artık üç dakikadan uzun şarkıların, çok iyi bile olsa başarılı olma şansını yok sayıyorlar. Piyasayı bu şekilde yönlendiren isimler, bunu açık açık söylemekten çekinmiyorlar zaten. “Bu şarkı şu kadar dinlenir, bu klip şu kadar izlenir” gibi peşin cümleler kuruluyor. Bu da asıl kaygının ne olduğunu gösteriyor. Şarkı çıkmadan dijitalden elde edilecek gelirlerin hesabını tutan isimler bunlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-34292 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250812_213138_0004-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250812_213138_0004-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250812_213138_0004-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250812_213138_0004-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250812_213138_0004-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/19_20250812_213138_0004.png 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Sizce müzikte başarının ölçüsü ödüller mi, dinlenme sayıları mı, yoksa insanların hayatına dokunabilmek mi?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Başarı anlayışı günümüzde çok değişti. Saygın ödül sayısı yok denecek kadar az zaten. İnsanlar PR çalışmalarını, parayla alınan ödüllerle, bot dinlenmelerle girilen listelerle yapan “komisyoncular” var. Çok enteresan. Bu isimlerle çalışan şarkıcılar da kendilerini kandırmaktan başka bir şey yapmıyorlar aslında. Ben en çok bu isimlerin dayatıldığı dinleyicilere üzülüyorum.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Hayalini kurduğunuz düet projesi nedir?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Düet projeleri, doğru duyguların buluştuğu zaman çok heyecan verici olabiliyor. Geçenlerde Kibariye ve Buika konser verdiler mesela. Bu tarz projelerin daha da artması dileğiyle ben de Alim Qasımov ile tanışmak ve doğaçlama bir sound ortaya çıkarmak isterdim. Çok büyük bir yorumcu ve ses sanatçısı.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: En çok bilinen şarkılarınızdan birinin, kimsenin bilmediği özel bir hikâyesi var mı?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> İlk şarkımızın klibi için Erzincan’a büyük bir ekiple gitmiştik. Erzincan, hem doğası hem insanıyla ilk şarkıma tanıklık etti ve benim için bu anı, yolculuğumun en güzel köşesi oldu.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: İlk bestelediğiniz şarkının ortaya çıkış sürecini hatırlıyor musunuz?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Bestecilik ve söz yazarlığı çok farklı donanımlar isteyen bir alan. Kimi isimler kendi yaşadıklarını yansıtırken, kimileri de gözlem yetenekleri ile üretebiliyor. Ben besteci olarak henüz piştiğimi düşünmüyorum ama yazıp, besteleyip arşivlemeye ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Bir sonraki projeden kendi eserim ile devam etmek gibi bir niyetim de var.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Sizce müzik toplumsal değişim yaratabilir mi?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Bence sanat dalları içinde müzik, diğerlerine göre insanları etkileme potansiyeli en yüksek olanı. Geçmişte bir şarkının insanları intiharlara sürüklediği gibi, meydanlarda milyonlarca insanın aynı ağızdan söylediği şarkılara da tanıklık ettik. Bundan sonra da büyük eserlerin toplumu etkilediğine, yönlendirdiğine tanıklık edebiliriz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-34294 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/5550250812_213301_0000-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/5550250812_213301_0000-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/5550250812_213301_0000-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/5550250812_213301_0000-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/5550250812_213301_0000-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/08/5550250812_213301_0000.png 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Genç müzisyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Müzik üretecek genç isimlerin öncelikle ve sadece kendilerini ifade etmek için harekete geçmelerini tavsiye ederim. Farklı ve özgün olmak, her zaman bir adım önde olmak demektir. Devamında ise istikrar çok önemli. Bir proje ile başarı hedeflemek gerçeklikten çok uzak olur ve hayal kırıklığı getirir. Bunun yerine istikrarla kendi tarzını yaratmaya çalışmak, zamanla başarıyı da getirecektir. Kendilerini kullanmayacak, üzerlerinden prim yapmayacak ve onlara inanan isimlerle yola çıkmaları da önemli tabii.</p>
<p><strong>Abdussamed Tosun: Son olarak, müziğinizle insanlara hatırlatmak istediğiniz en önemli gerçek nedir?</strong></p>
<p><strong>Tanju Güneş:</strong> Klasik ama bence her insanın sabah kalktığında hatırlaması gereken tek gerçek, koca evren içindeki minicik yeri ve kısacık zamanımız. Kimseyi, en çok da kendimizi kırmadan fark yaratıp yaşamak dileğiyle.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/tanju-gunes-muzigi-sadece-duymak-yetmez-onu-hissetmek-gerek/34289/">Tanju Güneş: Müziği sadece duymak yetmez, onu hissetmek gerek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/manset/tanju-gunes-muzigi-sadece-duymak-yetmez-onu-hissetmek-gerek/34289/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
