<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>talat tosun arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/talat-tosun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/talat-tosun/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Apr 2026 05:44:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Görmezden Gelinen Tehlike Büyüdü&#8230;</title>
		<link>https://www.millinizam.com/ustmanset/gormezden-gelinen-tehlike-buyudu/42583/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/ustmanset/gormezden-gelinen-tehlike-buyudu/42583/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 05:35:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[EN ÇOK OKUNANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[talat tosun]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=42583</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de son yıllarda art arda gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonları, artık sadece suç örgütlerini değil, toplumun farklı kesimlerinden insanları da kapsayan geniş bir tabloyu gözler önüne seriyor. Operasyonlarda zaman zaman kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin de yer alması, meselenin boyutunun sanılandan çok daha derin olduğunu ortaya koyuyor. Ancak asıl çarpıcı olan, bu gelişmelerin bir anda ortaya çıkmış bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/ustmanset/gormezden-gelinen-tehlike-buyudu/42583/">Görmezden Gelinen Tehlike Büyüdü&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de son yıllarda art arda gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonları, artık sadece suç örgütlerini değil, toplumun farklı kesimlerinden insanları da kapsayan geniş bir tabloyu gözler önüne seriyor. Operasyonlarda zaman zaman kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin de yer alması, meselenin boyutunun sanılandan çok daha derin olduğunu ortaya koyuyor. Ancak asıl çarpıcı olan, bu gelişmelerin bir anda ortaya çıkmış bir kriz değil, yıllardır büyüyen ve yeterince ciddiye alınmayan bir sorunun sonucu olması.</p>
<p>Bugün gelinen noktada, sokakta uyuşturucuya ulaşmanın her zamankinden daha kolay olduğu yönündeki iddialar dikkat çekiyor. Özellikle gençler ve hatta çocuklar arasında kullanım yaşının giderek düşmesi, toplumun geleceği açısından alarm verici bir durum olarak değerlendiriliyor. Okul çevrelerinde, park alanlarında ve denetimin zayıf olduğu bölgelerde bu maddelere erişimin kolaylaştığına dair şikayetler artarken, ailelerin endişesi de her geçen gün büyüyor. Bu tablo, uyuşturucu meselesinin artık sadece bireysel bir sorun değil, doğrudan toplumsal bir güvenlik ve gelecek meselesi haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor.</p>
<p>Öte yandan cezaevlerinden yansıyan veriler de durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Tutuklu ve hükümlülerin büyük bir kısmının uyuşturucu suçları nedeniyle içeride bulunması, bu sorunun ne kadar yaygınlaştığını ve adalet sistemine nasıl yük bindirdiğini gösteriyor. Bu noktada uzmanlar, yalnızca cezai yaptırımların yeterli olmadığını, aksine bu durumun bir sonuç olduğunu ve asıl mücadelenin çok daha erken aşamalarda başlaması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>GECİKİLMİŞ MÜDAHALE TARTIŞMASI</p>
<p>Kamuoyunda giderek daha yüksek sesle dile getirilen bir diğer konu ise, devletin ve ilgili kurumların bu süreçte neden daha erken ve daha etkili adımlar atmadığı sorusu. Eleştiriler, özellikle önleyici politikaların yetersiz kaldığı, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının istenilen seviyeye ulaşamadığı ve denetim mekanizmalarının zamanında devreye sokulamadığı yönünde yoğunlaşıyor. Uyuşturucu ile mücadelenin yalnızca operasyonlara indirgenmesi, sorunun köküne inilmesini engellediği gerekçesiyle sıkça eleştiriliyor.</p>
<p>Ancak meseleye sadece devletin müdahalesi açısından bakmak da yeterli değil. Uzmanlara göre toplumun genel yapısında yaşanan değişim de bu tablonun oluşmasında önemli rol oynuyor. Aile içi iletişimin zayıflaması, gençlerin sosyal medya ve çevresel etkilerle daha kırılgan hale gelmesi, işsizlik ve gelecek kaygısı gibi faktörler, uyuşturucu kullanımını tetikleyen unsurlar arasında gösteriliyor. Bu durum, sorunun yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel politikalarla da ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Toplumda giderek artan duyarsızlık da dikkat çeken bir diğer unsur. Birçok kişi, uyuşturucu problemini “uzak” bir mesele olarak görmeye devam ederken, aslında bu tehlikenin her mahalleye, her aileye kadar yaklaşmış olabileceği gerçeği çoğu zaman göz ardı ediliyor. Oysa uzmanlar, erken farkındalık ve toplumsal sahiplenmenin bu mücadelede en kritik unsurlar arasında yer aldığını ifade ediyor.</p>
<p>SORUNUN KAYNAĞI VE ÇIKIŞ YOLU</p>
<p>Uzmanlar, uyuşturucu ile mücadelenin çok boyutlu bir yaklaşım gerektirdiği konusunda hemfikir. Sadece güvenlik güçlerinin operasyonlarıyla bu sorunun çözülemeyeceği, eğitim sisteminden aile yapısına, ekonomik politikalardan gençlik projelerine kadar geniş bir alanda eş zamanlı adımlar atılması gerektiği vurgulanıyor. Özellikle gençleri hedef alan koruyucu ve önleyici programların artırılması, rehabilitasyon merkezlerinin yaygınlaştırılması ve bağımlılıkla mücadelede daha etkin politikaların geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>
<p>Aksi halde bugün yaşananların yalnızca bir başlangıç olabileceği uyarısı yapılıyor. Çünkü uyuşturucu, sadece bireyi değil; ailesini, çevresini ve nihayetinde tüm toplumu etkileyen bir zincirleme yıkıma neden oluyor. Bu zincirin kırılabilmesi için ise geç kalınmış olsa bile kararlı, sürekli ve bütüncül bir mücadeleye ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p>Sonuç olarak, Türkiye’de uyuşturucu meselesi artık görmezden gelinebilecek bir sorun olmaktan çıkmış durumda. Yaşanan gelişmeler, bu alanda daha sert, daha planlı ve daha kapsamlı adımların atılmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Aksi halde, bugün sokaklarda başlayan bu tehlikenin yarın çok daha ağır sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurması kaçınılmaz hale gelebilir.</p>
<p>Haber : Talat TOSUN / SAMSUN</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/ustmanset/gormezden-gelinen-tehlike-buyudu/42583/">Görmezden Gelinen Tehlike Büyüdü&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/ustmanset/gormezden-gelinen-tehlike-buyudu/42583/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Ödüyor, Sendika Harcıyor &#8230;</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/devlet-oduyor-sendika-harciyor/36419/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/devlet-oduyor-sendika-harciyor/36419/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 08:04:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[denetim yok]]></category>
		<category><![CDATA[Memur]]></category>
		<category><![CDATA[millinizam]]></category>
		<category><![CDATA[özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<category><![CDATA[talat tosun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=36419</guid>

					<description><![CDATA[<p>DEVLET ÖDÜYOR, SENDİKALAR HARCIYOR: MİLYONLARCA LİRALIK MEMUR AİDATI KİMİN DENETİMİNDE? Türkiye’de sendikacılık anlayışı son 15 yılda köklü bir değişim geçirdi. Bir dönem imkânsızlıklarla ayakta durmaya çalışan, üyelerinden aidat toplayabilmek için tek tek form doldurtan, imza toplayan ve çoğu zaman gönüllülük esasına dayalı bir mücadele yürüten sendikalar; bugün yüz milyonlarca liralık bütçeleri yöneten yapılara dönüşmüş durumda. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/devlet-oduyor-sendika-harciyor/36419/">Devlet Ödüyor, Sendika Harcıyor &#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DEVLET ÖDÜYOR, SENDİKALAR HARCIYOR: MİLYONLARCA LİRALIK MEMUR AİDATI KİMİN DENETİMİNDE?</p>
<p>Türkiye’de sendikacılık anlayışı son 15 yılda köklü bir değişim geçirdi. Bir dönem imkânsızlıklarla ayakta durmaya çalışan, üyelerinden aidat toplayabilmek için tek tek form doldurtan, imza toplayan ve çoğu zaman gönüllülük esasına dayalı bir mücadele yürüten sendikalar; bugün yüz milyonlarca liralık bütçeleri yöneten yapılara dönüşmüş durumda.</p>
<p>Ancak bu dönüşüm, beraberinde ciddi soru işaretlerini de getirdi.</p>
<p>SENDİKALAR ESKİDEN ÜYELERİYLE AYAKTA DURUYORDU</p>
<p>Yaklaşık 10–15 yıl önce, memur sendikalarının en büyük sorunu maddi sürdürülebilirlikti. Sendikalar, üyelerinin maaşlarından kesilen cüzi aidatlarla ayakta kalmaya çalışıyor, çoğu zaman teşkilat giderlerini dahi karşılamakta zorlanıyordu. Üye kazanmak için sahada aktif çalışılıyor, sendika yöneticileri çoğu zaman mesailerinin ardından sendikal faaliyet yürütüyordu.</p>
<p>O dönem sendikaya üye olmak, gerçek anlamda bir irade beyanıydı.</p>
<p>BUGÜN GELİNEN NOKTA: AİDATI DEVLET ÖDÜYOR</p>
<p>Bugün ise tablo tamamen değişmiş durumda. Mevcut uygulamada, memur sendikalarına ödenen aidatlar doğrudan devlet bütçesinden karşılanıyor. Ortalama bir memur için devletin ödediği toplam aidat tutarı yaklaşık 980 TL.</p>
<p>Bu tutarın:</p>
<p>294 TL’si sendikaya aktarılıyor</p>
<p>Kalan kısmı ise memurun maaşına yansıtılıyor</p>
<p>Yani sendikaya üye olan bir memurun ödediği aidat, fiilen kendi cebinden çıkmıyor; vergiler yoluyla tüm vatandaşların cebinden karşılanıyor.</p>
<p>RAKAMLAR BÜYÜYÜNCE GERÇEK ORTAYA ÇIKIYOR</p>
<p>Bu sistem, küçük rakamlarla ifade edildiğinde dikkat çekmeyebilir. Ancak üye sayılarıyla çarpıldığında ortaya devasa bütçeler çıkıyor.</p>
<p>Sadece 30 bin üyesi olan bir sendika:</p>
<p>Aylık yaklaşık 10 milyon TL</p>
<p>Yıllık yaklaşık 120 milyon TL gelir elde ediyor</p>
<p>Yeni yılda aidat artışıyla birlikte bu rakamların:</p>
<p>Aylık 12 milyon TL</p>
<p>Yıllık 144 milyon TL seviyesine çıkması bekleniyor.</p>
<p>Türkiye genelinde üye sayısı yüz binleri bulan sendikalar düşünüldüğünde, kamu bütçesinden sendikalara aktarılan toplam tutarın milyarlarca lirayı bulduğu tahmin ediliyor.</p>
<p>BU PARALAR NASIL YÖNETİLİYOR?</p>
<p>Asıl tartışma da tam bu noktada başlıyor.</p>
<p>Bu paralar hangi mekanizmalarla harcanıyor?</p>
<p>Harcama kalemleri kamuoyuna açık mı?</p>
<p>Sendika bütçeleri bağımsız ve etkin şekilde denetleniyor mu?</p>
<p>Devletin ödediği bu aidatlar Sayıştay denetimine tabi mi?</p>
<p>Yaptığımız araştırmalara göre, Türkiye’de memur sendikalarının mali yapısını, gelir-gider tablolarını ve harcamalarını detaylı şekilde inceleyen, kamuoyuna açık kapsamlı bir akademik çalışma, bağımsız rapor ya da devlet destekli bir proje bulunmuyor.</p>
<p>PROFESYONEL SENDİKACILIK: ÇİFTE GELİR SİSTEMİ</p>
<p>Sendikalarda dikkat çeken bir diğer uygulama ise “profesyonel sendikacılık” sistemi.</p>
<p>Bu sıfatı kazanan bazı sendika yöneticileri:</p>
<p>Fiilen kamu görevine gitmiyor</p>
<p>Ancak devletten maaşlarını almaya devam ediyor</p>
<p>Bunun yanında sendika bütçesinden “huzur hakkı” adı altında ikinci bir gelir elde ediyor</p>
<p>Yani bir sendika yöneticisi:</p>
<p>Bir yandan devlet memuru maaşı alıyor</p>
<p>Diğer yandan sendika kasasından ödeme alıyor</p>
<p>Bu durum, özellikle ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde toplum vicdanında ciddi rahatsızlık oluşturuyor.</p>
<p>EKONOMİK KRİZ VE KAMU VİCDANI</p>
<p>Türkiye’de milyonlarca vatandaş:</p>
<p>Artan kira fiyatlarıyla</p>
<p>Yükselen gıda maliyetleriyle</p>
<p>Enflasyon karşısında eriyen maaşlarla mücadele ediyor. Memurlar dahi geçim sıkıntısından şikâyet ederken, sendikaların yüz milyonlarca liralık bütçelerle faaliyet yürütmesi ve bu bütçelerin nasıl harcandığının bilinmemesi kamuoyunda haklı sorulara yol açıyor.</p>
<p>VATANDAŞ SORUYOR<br />
.<br />
Devlet neden sendikaların aidatlarını vatandaşın cebinden ödüyor?</p>
<p>Madem sendikalar üyelerinin hakkını savunuyor, aidatları neden doğrudan üyelerin maaşlarından kesilmiyor?</p>
<p>Yüz milyonlarca liralık sendika bütçeleri neden şeffaf şekilde kamuoyuna açıklanmıyor?</p>
<p>Profesyonel sendikacılık uygulaması neden sınırlandırılmıyor?</p>
<p>Bu sistem gerçekten memurun yararına mı, yoksa sendika yönetimlerinin konforuna mı hizmet ediyor?</p>
<p>SENDİKALAR GEREKLİ AMA HESAP VERMEK ZORUNLU</p>
<p>Sendikaların varlığı, demokrasinin ve çalışma hayatının vazgeçilmez unsurlarından biridir. Hiç kuşkusuz sendikalar, memurun hakkını savunmak, çalışma koşullarını iyileştirmek ve sosyal dengeyi korumak açısından önemlidir. Ancak şeffaflık, denetim ve hesap verebilirlik, bu yapıların olmazsa olmazıdır. Devlet bütçesinden aktarılan her kuruş, milletin parasıdır. Bu paranın nasıl harcandığını sormak ise ne sendika düşmanlığıdır ne de ideolojik bir yaklaşım; bu doğrudan kamu yararıdır. Cevaplanmayan her soru, şüpheyi büyütmekte; büyüyen her şüphe ise sendikalara olan güveni zedelemektedir.</p>
<p>Özel Haber<br />
Talat Tosun – Samsun</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/devlet-oduyor-sendika-harciyor/36419/">Devlet Ödüyor, Sendika Harcıyor &#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/devlet-oduyor-sendika-harciyor/36419/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşar Özkan ile Milli Görüş’ün Hafızası</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/yasar-ozkan-ile-milli-gorusun-hafizasi/36002/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/yasar-ozkan-ile-milli-gorusun-hafizasi/36002/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 09:08:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[bir neslin şahitliği]]></category>
		<category><![CDATA[dava adamları]]></category>
		<category><![CDATA[millinizam]]></category>
		<category><![CDATA[talat tosun]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar özkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=36002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dava Adamları: Bir Neslin Şahitliği Yaşar Özkan ile Milli Görüş’ün Hafızası Özel Röportaj : Talat TOSUN / SAMSUN Bu yazı dizisi, bir davanın sadece siyasi bir hattı değil; bir hayat biçimi, bir ahlak ve bir nesil inşası olduğuna şahitlik eden isimlerin tanıklıklarını kayıt altına almak amacıyla hazırlandı. Bu serinin ilk konuklarından biri, Yeniden Refah Partisi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/yasar-ozkan-ile-milli-gorusun-hafizasi/36002/">Yaşar Özkan ile Milli Görüş’ün Hafızası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dava Adamları: Bir Neslin Şahitliği</p>
<p>Yaşar Özkan ile Milli Görüş’ün Hafızası</p>
<p>Özel Röportaj : Talat TOSUN / SAMSUN</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-36010" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/11-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/11-300x300.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/11-150x150.jpg 150w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/11.jpg 529w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Bu yazı dizisi, bir davanın sadece siyasi bir hattı değil; bir hayat biçimi, bir ahlak ve bir nesil inşası olduğuna şahitlik eden isimlerin tanıklıklarını kayıt altına almak amacıyla hazırlandı. Bu serinin ilk konuklarından biri, Yeniden Refah Partisi MKYK Üyesi, gazeteci-yazar ve iş insanı Yaşar Özkan.</p>
<p>1966 yılında Kayseri Develi’de doğan Yaşar Özkan, yedi kardeşli orta halli bir ailede büyüdü. Eğitim hayatını Kayseri’de tamamladıktan sonra Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden mezun oldu. Kısa süreli öğretmenlik deneyiminin ardından ticarete atıldı; iki ayrı yüksek lisans programını tamamladı. Bugün inşaat, ihracat, reklam ve basın-yayın alanlarında faaliyet gösteren Tolarco Grup’un Yönetim Kurulu Başkanı olarak iş dünyasında; MÜSİAD Genel Merkez Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı olarak sivil alanda çalışmalarını sürdürüyor. Evli ve iki çocuk babası.</p>
<p>Bir Davayla Tanışmak: Çocukluk Yıllarında Milli Görüş</p>
<p>Yaşar Özkan’ın Milli Görüş ile tanışması 1976 yılına, henüz çocukluk dönemine uzanıyor. Akıncılar ruhu, babasının etkisi ve yaşadığı çevrede derin izler bırakan Erciyes olayları bu tanışmanın temel taşları oldu. Kendi ifadesiyle Milli Görüş’e “bir er” olarak başladı.</p>
<p>Geçmişi araştırdıkça onu bu davaya bağlayan ana eksenler daha da netleşti: ekonomik adalet arayışı, ahlaklı bir düzen fikri, yerli ve milli sanayi vizyonu ve maneviyatın siyasette yeniden temsil edilmesi… 1969–1973 yılları arasında Necmettin Erbakan’ın ortaya koyduğu bu çizgi, Özkan’ın zihninde Milli Görüş’ü kalıcı kıldı.</p>
<p>İlk Duygu: Adalet</p>
<p>Milli Görüş’ün Yaşar Özkan’da uyandırdığı ilk duygu adalet oldu. Ancak bu, yalnızca hukuki bir kavram değildi; hayatın tamamını kuşatan ilahi bir denge arayışıydı. “Güçlünün haklı olduğu” anlayışına karşı, “haklının güçlü olması” fikri onun için bir varoluş felsefesine dönüştü.</p>
<p>Adaletin yanında ahlak, kimlik ve toplum bilinci geldi. Köklerle yeniden buluşma, ümmet bilinci ve insanı merkeze alan bir toplum hayali… Milli Görüş, onun hayatında sadece bir siyasi tercih değil, bir insanlık duruşu olarak yer etti. Bu duruşun önemli parçalarından biri de, henüz kimsenin açıkça konuşmadığı dönemlerde dile getirilen siyonizme karşı net tavır oldu.</p>
<p>Erbakan Hoca: Bir Çağlayan</p>
<p>Yaşar Özkan, merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı tanımlarken onu “önüne çıkan engelleri aşan bir çağlayan”a benzetiyor. İlke merkezli siyaset anlayışı, bilim ve sanayi vizyonu, tevazu ile kararlılığı bir arada taşıyan liderliği, insan yetiştirme kabiliyeti ve küresel perspektifiyle Erbakan Hoca’nın kendisinde derin izler bıraktığını vurguluyor.</p>
<p>Ağır sanayi hamlesinden faiz karşıtı duruşa, denk bütçeden yerli-milli üretime kadar uzanan mücadele; Özkan’a göre sadece bir siyasi program değil, fedakârlıkla örülmüş bir ömürlük davaydı.</p>
<p>İkinci Kırk Yılın Mimarı: Dr. Fatih Erbakan</p>
<p>Yaşar Özkan, Dr. Fatih Erbakan’ı “Milli Görüş’ün ikinci kırk yılının mimarı” olarak tanımlıyor. İlkesel duruşu koruyan, daha sistematik ve kurumsal bir siyaset dili kullanan, sakin ama kararlı bir lider profili…</p>
<p>Gençlere hitap edebilen, bilim ve teknoloji vurgusu güçlü, ahlaklı siyaset iddiasını diri tutan bir lider olarak Dr. Fatih Erbakan’ın gelecek nesiller için umut taşıdığını ifade ediyor.</p>
<p>Teşkilatın İçinden Bir Hatıra</p>
<p>Yaşar Özkan’ın ilk teşkilat görevi, Milli Gençlik Vakfı’nda ortaöğrenim birim başkanlığı oldu. Sağ-sol çatışmalarında hayatını kaybeden dava büyüklerinin selasını, küçük yaşına rağmen minarelerden okuması hafızasında silinmez bir iz bıraktı. O günler, davanın bedelle, sabırla ve fedakârlıkla yürüdüğünü öğretti.</p>
<p>Avrupa Milli Görüş çalışmalarından Tekirdağ Hayrabolu’da yaşanan unutulmaz bir seçim anısı ise, bir kahvehanede bulunan “bir adam”ın bir ilçenin kaderini değiştirmesinin mümkün olduğunu gösterdi. O adam, daha sonra davanın en sadık neferlerinden biri oldu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-36003" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/1-1-187x300.jpg" alt="" width="187" height="300" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/1-1-187x300.jpg 187w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/1-1.jpg 479w" sizes="(max-width: 187px) 100vw, 187px" /></p>
<p>Zor Dönemler ve Kırılma Anları</p>
<p>12 Eylül Darbesi ve 28 Şubat süreci, Yaşar Özkan’ın ifadesiyle Milli Görüş’ün en ağır imtihanlarıydı. Partilerin kapatılması, başörtüsü yasakları, toplumsal baskılar… Ancak güçlü teşkilat yapısı, dava bilinci ve kurumsal hafıza bu sürecin aşılmasını sağladı.</p>
<p>28 Şubat aynı zamanda büyük bir kırılma anıydı. Hareket içindeki ayrışmalar, ilke ile iktidar arasındaki tercihin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.</p>
<p>Dava Adamı Olmak</p>
<p>Yaşar Özkan’a göre dava adamı; inandığı değerlerden sapmayan, fedakârlığı göze alan, ahlakıyla örnek olan ve teşkilatın bir neferi olmaktan onur duyan kişidir. Bu anlayış; ailede, işte, toplumda ve siyasette aynı istikameti korumayı gerektirir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-36004" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/5-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/5-225x300.jpg 225w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/5-768x1023.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/5-1153x1536.jpg 1153w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/5.jpg 1200w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></p>
<p>Gençlik, Gelecek ve Emanet</p>
<p>Bugünün gençlerini potansiyeli yüksek ama yön arayışı içinde bir kuşak olarak tanımlayan Özkan, Milli Görüş’ün gençlerle kuracağı bağın dil, yöntem ve vizyon yenilenmesine bağlı olduğunu vurguluyor. Adalet, ahlak ve maneviyat değerlerinin hâlâ karşılık bulduğunu; ancak bunun somut projelerle desteklenmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p>“Emanet” kavramı ise onun için dava, nesil, ülke ve gelecek demek. Bu emaneti taşımak; sorumluluk, tevazu ve hesap bilinciyle mümkün.</p>
<p>Son Söz: Yine Aynı Yol</p>
<p>Yaşar Özkan, bugün yeniden gençliğine dönse, aynı davayı yine ve daha bilinçli şekilde sahipleneceğini söylüyor. Çünkü ona göre Milli Görüş, zaman üstü bir hakikat mücadelesi; insan yetiştiren, umut taşıyan ve ebediyete uzanan bir yol.</p>
<p>Bu yazı dizisi, bir neslin şahitliğini geleceğe not düşmek için devam edecek.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-36005" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/9-300x296.jpg" alt="" width="300" height="296" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/9-300x296.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/9.jpg 720w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-36006" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/3-240x300.jpg" alt="" width="240" height="300" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/3-240x300.jpg 240w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/3-819x1024.jpg 819w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/3-768x960.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/3.jpg 895w" sizes="auto, (max-width: 240px) 100vw, 240px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-36007" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/12-185x300.jpg" alt="" width="185" height="300" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/12-185x300.jpg 185w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/12.jpg 467w" sizes="auto, (max-width: 185px) 100vw, 185px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-36008" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/4-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/4-225x300.jpg 225w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/4-768x1024.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/4-1152x1536.jpg 1152w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/4.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 225px) 100vw, 225px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-36009" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/10-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/10-300x225.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/10-1024x768.jpg 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/10-768x576.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/10-1536x1152.jpg 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/10.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/yasar-ozkan-ile-milli-gorusun-hafizasi/36002/">Yaşar Özkan ile Milli Görüş’ün Hafızası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/yasar-ozkan-ile-milli-gorusun-hafizasi/36002/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaçak Tütün ve Filtre: Büyük Rant, Gizli Ağlar</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/kacak-tutun-ve-filtre-buyuk-rant-gizli-aglar/35568/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/kacak-tutun-ve-filtre-buyuk-rant-gizli-aglar/35568/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Dec 2025 06:55:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[emniyet]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak]]></category>
		<category><![CDATA[millinizam]]></category>
		<category><![CDATA[Operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[talat tosun]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=35568</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel Haber – Talat Tosun Türkiye’de kaçak yollarla ülkeye sokulan kıyılmış tütün, sigara filtresi, makaron (boş sigara kâğıdı) ve bu ürünleri işleyen makineler yalnızca küçük bir “ara ürün” piyasası değil. Ekonomiye verdiği zarar, devlet gelirlerini olumsuz etkiliyor; piyasa dengelerini bozuyor; haksız rekabeti körüklüyor; arka planında karanlık, ilişkili bir sektör inşa ediliyor. Sektörden edindiğimiz bilgilere göre, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/kacak-tutun-ve-filtre-buyuk-rant-gizli-aglar/35568/">Kaçak Tütün ve Filtre: Büyük Rant, Gizli Ağlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özel Haber – Talat Tosun</p>
<p>Türkiye’de kaçak yollarla ülkeye sokulan kıyılmış tütün, sigara filtresi, makaron (boş sigara kâğıdı) ve bu ürünleri işleyen makineler yalnızca küçük bir “ara ürün” piyasası değil. Ekonomiye verdiği zarar, devlet gelirlerini olumsuz etkiliyor; piyasa dengelerini bozuyor; haksız rekabeti körüklüyor; arka planında karanlık, ilişkili bir sektör inşa ediliyor.</p>
<p>Sektörden edindiğimiz bilgilere göre, yalnızca tütün ve sigara filtresi üzerinden hesaplanan kamu kaybının aylık 10 milyon dolarları bulduğu yıllık bazda ise 120 milyon dolara yaklaşan dev bir “kara pasta” olduğu iddia ediliyor. Bu rakam, hem vergi gelirleri hem kayıt dışı ekonominin yarattığı zarar bakımından ciddi. Ancak mesele yalnızca ürünlerle bitmiyor: Bu büyüklükte bir piyasanın dönmesiyle birlikte sarım makineleri, filtreleme/paketleme makineleri, makaron ve sarma ekipmanlarını üreten ve satan firmalar adeta özel bir makina parkuru yaratmış durumda. Ve kimi zaman bu firmalar bayilik vermek kadar ileri gidiyor; yasal boşlukları kullanarak, denetim zaafiyetlerinden faydalanarak üretim ve satış yapıyor. Bu tablo, kaçak tütün ticaretinin artık “merdiven altı imalat” kadar basit olmadığı; organize, yarı-yasal ama denetimsiz bir sektör hâline geldiğini gösteriyor.</p>
<p>Operasyon Verileri: Her Defasında Devasa Ele Geçirmeler</p>
<p>Son yıllarda yürütülen operasyonlar, bu kara piyasanın büyüklüğünün anlaşılması açısından çarpıcı: 2020–2024 döneminde, Ticaret Bakanlığı’na bağlı Gümrük Muhafaza ekipleri, sigara ve tütün kaçakçılığına karşı yürüttükleri denetimlerde yaklaşık 886,3 milyon TL değerinde kaçak sigara, tütün, sigara kağıdı ve filtresi ele geçirdi. Aynı dönemde ele geçirilenler arasında 20,4 milyon paket sigara, ~1,3 milyon kilogram kaçak tütün, 113,8 milyon paket sigara kâğıdı ve 349,4 milyon paket sigara filtresi yer aldı. Yine resmi verilere göre, yalnızca 2023’te yapılan bir operasyonda, iki ayrı firmaya yönelik baskında usulsüz olarak ülkeye sokulmak istenen yaklaşık 19 milyon 100 bin adet filtre çubuğu ele geçirildi. Buna karşılık, medyaya yansıyan olaylar da kamuoyuna sektörde devasa bir kara ekonominin varlığını gösteriyor: 2025’in başlarında, “yeni yıl operasyonları” kapsamında ülke genelinde yürütülen baskınlarda, kaçak sigara, elektronik sigara, tütün mamulleri ele geçirildi; özellikle gençleri korumaya yönelik bu hamlede milyonlarca lira değerinde kaçak ürün toplandı.</p>
<p>2025 Mart’ında, büyük bir operasyonda 53 kişi hakkında adli işlem başlatıldı; aramalarda yüzlerce makaron, tütün, nargile tütünü, sigara filtresi, elektronik sigara cihazları ve likitleri bulundu. 2024 yazında İstanbul’da, atölye olarak kullanılan adreslere düzenlenen baskında, 10 ton kaçak tütün, milyonlarca boş makaron, sarma makineleri, ekipmanlar ve diğer malzemeler ele geçirildi. Bu somut rakamlar ve olaylar yalnızca “kaçak içki sigara” denetimleri değil kaçak tütünün, makaronun, filtresinin ve ilgili üretim altyapısının ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Sektörün İçinden: “Biz bandrollü alıyoruz, ama…”</p>
<p>Sektör içinde konuşan bir satıcı (ismini gizli tutuyor) olan E. Ş.’nin ifadeleri, yaşanan karmaşayı özetler nitelikte: “Biz bu ürünleri bayiden, bandrollü şekilde alıyoruz ve sarımcı diye tabir ettiğimiz abla ya da abilere sardırıp satışını yapıyoruz. Ancak bazı arkadaşlarımız, sarıma ürün gönderirken bandrolüne ya da yasal olup olmadığına bakmadan sadece para kazanma hırsıyla bandrolsüz kaçak ürünleri tercih ediyor. Bu da herkesin kaçak ürün sattığı yönünde bir algı oluşturuyor.”</p>
<p>E. Ş., sadece kıyılmış tütün ve filtre değil, nargile tütünü başta olmak üzere birçok üründe de kaçak faktörünün devrede olduğunu belirtiyor. Bu itiraf, sektörde “gri alanların” ne denli geniş olduğunu; kimi üreticiler veya satıcıların yasa dışı ürünleri kayıtsız, vergisiz, denetimsiz piyasa sürdüğünü gösteriyor. Özellikle makina üreticileri ve tütün ürünleri sarım paketleme altyapısı sunan firmaların, bayilik verme seviyesine kadar inmesi, kaçakçılığın yalnızca ürün bazında değil, bir ekosistem olarak örgütlendiğini düşündürüyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-35569" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/tutun1-4.jpeg" alt="" width="241" height="209" /></p>
<p>Ekonomik ve Sosyal Bedel: Devlet, Rekabet, Halk</p>
<p>Bu illegal yapıların yol açtığı zararlar hem doğrudan hem dolaylı oldukça geniş: Devletin vergi gelirleri ve bandrollü satışlardan sağlanan bütçe katkısı azalıyor. Piyasada bandrollü, yasal üretim yapan firmalar haksız rekabetle karşılaşıyor. Denetimsiz, kontrolsüz üretim ve satış, tüketiciyi risk altına sokuyor; kalite, hijyen ve sağlık açısından tehlikeler doğuyor. Haksız kazanç, kayıt dışı ekonomi ve organize suç ağları besleniyor. Uzun vadede hem kamu hem bireyler açısından bu yapı sürdürülebilir değil. Ancak operasyonlara rağmen kaçak akışın büyüklüğü ve çeşitliliği, sorunun yalnızca “ele geçirilmiş yük” olmadığı, “piyasada devam eden üretim ve dağıtım ağları” olduğuna işaret ediyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35573" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/tutun1-1-300x169.webp" alt="" width="300" height="169" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/tutun1-1-300x169.webp 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/tutun1-1-1024x576.webp 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/tutun1-1-768x432.webp 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/tutun1-1.webp 1280w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Neden Bu Kadar Yaygın? Yasadaki Boşluklar ve Denetim Açıkları</p>
<p>Makaron, filtre, tütün ve sigara sarım makineleri gibi ekipmanların “ara ürün / makinacılık” kategorisinde değerlendirilmesi ve bu makineler üzerinden bayilik verilerek satış yapılması standart sigara üretimi gibi sıkı düzenlemelerin dışında olması. Denetim ve gümrük kontrollerinin her ne kadar gelişmiş teknoloji, x-ray cihazları, konteyner/araç taramaları, plaka tanıma vs. ile desteklense de ülke geneline yayılması zor ve kaynak gerektiren bir süreç olması. Satıcı ve sarımcıların kimi zaman yasal bayilerden aldıkları ürünleri yasal yollardan dağıttıklarını söylemesine rağmen sistemin içinde “kaçak üretim / bandrolsüz ürün kullanımı / sahtecilik” gibi uygulamaların hâlâ mümkün olması. Bu durum, sadece birkaç kaçakçı üzerinden değil, sektörün geneline yayılan bir sorun olduğuna işaret ediyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-35572" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/tutun1-2.jpeg" alt="" width="300" height="168" /></p>
<p>Neden Önce Ele Geçirmeler, Sonra Yenisi? Sorunun Döngüsü</p>
<p>Operasyonlardan çıkan yakalamalar ve ele geçirilen tonlarca ürün, medyada her zaman manşet olsa da; neden kaçak tütün ve makaron piyasası bir türlü tamamen çökertilemiyor? Çünkü: Kaçak üretim makineler, filtreler, makaron, tütün farklı aktörler tarafından iç piyasada yeniden organize edilebiliyor. Talep hâlâ yüksek; bu da piyasada “yeni sarımcılar / satıcılar / bayi ağları” oluşturulmasına neden oluyor. Denetim her ne kadar zaman zaman yoğun olsa da, sınırsız bir ülke içinde — kara yolları, depolar, küçük atölyeler, çeşitlenen dağıtım kanalları bu yapıyı tamamen bozmak, koordinasyon ve kaynak gerektiriyor. Ekonomik kriz, vergilendirme, yoksulluk gibi faktörler tüketiciyi bandrollü, vergili ürün yerine ucuz ve kaçak ürüne yönlendirebiliyor. Yani operasyonlar “ilk darbeyi” vuruyor; ancak talep var olduğu sürece ve altyapı yeniden kurulabildiği sürece “kaçak tütün endüstrisi” yeniden şekilleniyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-35570" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/tutun1-3.jpeg" alt="" width="256" height="197" /></p>
<p>Ne Yapılmalı? Denetimden Öte, Yapısal Önlemler</p>
<p>Bu kara ekonominin kırılabilmesi için yalnızca polis veya gümrük operasyonları yeterli değil. Daha derin ve kalıcı çözümler gerekiyor: Makinacılık ve ekipman üretimi / satışı açık ve denetlenir hale getirilmeli makineler, filtreler, makaron, tütün sarma ekipmanları sıkı ruhsat ve kontrol mekanizmalarına tâbi olmalı. İzleme, risk analizi, koordinasyon artırılmalı hem gümrük, hem iç piyasa, hem dağıtım hatları düzenli taranmalı; özellikle büyük şehirler ve geçiş noktalarında denetimler sıklaştırılmalı. Caydırıcılık artırılmalı ele geçirilen yüklerin kamuya verdiği zarar, somut biçimde hesaplanmalı; adli süreçler ve cezalar net uygulanmalı.<br />
Kayıt ve iz bande sistemi geliştirilmeli sarımcıdan bayi toptancıya kadar tüm tütün zinciri “şeffaf” izlenebilmeli; bandrol, fatura, kimden aldığı gibi belgeler kontrol edilmeli.<br />
Halkı bilinçlendirme ve talep azaltma yönünde politikalar vergisiz, bandrolsüz ürünlerin ucuz olması, talebi besliyor. Bu yüzden hem vergilendirme hem sosyal politika ile yasal tütün ürünlerinin cazibesi korunmalı.</p>
<p>Sonuç: Görünmeyen Savaş, Devlet Piyasa Çarpışması</p>
<p>Türkiye’de kaçak tütün, sigara filtresi, makaron ve bu ürünleri işleyen makineler üzerinden dönen para yalnızca esrarengiz bir kara para değil. Bu, devletin vergi gelirini eriten; yasal üreticileri ve satıcıları mağdur eden; kayıt dışı ekonomiyi besleyen; bazen organize suçlarla, bazen kayıt dışı işleyişlerle iç içe geçmiş devasa bir sektör. Operasyon haberleri tonlarca ele geçirilen tütün, milyonlarca filtre, makaron ve makineler bir yandan bu yapının varlığını ortaya koyuyor. Ama her baskından sonra aynı sarmal yeniden kurulabiliyorsa, asıl sorunun “polis + gümrük + tekil baskı” değil, “yapısal eksikler + talep + denetimsizlik + arz” olduğunu görüyoruz. Kaçak tütün pastası; güçlü, karanlık, örgütlü ve görünmez…<br />
Kimler bu pastadan pay alıyor, hangi altyapılar bu sistemi ayakta tutuyor devletin, medyanın, sivil toplumun, vatandaşın birlikte sorup üzerine gitmesi gereken bir mesele.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/kacak-tutun-ve-filtre-buyuk-rant-gizli-aglar/35568/">Kaçak Tütün ve Filtre: Büyük Rant, Gizli Ağlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/kacak-tutun-ve-filtre-buyuk-rant-gizli-aglar/35568/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
