<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/saglik/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 04:30:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>
	<item>
		<title>Çocuk doktoru bulamayacağız</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/cocuk-doktoru-bulamayacagiz/43894/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/cocuk-doktoru-bulamayacagiz/43894/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2026 04:30:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk doktoru bulamayacağız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=43894</guid>

					<description><![CDATA[<p>TUS yerleştirme sonuçlarında çocuk sağlığı, genel cerrahi, acil tıp ve çocuk yan dallarında çok sayıda kontenjan boş kaldı. Uzmanlar, ağır çalışma koşulları, sağlıkta şiddet ve malpraktis davaları nedeniyle genç hekimlerin kritik branşlardan uzaklaştığını belirterek, ‘Bu gidişle çocuk doktoru bulmakta zorlanacağız’ diyor. Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) yerleştirme sonuçları, sağlık sisteminin geleceğine ilişkin endişeleri bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/cocuk-doktoru-bulamayacagiz/43894/">Çocuk doktoru bulamayacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TUS yerleştirme sonuçlarında çocuk sağlığı, genel cerrahi, acil tıp ve çocuk yan dallarında çok sayıda kontenjan boş kaldı. Uzmanlar, ağır çalışma koşulları, sağlıkta şiddet ve malpraktis davaları nedeniyle genç hekimlerin kritik branşlardan uzaklaştığını belirterek, ‘Bu gidişle çocuk doktoru bulmakta zorlanacağız’ diyor.</p>
<p>Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) yerleştirme sonuçları, sağlık sisteminin geleceğine ilişkin endişeleri bir kez daha gündeme taşıdı. Genel cerrahi, çocuk sağlığı ve hastalıkları, acil tıp ile çocuk yan dallarında çok sayıda kontenjan boş kalırken, uzmanlar ağır çalışma koşulları, sağlıkta şiddet, malpraktis davaları ve yetersiz özlük hakları nedeniyle genç hekimlerin yüksek riskli branşlardan uzaklaştığını belirterek acil önlem çağrısı yaptı.</p>
<p>RİSK BÜYÜK</p>
<p>Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, en dikkat çekici tablonun çocuk yan dallarında yaşandığını söyledi. Son TUS yan dal yerleştirmelerinde yenidoğan uzmanlık eğitiminde doluluk oranının yalnızca yüzde 9’da kaldığını, çocuk yoğun bakım kadrolarının ise yüzde 96’sının boş kaldığını belirten Kasapçopur, bu alanlarda görev yapacak uzman sayısının her geçen yıl azaldığını ifade etti. Çocuk hekimliğinin yalnızca bir uzmanlık alanı olmadığını vurgulayan Kasapçopur, “Çocuk sağlığı toplumun geleceğine yapılan yatırımdır. Kritik branşlarda görev yapan hekimlere daha yüksek ücret, daha iyi özlük hakları ve teşvikler sağlanmalı. Nöbet yükü azaltılmalı, zorunlu hizmet uygulamaları yeniden düzenlenmeli. Aksi halde gelecekte çocuklarımıza bakacak uzman bulmakta ciddi sıkıntılar yaşayabiliriz” dedi. Kasapçopur, genel cerrahi başta olmak üzere birçok kritik branşta benzer tablonun yaşandığını belirterek, toplum için hayati önem taşıyan alanlara pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>DAHA AZ ÇALIŞMAK İSTİYORLAR</p>
<p>Türkiye Acil Tıp Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Özgür Söğüt, acil tıbbın sağlık sisteminin omurgası olmasına rağmen en az tercih edilen branşlardan biri haline geldiğini belirtti. Türkiye’de acil servislere yılda yaklaşık 200 milyon başvuru yapıldığını hatırlatan Söğüt, buna karşın yaklaşık 4 bin acil tıp uzmanı ve 1800 asistanla hizmet verildiğini söyledi. Hasta yoğunluğunun dünya ortalamalarının üzerinde olduğunu belirten Söğüt, bu tablonun genç hekimlerin tercihlerini olumsuz etkilediğini ifade etti. TJOD İkinci Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir ise geçmişte en yüksek puanla öğrenci alan kadın hastalıkları ve doğum branşının bugün eski ilgisini görmediğini söyledi. Hekimlerin muayenehane açmakta zorlandığını, sağlıkta şiddet ve malpraktis davalarının gençleri yıldırdığını belirten Demir, “Genç hekimler daha az nöbeti olan, daha az risk taşıyan branşlara yöneliyor. Pek çok öğrencim artık TUS’a bile girmeyi düşünmüyor, yurt dışına gitmeyi tercih ediyor” dedi.</p>
<p>AĞIR ÇALIŞMA KOŞULLARI</p>
<p>Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Minimal İnvaziv Kalp Cerrahisi Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cengiz Köksal da kalp ve damar cerrahisinin uzun eğitim süresi, ağır iş yükü ve yüksek sorumluluk nedeniyle giderek daha az tercih edildiğini belirterek, “Gerçekten alarm zilleri çalıyor” dedi. Sorunun temel nedeninin ekonomik değil, ağır çalışma koşulları ve psikolojik yük olduğunu ifade eden Köksal, kalp ve damar cerrahlarının üstlendiği sorumluluğun karşılığını görecek şekilde desteklenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>ESTETİĞİN CAZİBESİ</p>
<p>Koç Üniversitesi Hastanesi Beyin Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Peker ise genç hekimlerin artık yalnızca mesleki tatmini değil, yaşam kalitesini de ön planda tuttuğunu belirtti. Sağlıkta şiddet, malpraktis davaları ve yüksek hukuki risklerin beyin cerrahisi gibi branşlardan uzaklaşılmasında etkili olduğunu ifade eden Peker, “En küçük hata hastanın felç kalmasına ya da hayatını kaybetmesine neden olabilir. Böylesine büyük sorumluluk üstlenen hekimlerin çalışma koşulları ve özlük hakları iyileştirilmeli” dedi. Peker, estetik uygulamaların yoğun olduğu branşların daha cazip görülmeye başladığını, yüksek riskli cerrahi alanların ise giderek kan kaybettiğini söyledi.</p>
<p>‘CAZİBESİNİ YİTİRDİ’</p>
<p>İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Talat Kırış, özellikle çocuk yan dalları, çocuk cerrahisi, kadın doğum, beyin cerrahisi ve kalp damar cerrahisinde ciddi tercih sorunu yaşandığını belirterek, “Bu kadar yoğun çalışıp şiddet gören, dava tehdidi altında kalan genç hekimler zor branşları seçmiyor. Kritik uzmanlık alanları cazibesini kaybetti” dedi.</p>
<p>YENİDOĞANDA TABLO AĞIR</p>
<p>Yenidoğan yan dalında doluluk oranı yalnızca yüzde 9<br />
Çocuk yoğun bakım kadrolarının yüzde 96’sı boş<br />
Genel cerrahi, çocuk sağlığı ve acil tıpta da çok sayıda kontenjan dolmadı.<br />
GENÇ HEKİMLER NEDEN UZAKLAŞIYOR?</p>
<p>Ağır nöbet yükü<br />
Uzun çalışma saatleri<br />
Sağlıkta şiddet<br />
Malpraktis davaları<br />
Yüksek hukuki sorumluluk<br />
Uzun uzmanlık eğitimi<br />
Zorunlu hizmet<br />
Riske rağmen yetersiz özlük hakları</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/cocuk-doktoru-bulamayacagiz/43894/">Çocuk doktoru bulamayacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/cocuk-doktoru-bulamayacagiz/43894/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvensiz gıdalar her yıl 1,5 milyon can alıyor</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/guvensiz-gidalar-her-yil-15-milyon-can-aliyor/43514/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/guvensiz-gidalar-her-yil-15-milyon-can-aliyor/43514/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 04:58:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[DSÖ]]></category>
		<category><![CDATA[Güvensiz gıdalar her yıl bir buçuk milyon can alıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=43514</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü, küresel gıda güvenliğine ilişkin kapsamlı veriler içeren yeni raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, kontamine ve güvenli olmayan gıdaların her yıl ortalama 866 milyon hastalık vakasına ve 1,5 milyon can kaybına yol açtığı tahmin ediliyor. Nüfusa oranla gıda kaynaklı hastalıklardan en fazla etkilenen kesimin 5 yaş altı çocuklar olduğu belirtilirken, ölümlerin yüzde 73’ünün kimyasal [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/guvensiz-gidalar-her-yil-15-milyon-can-aliyor/43514/">Güvensiz gıdalar her yıl 1,5 milyon can alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü, küresel gıda güvenliğine ilişkin kapsamlı veriler içeren yeni raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, kontamine ve güvenli olmayan gıdaların her yıl ortalama 866 milyon hastalık vakasına ve 1,5 milyon can kaybına yol açtığı tahmin ediliyor. Nüfusa oranla gıda kaynaklı hastalıklardan en fazla etkilenen kesimin 5 yaş altı çocuklar olduğu belirtilirken, ölümlerin yüzde 73’ünün kimyasal maruziyetlerden kaynaklandığı tescillendi.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), küresel ölçekte gıda güvenliği ve buna bağlı ortaya çıkan hastalık yükünü inceleyen yeni bir izleme raporu yayımladı. Raporda yer alan istatistiksel projeksiyonlar, gıda kaynaklı enfeksiyon ve zehirlenmelerin küresel halk sağlığı üzerindeki sosyo-ekonomik baskısını yeniden gözler önüne serdi. DSÖ uzmanları; su sanitasyonunun iyileştirilmesi, hijyen standartlarının yükseltilmesi, pastörizasyon gibi endüstriyel gıda güvenliği uygulamalarının artırılması ve temel sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması halinde bu ölümlerin büyük bir kısmının önlenebilir nitelikte olduğunu vurguluyor.</p>
<p>BÖLGESEL EŞİTSİZLİKLER SÜRÜYOR: EN AĞIR YÜK AFRİKA VE ASYA&#8217;DA</p>
<p>Minyonlarca verinin simüle edilmesiyle hazırlanan raporda, 2000 yılından bu yana küresel gıda kaynaklı hastalık yükünde tescilli bir düşüş eğilimi gözlense de coğrafi ve ekonomik eşitsizliklerin kalıcı olduğu aktarıldı. Altyapı ve denetim yetersizlikleri nedeniyle gıda kaynaklı hastalık oranının en yüksek olduğu bölgeler Afrika ve Güneydoğu Asya olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>ÇOCUKLARDA RİSK 3 KAT DAHA FAZLA</p>
<p>Raporda, erken çocukluk dönemindeki bireylerin fizyolojik kırılganlıklarına dair şu teknik veriler paylaşıldı:<br />
Demografik Oransızlık: 5 yaş altı çocuklar, küresel nüfusun yalnızca yüzde 9&#8217;unu oluşturmalarına rağmen, gıda kaynaklı akut hastalık vakalarının yaklaşık üçte birini (1/3) teşkil ediyor.</p>
<p>Hastalık Eğilimi: Küçük çocukların güvenli olmayan gıdalardan etkilenme riski, yetişkin popülasyona kıyasla 3 kat daha yüksek. Bu yaş grubunda özellikle dehidratasyona (sıvı kaybına) yol açan enfeksiyöz ishal vakaları ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.</p>
<p>Gelişimsel Tehditler: Gıdalar zincirine karışan metil cıva ve kurşun gibi ağır metaller, çocukların nörolojik gelişim süreçlerini olumsuz etkileyerek ömür boyu süren bilişsel ve gelişimsel anomalilere zemin hazırlıyor.</p>
<p>KİMYASAL TEHLİKELER ÖLÜMLERDE BAŞI ÇEKİYOR<br />
DSÖ raporunda, gıda kaynaklı rahatsızlıkların sayısal olarak biyolojik etkenlerden (bakteri, virüs ve parazitler) kaynaklandığı, ancak ölüm oranlarında kimyasal kontaminasyonun baskın olduğu ifade edildi.</p>
<p>Verilere göre, 2021 yılında kontamine gıdalardan kaynaklanan ölümlerin yüzde 73&#8217;ü kimyasal maruziyetler sebebiyle gerçekleşti. Bu kapsamda inorganik arsenik (yüzde 42) ve kurşun (yüzde 31) elementlerinin, uzun vadede kanser ve kardiyovasküler (kalp-damar) hastalık riskini artırarak ölümleri tetiklediği aktarıldı.</p>
<p>&#8220;EKONOMİK VE İNSANİ ZARARIN MUAZZAM BOYUTUNU GÖREBİLİYORUZ&#8221;</p>
<p>Rapor sonuçlarını değerlendiren DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, gıda güvenliğinin doğrudan hane halkını ilgilendiren somut bir halk sağlığı parametresi olduğunu belirtti. Ghebreyesus, şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>&#8220;Güvenli olmayan gıda, her dönemde büyük bir halk sağlığı sorunuydu. Ancak şimdiye kadar bunun insani ve ekonomik açıdan yarattığı muazzam zararın makro resmini net olarak göremiyorduk. Bu yeni tahminler, mevcut veri eksikliğini gideriyor. Ülkeler artık gıda kaynaklı hastalık yükünün hangi alanlarda yoğunlaştığını net olarak görebilecek argümanlara sahip. Bu veriler, hükümetlerin kaynak yönetimi yapmasına ve öncelikli sağlık tedbirlerini belirlemesine yardımcı olacaktır.&#8221;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/guvensiz-gidalar-her-yil-15-milyon-can-aliyor/43514/">Güvensiz gıdalar her yıl 1,5 milyon can alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/guvensiz-gidalar-her-yil-15-milyon-can-aliyor/43514/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mesane Kanserinde Hastaları Ameliyattan Kurtaran İlaç</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/mesane-kanserinde-hastalari-ameliyattan-kurtaran-ilac/43467/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/mesane-kanserinde-hastalari-ameliyattan-kurtaran-ilac/43467/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 05:01:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Mesane Kanserinde Hastaları Ameliyattan Kurtaran İlaç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=43467</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere&#8217;de yapılan yeni bir klinik araştırma, &#8216;durvalumab&#8217; adlı immünoterapi ilacının mesane kanserini yok ettiğini ve hastaları organın tamamen alınması gibi ağır bir ameliyattan kurtardığını ortaya koydu. Kanser hücrelerinin tekrarlamasını da yüzde 85 oranında engelleyen bu gelişmeyi, uzmanlar &#8220;hayat değiştirici bir mucize&#8221; olarak nitelendiriyor. Dünya genelinde en sık görülen dokuzuncu kanser türü olan mesane kanseri, ileri [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/mesane-kanserinde-hastalari-ameliyattan-kurtaran-ilac/43467/">Mesane Kanserinde Hastaları Ameliyattan Kurtaran İlaç</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere&#8217;de yapılan yeni bir klinik araştırma, &#8216;durvalumab&#8217; adlı immünoterapi ilacının mesane kanserini yok ettiğini ve hastaları organın tamamen alınması gibi ağır bir ameliyattan kurtardığını ortaya koydu. Kanser hücrelerinin tekrarlamasını da yüzde 85 oranında engelleyen bu gelişmeyi, uzmanlar &#8220;hayat değiştirici bir mucize&#8221; olarak nitelendiriyor.</p>
<p>Dünya genelinde en sık görülen dokuzuncu kanser türü olan mesane kanseri, ileri evre veya agresif formlarında hastalar için oldukça sarsıcı bir tedavi süreci gerektiriyor. Standart tedavi olarak mesanenin tamamen alınması (radikal cerrahi) uygulanıyor ve hastalar ömür boyu idrarlarını vücut dışındaki bir torbaya (ürostomi torbası) boşaltmak zorunda kalıyor. Ancak onkoloji dünyasından gelen yeni bir haber, bu çileli ve yıpratıcı süreci tarihe karıştırabilir. Londra merkezli Kanser Araştırma Enstitüsü (ICR) tarafından yürütülen ve sonuçları Şikago&#8217;daki dünyanın en büyük kanser konferansı olan Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) yıllık toplantısında sunulan araştırma, tıp dünyasında büyük yankı uyandırdı.</p>
<p>BAŞARI ORANI YÜZDE 60&#8217;TAN YÜZDE 85&#8217;E ÇIKTI</p>
<p>AstraZeneca ve Birmingham Üniversitesi tarafından finanse edilen ikinci aşama klinik çalışmaya 54 mesane kanseri hastası katıldı. Elde edilen sonuçlara göre; standart kemoterapi ve radyoterapi ile hastaların yüzde 60&#8217;ında kanserin tekrarlaması önlenirken, tedaviye &#8216;durvalumab&#8217; adlı immünoterapi ilacı eklendiğinde bu oran yüzde 85&#8217;e (46 hasta) fırladı. En önemlisi ise, ilacın uygulandığı bu hastaların hiçbirinde mesanenin alınması için ameliyata gerek kalmadı. Bir PD-L1 inhibitörü olan durvalumab, temelde vücudun bağışıklık sisteminin, kendisini gizlemeye çalışan kanser hücrelerini birer birer tespit edip yok etmesine yardımcı oluyor.</p>
<p>&#8220;TEDAVİ STANDARTLARINI KÖKTEN DEĞİŞTİRECEK&#8221;</p>
<p>ICR Prostat ve Mesane Kanseri Araştırmaları Profesörü Nick James, elde edilen olağanüstü başarıyı şu sözlerle anlattı: &#8220;İmmünoterapinin eklenmesiyle kanserlerin tekrarlama oranının hızla azaldığını gördük. Daha da önemlisi, bu sonuçlara mesaneyi cerrahi olarak çıkarmadan ulaşmanın mümkün olduğunu kanıtladık. Mesaneyi korumak, insanların hayat değiştiren o ağır ameliyatlardan kaçınmalarını, bağımsızlıklarını ve normal günlük yaşamlarını sürdürmelerini sağlıyor. Bu yaklaşımın tedavi standartlarını kökten değiştireceğini düşünüyorum.&#8221;ICR Baş Yöneticisi Prof. Kristian Helin de kanser araştırmalarında daha &#8220;akıllı ve nazik&#8221; tedaviler bulmanın öncelikli olduğunu belirterek, bu yöntemin hastaları büyük bir fiziksel ve psikolojik yükten kurtardığını vurguladı.</p>
<p>ÜNLÜ SANATÇI YAŞADIĞI PSİKOLOJİK YIKIMI ANLATMIŞTI</p>
<p>Mesanenin alınması işleminin hastalar üzerinde yarattığı ağır psikolojik yıkım, daha önce dünyaca ünlü İngiliz sanatçı Tracey Emin tarafından da dile getirilmişti. 2020 yılında agresif mesane kanseri teşhisi alan ve ameliyatla mesanesi çıkarılan Emin, 2021 yılında verdiği bir röportajda yaşadığı zorlukları şöyle özetlemişti: &#8220;Ürostomi torbasına sahip olmak çok dezavantajlı bir durum ve çoğu insan bunu gizli tutmak ister. Bu çok özel bir şey çünkü temelde vücut fonksiyonlarınızın bir kısmı vücudunuzun dışında gerçekleşiyor. Sızıntı olabiliyor. Dışarıda, halka açık bir yerde olsam bile bu başıma gelebiliyor ve insanlar altıma kaçırdığımı ya da sarhoş olduğumu düşünebiliyorlar.&#8221;</p>
<p>SADECE DAHA UZUN DEĞİL, &#8220;DAHA KALİTELİ&#8221; BİR YAŞAM</p>
<p>Araştırmaya dahil olmayan bağımsız kurumlardan da çalışmaya övgü yağdı. Cancer Research UK CEO&#8217;su Michelle Mitchell, araştırmanın onkoloji alanındaki önemini şu sözlerle özetledi: &#8220;Radikal cerrahinin hastalar üzerinde çok ciddi yan etkileri olabiliyor. Hastalığı tedavi etmenin daha nazik yollarını bulmak son derece önemli ve bu çalışma tam olarak bunu başardı. Kesin konuşmak için elbette daha geniş çaplı araştırmalara ihtiyaç var ancak bu sonuçlar devasa bir potansiyel taşıyor. Kanserden etkilenen insanların sadece daha uzun değil, daha kaliteli bir yaşam sürmelerini sağlamak için bu tür atılımlar hayati önem taşıyor.&#8221;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/mesane-kanserinde-hastalari-ameliyattan-kurtaran-ilac/43467/">Mesane Kanserinde Hastaları Ameliyattan Kurtaran İlaç</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/mesane-kanserinde-hastalari-ameliyattan-kurtaran-ilac/43467/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>E-Rapor Esas Oldu 30 Gün Sınırı Geldi</title>
		<link>https://www.millinizam.com/manset/e-rapor-esas-oldu-30-gun-siniri-geldi/43255/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/manset/e-rapor-esas-oldu-30-gun-siniri-geldi/43255/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 04:46:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[E-Rapor Esas Oldu 30 Gün Sınırı Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=43255</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni &#8220;Sağlık Raporları Yönetmeliği&#8221;, Resmi Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Bürokrasiyi radikal bir şekilde azaltan düzenlemeyle sağlık raporu başvurularında yazılı dilekçe dönemi sona erdi. Artık engel durumu olmayan vatandaşlar, hastaneye gitmeye gerek kalmadan e-Nabız üzerinden &#8220;Sağlık Durum Belgesi&#8221; alabilecek. Türkiye&#8217;deki sağlık bürokrasisinde ve dijital dönüşüm hamlelerinde milat niteliğinde bir adım atıldı. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/e-rapor-esas-oldu-30-gun-siniri-geldi/43255/">E-Rapor Esas Oldu 30 Gün Sınırı Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni &#8220;Sağlık Raporları Yönetmeliği&#8221;, Resmi Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Bürokrasiyi radikal bir şekilde azaltan düzenlemeyle sağlık raporu başvurularında yazılı dilekçe dönemi sona erdi. Artık engel durumu olmayan vatandaşlar, hastaneye gitmeye gerek kalmadan e-Nabız üzerinden &#8220;Sağlık Durum Belgesi&#8221; alabilecek.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki sağlık bürokrasisinde ve dijital dönüşüm hamlelerinde milat niteliğinde bir adım atıldı. Sağlık Bakanlığı, vatandaşların hastane ve aile sağlığı merkezlerinde en çok vakit kaybettikleri işlemlerin başında gelen sağlık raporu süreçlerini bütünüyle modernize eden yeni yönetmeliği devreye aldı. Yapay zeka destekli karar mekanizmalarının ve entegre sistemlerin ön plana çıktığı yeni düzenleme, hem hekimlerin üzerindeki iş yükünü hafifletmeyi hem de vatandaşın hizmete erişimini saniyeler düzeyine indirmeyi hedefliyor.</p>
<p>AKILLI SİSTEM DEVREDE: BELGENİZ TEK TIKLA E-NABIZ&#8217;DA</p>
<p>Yeni yönetmeliğin getirdiği en radikal değişiklik, &#8220;tek hekim raporu&#8221; olarak bilinen ve ehliyet, işe giriş gibi süreçlerde istenen belgelerin dijitalleşmesi oldu.<br />
Kişisel Beyan Formu: Rapor başvuru süreçlerinde fiziksel dilekçe verme zorunluluğu tamamen kaldırıldı. Süreç artık e-Nabız sistemi üzerinden doldurulacak dijital kişisel beyan formu ile başlayacak.</p>
<p>Karar Destek Algoritması: Sistem arkasında çalışan bir yapay zeka/karar destek mekanizması, vatandaşın tanı, ilaç ve tıbbi malzeme geçmişini tarayacak.</p>
<p>Hastaneye Gitmeden Onay: Eğer kişinin geçmişinde veya beyanında rapor almasına engel teşkil edecek kronik bir tanı veya ilaç kullanımı yoksa, sistem otomatik olarak e-Nabız üzerinden geçerli bir &#8220;Sağlık Durum Belgesi&#8221; üretecek. Vatandaşın hastaneye gitmesine gerek kalmayacak.<br />
Hekim Filtresi: Beyan ile sistemdeki tıbbi geçmişin uyuşmadığı veya riskli durumların saptandığı vakalar ise otomatik olarak detaylı muayene için ilgili hekimlere yönlendirilecek. Lisansa tabi olmayan amatör sporlar ve sosyal aktiviteler için de hastane kuyruklarına girilmeden e-Nabız belgesi yeterli kabul edilecek.</p>
<p>KURUL RAPORLARINDA BASİTLEŞTİRME: 2 TEMEL SAĞLIK KURULU</p>
<p>Heyet ve kurul raporu alma süreçlerindeki karmaşık yapı da sadeleştirildi. Yönetmelik kapsamında &#8220;Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu&#8221; süreçleri yeniden dizayn edilerek iki temel yapı tanımlandı:</p>
<p>Tam Teşekküllü Sağlık Kurulu</p>
<p>Üç Hekimli Sağlık Kurulu</p>
<p>Bakanlığın belirlediği özel hukuki istisnalar haricindeki pek çok kurul raporu, artık bürokrasiye takılmadan hızlıca üç hekimin imzasıyla düzenlenebilecek. Böylece aylarca süren kurul günü bekleme çilesi büyük oranda tarih olacak.</p>
<p>HASTANELERE &#8220;RAPOR BAŞVURU MERKEZLERİ&#8221; KURULUYOR</p>
<p>İkinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında (devlet ve üniversite hastaneleri) rapor işlemlerinin farklı poliklinikler arasında mekik dokunarak yürütülmesi uygulamasına son veriliyor. Hastaneler bünyesinde kurulacak olan &#8220;Rapor Başvuru Merkezleri&#8221;, işlemlerin tek bir noktadan başlatılmasını, takibini ve sonuçlandırılmasını sağlayacak. Vatandaşlar, devam eden rapor süreçlerinin hangi aşamada olduğunu bu merkezlerden veya dijital kanallardan şeffaf bir şekilde izleyebilecek.</p>
<p>ULUSLARARASI STANDART VE İNGİLİZCE DİL DESTEĞİ</p>
<p>Yönetmelikle birlikte Türkiye genelinde tek tip rapor formatına geçildi. Bakanlığın onayladığı şablonlar dışındaki gayriresmi formatlar tamamen tedavülden kaldırıldı. Ayrıca, yurt dışı eğitim, vize, iş veya spor faaliyetlerinde kullanılmak üzere tüm raporlara İngilizce dil desteği entegre edildi. Böylece Türk sağlık sisteminin ürettiği raporlar uluslararası arenada doğrudan geçerlilik kazanacak standartlara ulaştı.</p>
<p>KÜÇÜK İŞLETMELERE RAPOR KOLAYLIĞI: ÇAŞMER VE AİLE HEKİMLERİ DEVREDE</p>
<p>İş sağlığı ve güvenliği alanını ilgilendiren önemli bir esneklik de rapora bağlandı. 50’den az çalışanı bulunan ve &#8220;az tehlikeli&#8221; sınıfta yer alan iş yerlerinde çalışacak personelin işe giriş raporları; Çalışan Sağlığı Merkezleri (ÇAŞMER), aile hekimleri ve kamu sağlık tesislerindeki tüm hekimler tarafından yasal olarak düzenlenebilecek. Küçük esnaf ve çalışanlar, iş yeri hekimi bulma maliyetinden ve zorunluluğundan kurtulmuş olacak.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/e-rapor-esas-oldu-30-gun-siniri-geldi/43255/">E-Rapor Esas Oldu 30 Gün Sınırı Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/manset/e-rapor-esas-oldu-30-gun-siniri-geldi/43255/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşısı olmayan &#8216;nadir&#8217; ebola varyantı geri döndü: 80 ölü salgın sınırları aştı</title>
		<link>https://www.millinizam.com/manset/asisi-olmayan-nadir-ebola-varyanti-geri-dondu-80-olu-salgin-sinirlari-asti/43201/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/manset/asisi-olmayan-nadir-ebola-varyanti-geri-dondu-80-olu-salgin-sinirlari-asti/43201/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 04:14:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşısı olmayan 'nadir' ebola varyantı geri döndü: 80 ölü salgın sınırları aştı]]></category>
		<category><![CDATA[DSÖ]]></category>
		<category><![CDATA[ebola]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=43201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti&#8217;nde ortaya çıkan yeni Ebola salgınında en az 80 kişi hayatını kaybetti. Aşısı ve tedavisi bulunmayan nadir &#8216;Bundibugyo&#8217; varyantının komşu ülke Uganda&#8217;ya sıçraması küresel paniğe yol açtı. DSÖ ve Sınır Tanımayan Doktorlar alarm verirken, bölgedeki silahlı çatışmalar ile ABD&#8217;nin uluslararası sağlık bütçesindeki kesintilerinin krizi daha da derinleştirdiği belirtiliyor. Kongo Demokratik Cumhuriyeti, ülkenin doğusundaki [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/asisi-olmayan-nadir-ebola-varyanti-geri-dondu-80-olu-salgin-sinirlari-asti/43201/">Aşısı olmayan &#8216;nadir&#8217; ebola varyantı geri döndü: 80 ölü salgın sınırları aştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti&#8217;nde ortaya çıkan yeni Ebola salgınında en az 80 kişi hayatını kaybetti. Aşısı ve tedavisi bulunmayan nadir &#8216;Bundibugyo&#8217; varyantının komşu ülke Uganda&#8217;ya sıçraması küresel paniğe yol açtı. DSÖ ve Sınır Tanımayan Doktorlar alarm verirken, bölgedeki silahlı çatışmalar ile ABD&#8217;nin uluslararası sağlık bütçesindeki kesintilerinin krizi daha da derinleştirdiği belirtiliyor.</p>
<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti, ülkenin doğusundaki Ituri vilayetinde yeni bir Ebola salgınıyla karşı karşıya. Yetkililer, salgında en az 80 ölüm bildirildiğini, sağlık ekiplerinin ise hastalığın daha geniş bölgelere yayılmasını engellemek için tarama ve temaslı izleme çalışmalarını yoğunlaştırdığını açıkladı. Salgın ilk olarak cuma günü duyurulmuş, ilk açıklamada 65 ölüm ve 246 şüpheli vaka bildirildiği belirtilmişti. Ancak yerel kaynaklar ve yetkililerin son aktarımlarına göre can kaybı 80’e yükseldi. Ituri’nin merkezi Bunia’da yaşayanlar, son günlerde sıklaşan cenazeler nedeniyle büyük korku yaşadıklarını ifade etti. Kent sakinlerinden Jean Marc Asimwe, “Her gün insanlar ölüyor. Bir günde iki, üç hatta daha fazla kişiyi defnettiğimiz oluyor” sözleriyle bölgedeki tabloyu anlattı.</p>
<p>8 VAKA LABORATUVARDA DOĞRULANDI</p>
<p>Kongo Sağlık Bakanı Samuel-Roger Kamba, laboratuvar testleriyle doğrulanmış 8 vaka bulunduğunu, bu vakalardan 4’ünün ölümle sonuçlandığını açıkladı.Testler, salgına Ebola’nın Bundibugyo türünün neden olduğunu ortaya koydu. Bu tür, Kongo’daki önceki Ebola salgınlarında daha az görülen bir varyant olarak biliniyor. Ülkede Ebola ilk kez 1976’da ortaya çıkmıştı. Son salgın, Kongo’nun 17’nci Ebola salgını olarak kayıtlara geçti. CBS News’e konuşan tıp uzmanı Dr. Céline Gounder, Bundibugyo türünün daha önce yalnızca iki büyük salgından sorumlu olduğunu belirtti. Bu salgınlardan biri 2007’de Uganda’da, diğeri ise 2012’de Kongo’da görülmüştü. Gounder, bu türe karşı onaylanmış bir aşı ya da tedavi bulunmadığına dikkat çekerek sağlık uzmanlarının salgının kontrol altına alınması konusunda ciddi kaygı taşıdığını söyledi.</p>
<p>İLK VAKANIN BİR HEMŞİRE OLDUĞU DEĞERLENDİRİLİYOR</p>
<p>Sağlık Bakanı Kamba, son salgında ilk vakanın Bunia’daki bir hastanede hayatını kaybeden bir hemşire olduğunun değerlendirildiğini söyledi. Bakan, söz konusu vakanın 24 Nisan’a kadar uzandığını ve kişinin Ebola’yı düşündüren belirtiler gösterdiğini aktardı.<br />
Ebola, kusmuk, kan, semen ve diğer vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşabiliyor. Nadir görülen ancak ağır seyreden hastalık, çoğu zaman ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.</p>
<p>SALGIN UGANDA’YA GEÇTİ</p>
<p>Salgın yalnızca Kongo ile sınırlı kalmadı. Uganda, cuma günü Kongo kaynaklı olduğu belirtilen bir Ebola vakasını doğruladı. Söz konusu kişinin başkent Kampala’daki Kibuli Müslüman Hastanesi’nde 14 Mayıs’ta hayatını kaybettiği açıklandı. Uganda Sağlık Bakanlığı, hastanın cenazesinin daha sonra Kongo’ya götürüldüğünü ve ülkede başka yerel vakanın doğrulanmadığını bildirdi. Buna rağmen hastane girişlerinde tarama uygulamaları başlatıldı. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, salgın görülen bölgelerin Uganda ve Güney Sudan’a yakınlığı nedeniyle yayılma riskinden endişe duyulduğunu açıkladı. Kenya ise bölgesel seyahat hareketliliği nedeniyle Ebola’nın ülkeye taşınma riskinin “orta düzeyde” olduğunu belirterek sınır noktalarında gözetimin artırıldığını duyurdu.</p>
<p>SINIR, ÇATIŞMA VE GÖÇ HAREKETLİLİĞİ RİSKİ BÜYÜTÜYOR</p>
<p>Salgının yönetimini zorlaştıran unsurların başında bölgenin güvenlik ve lojistik koşulları geliyor. Ituri vilayeti, başkent Kinşasa’ya yaklaşık 1000 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve bölgede IŞİD bağlantılı militan grupların yol açtığı şiddet olayları yaşanıyor. Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, Kongo’nun Ebola ile mücadelede deneyimli olduğunu ancak salgının görüldüğü bölgenin “son derece kırılgan” bir insani durumla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bölgede Güney Sudan, Uganda ve Kongo arasında yoğun nüfus hareketliliği bulunması da hastalığın takibini zorlaştırıyor. Şu ana kadar Ituri’de Bunia, Rwampara ve Mongwalu olmak üzere üç sağlık bölgesinde vaka doğrulandı. Sağlık Bakanlığı, Ulusal Biyomedikal Araştırma Enstitüsü’nde yalnızca 13 kan örneğinin test edildiğini; bunlardan 8’inin Bundibugyo türü için pozitif çıktığını, 5 örneğin ise yetersiz numune nedeniyle analiz edilemediğini açıkladı.</p>
<p>SINIR TANIMAYAN DOKTORLAR BÜYÜK ÖLÇEKLİ MÜDAHALEYE HAZIRLANIYOR</p>
<p>Tıbbi yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar, salgının hızlı yayılmasını “son derece endişe verici” olarak nitelendirdi ve büyük ölçekli bir müdahale hazırlığında olduğunu duyurdu. Bunia’da halk günlük yaşamını sürdürmeye çalışsa da bölgede kaygı yüksek. Kent sakinleri, hükümetin hastaneleri güçlendirmesi ve salgını ciddiyetle ele alması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>ABD’NİN MÜDAHALE KAPASİTESİ TARTIŞILIYOR</p>
<p>Makalede, geçmiş Ebola salgınlarında ABD’nin en büyük dış destek aktörlerinden biri olduğuna dikkat çekilirken, Trump yönetiminin USAID’de yaptığı kesintiler ve ABD’nin Dünya Sağlık Örgütü’nden çekilmesi nedeniyle bu kez müdahale kapasitesine ilişkin soru işaretleri bulunduğu belirtildi. Daha önce Ebola’ya yakalanıp hayatta kalan New Yorklu doktor Dr. Craig Spencer, sağlık çalışanları için ciddi risk bulunduğunu belirtti. Spencer, Ebola hastalarının en bulaşıcı oldukları dönemde sağlık personeliyle çok yakın temasta olduğunu söyleyerek, özellikle sahada çalışan ekiplerin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Spencer, ABD’nin geçmişte CDC ve USAID aracılığıyla salgın bölgelerine çok hızlı müdahale edebildiğini ancak mevcut durumda bu kapasitenin zayıflamış olabileceğini söyledi. Buna rağmen ABD’de Ebola ve benzeri yüksek riskli patojenlerle baş edebilecek özel sağlık merkezlerinin hâlâ bulunduğunu belirtti.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/asisi-olmayan-nadir-ebola-varyanti-geri-dondu-80-olu-salgin-sinirlari-asti/43201/">Aşısı olmayan &#8216;nadir&#8217; ebola varyantı geri döndü: 80 ölü salgın sınırları aştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/manset/asisi-olmayan-nadir-ebola-varyanti-geri-dondu-80-olu-salgin-sinirlari-asti/43201/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan hantavirüs açıklaması</title>
		<link>https://www.millinizam.com/manset/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi/43064/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/manset/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi/43064/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2026 05:22:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan hantavirüs açıklaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=43064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan hantavirüs açıklaması Sağlık Bakanlığı, &#8220;Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir. İlgili uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde yürütülen takip sürecinde, vatandaşlarımızda herhangi bir semptom ve hastalık bulgusu olmadığı bildirilmiştir&#8221; açıklaması yaptı. Sağlık Bakanlığı, hantavirüs vakası görülen &#8220;MV Hondius&#8221; isimli uluslararası seyahat gemisindeki 3 Türk vatandaşının [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi/43064/">Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan hantavirüs açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan hantavirüs açıklaması</p>
<p>Sağlık Bakanlığı, &#8220;Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir. İlgili uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde yürütülen takip sürecinde, vatandaşlarımızda herhangi bir semptom ve hastalık bulgusu olmadığı bildirilmiştir&#8221; açıklaması yaptı.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı, hantavirüs vakası görülen &#8220;MV Hondius&#8221; isimli uluslararası seyahat gemisindeki 3 Türk vatandaşının yarın Türkiye’ye getirileceğini açıkladı.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan yapılan açıklamada uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan 3 Türk vatandaşının sağlık durumlarının yakından takip edildiği ve yarın ülkeye getirilecekleri belirtildi.</p>
<p>Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle:</p>
<p>&#8220;Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir.</p>
<p>İlgili uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde yürütülen takip sürecinde, vatandaşlarımızda herhangi bir semptom ve hastalık bulgusu olmadığı bildirilmiştir.</p>
<p>Ülkemize ulaştıkları andan itibaren, karantinaya alınacak ve sağlık süreçleri Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi/43064/">Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan hantavirüs açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/manset/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi/43064/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DSÖ&#8217;den &#8216;hantavirüs&#8217; açıklaması: Küresel risk düşük</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/dsoden-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-dusuk/43032/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/dsoden-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-dusuk/43032/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 May 2026 04:54:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[DSÖ]]></category>
		<category><![CDATA[hantavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[pandami]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=43032</guid>

					<description><![CDATA[<p>DSÖ&#8217;den &#8216;hantavirüs&#8217; açıklaması: Küresel risk düşük Atlantik Okyanusu’nda seyreden MV Hondius adlı yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının görülmesi ve 3 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) yeni açıklama geldi. DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Hanan Balkhy, Arjantin&#8217;den Afrika&#8217;nın batısındaki Cabo Verde&#8217;ye (Yeşil Burun Adaları) giden Hollanda bandıralı &#8220;MV Hondius&#8221; isimli geminin yolcularında hantavirüs tespit [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/dsoden-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-dusuk/43032/">DSÖ&#8217;den &#8216;hantavirüs&#8217; açıklaması: Küresel risk düşük</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ&#8217;den &#8216;hantavirüs&#8217; açıklaması: Küresel risk düşük</p>
<p>Atlantik Okyanusu’nda seyreden MV Hondius adlı yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının görülmesi ve 3 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) yeni açıklama geldi.</p>
<p>DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Hanan Balkhy, Arjantin&#8217;den Afrika&#8217;nın batısındaki Cabo Verde&#8217;ye (Yeşil Burun Adaları) giden Hollanda bandıralı &#8220;MV Hondius&#8221; isimli geminin yolcularında hantavirüs tespit edilmesi sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p>
<p>DSÖ&#8217;nün, Atlantik Okyanusu&#8217;nda bir yolcu gemisiyle bağlantılı bir dizi hantavirüs vakasını yakından izlediğini ve bu konuda uluslararası müdahaleyi koordine ettiğini belirten Balkhy, Doğu Akdeniz Bölgesi&#8217;nde herhangi bir vakanın bildirilmediğini kaydetti.</p>
<p>&#8220;TEMAS YOLUYLA BULAŞIYOR&#8221;</p>
<p>Balkhy, hantavirüs enfeksiyonunun nadir görüldüğünü ancak ciddi hastalıklara neden olabileceğini belirterek, virüsün, enfekte kemirgenlerle ya da bunların idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas yoluyla insanlara bulaştığını ifade etti. Başlangıçta belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve mide bulantısı olabileceğine işaret eden Balkhy, &#8220;Ancak hızla ciddi solunum yolu hastalığına dönüşebilir ve vaka ölüm oranı yüzde 50&#8217;ye kadar ulaşabilir. Bu nedenle, yoğun destekleyici bakıma erken erişim kritik öneme sahip&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Balkhy, gemide vakada yer alan hantavirüs türünün, Latin Amerika&#8217;da bulunan ve insanlar arasında yakın ve uzun süreli temas yoluyla sınırlı şekilde bulaştığı bilinen tek tür Andes virüsü olduğunun altını çizerek, &#8220;DSÖ, şu anda bu olayın küresel nüfus için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendiriyor. Durumu izlemeye ve güncellemeler sağlamaya devam ediyoruz&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Arjantin&#8217;den Afrika&#8217;nın batısındaki Cabo Verde&#8217;ye giden &#8220;MV Hondius&#8221; isimli geminin yolcularında hantavirüs tespit edilmiş, enfekte olan 3 kişi hayatını kaybetmişti.</p>
<p>HANTAVİRÜS NEDİR?</p>
<p>Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor.</p>
<p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/dsoden-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-dusuk/43032/">DSÖ&#8217;den &#8216;hantavirüs&#8217; açıklaması: Küresel risk düşük</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/dsoden-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-dusuk/43032/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Aile ve Nüfus On Yılı”  Stratejik ve Değerli Bir Vizyon Belgesidir</title>
		<link>https://www.millinizam.com/saglik/aile-ve-nufus-on-yili-programi-stratejik-ve-degerli-bir-vizyon-belgesidir/42953/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/saglik/aile-ve-nufus-on-yili-programi-stratejik-ve-degerli-bir-vizyon-belgesidir/42953/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[SerifVarol]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 06:52:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=42953</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Aile ve Nüfus On Yılı” Programı Stratejik ve Değerli Bir Vizyon Belgesidir Resmî Gazete’de yayımlanan “Aile ve Nüfus On Yılı (2026–2035)” programı, ülkemizin demografik geleceğini uzun vadeli bir vizyonla ele alan, aile kurumunu güçlendirmeyi merkeze koyan ve sosyal politikaları bütüncül bir yaklaşımla yeniden şekillendiren son derece önemli ve stratejik bir adım niteliğindedir. Aile yapısının korunması, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/saglik/aile-ve-nufus-on-yili-programi-stratejik-ve-degerli-bir-vizyon-belgesidir/42953/">“Aile ve Nüfus On Yılı”  Stratejik ve Değerli Bir Vizyon Belgesidir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Aile ve Nüfus On Yılı” Programı Stratejik ve Değerli Bir Vizyon Belgesidir</strong></p>
<p>Resmî Gazete’de yayımlanan “Aile ve Nüfus On Yılı (2026–2035)” programı, ülkemizin demografik geleceğini uzun vadeli bir vizyonla ele alan, aile kurumunu güçlendirmeyi merkeze koyan ve sosyal politikaları bütüncül bir yaklaşımla yeniden şekillendiren son derece önemli ve stratejik bir adım niteliğindedir. Aile yapısının korunması, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve nüfus dengesinin sürdürülebilir bir zeminde ele alınması yönündeki bu kapsamlı çerçeve, kamu yönetiminde uzun süredir ihtiyaç duyulan planlı yaklaşımın güçlü bir ifadesidir.</p>
<p><strong>Sosyal Politika Hedeflerinin Başarısı, Emekçinin Çalışma Koşullarına Bağlıdır</strong></p>
<p>Ancak Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası olarak altını çizmek isteriz ki; bu tür geniş kapsamlı sosyal politika hedeflerinin sahadaki karşılığı, doğrudan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin çalışma hayatına yansımaktadır. Aileyi güçlendirmeye yönelik her adım, hizmet talebinin artması, iş yoğunluğunun büyümesi ve mevcut personel üzerindeki yükün ağırlaşması sonucunu doğurabilmektedir. Bu nedenle, ortaya konulan vizyonun başarıya ulaşabilmesi için insan kaynağı planlamasının güçlendirilmesi ve çalışma koşullarının eş zamanlı olarak iyileştirilmesi bu vizyon belgesine katkı sağlayacaktır.</p>
<p><strong>Haftalık 40 Saat Çalışma Hayata Geçirilmeli, Annelere Güçlü Destek Sağlanmalıdır</strong></p>
<p>Bu kapsamda haftalık çalışma süresinin 40 saate düşürülmesi önemli bir ihtiyaçtır. Daha insani çalışma saatleri, çalışanların sağlığını koruyacak, hizmet kalitesini ve verimliliği artıracaktır.</p>
<p>Çalışan annelerin desteklenmesi adına süt izninin doğum sonrası ilk 6 ay günlük 3 saat, ikinci 6 ay günlük 1,5 saat olarak düzenlenmesini talep ediyoruz. Anneliğin korunması ve bebek sağlığının desteklenmesi açısından bu düzenleme zorunludur.</p>
<p>Ayrıca çalışanların çocukları için erişilebilir, nitelikli ve 24 saat hizmet verebilen ücretsiz kreş imkânı sağlanmalıdır. Özellikle vardiyalı çalışan sağlık ve sosyal hizmet emekçileri açısından kreş desteği temel bir ihtiyaçtır.</p>
<p><strong>Tayin ve Becayiş Hakkında Verilen Karar Önemli Bir Kazanımdır</strong></p>
<p>Öte yandan, uzun yıllardır çalışma hayatında ciddi mağduriyetlere neden olan tayin ve becayiş hakkı konusundaki gelişmeyi de önemli bir kazanım olarak değerlendiriyoruz. 2018 yılında 696 sayılı KHK ile taşerondan kadroya geçirilen sürekli işçi statüsündeki çalışanların tayin ve yer değişikliği haklarını kısıtlayan düzenleme, Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. “Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin geçiş yaptıkları teşkilat ve birim dışına tayin edilemeyeceğine” ilişkin hükmün ortadan kaldırılması, yıllardır süregelen önemli bir adaletsizliğin giderilmesi açısından son derece kıymetlidir.</p>
<p><strong>Meclis Tatile Girmeden Düzenleme Yasalaşmalıdır</strong></p>
<p>Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek olması, mevcut mağduriyetlerin bir süre daha devam etmesi anlamına gelmektedir. Bu noktada açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz ki; söz konusu düzenleme bekletilmeden, ivedilikle hayata geçirilmelidir. Özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tatile girmeden önce bu sürecin sonuçlandırılması hayati önem taşımaktadır. Eğitim döneminin sona ermesiyle birlikte çocukların okul düzenlerinin etkilenmemesi, ailelerin barınma ve yerleşim planlarını sağlıklı şekilde yapabilmesi ve mevcut mağduriyetlerin daha da derinleşmemesi adına bu düzenlemenin Meclis kapanmadan yasalaşması zorunluluktur.</p>
<p><strong>Aile Bütünlüğü, Emekçinin Aile Bütünlüğüyle Birlikte Korunmalıdır</strong></p>
<p>Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası olarak bir kez daha vurguluyoruz ki; aile bütünlüğünü esas alan bir yaklaşımın, sahada görev yapan emekçilerin aile yaşamını ve bütünlüğünü de gözetmesi gerekmektedir. Çalışanlarımızın yaşam koşullarını iyileştirmeyen hiçbir düzenlemenin, hedeflenen sonuca tam anlamıyla ulaşması mümkün değildir. Bu nedenle hem “Aile ve Nüfus On Yılı” programının hedefleri hem de çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler, emekçilerin haklarını güçlendiren bütüncül bir anlayışla ele alınmalıdır. Emekçinin lehine olacak her türlü proje ve düzenlemede sendikamız, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek vermeye ve katkı sunmaya devam edecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/saglik/aile-ve-nufus-on-yili-programi-stratejik-ve-degerli-bir-vizyon-belgesidir/42953/">“Aile ve Nüfus On Yılı”  Stratejik ve Değerli Bir Vizyon Belgesidir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/saglik/aile-ve-nufus-on-yili-programi-stratejik-ve-degerli-bir-vizyon-belgesidir/42953/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Moca Cola! Milli ve Doğal Lezzet</title>
		<link>https://www.millinizam.com/saglik/moca-cola-milli-ve-dogal-lezzet/41263/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/saglik/moca-cola-milli-ve-dogal-lezzet/41263/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Ali Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 10:16:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=41263</guid>

					<description><![CDATA[<p>%100 yerli üretimle piyasaya sunulan ve yapay tatlandırıcı içermemesiyle dikkat çeken Moca Cola, cola severlerin yeni adresi olarak öne çıkıyor. İstanbul merkezli üretimle hızla büyüyen Moca Cola, kısa sürede birçok belediye ile anlaşma yaparak dikkat çekti. Tamamen şeker pancarından üretilen ve %100 yerli olan cola, özellikle boykot hassasiyeti bulunan tüketiciler için geliştirilirken, binlerce kişinin damağında [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/saglik/moca-cola-milli-ve-dogal-lezzet/41263/">Moca Cola! Milli ve Doğal Lezzet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>%100 yerli üretimle piyasaya sunulan ve yapay tatlandırıcı içermemesiyle dikkat çeken Moca Cola, cola severlerin yeni adresi olarak öne çıkıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-41272" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0007-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0007-200x300.jpg 200w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0007-683x1024.jpg 683w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0007-768x1152.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0007-1024x1536.jpg 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0007-1366x2048.jpg 1366w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0007-scaled.jpg 1707w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></p>
<p>İstanbul merkezli üretimle hızla büyüyen Moca Cola, kısa sürede birçok belediye ile anlaşma yaparak dikkat çekti. Tamamen şeker pancarından üretilen ve %100 yerli olan cola, özellikle boykot hassasiyeti bulunan tüketiciler için geliştirilirken, binlerce kişinin damağında kendine özgü bir tat bıraktı.</p>

<p class="wp-block-paragraph"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-41273" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0010-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0010-200x300.jpg 200w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0010-682x1024.jpg 682w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0010-768x1152.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0010-1024x1536.jpg 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0010-1365x2048.jpg 1365w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/IMG-20260308-WA0010-scaled.jpg 1706w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/saglik/moca-cola-milli-ve-dogal-lezzet/41263/">Moca Cola! Milli ve Doğal Lezzet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/saglik/moca-cola-milli-ve-dogal-lezzet/41263/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara&#8217;da Bayram Öncesi Gıda Denetimleri</title>
		<link>https://www.millinizam.com/saglik/ankarada-bayram-oncesi-gida-denetimleri/41000/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/saglik/ankarada-bayram-oncesi-gida-denetimleri/41000/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 21:00:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Denetimler]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Ürünleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=41000</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, Ramazan Bayramı öncesi gıda ürünleri denetimlerini artırdı. Fahiş fiyat artışlarına karşı önlem alınıyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/saglik/ankarada-bayram-oncesi-gida-denetimleri/41000/">Ankara&#8217;da Bayram Öncesi Gıda Denetimleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
<p>ANKARA&#8217;da Ticaret Bakanlığı ekipleri, Ramazan Bayramı öncesi temel gıda ürünleri başta olmak üzere tüketim ürünlerine ilişkin marketlerde denetimlerini sürdürdü.</p>
<p>Ticaret Bakanlığı, Ramazan Bayramı dolayısıyla başta temel gıda ve temel tüketim ürünleri olmak üzere piyasada oluşabilecek fahiş fiyat artışı, stokçuluk, fiyat etiketi mağduriyetlerinin önüne geçmek için denetimleri yoğunlaştırdı. Bayram şekeri, lokum ve baklava gibi tüketimin artması öngörülen ürünler kontrol edildi. Bu kapsamda, başkentteki zincir marketleri denetleyen ekipler, fiyat etiketleri, stoktaki ve raflardaki ürünleri inceledi. İl Ticaret Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde uygunsuzluk tespit etmesi halinde, tutanak tutularak Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu&#8217;na sevk ediliyor.</p>
<p> Ankara İl Ticaret Müdürü Elif Tan, &#8220;Yaklaşan Ramazan Bayramı dolayısıyla, haksız fiyata mahal vermemek ve tüketicinin ekonomik çıkarlarını korumak adına Ankara genelinde yaygın bir şekilde denetimler yapmaktayız. Her zamanki gibi temel tüketim ürünleri ve bayram dolayısıyla da atıştırmalık, şekerleme, çikolata ve baklavalar özelinde denetimlerimizi yapıyoruz&#8221; dedi. </p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/saglik/ankarada-bayram-oncesi-gida-denetimleri/41000/">Ankara&#8217;da Bayram Öncesi Gıda Denetimleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/saglik/ankarada-bayram-oncesi-gida-denetimleri/41000/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
