<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talat Tosun, Milli Nizam sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/author/yazartalattosun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/author/yazartalattosun/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Dec 2025 13:41:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Dün Alkışlayanlar, Bugün Ağlamasın</title>
		<link>https://www.millinizam.com/yazarlar/dun-alkislayanlar-bugun-aglamasin/35971/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/yazarlar/dun-alkislayanlar-bugun-aglamasin/35971/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 13:38:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=35971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu ülkede basın özgürlüğü yalnızca iktidarın baskısıyla değil, ikiyüzlü sessizlikle de boğulmuştur. Yıllardır gazeteciler yazdıkları haberler nedeniyle gözaltına alınırken, cezaevlerine atılırken, mesleklerinden koparılırken bir kesim vardı ki olan biteni kenardan izleyip cümleyi şuraya bağladı: “Yapmasınlardı, ceza almazlardı.” İşte bugün o cümleyi kuranlar konuşuyor. İşte bugün o sessizler bağırıyor. İşte bugün o konforlu suskunlar mağdur rolüne [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/dun-alkislayanlar-bugun-aglamasin/35971/">Dün Alkışlayanlar, Bugün Ağlamasın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ülkede basın özgürlüğü yalnızca iktidarın baskısıyla değil, ikiyüzlü sessizlikle de boğulmuştur. Yıllardır gazeteciler yazdıkları haberler nedeniyle gözaltına alınırken, cezaevlerine atılırken, mesleklerinden koparılırken bir kesim vardı ki olan biteni kenardan izleyip cümleyi şuraya bağladı:<br />
“Yapmasınlardı, ceza almazlardı.”</p>
<p>İşte bugün o cümleyi kuranlar konuşuyor.<br />
İşte bugün o sessizler bağırıyor.<br />
İşte bugün o konforlu suskunlar mağdur rolüne soyunmuş durumda.</p>
<p>Ama kusura bakmasınlar, bu hikâyede masum değiller.</p>
<p>Dün kendi çıkarları, koltukları, ilişkileri, menfaat ağları bozulmasın diye yapılanlara göz yumanlar; gazeteci cezaevine girerken “bizi ilgilendirmez” diyenler; haksızlığı meşrulaştıranlar bugün aynı duvarların arasına düştüklerinde kimseyi suçlayamaz. Çünkü o duvarların tuğlalarına harç olan şey, bizzat onların sessizliğidir.</p>
<p>Basın özgürlüğü seçmeli bir hak değildir.<br />
“Bana dokunuyorsa özgürlük, başkasına dokunuyorsa suç” diyemezsiniz.<br />
Gazetecilik, güçlünün hoşuna gittiğinde meşru, rahatsız ettiğinde suç olmaz.</p>
<p>Ama bazıları tam da bunu yaptı.<br />
Yanlışa yanlış demek yerine, güce yaslanmayı seçti.<br />
Meslektaşı içeri alınırken susup, “hak etmiş” dedi.<br />
Bugün ise aynı mekanizmanın kendisine döndüğünü görünce şaşkın.</p>
<p>Şaşırmayın.<br />
Bu düzen böyle çalışır.</p>
<p>Bugün suçlananlar, dün suçlamanın normalleşmesine katkı sundu.<br />
Bugün hedefte olanlar, dün hedef göstermeye sessiz kaldı.<br />
Bugün “adalet” diye bağıranlar, dün adaletsizliğe omuz silkti.</p>
<p>Şimdi soruyorlar:<br />
“Neden biz?”<br />
Cevap basit:<br />
Çünkü sıra size geldi.</p>
<p>Bu bir rövanş yazısı değildir. Kimsenin özgürlüğü pazarlık konusu yapılamaz. Ama ahlaki üstünlük de otomatik olarak kazanılmaz. Dün ilke yoktu, bugün mağduriyet edebiyatı var. Dün dayanışma yoktu, bugün alkış bekleniyor. Böyle bir denklem olmaz.</p>
<p>Gazetecilik, risk mesleğidir. Bedel ödemeden, ilke taşımadan, omurga göstermeden bu meslek yapılmaz. “Benim başıma gelmez” diyerek susanlar, bugün kendi kurdukları cümlelerin altında eziliyor.</p>
<p>Bu yüzden kimse çıkıp da başkalarını suçlamaya kalkmasın.<br />
Kimse “neden yalnız bırakıldık” demesin.<br />
Çünkü yalnızlık, dün tercih ettikleri duruşun doğal sonucudur.</p>
<p>Basın tarihine bir not daha düşüldü:<br />
Suskunluk da bir tavırdır.<br />
Ve o tavrın bedeli vardır.</p>
<p>Bugün ödenen bedel de budur.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/dun-alkislayanlar-bugun-aglamasin/35971/">Dün Alkışlayanlar, Bugün Ağlamasın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/yazarlar/dun-alkislayanlar-bugun-aglamasin/35971/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOD ADI: YEŞİL Derin Bir Gölgenin Peşinde Kayıp Bir Hikâye</title>
		<link>https://www.millinizam.com/yazarlar/kod-adi-yesil-derin-bir-golgenin-pesinde-kayip-bir-hikaye/35792/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/yazarlar/kod-adi-yesil-derin-bir-golgenin-pesinde-kayip-bir-hikaye/35792/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 13:15:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=35792</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran karanlık dosyalar vardır. Adları yarım yamalak bilinir, belgeleri eksiktir, anlatılanlar ise çoğu zaman birbirini tutmaz. Bu dosyalardan biri de hiç şüphesiz “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım dosyasıdır. Devletin içine çöreklenmiş yapılar, terörle mücadelede kullanılan gayriresmî yöntemler, PKK’nın taşralardaki etkinliği, JİTEM’in sınırları belirsiz varlığı… Hepsini bir araya getirdiğinizde, bu karanlık yapbozun [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kod-adi-yesil-derin-bir-golgenin-pesinde-kayip-bir-hikaye/35792/">KOD ADI: YEŞİL Derin Bir Gölgenin Peşinde Kayıp Bir Hikâye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran karanlık dosyalar vardır. Adları yarım yamalak bilinir, belgeleri eksiktir, anlatılanlar ise çoğu zaman birbirini tutmaz. Bu dosyalardan biri de hiç şüphesiz “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım dosyasıdır.</p>
<p>Devletin içine çöreklenmiş yapılar, terörle mücadelede kullanılan gayriresmî yöntemler, PKK’nın taşralardaki etkinliği, JİTEM’in sınırları belirsiz varlığı… Hepsini bir araya getirdiğinizde, bu karanlık yapbozun ortasında duran siluet: Yeşil.</p>
<p>Kayıtlarda Mahmut Yıldırım.<br />
Sahada bir “gölge”.<br />
Tarihte ise bir muamma…</p>
<p>Bir Kod Adının Yarattığı Efsane</p>
<p>“Yeşil”, PKK itirafçılarının içinde sivrilen bir isimdi. Rivayete göre, operasyonlarda kullanılan kod adının sembolik bir nedeni yoktu; sade, nötr, dikkat çekmeyen bir renk… Ama zamanla bu isim, Türkiye’nin en tartışmalı operasyon figürüne dönüşecek; faili meçhul cinayetlerden gizli sorgu odalarına, illegal yapılanmalardan devlet içindeki kopuk güç odaklarına kadar geniş bir alanda yankılanacaktı.</p>
<p>Bugün hâlâ tartışılan soru şudur:<br />
Yeşil bir adam mıydı, yoksa bir yöntem mi? Bir kişi mi, yoksa bir dönemin ruhu mu?</p>
<p>Öcalan Operasyonu ve Geri Çağrılan Talimat</p>
<p>Mahmut Yıldırım’ın en çok konuşulan başlıklardan biri, Suriye’de Abdullah Öcalan’a yönelik planlanan operasyonla ilişkisidir. Öcalan’ın Şam’daki yıllarında, Yeşil’in bölgeye sızarak hazırlık yaptığı, hatta operasyonun son anda geri çektirildiği iddiası yıllardır dilden dile dolaşır.</p>
<p>Bazı iddialara göre:</p>
<p>Operasyonun tamamlanmasına saatler kalmıştı.</p>
<p>Yeşil sahadaydı, hedefe yaklaşmıştı.</p>
<p>Bir yerden gelen talimatla “geri dön” denildi.</p>
<p>Bu iddiaların ne kadarı gerçek, ne kadarı mit bilmiyoruz. Çünkü Yeşil dosyasının kaderi, Türkiye’nin pek çok karanlık dosyasının kaderiyle aynı: Resmî olarak doğrulanmamış bilgi, gizli tanıklar, itirafçılar ve iddialar…</p>
<p>Ama bir gerçek var:<br />
Öcalan’ın yakalanması yıllar sonra uluslararası bir süreçle, Kenya’da gerçekleşti.<br />
Yani, Yeşil hikâyesi burada da yarım kaldı.</p>
<p>JİTEM Gölgesinde Bir Hayat</p>
<p>Yeşil’in adının en çok geçtiği alanlardan biri JİTEM’dir. Resmî olarak varlığı uzun süre reddedilen bu yapı, yerel istihbarat, kontra faaliyetler ve PKK’ya karşı gayriresmî operasyonlarla anılıyordu.</p>
<p>Yeşil, bu görünmeyen yapının içinde zaman zaman kullanılan, zaman zaman kendi ajandasını yürüten, zaman zaman da kontrolden çıkan bir figür olarak anlatıldı.</p>
<p>Kimine göre devlet tarafından yönlendirilen bir “operatördü”.<br />
Kimine göre ise devlet içinde kendine alan açmış bir “serbest tetikçi”.<br />
Kimine göre ise devlet yönteminin karanlık bir yansıması.</p>
<p>Öldü mü? Öldürüldü mü? Yaşıyor mu?</p>
<p>Bu sorunun cevabı kesin değil — belki de hiçbir zaman olmayacak.</p>
<p>Bazı iddialara göre:</p>
<p>1990’ların sonunda infaz edildi.</p>
<p>Kimliği belirsiz kişilerce ortadan kaldırıldı.</p>
<p>Devlet içi hesaplaşmalara kurban gitti.</p>
<p>Başka iddialara göre ise:</p>
<p>Emekli edilerek yurt dışında yaşamaya gönderildi.</p>
<p>Kimlik değiştirerek sessiz bir hayat kurdu.</p>
<p>Hâlâ bir yerlerden olup biteni izliyor.</p>
<p>Ama ortada somut bir mezar yok, DNA doğrulaması yok, resmî teyit yok.</p>
<p>Türkiye’nin karanlık dönemi gibi, Yeşil’in akıbeti de karanlıkta kaldı.</p>
<p>Bir Dönemin Sembolü</p>
<p>Yeşil dosyası, bir tek kişiyi değil; devletin, terörün ve kontr-terörün iç içe geçtiği bir dönemi temsil ediyor. Faili meçhullerin tavan yaptığı, derin devlet iddialarının havada uçuştuğu, insanların gündüz hukukla gece başka kanunlarla yaşadığı bir atmosfer…</p>
<p>Bugün geriye dönüp baktığımızda, şu sorular hâlâ güncelliğini koruyor:</p>
<p>Devlet, terörle mücadelede sınır nerede çizilmelidir?</p>
<p>Yasa dışı yöntemlerle verilen mücadele, ülkeyi korur mu yoksa yaralar mı?</p>
<p>“Amaca giden her yol mübah” anlayışı, geleceğe nasıl bir bedel bıraktı?</p>
<p>Yeşil gibi figürler, bu dönemin ürünü müydü yoksa dönemi oluşturanlardan biri mi?</p>
<p>Gerçek Suya Düşen Bir Gölge Gibidir</p>
<p>Yeşil dosyasını işlerken insan bir noktada şunu anlıyor:<br />
Bu hikâyenin gerçeklerini ancak iki şey ortaya çıkarabilirdi:</p>
<p>Resmî arşivlerin açılması</p>
<p>Mahmut Yıldırım’ın bizzat konuşması</p>
<p>Bugün ikisi de yok.</p>
<p>O yüzden elimizde kalan şey; anlatılanlar, yarım belgeler, çelişkili ifadeler ve büyük bir gölge…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Kod Adı: Yeşil” bir kişiden ibaret değil.<br />
Bu kod adı, Türkiye’nin yüzleşmekte zorlandığı bir dönemin kodu.</p>
<p>Bir yüzü devlete dönük, bir yüzü karanlığa dönük;<br />
bir eli hukukta, bir eli hukukun ötesinde;<br />
bir ayağı sahada, bir ayağı gölgede.</p>
<p>Mahmut Yıldırım’ın akıbetini belki hiçbir zaman tam olarak öğrenemeyeceğiz.<br />
Ama onun hikâyesi bize şunu hatırlatıyor:</p>
<p>Devletin karanlık tarafı, her zaman en büyük yarayı vatandaşa açar.<br />
Karanlıktan beslenen yöntemlerin bedelini toplum öder.<br />
Ve bir ülke, ışığa çıkmadıkça bu hikâyeler hep yarım kalır.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kod-adi-yesil-derin-bir-golgenin-pesinde-kayip-bir-hikaye/35792/">KOD ADI: YEŞİL Derin Bir Gölgenin Peşinde Kayıp Bir Hikâye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/yazarlar/kod-adi-yesil-derin-bir-golgenin-pesinde-kayip-bir-hikaye/35792/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/yazarlar/kudus-duserse-insanlik-duser-2/35518/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/yazarlar/kudus-duserse-insanlik-duser-2/35518/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:09:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[katil israil]]></category>
		<category><![CDATA[kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[millinizam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=35518</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazze yanıyor… Kudüs ağlıyor… Ve dünya seyrediyor. Bir yanda bombalarla yıkılan evler, enkaz altında can veren çocuklar… Diğer yanda “medeniyet” nutukları atan, “insan hakları” dersleri veren ama zulmün ortağı olan bir Batı. İşte tam da bu yüzden diyoruz ki: Filistin meselesi bir coğrafya değil, bir vicdan meselesidir. Milli Görüş’ün Uyarısı Bugün Gerçek Oldu Yıllar önce [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kudus-duserse-insanlik-duser-2/35518/">Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazze yanıyor…<br />
Kudüs ağlıyor…<br />
Ve dünya seyrediyor.</p>
<p>Bir yanda bombalarla yıkılan evler, enkaz altında can veren çocuklar…<br />
Diğer yanda “medeniyet” nutukları atan, “insan hakları” dersleri veren ama zulmün ortağı olan bir Batı.<br />
İşte tam da bu yüzden diyoruz ki: Filistin meselesi bir coğrafya değil, bir vicdan meselesidir.</p>
<p>Milli Görüş’ün Uyarısı Bugün Gerçek Oldu</p>
<p>Yıllar önce merhum liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan ne demişti:</p>
<p>“Siyonizm sadece Filistin’e değil, tüm insanlığa tehdittir.”</p>
<p>Bugün o sözün ne kadar isabetli olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.<br />
Gazze’de yaşananlar bir savaş değil; tek taraflı bir soykırım, bir insanlık suçu, bir ahlak yıkımıdır.<br />
İsrail’in saldırıları karşısında dünya liderlerinin sessiz kalışı, aslında bu vahşete verilen onaydır.</p>
<p>Yeniden Refah’ın Duruşu: Gücün Değil, Hakkın Yanında</p>
<p>Yeniden Refah Partisi, bu meseleye hiçbir zaman diplomatik bir başlık olarak bakmadı.<br />
Bizim için Filistin, imanımızın bir parçasıdır.<br />
Kudüs, sadece taş duvarlardan ibaret değildir; o, ümmetin onurudur, İslam’ın kalbidir.<br />
Bu yüzden Yeniden Refah Partisi olarak diyoruz ki:<br />
Zulme sessiz kalmak, zalime ortak olmaktır.</p>
<p>İsrail bombalıyor, Gazze kan ağlıyor, Batı sessiz kalıyor.<br />
Ama biz susmayacağız.<br />
Biz konuşacağız, yazacağız, meydanlarda haykıracağız.<br />
Çünkü Milli Görüş susmaz, korkmaz, boyun eğmez!</p>
<p>Batı’nın İkiyüzlülüğü Artık Gizlenemiyor</p>
<p>Bir Filistinli eline taş alınca “terörist” diyenler,<br />
binlerce sivili öldüren İsrail’e “kendini savunuyor” diyebiliyor.<br />
Bu çifte standardı, bu sahte insan hakları anlayışını artık kimse inandıramaz.</p>
<p>Birleşmiş Milletler kınama bildirisi yayınlıyor ama hiçbir yaptırım yok.<br />
Avrupa Birliği “endişeliyiz” diyor ama silah satışına devam ediyor.<br />
Amerika, “barış çağrısı” yaparken, aynı anda İsrail’e bomba gönderiyor.<br />
İşte bu düzenin adı zulüm düzenidir.<br />
Ve bu düzen, er ya da geç çökecektir.</p>
<p>Türkiye’nin Görevi: Vicdanın Liderliğini Üstlenmek</p>
<p>Türkiye, tarihi ve manevi sorumluluğuyla bu davada öncülük etmelidir.<br />
Yeniden Refah Partisi olarak biz; “dünya beşten büyüktür” sözünün içini gerçekten dolduracak bir adalet sistemi kurmaktan yanayız.<br />
Gazze’deki bir çocuğun hayatı, hiçbir süper gücün menfaatinden daha değersiz değildir.<br />
Bu anlayışı hayata geçirecek olan da Milli Görüş kadrolarıdır.</p>
<p>Biz, İsrail’in zulmüne sessiz kalanların değil, Filistin’in feryadına kulak verenlerin partisiyiz.<br />
Biz, tankın değil, hakkın tarafındayız.</p>
<p>Son Söz: Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer</p>
<p>Bu savaşın kazananı olmayacak.<br />
Gazze’de yanan her evin dumanı, insanlığın utanç sayfalarına yazılıyor.<br />
Ama biz biliyoruz ki zulüm ile abad olan, er geç berbat olur.</p>
<p>Filistin direnecek, Kudüs yeniden özgürleşecek.<br />
Çünkü hak batıla galip gelir, yeter ki hak sahipleri vazgeçmesin.</p>
<p>Ve biz vazgeçmeyeceğiz.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kudus-duserse-insanlik-duser-2/35518/">Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/yazarlar/kudus-duserse-insanlik-duser-2/35518/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer</title>
		<link>https://www.millinizam.com/politika/kudus-duserse-insanlik-duser/34902/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/politika/kudus-duserse-insanlik-duser/34902/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 14:53:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze]]></category>
		<category><![CDATA[katilisrail]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[millinizam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=34902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazze yanıyor… Kudüs ağlıyor… Ve dünya seyrediyor. Bir yanda bombalarla yıkılan evler, enkaz altında can veren çocuklar… Diğer yanda “medeniyet” nutukları atan, “insan hakları” dersleri veren ama zulmün ortağı olan bir Batı. İşte tam da bu yüzden diyoruz ki: Filistin meselesi bir coğrafya değil, bir vicdan meselesidir. Milli Görüş’ün Uyarısı Bugün Gerçek Oldu Yıllar önce [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/kudus-duserse-insanlik-duser/34902/">Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazze yanıyor…</strong><br />
<strong>Kudüs ağlıyor…</strong><br />
<strong>Ve dünya seyrediyor.</strong></p>
<p>Bir yanda bombalarla yıkılan evler, enkaz altında can veren çocuklar…<br />
Diğer yanda “medeniyet” nutukları atan, “insan hakları” dersleri veren ama zulmün ortağı olan bir Batı.<br />
İşte tam da bu yüzden diyoruz ki: Filistin meselesi bir coğrafya değil, bir vicdan meselesidir.</p>
<p>Milli Görüş’ün Uyarısı Bugün Gerçek Oldu</p>
<p>Yıllar önce merhum liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan ne demişti:</p>
<p>“Siyonizm sadece Filistin’e değil, tüm insanlığa tehdittir.”</p>
<p>Bugün o sözün ne kadar isabetli olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.<br />
Gazze’de yaşananlar bir savaş değil; tek taraflı bir soykırım, bir insanlık suçu, bir ahlak yıkımıdır.<br />
İsrail’in saldırıları karşısında dünya liderlerinin sessiz kalışı, aslında bu vahşete verilen onaydır.</p>
<p>Yeniden Refah’ın Duruşu: Gücün Değil, Hakkın Yanında</p>
<p>Yeniden Refah Partisi, bu meseleye hiçbir zaman diplomatik bir başlık olarak bakmadı.<br />
Bizim için Filistin, imanımızın bir parçasıdır.<br />
Kudüs, sadece taş duvarlardan ibaret değildir; o, ümmetin onurudur, İslam’ın kalbidir.<br />
Bu yüzden Yeniden Refah Partisi olarak diyoruz ki:<br />
Zulme sessiz kalmak, zalime ortak olmaktır.</p>
<p>İsrail bombalıyor, Gazze kan ağlıyor, Batı sessiz kalıyor.<br />
Ama biz susmayacağız.<br />
Biz konuşacağız, yazacağız, meydanlarda haykıracağız.<br />
Çünkü Milli Görüş susmaz, korkmaz, boyun eğmez!</p>
<p>Batı’nın İkiyüzlülüğü Artık Gizlenemiyor</p>
<p>Bir Filistinli eline taş alınca “terörist” diyenler,<br />
binlerce sivili öldüren İsrail’e “kendini savunuyor” diyebiliyor.<br />
Bu çifte standardı, bu sahte insan hakları anlayışını artık kimse inandıramaz.</p>
<p>Birleşmiş Milletler kınama bildirisi yayınlıyor ama hiçbir yaptırım yok.<br />
Avrupa Birliği “endişeliyiz” diyor ama silah satışına devam ediyor.<br />
Amerika, “barış çağrısı” yaparken, aynı anda İsrail’e bomba gönderiyor.<br />
İşte bu düzenin adı zulüm düzenidir.<br />
Ve bu düzen, er ya da geç çökecektir.</p>
<p>Türkiye’nin Görevi: Vicdanın Liderliğini Üstlenmek</p>
<p>Türkiye, tarihi ve manevi sorumluluğuyla bu davada öncülük etmelidir.<br />
Yeniden Refah Partisi olarak biz; “dünya beşten büyüktür” sözünün içini gerçekten dolduracak bir adalet sistemi kurmaktan yanayız.<br />
Gazze’deki bir çocuğun hayatı, hiçbir süper gücün menfaatinden daha değersiz değildir.<br />
Bu anlayışı hayata geçirecek olan da Milli Görüş kadrolarıdır.</p>
<p>Biz, İsrail’in zulmüne sessiz kalanların değil, Filistin’in feryadına kulak verenlerin partisiyiz.<br />
Biz, tankın değil, hakkın tarafındayız.</p>
<p>Son Söz: Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer</p>
<p>Bu savaşın kazananı olmayacak.<br />
Gazze’de yanan her evin dumanı, insanlığın utanç sayfalarına yazılıyor.<br />
Ama biz biliyoruz ki zulüm ile abad olan, er geç berbat olur.</p>
<p>Filistin direnecek, Kudüs yeniden özgürleşecek.<br />
Çünkü hak batıla galip gelir, yeter ki hak sahipleri vazgeçmesin.</p>
<p>Ve biz vazgeçmeyeceğiz.<br />
Biz, Yeniden Refah Partisi olarak, adaletin, vicdanın ve Filistin’in yanında olmaya devam edeceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/kudus-duserse-insanlik-duser/34902/">Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/politika/kudus-duserse-insanlik-duser/34902/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
