<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talat Tosun, Milli Nizam sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/author/yazartalattosun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/author/yazartalattosun/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 22:26:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>
	<item>
		<title>Dijital Kuşatma: Gençliğimizi Kimler Hedef Alıyor?</title>
		<link>https://www.millinizam.com/yazarlar/dijital-kusatma-gencligimizi-kimler-hedef-aliyor/43733/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/yazarlar/dijital-kusatma-gencligimizi-kimler-hedef-aliyor/43733/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 22:22:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Kuşatma: Gençliğimizi Kimler Hedef Alıyor?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=43733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği çağımızda dijital platformlar artık sadece iletişim kurduğumuz araçlar olmaktan çıkmış, toplumların düşünce yapısını şekillendiren güçlü mecralar haline gelmiştir. Sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları, çevrim içi oyunlar ve video paylaşım platformları milyonlarca insanın günlük yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak bu büyük dijital dünyanın aydınlık yüzü kadar karanlık bir tarafı da bulunmaktadır. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/dijital-kusatma-gencligimizi-kimler-hedef-aliyor/43733/">Dijital Kuşatma: Gençliğimizi Kimler Hedef Alıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="92" data-end="543">Teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği çağımızda dijital platformlar artık sadece iletişim kurduğumuz araçlar olmaktan çıkmış, toplumların düşünce yapısını şekillendiren güçlü mecralar haline gelmiştir. Sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları, çevrim içi oyunlar ve video paylaşım platformları milyonlarca insanın günlük yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak bu büyük dijital dünyanın aydınlık yüzü kadar karanlık bir tarafı da bulunmaktadır.</p>
<p data-start="545" data-end="862">Bugün başta terör örgütleri, organize suç şebekeleri, uyuşturucu tacirleri, insan kaçakçılığı yapan yapılar ve siber dolandırıcılık ağları olmak üzere birçok suç örgütü, teknolojiyi kendi amaçları doğrultusunda etkin şekilde kullanmaktadır. Artık silah kadar klavye, bomba kadar algoritma da tehlikeli hale gelmiştir.</p>
<p data-start="864" data-end="1072">Özellikle gençler bu dijital savaşın en önemli hedef kitlesidir. Çünkü gençlik; heyecanı, merakı ve aidiyet arayışı nedeniyle manipülasyona en açık kesimlerden biridir. Suç örgütleri bunu çok iyi bilmektedir.</p>
<p data-start="1074" data-end="1438">Sosyal medya üzerinden açılan sahte hesaplar, masum görünen arkadaşlık istekleri, oyun platformlarında kurulan iletişimler ve şifreli mesajlaşma uygulamaları; gençlere ulaşmanın en kolay yolları olarak kullanılmaktadır. İlk temas çoğu zaman dostça başlar. Bir süre sonra farklı fikirler empoze edilir, ardından yasa dışı faaliyetlere yönlendirme süreci başlatılır.</p>
<p data-start="1440" data-end="1780">Terör örgütleri propaganda videoları, etkileyici görseller ve profesyonelce hazırlanmış içeriklerle gençlerin zihinlerini etkilemeye çalışmaktadır. Kimi zaman dini duyguları, kimi zaman milliyetçilik söylemlerini, kimi zaman ise adalet ve özgürlük kavramlarını istismar ederek kendilerine destekçi devşirme gayreti içerisine girmektedirler.</p>
<p data-start="1782" data-end="2135">Uyuşturucu şebekeleri ise artık sokak köşelerinde değil, telefon ekranlarının arkasında beklemektedir. Sosyal medya üzerinden yapılan gizli satışlar, emojilerle kurulan şifreli iletişimler ve sözde &#8220;güvenilir&#8221; hesaplar aracılığıyla gençler hedef alınmaktadır. Birkaç mesajla başlayan süreç, birçok gencin hayatını karartan bağımlılığa dönüşebilmektedir.</p>
<p data-start="2137" data-end="2420">Bunun yanında yasa dışı bahis çeteleri, sanal kumar siteleri ve kolay para vaat eden dolandırıcılık ağları da özellikle ekonomik kaygı yaşayan gençleri hedef seçmektedir. Kısa sürede zengin olma hayaliyle kandırılan binlerce genç, hem maddi hem de manevi büyük kayıplar yaşamaktadır.</p>
<p data-start="2422" data-end="2752">Dijital platformların bir başka tehlikesi ise bilgi kirliliği ve algı operasyonlarıdır. Gerçek olmayan haberler, montaj videolar, yapay zekâ ile hazırlanmış sahte görüntüler ve manipülatif paylaşımlar toplumun huzurunu bozmakta, kutuplaşmayı artırmaktadır. Gerçeği araştırma alışkanlığı zayıfladıkça yalanın etkisi güçlenmektedir.</p>
<p data-start="2754" data-end="2771">Peki çözüm nedir?</p>
<p data-start="2773" data-end="2940">Çözüm, teknolojiye sırt çevirmek değildir. Çünkü dijital dünya hayatımızın gerçeğidir. Asıl yapılması gereken; teknolojiyi bilinçli kullanmayı öğrenmek ve öğretmektir.</p>
<p data-start="2942" data-end="3152">Ailelere büyük görev düşmektedir. Çocuklarının hangi platformlarda zaman geçirdiğini bilmeyen, dijital dünyasını hiç takip etmeyen ebeveynler, farkında olmadan onları büyük risklerle baş başa bırakabilmektedir.</p>
<p data-start="3154" data-end="3321">Okullar sadece akademik bilgi veren kurumlar olmamalı; dijital okuryazarlık, medya bilinci ve siber güvenlik eğitimleri de gençlere sistemli şekilde kazandırılmalıdır.</p>
<p data-start="3323" data-end="3572">Devlet kurumları, güvenlik birimleri ve ilgili kuruluşlar ise dijital suçlarla mücadelede teknolojik altyapılarını sürekli geliştirmeli, suç örgütlerinin dijital faaliyetlerini yakından takip etmeli ve gerekli hukuki adımları kararlılıkla atmalıdır.</p>
<p data-start="3574" data-end="3648">Ancak unutulmamalıdır ki en güçlü güvenlik duvarı, bilinçli bir toplumdur.</p>
<p data-start="3650" data-end="3845">Gençlerimize sadece internet kullanmayı değil; doğru bilgiye ulaşmayı, sorgulamayı, dijital tuzakları fark etmeyi ve karşılaştıkları şüpheli durumları ilgili mercilere bildirmeyi de öğretmeliyiz.</p>
<p data-start="3847" data-end="3918">Çünkü geleceğimizi korumanın yolu, gençliğimizi korumaktan geçmektedir.</p>
<p data-start="3920" data-end="4088">Dijital platformlar doğru kullanıldığında bilgiye açılan bir pencere, yanlış ellere bırakıldığında ise toplumları içeriden çökerten görünmez bir silah haline gelebilir.</p>
<p data-start="4090" data-end="4183">Bugün ekranların arkasında verilen mücadele, belki de yarının en önemli güvenlik meselesidir.</p>
<p data-start="4185" data-end="4293" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><strong data-start="4185" data-end="4293" data-is-last-node="">Kalemimizi, vicdanımızı ve gençliğimizi dijital karanlığa teslim etmemek hepimizin ortak sorumluluğudur.</strong></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/dijital-kusatma-gencligimizi-kimler-hedef-aliyor/43733/">Dijital Kuşatma: Gençliğimizi Kimler Hedef Alıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/yazarlar/dijital-kusatma-gencligimizi-kimler-hedef-aliyor/43733/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biz Salak Değiliz</title>
		<link>https://www.millinizam.com/yazarlar/biz-salak-degiliz/35971/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/yazarlar/biz-salak-degiliz/35971/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:38:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Biz Salak Değiliz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=35971</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİZ SALAK DEĞİLİZ Bir ülkenin hafızasıyla oynayabilirsiniz… Gündemi değiştirebilir, tartışmaları yönlendirebilir, hatta bir süreliğine gerçeğin üzerini örtebilirsiniz. Ama bir noktayı sürekli ıskalarsınız: Bu millet unutur gibi yapar ama asla unutmaz. Çünkü yaşanan hayat, anlatılan hikâyelerden daha güçlüdür. Türkiye’de siyaset uzun zamandır yalnızca bir yönetim meselesi değil; aynı zamanda bir algı savaşıdır. Ekranlarda konuşulanlarla sokakta yaşananlar [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/biz-salak-degiliz/35971/">Biz Salak Değiliz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>BİZ SALAK DEĞİLİZ</p>
<p>Bir ülkenin hafızasıyla oynayabilirsiniz… Gündemi değiştirebilir, tartışmaları yönlendirebilir, hatta bir süreliğine gerçeğin üzerini örtebilirsiniz. Ama bir noktayı sürekli ıskalarsınız: Bu millet unutur gibi yapar ama asla unutmaz. Çünkü yaşanan hayat, anlatılan hikâyelerden daha güçlüdür.</p>
<p>Türkiye’de siyaset uzun zamandır yalnızca bir yönetim meselesi değil; aynı zamanda bir algı savaşıdır. Ekranlarda konuşulanlarla sokakta yaşananlar arasındaki mesafe her geçen gün açılıyor. Bir tarafta “her şey kontrol altında” diyenler var, diğer tarafta ay sonunu getirmeye çalışan milyonlar. Bu iki gerçek aynı ülkede nasıl bu kadar farklı yaşanabiliyor? İşte asıl soru bu.</p>
<p>Ekonomiden başlayalım… Çünkü ne kadar üstü örtülmeye çalışılsa da hayatın en çıplak gerçeği orada duruyor. Market rafları, faturalar, kiralar… Bunlar propaganda ile değişmiyor. İnsanlar cebindeki paraya bakıyor, hayat standardına bakıyor, dünle bugünü kıyaslıyor. Ve şunu çok net görüyor: Anlatılan tablo ile yaşanan gerçek arasında ciddi bir kopukluk var.</p>
<p>Ama mesele sadece ekonomi değil. Asıl mesele, bu gerçeklerin nasıl yönetildiği.</p>
<p>Türkiye’de son yıllarda dikkat çeken en önemli siyasi reflekslerden biri şu: Kriz çıktığında çözüm üretmek yerine gündem değiştirmek. Bir sorun büyüdüğünde, hemen başka bir tartışma başlatılıyor. Bir olayın sıcaklığı artınca, yeni bir başlık ortaya atılıyor. Böylece kamuoyunun dikkati dağıtılıyor. Bu bir strateji… Ve evet, bir süre işe yaradı.</p>
<p>Ama artık yaramıyor.</p>
<p>Çünkü insanlar artık sadece kendilerine sunulanı değil, saklananı da sorguluyor. Eskisi gibi değil bu toplum. Sosyal medya, bağımsız platformlar, alternatif bilgi kaynakları… Artık tek bir merkezden oluşturulan algı ile herkesi ikna etmek mümkün değil. İnsanlar karşılaştırıyor, araştırıyor, düşünüyor.</p>
<p>Ve en önemlisi, hafızasını diri tutuyor.</p>
<p>Siyasetin belki de en büyük yanılgısı burada başlıyor: Toplumu hafife almak. “Nasıl olsa unutur”, “nasıl olsa inanır” yaklaşımı artık işlemiyor. Çünkü bu millet defalarca aynı senaryoyu izledi. Aynı cümleleri duydu. Aynı vaatlerin nasıl sonuçlandığını gördü.</p>
<p>Artık kimse kolay ikna olmuyor.</p>
<p>Bir başka kritik nokta da dil meselesi. Türkiye’de siyaset dili giderek sertleşti. Tartışmalar fikir üzerinden değil, kimlik üzerinden yürütülmeye başlandı. İnsanlar düşüncelerinden dolayı değil, ait oldukları varsayılan gruplar üzerinden yargılanıyor. Bu, sadece siyasi bir sorun değil; toplumsal bir tehlikedir.</p>
<p>Çünkü kutuplaşma arttıkça, gerçekler daha az konuşulur.</p>
<p>Bir toplumda herkes kendi tarafının doğrularına kapanırsa, ortak akıl kaybolur. Ve o noktada siyaset çözüm üretme aracı olmaktan çıkar, bir gerilim makinesine dönüşür. Türkiye’nin son yıllarda en çok yorulduğu şey tam olarak budur: Bitmeyen gerilim.</p>
<p>Peki bu gerilim kime yarıyor?</p>
<p>İşte bu soru sorulmaya başlandığında, işler değişir.</p>
<p>Çünkü vatandaş artık sadece olaylara değil, nedenlere bakıyor. “Bu tartışma neden şimdi çıktı?”, “Bu kriz neden bu şekilde yönetiliyor?”, “Kim neyi örtmeye çalışıyor?”… Bu sorular çoğaldıkça, algı operasyonlarının etkisi azalıyor.</p>
<p>Ve bir noktadan sonra gerçek, kendi yolunu buluyor.</p>
<p>Unutulmaması gereken bir şey var: Bu millet çok şey gördü. Darbeler gördü, krizler gördü, büyük vaatler ve büyük hayal kırıklıkları gördü. Her seferinde yeniden ayağa kalktı. Ama her seferinde biraz daha tecrübe kazandı.</p>
<p>Bugünün Türkiye’sinde seçmen profili değişti. Artık sadece duygularla hareket eden bir kitle yok. Sorgulayan, karşılaştıran, hesap soran bir toplum var. Bu değişimi görmeyen siyaset, kaybetmeye mahkûmdur.</p>
<p>Çünkü güven, bu ülkede en kıymetli ve en kırılgan değerdir.</p>
<p>Bir kez sarsıldığında, yerine koymak çok zordur. İnsanlar artık söylenen sözlere değil, o sözlerin arkasındaki niyete bakıyor. Samimiyet arıyor. Tutarlılık arıyor. Ve en önemlisi, saygı görmek istiyor.</p>
<p>“Biz salak değiliz” cümlesi tam da bu noktada anlam kazanıyor.</p>
<p>Bu bir öfke cümlesi değil. Bu bir uyarıdır. Bu milletin aklıyla, sabrıyla, iradesiyle oynamayın demektir. Çünkü bu millet sandığa gittiğinde sadece oy vermez; aynı zamanda bir hüküm verir.</p>
<p>Ve o hüküm çoğu zaman sürpriz olur.</p>
<p>Bugün kurulan hesaplar, yapılan planlar, yazılan senaryolar… Hepsi bir noktaya kadar geçerlidir. Ama halkın vicdanı devreye girdiğinde, bütün o hesaplar altüst olabilir. Türkiye siyasi tarihi bunun örnekleriyle doludur.</p>
<p>O yüzden mesele sadece kazanmak değil; güven kazanmak.</p>
<p>Siyaset, milleti yönlendirme sanatı değil; millete hizmet etme sorumluluğudur. Bu sorumluluğu unutanlar, kısa vadede kazansa bile uzun vadede kaybeder.</p>
<p>Ve en sonunda herkes aynı gerçekle yüzleşir:</p>
<p>Bu millet her şeyi gördü.<br />
Her şeyi anladı.<br />
Ve zamanı geldiğinde gereken cevabı verdi.</p>
<p>Çünkü gerçekten…<br />
Biz salak değiliz.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/biz-salak-degiliz/35971/">Biz Salak Değiliz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/yazarlar/biz-salak-degiliz/35971/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOD ADI: YEŞİL Derin Bir Gölgenin Peşinde Kayıp Bir Hikâye</title>
		<link>https://www.millinizam.com/yazarlar/kod-adi-yesil-derin-bir-golgenin-pesinde-kayip-bir-hikaye/35792/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/yazarlar/kod-adi-yesil-derin-bir-golgenin-pesinde-kayip-bir-hikaye/35792/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 13:15:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=35792</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran karanlık dosyalar vardır. Adları yarım yamalak bilinir, belgeleri eksiktir, anlatılanlar ise çoğu zaman birbirini tutmaz. Bu dosyalardan biri de hiç şüphesiz “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım dosyasıdır. Devletin içine çöreklenmiş yapılar, terörle mücadelede kullanılan gayriresmî yöntemler, PKK’nın taşralardaki etkinliği, JİTEM’in sınırları belirsiz varlığı… Hepsini bir araya getirdiğinizde, bu karanlık yapbozun [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kod-adi-yesil-derin-bir-golgenin-pesinde-kayip-bir-hikaye/35792/">KOD ADI: YEŞİL Derin Bir Gölgenin Peşinde Kayıp Bir Hikâye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran karanlık dosyalar vardır. Adları yarım yamalak bilinir, belgeleri eksiktir, anlatılanlar ise çoğu zaman birbirini tutmaz. Bu dosyalardan biri de hiç şüphesiz “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım dosyasıdır.</p>
<p>Devletin içine çöreklenmiş yapılar, terörle mücadelede kullanılan gayriresmî yöntemler, PKK’nın taşralardaki etkinliği, JİTEM’in sınırları belirsiz varlığı… Hepsini bir araya getirdiğinizde, bu karanlık yapbozun ortasında duran siluet: Yeşil.</p>
<p>Kayıtlarda Mahmut Yıldırım.<br />
Sahada bir “gölge”.<br />
Tarihte ise bir muamma…</p>
<p>Bir Kod Adının Yarattığı Efsane</p>
<p>“Yeşil”, PKK itirafçılarının içinde sivrilen bir isimdi. Rivayete göre, operasyonlarda kullanılan kod adının sembolik bir nedeni yoktu; sade, nötr, dikkat çekmeyen bir renk… Ama zamanla bu isim, Türkiye’nin en tartışmalı operasyon figürüne dönüşecek; faili meçhul cinayetlerden gizli sorgu odalarına, illegal yapılanmalardan devlet içindeki kopuk güç odaklarına kadar geniş bir alanda yankılanacaktı.</p>
<p>Bugün hâlâ tartışılan soru şudur:<br />
Yeşil bir adam mıydı, yoksa bir yöntem mi? Bir kişi mi, yoksa bir dönemin ruhu mu?</p>
<p>Öcalan Operasyonu ve Geri Çağrılan Talimat</p>
<p>Mahmut Yıldırım’ın en çok konuşulan başlıklardan biri, Suriye’de Abdullah Öcalan’a yönelik planlanan operasyonla ilişkisidir. Öcalan’ın Şam’daki yıllarında, Yeşil’in bölgeye sızarak hazırlık yaptığı, hatta operasyonun son anda geri çektirildiği iddiası yıllardır dilden dile dolaşır.</p>
<p>Bazı iddialara göre:</p>
<p>Operasyonun tamamlanmasına saatler kalmıştı.</p>
<p>Yeşil sahadaydı, hedefe yaklaşmıştı.</p>
<p>Bir yerden gelen talimatla “geri dön” denildi.</p>
<p>Bu iddiaların ne kadarı gerçek, ne kadarı mit bilmiyoruz. Çünkü Yeşil dosyasının kaderi, Türkiye’nin pek çok karanlık dosyasının kaderiyle aynı: Resmî olarak doğrulanmamış bilgi, gizli tanıklar, itirafçılar ve iddialar…</p>
<p>Ama bir gerçek var:<br />
Öcalan’ın yakalanması yıllar sonra uluslararası bir süreçle, Kenya’da gerçekleşti.<br />
Yani, Yeşil hikâyesi burada da yarım kaldı.</p>
<p>JİTEM Gölgesinde Bir Hayat</p>
<p>Yeşil’in adının en çok geçtiği alanlardan biri JİTEM’dir. Resmî olarak varlığı uzun süre reddedilen bu yapı, yerel istihbarat, kontra faaliyetler ve PKK’ya karşı gayriresmî operasyonlarla anılıyordu.</p>
<p>Yeşil, bu görünmeyen yapının içinde zaman zaman kullanılan, zaman zaman kendi ajandasını yürüten, zaman zaman da kontrolden çıkan bir figür olarak anlatıldı.</p>
<p>Kimine göre devlet tarafından yönlendirilen bir “operatördü”.<br />
Kimine göre ise devlet içinde kendine alan açmış bir “serbest tetikçi”.<br />
Kimine göre ise devlet yönteminin karanlık bir yansıması.</p>
<p>Öldü mü? Öldürüldü mü? Yaşıyor mu?</p>
<p>Bu sorunun cevabı kesin değil — belki de hiçbir zaman olmayacak.</p>
<p>Bazı iddialara göre:</p>
<p>1990’ların sonunda infaz edildi.</p>
<p>Kimliği belirsiz kişilerce ortadan kaldırıldı.</p>
<p>Devlet içi hesaplaşmalara kurban gitti.</p>
<p>Başka iddialara göre ise:</p>
<p>Emekli edilerek yurt dışında yaşamaya gönderildi.</p>
<p>Kimlik değiştirerek sessiz bir hayat kurdu.</p>
<p>Hâlâ bir yerlerden olup biteni izliyor.</p>
<p>Ama ortada somut bir mezar yok, DNA doğrulaması yok, resmî teyit yok.</p>
<p>Türkiye’nin karanlık dönemi gibi, Yeşil’in akıbeti de karanlıkta kaldı.</p>
<p>Bir Dönemin Sembolü</p>
<p>Yeşil dosyası, bir tek kişiyi değil; devletin, terörün ve kontr-terörün iç içe geçtiği bir dönemi temsil ediyor. Faili meçhullerin tavan yaptığı, derin devlet iddialarının havada uçuştuğu, insanların gündüz hukukla gece başka kanunlarla yaşadığı bir atmosfer…</p>
<p>Bugün geriye dönüp baktığımızda, şu sorular hâlâ güncelliğini koruyor:</p>
<p>Devlet, terörle mücadelede sınır nerede çizilmelidir?</p>
<p>Yasa dışı yöntemlerle verilen mücadele, ülkeyi korur mu yoksa yaralar mı?</p>
<p>“Amaca giden her yol mübah” anlayışı, geleceğe nasıl bir bedel bıraktı?</p>
<p>Yeşil gibi figürler, bu dönemin ürünü müydü yoksa dönemi oluşturanlardan biri mi?</p>
<p>Gerçek Suya Düşen Bir Gölge Gibidir</p>
<p>Yeşil dosyasını işlerken insan bir noktada şunu anlıyor:<br />
Bu hikâyenin gerçeklerini ancak iki şey ortaya çıkarabilirdi:</p>
<p>Resmî arşivlerin açılması</p>
<p>Mahmut Yıldırım’ın bizzat konuşması</p>
<p>Bugün ikisi de yok.</p>
<p>O yüzden elimizde kalan şey; anlatılanlar, yarım belgeler, çelişkili ifadeler ve büyük bir gölge…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Kod Adı: Yeşil” bir kişiden ibaret değil.<br />
Bu kod adı, Türkiye’nin yüzleşmekte zorlandığı bir dönemin kodu.</p>
<p>Bir yüzü devlete dönük, bir yüzü karanlığa dönük;<br />
bir eli hukukta, bir eli hukukun ötesinde;<br />
bir ayağı sahada, bir ayağı gölgede.</p>
<p>Mahmut Yıldırım’ın akıbetini belki hiçbir zaman tam olarak öğrenemeyeceğiz.<br />
Ama onun hikâyesi bize şunu hatırlatıyor:</p>
<p>Devletin karanlık tarafı, her zaman en büyük yarayı vatandaşa açar.<br />
Karanlıktan beslenen yöntemlerin bedelini toplum öder.<br />
Ve bir ülke, ışığa çıkmadıkça bu hikâyeler hep yarım kalır.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kod-adi-yesil-derin-bir-golgenin-pesinde-kayip-bir-hikaye/35792/">KOD ADI: YEŞİL Derin Bir Gölgenin Peşinde Kayıp Bir Hikâye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/yazarlar/kod-adi-yesil-derin-bir-golgenin-pesinde-kayip-bir-hikaye/35792/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/yazarlar/kudus-duserse-insanlik-duser-2/35518/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/yazarlar/kudus-duserse-insanlik-duser-2/35518/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:09:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[katil israil]]></category>
		<category><![CDATA[kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[millinizam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=35518</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazze yanıyor… Kudüs ağlıyor… Ve dünya seyrediyor. Bir yanda bombalarla yıkılan evler, enkaz altında can veren çocuklar… Diğer yanda “medeniyet” nutukları atan, “insan hakları” dersleri veren ama zulmün ortağı olan bir Batı. İşte tam da bu yüzden diyoruz ki: Filistin meselesi bir coğrafya değil, bir vicdan meselesidir. Milli Görüş’ün Uyarısı Bugün Gerçek Oldu Yıllar önce [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kudus-duserse-insanlik-duser-2/35518/">Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazze yanıyor…<br />
Kudüs ağlıyor…<br />
Ve dünya seyrediyor.</p>
<p>Bir yanda bombalarla yıkılan evler, enkaz altında can veren çocuklar…<br />
Diğer yanda “medeniyet” nutukları atan, “insan hakları” dersleri veren ama zulmün ortağı olan bir Batı.<br />
İşte tam da bu yüzden diyoruz ki: Filistin meselesi bir coğrafya değil, bir vicdan meselesidir.</p>
<p>Milli Görüş’ün Uyarısı Bugün Gerçek Oldu</p>
<p>Yıllar önce merhum liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan ne demişti:</p>
<p>“Siyonizm sadece Filistin’e değil, tüm insanlığa tehdittir.”</p>
<p>Bugün o sözün ne kadar isabetli olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.<br />
Gazze’de yaşananlar bir savaş değil; tek taraflı bir soykırım, bir insanlık suçu, bir ahlak yıkımıdır.<br />
İsrail’in saldırıları karşısında dünya liderlerinin sessiz kalışı, aslında bu vahşete verilen onaydır.</p>
<p>Yeniden Refah’ın Duruşu: Gücün Değil, Hakkın Yanında</p>
<p>Yeniden Refah Partisi, bu meseleye hiçbir zaman diplomatik bir başlık olarak bakmadı.<br />
Bizim için Filistin, imanımızın bir parçasıdır.<br />
Kudüs, sadece taş duvarlardan ibaret değildir; o, ümmetin onurudur, İslam’ın kalbidir.<br />
Bu yüzden Yeniden Refah Partisi olarak diyoruz ki:<br />
Zulme sessiz kalmak, zalime ortak olmaktır.</p>
<p>İsrail bombalıyor, Gazze kan ağlıyor, Batı sessiz kalıyor.<br />
Ama biz susmayacağız.<br />
Biz konuşacağız, yazacağız, meydanlarda haykıracağız.<br />
Çünkü Milli Görüş susmaz, korkmaz, boyun eğmez!</p>
<p>Batı’nın İkiyüzlülüğü Artık Gizlenemiyor</p>
<p>Bir Filistinli eline taş alınca “terörist” diyenler,<br />
binlerce sivili öldüren İsrail’e “kendini savunuyor” diyebiliyor.<br />
Bu çifte standardı, bu sahte insan hakları anlayışını artık kimse inandıramaz.</p>
<p>Birleşmiş Milletler kınama bildirisi yayınlıyor ama hiçbir yaptırım yok.<br />
Avrupa Birliği “endişeliyiz” diyor ama silah satışına devam ediyor.<br />
Amerika, “barış çağrısı” yaparken, aynı anda İsrail’e bomba gönderiyor.<br />
İşte bu düzenin adı zulüm düzenidir.<br />
Ve bu düzen, er ya da geç çökecektir.</p>
<p>Türkiye’nin Görevi: Vicdanın Liderliğini Üstlenmek</p>
<p>Türkiye, tarihi ve manevi sorumluluğuyla bu davada öncülük etmelidir.<br />
Yeniden Refah Partisi olarak biz; “dünya beşten büyüktür” sözünün içini gerçekten dolduracak bir adalet sistemi kurmaktan yanayız.<br />
Gazze’deki bir çocuğun hayatı, hiçbir süper gücün menfaatinden daha değersiz değildir.<br />
Bu anlayışı hayata geçirecek olan da Milli Görüş kadrolarıdır.</p>
<p>Biz, İsrail’in zulmüne sessiz kalanların değil, Filistin’in feryadına kulak verenlerin partisiyiz.<br />
Biz, tankın değil, hakkın tarafındayız.</p>
<p>Son Söz: Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer</p>
<p>Bu savaşın kazananı olmayacak.<br />
Gazze’de yanan her evin dumanı, insanlığın utanç sayfalarına yazılıyor.<br />
Ama biz biliyoruz ki zulüm ile abad olan, er geç berbat olur.</p>
<p>Filistin direnecek, Kudüs yeniden özgürleşecek.<br />
Çünkü hak batıla galip gelir, yeter ki hak sahipleri vazgeçmesin.</p>
<p>Ve biz vazgeçmeyeceğiz.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kudus-duserse-insanlik-duser-2/35518/">Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/yazarlar/kudus-duserse-insanlik-duser-2/35518/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer</title>
		<link>https://www.millinizam.com/politika/kudus-duserse-insanlik-duser/34902/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/politika/kudus-duserse-insanlik-duser/34902/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 14:53:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze]]></category>
		<category><![CDATA[katilisrail]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[millinizam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=34902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazze yanıyor… Kudüs ağlıyor… Ve dünya seyrediyor. Bir yanda bombalarla yıkılan evler, enkaz altında can veren çocuklar… Diğer yanda “medeniyet” nutukları atan, “insan hakları” dersleri veren ama zulmün ortağı olan bir Batı. İşte tam da bu yüzden diyoruz ki: Filistin meselesi bir coğrafya değil, bir vicdan meselesidir. Milli Görüş’ün Uyarısı Bugün Gerçek Oldu Yıllar önce [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/kudus-duserse-insanlik-duser/34902/">Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazze yanıyor…</strong><br />
<strong>Kudüs ağlıyor…</strong><br />
<strong>Ve dünya seyrediyor.</strong></p>
<p>Bir yanda bombalarla yıkılan evler, enkaz altında can veren çocuklar…<br />
Diğer yanda “medeniyet” nutukları atan, “insan hakları” dersleri veren ama zulmün ortağı olan bir Batı.<br />
İşte tam da bu yüzden diyoruz ki: Filistin meselesi bir coğrafya değil, bir vicdan meselesidir.</p>
<p>Milli Görüş’ün Uyarısı Bugün Gerçek Oldu</p>
<p>Yıllar önce merhum liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan ne demişti:</p>
<p>“Siyonizm sadece Filistin’e değil, tüm insanlığa tehdittir.”</p>
<p>Bugün o sözün ne kadar isabetli olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.<br />
Gazze’de yaşananlar bir savaş değil; tek taraflı bir soykırım, bir insanlık suçu, bir ahlak yıkımıdır.<br />
İsrail’in saldırıları karşısında dünya liderlerinin sessiz kalışı, aslında bu vahşete verilen onaydır.</p>
<p>Yeniden Refah’ın Duruşu: Gücün Değil, Hakkın Yanında</p>
<p>Yeniden Refah Partisi, bu meseleye hiçbir zaman diplomatik bir başlık olarak bakmadı.<br />
Bizim için Filistin, imanımızın bir parçasıdır.<br />
Kudüs, sadece taş duvarlardan ibaret değildir; o, ümmetin onurudur, İslam’ın kalbidir.<br />
Bu yüzden Yeniden Refah Partisi olarak diyoruz ki:<br />
Zulme sessiz kalmak, zalime ortak olmaktır.</p>
<p>İsrail bombalıyor, Gazze kan ağlıyor, Batı sessiz kalıyor.<br />
Ama biz susmayacağız.<br />
Biz konuşacağız, yazacağız, meydanlarda haykıracağız.<br />
Çünkü Milli Görüş susmaz, korkmaz, boyun eğmez!</p>
<p>Batı’nın İkiyüzlülüğü Artık Gizlenemiyor</p>
<p>Bir Filistinli eline taş alınca “terörist” diyenler,<br />
binlerce sivili öldüren İsrail’e “kendini savunuyor” diyebiliyor.<br />
Bu çifte standardı, bu sahte insan hakları anlayışını artık kimse inandıramaz.</p>
<p>Birleşmiş Milletler kınama bildirisi yayınlıyor ama hiçbir yaptırım yok.<br />
Avrupa Birliği “endişeliyiz” diyor ama silah satışına devam ediyor.<br />
Amerika, “barış çağrısı” yaparken, aynı anda İsrail’e bomba gönderiyor.<br />
İşte bu düzenin adı zulüm düzenidir.<br />
Ve bu düzen, er ya da geç çökecektir.</p>
<p>Türkiye’nin Görevi: Vicdanın Liderliğini Üstlenmek</p>
<p>Türkiye, tarihi ve manevi sorumluluğuyla bu davada öncülük etmelidir.<br />
Yeniden Refah Partisi olarak biz; “dünya beşten büyüktür” sözünün içini gerçekten dolduracak bir adalet sistemi kurmaktan yanayız.<br />
Gazze’deki bir çocuğun hayatı, hiçbir süper gücün menfaatinden daha değersiz değildir.<br />
Bu anlayışı hayata geçirecek olan da Milli Görüş kadrolarıdır.</p>
<p>Biz, İsrail’in zulmüne sessiz kalanların değil, Filistin’in feryadına kulak verenlerin partisiyiz.<br />
Biz, tankın değil, hakkın tarafındayız.</p>
<p>Son Söz: Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer</p>
<p>Bu savaşın kazananı olmayacak.<br />
Gazze’de yanan her evin dumanı, insanlığın utanç sayfalarına yazılıyor.<br />
Ama biz biliyoruz ki zulüm ile abad olan, er geç berbat olur.</p>
<p>Filistin direnecek, Kudüs yeniden özgürleşecek.<br />
Çünkü hak batıla galip gelir, yeter ki hak sahipleri vazgeçmesin.</p>
<p>Ve biz vazgeçmeyeceğiz.<br />
Biz, Yeniden Refah Partisi olarak, adaletin, vicdanın ve Filistin’in yanında olmaya devam edeceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/politika/kudus-duserse-insanlik-duser/34902/">Kudüs Düşerse, İnsanlık Düşer</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/politika/kudus-duserse-insanlik-duser/34902/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
