<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>6284 arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/6284/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/6284/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Oct 2023 20:34:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Yeniden Refah Partisi&#8217;nden TBMM&#8217;de 6284 çıkışı!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/video/yeniden-refah-partisinden-tbmmde-6284-cikisi/15938/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/video/yeniden-refah-partisinden-tbmmde-6284-cikisi/15938/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AysegulAkyuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Oct 2023 20:30:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[6284]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Aşıla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=15938</guid>

					<description><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu&#8217;nda söz alan Yeniden Refah Partisi Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, 6284 sayılı kanun hakkında değerlendirmede bulundu. Aşıla, &#8220;Dünkü oturumda hanımefendi bir milletvekilimiz partimizin ismini zikrederek Yeniden Refah Partisi&#8217;nin 6284 sayılı yasaya karşı çıktığını, kaldırılması gerektiğini savunduğunu ifade etti. Kendisine teşekkür ediyorum, elhak doğru söylüyor. 6284 sayılı Yasa&#8217;nın içindeki, aileyi tahrip eden, parçalayan, sosyal [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/video/yeniden-refah-partisinden-tbmmde-6284-cikisi/15938/">Yeniden Refah Partisi&#8217;nden TBMM&#8217;de 6284 çıkışı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu&#8217;nda söz alan Yeniden Refah Partisi Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, 6284 sayılı kanun hakkında değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Aşıla, <strong>&#8220;Dünkü oturumda hanımefendi bir milletvekilimiz partimizin ismini zikrederek Yeniden Refah Partisi&#8217;nin 6284 sayılı yasaya karşı çıktığını, kaldırılması gerektiğini savunduğunu ifade etti. Kendisine teşekkür ediyorum, elhak doğru söylüyor. 6284 sayılı Yasa&#8217;nın içindeki, aileyi tahrip eden, parçalayan, sosyal dokuyu bozan maddelerin bir an evvel ayıklanmasını talep ediyoruz.”</strong> dedi.</p>
<p>Mehmet Aşıla, sözlerinin devamında, <strong>&#8220;Biz &#8216;Kadınlar size Allah&#8217;ın emanetidir&#8217; diyen Peygamberin ümmetiyiz. Bizim kadınları korumak için ithal yasalara ihtiyacımız yok.&#8221;</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<div style="width: 640px;" class="wp-video"><video class="wp-video-shortcode" id="video-15938-1" width="640" height="360" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2023/10/98MGRmqFrgixCUWO.mp4?_=1" /><a href="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2023/10/98MGRmqFrgixCUWO.mp4">https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2023/10/98MGRmqFrgixCUWO.mp4</a></video></div>
<p><a href="https://www.millinizam.com/video/yeniden-refah-partisinden-tbmmde-6284-cikisi/15938/">Yeniden Refah Partisi&#8217;nden TBMM&#8217;de 6284 çıkışı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/video/yeniden-refah-partisinden-tbmmde-6284-cikisi/15938/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2023/10/98MGRmqFrgixCUWO.mp4" length="1767485" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Aile Bakanı Göktaş&#8217;tan 6284 ve süresiz nafaka açıklaması!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/aile-bakani-goktastan-6284-ve-suresiz-nafaka-aciklamasi/12102/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/aile-bakani-goktastan-6284-ve-suresiz-nafaka-aciklamasi/12102/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AysegulAkyuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jul 2023 20:34:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[6284]]></category>
		<category><![CDATA[süresiz nafaka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=12102</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kangrene dönüşen süresiz nafaka zulmü ile 6284 sayılı yasaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Milli Nizam 75. Yıl Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi&#8217;nde medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Göktaş, 6284 sayılı yasaya ilişkin soruya cevap verdi. &#8220;6284 sayılı kaldırılması tabii ki söz konusu değil. Benim [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/aile-bakani-goktastan-6284-ve-suresiz-nafaka-aciklamasi/12102/">Aile Bakanı Göktaş&#8217;tan 6284 ve süresiz nafaka açıklaması!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kangrene dönüşen süresiz nafaka zulmü ile 6284 sayılı yasaya ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Milli Nizam</strong></p>
<p>75. Yıl Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi&#8217;nde medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya gelen <strong>Bakan Göktaş, 6284 sayılı yasaya ilişkin soruya cevap verdi.</strong></p>
<p><strong>&#8220;6284 sayılı kaldırılması tabii ki söz konusu değil. Benim bu konuda düşüncem açık ve net. Nerede bir mağdur varsa onun yanındayız.&#8221;</strong> diyen Göktaş, yasa üzerinde değişiklik yapılabileceğini belirterek,<strong> &#8220;Diğer yandan karardan kaynaklı bazı mağduriyetler doğuyorsa bunları ele almak lazım.&#8221;</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p>Süresiz nafaka zulmüne ilişkin soruya da cevap veren Bakan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p><strong>Ben süresiz nafaka konusunu da önemsiyorum. Bazı insanlar 1990&#8217;lı yıllarda evlenmiş. Süresiz nafaka ödemek gibi uygulama kabul edilebilir olamaz. Dolayısıyla bunu da ele almak ve buna da dikkat etmek lazım. Eğer bir mağduriyet oluşuyorsa üstesinden gelmek lazım. Diğer bakanlıklarımızla da bu konunun üzerinde çalışmayı hedefliyoruz.</strong></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/aile-bakani-goktastan-6284-ve-suresiz-nafaka-aciklamasi/12102/">Aile Bakanı Göktaş&#8217;tan 6284 ve süresiz nafaka açıklaması!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/aile-bakani-goktastan-6284-ve-suresiz-nafaka-aciklamasi/12102/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2 çocuk annesi isyan etti: Evlendikten 8 yıl sonra eşimi cezaevine attılar!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/6284-can-yakmaya-devam-ediyor/10903/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/6284-can-yakmaya-devam-ediyor/10903/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ErenTalha]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Jul 2023 12:38:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[6284]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Erbakan]]></category>
		<category><![CDATA[Mağdur]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniden Refah Partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=10903</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hülya Uzun eşi ile birlikte karşılıklı rızası ve isteğiyle evlendiği halde, eşi cinsel saldırı sanığı olarak  cezaevine konuldu. Çaresiz kadın yetkililere, &#8220;Evlendikten tam 8 sene sonra eşime 17.5 yıl ceza geldi. Bu ceza kime? 2 İki tane çocuğum var onlar mı?&#8221; şeklinde feryatta bulundu. Yanlış verilen kararlar binlerce aileyi birbirinde koparıyor. Mağdur aileler seslerini duyurmak [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/6284-can-yakmaya-devam-ediyor/10903/">2 çocuk annesi isyan etti: Evlendikten 8 yıl sonra eşimi cezaevine attılar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hülya Uzun eşi ile birlikte karşılıklı rızası ve isteğiyle evlendiği halde, eşi cinsel saldırı sanığı olarak  cezaevine konuldu. Çaresiz kadın yetkililere, &#8220;Evlendikten tam 8 sene sonra eşime 17.5 yıl ceza geldi. Bu ceza kime? 2 İki tane çocuğum var onlar mı?&#8221; şeklinde feryatta bulundu.</p>
<p>Yanlış verilen kararlar binlerce aileyi birbirinde koparıyor. Mağdur aileler seslerini duyurmak istüyor. Haksız ve hukuksuz yere yargılanan mağdurlar cinsel saldırı sanığı olarak cezaevinde tutuluyor. Hem babaları çocuklardan ayıran hem de insanları suçsuz yere özgürlüğünden eden kararlara Yeniden Refah Partisi Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Geyveli’den de tepki gecikmedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;Eşimle kendi rızamla evlendim&#8221;</strong></p>
<p>Hülya Uzun, mağduruyeti ile ilgili <strong>Milli Nizam</strong>’a konuştu. Eşi ile severek evlenen Uzun şunları ifade etti:</p>
<p>“Ben eşim ile 2006 senesinde kendi rızamla evlendim. Evliliğimize ailem rıza göstermediği için kaçarak evlendim. Evlendikten sonra ailem şikayetçi oldu. Sonra şikayetleri geri çekilmesine rağmen kamu davası açıldı. Evlendikten tam 8 sene sonra eşime 17.5 yıl ceza geldi. Bu ceza kime? 2 İki tane çocuğum var.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“Yetkililer sözlerinde durmadı”</strong></p>
<p>Yetkililere defalarca mağduriyetini dile getiren Hülya Uzun’a henüz herhangi bir dönüş yapılmadı. Hülya Uzun, “Yetkililerde defalarca görüştük ama sözlerinde durmadılar. Biz çok mağduruz. Çok zor şartlar altında yaşıyoruz. Bir şans istiyorum eşime.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“Tecavüzcülerden ayırsınlar”</strong></p>
<p>Hülya Uzun eşinin tecavüzcülerle bir tutulduğunu dile getirerek yaşadığı mağduriyetten dolayı çok yıprandığını dile getirirken  “Eşimi tecavüzcülerle aynı yerde yatırıyorlar yetkililer eşimi onlardan ayırsın” çağrısında bulundu.</p>
<p>10 yıl önce yapılan bir hatanın mağdurları maalesef çocuklar</p>
<p>Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Geyveli’de mağdur aile ile ilgili konuştu. Yıllar önce yapılan hataların yalnızca aileleri ve çocukları mağdur ettiğini dile getiren Geyveli şunları ifade etti:</p>
<p>“Erken yaşta evlilikle birlikte eşin cezalandırılması ve şuan cezaevinde olması 10 yıl önce yapılan bir hatanın mağdurları maalesef çocuklar oluyor. Bu çocuklar bu acıyı yaşıyorlar. Kendileri sayın Cumhurbaşkanamız Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmüşler. Özlem Zengin hanımefendi ile görüştüler. Ama onlar maalesef bu ailenin mağduriyetini çözecek yaklaşımları hayata geçirmemişler. “</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-10912 size-full" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2023/07/077cbf62-bee7-4ed0-8e58-14c1d86bc3b0-1.jpg" alt="" width="2000" height="1125" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2023/07/077cbf62-bee7-4ed0-8e58-14c1d86bc3b0-1.jpg 2000w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2023/07/077cbf62-bee7-4ed0-8e58-14c1d86bc3b0-1-300x169.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2023/07/077cbf62-bee7-4ed0-8e58-14c1d86bc3b0-1-1024x576.jpg 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2023/07/077cbf62-bee7-4ed0-8e58-14c1d86bc3b0-1-768x432.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2023/07/077cbf62-bee7-4ed0-8e58-14c1d86bc3b0-1-1536x864.jpg 1536w" sizes="(max-width: 2000px) 100vw, 2000px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“Babamızı neredeyse hiç görmedik”</strong></p>
<p>Mağdur ailenin küçük fertleri ise babalarını çok özlediklerini ve yetkililerin bir an önce kendilerine yardım etmesi gerektiğini söylerken iki çocuktan büyük olanı şunları söyledi:</p>
<p>“Biz neredeyse babamızı biz hiç göremedik. Arkadaşlarımızı okullara babaları götürüyor biz kendi imkanlarımızla okula gidiyoruz. Cumhurbaşkanımız bize söz vermişti. Lütfen sözünüzü tutun. Fatih Erbakan amca lütfen babamı çok özledim onu istiyorum” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“Babam yurt dışında diyorum”</strong></p>
<p>Mağdur ailenin en küçük ferdi ise söyledikleriyle boğazları düğümledi. Babalarının nerde olduğunu soran arkadaşlarına ise babam yurt dışında yaşıyor diyen çocuk herkesi ağlattı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Fatih Erbakan bu mağduriyetleri dile getirmişti</strong></p>
<p>Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan yaşanan bu mağduriyetleri çıktığı bir televizyon programında konuşmasına rağmen muhalif kesim tarafından linç ettirilmiş  ve iftiraya uğramıştı. Yeniden Refah Partisi ve Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın bu konudaki duruşu açık ve net bir haldeyken iftiracıların istekleri yüzünden binlerce insan acı çekmeye devam ediyor.</p>
<p><iframe title="6284 can yakmaya devam ediyor!" width="809" height="455" src="https://www.youtube.com/embed/rnIH_fh8mR8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/6284-can-yakmaya-devam-ediyor/10903/">2 çocuk annesi isyan etti: Evlendikten 8 yıl sonra eşimi cezaevine attılar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/6284-can-yakmaya-devam-ediyor/10903/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeniden Refah Partisi&#8217;nden ’6284’ açıklaması</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/yeniden-refah-partisinden-6284-aciklamasi/4312/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/yeniden-refah-partisinden-6284-aciklamasi/4312/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2023 15:03:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[6284]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniden Refah Partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=4312</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeniden Refah Partisi yazılı bir açıklama ile 6284 sayılı kanuna neden karşı çıktıklarını anlattı. Yeniden Refah Partisi&#8217;nden yapılan yazılı açıklama şu şekilde: Yaşanan gelişmeler sonrası Fatih Erbakan&#8217;ın genel başkanlığını yaptığı Yeniden Refah Partisi&#8216;nin 6284 sayılı kanuna neden karşı çıktığı merak konusu olurken, partiden konuyla ilgili yazılı açıklama geldi. Yeniden Refah Partisi Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Abdulkadir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/yeniden-refah-partisinden-6284-aciklamasi/4312/">Yeniden Refah Partisi&#8217;nden ’6284’ açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Yeniden Refah Partisi yazılı bir açıklama ile 6284 sayılı kanuna neden karşı çıktıklarını anlattı.</strong></h2>
<h2><strong>Yeniden Refah Partisi&#8217;nden yapılan yazılı açıklama şu şekilde:</strong></h2>
<p>Yaşanan gelişmeler sonrası Fatih Erbakan&#8217;ın genel başkanlığını yaptığı <strong>Yeniden Refah Partisi</strong>&#8216;nin 6284 sayılı kanuna neden karşı çıktığı merak konusu olurken, partiden konuyla ilgili yazılı açıklama geldi. Yeniden Refah Partisi Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Abdulkadir Yılmaz&#8217;ın kaleme aldığı açıklamada şu ifadeler yer aldı; &#8220;İstanbul Sözleşmesi ve 6284 s. Kanun&#8217;a ideolojik saplantılarla yahut oy devşirme amacıyla değil; tamamen rasyonel bir şekilde sosyolojik ve hukukî perspektiften bakmak icap etmektedir. Zira bu düzenlemelere ideolojik gerekçelerle sarılmak, bu düzenlemenin sosyal ve toplumsal hayata ve en önemlisi aile hayatına getirdiği olumsuzlukları kasten görmezden gelmek demektir.</p>
<ol>
<li><strong>Orwell&#8217;ın 1984 adlı eserinde belirttiği gibi: &#8220;Bilinçleninceye kadar asla başkaldırmayacaklar ama başkaldırmadıkça da bilinçlenemezler.&#8221; Amacımız milletimizin artık başını kaldırarak hakikatleri görmesi, bilinçlenmesi arzusudur. Yeniden Refah Partisi olarak bizler bu sözleşmeye ve bu sözleşmenin kanuni dayanağı olan 6284 s. Kanuna ideolojik gerekçelerle yahut oy beklentisi ile karşı çıkmıyoruz. Tamamen rasyonel, sosyolojik ve hukukî gerekçelerle, ideolojik bakış açısının antitezini üretmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken istatistiklerden istifade edip gelinen noktanın tarihi gelişimini de gözler önüne sermeye çalışıyoruz.</strong></li>
</ol>
<h3><strong>&#8220;Rakamlar kadınlarımızı İstanbul Sözleşmesiyle koruyamadığımız gerçeğini ortaya koymaktadır&#8221;</strong></h3>
<p>1) İstanbul Sözleşmesi ve 6284 S. Kanun kadınlarımızı yaşatmıyor. Tüm kamuoyunca bilindiği üzere, İstanbul Sözleşmesi ve onun kanunî dayanağı olan 6284 s. Kanun&#8217;un ortadan kaldırılması halinde kadın cinayetlerinin artacağına yönelik anlamsız korku ve endişe topluma enjekte edilerek bir algı oluşturulmakta ve &#8220;İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!&#8221; sloganı kullanılmaktadır. Peki İstanbul Sözleşmesi gerçekten kadınlarımızı yaşatmış mıdır? İstanbul Sözleşmesi, ülkemiz tarafından 11.05.2011 tarihinde İstanbul&#8217;da imzalanmış ve Sözleşmeye ilişkin Kanun Tasarısı, 24.11.2011 tarihinde 6251 sayılı Kanunla Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu&#8217;nda yapılan açık oylamada tüm siyasi partilerin mutabakatı ile yürürlüğe girmiştir.6284 s. Kanun ise 20.03.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. O halde bu sözleşmenin ve sözleşme sonrasında çıkarılan düzenlemelerin etkisinin 2012 yılında kendisini göstermesi beklenir. &#8220;Türkiye&#8217;de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu&#8221;&#8216;nun yayınladığı verileri[1] paylaşmak istiyoruz. Verilere göre bu düzenlemelerin hiçbirisi yürürlükte değilken 2010 yılında 180 kadın, 2011 yılında 121 kadın ne yazık ki katledilmiştir. Bu düzenlemelerin yürürlüğe girdiği tarih olan 2012 yılından sonra tam bir patlama gerçekleşmiştir. 2012 yılında 210 kadınımız katledilmiş 2019 yılında bu sayı 474&#8217;e çıkmıştır. 2022 yılında ise 334 kadının öldürüldüğü, 245 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu açıklanmıştır. Bu artış oranı, kadınlarımızı bu sözleşme ve sözleşmenin uzantılarıyla koruyamadığımız gerçeğini açıkça ortaya koymaktadır.</p>
<h3><strong>&#8220;Asıl problem yuvaların dağılmasına sebep olan kanuni düzenlemelerdir&#8221;</strong></h3>
<p>2) Bu sözleşme ve bu sözleşmenin kanunî dayanakları olan düzenlemeler yürürlüğe girdikten sonra açılan boşanma davaları sayısında hızlı bir yükseliş gerçekleşmiştir. Bu yükseliş tesadüf müdür? Adalet Bakanlığı istatistiklerine göre 2012 yılında açılan boşanma davası 190.564 iken 2020 yılında açılan boşanma davası sayısı 246.561&#8217;e yükselerek %30&#8217;luk bir artış gerçekleşmiştir. Şimdi tam bu noktada, bu artışın sebebinin, nüfus artış hızı ve buna bağlı olarak evlilik hızındaki artış olduğu düşünülebilir. Fakat gerçek böyle değildir. İstatistiklere bakıldığında görüleceği üzere nüfus artış hızımız ortalama olarak yıllık %1&#8217;dir. Bu artış hızıyla aynı oranda evlilik yapıldığı düşünülse dahi boşanma sayısındaki artış oranının %30 değil; %8 olması gerekirdi. Ayrıca TÜİK rakamlarına göre evlilik oranı neredeyse her yıl %10 düşmektedir. (Sözgelimi 2019 yılında 542.314 iken 2020 yılında bu rakam %10,1 azalarak 487.270 olmuştur.) Bu gerekçe ve verilerle boşanmalardaki %30&#8217;luk artışın sebebinin nüfus artışı ve buna bağlı olarak yapılan evlilikler olmadığı aşikardır. Bu konuda ortaya konulan cevaplardan diğeri ise şudur: &#8220;Bu sözleşme ile kadınlar çeşitli haklara sahip olmuşlar ve bu haklara sahip olduklarını anladıkları için boşanma davası sayısı artış göstermiştir.&#8221; Bu düşünceye vereceğimiz cevap şudur: Hayır! Temel haklar ve hürriyetler bu sözleşme ile garanti altına alınmamaktadır. Temel Hak ve Hürriyetleri garanti altına alan tek metin Anayasa&#8217;dır. Ayrıca aile hukukundan kaynaklı olarak eşlerin birbirlerine karşı yükümlülükleri ve dolayısıyla hakları 4721 S. Türk Medeni Kanunu&#8217;nda düzenlenmiştir. O halde problem nedir? Esas problem, yuvaların dağılmasına sebep olan kanunî düzenlemelerdir. Bu düzenlemeler bizim toplum yapımıza, örf ve adetimize, inanış şeklimize uygun olmadığından sorunlar her geçen gün artıyor, sağlıklı bireyleri topluma kazandırması beklenen aileler, tam tersine topluma psikolojik ve moral durumu son derece kötü ve hatta kriminolojik anlamda suça eğilimli nesiller topluma entegre edilmiş oluyor.</p>
<h3><strong>&#8220;Taraflardan biri uzaklaştırılarak uyuşmazlık çözülebilir mi?&#8221;</strong></h3>
<p>3) Evin bireyi evden uzaklaştırılmak suretiyle sorun çözülemez. Bu konuda çeşitli rakamlar ifade edilmektedir. Bunların her ikisi de paylaşılabilir. Çünkü her iki veri de birbirini tamamlamaktadır. Türkiye Aile Meclisi&#8217;nin açıkladığı istatistiklere göre 2015 yılında 269.159, 2016 yılında 318.363, 2017 yılında 410.934, 2018 yılında 516.132, 2019 yılının Kasım ayına kadar 442.935 aile ferdi yuvasından koparılmıştır. Yani 2015-2019 yıllarını kapsayan bu dönem içerisinde evden uzaklaştırılan baba sayısı neredeyse 2 milyondur. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu&#8217;nun 2019 yılında yansıyan verilerine göre ise iki buçuk yılda 746.336 baba evinden koparılmıştır. Allah aşkına soruyoruz hangi uyuşmazlık modelinde uyuşmazlığın taraflarından biri uzaklaştırılarak uyuşmazlık çözümlenebilir? Mesela bir dava düşünün, davacı mahkemeden uzaklaştırılarak çözüm bulunabilir mi? Bir arabuluculuk ya da tahkim görüşmesinde uyuşmazlığın bir tarafı uzaklaştırılarak çözüm bulunabilir mi? Hem de ortada hiçbir delil yokken ve tamamen beyanla. Nitekim 6284 s. Kanun&#8217;un 8. Maddesinin 3. Fıkrasının ilk cümlesine göre &#8220;Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz.&#8221;. Oysa Türk Medenî Kanunu m. 6&#8217;ya göre: &#8220;Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.&#8221; Türk Medenî Kanunu 6. Maddesi ile 6284 s. Kanun&#8217;un 8. Maddesinin 3. Fıkrası arasındaki bu çelişkinin giderilmesi elzemdir. Evrensel bir hukuk kuralının mülga edilmeye çalışılması kabul edilemez.</p>
<h2><strong>Tek amacımız iyi insanları kötü insanlardan muhafaza etmek ve kötü insanı ıslah etmek olmalıdır</strong></h2>
<p>4) İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin içine gizlenmiş gerçek tehlikelerin farkında değiliz. Her şeyden önce İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin kadını, fakir, ikincil, güçsüz ve aciz gösterirken erkeği güçlü, zengin ve zalim göstermektedir. Asıl cinsiyetçi bakış açısı işte budur. Bize göre iki tür insan vardır. İyi insan ve kötü insan. Kötü insanın kadın yahut erkek olmasının ne önemi vardır? Tek amacımız iyi insanları kötü insanlardan muhafaza etmek ve kötü insanı ıslah etmek olmalıdır.</p>
<h2><strong> 6284 Sayılı Kanun&#8217;a göre bu örneklerin hepsi birer şiddettir ve mutlaka cezalandırılmalıdır</strong></h2>
<p>5) İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin tanımlar başlıklı 2. Maddesi yalnızca kadına karşı şiddeti değil, aynı zamanda &#8220;aile içi şiddeti&#8221; de tanımlamaktadır. Bu minvalde düzenlemelerde öngörülen yaptırımların uygulanabilmesi için şiddetin sadece kadına yönelmesine gerek yoktur. Aynı evde yaşasın yahut yaşamasın fiziksel, duygusal, ekonomik, psikolojik, cinsel olarak şiddet mağduru olan herkes bu sözleşmeye göre haklarını kullanabilecek ve bu kanunda öngörülen önleyici ve koruyucu tedbirlere müracaat edebilecektir. Bu durum hukukun temel ilkelerinden &#8220;suçun belirliliği&#8221; ilkesine tamamen aykırıdır. Ekonomik şiddet, duygusal şiddet, psikolojik şiddet nasıl tanımlanacaktır? Ayrıca bu konuyla ilgili metni yorumlayarak bazı örnekler de vermek istiyoruz. Bu sözleşmeye göre, evlilik arefesinde olan bir damat adayına, işinin ve kazancının sorulması bir psikolojik şiddettir. Aynı gelinin diğerlerinden bir miktar daha pahalı olan nişan yüzüğü istemesi ekonomik şiddettir. Bu örneklerdeki gelinin yahut gelinin ailesinin cezalandırılmasını vicdanınız kabul edebilir mi? Bu sözleşmeye göre, sakıncalı sitelere girdiğinden şüphelenilen ya da kötü arkadaş edindiği düşünülen bir evladın cep telefonun annesi tarafından kurcalanması psikolojik şiddettir. Ya da savurganlık yapmasın, cebindeki parayı doğru harcamayı bilsin gerekçesiyle okula giden çocuğa kısıtlı cep harçlığı verilmesi ekonomik şiddettir. Ebeveynlerin bu davranışları sebebiyle evden uzaklaştırılmasını yahut çocuğuyla ilişkisinin kısıtlanmasını vicdanınız kabul ediyor mu?</p>
<p>Bu sözleşmeye göre bir ev hanımının eşinin rıza ve haberi olmadan evinin ihtiyaçları için eşinin kredini kartını kullanarak alışveriş yapması ekonomik bir şiddettir. Aynı kadının alışveriş merkezinde gezerken hoşuna giden bir elbiseyi alması ekonomik şiddettir. Aynı kadının eşinden cep telefonunu yenilemesini istemesi ekonomik şiddettir. Aynı kadının babasının vefatı sebebiyle içine kapanarak eşine sevgi gösterememesi duygusal şiddet; cinsel ihtiyaçlarını karşılamaması cinsel şiddettir. Bu kadının evden uzaklaştırılmasını vicdanınız kabul ediyor mu? Bu sözleşmeye göre, çocuklarının geleceği için bir altın hesabı açıp aylık kazancının önemli bir kısmını onlar için tasarrufa ayıran bir kadın, eşine karşı ekonomik şiddet eylemi gerçekleştirmektedir. Bu anaç yapıya sahip anneyi cezalandırmak doğru mudur? Şimdi yeniden soruyoruz. Bu yasanın bizim toplumsal yaşantımızla, akılla mantıkla uzaktan yakından alakalı bir yanı var mıdır? Yukarıda ortaya konulan birtakım örnekler size şiddetmiş gibi geldi mi? Oysa bu sözleşmeye ve uzantısı olan 6284 Sayılı Kanun&#8217;a göre bu örneklerin hepsi birer şiddettir ve mutlaka cezalandırılmalıdır.</p>
<h2><strong>&#8220;Bu kanun yuvalar yıkılsın diye mi çıkarılmıştır?&#8221;</strong></h2>
<p>6) 6284 Sayılı Kanun art niyetli bir kanundur. Şiddete uğradığını iddia eden kadın bu iddiasını ispatlamakla mükellef değil, sadece beyanı yeterli. Ancak sonrasında aynı kadın şikayetimden vazgeçiyorum dediğinde bu beyanı ise geçerli değil, konu kamu davasına dönüşüyor ve kocanın evden uzaklaştırması devam ediyor. Yani koca evden uzaklaştırılacağı zaman, yuva yıkılacağı zaman kadının beyanı makbul, fakat koca tekrardan eve dönüp aile birlikteliği yeniden sağlanacağı zaman kadının beyanı makbul değil. Bu nasıl bir çelişkidir? Bu kanun yuvalar yıkılsın diye mi çıkarılmıştır?</p>
<h2>Parti olarak çözüm önerimiz nedir?</h2>
<p>Yeniden Refah iktidarında adil düzen esaslı hukuk sistematiği oluşturulurken yaşantımıza, inanışımıza, örf adet kurallarına,ahlak kurallarımıza yabancı ve kültürümüze son derece uzak ülke ve hukuk sitemlerinin yasa ve değerlerini değil; aziz milletimizin inanç ve geleneklerinden oluşan ulvi değerlerimiz esas alınacak; hayatın her alanında olduğu gibi yerlilik ve millilik kavramı önceliğimiz olacaktır. Bu sebeple özel hukuk alanındaki İsviçre ve Alman hukuku, ceza hukuku alanındaki İtalyan hukuku, idare hukuku alanındaki Fransız hukuku hegemonyası kırılacak; kültürümüze, yaşayışımıza, örf ve adetimize uygun ve herkesçe kabul edilebilir düzenlemeler yapılacaktır. Bu düzenlemeler yapılırken &#8220;yaptım oldu&#8221; anlayışı terk edilecektir. Düzenlemelerin ihdasında, akademisyenler, yüksek yargı mensupları, avukatlar, hâkim ve savcılar, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri gibi toplumun geniş bir kesiminin fikri ve içtimai katılımıyla yapılacak istişareler, çalıştaylar ve konferanslardan elde edilen tavsiye niteliğindeki notlar dikkate alınacaktır.</p>
<p>Kadınlarımızı, geleceğimizin teminatı yavrularımızı, ailelerimizi, hayvan dostlarımızı ve çevremizi koruyacak etkin düzenlemeler yapılacaktır. CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin tüm yıkıcı etkileri ortadan kaldırılacaktır. Şiddet göstereni evden uzaklaştırma metodu değil; ıslah ve rehabilitasyon metodu devreye alınacaktır. Bu süreç partimizin ortaya koyduğu &#8220;Aile Psikoloğu&#8221; modeliyle hasarsız bir şekilde nihayete erdirilecektir. Nafaka süresi 1988 öncesine uygun olacak şekilde 1 yılla sınırlandırılacaktır. Nafaka miktarı belirlenirken tarafların kusur durumu, boşanacak eşlerin yaşı, iş ve gelir durumları, müşterek çocuk olup olmadığı, eğitim seviyesi, işsiz ise iş bulma imkân ve süresinin ne olacağı, evlilik süresi, kaçıncı evlilik olduğu gibi bazı objektif kriterlerden istifade edilecek düzenlemeler yapılacaktır. Şayet mahkeme tarafından yapılacak tahkikat ve yargılama sonucunda boşanmada eşlerin eşit kusurlu olduğu ortaya çıkmış ise boşanmış eşlerin birbirine nafaka ödemeyeceğine yönelik karar verilmesinin önü açılacaktır. Nafaka süresinin sonunda nafaka alacaklısının mağduriyeti halen devam ediyorsa, Türk Medeni Kanunu&#8217;nda düzenlenen diğer bir nafaka türü olan &#8220;yardım nafakası&#8221; müessesesinin devreye alınacak; bu da mümkün değil ise nafaka alacaklısına devlet tarafından maddi destek ya da istihdam sağlanacaktır.</p>
<p>Evlilik kurulmadan önce nikah akdini gerçekleştirecek belediye tarafından eşlerin birbirlerine karşı olan yükümlülüklerine ilişkin eğitimler verilecektir. Bu eğitimler sırasında evlenecek çiftlerin psikolojik, sosyolojik ve moral durumları ile ilgili değerlendirmeler yapılacak; gerekirse eksik olduğu tespit edilen yahut pekiştirilmesi gereken duygu ve durumlarla ilgili olarak çiftlere destek verilecektir. Desteklenen duruma ilişkin belediye tarafından tanzim edilecek raporlar düzenli bir şekilde Aile Bakanlığı ile paylaşılacak ve bakanlıkça sosyal devlet ilkesi doğrultusunda çiftlerin sağlıklı bir aile hayatı sürdürüp sürdürmediklerinin düzenli takibi yapılacaktır. Bu konuda partimizin &#8220;aile psikoloğu&#8221; projesi devreye alınacaktır. Böylece sağlıklı ve birbirine karşı yükümlülükleri konusunda haberdar, uzun soluklu, huzurlu ve mutlu evlilikler inşa edilecek ve aynı zamanda bu evliliklerden mutlu, özgüveni yüksek, geleceğe umutla bakan ve idealleri olan çocukların yetiştirilmesi temin edilecektir.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/yeniden-refah-partisinden-6284-aciklamasi/4312/">Yeniden Refah Partisi&#8217;nden ’6284’ açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/yeniden-refah-partisinden-6284-aciklamasi/4312/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
