<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>doktor arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/doktor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/doktor/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Dec 2025 08:30:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Bir Ailenin Sonu Doktor, Cezaevinde Hayata Veda Etti</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/bir-ailenin-sonu-doktor-cezaevinde-hayata-veda-etti/35390/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/bir-ailenin-sonu-doktor-cezaevinde-hayata-veda-etti/35390/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 08:28:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[bafra]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=35390</guid>

					<description><![CDATA[<p>12 Eylül 2025 gecesi, Serdar Kıyak’ın kullandığı otomobil, Samsun’un Bafra ilçesinde, Altınkaya Barajı yolundan Kızılırmak Nehri’ne uçmuştu. Araçta eşi Gülşah Karaman Kıyak (34) ile oğlu basına göre 1-3 yaşlarında olduğu iddia edilen çocuk bulunuyordu. Ne yazık ki anne ve oğul olay yerinde hayatını kaybetti. Serdar Kıyak ise araçtan atlayarak yaralı şekilde kurtulmuştu. “Kaza” Söylentisi Yerini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/bir-ailenin-sonu-doktor-cezaevinde-hayata-veda-etti/35390/">Bir Ailenin Sonu Doktor, Cezaevinde Hayata Veda Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>12 Eylül 2025 gecesi, Serdar Kıyak’ın kullandığı otomobil, Samsun’un Bafra ilçesinde, Altınkaya Barajı yolundan Kızılırmak Nehri’ne uçmuştu. Araçta eşi Gülşah Karaman Kıyak (34) ile oğlu basına göre 1-3 yaşlarında olduğu iddia edilen çocuk bulunuyordu. Ne yazık ki anne ve oğul olay yerinde hayatını kaybetti. Serdar Kıyak ise araçtan atlayarak yaralı şekilde kurtulmuştu.</p>
<p>“Kaza” Söylentisi Yerini Şüpheye Bıraktı</p>
<p>İlk başta “kaza” gözüyle bakılan bu ölüm vakası, soruşturmanın derinleşmesiyle bambaşka bir boyut kazandı. Savcılık ve jandarma ekiplerinin incelemesinde; araçta fren izi olmaması, sürücünün olay sonrası yardım çağrısı yapmaması, cep telefonu ve cüzdanının yanında bulunması gibi bulgular öne çıktı. Ayrıca, anne Gülşah’ın yakınlarına gönderdiği mesajlarda “Eşim bana zarar verebilir, tehdit ediyor” şeklinde ifadeler yer aldığı, evlilik içinde şiddet ve tehdit iddialarının olduğu belirlendi.</p>
<p>Tüm bu deliller, kaza değil “kasten öldürme” suçlamasıyla yürütülen bir soruşturmanın kapısını araladı. 16 Eylül 2025’te, hakimlik Serdar Kıyak hakkında “Eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme” ve “Savunmasız altsoya karşı tasarlayarak kasten öldürme” suçlarından tutuklama kararı verdi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35393" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/1-300x169.webp" alt="" width="300" height="169" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/1-300x169.webp 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/1-1024x576.webp 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/1-768x432.webp 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/1-1536x865.webp 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/12/1.webp 1540w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Yargılama Süreci, Cezaevi ve Beklenmedik Son</p>
<p>Tutuklanan Kıyak, önce Bafra Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Ne var ki orada iddiaya göre kendini iple asarak intihar teşebbüsünde bulundu. Koruma memurlarının müdahalesiyle kurtarıldı; bazı sağlık kontrollerinin ardından Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi.</p>
<p>Ancak 1 Aralık 2025 gecesi, cezaevinde kaldığı hücrede, havalandırma penceresinin korkuluklarına çöp poşetiyle asılı bulunduğu, infaz koruma memurlarının müdahalesine rağmen kurtarılamadığı açıklandı. Semt polikliniğinde tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Böylelikle, mahkemeden önce cezaevinde hayatına son vermiş oldu.</p>
<p>Geride Kalan: Aile, Hukuk ve Toplum Açısından Yansıyan Sorular</p>
<p>Bu korkunç olay eşi ve küçük oğlunu bir anda kaybeden aile zaten derin bir trajediydi. Ancak zanlının tutuklu olduğu cezaevinde intihar etmesi, davanın “adli süreç” değil, “suskunluk” ile kapanma ihtimalini beraberinde getirdi. Mağdur aile, adaletin önünde duracak mı? Katil yargı masasında değilse sorular, hesabı kim verecek?</p>
<p>Cezaevlerinde gözetim, psikolojik destek ve koruma mekanizmaları yetersiz miydi? Hangi ihmaller bu sonu hazırladı?</p>
<p>Bu olay, “kaza süsü verilmiş aile içi cinayetler” gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Daha kaç olay gizli kalıyor?</p>
<p>Neden Bu Olay, Hepimiz İçin Önemli?</p>
<p>Çünkü bu, yalnızca bir ailenin dramı değil toplumsal bir yara. Kadına ve çocuğa yönelik şiddet, aile içi baskı, adaletin işleyişi, cezaevlerinde gözetim ve rehabilitasyon gibi halkı doğrudan ilgilendiren meseleleri birlikte gündeme getiriyor.</p>
<p>Ve unutulmamalı: Sessizliğe gömülen adalet, hiçbir yarayı sarmaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Haber: Talat TOSUN / SAMSUN</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/bir-ailenin-sonu-doktor-cezaevinde-hayata-veda-etti/35390/">Bir Ailenin Sonu Doktor, Cezaevinde Hayata Veda Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/bir-ailenin-sonu-doktor-cezaevinde-hayata-veda-etti/35390/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her biri bir dağ gibi! Gazzeli Dr. Hüsam Ebu Safiyye, İsrail tanklarının üzerine yürüdü!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/dunya/her-biri-bir-dag-gibi-gazze-dr-husam-ebu-safiyye-israil-tanklarinin-uzerine-yurudu/29367/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/dunya/her-biri-bir-dag-gibi-gazze-dr-husam-ebu-safiyye-israil-tanklarinin-uzerine-yurudu/29367/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Dec 2024 07:13:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ÜSTMANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[tank]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=29367</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazze’nin kuzeyinde terör devleti İsrail’in insansızlaştırma politikası, Kemal Advan Hastanesi’ni hedef aldı. İşgal güçleri, hastanenin müdürü Dr. Hüsam Ebu Safiyye’yi alıkoyarken, sağlık personelini ve yaralıları bilinmeyen yerlere götürdü. Ebu Safiyye’nin tek başına İsrail tanklarına doğru yürüdüğü anlar, direnişin ve cesaretin simgesi haline geldi. Tek başına tankların karşısında Kemal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Hüsam Ebu Safiyye’nin, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/dunya/her-biri-bir-dag-gibi-gazze-dr-husam-ebu-safiyye-israil-tanklarinin-uzerine-yurudu/29367/">Her biri bir dağ gibi! Gazzeli Dr. Hüsam Ebu Safiyye, İsrail tanklarının üzerine yürüdü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Gazze’nin kuzeyinde terör devleti İsrail’in insansızlaştırma politikası, Kemal Advan Hastanesi’ni hedef aldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşgal güçleri, hastanenin müdürü Dr. Hüsam Ebu Safiyye’yi alıkoyarken, sağlık personelini ve yaralıları bilinmeyen yerlere götürdü. Ebu Safiyye’nin tek başına İsrail tanklarına doğru yürüdüğü anlar, direnişin ve cesaretin simgesi haline geldi.</span></p>
<p><strong>Tek başına tankların karşısında</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kemal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Hüsam Ebu Safiyye’nin, İsrail tanklarının önünde dimdik yürüdüğü görüntüler ortaya çıktı. Bu cesur yürüyüş, işgalcilere meydan okumanın ve Gazze halkının boyun eğmeyen direnişinin sembolü oldu. İşgal güçleri, Ebu Safiyye’yi alıkoyarak işkence kamplarına götürdü. Ancak bu anlar, dünyanın dört bir yanına yayılarak direnişi bir kez daha gözler önüne serdi.</span></p>
<div style="width: 720px;" class="wp-video"><video class="wp-video-shortcode" id="video-29367-1" width="720" height="1280" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/12/WhatsApp-Video-2024-12-30-at-10.12.06.mp4?_=1" /><a href="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/12/WhatsApp-Video-2024-12-30-at-10.12.06.mp4">https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/12/WhatsApp-Video-2024-12-30-at-10.12.06.mp4</a></video></div>
<p><span style="font-weight: 400;">Gazze Şeridi’ndeki hükümet, Kemal Advan Hastanesi’nin İsrail ordusu tarafından yakıldığını ve sağlık personelinin tutuklandığını duyurdu. Hastanenin içindeki birçok sağlık çalışanı yanarak şehit oldu. Euro-Med raporuna göre, İsrail ordusu robotlarla bombalı saldırılar düzenledi ve sivillerin ölümüne neden oldu.</span></p>
<p><strong>“Bu hastane toplu mezar olacak”</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Saldırılar öncesinde durumu değerlendiren Dr. Hüsam Ebu Safiyye, “Durum çok vahim. Birkaç saate kadar bu hastane toplu mezarlığa dönüşecek. Tüm dünyanın gözü önünde öldürülüyoruz” ifadelerini kullanmıştı. İslam dünyasına defalarca çağrıda bulunan Ebu Safiyye, ne yazık ki beklediği desteği göremedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Hüsam Ebu Safiyye, oğlunu 27 Ekim’de İsrail askerlerinin hastaneye düzenlediği saldırıda kaybetmişti. Oğlunun cenaze namazını gözyaşları içinde kıldıran Ebu Safiyye, bu trajediye rağmen hastaneyi terk etmemiş ve yaralıların yanında kalmıştı.</span></p>
<p><strong>Ailesinden uluslararası çağrı</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ebu Safiyye’nin ailesi, uluslararası topluma çağrıda bulunarak doktorun serbest bırakılması için baskı yapılmasını istedi. Aile, Ebu Safiyye’nin 84 gün süren kuşatma boyunca hastalara hizmet ettiğini ve bu uğurda oğlunu kaybettiğini belirtti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Hüsam Ebu Safiyye’nin, ölüm tehditlerine ve tankların önündeki cesur duruşu, Gazze halkının boyun eğmeyen mücadelesinin bir simgesi oldu. Tankların önüne tek başına yürüyen bu cesur doktor, Gazze’nin işgalcilere karşı verdiği insanlık mücadelesinin unutulmaz kahramanlarından biri olarak anılacak.</span></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/dunya/her-biri-bir-dag-gibi-gazze-dr-husam-ebu-safiyye-israil-tanklarinin-uzerine-yurudu/29367/">Her biri bir dağ gibi! Gazzeli Dr. Hüsam Ebu Safiyye, İsrail tanklarının üzerine yürüdü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/dunya/her-biri-bir-dag-gibi-gazze-dr-husam-ebu-safiyye-israil-tanklarinin-uzerine-yurudu/29367/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/12/WhatsApp-Video-2024-12-30-at-10.12.06.mp4" length="8577888" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Hem sahte hem kurnaz doktor!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/manset/hem-sahte-hem-kurnaz-doktor/19110/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/manset/hem-sahte-hem-kurnaz-doktor/19110/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AysegulAkyuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 08:19:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[sahte doktor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=19110</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emniyete verdiği ifadede hastanedeki işlerini kolaylaştırmak için kırtasiyeden renkli fotokopi çektirerek asistan kimliği yaptığını söyleyen sahte doktor, basın mensubuna ise gerçek doktorları suçlayarak, &#8220;Bu kimliği hoca verdi ben hoca mağduruyum&#8221; dedi. Adana Şehir, Eğitim ve Araştırma Hastanesi güvenlik görevlileri, yaka kartında asistan doktor yazan bir kişinin hareketlerinden şüphelenince durumu hastane polisine bildirdi. Olay yerine gelen [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/hem-sahte-hem-kurnaz-doktor/19110/">Hem sahte hem kurnaz doktor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Emniyete verdiği ifadede hastanedeki işlerini kolaylaştırmak için kırtasiyeden renkli fotokopi çektirerek asistan kimliği yaptığını söyleyen sahte doktor, basın mensubuna ise gerçek doktorları suçlayarak,</p>
<p><strong>&#8220;Bu kimliği hoca verdi ben hoca mağduruyum&#8221; dedi.</strong></p>
<blockquote><p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-19112" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_03-1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_03-1-300x225.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_03-1-1024x768.jpg 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_03-1-768x576.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_03-1-1536x1152.jpg 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_03-1-2048x1536.jpg 2048w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p></blockquote>
<p>Adana Şehir, Eğitim ve Araştırma Hastanesi güvenlik görevlileri, yaka kartında asistan doktor yazan bir kişinin hareketlerinden şüphelenince durumu hastane polisine bildirdi. Olay yerine gelen polis, şüpheli kadının çelişkili ifadeler vermesi üzerine yaptığı incelemede yaka kartının sahte olduğunu tespit etti.</p>
<p><strong>&#8216;Emniyete başka basına başka konuştu&#8217;</strong></p>
<p>Adana&#8217;da, sahte doktor yaka kartı takan kadının yakalanması güvenlik kamerasına yansıdı. Hastanenin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, yaka kartında asistan doktor yazan C.S.&#8217;nin, buradaki cep telefonu aksesuarı satışı yapılan iş yerinden hastanenin özel güvenlik görevlilerince çıkartılması yer aldı.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-19114 aligncenter" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_02-300x170.jpg" alt="" width="300" height="170" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_02-300x170.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_02-768x435.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_02.jpg 907w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Gözaltına alınan C.S. (26) Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliğine götürüldü. C.S. emniyete verdiği ifadesinde,</p>
<p><strong>&#8220;Babam o hastanede vefat ettikten sonra ben de fizik tedavi görmek için o hastaneye gittim. Haftanın 3 günü hastanede tedavi görüyorum. Hastanede rahat gezebilmek için çarşıdaki bir kırtasiyede renkli fotokopi ile asistan doktor kimliği yaptırdım. </strong></p>
<p><strong>Asansör ve kafeteryalar bölümünde bu kimliği takıyordum. Bu kimlik ile herhangi bir hastayı muayene etmedim, hasta odasına girmedim. Hasta muayene edilen yerlere girmedim. </strong></p>
<p><strong>Bugün de bu kimlik boynuma takılı olarak hastanenin alışveriş merkezinde gezerken güvenlikler gelip beni polise teslim etti. Ben bu kimlik ile suç işlemedim, suçlamaları kabul etmiyorum&#8221;</strong> demişti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-19113 aligncenter" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_05-300x174.jpg" alt="" width="300" height="174" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_05-300x174.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_05.jpg 513w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>İfadesinin ardından adliyeye sevk edilen C.S. serbest bırakıldı<br />
İhlas Haber Ajansı&#8217;nın ulaştığı C.S. ise röportaj vermeyi kabul etmedi ancak muhabire yaptığı açıklamada yaka kartını hastanedeki bir doktorun kendisine verdiğini öne sürerek,</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-19116" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_06-1-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_06-1-300x169.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/01/AW128273_06-1.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Onu bize oradaki hoca verdi. Hoca mağduruyum. Haberlere öyle yaz. Benim bir suçum yok ki olayda. Kameralarda benim hangi nedenle orada bulunduğum belli&#8221;</strong> dedi.</p></blockquote>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/hem-sahte-hem-kurnaz-doktor/19110/">Hem sahte hem kurnaz doktor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/manset/hem-sahte-hem-kurnaz-doktor/19110/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem bölgesindeki doktorun anlattıkları yüreklere dokundu!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/manset/deprem-bolgesindeki-doktorun-anlattiklari-yureklere-dokundu/3211/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/manset/deprem-bolgesindeki-doktorun-anlattiklari-yureklere-dokundu/3211/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AysegulAkyuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2023 21:21:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanmaraş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=3211</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş depreminin ardından bölgede yaralı depremzedeler için koşuşturan, kendisi de 1999 depreminde ailesinin enkazdan çıkarılmasını bekleyen Doç. Dr. Perçin Caşkan, yaşadıklarını anlattı. Caşkan&#8217;ın &#8220;Şaşırdığım hiç bir şey olmadı, 1999 Depremi’ndeki şeyleri yaşadım, sadece işimi yaptım. Çünkü çıkarılan çocukların bile hepsi benim çocuklarıma benziyor.&#8221; sözleri yüreklere dokundu. Milli Nizam Kahramanmaraş&#8217;ta 6 Şubat&#8217;ta peş peşe meydana gelen [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/deprem-bolgesindeki-doktorun-anlattiklari-yureklere-dokundu/3211/">Deprem bölgesindeki doktorun anlattıkları yüreklere dokundu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş depreminin ardından bölgede yaralı depremzedeler için koşuşturan, kendisi de 1999 depreminde ailesinin enkazdan çıkarılmasını bekleyen Doç. Dr. Perçin Caşkan, yaşadıklarını anlattı. Caşkan&#8217;ın &#8220;Şaşırdığım hiç bir şey olmadı, 1999 Depremi’ndeki şeyleri yaşadım, sadece işimi yaptım. Çünkü çıkarılan çocukların bile hepsi benim çocuklarıma benziyor.&#8221; sözleri yüreklere dokundu.</p>
<p><strong>Milli Nizam</strong></p>
<p>Kahramanmaraş&#8217;ta 6 Şubat&#8217;ta peş peşe meydana gelen iki büyük deprem 10 ilde büyük yıkımlara neden oldu. 35 binden fazla can kaybının yaşandığı elim olayda yaralı vatandaşların tedavisi de Ankara ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye&#8217;nin birçok noktasında devam ediyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;yi yasa boğan depremlerin ardından ülkenin dört bir yanından gönüllü doktorlar yaralı depremzedelere şifa olabilmek için afet bölgesine akın etti. O doktorlardan biri de Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölüm Sorumlusu Doç. Dr. Perçin Caşkan  oldu. Bölgedeki çalışmalarının ardından İstanbul&#8217;daki görevinin başına dönen Doç. Dr. Caşkan, 1999 yılında yeni mezun bir hekim olarak görev yaparken ailesinin de 1999 Depremi&#8217;nde enkaz altında kaldığını ifade ederek bölgede yaşadıklarını anlattı.</p>
<p><strong>&#8220;Enkaz başında beklemek nedir biliyorum&#8221; </strong></p>
<p>Deprem bölgesindeki izlenimlerine dair aktardıklarıyla yüreklere dokunan Doç. Dr. Perçin Caşkan, şöyle konuştu:</p>
<p><strong>İlk önce Adıyaman sonrasında Malatya iline uçtum. 12’nci saatte deprem alanındaydım. Kısa sürede bir sistem kurmak adına bence ilerleme kaydetmişiz, deprem başlı başına zor bir şey. Benim ailem, 1999’da Gölcük&#8217;te enkaz altındaydı. Ben hasta yakını ne demek, enkaz başında beklemek nedir biliyorum. Aynı anda eğitim ve araştırma hastanesinde çalışıyordum, o hastaları yönetmek zor bir şey, gayet iyi biliyorum. İnsanların panik haliyle yapabilecekleri şeyler çok kısıtlı. O anlamda dışarıdan destek verilmesi kesinlikle çok önemli. Gittiğimde hekim arkadaşlarımla, bütün sağlık personelleri de yapabileceğimiz her türlü şey için size destek vereceğiz dedim. </strong></p>
<p><strong>Plastik cerrahi uzmanıyım, bunun dışında bir sürü şey için destek olabileceğimizi söyledik. Depremden ilk çıkanlar genelde çocuklar, zarar görenler, en çok üzüldüklerim de onlar. Plastik cerrahların ilk önce alana gönderilmesinin nedeni şu; crush yaralanması dediğimiz bir ezilme yaralanması türü var. Ezilme yaralanmalarında sıkıntı şu; enkaz altında kalan ya da bir yere sıkışan dokularda, kaslarda şişme ve zarar görme oluyor. O kasların bir şekilde kişinin kendi bedenine zarar vermemesi için uygun müdahalelerle kasların açılması gerekiyor. Benim ekibim üç kişiydi. Depremzedelere belli kesiler yaparak kasları rahatlattık. Kasları rahatlatamazsak eğer, daha sonrasında özellikle enkazdan geç kurtarılan hastalarda oluyor. O kaslardan çevreye yayılan, vücuda zarar verebilecek bir sürü faktör var. O faktörlerin yayılmasını engellemek için ilk müdahaleleri yaptık. 112 hava ambulanslarıyla hem kendi hastanemize, hem İstanbul, Ankara ve çevre hastanelere Elazığ başta olmak üzere depremzedeleri devrettik.</strong></p>
<p><strong>&#8220;Çocuklarının nerede olduğunu bilmeyen aileler var, başlı başına zor bir durum&#8221;</strong></p>
<p>17 Ağustos 1999 Depremi’nde ailesinin de enkaz altında kaldığını ve bu süreçte yaşananları hem bir hekim hem de bir depremzede yakını olarak anladığını anlatan Doç. Dr. Caşkan, açıklamasının devamında şunları söyledi:</p>
<p><strong>Depremin altıncı gününde ben sahadan ayrıldım, kendi hastaneme geri döndüm. Altıncı günden itibarense yapılacak şeyler; geç dönemde çıkarılanlar için maalesef çok dramatik tablolar. Burada birçok hastamız var, onlar için ölen dokuların, kişinin kendi vücuduna zarar vermemesi için vücuttan uzaklaştırıyoruz. Aynı zamanda bunlardan vücuda yayılan başka faktörler olduğu için bu hastaların diyaliz gereksinimi oluyor. Birçoğunu yoğun bakımda izliyoruz. Burada ailesi olmayanlar, çocuklarının nerede olduğunu bilmeyen aileler var. Başlı başına zor bir durum. Allah yardımcımız olsun. Hastalarda ilk önce dokularını rahatlattık, kol ve bacaklarının dolaşımını sağladık. Daha sonrasında ki emin olun, bunlar bile o kadar zor şartlarda ki orada bulunduğum sırada altı şiddetinde artçılar olurken bile ameliyat masası o hızla sallanırken bile düşündüğüm tek şey; Allah benim çocuklarıma da ameliyat ettiğim çocuklara da acısın. </strong></p>
<p><strong>&#8220;Çıkarılan çocukların bile hepsi benim çocuklarıma benziyor&#8221;</strong></p>
<p><strong>Ben 1999 depreminde yeni mezun hekimdim. İzmit Okmeydanı&#8217;nda nöbetçiydim o gece sahaya ulaşmam beş saat sonraydı. İzmit merkezden de kendi evime Gölcük&#8217;e yaklaşık on yedi kilometre yürüyerek ulaştım. Aileme ulaşmamda yaklaşık 12 saat sürdü. Ailem evin çöken kısmından yaklaşık 3 saat sonra dışarıdaydı. Allah&#8217;tan deprem sırasında yakınlarımdan birini kaybetmedim, ama ne kaybettim; o dönem cep telefonu da olmadığı için herhangi bir anım, ilkokulum, lisem birçok arkadaşım yok. Hatırladığım çok bir şey de yok. Ben enkaz altında kalmadım, deprem bölgesine gittiğimde hiç şaşırdığım bir şey olmadı. 17 Ağustos 1999 Depremi’nin aynı şeylerini yaşadım. Ve hekim olduğum için sadece işimi yaptım. Duygusal olarak düşünebileceğim bir pozisyonda değilim. Çünkü çıkarılan çocukların bile hepsi benim çocuklarıma benziyor.</strong></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/manset/deprem-bolgesindeki-doktorun-anlattiklari-yureklere-dokundu/3211/">Deprem bölgesindeki doktorun anlattıkları yüreklere dokundu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/manset/deprem-bolgesindeki-doktorun-anlattiklari-yureklere-dokundu/3211/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
