<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İklim arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/iklim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/iklim/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Nov 2025 21:05:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Milletvekili Mehmet Aşıla ve Başkan Şahin&#8217;den net mesaj: Pandemi, iklim ve karbon politikaları küresel bir sahtekarlığın parçasıdır!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/milletvekili-mehmet-asila-ve-baskan-ibrahim-sahinden-net-mesaj-pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir-sahtekarligin-parcasidir/35094/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/milletvekili-mehmet-asila-ve-baskan-ibrahim-sahinden-net-mesaj-pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir-sahtekarligin-parcasidir/35094/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdussamed Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 21:04:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim şahin]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Aşıla]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Şehzadeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=35094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeniden Refah Partisi Şehzadeler İlçe Başkanlığı’nın 3. Olağan Kongresi, Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla’nın katılımıyla tarihi Bedesten’de büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Partililerin ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği kongrede, mevcut başkan İbrahim Şahin, üyelerin oy birliğiyle yeniden ilçe başkanlığına seçilerek güven tazeledi. Kongrede söz alan Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, pandemi süreci ve aşı politikalarına yönelik dikkat çeken [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/milletvekili-mehmet-asila-ve-baskan-ibrahim-sahinden-net-mesaj-pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir-sahtekarligin-parcasidir/35094/">Milletvekili Mehmet Aşıla ve Başkan Şahin&#8217;den net mesaj: Pandemi, iklim ve karbon politikaları küresel bir sahtekarlığın parçasıdır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeniden Refah Partisi Şehzadeler İlçe Başkanlığı’nın 3. Olağan Kongresi, Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla’nın katılımıyla tarihi Bedesten’de büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Partililerin ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği kongrede, mevcut başkan İbrahim Şahin, üyelerin oy birliğiyle yeniden ilçe başkanlığına seçilerek güven tazeledi.</p>
<p style="text-align: left">Kongrede söz alan Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, pandemi süreci ve aşı politikalarına yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Aşıla, pandemi döneminde uygulanan küresel politikaların insan sağlığı üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek şunları söyledi: Pandemi dediler, halkımızı aşıladılar. Şimdi patır patır dökülüyoruz. Kalp krizi, beyin kanaması, pıhtı ve kanserlerle insanlarımız mücadele ediyor. Buradan vatandaşlarımıza bir şey sormak istiyorum. Oy verdiğiniz partilerin başkanları çıkıp sizi uyardı mı? Yapmayın, etmeyin, böyle bir hastalık olsa bunun da bir ilacı olsa size bedava vermezler. Maske para ile satılırken bizi kurtaracak aşı bedava olur mu?”</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-35095 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Aşıla konuşmasında, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın pandemi sürecindeki tutumuna da dikkat çekti: “Ama Fatih Erbakan çıktı, ‘Biz bu işe şüphe ile yaklaşıyoruz. Aşamaları tamamlamamış bu aşıyı benim milletimin üstünde deneyemezsin’ dedi. Halkı uyaran tek lider oydu.”</p>
<p>Güven tazeleyen Başkan Şahin, kongre sonrası yaptığı konuşmada pandemi, iklim ve karbon politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Şahin, son yıllarda dünya çapında yürütülen bu politikaların “insanlığı yönlendirme ve kontrol etme amacı taşıyan küresel projeler” olduğunu savundu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-35097 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir3-1024x576.png" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir3-1024x576.png 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir3-300x169.png 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir3-768x432.png 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir3-1536x864.png 1536w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/11/Pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir3.png 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Şahin açıklamasında, “Pandemi bahanesiyle toplumlara korku pompalandı. Şimdi aynı yöntem ‘iklim krizi’ adı altında devreye sokuluyor. Karbon vergileri, yeşil enerji dayatmaları ve hava yolu ile yapılan kimyasal uygulamalarla (chemtrail) insan sağlığı ve doğa üzerinde oynanıyor” dedi. Bu süreçlerin “insanlık yararına” gösterilmesine rağmen, gerçekte ekonomik ve siyasi bir tahakküm hedefi olduğunu belirten Şahin şu ifadelere yer verdi: “Pandemiyle insanları eve kapattılar, şimdi de iklim bahanesiyle üretimi, tarımı ve hatta nefes almayı bile kontrol etmek istiyorlar. Karbon politikalarıyla ülkelerin ekonomisine müdahale ediyorlar.”</p>
<p>Yeniden Refah Partisi’nin her alanda yerli üretimi, milli duruşu ve bağımsız politikayı savunduğunu vurgulayan Şahin, küresel projelere karşı milletin bilinçlenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/milletvekili-mehmet-asila-ve-baskan-ibrahim-sahinden-net-mesaj-pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir-sahtekarligin-parcasidir/35094/">Milletvekili Mehmet Aşıla ve Başkan Şahin&#8217;den net mesaj: Pandemi, iklim ve karbon politikaları küresel bir sahtekarlığın parçasıdır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/milletvekili-mehmet-asila-ve-baskan-ibrahim-sahinden-net-mesaj-pandemi-iklim-ve-karbon-politikalari-kuresel-bir-sahtekarligin-parcasidir/35094/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küreselcilerin iklim oyunu &#8220;zenginlerin kirlettiği dünyayının faturasını fakirlere kesmek istiyorlar&#8221;</title>
		<link>https://www.millinizam.com/yazarlar/kureselcilerin-iklim-oyunu-zenginlerin-kirlettigi-dunyayinin-faturasini-fakirlere-kesmek-istiyorlar/34042/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/yazarlar/kureselcilerin-iklim-oyunu-zenginlerin-kirlettigi-dunyayinin-faturasini-fakirlere-kesmek-istiyorlar/34042/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdussamed Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Jul 2025 11:05:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Abdussamed Tosun]]></category>
		<category><![CDATA[bill gates]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Ekonomik Forumu]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Klaus Schwab]]></category>
		<category><![CDATA[Rockefeller]]></category>
		<category><![CDATA[Rothschild]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=34042</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir sabah uyanıyorsun, televizyonu açıyorsun, sosyal medyayı karıştırıyorsun, her yerde aynı ifade &#8220;Dünya alarm veriyor! Kutuplar eriyor, felaketler kapıda yada 2053 net sıfır karbon hedefi, iklim krizi, karbon salımı azaltılması&#8221; sanki hepsi aynı elden çıkmış gibi lanse ediliyor. Tıpkı geçmiş yıllarda olduğu gibi korkacaksın, endişeleneceksin, sonra dönüp kendi hayatına bakacaksın acaba fazla et yedim, fazla [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kureselcilerin-iklim-oyunu-zenginlerin-kirlettigi-dunyayinin-faturasini-fakirlere-kesmek-istiyorlar/34042/">Küreselcilerin iklim oyunu &#8220;zenginlerin kirlettiği dünyayının faturasını fakirlere kesmek istiyorlar&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir sabah uyanıyorsun, televizyonu açıyorsun, sosyal medyayı karıştırıyorsun, her yerde aynı ifade &#8220;Dünya alarm veriyor! Kutuplar eriyor, felaketler kapıda yada 2053 net sıfır karbon hedefi, iklim krizi, karbon salımı azaltılması&#8221; sanki hepsi aynı elden çıkmış gibi lanse ediliyor.</strong></p>
<p>Tıpkı geçmiş yıllarda olduğu gibi korkacaksın, endişeleneceksin, sonra dönüp kendi hayatına bakacaksın acaba fazla et yedim, fazla minibüse mi bindim yada ben mi bu gezegeni bu hale getirdim? diyeceksin. Bizi suçlu gibi hissettirmeye çalışan bu büyük kurgunun karşısında önce şu soruyu sormak gerekiyor bu enkazın asıl sahibi kim?</p>
<p>Zengin ülkeler yıllarca kömürle, petrolle büyüdü. Sanayi Devrimi’nden bu yana gökyüzüne tonlarca gaz salan, denizleri plastikle dolduran, ekosistemi içinden çıkılmaz bir tahribata uğratan, ormanları dozerle yok eden kimdi? Bugün hala en büyük karbon salımı ABD, Çin ve Avrupa’dan geliyor ama sıra bize gelince &#8220;enerjiye zam gelsin, sanayi küçülsün, üretimi azalt, karbon vergisi öde&#8221; yüzyıl boyunca sınırsız kalkınma uğruna bu gezegeni acımasızca sömüren onlar oldu. Gelişmekte olan ülkeler ise yüzyıllardır zenginlerin çöplüğü haline geldi.</p>
<p>Peki bu işin aslı nedir, hadi gelin hep birlikte bakalım. Dünya Ekonomik Forumu (WEF), Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) gibi kurumlar bu süreci yönetmek istiyor. Bu süreci yönlendiren ise onların gölgesinde konuşan küreselciler.. Amaçları doğayı korumaktan ziyade yeni bir küresel düzen inşa etmek. Çok az insan ise şunu soruyor, bu hikâyenin arkasında kim var? Bu laflar, bu kavramlar kimin işine yarıyor? Kim bu küreselciler? Elbette bu isimlerden en bilinenleri Bill Gates, Klaus Schwab, Rockefeller ve Rothschild.. Bunlardan Bill Gates tarım arazisi topluyor, Rockefeller iklim zirvelerini fonluyor, Rothschild ise küresel finans ağlarını yönetiyor ve hepsi aynı şeyi söylüyor “Dünya artık böyle devam edemez, sistem değişmeli.” Peki güzel kardeşim, değişecek olan sistem mi, yoksa sadece bizim hayatlarımız mı?</p>
<p>Bu adamların ortak özelliği ne biliyor musun? Hiçbiri pazarda domates seçmiyor. Elektrik faturasını düşünmüyor. Ya da çocuğunun kantine harçlık götürememesini yaşamıyor ama onlar çıkıp bütün dünyaya emir veriyorlar “Karbon ayak izinizi küçültün.”</p>
<p>Burada, bu topraklarda, sabah işe giderken minibüse binecek parayı düşünen insanlar var. Çocuğuna beslenme koyamayan, mutfağında yağın, şekerin hesabını yapan anneler var. Doğal gaz faturasına üç taksit yapıp sobaya dönen insanlar var. Evi kira olup cebi boş, çocuğuna ayakkabı alamayan bir babaya sen nasıl diyeceksin &#8220;Kömür yakma, doğayı koru, karbon salma.&#8221; Bu söylem, ne vicdana ne akla sığar. Kusura bakmayın ama bu adalet değil, bu küresel riyakârlıktır.</p>
<p>Eşitlikten söz edilecekse, önce adil bir sistem kurulmalı. Çünkü şu an zenginler hem oyunu kuruyor hem de kazancı topluyor. Fakir ülkelere ise yalnızca bedel ödemek düşüyor. Evet, doğa değişiyor. Ama bu değişim binlerce yıllık doğal döngünün bir parçası. Tarih boyunca dünya bazen ısındı, bazen soğudu. Bugün yaşanan her değişimi sadece insan etkisine bağlamak, hem bilimi hem doğayı yanlış okumaktır ve tüm sorumluluğu halkın sırtına yüklemek ne kadar adil olabilir?</p>
<p>Bugün iklim bilimi adı altında sadece tek bir görüşe izin veriliyor. Gerçek bilim tartışmaya açıktır ama bugün iklim konusunda tek seslilik var. Sorgulayan herkes susturuluyor. Halbuki atmosferdeki değişikliklerin sadece insan faaliyetlerine bağlanması, binlerce yıl süren doğal döngüleri hiçe saymak demektir. Bir grup bilim insanı diyor ki iklim değişikliği doğal döngülerin bir parçasıdır. Dünya milyonlarca yıldır ısınıyor, soğuyor, yeniden ısınıyor ama bu sesler hemen susturuluyor. Fonları kesiliyor, inkarcı etiketiyle itibarsızlaştırılıyorlar. Çünkü tek bir gerçek anlatılsın isteniyor. O da şu, insan doğayı mahvetti suçlu sensin ve bedel ödeyeceksin. Elbette bu tek görüş, yeni dünya düzeninin altyapısını hazırlıyor. Enerjiden tarıma, gıdadan finansa kadar her alan yeniden şekilleniyor.</p>
<p>Gerçek çevrecilik, şirketlerin pazarlama stratejisi değildir. Gerçek çevrecilik, çiftçinin toprağını korumak, köylünün yaşamına saygı duymaktır. Gerçek çevrecilik, açlık sınırında yaşayan insana karbon vergisi dayatmak değildir. Bugün sözde çevreciler, kendi özel jetleriyle 3 dakikalık konuşma için kıtalar arası uçuyorlar, sonra dönüp bize diyorlar &#8220;Arabana binme, kömür yakma, et yeme.&#8221; Peki bu nasıl adalet? Bunu samimiyet olarak göremeyiz. Bu olsa olsa sistemin yeni ambalajıdır.</p>
<p>Üstelik çözüm adı altında hayatımıza dayatılan her şey yine aynı merkezlerin çıkarına hizmet ediyor. Karbon Kredisi diye bir şey çıkardılar hava satıyorlar resmen. Dijital Para dayatıyorlar, nakiti bitirip seni izlenebilir hale getiriyorlar. Yapay Et diyorlar, tarımı şirketleştirip çiftçiyi bitirmek istiyorlar. Köyde soba yakma diyorlar ama doğalgazı da zamlı veriyorlar. Yani çözüm diye sundukları her şey, yine onların cebine para, bizim sırtımıza yük oluyor. Bu çelişkilerin tamamı, aslında tek bir gerçeğe işaret ediyor iklim bilimi değil, iklim politikası konuşuluyor. Ve bu politikanın arkasında devasa çıkar grupları var. Kime çalışıyor bu sistem? Elektrikli araba üreten dev şirketlere mi? Yoksa karbon kredisi alıp satan finans baronlarına mı? Doğrudan söyleyelim, bu işin adı artık çevrecilik değil, küresel düzen mühendisliği. Enerjiyi, tarımı, suyu, teknolojiyi ve parayı kim kontrol ediyorsa, yarını da o yönetmek istiyor.</p>
<p>Bugün Birleşmiş Milletler (BM) sürdürülebilir kalkınma diyor. Avrupa Birliği (AB) yeşil mutabakat diyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ise doğrudan yeni dünya düzeni&#8217;nden bahsediyor. Klaus Schwab açık açık diyor &#8220;2030’da hiçbir şeye sahip olmayacaksın ama mutlu olacaksın&#8221; yani mülkünü, üretimini, bağımsızlığını bırak &#8220;sana biz yeteriz&#8221; diyorlar. Sözde eşitlik adı altında, küresel kölelik planı sunuyorlar.</p>
<p>Biz bu filmi daha önce izledik IMF geldiğinde de aynı oyun oynandı. Özelleştirme dediler, fabrikalar kapandı. Şimdi de karbon dediler, bağımsız enerji kaynaklarımızdan vazgeçmemizi istiyorlar.</p>
<p>Ama artık halk uyanıyor. Bu düzenin kimin için çalıştığını, kimin sömürüldüğünü biliyoruz. Eğer doğayı koruyacaksak, önce insanı koruyacağız. Çünkü adalet, sadece atmosferde değil, mutfakta da başlar. insanlar açken, işsizken, borç içindeyken sen onlara &#8220;karbon ayak izini küçült&#8221; diyemezsin.</p>
<p>Velhasıl, iklim krizi, su, gıda krizi yada kovid safsatası ile insanlar üzerinde korku algısı oluşturarak kontrol sağlamak isteyen küreselciler ve onun sözcülerine Goebbels&#8217;in bir ifadesi ile cevap vermek istiyorum “Yeterince büyük bir yalan söyler ve sürekli tekrar ederseniz, sonunda halk buna inanır”</p>
<p>Ama biz bu yalanı kabul etmiyoruz. Unutmayın, “tasarruf edin” diyenler, zenginlerin kirlettiği dünyayı fakirlere temizletmek istiyor ve biz bu yükü sırtlanmayacağız. O yüzden sizlere sadece bir soru bırakıyorum &#8220;Gerçekten doğayı mı kurtarmak istiyorlar, yoksa bizi mi yönetmek?&#8221; Cevap hepimizin vicdanında saklı.. Okuduğunuz, düşündüğünüz ve vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Vesselam..</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kureselcilerin-iklim-oyunu-zenginlerin-kirlettigi-dunyayinin-faturasini-fakirlere-kesmek-istiyorlar/34042/">Küreselcilerin iklim oyunu &#8220;zenginlerin kirlettiği dünyayının faturasını fakirlere kesmek istiyorlar&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/yazarlar/kureselcilerin-iklim-oyunu-zenginlerin-kirlettigi-dunyayinin-faturasini-fakirlere-kesmek-istiyorlar/34042/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel Yalanlar ve İklim Anlaşmaları: Prof. Dr. Doğan Aydal’dan Gerçekleri Ortaya Çıkaran Rapor!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/kuresel-yalanlar-ve-iklim-anlasmalari-prof-dr-dogan-aydaldan-gercekleri-ortaya-cikaran-rapor/32429/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/kuresel-yalanlar-ve-iklim-anlasmalari-prof-dr-dogan-aydaldan-gercekleri-ortaya-cikaran-rapor/32429/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2025 15:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EN ÇOK OKUNANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Meteoroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Aydal]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Miraç Yinanç]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=32429</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Doğan Aydal, küresel iklim krizine dair kamuoyunda yaygın şekilde benimsenen görüşlerin arka planını sorgulayan çarpıcı bir rapor yayımladı. İklim değişikliğine dair bilimsel gerçekler kadar, bu gerçeklerin nasıl kullanıldığına dair eleştiriler de içeren raporda Aydal, küresel güçlerin atmosfer üzerinden kurduğu ekonomik denetim sistemine dikkat çekiyor. Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Doğan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/kuresel-yalanlar-ve-iklim-anlasmalari-prof-dr-dogan-aydaldan-gercekleri-ortaya-cikaran-rapor/32429/">Küresel Yalanlar ve İklim Anlaşmaları: Prof. Dr. Doğan Aydal’dan Gerçekleri Ortaya Çıkaran Rapor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Doğan Aydal, küresel iklim krizine dair kamuoyunda yaygın şekilde benimsenen görüşlerin arka planını sorgulayan çarpıcı bir rapor yayımladı. İklim değişikliğine dair bilimsel gerçekler kadar, bu gerçeklerin nasıl kullanıldığına dair eleştiriler de içeren raporda Aydal, küresel güçlerin atmosfer üzerinden kurduğu ekonomik denetim sistemine dikkat çekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Doğan Aydal’ın hazırladığı “Küresel Yalanlar ve İklim Anlaşmaları” başlıklı çalışması, dünya kamuoyunu meşgul eden iklim krizi tartışmalarına bambaşka bir perspektiften yaklaşıyor. Çalışmada, iklim değişikliği ile ilgili küresel söylemlerin siyasi ve ekonomik amaçlarla yönlendirildiği, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bu süreçte hem ekonomik hem stratejik olarak tuzağa düşürülmeye çalışıldığı belirtiliyor.</span></p>
<p><b>‘Ortalama Sıcaklık’ Yanılgısı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ortalama sıcaklık olarak anlatılan bilimsel anlatılara değinen Aydal, yaşanabilir Dünya&#8217;nın ortalama sıcaklığının yaklaşık 15 derece olduğunu belirterek şunları söyledi:</span></p>
<p><b>“</b><span style="font-weight: 400;">Dünya&#8217;nın ikliminden bahsederken, sera etkisi, metan, karbondioksit ve su buharı gibi atmosferik sera gazlarının, Güneşten Dünyamıza gelen kızılötesi, ultraviyole veya termal radyasyonun Yerküre tarafından emilmesi sebebiyle gezegenin yüzeyinin ısınmasıdır. Bu ışınlardan bir kısmı yüzeyle temas ettikten sonra atmosfere doğru tekrar yayılırlar. Bu, herhangi bir insan kaynaklı sera gazı yayılımı (emisyonu) olmadan doğal olarak gerçekleşir; sera etkisinin varlığı, yüzeyi yaşanabilir bir sıcaklıkta tuttuğu için yaşanabilir bir Dünya&#8217;nın hayati bir ihtiyacıdır. Sera etkisi olmasaydı Dünya’mız ortalama sıcaklığı yaklaşık -18 ° C olan çok daha soğuk olacaktı. Durum böyle olsaydı, Dünya&#8217;daki su donardı ve bildiğimiz gibi yaşam olmazdı. Yaşanabilir Dünya&#8217;nın ortalama sıcaklığı yaklaşık 15 ° C&#8217;dir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak Aydal’a göre sorun, sera etkisinin doğallığı değil, insan eliyle artırılan sera gazı salınımının etkisinde yatıyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“İnsan kaynaklı sera etkisi ise, insanların, endüstriyel üretim, enerji üretimi, ısınma, ormanları yok etme ve benzeri faaliyetlerinden atmosfere salınan başta karbondioksit, metan, CFC, PFC’ler olmak üzere daha yüksek miktarda sera gazının yayılımı sonucu olarak Dünya yüzeyinin artan ısınmasını ifade eder. Isınmaya sebep olmalarının temel sebebi bu maddelerin moleküllerinin atmosferdeki konsantrasyonlarının artması sebebiyle yeri ısıttıktan sonra yerden yayılarak uzaya geri dönmesi gereken ultraviyole, kızılötesi ışınlar gibi ışınların bir kısmını tekrar Dünya yüzeyine yönlendirmeleridir. Bunun sonucu olarak Yerküre ve Okyanuslar olması gerekenden daha fazla ısınmaktadır. Bu gazların miktarı arttıkça geri dönen yayılımların miktarı da artmaktadır. Dünya’ya insan müdahalesi olmadan ve olduktan sonraki temel fark atmosferde bulunan sera gaz moleküllerinin artması ve bu moleküllerin Dünya’dan yayılan enerjinin bir kısmının uzaya dönüşünü engelleyip Dünya yüzeyine tekrar göndererek daha fazla ısınmaya sebep olmasıdır.”</span></p>
<p><strong>Küresel Isınma: Gerçek Etkiler Ne Kadar?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Aydal, tarihsel olaylar çerçevesinde Dünya sıcaklık verilerini de analiz ediyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Küresel ısınma, yakın tarihte insan faaliyetlerindeki hızlı artış, büyük miktarlarda sera gazı emisyonunun devam etmesine yol açmıştır. Atmosferde daha küçük konsantrasyonlarda gerekli olmasına rağmen, atmosferdeki artan karbondioksit, metan ve diğer gaz miktarı, küresel ısınmanın artmasına neden olmaktadır. Dünya daha önce hiç bu kadar kısa sürede atmosferdeki sera gazı miktarında bu kadar büyük bir artış görmemişti ve bu da Dünya&#8217;nın ikliminde önemli değişikliklere yol açıyor. Artan sera etkisi, Dünya&#8217;nın iklim dengesini bozar ve küresel ortalama yüzey sıcaklıklarında bir artışa yol açmıştır. Dünya sıcaklığındaki bu artışın, yağıştaki değişiklikler, okyanus dolaşımı, artan sayıda aşırı hava olayı ve yükselen deniz seviyesi gibi devam eden ciddi etkileri olacağı tahmin edilmektedir. Bu değişikliklerin tarım, biyolojik çeşitlilik ve insan sağlığı için daha fazla sonucu olabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Endüstriyel devrimin başladığı, petrol, kömür, odun ve diğer enerji ürünlerinin bolca tüketildiği, Birinci Dünya savaşı sırasındaki yangınların bile Dünya ısı artışına, 1877-78’deki küçük artış hariç, hiç sebep olmadıkları görülmektedir. Aksine Dünya ısısı eksi 0,40 santigrat düşüklük gösterdiği yıllar yaşamıştır. Bu durum aksine 1940-2010 arasında İkinci Dünya harbinin, sekiz yıllık İran-Irak savaşının, Vietnam savaşının ve birçok savaşın yanı sıra Kuveyt’teki petrol kuyularının 1991 yılında onbir ay yanmasının, birçok ülkede çıkan orman yangınlarının atmosferin ısınmasına önemli bir katkısının da olmadığı görülmektedir. Buna rağmen ısı artışı 0,20 santigrat dereceler civarında olmuştur.</span></p>
<p><strong>Ozon Tabakasındaki Gizemli Küçülme ve Güney Yarımküre Gerçeği</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aydal’ın dikkat çektiği bir başka çarpıcı başlık ise ozon tabakasındaki değişimlerin yanlış yorumlanması:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“1979’dan beri Toplam Ozon Haritalama Spektrometreleri (TOMS) ile yapılan haritalamalarda elde edilen görüntüler NASA tarafından paylaşılmıştır (Şekil 8). Ozon deliğinin büyüklüğü 1979 yılından beri NASA ve Avrupa Birliği başta olmak üzere dört kurum tarafından takip edilmektedir.  Bu dört kurum da 2019’da Ozon tabakasında kendiliğinden oluşan küçülmeyi açıklayamamaktadırlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya’da ozon tabakası ile ilgili haberler yayılırken, konuyu yakından takip etmeyen birçok kişi ozon tabakasının inceldiği alanın büyümesinin insanların çok daha yoğun olduğu ve İnsan üretimi sera gazlarının çok miktarda salındığı Kuzey Yarımküre’de gerçekleşmiştir diye düşünebilir. Bu düşüncelerin tam aksine önemli ozon tabakasının inceldiği alanın büyümesi Güney Yarımküre’de Antarktika üzerindeki stratosfer tabakasında gerçekleşmiştir. Kanada’lılar Kuzey Yarımküre’de çok az incelme olduğunu ifade etmiş olsalar da esas incelme Güney Yarımkürede ve Antarktika’yı kapsayacak kadar büyüktür.”</span></p>
<p><strong>Yapay Yağış Yöntemleri</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Doğaya müdahale tekniklerine dair güçlü uyarılar da raporda yer alıyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Küresel güçler Atmosferden para kazanabilmek bir başka yalana daha başvurmuşlardır. Kuraklık, düzensiz yağmurlar ve özetle iklim değişikliği ve bunun Dünya ülkelerinde oluşturduğu korku ve panik. Küresel güçlerin son yıllarda kullandıkları silahlardan biri de istedikleri yere yağmur yağdırmak, herhangi bir yere yağmur yağmasını engellemek, kasırga, tayfun gibi tabii oluşumların gücünü azaltarak ülkelerine olacak tahribatları azaltmak gibi tekniklerdir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bulut tohumlama olarak da bilinen yapay yağmur, yağmur veya kar oluşumunu teşvik etmek için maddeleri havaya dağıtarak yağışı artırmak için kullanılan bir yöntemdir. Bu teknik, bulutların etrafında su damlacıklarının oluşması için çekirdek görevi gören gümüş iyodür, potasyum iyodür veya kuru buz gibi malzemelerle tohumlanmasını içerir. Bu parçacıklar nemi çektikçe, daha büyük damlacıkların büyümesine yol açabilir ve aksi takdirde yağmur veya kar üretmeyebilecek bulutların içindeki yağışları potansiyel olarak uyarabilirler. Onlarca yıldır denenmiş olsa da etkinliği atmosferik koşullara ve diğer faktörlere bağlı olarak değişebilir.</span></p>
<p><strong>Doğan Aydal Uyarıyor: “Küresel Bir Soygun Düzeni”</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aydal, bu sözde İklim ve Çevre düzenlemeleriyle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yönelik ekonomik baskının kapıda olduğunu vurguluyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Açık delillerden de görüleceği üzere hiçbir şey gösterildiği veya empoze edildiği gibi değildir. Dünya’nın hâkim güçleri ince ayar bir soygun düzeni kurmuşlar, gelişmekte olan veya fakir ülkeleri nasıl kandırabileceklerinin hesaplarını yapmaktadırlar. Hiçbir şey yapılmasa sadece orman miktarı ikiye katlansa bile kolayca çözülebilecek bir problem altı bilinmeyenli bir sorun yumağı haline getirilmiştir. Ülke adına uyanık olmadığımız takdirde Küresel güçler tarafından seçilen çimento, elektrik, gübre, demir çelik, alüminyum ve hidrojen sektörleri bize ekstra sıkıntı çıkartacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birçok vatandaşımız dikkat etmemiş olsa da Avrupa Birliği Üyeleri bu karbon Sertifikası çalışmalarına ve uygulamalarına çoktan başlamış bulunmaktadır. Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını (SKDM) kuran Tüzük, 16 Mayıs 2023 tarihinde AB Resmî Gazetesi&#8217;nde yayımlanmış; SKDM geçiş dönemi uygulama usul ve esasları ile hesaplama metodolojisini belirleyen Yönetmelik ise 17 Ağustos 2023 tarihinde kabul edilmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 1 Ekim 2023 tarihi itibariyle çimento, elektrik, gübre, demir çelik, alüminyum ve hidrojen sektörleri SKDM&#8217;nin kapsamında yer alacak ve karbon beyanında bulunma zorunluluğuna tabi tutulacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sınırda karbon Düzenleme mekanizması ile karbon sertifikası istenecek sektörler dikkate alındığında, Ülkemizde de İnşaat fiyatlarının hızla artacağı, tarımın en önemli girdisi gübreye gelecek zamlarla ekmek fiyatlarının bile yeniden ayarlanacağı(!) görülecektir. Taşımacılığa eklenen zamlar ise zaten çok sıkıntılı durumda olan vatandaşlarımızı birçok sektörde çok daha sıkıntılı bir duruma sokacaktır. Paris’te yapılan anlaşmanın satır aralarında, Türkiye kömür rezervlerini karbon yayılım hesaplarına dahil etmeyi kabul etti ise, 14 milyar tonluk linyit rezervlerimize ekstra bir fatura da gelecek demektir. Hayvanlar geviş getirirken metan gazı çıkarmaktadır. Bu sebeple hayvan sayımızı azaltacağımız yönünde bir taahhüt verildi ise çok yakın gelecekte etin kilosunun 2500 TL’yi aşması kaçınılmaz olacaktır. Kaldı ki, Hükümetimizin Kyoto protokolünün başarısızlığı açıkça görüldükten sonra Paris Anlaşmasını neden imzaladığı da ayrı bir soru olarak karşımızda durmaktadır. Bütün unsurları dikkate alındığında Paris Anlaşmasının Vahşi Emperyalizmin Gelişmekte olan Ülkeleri “İklim” bahanesiyle “Karbon Sertifikası” aracılığı ile soyma düzeni olduğu da açıkça görülmektedir.”</span></p>
<p><strong>Raporun Tamamı:</strong></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2025/04/Kuresel-Yalanlar-ve-Iklim-Anlasmalari-Prof.-Dr.-Dogan-Aydal.pdf">Küresel Yalanlar ve İklim Anlaşmaları &#8211; Prof. Dr. Doğan Aydal</a></p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/kuresel-yalanlar-ve-iklim-anlasmalari-prof-dr-dogan-aydaldan-gercekleri-ortaya-cikaran-rapor/32429/">Küresel Yalanlar ve İklim Anlaşmaları: Prof. Dr. Doğan Aydal’dan Gerçekleri Ortaya Çıkaran Rapor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/kuresel-yalanlar-ve-iklim-anlasmalari-prof-dr-dogan-aydaldan-gercekleri-ortaya-cikaran-rapor/32429/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Kanunu tehlikesi: Türkiye küresel sermayeye teslim edilecek!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/iklim-kanunu-tehlikesi-turkiye-kuresel-sermayeye-teslim-edilecek/31284/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/iklim-kanunu-tehlikesi-turkiye-kuresel-sermayeye-teslim-edilecek/31284/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Yinanç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 07:37:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EN ÇOK OKUNANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[iklim kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=31284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin ilk İklim Kanunu Teklifi TBMM gündemine gelirken, iklim anlaşmalarına ve emisyon ticaretine karşı çıkan çevreci kuruluşlar ve muhalefet, yasanın doğayı korumaktan çok büyük sermayeye hizmet ettiğini savunuyor. Yeniden Refah Partisi ise teklife sert tepki göstererek, Türkiye’nin İklim Anlaşması’ndan ve hatta Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nden çekilmesi gerektiğini belirtti. Yeniden Refah Partisi Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, yasa [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/iklim-kanunu-tehlikesi-turkiye-kuresel-sermayeye-teslim-edilecek/31284/">İklim Kanunu tehlikesi: Türkiye küresel sermayeye teslim edilecek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ilk İklim Kanunu Teklifi TBMM gündemine gelirken, iklim anlaşmalarına ve emisyon ticaretine karşı çıkan çevreci kuruluşlar ve muhalefet, yasanın doğayı korumaktan çok büyük sermayeye hizmet ettiğini savunuyor. Yeniden Refah Partisi ise teklife sert tepki göstererek, Türkiye’nin İklim Anlaşması’ndan ve hatta Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nden çekilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Yeniden Refah Partisi Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, yasa teklifine ve Paris İklim Anlaşması’na karşı sert çıkış yaparak, “Uyarıyoruz! Halkı ateşe atmayın. Paris İklim Anlaşması’ndan çıkın. DSÖ denen terör örgütünü kovun. Chemtrails ile ilgili tüm anlaşmalardan çıkın. Nereden çıktı bu İklim Kanunu? Allah’a savaş açan kaybeder. İklim sahtekarlarını bir kez ve herkes için yenmeliyiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>AK Parti’nin hazırladığı yasa teklifinde, şirketlere sera gazı emisyon hakkı tanınırken, karbon salınımlarının emisyon ticareti yoluyla fiyatlandırılması planlanıyor. Ancak muhalefet ve çevre örgütleri, doğaya zarar veren şirketlerin para karşılığında kirliliğe devam edebileceğini savunarak bu uygulamanın “doğa talanını meşrulaştırdığı” görüşünde.</p>
<p><strong>İklim Adaleti Koalisyonu: “Şirketler kirliliklerini para ile aklayacak!”</strong></p>
<p>80 çevreci kuruluşun oluşturduğu İklim Adaleti Koalisyonu, yasanın doğa talanını önlemek yerine büyük şirketlerin çıkarlarını koruduğunu belirterek, “Şirketlere kirliliklerini para ile aklama sistemi sağlıyor, doğa talanını meşrulaştırıyor” açıklamasını yaptı.</p>
<p>Koalisyon, fosil yakıt kullanımıyla ilgili net bir önlem getirilmemesini eleştirirken, Paris İklim Anlaşması doğrultusunda yapılan düzenlemelerin Türkiye’nin sanayi ve tarım alanlarını olumsuz etkileyeceğini belirtti.</p>
<p><strong>“İklim Yasası Adı Altında Ekonomik Kıskaç”</strong></p>
<p>CHP ve İYİ Parti, yasa teklifinin Paris İklim Anlaşması’nın 2053 hedeflerine uygun olması gerektiğini savunarak muhalefet şerhi koyarken, Yeniden Refah Partisi ve bazı çevreci gruplar Türkiye’nin bu anlaşmalardan tamamen çıkması gerektiğini savunuyor.</p>
<p>Muhalefet, yasanın TBMM Çevre Komisyonu’nda sadece bir gün içinde görüşülerek alelacele geçirildiğine dikkat çekerek, “AK Parti ve MHP, çevreci grupların taleplerini dikkate almadan yasayı dayatıyor” eleştirisinde bulundu.</p>
<p><strong>Yeşil Ekonomi mi, Küresel Sermayeye Teslimiyet mi?</strong></p>
<p>Yeni yasa, küresel iklim politikalarına uyum sağlamak adına Türkiye’nin sanayi ve üretim alanlarını ciddi bir ekonomik kısıtlamaya sokabileceği yönündeki endişeleri artırıyor. Emisyon ticaret sisteminin büyük şirketleri korurken, küçük işletmeleri ve üreticileri ekonomik olarak zorlayacağı belirtiliyor.</p>
<p>Özellikle iklim anlaşmalarının Batı’nın sanayisini korurken, gelişmekte olan ülkeleri ekonomik olarak sıkıştırdığı yönündeki eleştiriler artıyor. Yeniden Refah Partisi ve bazı bağımsız çevre örgütleri, “Türkiye küresel iklim sahtekarlığının bir parçası olmamalı” diyerek hükümeti uyardı.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/iklim-kanunu-tehlikesi-turkiye-kuresel-sermayeye-teslim-edilecek/31284/">İklim Kanunu tehlikesi: Türkiye küresel sermayeye teslim edilecek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/iklim-kanunu-tehlikesi-turkiye-kuresel-sermayeye-teslim-edilecek/31284/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Economist&#8217;e göre 2025&#8217;te insanlığı neler bekliyor?</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/the-economiste-gore-2025te-insanligi-neler-bekliyor/28144/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/the-economiste-gore-2025te-insanligi-neler-bekliyor/28144/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdussamed Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Nov 2024 12:25:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[Putin]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[The Economist]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=28144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kehanetleri ile ünlü dergi The Economist dergisinin “The World Ahead 2025” başlıklı özel sayısı yayınlandı. Kapak tasarımları ile sürekli gündem olan derginin kullandığı semboller bu yıl da tartışma konusu haline geldi. Kapakta yer alan ve gelecek yılda yaşanabilecek olaylara dikkat çeken unsurlar arasında, global politik, ekonomik ve sosyal meselelerin sembolik görsellerle vurgulanması dikkat çekti. ingiltere&#8217;nin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/the-economiste-gore-2025te-insanligi-neler-bekliyor/28144/">The Economist&#8217;e göre 2025&#8217;te insanlığı neler bekliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kehanetleri ile ünlü dergi The Economist dergisinin “The World Ahead 2025” başlıklı özel sayısı yayınlandı. Kapak tasarımları ile sürekli gündem olan derginin kullandığı semboller bu yıl da tartışma konusu haline geldi. Kapakta yer alan ve gelecek yılda yaşanabilecek olaylara dikkat çeken unsurlar arasında, global politik, ekonomik ve sosyal meselelerin sembolik görsellerle vurgulanması dikkat çekti.</p>
<p>ingiltere&#8217;nin başkenti Londra merkezli yayın yapan dünyaca The Economist, her yılın sonunda yayınladığı kapak, 2025 yılına dair birçok önemli konuyu aynı anda ele alıyor. Peki kapağın şifrelerine göre bizi 2025 yılında neler bekliyor, sizler için bunu yapay zekaya sorduk, işte bazı dikkat çekici detaylar..<img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-28145" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/InShot_20241121_144010117.jpg" alt="" width="1" height="1" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-28154 size-large" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/Milli-nizam-the-economist-2025-kapak-1024x634.jpg" alt="" width="1024" height="634" srcset="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/Milli-nizam-the-economist-2025-kapak-1024x634.jpg 1024w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/Milli-nizam-the-economist-2025-kapak-300x186.jpg 300w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/Milli-nizam-the-economist-2025-kapak-768x476.jpg 768w, https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2024/11/Milli-nizam-the-economist-2025-kapak-1536x952.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Donald Trump: </strong>Trump’ın varlığı, ABD’nin iç ve dış politikasında yeniden etkili olabileceğini ve bunun küresel sonuçlar doğurabileceğini ima ediyor.</p>
<p><strong>Xi Jinping ve Vladimir Putin:</strong> Çin ve Rusya’nın global güç dengelerindeki rolüne vurgu yapılmış.</p>
<p><strong>Ekonomik Semboller:</strong> Yükselen grafikler, dolar işareti ve yuan gibi semboller, ekonomik büyüme, ticaret savaşları veya krizlere işaret ediyor olabilir.</p>
<p><strong>Çevresel Unsurlar:</strong> Dünya, ağaçlar, buzullar ve roket gibi semboller iklim değişikliği, çevresel mühendislik ve uzay çalışmalarına atıfta bulunuyor.</p>
<p><strong>Yapay Zeka ve Teknoloji:</strong> Robotik sistemler ve elektronik devreler, yapay zekanın ve teknolojik inovasyonların gelecekteki önemini vurguluyor.</p>
<p><strong>Sosyal Gerilimler ve İnsan Hakları:</strong> Yumruk sembolü, sosyal adalet veya kitlesel hareketlere işaret edebilir.</p>
<p>Genel olarak, bu kapak geleceğin belirsiz ve zorlu meselelerini ele alıyor. Dünya genelinde politik liderlik, ekonomik dalgalanmalar, çevresel krizler ve teknolojik ilerlemeler 2025&#8217;in ana konuları olarak görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/the-economiste-gore-2025te-insanligi-neler-bekliyor/28144/">The Economist&#8217;e göre 2025&#8217;te insanlığı neler bekliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/the-economiste-gore-2025te-insanligi-neler-bekliyor/28144/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2023 en sıcak yıl olabilir: El Nino sıcakları kapıda!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/gundem/2023-en-sicak-yil-olabilir-el-nino-sicaklari-kapida/10585/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/gundem/2023-en-sicak-yil-olabilir-el-nino-sicaklari-kapida/10585/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ErenTalha]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jul 2023 07:19:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[El Nino]]></category>
		<category><![CDATA[Hava Sıcaklığı]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=10585</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Kurnaz, 2023&#8217;ün şimdiye kadarki en sıcak yıl olacağını ve sıcaklığın 50 derecelere kadar yükselebileceğini ifade etti. Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kurnaz, iklim değişikliği nedeni ile yaşanan hava olaylarındaki değişim konusunda açıklama yaptı. Prof. Dr. Kurnaz, El Nino dalgasının etkisiyle 2023’ün gelmiş geçmiş en sıcak yıl olacağını belirtti. &#160; [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/2023-en-sicak-yil-olabilir-el-nino-sicaklari-kapida/10585/">2023 en sıcak yıl olabilir: El Nino sıcakları kapıda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Kurnaz, 2023&#8217;ün şimdiye kadarki en sıcak yıl olacağını ve sıcaklığın 50 derecelere kadar yükselebileceğini ifade etti.</p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kurnaz, iklim değişikliği nedeni ile yaşanan hava olaylarındaki değişim konusunda açıklama yaptı. Prof. Dr. Kurnaz, El Nino dalgasının etkisiyle 2023’ün gelmiş geçmiş en sıcak yıl olacağını belirtti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“Gerçek cehennemi yaşayacağız”</strong></p>
<p>Hürriyet&#8217;e konuşan Prof. Dr. Kurnaz, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Küresel ısınmayı da geçtiğimiz üç senedir La Nina denilen okyanus koşulu maskeliyordu. La Nina etkisi yaşandığında dünyada sıcaklıklar normalin altında olur. El Nino hava olayının etkisindeyse normalin üstünde olur. Bu maske geçtiğimiz 2 ayda kalktı, yani La Nina bitti. Sıcaklıkları normalin üstüne çıkaran El Nino etkisi ise henüz başlamadı. Şu an en kötü senaryoyu henüz görmedik. Yaşadığımız yüksek sıcaklık, iklim değişikliğinin getirisi. Bunun üstüne ağustos ayında sıcaklıkları normalin üstüne çıkaran El Nino etkisi gelecek. O zaman gerçek cehennemi yaşayacağız. Öte yandan önümüzdeki yıllarda da bu şekilde sıcaklıklar artarak devam edecek.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“Güneydoğu Anadolu Bölgesi 50 dereceyi geçecek!”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Kurnaz, “Bu ağustosta sıcaklığın Türkiye’nin bazı bölgelerinde 50 derecenin üstüne çıkması gibi bir tabloyla karşı karşıya kalabiliriz. Şırnak’ın Cizre ilçesi önceki yıllarda zaten 49,1’i görmüştü, bu sebeple bu yıl Güneydoğu Anadolu Bölgesi 50 dereceyi çok rahat geçebilir” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“İnsanlar ölebilir”</strong></p>
<p>Yakın gelecekte insanların sıcaktan ölmeye başlayacağını belirten Prof. Dr. Kurnaz, &#8220;Tıbben nem yüzde 100, gölgedeki sıcaklık da 37 derece olursa insanlar ölebilir. Bu şekilde insanların sıcaktan ölmesi önümüzdeki 30 sene içinde özellikle Güney Asya’da sıradan hale gelecek. Bu sebepten, bir günde yaklaşık 30 milyon insanın ölebileceğinde bahsediyoruz&#8221; diye konuştu. Prof. Dr. Kurnaz, Avrupa&#8217;ya göçlerin artacağını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/gundem/2023-en-sicak-yil-olabilir-el-nino-sicaklari-kapida/10585/">2023 en sıcak yıl olabilir: El Nino sıcakları kapıda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/gundem/2023-en-sicak-yil-olabilir-el-nino-sicaklari-kapida/10585/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
