<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>insan arşivleri - Milli Nizam</title>
	<atom:link href="https://www.millinizam.com/etiket/insan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.millinizam.com/etiket/insan/</link>
	<description>Adil Bir Dünya</description>
	<lastBuildDate>Sat, 10 Oct 2026 10:18:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>
	<item>
		<title>Kendi insanımızın başarısı ve mutluluğu bizi neden rahatsız ediyor?</title>
		<link>https://www.millinizam.com/yazarlar/kendi-insanimizin-basarisi-ve-mutlulugu-bizi-neden-rahatsiz-ediyor/46854/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/yazarlar/kendi-insanimizin-basarisi-ve-mutlulugu-bizi-neden-rahatsiz-ediyor/46854/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdussamed Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2026 08:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Abdussamed Tosun]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=46854</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde karşıma bir video çıktı. Bir gencin ortaya koyduğu başarıdan, aldığı desteklerden, kurduğu işletmeden ve Orta doğu ile Asya ülkelerine ürün ihraç etmesinden bahsediyordu. İzlerken gurur duydum, mutlu oldum. Çünkü bu topraklardan bir gencin hayallerinin peşinden koşması, üretmesi, başarması ve ülkesinin adını farklı coğrafyalarda duyurması hepimiz için sevinç vesilesi olmalıydı. Sonra yorumlara baktım ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kendi-insanimizin-basarisi-ve-mutlulugu-bizi-neden-rahatsiz-ediyor/46854/">Kendi insanımızın başarısı ve mutluluğu bizi neden rahatsız ediyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd">Geçtiğimiz günlerde karşıma bir video çıktı. Bir gencin ortaya koyduğu başarıdan, aldığı desteklerden, kurduğu işletmeden ve Orta doğu ile Asya ülkelerine ürün ihraç etmesinden bahsediyordu. İzlerken gurur duydum, mutlu oldum. Çünkü bu topraklardan bir gencin hayallerinin peşinden koşması, üretmesi, başarması ve ülkesinin adını farklı coğrafyalarda duyurması hepimiz için sevinç vesilesi olmalıydı. Sonra yorumlara baktım ve işte o an, insanı asıl üzen şeyin bazen başarısızlık değil de başkasının başarısını hazmedememek olduğunu gördüm. Bir yorumda &#8221;millet kirasını ödemekte zorlanırken bu nasıl fabrika açıyor?&#8221; deniliyor bir başkasında ise &#8221;çikolata evde de yapılıyor, bunun neresi başarı?&#8221; diye yazılmıştı. Düşünebiliyor musunuz? Bir gencin üretmesini, istihdam sağlamasını, ihracat yapmasını ve imkanlar ölçüsünde bir yerlere gelmesini takdir etmek yerine, başarısına gölge düşürmek için adeta fırsat kolluyoruz.</p>
<p>Peki ama neden?</p>
<p>Elbette ülkede geçim sıkıntısı yaşayan, kira ödemekte zorlanan, ay sonunu getiremeyen vatandaşlarımız var. Bunları görmezden gelecek değiliz. Ancak bir başkasının başarılı olması, geçim sıkıntısı çeken insanın düşmanı değildir. Bir gencin fabrika kurması, başka birinin kirasını ödeyememesinin sebebi de değildir. İkisini birbirine düşmanmış gibi göstermek, olsa olsa zihnimizdeki yanlışların bir göstergesidir. Gerçekten bazen insanları anlamakta zorlanıyorum. Birinin yaşadığı sıkıntıyı, diğerinin başarısını değersizleştirmek için neden kullanıyoruz? Üstelik çikolata evde de yapılabiliyormuş! Mesele zaten çikolata yapmak değil ki mesele, evde yapılan bir ürünü markaya dönüştürmek, üretim kapasitesi oluşturmak, fabrika kurmak, insanlara iş imkanı sağlamak ve o ürünü binlerce kilometre öteye satabilmek. Herkesin yapabildiği bir şeyi ticari başarıya dönüştürmek de akıl, emek, cesaret ve girişimcilik ister. Elbette bunun hangi şartlarda gerçekleştiği konuşulabilir. Alınan destekler sorgulanabilir, ticari faaliyetler şeffaflık çerçevesinde değerlendirilebilir. Ancak ortada somut bir dayanak olmadan başarıyı şüpheyle karşılamak ve insanı zan altında bırakmak çok başka bir meseledir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bazen düşünüyorum da biz, bir insan başarılı olduğunda, bu akrabamız, yakın arkadaşımız yada tanımadığımız biride olabilir. Başarısını gördüğümüz halde önce tebrik etmek yerine onda kusur arayışına giriyoruz. Nasıl başardığını ve hikayesini anlamaya çalışmak yerine şüphe duyuyor, takdir etmek yerine fesatlık yapıyoruz. Sanki birinin başarılı olması, iyi bir hayat sürmesi ve yaşam kalitesini artırması bizden bir şeyler eksiltecekmiş gibi hissediyor ve algılıyoruz. Bence artık kusur arayan bakış açımızı bir kenara bırakıp takdir etmeyi, güzel temennilerde bulunmayı ve birbirimizin sevincine ortak olmayı öğrenmeliyiz. Çünkü biz aynı toprağın insanlarıyız, aynı sofranın etrafında buluşmuş, aynı memleketin sevinçlerini ve kederlerini paylaşmış insanlarız. Bizi biz yapan, yalnızca zor zamanlarda yan yana durmak değil birbirimizin mutluluğuyla da içtenlikle mutlu olabilmektir. Hani Hz. Mevlana&#8217;ya atfedilen güzel bir söz var, diyor ki &#8221;Baktığın benim ama gördüğün sensin&#8221; evet çok fazla şey yazdım ama konuyu en iyi özetleyen söz tam olarak buydu. Konu ile ilgili aynı videoyu izleyen bir başka insan, &#8221;ben de çalışırsam başarabilirim&#8221; diye düşünebilir buda çok normaldir ki çoğu zaman amaçta budur. Bir başkası, &#8221;bu başarıdan ilham alarak ülkemiz adına neler yapabiliriz&#8221; diye sorabilir. Bir diğeri ise eksiklik arar ama şunuda bilmek lazım ki herkes kendi düşüncesini ve niyetini yorumlara taşır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Elbette yapılan her eleştiri için fesatlık yapılıyor dememiz mümkün değil ama şunu da unutmamak lazım ki yapıcı eleştiri, gelişmenin en önemli araçlarından biridir. Ancak eleştiriyle karalamayı, sorgulamakla karalamak için bahane aramayı birbirine de karıştırmamak gerekir. Bir insanın başarısı ile ilgili gerçekleri öğrenmek istemek başka, hiçbir şey bilmeden onun başarısına gölge düşürmeye çalışmak başkadır. Bu konuda asıl üzücü olan şey ise, bu yaklaşımın zamanla sıradanlaşmasıdır. Bir başarı hikayesinin altında tebrik mesajlarıyla karşılaşmayı beklerken insanların birbirini aşağı çekmeye çalıştığı, o işin nasıl olmayacağını ve kısa sürede batacağını anlatan yorumlarla karşılaşabiliyoruz. Oysa bir gencin yada bir insanımızın iş kurması, başka bir gençleri ve insanları da girişimci olmasına ilham verebilir. Birinin yurt dışına ürün satması, bir başkasına yeni pazarların kapısını gösterebilir. Bugün bir kişinin attığı adım, yarın onlarca insanın cesaret bulmasına vesile olabilir. Başarı, doğru değerlendirildiğinde yalnızca sahibine değil, çevresine de dolaylı yoldan katkı sağlayabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dünyanın farklı ülkelerinde girişimciliği teşvik etmenin, gençlerin önünü açmanın ve üretimi desteklemenin öneminden söz ediyoruz. Peki, kendi ülkemizde bir genç bir şey başardığında ona nasıl yaklaşıyoruz? Onu örnek gösterip başka gençleri cesaretlendirebiliyor muyuz, yoksa daha yolun başında hevesini kıracak sözler mi söylüyoruz? Bu konuda benim özellikle önemsediğim, son dönemde teknoloji alanında dikkatimi çeken örneklerden biri Martı TAG&#8217;ın Ceo’su Oğuz Alper Öktem. Kendisinin ortaya koyduğu mücadele, yalnızca teknoloji ve girişimcilik açısından değil, aynı zamanda topluma bir fikrin arkasında durmanın, zorluklara rağmen ilerlemenin ve insanları bir hedef etrafında buluşturmanın ne anlama geldiğini göstermesi bakımından da üzerinde düşünülmeye değer. Elbette her girişimin tartışılabilecek yönleri olabilir. Ancak bir gencin ortaya koyduğu çabayı değerlendirirken, eleştirilerimizi dile getirirken bile üretme cesaretini ve mücadele iradesini göz ardı etmemeliyiz. Oğuz Alper Öktem gibi örnekleri göstererek başka gençlerimize de cesaret verebiliyor muyuz? Onlara yeni fikirler geliştirmeleri, kendi işlerini kurmaları ve ülkemize değer katmaları için ilham olabiliyor muyuz? Yoksa daha yolun başında, henüz ne yapabileceklerini bile görmeden heveslerini kıracak sözlerle mi karşılarına çıkıyoruz?</p>
<p class="isSelectedEnd">Bence üzerinde durmamız gereken soru da tam olarak bu. Bir toplumun gelişmesi için yalnızca sermayeye, teknolojiye ve üretim tesislerine ihtiyacı yoktur. Aynı zamanda çalışana saygı duyan, girişimciyi destekleyen, gençlerin önüne engel koymak yerine onlara yol gösteren bir zihniyete de ihtiyacı vardır. Aynı zamanda birbirinin başarısına sevinebilen, emeğe saygı duyan, gençlerine umut verebilen bir anlayışla da gelişir. Kimse kimsenin başarısını sorgulanamaz görsün demiyorum. Yalnızca eleştirirken adil olalım, konuşurken hakkaniyeti elden bırakmayalım istiyorum. Belli bir meşakkatin ardından başarı elde etmiş insanın elbette eksikleri olabilir fakat bir insanın eksikleri olması, ortaya koyduğu bütün emeği ve mücadeleyi yok saymamızı gerektirmez.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün o videodaki genç, belki yıllarca uğraştı, defalarca başarısız oldu, belki gecelerce acaba ne yaparım endişesi ile uykusuz kaldı. Bunların hiçbirini bilmiyoruz. Bildiğimiz te şey üretime yönelik bir adım attığı ve ürünlerini farklı ülkelere ulaştırdığı. Öyleyse en azından emeği görmezden gelmeden bunu adil bir şekilde dile getirebilmeliyiz. Bir de bu işin diğer yüzü var eğer biz başkasının başarısında mutlu olmayı öğrenemezsek, zamanı geldiğinde kendi başarımız içinde aynı ifadelerle karşılaşabiliriz ki buda yaptığımıza göre normal olarak karşılanabilir. Herkesin birbirinin ayağından çektiği bir yerde kimse rahatça yürüyemez. Velhasıl, çoğu zaman düşmanı dışarıda arıyoruz oysa insanı en çok yoran ve yıpratan şeylerden biri, kendi içindeki dayanışma duygusunu kaybetmesidir. Birbirimizin başarısına hasetle bakıyor, sevincini paylaşmıyor, attığı adımı küçük görüyorsak önce bir dönüp kendimize bakmamız gerekir. Bizim birbirimize düşman olmaya değil, birbirimizin başarısından güç almaya ve birlik olmaya ihtiyacımız var.  Ama ne yazık ki bazen başkasının başarısına sevinmek yerine, onun başarısız olmasını kendimize teselli sayıyoruz. İşte asıl üzerinde düşünmemiz gereken mesele de tam olarak bu.</p>
<p>Eyvallah..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/yazarlar/kendi-insanimizin-basarisi-ve-mutlulugu-bizi-neden-rahatsiz-ediyor/46854/">Kendi insanımızın başarısı ve mutluluğu bizi neden rahatsız ediyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/yazarlar/kendi-insanimizin-basarisi-ve-mutlulugu-bizi-neden-rahatsiz-ediyor/46854/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küreselleşen Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü&#8217;nün 10&#8217;uncusu Şili&#8217;ye uzandı</title>
		<link>https://www.millinizam.com/teknoloji/kuresellesen-sabri-ulker-gelecegin-bilim-lideri-odulunun-10uncusu-siliye-uzandi/42465/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/teknoloji/kuresellesen-sabri-ulker-gelecegin-bilim-lideri-odulunun-10uncusu-siliye-uzandi/42465/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 12:21:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[Sabri Ülker]]></category>
		<category><![CDATA[San Martin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=42465</guid>

					<description><![CDATA[<p>cSabri Ülker Vakfı’nın yenilenen globalleşme vizyonuyla 10’uncu yılında uluslararası arenaya açtığı Geleceğin Bilim Lideri Ödülü’nü, Şili Üniversitesi Tıp Fakültesi Beslenme Bölümü’nden biyokimyager Maria Elsa Pando San Martin kazandı.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/teknoloji/kuresellesen-sabri-ulker-gelecegin-bilim-lideri-odulunun-10uncusu-siliye-uzandi/42465/">Küreselleşen Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü&#8217;nün 10&#8217;uncusu Şili&#8217;ye uzandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gıda, beslenme ve metabolizma alanlarındaki bilimsel çalışmaların toplum sağlığına katkısını ve uygulanabilirliğini teşvik eden Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü’nün 10’uncu yıl kazananı, Şili Üniversitesi Tıp Fakültesi Beslenme Bölümü’nden Biyokimyager Maria Elsa Pando San Martin oldu.</p>
<p>Bilim dünyasından ulusal ve uluslararası isimlerin katılımıyla İstanbul’da düzenlenen törende San Martin ödülünü Sabri Ülker Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Yahya Ülker’in elinden aldı.</p>
<p>San Martin liderliğindeki proje, tarımsal bir yan ürün olan patates kabuklarını kullanarak, özellikle yutma güçlüğü çeken ileri yaştaki bireyler için ağızda hızla dağılan, yüksek emilime sahip yenilikçi bir Vitamin B12 taşıyıcı sistemi (film) geliştirdi. Ağızda hızla dağılan filmler 60 saniyeden kısa bir sürede eriyerek Vitamin B12&#8217;nin doğrudan emilimini ve sistemik dolaşıma katılmasını sağlıyor.</p>
<p><b><span>MURAT ÜLKER: BİLİMSEL ÜRETİMİN ÖNÜNÜ AÇMAK BİZİM İÇİN SORUMLULUK</span></b></p>
<p>Murat Ülker, Ülker ailesi olarak, kendini bilime ve insanlığa hizmete adamış isimleri desteklemekten gurur duyduklarını söyledi. Murat Ülker şöyle devam etti: </p>
<p><em><strong>“Kurucumuz Sabri Ülker’in hayatına baktığınızda, aslında çok net bir ilke görürsünüz: İnsana fayda sağlamak… Onun ‘Başarının temelinde önce çalışmak, sonra dürüstlük, sonra da kalite gelir’ sözü, bizim iş yapış biçimimizin de temelini oluşturdu. Ben kendi kuşağımdaki en genç bireydim. Yani en küçük çocuk. Aslında bundan memnundum çünkü bu bana yaramazlık imkanı sağlıyordu. Haşarı değildim ama meraklıydım ve denerdim her şeyi. Şimdi ben neredeyse şirketteki en yaşlıyım. Tabii bu demek ki bizim şirketimiz genç bir organizasyon.</strong></em></p>
<p><em><strong>Şimdi çok şükür 2000 yılında Sabri Bey’in liderliğinde Yıldız Holding’i kurarak başlattığımız kurumsallaşmayla Sabri Ülker Vakfı’nda da Sabri Ülker’in torunları iş başında. Meryem ve Yahya Ülker’e teşekkür eder, başarılar dilerim</strong></em><strong>.”</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/04/kuresellesen-sabri-ulker-gelecegin-bilim-lideri-odulunun-10uncusu-siliye-uzandi-0-ZjTB7sRE.jpeg"/></p>
<p><b><span>YAHYA ÜLKER: BİLİMİN ETKİ ALANININ DA KÜRESELLEŞMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ</span></b></p>
<p>Sabri Ülker Vakfı Başkanı Yahya Ülker de Vakfın kuruluşundan bu yana ortaya koyduğu “insan sağlığına katkı sağlayacak çalışmaları desteklemek” hedefini bir adım ileriye taşıdıklarını belirtti. Yahya Ülker şu değerlendirmelerde bulundu: </p>
<p><strong><em>“İçinde bulunduğumuz çağda, insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlar giderek daha karmaşık hale geliyor. Gıda, beslenme, sürdürülebilirlik ve hayat kalitesi… İşte tam da bu yüzden bilime her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Biz de Sabri Ülker Vakfı olarak 2009’dan bu yana tek bir soruya odaklanıyoruz: Bilim, insan hayatını nasıl daha iyi bir hale getirir? Çünkü biz şuna inanıyoruz: Bilimin gerçek değeri insan hayatına dokunduğu yerde ortaya çıkar. 10 yıl önce küçük bir adım attık. Bugün o adım dünyanın dört bir yanından bilim insanlarını buluşturan bir yapıya dönüştü. Bu ödül artık sadece bir ödül değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin doğduğu, bilimin birlikte üretildiği bir platform. Artık programımız farklı ülkelerden bilim insanlarını bir araya getiren küresel bir etkileşim alanı.</em></strong></p>
<p><strong><em>Çünkü biliyoruz ki geleceği kimse tek başına inşa edemez. Gelecek birlikte üretenlerin olacak. Bilim varsa umut vardır ve biz o umudu birlikte büyütüyoruz.”</em></strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/04/kuresellesen-sabri-ulker-gelecegin-bilim-lideri-odulunun-10uncusu-siliye-uzandi-1-xr5Tq71r.jpeg"/></p>
<p><b><span>DR. MARIA ELSA PANDO SAN MARTIN: ARAŞTIRMAMIN BU PLATFORMDA TAKDİRİ BÜYÜK ONUR</span></b></p>
<p>2025 Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü’nü kazanan Dr.Maria Elsa Pando San Martin ise bu anlamlı ağın bir parçası olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. San Martin şöyle devam etti:</p>
<p><strong><em>“Ödül kazanan çalışmam, bilimsel bilginin insan hayatına doğrudan dokunan çözümlere dönüşebileceğini göstermeyi amaçlıyor. Sağlık ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan yaklaşımların, geleceğin beslenme ve halk sağlığı çözümlerinde belirleyici olacağına inanıyorum. Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü’nün küresel ölçekte genişleyerek farklı coğrafyalardan araştırmaları görünür kılması ve araştırmamın da bu platformda takdir edilmesi benim için büyük bir mutluluk ve onur.”</em></strong></p>
<p><b><span>DR. MARIA ELSA PANDO SAN MARTIN VE ÖDÜL KAZANAN PROJESİ</span></b></p>
<p>Kariyeri boyunca çok disiplinli projelerde araştırmacı ve proje lideri olarak yer alan Şili Üniversitesi Tıp Fakültesi Beslenme Bölümü Öğretim Üyesi Dr.San Martin’in, 10.Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü’nü kazanmasını sağlayan araştırması, sağlık ve sürdürülebilirliği “Döngüsel Beslenme” yaklaşımıyla bir araya getiriyor. San Martin liderliğindeki proje, tarımsal bir yan ürün olan patates kabuklarını kullanarak, özellikle yutma güçlüğü çeken ileri yaştaki bireyler için ağızda hızla dağılan, yüksek emilime sahip yenilikçi bir Vitamin B12 taşıyıcı sistemi (film) geliştirmeyi hedefliyor. Ağızda hızla dağılan filmler 60 saniyeden kısa bir sürede eriyerek Vitamin B12&#8217;nin doğrudan emilimini ve sistemik dolaşıma katılmasını sağlıyor. Bu yöntem, vitaminin vücut tarafından kullanılabilme oranını belirgin şekilde artırmayı hedefliyor. Projenin çevreye olan katkısı da büyük önem taşıyor. Ağızda eriyen bu filmlerin ana yapısı, gıda sanayisinde atık olarak görülen patates kabuklarından elde edilen özel bir nişastadan üretiliyor. Normal şartlarda atık olarak ayrılan bu tarımsal yan ürünler, yenilikçi bir yaklaşımla yüksek katma değerli biyomedikal ürüne dönüşerek döngüsel ekonomiye ve sürdürülebilir beslenme hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.</p>
<p>Çalışmaları, döngüsel ekonomi, biyoaktif bileşenler ve yenilikçi besin taşıyıcı sistemler üzerine yoğunlaşan San Martin, kariyeri boyunca çok disiplinli projelerde araştırmacı ve proje lideri olarak görev yaptı. OEI ve AB tarafından desteklenen REVALIF Uluslararası Araştırma Ağı’nın yürütücülüğünü üstlenen San Martin, vitamin B12 için geliştirdiği ODF sistemiyle OPENICS 2024 Sağlık ve İnovasyon Ödülü’nü kazandı. Omega‑3 türevlerinin süperkritik CO₂ koşullarında yapılandırılması üzerine ulusal bir patenti bulunan San Martin, yeni nesil antioksidan lipid teknolojilerine de önemli katkılarda bulundu. Araştırma alanları arasında EPA/DHA zengin lipidler, nar kabuğu polifenolleri ve nörodejenerasyon yer alan başarılı bilim insanının, son beş yıl içinde uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 10&#8217;dan fazla bilimsel makalesi bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/teknoloji/kuresellesen-sabri-ulker-gelecegin-bilim-lideri-odulunun-10uncusu-siliye-uzandi/42465/">Küreselleşen Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü&#8217;nün 10&#8217;uncusu Şili&#8217;ye uzandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/teknoloji/kuresellesen-sabri-ulker-gelecegin-bilim-lideri-odulunun-10uncusu-siliye-uzandi/42465/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>50 yıl sonra yeniden! NASA astronotları tarihi Ay görevi için son durağa ulaştı&#8230;</title>
		<link>https://www.millinizam.com/teknoloji/50-yil-sonra-yeniden-nasa-astronotlari-tarihi-ay-gorevi-icin-son-duraga-ulasti/41890/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/teknoloji/50-yil-sonra-yeniden-nasa-astronotlari-tarihi-ay-gorevi-icin-son-duraga-ulasti/41890/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 13:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Artemis 2]]></category>
		<category><![CDATA[Fırlatma]]></category>
		<category><![CDATA[Görev]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=41890</guid>

					<description><![CDATA[<p>50 yıl sonra Ay'a gidecek ilk insanlı görev olan Artemis 2 için mürettebat Kennedy Uzay Merkezi'ne ulaştı. 1 Nisan'da fırlatılması planlanan 10 günlük görevde astronotlar, Ay'ın etrafında dolanarak Orion sistemlerini test edecek.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/teknoloji/50-yil-sonra-yeniden-nasa-astronotlari-tarihi-ay-gorevi-icin-son-duraga-ulasti/41890/">50 yıl sonra yeniden! NASA astronotları tarihi Ay görevi için son durağa ulaştı&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NASA’nın 50 yıl sonra Ay’a gerçekleştireceği ilk insanlı görev olan Artemis 2 için mürettebat Kennedy Uzay Merkezi’ne ulaştı.</p>
<p>Artemis 2 görevinde yer alacak NASA astronotları Reid Wiseman, Victor Glover ve Christina Koch ile Kanada Uzay Ajansı astronotu Jeremy Hansen, Houston’daki Johnson Uzay Merkezi’nden T-38 jetleriyle Kennedy Uzay Merkezi&#8217;ne ulaştı.</p>
<p>Ekip, fırlatma öncesi son hazırlıklarını burada sürdürecek.</p>
<p><b><span>50 YIL SONRA AY&#8217;A İLK İNSANLI GÖREVE ÇOK AZ KALDI</span></b></p>
<p>Artemis 2, 1972’deki Apollo 17’den bu yana Ay’a gerçekleştirilecek ilk insanlı görev olacak. Astronotlar, yaklaşık 10 günlük bir görev kapsamında Ay’ın etrafında dolanarak Dünya’ya geri dönecek.</p>
<ul>
<li>Görev kapsamında Ay’a iniş planlanmıyor.</li>
<li>Bunun yerine Orion uzay aracı, Ay’ın uzak tarafından geçerek <strong>“serbest dönüş yörüngesi” </strong>adı verilen bir rota izleyecek.</li>
<li>Bu rota sayesinde araç, büyük bir motor manevrasına ihtiyaç duymadan doğal olarak Dünya’ya geri dönebilecek.</li>
</ul>
<p>Artemis 2 aynı zamanda Orion’un yaşam destek sistemlerinin ilk kez insanlı ortamda test edilmesini sağlayacak.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.millinizam.com/wp-content/uploads/2026/03/50-yil-sonra-yeniden-nasa-astronotlari-tarihi-ay-gorevi-icin-son-duraga-ulasti-0-SdK37Mmz.jpg"/></p>
<p><b><span>KARANTİNA VE TEKNİK HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR</span></b></p>
<p>Mürettebat, 20 Mart’tan bu yana karantinada bulunuyor. Bu süreçte roket de fırlatma rampasına taşındı.</p>
<p>Daha önce Şubat ayında yapılan testlerde tespit edilen teknik sorunlar nedeniyle roket geçici olarak geri çekilmiş, ardından yeniden fırlatma sahasına yerleştirilmişti.</p>
<p><b><span>FIRLATMA TAKVİMİ VE OLASI ERTELEMELER</span></b></p>
<p>NASA’nın planına göre roketin yakıt yüklemesi 1 Nisan günü başlayacak ve fırlatma aynı gün iki saatlik süre içinde gerçekleştirilecek.</p>
<p>Herhangi bir aksaklık yaşanması halinde 1-6 Nisan tarihleri arasında dört deneme hakkı bulunuyor. Bu takvimin kaçırılması durumunda ise bir sonraki fırlatma 30 Nisan’da planlanacak</p>
<p>Artemis 2, NASA’nın Ay’da kalıcı insan varlığı oluşturmayı hedefleyen Artemis programının önemli bir adımı olarak görülüyor.</p>
<div>KAYNAK: <span>NTV | HABER7</span></div>
<p><a href="https://www.millinizam.com/teknoloji/50-yil-sonra-yeniden-nasa-astronotlari-tarihi-ay-gorevi-icin-son-duraga-ulasti/41890/">50 yıl sonra yeniden! NASA astronotları tarihi Ay görevi için son durağa ulaştı&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/teknoloji/50-yil-sonra-yeniden-nasa-astronotlari-tarihi-ay-gorevi-icin-son-duraga-ulasti/41890/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan beynini hacklemek artık sadece bilim kurgu değil!</title>
		<link>https://www.millinizam.com/dunya/insan-beynini-hacklemek-artik-sadece-bilimkurgu-degil/35215/</link>
					<comments>https://www.millinizam.com/dunya/insan-beynini-hacklemek-artik-sadece-bilimkurgu-degil/35215/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdussamed Tosun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 11:56:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[hacker]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Nöroteknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.millinizam.com/?p=35215</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nöroteknoloji alanında yaşanan hızlı gelişmeler, beyin sinyallerinin okunmasını ve kablosuz olarak dış ortama aktarılmasını mümkün hâle getirdi. Bu yenilik, tıp ve rehabilitasyon alanında önemli bir adım oluştururken, aynı zamanda yeni bir güvenlik riskini ortaya çıkardı. Uzmanlar, beyin bilgisayar arayüzlerinin (BCI) siber saldırılara karşı açık hâle geldiğini bildiriyor. Oxford Üniversitesi’nin hazırladığı rapor, BCI cihazlarının kablosuz bağlantı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/dunya/insan-beynini-hacklemek-artik-sadece-bilimkurgu-degil/35215/">İnsan beynini hacklemek artık sadece bilim kurgu değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nöroteknoloji alanında yaşanan hızlı gelişmeler, beyin sinyallerinin okunmasını ve kablosuz olarak dış ortama aktarılmasını mümkün hâle getirdi. Bu yenilik, tıp ve rehabilitasyon alanında önemli bir adım oluştururken, aynı zamanda yeni bir güvenlik riskini ortaya çıkardı. Uzmanlar, beyin bilgisayar arayüzlerinin (BCI) siber saldırılara karşı açık hâle geldiğini bildiriyor.</p>
<p>Oxford Üniversitesi’nin hazırladığı rapor, BCI cihazlarının kablosuz bağlantı nedeniyle dış müdahaleye uygun bir yapı taşıdığını gösterdi. Raporda, bu müdahaleler “brainjacking” yani beyin korsanlığı olarak tanımlandı. Araştırmalar, bir saldırganın bu sistemlere erişmesi hâlinde cihaz ayarlarını uzaktan değiştirebildiğini, beyin sinyallerini manipüle edebildiğini ve düşünce verilerini izinsiz şekilde elde edebildiğini ortaya koydu.</p>
<p>The Guardian tarafından yayımlanan başka bir çalışma, birçok ülkenin nöroteknoloji alanını askerî projelere dahil ettiğini gösterdi. Rapora göre, devletler bu teknolojiyi algı keskinliği, karar verme hızı ve sahadaki performansı artırmak amacıyla stratejik bir araç olarak konumlandırıyor.</p>
<p>Güvenlik uzmanları, nöroteknolojinin kontrolsüz ilerlemesi hâlinde psikolojik operasyonların yeni bir boyuta taşınabileceğini belirtiyor. Bu uyarılar, propaganda yöntemlerinin gelişmiş hâlleri, toplumsal manipülasyon tekniklerinin güçlenmesi ve bireylerin karar mekanizmalarının dış etkilerle yönlendirilebilmesi ihtimaline dayanıyor.</p>
<p>Bilim insanları, beyin güvenliği konusunda uluslararası bir yasal çerçeve oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, beyne ait verilerin insan mahremiyetinin en kritik kısmı olduğunu ve bu verilerin korunmasının küresel güvenlik açısından zorunlu hâle geldiğini ifade ediyor.</p>
<p>Nöroteknoloji, insan hayatını kolaylaştırma potansiyeli taşırken, aynı zamanda önemli bir tehdit alanına dönüşmüş durumda. Uzmanlar, beyin hackleme riskinin artık bilimkurgu olmaktan çıktığını ve önümüzdeki yıllarda siber güvenlik başlıklarının merkezine yerleşeceğini belirtiyor.</p>
<p><a href="https://www.millinizam.com/dunya/insan-beynini-hacklemek-artik-sadece-bilimkurgu-degil/35215/">İnsan beynini hacklemek artık sadece bilim kurgu değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.millinizam.com">Milli Nizam</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.millinizam.com/dunya/insan-beynini-hacklemek-artik-sadece-bilimkurgu-degil/35215/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
