Vakıflar Genel Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 56 yıldır kullandığı Saraçhane’deki ana hizmet binasını kendi adına tescil ettirmek için tapuya başvurdu. İBB idaresi, tapu devrinin gerçekleşmesi halinde mülkiyet kararını yargıya taşımaya hazırlanıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin on yıllardır ana yönetim merkezi olan Saraçhane’deki tarihi hizmet binası için mülkiyet tartışmalarında deyim yerindeyse kılıçlar yeniden çekildi. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Fatih Tapu Müdürlüğü’ne yaptığı resmi başvuru, kentteki mülkiyet ve taşınmaz kavgalarına yepyeni ve devasa bir cephe açtı.
TAPU ŞU AN İBB’DE BULUNUYOR
Saraçhane’deki hizmet binasının resmi tapu kaydı halihazırda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin üzerinde bulunuyor. Ancak başvurunun işleme alınması durumunda taşınmazın mülkiyeti İBB’den çıkıp Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yönettiği vakıfların kapsamına girecek. Tescil işlemi tamamlanıp belediyeye tebliğ edilirse, İBB yönetiminin vakit kaybetmeden yargı yoluna başvurması bekleniyor.
DAYANAK VAKIFLAR KANUNU’NUN 30. MADDESİ
Kurumun Fatih Tapu Müdürlüğü’ne yaptığı kritik tescil başvurusu, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesine dayandırılıyor. Bu madde, vakıf yoluyla meydana gelip sonradan Hazine, belediye veya özel idareye geçen kültür varlıklarının mazbut vakıflara devrini düzenliyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü de bugüne kadar Türkiye genelindeki 1.014 taşınmazı bu yasa hükmü doğrultusunda kendi bünyesine geçirdi.
BİNADA YEDİ VAKFIN ŞERHİ VAR
Güncel tapu kayıtları detaylı incelendiğinde; Saraçhane’deki devasa taşınmazın üzerinde Cübbeci Başı Dikran Vakfı, Ayasofya-i Kebir Vakfı, Yakup Ağa Vakfı, Dervişzade Mustafa Vakfı, Ahmet Paşa Vakfı, İsmihan Kaya Sultan Vakfı ve Elhaç Hüseyin Ağa Vakfı olmak üzere tam 7 ayrı vakfın şerhi bulunuyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün başvurusunu da bu şerhler üzerinden şekillendirdiği belirtiliyor.
İBB 56 YILDIR BURADAN YÖNETİLİYOR
Mimar Nevzat Erol’un imzasını taşıyan ve projesi 1953 yılına uzanan Saraçhane Belediye Sarayı’nın inşasına 1960’ta başlandı ve yapı 1970’te tamamlandı. Tam 56 yıldır İstanbul’un kalbi ve yönetim merkezi olan bu binanın devri gerçekleşirse, kullanım sürecinin nasıl ilerleyeceği ise meçhul. Mülkiyetin değişmesi durumunda yapının İBB’ye yeniden kiralanması, tahsis edilmesi veya tamamen tahliye edilmesi ihtimalleri masada duruyor.
DİĞER TAŞINMAZLARDA NELER YAŞANMIŞTI?
Bu son girişim, İBB ile Vakıflar arasında 2019’dan bu yana 50’yi aşkın taşınmaz üzerinden süren çekişmenin en büyük adımı oldu. Daha önce Galata Kulesi İBB’den alınıp vakıflara geçerek müzeye dönüştürülmüştü. Taksim Gezi Parkı vakıflara devredildikten sonra açılan davayla 2024’te yeniden İBB’ye dönerken; Yerebatan Sarnıcı için Haziran 2026’da İBB mahkemeden tahliyeyi durdurma kararı aldı. Beyoğlu’ndaki tarihi Metrohan ise Mayıs 2026’da vakıflara tescil edilmiş, Hidiv Kasrı ise uzun yargı sürecinin ardından istinaf kararıyla İBB mülkiyetinde kalmıştı.