Epstein Dosyaları: Sessizliğin Suça Ortaklığı

Yayınlama: 04.02.2026
A+
A-

Şeytanın suret bulmuş yüzü Batı’da batıyor.

Ama batarken, masumları da beraberinde sürüklemeye kararlı.
Yıllardır fısıltı halinde konuşulan, üstü örtülen, görmezden gelinen Epstein dosyaları, bugün yeniden dünya kamuoyunun önüne saçılıyor. Dosyalarda yer alan iddialar yalnızca bireysel suçları değil, küresel bir çürümeyi, sistematik bir ahlaki çöküşü gözler önüne seriyor.
Epstein Dosyalarında Ne Var?
Kamuoyuna yansıyan mahkeme belgeleri, tanık ifadeleri ve bazı resmî kayıtlar;
Jeffrey Epstein’in kurduğu karanlık ağda, reşit olmayan kız çocuklarının sistematik şekilde istismar edildiğine dair ciddi iddialar içeriyor.
Bu dosyalarda adı geçen bazı üst düzey isimlerle ilgili:
11–12–13 yaşındaki çocukların Epstein’in adasında bulunduğuna dair tanıklıklar,
Cinsel istismar, şiddet ve insanlık dışı uygulamalara ilişkin anlatımlar,
Vahşetin boyutlarının tam olarak hâlâ aydınlatılamadığına dair güçlü şüpheler
yer alıyor.
Altını çizmek gerekir: Bunlar iddialardır; ancak iddiaların ağırlığı, kapsamı ve dosyaların resmî kaynaklara dayanması, konunun ciddiyetini tartışmasız kılmaktadır.
Asıl Soru: Dünya Neden Susturuldu?
Bu dosyalar yeni değil.
Epstein yıllar önce yargılandı, hapse girdi, sonra şüpheli şekilde “öldü”.
WikiLeaks belgelerinde benzer karanlık ilişkiler ortaya saçılmıştı.
Ama sonra ne oldu?
Hiçbir şey.
Dünya sustu.
Medya sustu.
Siyaset sustu.
Uluslararası kurumlar sustu.
Bugün bu dosyaların yeniden gündeme gelmesi ise tesadüf değil. Küresel güç mücadeleleri, savaş tehditleri, İran üzerinden yürütülen baskılar ve savaş istemeyen diğer küresel aktörlerin pozisyonları bu “deşifre zamanlamasını” düşündürücü kılıyor.
Yani masumların hesabı, yine başka bir küresel hesaplaşmanın aracı hâline getiriliyor.
Adalet Gerçekten İsteniyor mu?
Eğer gerçekten adalet istenseydi:
Bu dosyalar yıllar önce açılırdı
Mağdurlar korunur, desteklenirdi
Suçlanan isimler dokunulmaz zırhına bürünmezdi
Ama görünen o ki mesele adalet değil; güç dengeleri.
Bugün dosyalar açılıyor olabilir; yarın yine unutulmayacağının garantisi yok. Epstein dosyalarının da, WikiLeaks belgeleri gibi tarihin tozlu raflarına kaldırılmasına izin verilmemelidir.
Unutulmaması Gerekenler
Bu mesele ne ABD iç siyasetiyle sınırlıdır ne de Batı’nın iç hesaplaşmasıdır.
Bu, insanlık suçudur.
Mağdurların isimleri değil, acıları konuşulmalıdır.
Siyasi konjonktüre göre değil, evrensel hukukla hareket edilmelidir.
Suç işlediği kanıtlanan herkes, unvanına ve makamına bakılmaksızın yargılanmalıdır.
Aksi hâlde bu dosyalar sadece bir “bilgi sızıntısı” değil, küresel ikiyüzlülüğün belgesi olarak kalacaktır.
Ve tarih bir kez daha şunu yazacaktır:
Dünya, masumlar için değil; çıkarları için ayağa kalktı.
Epstein dosyalarına yansıyan iddialara göre;
Tom Barrack’ın, Epstein’in adasında 11, 12 ve 13 yaşlarındaki kız çocuklarının istismar edildiği organizasyonlarda yer aldığı ileri sürülmektedir. Belgelerde geçen anlatımlar, yalnızca cinsel istismarla sınırlı kalmayıp, insanlık dışı vahşet iddialarını da içermektedir. Bu iddialar arasında, kamuoyunun dehşetle karşıladığı ve doğruluğu yargı mercilerince henüz netleştirilmemiş aşırı şiddet ve akıl almaz uygulamalara dair ifadeler bulunmaktadır.
Dosyalara giren bu anlatımlar, yaşananların boyutunun hâlâ tam olarak ortaya çıkarılamadığını, kamuoyuna yansıyanların ise belgelerin yalnızca küçük bir kısmı olabileceğini göstermektedir.
Tüm bu iddialara konu olan şahsın, bir dönem ABD’nin Ankara Büyükelçisi olarak görev yapmış olması ise meseleye ayrı bir ağırlık kazandırmaktadır. Uluslararası hukuk çerçevesinde sağlanan diplomatik ayrıcalık ve dokunulmazlıkların, böylesi ağır suç iddialarının üzerini örtmek için fiilen bir kalkan hâline gelmiş olması, adalet ve vicdan açısından kabul edilemezdir.
Bu dosyalar kapatılamaz, bu iddialar görmezden gelinemez.
Çünkü burada söz konusu olan siyaset değil; çocukların hayatı ve insanlığın onurudur.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.