Yeniden Refah Partisi Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu, 15 Eylül 2026 tarihinde patlak veren fon skandalının ardından yerli kredi derecelendirme kuruluşlarına yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Bayramoğlu; JCR Avrasya Rating A.Ş., Saha Rating A.Ş., Türk Rating (İstanbul Uluslararası Derecelendirme Hizmetleri) ve World Rating (Dünya Kredi Derecelendirme A.Ş.) gibi yerel kuruluşların bu süreçte adeta sınıfta kaldığını belirterek olayın hukuki boyutlarının acilen araştırılması çağrısında bulundu.
Skandal Öncesi Dağıtılan “Yatırım Yapılabilir” Notları
Prof. Dr. Bayramoğlu, tasfiye kapsamına alınan 131 fonun kurucusu ve yatırımcısı durumundaki şirketlerin risk ratingini yapan bu derecelendirme şirketlerinin, fon skandalından hemen önce hangi kurumlara “Yatırım Yapılabilir” notu verdiğini ve bu notları sürdürdüğünü tek tek kamuoyuyla paylaştı.
Bayramoğlu’nun paylaştığı verilere göre ilgili şirketler, derecelendirme kuruluşları ve not tarihleri şu şekilde sıralandı:
- Tera Finans Faktoring A.Ş. – 26 Ağustos 2026 (JCR Avrasya)
- Tera Yatırım Bankası A.Ş. – 29 Temmuz 2026 (JCR Avrasya)
- Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. – 31 Ekim 2025 (JCR Avrasya)
- Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş. – 30 Ocak 2026 (JCR Avrasya)
- Pusula Yatırım Menkul Değerler A.Ş. – 7 Mayıs 2026 (World Rating)
- Destek Finans Faktoring A.Ş. – 11 Mart 2026 (Saha Rating)
- İnfo Yatırım Menkul Değerler A.Ş. – 2 Eylül 2025 (Türk Rating)
- A1 Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş. – 18 Nisan 2025 (Türk Rating)
- Adil Varlık Yönetim A.Ş. – 9 Nisan 2026 (Türk Rating)
- Alnus Varlık Yönetim A.Ş. – 17 Temmuz 2025 (Türk Rating)
“Kâr Saikiyle mi Hareket Edildi, Yoksa Skandalın Bir Parçası mı Oldular?”
Yukarıda rating tarihleri verilen firmaların tamamının, 15 Eylül 2026 tarihli fon skandalının hemen ardından not indirimine tabi tutulduğuna dikkat çeken Bayramoğlu, skandal öncesinde ise bu şirketlerin tamamının notunun “Yatırım Yapılabilir” seviyelerde tutulduğunu vurguladı.
Durumu “İyi niyetli bir değerlendirme ile bu kuruluşların tamamı sınıfta kalmıştır” sözleriyle özetleyen Genel Başkan Yardımcısı Bayramoğlu, olayın ardında yatan olası başka senaryolara da işaret etti. İşin içinde iyi niyetin ötesinde bir durum olması halinde bunun hukuki yönleriyle araştırılmasının şart olduğunu belirten Bayramoğlu, yetkili hukuki, düzenleyici, denetleyici kurumlara ve bu şirketlere lisans veren mercilere şu soruları yönelterek göreve davet etti:
- A) ABD’de yaşanan 2008-2009 Küresel Finansal Krizinde olduğu gibi bu kuruluşlar kâr saikiyle mi hareket etmişlerdir?
- B) Bu şirketler bizzat yaşanan fon skandalının bir parçası olmuşlar mıdır?
Yanıt Bekleyen Dört Kritik Soru
Açıklamasının sonunda konunun siyasi, hukuki ve sistemsel sonuçlarına değinen Bayramoğlu, “O zaman soruyoruz” diyerek ilgililerden şu 4 kritik sorunun cevabını talep etti:
- S&P, Moody’s, Fitch, DBRS gibi uluslararası kuruluşlar yerine yerli (ulusal) derecelendirme şirketleri ile çalışmak bir hata mıydı? Hata ise bu siyasi kararın sonuçlarını kim üstlenecektir?
- Bu şirketler temerrüt riski gibi rating işleminin özünü göremedilerse, yüzlerce şirkete halihazırda vermiş oldukları rating notları ne kadar güvenilirdir?
- Bugüne kadar bu rating şirketlerinin hiçbirinin bir özeleştiri yayınlamamış olmaları, adeta devekuşu misali kafalarını kuma gömmüş olmaları makul bir durum mudur?
- Tasfiye halindeki Serbest Fonların kurucusu/yatırımcısı şirketler, Sermaye Piyasası Kurulunun “Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1) madde 32’de yer alan Yapılandırılmış Finansal Ürünlerin fona alınması için belirtilen “Yatırım Yapılabilir Nota Sahip olmaları zorunluluğuna” tam olarak riayet etmişler midir? Etmişler ise bu ürünlerin “Yatırım Yapılabilir” notları hangi kredi derecelendirme kuruluşları tarafından verilmiştir?