Yeniden Refah’tan belediye operasyonlarına tepki: “Geçeni partiye, geçmeyeni gözaltına alıyorlar”

Yeniden Refah’tan belediye operasyonlarına tepki:   “Geçeni partiye, geçmeyeni gözaltına alıyorlar”
Yayınlama: 02.10.2026
A+
A-

Yeniden Refah’tan belediye operasyonlarına tepki:

“Geçeni partiye, geçmeyeni gözaltına alıyorlar”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, belediyelere yönelik operasyonlara tepki göstererek, “Fon krizi bu kadar deprem etkisi meydana getirmişken, kurumların başındaki insanlar sadece şüpheli sıfatıyla ifade verip salınırken belediye operasyonlarının öne çekilmesi, adeta bir gündem değiştirme hamlesi gibi görülmektedir. Suç işleyen belediye başkanı varsa elbette ki alınacaktır ama geçeni partiye alıyorlar, geçmeyeni gözaltına alıyorlar. Dolayısıyla işleyenin hukuk değil, partizanlık olduğu kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı, Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan başkanlığında gerçekleştirildi.

Toplantının ardından basın toplantısı düzenleyen Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç; Diyarbakır ve Konya’da planlanan parti programları, Soma’da yaşanan maden faciası, milyarlarca dolarlık fon krizi, akaryakıt zamları, erken seçim çağrısı, belediye başkanlarına yönelik operasyonlar ve basına yönelik erişim engelleri gibi Türkiye’nin ana gündem maddeleri hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

“Necmettin Erbakan hocamızın doğumunun 100. yıldönümü”

Kılıç’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Kılıç, partisinin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği Diyarbakır ve Konya programlarına dair şu bilgileri verdi:

“İnşallah 23-24 Ekim tarihlerinde Diyarbakır ilimizde olacağız. Diyarbakır ilimizde Anadolu buluşmaları programımızı gerçekleştireceğiz. Yine bu ay sonunda Konya’da Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın doğumunun 100. yıldönümü nedeniyle biliyorsunuz 2026 yılı Prof. Dr. Necmettin Erbakan yılı olarak idrak ediliyor. Hem Yeniden Refah Partimiz hem de Millî Görüş camiamız açısından Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın Türkiye Cumhuriyeti’ne aziz milletimize D8 ve D60 projeleriyle de bütün İslam âlemine yönelik büyük hizmetlerinin, mefkûresinin, devlet, siyaset ve bilim adamlığının, insanlığının, insanca yaklaşımlarının konuşulacağı bir büyük programa Konya’da hazırlanıyoruz. Bu program farklı siyasal kesimlerin, farklı toplumsal kesimlerin Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’la birlikte Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın hayatına ve hatıratına temas edeceği bir program olarak gerçekleşecektir.”

“Her adaletsiz yargılama yeni bir facianın habercisidir”

Soma’da meydana gelen ve işçilerin hayatını kaybettiği maden kazası hakkında Kılıç şu açıklamayı yaptı:

“Manisa’nın Soma ilçesindeki özel bir maden ocağında dün öğlen saatlerinde meydana gelen ve yedi işçimizin etkilendiği facia yüreğimizi bir kere daha yaktı. Hayatını kaybeden beş madencimize Allah’tan rahmet, yaralılara şifalar, ailelere de sabır ve metanet temenni ediyoruz. Rabbim işçilerimizi, emekçilerimizi her türlü kazadan beladan muhafaza buyursun. Milletimize de bir daha böyle acılar yaşatmasın. Rabbimiz yardım edecek ama kullarının da aklı, bilimi kullanması, iş kazalarına karşı önlem alması gerekiyor. Zira bu tür kazalar aslında göz göre göre geliyor. Türkiye tarihinin en büyük maden kazası 13 Mayıs 2014 tarihinde yine Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanmıştı. Hatırlayacaksınız bu büyük faciada resmî rakamlara göre 301 maden işçimiz hayatını kaybetti. Yargılamalar uzadıkça uzadı. Maden sahipleri olayda kusur ve sorumluluğu olanlar hak ettikleri cezaları almadı. Soma mağdurları Ankara’ya yürüyüşe geçti. Büyük eylemler gerçekleştirdi. Hükümete sesini duyurmak istedi. Yargılamalarda adalet istedi. Bu maden ocaklarının sahibi olan insanlar hakkında 301 canın kaybedilmesinden dolayı 301 defa aynı kanun hükümlerinin mükerreren uygulanmasını talep etti. Ama maalesef adalet hakkıyla gerçekleşmedi. Buradan hatırlatıyoruz. Her adaletsiz yargılama yeni bir facianın habercisidir. 2014’teki maden faciasının hesabı hakkıyla sorulsaydı, gereken önlemler alınsaydı, kontroller sıkılaştırılsaydı, iş güvenliği tedbirlerine ilgili bakanlıklar tarafından gerekli ağırlık kazandırılsaydı, dün Soma’da beş işçimizin ölümüyle sonuçlanan facia belki de yaşanmayacaktı. Bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz ama yetkilileri de akla, hukuka ve insafa davet ediyoruz.”

“Ekonomi yönetimi fon olayında duvara toslamıştır”

Gündemdeki fon krizi ve Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) yönelik Kılıç, şu eleştirilerde bulundu:

“Devletin kontrolünde, kurumların gözleri önünde, içi boş şirketlerin sansasyonel fonların milyarlarca dolarlık değere ulaşması kabul edilebilir bir durum değil. Fon krizi bir ekonomik türbülans değil, organize işler kapsamında cereyan eden bir piyasa dolandırıcılığı hadisesidir. Milyarlarca dolar el değiştirirken, Sermaye Piyasası Kurulu nerededir? Tüm hisseleri çakılan, yatırımcısını büyük zararlara uğratan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası yönetimi nerededir? Bankalar arası işlemleri ekranında an an gören Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu nerededir? Uçan kuştan haberdar olması gereken Devlet Denetleme Kurulu nerededir? Açıkça söylemek gerekir ki ekonomi yönetimi bu olayda tüm kurumlarıyla ve tüm birimleriyle duvara toslamıştır. Şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulan SPK eski başkanının bazı hisselerde bir yılda bin katına varan artışları vatandaş teveccühü olarak izah etmeye kalkışması da aymazlıkta gelinen son noktadır. Mağdur vatandaşlarımızın yanındayız. Yandaşın değil vatandaşın korunmasından yanayız. Bu çerçevede ana para ödemelerinin derhâl yapılmasını, mağduriyetlerin son bulmasını, kontrol görevini yerine getirmeyen devlet görevlilerinden de behemehal hesap sorulmasını istiyoruz.”

“Esnaf kontak kapatmaya zorlanıyor”

Akaryakıt fiyatları ve beklenen zamların ekonomiye etkisi üzerine Kılıç şunları söyledi:

“Bugün itibarıyla kurşunsuz benzin 85 lira 60 kuruş, motorin, mazot 98 lira 30 kuruş, otogaz yani LPG’de 41 lira 29 kuruş. Yeni ÖTV düzenlemesi de yapıldı. Zamlar artık pompa fiyatlarına düzenli olarak yansıtılacak. Ekim’le birlikte Kasım ve Aralık aylarında yapılacak zamların da miktarları belirlendi. Ekim, Kasım, Aralık zamlarıyla birlikte hem benzin hem de mazotun pompa fiyatının tekrar 100 lirayı aşması bekleniyor. Bu şartlar altında taksilerden dolmuşlara, okul servislerinden kamyonculara kadar taşımacılık sektöründe büyük bir darboğaz, yönetilmesi zor bir kriz bekleniyor. Ulaşım sektörüne yansıyacak fiyat artışları iğneden ipliğe, meyveden sebzeye, sanayiden mutfağa kadar her şeyin fiyatını yükseltecek, enflasyon ve akabinde faiz olarak hayatımızı kökten etkileyecektir. Esnaf bir yandan kepenk kapatıyor, öte yandan kontak kapatmaya zorlanıyor. Acilen önlemler alınmalıdır. Hükümet esnafa destek sağlamalıdır. Kapanan kepenkler açılmalı, kontaklar kapatılmadan tedbirler uygulanmalıdır.”

“Meclisin yapacağı en hayırlı iş erken seçim kararı almaktır”

TBMM’nin yeni yasama yılına başlamasıyla birlikte Kılıç, erken seçim talebini şu sözlerle dile getirdi:

“Bu dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinin yapacağı en hayırlı iş bir an önce erken seçim kararı almak ve sandığı ortaya koymak olacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisinden bu döneme ilişkin en büyük beklentimiz behemehal erken seçim kararı almasıdır. Fon krizi, akaryakıt zamları, yüksek enflasyon ve faizler, kademeli emeklilik bekleyenler, atanamayan öğretmenler ve diğer mağdur kesimler. Türkiye bütün bu mağduriyetler içerisinde erken seçim istiyor, hemen seçim istiyor. İnşallah Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama yılının ilk haftalarında erken seçim kararı alır ve bununla birlikte de Türkiyemiz rahat bir nefes alır. Fon krizi de göstermiştir ki ekonomi yönetimi başta olmak üzere Türkiye artık yönetilemiyor. Olayların önünde adeta suyun üstündeki bir buğday başağı gibi maalesef sürükleniyor. Bu sürüklenmenin önüne geçmek, parlamentoyu ve yönetimi yenilemek de mümkün olacaktır. Halkın talebine tercüman olmak bizim görevimizdir.”

“Geçeni alıyorlar, geçmeyeni gözaltına alıyorlar”

Belediye başkanlarına yönelik soruşturmalar ve parti değiştirme tartışmaları hakkındaki bir soruya Kılıç şu yanıtı verdi:

“Daha birkaç gün önce Yeniden Refah Partimizin de üç tane ilçe belediye başkanını ki bunlardan bir tanesi iki yüz bine aşkın nüfusuyla Kahramanmaraş Dulkadiroğlu belediye başkanı, bir diğeri Kahramanmaraş Türkoğlu ve üçüncüsü de parti değiştirmen belediye başkanlığını bırakırım diyen Elazığ Palu belediye başkanı. Anlıyoruz ki geçeni alıyorlar, geçmeyeni gözaltına alıyorlar. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Geçeni AK Parti’ye alıyorlar, partiye geçmeyeni gözaltına alıyorlar. Mersin Belediyesinde ne yaşandı bilmiyorum ama belediye başkanı 3. dönemi olan bir belediye başkanı. Son döneminin üçüncü yılında olan bir belediye başkanı yolsuzluk yaptığını, ihaleye fesat karıştırdığını yeni mi gördünüz? Bir de fon krizi bu kadar deprem etkisi meydana getirmişken kurumların başındaki insanlar sadece şüpheli sıfatıyla ifade verip salınırken belediye operasyonlarının öne çekilmesi adeta bir gündem değiştirme hamlesi gibi görülmektedir. Suç işleyen belediye başkanı varsa elbette ki alınacaktır. Ama geçeni partiye alıyorlar, geçmeyeni gözaltına alıyorlar. Dolayısıyla işleyenin hukuk değil, partizanlık olduğu kanaatindeyiz.”

“Hukuk yoksa piyasaya güven yoktur”

Bir gazetecinin sorusu üzerine T24 ve bazı sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine ilişkin Kılıç, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Avrupa Birliği ilerleme raporlarında inanılmaz eleştiriler var. Türkiye’de basın özgürlüğü ile ilgili. Medyada zaten sermayedarlık, medya sahipliği bağlamından son yıllarda ciddi bir kısıtlılık yaşanıyor. Medyadaki daralmayı bugün bizi sadece bir kameranın takip ediyor olmasından da anlayabiliyoruz. Artık son haftalarda basın toplantılarımızda devletin resmî haber ajansı olan Anadolu Ajansı bile yok. Anadolu Ajansı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş, Cumhuriyet’le yaşıt, Kurtuluş Savaşı cephelerinden bile haber veren ve seksen altı milyonun vergileriyle finanse edilen bir kurum. Anadolu Ajansı niye burada? Anadolu Ajansının bile basın toplantılarını takip etmediği, ki biz Mecliste temsil edilen bir siyasi partiyiz. Genel başkanı İstanbul milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekili sıfatıyla görev yapan bir siyasi partideki etkinlikler bugün Anadolu Ajansı tarafından bile takip edilmiyor. Bir yıl önce burada beş kameraya konuşurken bugün tek kameraya konuşuyoruz. Bu görüntü Türkiye için iyi bir görüntü değildir. Doğru bir görüntü değildir. Hayırlı bir görüntü değildir. Bırakın medya özgür olsun, serbest kalsın. Ajanlık mı yaptı? Casusluk mu yaptı? Hep oradan gidiliyor ya. Suç mu işledi? Saklı kalması gereken bilgileri alenen mi yaydı? Ne yaptıysa kardeşim, suç varsa yargılanacak suçtur. Olaydır, konudur ve bunlar tutuklu yargılanmayı gerektiren suçlar kategorisi kapsamında da değildir aslında. O nedenle Türkiye’de medyanın özgür kalması en fazla iktidarda bulunanların hayrınadır, yararınadır. Çünkü piyasaya güvenin hukukla eş güdüm hâlinde sürdürülmesi lazım. Hukuk yoksa piyasaya güven yoktur. Güven yoksa ekonomide rahat yoktur.”

 

Basının tamamı:

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.