Savaşın bile bir hukuku, bir ahlakı vardır.
Savaşlarda Kadına, çocuğa, yaşlıya dokunulmazdı.
Masumun canı hiçbir zaman saldırı gerekçesi olamazdı.
Ama bugün ne yazık ki savaşlar da insanlığını kaybetti…
Ülkeler artık askerlerle değil; sivilleri, yaşlıları ve çocukları hedef alıyor. Müslümanlar için mübarek ve kutsal bir ay olan Ramazan’ın özellikle seçildiği yönünde ciddi iddialar ve tartışmalar var. İsrail’in Ramazan dönemlerinde Gazze’de sivilleri hedef alan saldırıları uluslararası kamuoyunda büyük tepki topluyor.
Amerika’nın da İran’a yönelik politikalarında gerilimi tırmandıran adımlar attığı görülüyor. İran devlet televizyonunun aktardığına göre Hürmüzgan eyaletinin Minab kentindeki “Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu”na düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden öğrenci sayısının 150’ye yükseldiği bildirildi. Bu tür haberler bölgedeki tansiyonu daha da artırıyor ve insani vicdanı derinden yaralıyor.
Savaşları askeri cephede kazanamayacağını düşünen güçlerin, halkı hükümetlerine karşı kışkırtmaya yönelik algı operasyonları yaptığı; dezenformasyon ve psikolojik harp yöntemleriyle sonuç almaya çalıştığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Üst düzey yöneticilerin doğrudan hedef alınması, diplomatik dokunulmazlık ilkelerinin ve uluslararası hukukun ihlal edildiği iddiaları da dünya kamuoyunda sıkça dile getiriliyor.
Geçmişte Türkiye’de yaşanan darbe girişimleri hafızalardaki yerini koruyor. 15 Temmuz’da milletin silahları ve uçaklarıyla yine bu millete saldırılmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanmıştı.
O gece millet, iradesine sahip çıkarak hainlere gereken cevabı vermiştir.
Bugün Gazze’de yaşanan dramın ardından İran’a yönelik saldırılar ve bölgedeki askeri üslerin kullanımı da yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. İran’ın da kendisine yönelik saldırılara karşı meşru müdafaa hakkını kullandığını ifade ettiği görülüyor. Uluslararası hukuk çerçevesinde her devletin savunma hakkı vardır; ancak asıl tartışılması gereken, bölge ülkelerinin topraklarının çatışmaların parçası hâline gelmesine nasıl ve hangi şartlarda izin verdiğidir.
Sözde Müslüman komşu ülkeler Düşman ülkelerin Askerlerine Üstlerini kullanma izni veriyorlar.
Bu kirli savaşın kazanan tarafı İran olacaktır. Zor zamanlarda kimin dost, kimin düşman olduğu ise zamanla ortaya çıkar. Tarih, içeride ve dışarıda yaşanan her gelişmeyi kaydeder ve milletler gerektiğinde iradelerine ve ülkelerine sahip çıkmayı da bilir hainlerden hesap sormasını da bilir.