13 yılda en az 852 çocuk çalışırken hayatını kaybetti

13 yılda en az 852 çocuk çalışırken hayatını kaybetti
Yayınlama: 18.07.2026
A+
A-

İSİG Meclisi’nin güncel verileri, 2013 yılından bu yana Türkiye’de en az 852 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Öte yandan, Öğrenci Sendikası tarafından Gebze’de yürütülen Mesleki Eğitim Merkezi araştırması; sisteme kayıtlı öğrencilerin uzun çalışma saatleri, denetimsizlik, iş kazaları ve sistematik kötü muameleyle karşı karşıya kaldığını belgeledi.

Türkiye’de çocuk işçiliği, mesleki eğitim modellemeleri ve iş güvenliği sorunları adli ve akademik raporlarla yeniden gündeme taşındı. İSİG Meclisi’nin uzun vadeli istatistikleri ile Kocaeli’nin Gebze ilçesinde MESEM öğrencileriyle gerçekleştirilen saha araştırması, çocuk işçiliğinin yapısal boyutunu ve maruz kalınan hak ihlallerini ortaya koydu.

İSİG VERİLERİ: 13 YILDA EN AZ 852 ÇOCUK İŞ CİNAYETİ
İSİG Meclisi tarafından derlenen verilere göre, 2013 yılından günümüze kadar geçen süreçte en az 852 çocuk işçi çalışırken yaşamını yitirdi. Hayatını kaybeden çocuklara ilişkin demografik ve sektörel dağılım verileri şu şekilde:

Cinsiyet ve Uyruk Dağılımı: Hayatını kaybedenlerin 730’u erkek, 122’si kız çocuğudur. Yaşamını yitiren çocukların 98’inin mülteci veya göçmen statüsünde olduğu belirlendi.

Yaş Grubu: Ölümlerin 291’i 5-14 yaş arasındaki çocukları kapsarken, 561’i ise 15-17 yaş grubunda gerçekleşti.

Sektörel Dağılım: İş kazası kaynaklı ölümlerin %52’si tarım ve ormancılık alanında meydana geldi. Bu sektörü %13 ile inşaat ve yol, %8 ile konaklama, %7 ile metal ve %3 ile gıda işkolları takip etti.

GEBZE MESEM ANKETİ: UZUN ÇALIŞMA SAATLERİ VE ŞİDDET İDDİALARI
Cumhuriyet’in haberine göre, Öğrenci Sendikası’nın hazırladığı MESEM Raporu kapsamında, Gebze’de eğitim alan ve sanayide istihdam edilen 14-18 yaş grubundaki 926 öğrenciyle bir anket çalışması yapıldı. Öğrencilerin beyanlarına dayanan araştırmada şu veriler öne çıktı:

Çalışma Süreleri: Ankete katılan öğrencilerin %58,1’i haftanın yedi günü çalıştığını belirtirken, %70,9’u günlük çalışma sürelerinin 12 saati aştığını ifade etti.

İş Kazaları ve Sağlık: Öğrencilerin %90,5’i çalışma sürecinde en az bir kez iş kazası geçirdiğini beyan etti. Kaza geçirenlerin %89,9’u ise olayın ardından bir sağlık kuruluşuna/hastaneye götürülmediğini kaydetti.

Kurumsal Denetim ve Eğitim: Katılımcıların %88,9’u işyerlerinde düzenli bir denetim mekanizmasının bulunmadığını, %91,4’ü kendi meslek alanları dışındaki işlerde çalıştırıldığını ve %89,6’sı bu yoğunluk nedeniyle teorik okul eğitimlerine düzenli devam edemediğini bildirdi.

Psikolojik ve Fiziksel Koşullar: Öğrencilerin %97,8’i iş ortamında küfür veya hakarete, %96,8’i ise fiziksel şiddete maruz kaldığını beyan etti.

“NİTELİKLİ İŞGÜCÜ HEDEFİ, UCUZ İSTİHDAMA DÖNÜŞTÜ”
Çocuk işçiliği alanındaki akademik çalışmalarıyla tanınan araştırmacı-yazar Özgür Hüseyin Akış, mevcut tabloyu yasal ve ekonomik düzlemde değerlendirdi. Mesleki eğitim sisteminin, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nda yapılan değişikliklerin ardından tamamen piyasa odaklı bir yapıya büründüğünü belirten Akış, şu tespitlerde bulundu:

“MESEM modeli, başlangıçta sanayinin ihtiyaç duyduğu kalifiye ara eleman ve nitelikli işgücünü yetiştirmek amacıyla yapılandırıldı. Ancak mevcut işleyiş, bu sistemi kalifiye eleman üretiminden ziyade, çocukların yasal korumadan uzak bir biçimde ucuz işgücü olarak konumlandırıldığı bir mekanizmaya dönüştürdü. 2017-2023 yıllarını kapsayan Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı yürütülürken, eş zamanlı olarak MESEM uygulamalarının bu şekilde yaygınlaştırılması yapısal bir çelişkidir. Devlet teşvikiyle desteklenen bu model, güvenlik açıklarını da beraberinde getirmektedir. Nitekim 2023 yılından bu yana en az 20 MESEM öğrencisi iş kazalarında hayatını kaybetmiştir.”

Sorunun sadece sektörel veya vicdani çağrılarla çözülemeyeceğini vurgulayan Akış, çocuk işçiliğinin engellenmesi için yoksullukla mücadele edilmesi, kamucu ekonomik politikalara dönülmesi ve eğitim sisteminin eşit, parasız ve kamusal hak temelinde yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade etti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.