İktidarın yaptığı en iyi işlerden birinin dört yıl zenginlere çalışıp, seçim yılında vatandaşı hatırlamak olduğunu belirten Yeniden Refah Partisi Ekonomik İşler Başkanı Prof. Dr. M. Fatih Bayramoğlu, “Vatandaşımız aldanmasın. AK Parti fakirin, fukaranın ve ezilenlerin partisi değil, zenginlerin partisi olmuştur. Seçim yılında, suni olarak ekonomiyi iyi gibi gösterip, maaşlara zam yapıp, vatandaşın oyunu alıyorlar. Seçimden sonraki 4 sene ise yükü vatandaşa yükleyip, zengini daha da zengin etmeye hizmet ediyorlar.” ifadelerini kullandı.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu, iktidarın açıkladığı enflasyon hedefi ile gerçek enflasyon rakamlarını mercek altına aldı.
Hazine ve Maliye Bakanlığının borçlanma oranları ile özel sektörün kredi maliyetlerini de analiz eden Bayramoğlu, iktidarın izlediği ekonomi politikasıyla, enflasyonu tek haneye düşürmesinin imkansız olduğunu ifade etti.
“3 Yılda Enflasyon Sadece Net 6 Puan Düşebildi.”
Bayramoğlu, 2023 Genel Seçimlerinin ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğuna oturan Mehmet Şimşek yönetimindeki ekonomi programının, kamuoyuna açıklanan hedeflerinden tamamen saptığını belirterek, ekonomi yönetiminin enflasyonu düşürmede başarısız olduğunu rakamlarla ortaya koydu.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından hayata geçirilen yeni ekonomi programının çöktüğünü belirten Bayramoğlu, Bakan Şimşek döneminin başında yüzde 38 seviyesinde olan enflasyonun süreç içerisinde yüzde 75’lere kadar fırladığını, bugün ise ancak yüzde 32 seviyelerine gerileyebildiğini hatırlattı. Bayramoğlu, “Demek ki 3 koca senede enflasyonu net 6 puan düşürebilmişler. Vatandaşa vaat edilen tablo bu değildi” ifadelerini kullandı.
“Hayali Hedeflere Göre Maaş Zammı, Gerçek Enflasyona Göre Geçim”.
Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri ile gerçekleşen rakamlar arasındaki devasa farka dikkat çeken Bayramoğlu, iktidarın 2024 yılında ilan ettiği OVP’de 2025 yılı enflasyon hedefi yüzde 15,2 iken 2026 hedefi ise yüzde 8,5’ti. Ancak gerçekleşen tablonun acı olduğunu vurgulayan Bayramoğlu, “2025 yılında enflasyon yüzde 30,89 oldu. 2026 yılı Haziran sonunda ise yüzde 32,11 seviyesinde. Vatandaşa maaş zammı yapılırken OVP’nin hayali hedefleri esas alınıyor, ama çarşı-pazarda gerçek enflasyon vatandaşı ezmeye devam ediyor” dedi.
“Enflasyonun Düşmemesinin Sebepleri, İktidarın Politikalarıdır”
Bayramoğlu, “kamunun borçlanma maliyeti yüzde 45’ler seviyesinde. Bu durumda iktidar borçlandığı her 100 lira için 45 lira faiz ödüyor. Bunu ise kamu hizmetlerine ve vergilere zam yaparak vatandaşa ödetiyor. Özel sektörün borçlanma maliyeti ise yüzde 60’lar seviyesinde. Özel sektör de her 100 liralık borcuna 60 lira faiz ödüyor demektir. Özel sektör de ayakta kalmak için bu faiz ödemelerini, vatandaşa sattığı ürünlere yansıtmak zorunda. Sonuç olarak kamunun da özel sektörün de faiz yükünü tüketici konumundaki vatandaş yükleniyor. Bu maliyetlerin olduğu bir ekonomide, enflasyon tek haneli rakamlara düşebilir mi? Mümkün değildir” dedi.
Hazine Finansman Programı Alarm Veriyor
Bayramoğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın borçlanma ihalelerindeki faiz tırmanışına dikkat çekilen değerlendirmede, 7 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen 4 yıl vadeli 157,3 milyar liralık ihalede faizin %45,08 olarak gerçekleştiğini hatırlatarak, “4 yıl boyunca kamu hizmetleri yüzde 40’lara-45’lere mal olacaksa, enflasyon tek haneye nasıl düşsün? İktidar, vatandaşımıza acı gerçeği açıklamalı” dedi. Ayrıca Temmuz-Ağustos-Eylül 2026 dönemini kapsayan 3 aylık süreçte toplam 1,66 trilyon lira borç anapara ve faiz ödemesi yapılacağını açıklayan Bayramoğlu, iç borç ödemelerinin %40,6’sının, dış borç ödemelerinin ise %77,5’inin doğrudan faiz ödemesi olacağını açıklayarak, “tepeden tırnağa faize gömüldük” dedi.
“İktidar, kötü alışkanlıklarını terk etmek istemiyor”
İktidar, faizin, israfın ve zenginlere kıyak çekmenin bağımlısı olmuş. Bu bağımlılıkla mücadele etmek gerekiyor. Tedavi şart!” diyen Bayramoğlu, “İktidar israftan, faiz ödemelerinden ve holdinglere vergi kıyağı alışkanlığından vazgeçemiyor. Bu sebeple vatandaştan yüksek vergiler alarak bu kötü alışkanlığını sürdürüyor. 18,7 trilyon liralık 2026 bütçesinin 15,6 trilyon lirası vergi. 2,74 trilyon liralık bütçe açığı ise yüksek faizli borçlanma ile karşılanıyor. Kalan açık ise kamu varlıklarının satışıyla karşılanıyor. Aynı bağımlı insanlar gibi, elde avuçta ne varsa iktidar yok pahasına satıyor. Bu böyle gidemez” dedi.
Bayramoğlu, “Tarımsal ürün taban fiyatları, esnafa yönelik destekler, asgari ücrete yönelik kamu desteği ve sanayi teşvikleri gibi destekleyici kalemlere yapılan zamların katbekat fazlası köprü, otoyol, doğalgaz, elektrik, su, ulaşım gibi hizmet zamlarına yapılıyor. Vergilere de çok yüksek zamlar yapılıyor. 23 dönemdir kesintisiz büyüyen bir ekonomide, bu büyümenin refah payı olarak çalışanlara ve emeklilere yansıtılmamasının arkasında da bu yüksek faiz yükü, israf ve zenginleri gözetme politikası bulunuyor” açıklamasını yaptı.
AK Parti ezilenlerin değil zenginlerin partisidir.”
İktidarın yaptığı en iyi işlerden birinin dört yıl zenginlere çalışıp, seçim yılında vatandaşı hatırlamak olduğunu belirten Bayramoğlu, “Vatandaşımız aldanmasın. AK Parti fakirin, fukaranın ve ezilenlerin partisi değil, zenginlerin partisi olmuştur. Seçim yılında, suni olarak ekonomiyi iyi gibi gösterip, maaşlara zam yapıp, vatandaşın oyunu alıyorlar. Seçimden sonraki 4 sene ise yükü vatandaşa yükleyip, zengini daha da zengin etmeye hizmet ediyorlar. Vatandaşımız bunu 2023 seçimleri sonrasında açıkça gördü. Seçim yaklaşıyor, vatandaşımız bu suni ekonomik görüntüye aldanmasın. AK Parti’nin bundan böyle kazanacağı her seçimin sonu, vatandaşa uygulanacak acı reçeteler olacaktır” uyarısında bulundu.
“Çözüm: Milli Görüş ve Adil Ekonomik Düzendedir.”
Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu, Türkiye’nin bu ekonomik darboğazdan mevcut iktidar anlayışıyla çıkamayacağını vurgulayarak; “Artık değişim gerekiyor. Türkiye ekonomisinin kurtuluş reçetesi Milli Görüş’tedir. Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın Cumhurbaşkanlığında ve Yeniden Refah Partisi’nin TBMM’de çoğunlukta olduğu bir iktidarda; ‘Denk Bütçe’ anlayışıyla, israfı bitirerek, gelir dağılımında adaleti sağlayarak, holdinglere yapılan kıyaklara son vererek, vergi toplarken adil davranarak, özetle ‘Adil Ekonomik Düzen’i kurarak adil, huzurlu, güvenli ve yaşanabilir bir Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz.” Açıklamasında bulundu.