“Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki altyapısına yönelik hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. 12 maddeden oluşan teklif, komisyon aşamasının tamamlanmasının ardından TBMM Genel Kurulu’nun gündemine gelecek.
Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak anılan düzenleme, PKK/KCK’nın silahsızlanması ve fiili varlığının sona erdirilmesi sürecinin ardından uygulanacak hukuki mekanizmaları belirliyor. Komisyondaki görüşmeler uzun saatler sürerken teklifin kapsamı, uygulanma şartları, soruşturma ve davaların durumu ile kapsam dışında bırakılacak suçlar ele alındı.
Teklifte yer alan düzenlemelerin uygulanabilmesi belirli koşullara bağlanıyor. Buna göre PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve ellerindeki silah ile mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi öngörülüyor.
Bu sürecin ardından ilgili tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilerek Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Dolayısıyla teklif kanunlaşsa dahi bu şartlar gerçekleşmeden düzenlemede öngörülen erteleme mekanizmaları otomatik olarak uygulanmayacak.
Teklif; PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgüt propagandası yapma suçlarının yanı sıra örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen belirli suçlara yönelik hükümler içeriyor.
Örgüt lehine işlendiği belirtilen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki bazı suçlar da düzenlemenin kapsamına giriyor.
Bununla birlikte örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu kapsam dışında tutuluyor. Ayrıca 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin de istisnalar öngörülüyor.
Teklif metninde Abdullah Öcalan’ın adına özel olarak yer verilmiyor. Düzenleme kişi isimleri üzerinden değil, suç türleri, suç tarihleri ve hukuki şartlar üzerinden oluşturuluyor.
Özellikle 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçların kapsam dışında tutulmasına ilişkin hüküm, teklifin kimleri kapsayacağı konusunda siyasi ve hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Teklif, kapsama giren suçlara ilişkin devam eden soruşturma ve kovuşturmalar için erteleme mekanizması getiriyor.
Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren kapsamdaki suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara ilişkin süreçlerin ise 10 yıl süreyle ertelenmesine yönelik hükümler bulunuyor.
Erteleme süresi içerisinde yeniden terör suçu işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılacak ve soruşturma veya kovuşturma kaldığı yerden devam edecek.
Düzenlemeden yararlanmak isteyen kişilerin kanunda belirlenen süre içerisinde başvuruda bulunması öngörülüyor. Başvuruların ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına veya oluşturulacak kurul tarafından belirlenecek kurumlara yapılması planlanıyor.
Bu nedenle düzenlemenin kapsamına giren kişiler açısından da otomatik bir uygulama söz konusu olmayacak. Kanunda belirtilen şartların yerine getirilmesi ve gerekli hukuki prosedürlerin tamamlanması gerekecek.
Teklif kapsamında uygulamanın takibi ve koordinasyonu amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulması öngörülüyor. Kurulda ilgili bakanlar ve üst düzey kamu görevlileri yer alacak.
TBMM Başkanlığı bünyesinde ise 17 üyeli İzleme Komisyonu kurulması planlanıyor. Komisyon, düzenlemenin uygulanmasını takip ederek gerekli gördüğü konularda tavsiye kararları verebilecek.
Silahsızlanma kapsamında teslim edilen veya beyan edilen silah, mühimmat, patlayıcı maddeler ile diğer araç ve malzemelerin kayıt altına alınması öngörülüyor. Uygulamaya ilişkin usul ve esasların ilgili kurumlar tarafından belirlenmesi planlanıyor.
Teklif ayrıca kanun kapsamında verilen görevleri yerine getiren kamu görevlilerine ilişkin hukuki düzenlemeler de içeriyor.
Adalet Komisyonu’nda kabul edilen teklif henüz yasalaşmış değil. Düzenlemenin kanun haline gelebilmesi için TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek kabul edilmesi ve ardından anayasal yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor.
Komisyondan geçen teklifin Genel Kurul görüşmeleri, “Terörsüz Türkiye” sürecinin bundan sonraki aşamaları açısından kritik önem taşıyor.