Türkiye’nin değişen nüfus yapısına yönelik politikaların ele alındığı Nüfus Politikaları Kurulu’nun dördüncü toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirildi. Toplantının ana gündemini düşen doğurganlık hızı, erişilebilir çocuk bakım hizmetleri ve iş-aile yaşam dengesinin güçlendirilmesi oluşturdu.
Toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin demografik yapısındaki değişime ilişkin güncel verileri paylaştı.
Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre Türkiye’nin nüfusu 2025 sonu itibarıyla 86 milyon 92 bine ulaştı. Yıllık nüfus artış hızı ise binde 5 seviyesinde gerçekleşti.
Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin kayıtlara geçen en düşük seviyesine indi.
Doğurganlık hızındaki gerilemenin Türkiye geneline yayıldığını belirten Yılmaz, doğurganlık hızının 1,50’nin altında olduğu il sayısının 2017’de 4 iken 2025 yılında 59’a yükseldiğini açıkladı.
Kurulun dördüncü toplantısında özellikle “Nüfus Politikaları Bağlamında Erişilebilir Çocuk Bakım Hizmetleri ve İş-Aile Yaşam Dengesi” konusu ele alındı.
Toplantıda ailelerin çocuk bakım hizmetlerine erişiminin artırılması, çalışma hayatı ile aile yaşamının daha uyumlu hale getirilmesi ve mevcut politikaların geliştirilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi.
Çocuk sahibi olmanın özellikle kadınların çalışma hayatından uzaklaşmasına yol açmaması amacıyla bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması üzerinde duruluyor.
Cevdet Yılmaz, kadınların çalışma hayatındaki konumuna ilişkin de yeni hedefi açıkladı.
Yılmaz, 2028 yılında kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 40’ın üzerine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Bu kapsamda çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve iş-aile yaşam dengesini destekleyecek uygulamaların önem taşıdığını ifade etti.
Türkiye’nin nüfus politikaları yalnızca kısa vadeli tedbirlerle sınırlı tutulmayacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha önce 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak ilan edildiğini açıklamıştı.
Bu dönem kapsamında iş hayatından eğitime, kültürden şehir planlamasına, teknolojiden sosyal politikalara kadar farklı alanlarda aile ve nüfus yapısını merkeze alan politikaların uygulanması planlanıyor.
Nüfus Politikaları Kurulu da bu politikaların koordinasyonunda görev üstleniyor. Kurulun çalışmaları kapsamında kısa, orta ve uzun vadeli nüfus stratejilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.
Doğurganlık hızındaki gerileme, Türkiye’nin uzun vadeli nüfus yapısı açısından önem taşıyor. Nüfusun kendisini yenileyebilmesi için kabul edilen yaklaşık 2,1 çocukluk yenilenme seviyesinin altında kalan Türkiye’de, doğurganlık oranındaki düşüşün devam etmesi nüfusun yaşlanması sürecini hızlandırabilecek faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha önce Türkiye’de nüfusun giderek yaşlandığına ve bunun iş gücü piyasaları üzerinde yeni baskılar oluşturduğuna dikkat çekmişti.
Nüfus Politikaları Kurulu’nun son toplantısıyla birlikte hükümetin önümüzdeki dönemde özellikle çocuk bakım hizmetleri, çalışma hayatı, kadın istihdamı ve ailelere yönelik destekler üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.