PKK’nın silah bırakma sürecinin ilk hukuki adımı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.
Çerçeve yasa kapsamına giren suçlar bakımından belirli soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesini öngörüyor.
Buna göre, üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl; 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ise 10 yıl süreyle ertelenebilecek.
Ancak yasa önemli bir istisna getiriyor: “Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu” nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar bu düzenlemenin dışında tutuluyor.
Demirtaş, Kobani davasında toplam 42 yıl hapis cezasına mahkûm edilmişti. Bu cezaların 20 yılı, TCK’nin 302. maddesindeki “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçundan verilmişti. Kararla birlikte tutukluluk halinin devamına hükmedilirken cezada herhangi bir indirim yapılmamıştı. Demirtaş suç işlemeye tahrik etme iddiasıyla 4 yıl 6 ay, 4 ayrı silahlı terör örgütü propagandası suçundan ise toplamda 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.Demirtaş açısından kritik nokta ise Demirtaş ve dönemin HDP MYK üyesi diğer siyasetçiler, 2014’teki Kobani protestoları sırasında meydana gelen ölümler nedeniyle “kasten öldürmeye azmettirme” suçlamasıyla yargılandı.İddianamede, Kobani olayları öncesinde HDP MYK tarafından yapılan çağrının insanların sokağa çıkmasına neden olduğu ve yaşanan olaylarda 37 kişinin öldüğü ileri sürüldü. Demirtaş ve diğer sanıklar, Yasin Börü’nün de aralarında bulunduğu 37 kişinin ölümü nedeniyle 37’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandı.Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi ise Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu 36 sanığın bu suçtan beraatine karar verdi. Mahkeme, suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı sonucuna vardı.Ancak savcılık bu beraat kararına itiraz etti.Dolayısıyla kasten öldürme suçlaması Demirtaş yönünden henüz kesinleşmiş bir beraatle sonuçlanmış değil. Dosya şu anda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi’nin önünde bulunuyor. İşte çerçeve yasanın kasten öldürme suçunu kapsam dışında bırakması, Demirtaş açısından tam bu noktada bir belirsizlik yaratıyor.
Birinci ihtimal: Bölge Adliye Mahkemesi, kasten öldürme suçlamasına ilişkin beraat kararını hukuka uygun bulabilir. Savcılık bu karara karşı başvurmaz ya da sonraki kanun yolu süreci sanıklar lehine sonuçlanırsa, beraat kesinleşecek. Bu durumda Demirtaş açısından çerçeve yasanın kasten öldürme suçuna ilişkin istisnasının uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin temel engel ortadan kalkmış olacak.
İkinci ihtimal: İstinaf, 37 kişinin ölümüyle ilgili suçlama bakımından yerel mahkemenin beraat kararını kaldırabilir ve Demirtaş ile diğer sanıkların mahkûm edilmesi gerektiğine karar verebilir.
Bu durumda kasten öldürme suçlaması Demirtaş açısından devam eden bir yargılama konusu haline gelecek. Yargılama sonucunda çıkacak yeni bir mahkûmiyet hükmü ve tutuklama, Demirtaş’ın özgürlüğünün ve siyasete dönüşünün önünde engel oluşturabilecek.
Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 22. Ceza Dairesi’nin kararını merakla bekliyor olacağız.
Öcalan’ı umuda, Ahmetleri göreve, Demirtaş’ı evine göndermek isteyenler kolaydan zora doğru ilk emellerine ulaşacak gibi gözüküyor.Lakin onlar diğer emellerine kavuşmadan gereken cevabı bu aziz milletin sandıkta vereceğinden kimsenin kuşkusu olmasın.