Bir eline ayı bir eline güneşi verseler davasından dönmeyen Peygamberin(s.a.v), eline ne verilirse verilsin davasından,mefkuresinden vazgeçen ümmeti haline geldik.Taifte taşlanan,kabilesi tarafından dışlanan yine de mücadelesini bırakmayan Peygamberin, önüne çıkan ilk zorlukta havlu atan,gayret edeceği yerde pes eden ümmeti bizler olduk.
Tarihimizde iz bırakan nice şahsiyetleri unuttuk. Tiryaki Hasan Paşa’nın Kanijeyi savunduğu gibi savunamadık değerlerimizi, Medine-i Münevvereyi savunan Çöl Kaplanı Fahreddin paşa gibi savunamadık örfümüzü,adetimizi,ailemizi,şahsiyetimizi. Şairin dediği gibi ‘Bize bir nazar oldu Cumamız Pazar oldu, Ne olduysa hep bize azar,azar oldu’. 28 Şubatta savunduğumuz gibi savunamadık türban meselemizi, türban bugün serbest oldu fakat gönüllerde yer edinemedi.Aile de baba mefhumu ortadan kalktı.Aile reisinin yerini kapitalist düzenin sömürüsü baba aldı.Baba ne kadar para kazanırsa o kadar değerli oldu hanımının,çocuklarının gözünde. Şerefle getirdiği kuru ekmek yerine, şerefini hiçe sayarak getirdiği evler,arabalar tercih edildi.Kadının İslam’da ki değerini özümseyemedik. Kadını kapitalist sistemin kölesi haline getirdik.Kadının okumasını istedik lakin okuyan kadınlarımıza sahip çıkamadık.Bizle savaşan ehl-i salib anladı bizi silahla yıkamayacağını, ailemizin içine dinamit döşedi.Çocuklarımızı,eşlerimizi köle haline getirdi.Bu kölelik görünmeyen zincirler vurdu gönüllere, kimisi elinde telefonla sosyal mecralarda tüketti ahlakını kimisi alışveriş sitelerinde doymak bilmeyen sistemin kölesi haline geldi.Yüce Allah’ın davasını sattık biz ahali. Hz.Ömer’in İran’ı fethettiğinde korktuğu başına gelmişti. Bizde sözüm ona muhafakazarlar olarak iktidarı aldık fakat ne kendimize ne evimize ne de toplumumuza muktedir olamadık. Yavaş yavaş açıldı tesettür sahipleri, vucüd hatları görünmeye başladı.Hafızlarımız yetişti fakat Kur’an kalbimize inmedi.Resulullah’ın ahlakını soranlara cevaben Hz.Ayşe annemiz ‘Siz hiç Kur’an okumuyor musunuz O’nun ahlakı Kur-an’ı Kerim’di’ buyurmuştu.Bizim Kur-an’ı Kerim okumamız kolaylaştı,ibadethanelerimiz serbest hale geldi.Fakat biz o mübarek kitabın ahlakıyla ahlaklanamadık.Namazı sadece vaktinde zannettik fakat o kutlu ibadetin kötülüklerden alıkoyduğu şekilde kılamadık.Vay o namaz kılanların haline ayeti celilesine muhattap olduk fakat farkına varamadık.Gel gelelim ticaretimize,ticarette güven bitti, kimse kimsenin sözünü bırak, çekine senedine güvenmez oldu. Kurulan şirketler bir bir battı,icra dosyalarının sayısı milyonlara ulaştı. Mümin her türlü günahı işler zina eder,içki içer (bunlara Yüce Allah’ın izniyle tövbe eder) fakat yalan söylemez buyruğundan uzak ticaret hayatımız oldu.Düştük sonra faiz belasının iyice içine tencere faiz belasından kaynayamaz oldu.Evlerimizden bereket gitti.Gel gelelim adelete onu hiç göremez olduk.Adam öldürenin, haksız can alanın ömür boyu beslendiği sistem nice cinayetler getirdi.Dolandırıcının cezalandırılmadığı sistemde herkes kısa yoldan para bulma, kapatalist sistemde yer edinme derdine düştü.Çünkü öyle bir toplum olduk ki muhafazakarından tutun her kesimine toplumda yalnızca paran kadar değer verildi.Aile de erkeğin değeri kalmadı, kadının değeri bilinmedi. Hz.Fatma annemiz gibi yuvasının ruhuna, Hz.Ali efendimiz gibi yuvasının bedenine sahip çıkanların yerine, aile mefhumundan uzak nesiller yer aldı. Çokluğunuzdan övüneceğim diyen Peygemberin ümmetinde Boşanma oranı arttı, doğum oranı azaldı.Velhasıl kelam dinamit ilk olarak kendimizde sonra da ailemizde patladı.Şimdi son çırpınışlarımız ve bunun farkında değiliz. Toplumun temel taşı aile bitiyor. Bizi biz yapan değerlerimiz ayaklar altında.Yuvamızda,sosyal hayatımızda İslam’ın değerleri kalmadı. Moğol istilasından sonra Selçuklu zamanı yaşayan bir Allah dostuna bu belanın neden başına geldiğini soran ahaliye cevaben o mübarek zat ‘ çarşılarınızda , pazarlarınızda Allah ve Resulunun emirleri kalmadığı için’ diyerek günümüze de ışık tutacak bir yol gösterdi.İşte yol ey Ümmet-i Muhammed, TİTRE ve İSLAM’a DÖN…
Vesselam,Vedddua, Vel-Muhabbet