ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh, enflasyonun hâlâ bankanın yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyrettiğini belirterek para politikasında ilave adımlar atılabileceğinin sinyalini verdi. Warsh’ın açıklamaları, önümüzdeki aylarda faiz artışı ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.
Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda konuşan Warsh, son verilerin fiyat artışlarında sınırlı bir yavaşlamaya işaret ettiğini ancak enflasyonun temel eğiliminde anlamlı bir iyileşme görülmediğini söyledi.
Warsh, Fed’in enflasyonun açık ve yeterli bir hızla yüzde 2 hedefine ilerlediğinden emin olması gerektiğini belirterek aksi durumda bankanın atması gereken yeni adımlar bulunacağını ifade etti.
Warsh’ın paylaştığı verilere göre Fed’in takip ettiği mal ve hizmetlerin yüzde 54’ünde fiyatlar son 12 ayda yüzde 3’ün üzerinde arttı. Bu oran, pandemi sonrasında görülen yüzde 77 seviyesinin altında kalmasına rağmen pandemi öncesindeki yaklaşık yüzde 32’lik ortalamanın üzerinde bulunuyor.
Son altı aylık verilerde de mal ve hizmetlerin yüzde 49’unda yıllıklandırılmış fiyat artışının yüzde 3’ü aştığı bildirildi.
Fed Başkanı, mevcut finansal koşulların ekonomik faaliyetleri belirgin şekilde baskılamadığını savundu. Güçlü tüketici harcamaları ile yapay zekâ alanındaki yatırımlara dikkat çeken Warsh, kısa vadeli faizlerin enflasyonla mücadelede Fed’in temel aracı olduğunu vurguladı.
Bu değerlendirmeler, mevcut faiz seviyesinin fiyat baskılarını azaltmak için yeterince kısıtlayıcı olmayabileceği şeklinde yorumlandı.
Warsh konuşmasında belirli bir toplantıya veya faiz kararına yönelik doğrudan taahhütte bulunmadı. Ancak enflasyonun düşmemesi halinde harekete geçileceği yönündeki mesajlar, piyasalarda faiz artışı beklentisini güçlendirdi.
Fed, temmuz ayındaki toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutmuştu. Bankanın bir sonraki faiz toplantısı 15-16 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek.
Kevin Warsh, Fed’in gelecekteki kararlarını önceden açıklaması anlamına gelen “ileriye dönük yönlendirme” politikasına mesafeli olduğunu yineledi. Bu yöntemin merkez bankasının hareket alanını sınırlayabileceğini savunan Warsh, kararların güncel ekonomik veriler doğrultusunda alınacağı mesajını verdi.