Sermaye piyasalarını sarsan fon soruşturmasında çember iyice daralıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, SPK’nın tarihi tasfiye kararından sadece dört gün sonra düğmeye basarak, aralarında Tera, Pusula ve Hedef’in de bulunduğu 9 fon şirketinin yöneticileri ile birinci derece yakınlarının mal varlıklarının dondurulduğunu, operasyonlarda 15 şüphelinin kıskıvrak yakalandığını duyurdu.
KATILIMEVİM HİSSELERİNE KISKAÇ
Sermaye piyasalarında yürütülen dev soruşturmada, özellikle Katılımevim (KTLEV) paylarındaki manipülasyon iddiaları üzerine harekete geçildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, 15 kişi gözaltına alındı. Firari konumdaki 10 şüphelinin yakalanması için ise emniyet güçlerinin çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.
YÖNETİCİ VE AKRABALARA BLOKE
Soruşturmanın mali ayağında atılan adımlar sektörde adeta şok etkisi yarattı. SPK’nın 17 Eylül’deki fon tasfiye kararının hemen ardından; Pusula, Tera, Hedef, Bulls ve Ufuk Yatırım bağlantılı 9 şirketin yöneticileri ve imza yetkililerinin tüm para ve mal varlığı hareketleri donduruldu. Tedbir kararı yöneticilerle sınırlı kalmayarak, olası mal kaçırma girişimlerinin önüne geçmek amacıyla şüphelilerin eşleri ve birinci derece kan hısımlarını da kapsayacak şekilde genişletildi.
İSVİÇRE’YE MİLYONLUK TRANSFERLER
Bakanlığın mali incelemelerinde, bazı fon yöneticilerinin yurt dışına yüklü miktarda para kaçırdığı tespit edilerek hesap hareketleri deşifre edildi. Ortaya çıkan ilk korkunç bulgulara göre; Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın hesabından İsviçre’deki bir hesaba 15 milyon dolar, Pusula Portföy Yönetimi Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın hesabından ise yine İsviçre’ye 25 milyon euro transfer edildiği belgelenerek dosyaya eklendi.
ADLİ VE MALİ İMKANLAR KULLANILACAK
Operasyonun kararlılıkla süreceğini vurgulayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, mağdur vatandaşların haklarının sonuna kadar aranacağını belirtti. Gürlek, “Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun, hesabı yargı önünde sorulacak; mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması ve suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi için bütün adli ve mali imkânlar kullanılacaktır” diyerek yargı sürecindeki tavizsiz tutumu ortaya koydu.