Serdar Arseven / Güncel Analiz
Gazeteci Yazar Serdar Arseven, MilliNizam.Com için en düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesi ve ardından gelen tepkileri değerlendirdi.
Arseven değerlendirmelerine “En düşük emekli maaşı alanların desteklenmesine elbette karşı değilim ama bir üst, iki üst, üç üst dilimdekiler adaletsizliğe uğruyor, bu da tepkilere yol açıyor” diyerek başladı.
Arseven şöyle devam etti:
“Aralık 2025 itibarıyla en düşük emekli aylığı 16.881 TL seviyesindeydi. 2026 Ocak zammı için 6 aylık enflasyon farkı (TÜİK verilerine göre %12,19) uygulandığında, bu rakam otomatik olarak yaklaşık 18.939 TL’ye yükseliyordu. İktidar en düşük emeklinin aylığını beklendiği gibi 20 bin liraya yükseltti.AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından Meclis’e sunulan kanun teklifiyle en düşük emekli maaşı %18,48 oranında artırılarak doğrudan 20 bin TL olarak belirlendi. Bu artış, memur emeklilerine uygulanan zam oranına (%18,60 civarı) yakın bir seviyede. Fark yaklaşık 3.119 TL. Bunun Hazine’ye ek maliyeti yaklaşık 69,5 milyar TL olarak hesaplanıyor.
Bu karar, özellikle düşük kök maaşı nedeniyle zamdan yeterince yararlanamayan emeklilere biraz nefes aldırırken, uzun yıllar yüksek prim ödeyen emekliler, bu düzenlemeden rahatsız oldu. Çünkü, en düşük maaş alanlar (genellikle düşük prim günleri veya düşük ücretle çalışanlar) doğrudan 20 bin TL alacak. Buna karşın, yüksekten prim yatıranların maaşları genellikle 20-30 bin TL arasında kalıyor ve oransal zam (%12,19) nedeniyle aradaki fark iyice azalıyor. Ben yıllar yılı çok daha fazla prim ödedim, neden asgari düzeydeki maaşla aynı seviyeye geliyorlar?’ sorusu sıkça dile getiriliyor.”
İNTİBAK DÜZENLEMESİ ŞART
Emekli maaşları düzenlemesinde sürekli olarak “en düşük aylık” meselesinin gündeme geldiğini dile getiren Serdar Arseven bu konudaki çözümün ancak “intibak” düzenlemesiyle sağlanabileceğini belirtti.
2000 ve 2008 yıllarında yapılan Aylık Bağlama Oranları düzenlemeleri yüzünden emekli maaşlarında büyük kayıplar yaşandığını vurgulayan MilliNizam.Com yorumcusu Arseven değerlendirmelerini şöyle tamamladı:
“Aylık bağlama oranları makul seviyede olursa, adalet büyük ölçüde sağlanır. 2000 öncesi aylık bağlama oranları çok daha yüksekti. Aylık bağlama oranının tabanı yüzde 60, tavanı ise yüzde 76 idi. Bu oranlar 2000’de ve 2008’de düşürüldü. Şu anda yüzde 40, yüzde 50 olarak uygulanıyor aylık bağlama oranı. Yani, çalışırken 40 bin lira alıyorsanız, yüzde 50 hesabıyla emekli olunca 20 bin lira alacaksınız demektir. Bu durum da sıkıntılara, adaletsizliklere yol açıyor. İntibak düzenlemesi ile aylık bağlama oranları artar, emekli biraz olsun nefes alır.”