Yargı Paketi ile gerçekleşen 50 bin kişilik tahliyenin ardından, cezaevlerindeki doluluk ve infaz rejimindeki adaletsizlik tartışmalarına son verecek köklü bir düzenleme için hazırlıklar hız kazandı. 2026 yılının ilk yarısında TBMM’ye gelmesi beklenen paket, “suçlar arası infaz uçurumunu” kapatmayı amaçlıyor.
Mevcut sistemde terör suçlarında cezanın dörtte üçü, bazı adli suçlarda ise üçte ikisi cezaevinde geçiriliyor. Yeni taslağa göre, farklı suç türlerine uygulanan bu rejimler sadeleştirilecek.
“Yarı yarıya infaz” modeliyle, örneğin 10 yıl hapis cezası alan bir hükümlü, 5 yılını cezaevinde geçirdikten sonra denetimli serbestlikten yararlanabilecek.
Halihazırda cezasının yüzde 50’sini tamamlamış binlerce hükümlüye de bu düzenlemeyle tahliye kapısı aralanacak.
AK Parti kurmayları, düzenlemenin “genel af” algısı yaratmaması ve kamu vicdanını yaralamaması için hassas bir çalışma yürütüyor. İnfaz indiriminden muaf tutulacak ve cezaları aynen veya daha ağır uygulanacak “kırmızı çizgiler” şunlar:
Kadına ve çocuğa yönelik suçlar,
Taciz ve tecavüz suçları,
Anne, baba veya kardeşe karşı işlenen cinayetler.
Bu suç grubundakiler için “yarı yarıya” formülü uygulanmayacak, yüksek infaz süreleri korunacak.
Yeni dönemde tahliyeler sadece süreye bağlı olmayacak. Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulları’nın yapısı güçlendirilecek. Psikolog, pedagog ve psikiyatristlerin onayı olmadan, “gerçekten pişmanlık duymayan” ve “topluma uyum riski taşıyan” hükümlüler, süreleri dolsa bile tahliye edilmeyecek.
Tahliye olanlar ise dışarıda başıboş bırakılmayacak; iş bulma ve rehabilitasyon süreçleri devlet tarafından sıkı takibe alınacak.