CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Beykoz’da Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitinginde konuştu.
Özgür Özel’in konuşmasından satır başları şu şekilde:
“Bugün güzel Beykoz’da akşam üstü yağan yağmura rağmen, iradesine, seçme hakkına sahip çıkan Beykozlulara selam olsun. 294 gün oldu! Dünya siyaset tarihinin en büyük hazımsızlığına tanık olduk. Oy kendine verilince baş tacı rakibine verilince alaşağı etmeye çalışanlar bundan 294 gün önce Ekrem Başkan’ın evine polisimizi yollayarak, sanki bir suçluymuş gibi alarak darbeye giriştiler. Her darbenin siyasi hedefinin yanı sıra sembolik hedefi olur. O gün hedef İBB binasıydı. Bir çağrıda bulunduk, gelin seçtiğinize sahip çıkın dedik. O gün yan yana gelmeyi, 3 kişi gezmeyi yasakladılar. Biz balkona çıktık, Saraçhane’ye çağrı yaptık. Onlar vapurları bağladılar, köprüleri kapattılar. O gün tam bu saatlerde Saraçhane Meydanı’nda, İstanbul Üniversitesi’ndeki bariyerleri aşarak geldi seçtiğinin arkasında durdu.
Güçlü olan değil, haklı olan kazanacak. Bu meydanda ahlaki üstünlük vardır. Psikolojik üstünlük vardır.
Doğru adayı bulacağız ve bu seçimi kazanacağız, dedik. Alaattin Köseler’i size emanet etmiştim. Kime görevi verirseniz, millet değerli olduğu için o yönetir. Ama İBB’de hazımsızlık yapanlar Beykoz’u da hazmedemediler. Biz attığınız oya sahip çıktık. Durmadılar, ellerinden gelen her türlü numarayı çevirerek bu belediyeye çökmeyi hedeflediler. Alaattin Köseler’e sordukları; ’67 bin lira özel kaleme yollamışsın, ne parası?’ Köseler’in kendi başkanlığı boyunca uçak parasını, yemek parasını ödeyeceğim deyip toplamda kasaya geri gönderdiği para olduğu ortaya çıktı.
CHP İl Binasına 5 bin polisin girdiği 8 Eylül günü ‘Baba evine sahip çıkmaya geldik, hırsızları defetmeye geldik’ yazan kişi 9 Eylül’de AKP’ye geçti. Lanet olsun, haram olsun sizin oylarınızı AKP’ye peşkeş çekti. AKP de böyle bir rezilliği sindirdi.
Beykoz AKP ilçe teşkilatına söylüyorum; sizin seçimle kazanamadığınız yere böyle çirkin oyunlarla çökülmesi içinize sinmez. Size söz veriyorum o belediyeyi bu alçaklardan geri alacağım.
Buradan size söylüyorum Alaattin Köseler buraya gelecektir, emanetini alacaktır. Ant olsun ki, bu ellerimle o resmi Beykoz Belediyesi’ne ben asacağım! O belediyeyi bu alçaklardan, bu hırsızlardan geri alacağım!
Atanmış bir savcıyla, atanmış hakim ile belediye alacağımıza 50 yıl daha almayalım. Tayyip Bey neden korkuyorsun? Siysi yan kesiciler belediyeyi yönetmez!
Erdoğan bugün konuşmasında montaj videoları oynattı. Kendince CHP’ye sataştı. Sürekli rakam verdi. Ama iki rakamı hiç anlamdı. 28 bin 75 lira demedi. 18 bin 970 lira demedi. Ne asgari ücret dedi ne de emekli maşına zam dedi. 30 bin lira açlık sınırı varken buna maaş değil harçlık denir! Başka konulara gelince atıp tutuyor, emekli maaşına gelince suspus. Siz hak ettiğinizi alana kadar nöbete geçecek CHP grubuna bir alkış. CHP Grubu yarın akşam meclis kapanana kadar mücadeleyi terk etmeyecek. Emekliler için nöbete geçeceğiz.
Emeklinin kıyma kadar değeri olsaydı bugün emekli maaşı 26 bin lira olacaktı. Kaşar peyniri kadar değeri olsaydı bugün maaşı 37 bin 800 lira olacaktı. Bu 19 bin liralık maaşlara seyyanen zam yapılması için mücadele edeceğiz.
CHP’nin düşmanı AKP’nin kara düzenidir. Aç bırakana, yoksul bırakana, işsiz bırakana karşı CHP’liler bütün demokratlarla bir aradadır.
Düşman siyasetinden beslenen Erdoğan, bize kötü söylerse kötü söz duyar. Ama AK Partililer, MHP’liler çözüm duyacaklar. Erdoğan hem bu kadar kötülüğü yapacak hem de dünya liderliğine oynayarak, ‘açlığı unutun, yoksulluğu unutun, gelin dünya liderine oy verin’ diyecek. Yemişler öyle dünya liderini! Sen bir yerel otokratsın, tarihe demokrat olarak geçmeyi elinin tersiyle iten, bu milletin yakasından silktiği dediği biri olacaksın sen! Biz Cumhurbaşkanlığı makamı güçlü olsun isteriz. Ama Erdoğan- Trump ilişkisi Türkiye için tehditttir. Erdoğan, Trump’tan kendisi için bir gelecek talep etmektedir. Kendi şahsı için konuşmaktadır. Mal varlığı konusunda tehdit edilmektedir. Erdoğan’a sesleniyorum, ne Junior Trump’tan ne de baba Trump’tan meşruiyet alamayacaksın, Beykoz’dan alacaksın!
Çıkmış sus sorununda Mansur Yavaş’ı sorumlu tutuyor. Şehirlerde suyun şehre getirilmesinde TSİ sorumludur. Belediyeler, şebekeden, dağıtımdan sorumludur. Erdoğan, 2025 yılına kadar su sorunu çözdük derken, o bahsettikleri Gerede sisteminden ancak 6’da bir su gelmiştir. Bunda yapılmayan varsa sorun AKP’nindir. Ama ben haksızlık yapmam, dünyada kuraklık varken, Gerede’den akmayan suyun sorumlusu sensin demem. Ama sen çıkar Mansur Yavaş’a ‘Ankara’yı susuz bıraktın’ dersen bu ucuz siyasettir. Bu şehrin yarınlarında da bu ülkenin yarınlarında da CHP olacak, Ekrem İmamoğlu olacak, Mansur Yavaş olacak, biz olacağız!
‘Ak Toroslar’ çetesi, adeta Maduro’yu kaçıran Trump’ın çetesi gibi eşlerinin yanından daha bir yıllık evli iki belediye başkanımızı haksız yere, iddianamasiz tutmaktadır. Tüm belediye başkanlarımız tutuksuz yargılanmalıdır. Duruşmalar canlı yayınlanmalıdır. Savcısına güvenenler, Ak toros çetesini atayanlar iftiralarını söylemeli, biz de cevaplarını vermeliyiz. Beykoz’da yüz yüze bakıyoruz. Tutuksuz yargılama istiyoruz.”