Bakan Kacır duyurdu: Made in EU düzenlemesi için dev mesai başladı!

Bakan Kacır, “Made in EU” düzenlemesinin sanayiye olumsuz etkisini önlemek için yoğun mesai harcadıklarını belirtti. Bölgesel krizlere rağmen Türkiye’nin güvenli liman olduğunu vurgulayan Kacır, yatırımların süreceğini açıkladı.

Bakan Kacır duyurdu: Made in EU düzenlemesi için dev mesai başladı!
Yayınlama: 31.03.2026
A+
A-

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin fırtınalı bir dönemden geçtiğini belirterek, “İran merkezli çatışmaların ülkemize etkilerini en aza indirmek için de büyük gayret sarfediyoruz. Sanayicimizin rekabet gücünü korumak için ihracat pazarlarımızdaki gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Özellikle Made in EU düzenlemesinin sanayimizin tüm sektörlerinde herhangi bir olumsuz etkiye neden olmaması adına yoğun bir çalışma içindeyiz.” dedi.

Bakan Kacır, İstanbul’da Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) 45. Genel Kurul Toplantısı’na katıldı.

Konuşmasında yatırım ortamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Kacır, Türkiye’nin üretim gücü, stratejik konumu ve güçlü teşvik mekanizmalarıyla uluslararası yatırımcılar için güvenilir bir merkez olmayı sürdürdüğünü dile getirdi.

Kacır, 115 ülke ile imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) anlaşmalarıyla yatırımcılara uluslararası standartlarda güçlü bir hukuki koruma ve öngörülebilir bir yatırım zemini sunduklarını belirtti.

Bakan Kacır, şunları kaydetti: 

KORUMACI TİCARET POLİTİKALARI

Küresel ekonominin yön arayışına girdiği bir süreçteyiz. Liberal ticaret dönemi dönüşüyor belki de kapanıyor. Yerinde üretimi, yakından ve dostlardan tedariki esas alan korumacı ticaret politikaları öne çıkıyor. Jeopolitik krizler, enerji ve hammadde tedariğindeki kırılganlıklar, küresel üretim haritasını yeniden şekillendiriyor. Rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomi için dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm gün geçtikçe önemini artırıyor. Yenilikçi teknolojilerde sahip oldukları kapasite ve kabiliyet; ülkelerin üretimde, ticarette, kalkınmada ayrışmasını sağlıyor. 

23 YILDA MUAZZAM MESAFE KAYDETTİK

Siyasi istikrarın, inovasyon ve verimliliğin, tedarik zincirlerinde dayanıklılığın ve arz güvenliğinin ön plana çıktığı bu tabloda, Türkiye olarak sanayi ve teknolojide son 23 yılda muazzam mesafe kaydettik. Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, tekstil, ağaç ürünleri, çelik üretiminde Avrupa’da lideriz. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgâr türbini üretiminde Avrupa’nın önde gelen üreticileri tedarik merkezleri arasındayız. Türkiye bugün Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan kuşakta en fazla çeşit ürünü rekabetçi şekilde en fazla sayıda pazara ihraç edebilen ülkedir. Üretim gücüyle dünyanın önde gelen tedarik merkezlerinden biridir. Ekonomi verileri; üretimde ve teknoloji geliştirmede ulaştığımız mertebenin 23 yılda attığımız isabetli adımların neticesi olduğunu teyit ediyor 

MİLLÎ GELİRİMİZİ 239 MİLYAR DOLARDAN 1,6 TRİLYON DOLARA TAŞIDIK

Türkiye’nin istiklali ve istikbalinde yeni bir sayfa açtığımız bu süreçte, ürün ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara, millî gelirimizi 239 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara taşıdık. 18 bin doları aşan kişi başına millî gelirle yüksek gelirli ülkeler grubuna adım attık. Geçtiğimiz yıl sanayi katma değerimiz yüzde 2,9 ile son dört yılın en hızlı artışını kaydetti. Uzun vadeli üretim kapasitemiz açısından büyük önem arz eden makine ve teçhizat yatırımları yüzde 5 yükseldi. 

MUAZZAM BİR AR-GE VE İNOVASYON ALTYAPISI KURDUK

Bu kazanımlar için bugüne dek büyük çaba sarf ettik.  Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 23 yılda siyasi istikrarla tahkim edilmiş bir ekonomik istikrar zemini inşa ettik. Özel sektörün yatırım iştahını besleyen bir teşvik çerçevesi oluşturduk. Ulaştırmadan enerjiye, eğitimden sağlığa, planlı sanayileşmeden inovasyona her alanda, ülkemize çağ atlatacak eser ve hizmetleri hayata geçirdik.  Etkin Ar-Ge teşvik sistemiyle büyük bir Ar-Ge ve inovasyon altyapısı kurduk. İnsan kaynağımızı, sanayimizin ve teknoloji ekosistemimizin ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle donattık. Yerli – yabancı ayrımı gözetmeden Türkiye’ye güvenen, bu topraklarda üreten, istihdam oluşturan, teknoloji geliştiren ve ihracata katkı sağlayan her yatırımın her girişimin önünü açtık. Türkiye’yi uluslararası yatırımcılar açısından güvenilir ve dirençli bir ortak konumuna taşıdık. 

290 MİLYARA YAKIN ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMI ÜLKEMİZE ÇEKTİK

Bakınız 2002 yılına geldiğimizde ülkemizin uluslararası doğrudan yatırım stoku sadece 14 milyar dolardı. Son 23 yılda kararlılıkla hayata geçirdiğimiz yapısal reformlar ve tesis ettiğimiz güven iklimi sayesinde, 290 milyar dolara yakın uluslararası doğrudan yatırımı ülkemize çektik.  1990’larda yüzde 0,2 seviyesinde olan küresel uluslararası doğrudan yatırımlardan aldığımız payı yüzde 1’in üzerine taşıdık. Doğrudan yatırım performansımızla, Türkiye ile aynı kulvarda değerlendirilen pek çok ülkeden pozitif yönde ayrıştık.  Bugün 88 bin uluslararası firma ülkemizde kazanıyor, ülkemize kazandırıyor.  800’e yakın küresel firma; Ar-Ge ve tasarım merkezleriyle, teknoparklarımızda geliştirdikleri yenilikçi projelerle ülkemizin teknoloji kapasitesine güç katıyor.

TEŞVİK MEKANİZMALARIMIZ ARTIYOR

Öngörülebilir, istikrarlı ve güçlü bir yatırım ortamı sunma kararlılığımızı teşvik mekanizmalarımızla da somutlaştırıyoruz. Geçtiğimiz yıl devreye aldığımız yeni teşvik sistemimizle Milli Teknoloji Hamlesini ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara ayrıcalıklı ve kapsamlı destekler sağlıyoruz. Türkiye’yi yüksek teknoloji yatırımlarının adresi haline getirmek üzere tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programı HIT – 30‘u devreye aldık. Program kapsamında bugüne dek mobilite, güneş enerjisi, sağlık teknolojisi alanlarında yatırımların önünü açtık. Geçtiğimiz yıl 4,4 milyar dolar destek öngörüsüyle veri merkezi, yapay zekâ, kuantum altyapısı ve endüstriyel robot yatırımlarına yönelik çağrılar başlattık. 

397 MİLYAR LİRALIK YATIRIMIN ÖNÜNÜ AÇTIK

Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programıyla Merkez Bankamızla birlikte kritik ve stratejik alanlarda gerçekleşecek yatırımlara ayrıcalıklı finansman sunuyoruz. Programda bugüne kadar yüksek katma değerli 73 projede 397 milyar liralık yatırımın önünü açtık. Biliyoruz ki bugünün dünyasında yalnızca üretmek yetmez. Verimliliği artırmak ve sürdürülebilirliği merkeze almak rekabetçi üretimin olmazsa olmazıdır. 

AVRUPA’NIN EN DİNAMİK VE BÜYÜK EKONOMİLERİ ARASINDAYIZ

Sanayimizi çevre dostu yatırımlarla büyütmek ve üretimi daha akıllı hale getirmek üzere Dijital ve Yeşil Dönüşüm Programlarını uygulamaya aldık. Dünya Bankası iş birliğinde yürüttüğümüz projelerle, 1 milyar doların üzerinde finansmanı sanayicilerimizin, KOBİ’lerimizin ve yeşil teknoloji girişimlerinin hizmetine sunduk. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye ekonomisinin üretimle ve katma değerle büyümesi için gereken her türlü tedbiri almaya devam edeceğiz. Avrupa’nın en dinamik ve büyük ekonomileri arasındayız. Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşmalarıyla, yatırımcılar için 1 milyar nüfusluk geniş bir pazara gümrük engeli olmaksızın erişim sağlayan stratejik bir üretim ve ihracat merkeziyiz. Üç kıtanın kesişim noktasındaki konumumuz; üretimden lojistiğe, ticaretten teknolojiye çok farklı alanlarda Türkiye’mize avantajlar sağlıyor. Bugün birçok gelişmiş ülkede dahi bulunmayan ulaştırma ağını son 23 yılda hükümetlerimiz oluşturdu.  Yatırımcılar İstanbul Havalimanından dört saatlik uçuşla 32 trilyon dolarlık dev bir ekonomik hafızaya doğrudan erişebiliyor.  

115 ÜLKE İLE YKTK ANLAŞMASI

Kuşkusuz insan kaynağımız en büyük kıymetimiz… Pek çok Avrupa ülkesinden 10-15 yaş daha genç bir nüfusa sahibiz. Avrupa’daki en rekabetçi enerji maliyetlerinden birini üreticilerimize sunuyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla bir yandan enerji arz güvenliğimizi tahkim ederken, diğer yandan yatırımcılara sürdürülebilir ve yeşil üretim fırsatı sağlıyoruz.  115 ülke ile imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) anlaşmaları ile yatırımcılarımıza uluslararası standartlarda güçlü bir hukuki koruma ve öngörülebilir bir yatırım zemini sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde; sanayimizin düşük karbonlu üretime geçişine daha da ivme kazandıracağız.  Fiber altyapı, 5G ve ötesi, bulut teknolojileri alanlarında yatırımlarla ülkemizin dijital ekonominin sunduğu fırsatlardan en ileri seviyede yararlanmasını sağlayacağız. İnsan kaynağımızı geleceğin dünyasına hazırlamaya hep birlikte devam edeceğiz. 

TÜRKİYE, GELECEĞİN YATIRIM HARİTASINDA ÖNE ÇIKAN ÜLKELERDEN BİRİ OLACAK

Sanayi Alanları Master Planımızda öngördüğümüz Samsun-Mersin, Sivas-Iğdır, Mersin-Şırnak ve Trabzon-Şırnak Sanayi Gelişim Koridorlarıyla, Anadolu şehirlerimizde sanayileşmeyi hızlandırarak, Marmara’nın yükünü hafifleteceğiz. Dirençli ekonomisi, yüksek teknolojideki vizyonu ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle Türkiye, geleceğin yatırım haritasında öne çıkan ülkelerden biri olacak. Hedeflerimize ilerlerken istişare en temel ilkemiz.

İŞ DÜNYASI TEMSİLCİLERİMİZLE YAKIN ÇALIŞIYORUZ

Türkiye Yüzyılı’nı yatırım yüzyılına dönüştürme üzere Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çatısı altında Saygıdeğer Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında iş dünyası temsilcilerimizle yakın şekilde çalışıyoruz. Kurulun sağladığı diyalog mekanizması; yatırımcılarımızın karşılaştığı yapısal sorunları hızla tespit etmemize, bürokratik süreçleri yalınlaştırmamıza ve daha öngörülebilir bir hukuki zemin oluşturmamıza imkân tanıyor. YASED’in de 45 yıllık birikimi ve küresel ağıyla bu mekanizmada aktif bir rol üstlendiğini; uluslararası yatırımcıların sesini, beklentilerini ve önerilerini karar alma süreçlerimize doğrudan taşıdığını memnuniyetle ifade etmek isterim.

‘MADE İN EU’ MESAİSİ: Fırtınalı bir dönemde geçiyoruz. İran merkezli çatışmaların ülkemize etkilerini en aza indirmek için de büyük gayret sarfediyoruz. Sanayicimizin rekabet gücünü korumak için ihracat pazarlarımızdaki gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Özellikle Made in EU düzenlemesinin sanayimizin tüm sektörlerinde herhangi bir olumsuz etkiye neden olmaması adına yoğun bir çalışma içindeyiz. Düzenlemenin, AB menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye’yi de kapsamasını sağlayan mevcut taslağı önemli bir mesafe kat ettiğimizi teyit ediyor, yasalaşma sürecini tüm teknik yönleriyle yakından takip ediyoruz. Kıymetli müteşebbislerimizle birlikte ülkemizin değer önerisini güçlendirecek adımlar atmaya devam edeceğiz. Ortak akıl, yakın iş birliği ve karşılıklı güven temelinde, önümüzdeki dönemde nice başarılara hep birlikte imza atacağız. Sözlerime son verirken, daha büyük, daha güçlü ve müreffeh Türkiye idealimize bugüne kadar katkı sunan tüm yatırımcılara bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.  

KAYNAK: HABER7
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.