Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Çoğu suçsuz olan, göstermelik gerekçelerle, bahanelerle tutuklanmış olan bu masum Filistinli mahkumların idam edilmesi kararına karşı da Türkiye’de iktidarın yeterli tepkiyi göstermediğini görüyoruz. Bütün dünya bu insanlık dışı yasaya sert tepki gösterirken Türkiye’nin tepkisi burada da zayıf ve yetersiz kalmaktadır.” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Milli Gençlik Derneği Genel Merkezi’nde düzenlenen Nisan Ayı İl Sorumluları ve İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.
“İran’a saldıran zihniyet durdurulmazsa yarın hedef Türkiye olacaktır”
Toplantı öncesi gündeme dair açıklamalarda bulunan Erbakan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“İran’ın üzerine yine büyük İsrail hedefi için çullanmaktadırlar ve Erbakan hocamızın Siyonizmle ilgili uyarılarında ne kadar haklı olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Şimdi İran’ın üzerine çullanan bu zihniyet, eğer İran’da durdurulamazsa, yarın bir gün hedefinin Türkiye olacağı açık. Dedeağaç’tan, Trakya’dan, Ege Adaları’ndan, Güney Kıbrıs’a kadar etrafımızı Amerikan üsleriyle sarmışlar, silahlandırmışlar ve vakit kolluyorlar, İran’dan sonra bir an evvel Türkiye’nin gelmesi için. Trump, daha önceki, İran Savaşı’ndan önce dahi yaptığımız açıklamalarda ifade ettiğimiz gibi adeta Siyonizm’in bir kovboyu olarak hareket etmektedir. Siyonist Netanyahu ve kabinesinin siyonist emelleri doğrultusunda acımasız bir savaş yürütülmektedir. Türkiye bu süreçte doğru adımları mutlaka atmalı ve İsrail’in işini kolaylaştıracak, İsrail’e istihbarat sağlayacak, İsrail’e lojistik destek olabilecek bir konumdan hızla uzaklaşmalıdır.”
“Kürecik Üssü derhal kapatılmalıdır”
“Türkiye’nin derhal Kürecik radar üssünü kapatması gerekmektedir. Bugün Orta Doğu’da İsrail’in diğer radar üslerine İran tarafından yapılan saldırılar sonucunda Katar’da, Bahreyn’de, Suudi Arabistan’daki Amerikan hedeflerinin hedef alınmasıyla burada istihbarat sağlayan bir tek Kürecik radar üssü kalmıştır. Bunun da acilen kapatılması ve İsrail’e destek olabilecek bir konumdan uzaklaşılması gerekmektedir. Türkiye hava sahası Amerikan uçaklarına ve tüm savaş aygıtlarına tamamen kapatılmalı, asla geçit verilmemelidir. Halen Bakü-Tiflis-Ceyhan üzerinden İsrail’i besleyen petrol boru hattındaki akış DERHAL durdurulmalıdır. Türkiye toprakları ve hava sahası, ABD ve İsrail saldırganlığı için nefes imkanı sunmamalıdır. İsrail/ABD haydutluğuna karşı koyma konusunda Türkiye; İtalya’nın, İspanya’nın gerisinde kalmamalıdır. İsrail’in devlet terörü sürecinde hep merhum Erbakan hocamızın bir sözünü hatırlattık: İsrail laftan anlamaz, güçten anlar!Bugün, İran’dan İsrail’e fırlatılan füzelerin üzerine merhum Erbakan hocamızın bu sözünü yazıp Tel Aviv’e gönderenlere Ankara’dan selam olsun.”
“ABD’nin Türkiye’yi savaş sokma gayretini dikkatle izliyoruz”
“Öte yandan Amerika’nın, İsrail’in güvenliği için ve büyük İsrail’in kurulması için başlattığı bu savaşa NATO üyesi ülkeleri de dahil etme, bulaştırma gayretini dikkatle izliyoruz. NATO’nun Türkiye’de yeniden yapılanma ve kontrol sağlama girişimlerini endişeyle takip ediyoruz. Bugün İspanya da NATO üyesidir, İtalya da NATO üyesidir, Fransa da NATO üyesidir, İngiltere de NATO üyesidir, bu ülkelerin İsrail devlet terörüne destek vermeye direndikleri gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de mutlaka direnmesi gereklidir. Amerikan saldırılarını durduracak, İsrail saldırganlığına NATO’yu kalkan yapma arayışlarına karşı koyacak olan esas ülke Türkiye olmalıdır.”
“Azerbaycan’da düşen kargo uçağımızı İsrail mi düşürdü?”
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in geçtiğimiz günlerde ortaya attığı kargo uçağı ile ilgili iddiasına da destek veren Erbakan şöyle konuştu:
Sayın Perinçek diyor ki; “20 askerimizin şehit olduğu kargo uçağını İsrail düşürdü!” İlgili kurumlar açıklama yapmadı, İletişim Başkanlığı yalanlama yapmadı, herhangi bir savcılık soruşturma açmadı. Bu kadar ağır bir itham ve vahim bir iddia karşısında bir devlet ve ilgili kurumlar nasıl sessiz kalabilir? Bu iddia nasıl cevapsız bırakılabilir? Umuyoruz ki bu iddia gerçek değildir; ama yalansa da yalan deyin, ya da çıkın gerçeği söyleyin. Aziz milletimize bilgi verin; doğrusu ne ise milletten gizlemeyin!”
‘Filistinlilere idam’ yasası: Türkiye’nin tepkisi burada da zayıf ve yetersiz kalmaktadır
İsrail Parlamentosu’nun Filistinlilere idam cezası kararına da sert tepki gösteren Erbakan, sözlerine şöyle devam etti:
“Çoğu suçsuz olan, göstermelik gerekçelerle, bahanelerle tutuklanmış olan bu masum Filistinli mahkumların idam edilmesi kararına karşı da Türkiye’de iktidarın yeterli tepkiyi göstermediğini görüyoruz. Bütün dünya bu insanlık dışı yasaya sert tepki gösterirken Türkiye’nin tepkisi burada da zayıf ve yetersiz kalmaktadır. Amerika’nın İsrail büyükelçisi, ‘Nil’den Fırat’a kadar topraklar Tevrat’a göre İsrail’in hakkıdır ve bu haklarını almalarına yardımcı olacağız, hepsini alsalar çok iyi olurdu’ dediğinde Türkiye’den birisi çıkıp da ‘Sen ne diyorsun hadsiz adam, Nil ile Fırat arasındaki topraklara bizim topraklarımız da dahildir, sana bir karış toprak vermeyiz’ dediler mi acaba? Bu nasıl şahsiyetli dış politikadır?”
‘Bayram değil seyran değil Trump bizi neden övdü’
“Dikkat çekilmesi gereken bir diğer husus, Amerikan Başkanı, Siyonizm’in kovboyu Trump’ın her fırsatta Sayın Cumhurbaşkanımıza övgüler yağdırmasıdır, bu son derece tehlikeli ve önemli bir husustur. Acaba Trump’ın bu aniden kabaran Türkiye sevgisinin, bu derin muhabbetinin sebebi ne olabilir? Üstelik bu Trump, daha geçenlerde çıkıp ‘Türkiye’den bazı taleplerimiz oldu, sağ olsunlar harfiyen yerine getirdiler’ diye bir açıklama yapmadı mı? Kapalı kapılar ardında milletimizin bilmediği hangi anlaşmalar yapıldı, hangi sözler verildi, hangi talepler yerine getirildi? Bunları, Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, iktidarın açıklaması gereklidir.”
“BlackRock’ın kabul edilmesi ve Larry Fink’le Sayın Cumhurbaşkanı’nın el sıkışmasını kabullenemiyoruz”
Black Rock şirketi CEO’sunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinin zamanlamasının manidar bulduklarını kaydeden Erbakan, “Geçtiğimiz günlerde bir de baktık ki Black Rock isminde bir canavar sessiz sedasız Türkiye’ye gelmiş. Nedir bu Black Rock? Sıradan bir yatırım şirketi mi? Sıradan bir finans şirketi mi? Elbette ki değil. Bugün dünya üzerinde 10 trilyon dolardan fazla varlığı yöneten, dünyanın gizli hükümeti diyebileceğimiz Siyonist bir şirkettir. Siyonizm’in en önde gelen kuruluşlarından bir tanesidir. Başındaki Larry Fink denen şahıs, küresel Siyonist sermayenin en güçlü, en önde gelen operasyon şefidir. Bu Black Rock’ın kabul edilmesi ve Larry Fink’le Sayın Cumhurbaşkanı’nın el sıkışmasını kabullenemiyoruz ve kendimize yediremiyoruz. Bu şirket İsrail’in Gazze‘de kullandığı silahların, bombaları üreten şirketlerin arkasındaki asıl paranın sahibidir. İsrail’in füzelerinin radar sistemlerinin finanse edilmesinde en baş aktörlerden bir tanesidir. Bu Black Rock Türkiye’de ne arıyor? Cumhurbaşkanı Black Rock’ın başındakilerle ne görüşüyor ne anlaşması yapıyor? Bunların mahiyetini milletimize açıklamakla yükümlüdürler. Larry Fink denilen şahıs Siyonist ve İsrail’in en büyük destekçisidir. Bununla kapalı kapılar arkasında ne görüşülmüştür hangi taahhütler verilmiştir? Yoksa biraz önce de söylediğim gibi Amerikalı büyükelçinin, Amerikalı Bakanın açıklamalarına sessiz kalınmasının sebebi mübarek Ramazan ayında Mescidi Aksa’nın ibadete kapatılmasına sessiz kalmamızın, Filistinli mahkumların idam kararının alınmasına sessiz kalmamızın sebebi BlackRock’la yapılan bir kredi ve borç anlaşması mıdır? Bunlarla ilgili açıklama beklemekteyiz” diye konuştu.
“İmtiyazlı holdinglere arka çıkmak yerine bu milletin evlatlarına arka çıkın”
Erbakan, akaryakıta gelen zamlara da tepki göstererek, şunları söyledi:
“Bugün Türkiye’de 1 litre mazot 78 lira seviyesine gelmiş. Pazartesi günü yapılacak zamlarla 90 lira seviyesine çıkacağı ifade ediliyor. Bir traktörün 100 ila 150 litre mazotla deposunu doldurduğunu hesaba katarsak, ortaya çıkan maliyetin zaten kronikleşen enflasyonla boğuşmakta zorlanan çiftçimize, köylümüze nasıl bir yük getireceğini hepimiz hesap edebiliriz. Tarımda kullanılan mazottan alınan KDV’yi bir an evvel sıfırlayın veya yüzde 1 seviyesine getirin. Gübrede de bu yıla mahsus olmak üzere KDV’yi almayın. Köylümüze, çiftçimize bir umut verin. Bir kez de imtiyazlı holdinglere arka çıkmak yerine bu milletin evlatlarına arka çıkın. Bütçeden çiftçiye vermeniz gereken yasal payı tam manasıyla verin. Yıllardır imtiyazlı holdinglerin vergilerini sıfırlamak için pay ayırıyorsunuz, kamudaki israfı finanse etmek için pay ayırıyorsunuz, faize kaynak aktarmak için pay ayırıyorsunuz ama çiftçinin, köylünün bütçeden alması gereken milli gelirin belli bir oranındaki payı maalesef yasayı da çiğneyerek vermiyorsunuz. Eğer bunları yapmazsanız, bu girdi maliyetleriyle gıda enflasyonunu düşüremezsiniz. Gıda enflasyonu düşmeden de orta vadeli programdaki enflasyon hedefini asla ve asla tutturamazsınız. Mutfakta yangın var diyoruz ve o meşhur sözü bir kez daha hatırlatıyoruz, tencerenin deviremeyeceği iktidar yoktur.”
“Uyuşturucu ile gerçek mücadele baronların üzerine gidilerek yapılır”
Ülkedeki uyuşturucu sorununa da dikkat çeken Erbakan, Türkiye’de Cezaevlerindeki her 3 kişiden 1’inin uyuşturucu suçlusu olduğunu belirterek, uyuşturucu ile etkili mücadelenin; uyuşturucu kullanan ünlüleri toplayıp kameralar önünde sıralayıp sergileyerek değil uyuşturucu ticareti yapan baronları toplayıp, mal varlıklarına el koyarak, hesaba çekerek yapılabileceğini kaydetti.
“Erken seçimin tarihi netleşti gibi görünüyor”
Genel Başkan Erbakan bir gazetecinin sorduğu Erken seçim tartışmalarına ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi:
“Seçimin 2027 sonbaharında yapılacağı büyük ölçüde netleşti gibi gözüküyor. Yeniden Refah Partisi olarak 2027 sonbaharında yapılması kuvvetle muhtemel olan seçime, mahalle temsilcilerimizle, üye kayıtlarımızla dört koldan hazırlanmaya devam ediyoruz. İnşallah bir an evvel 1 milyon üye hedefine ulaşacağız ve yapılacak olan seçimlerde aynen 2024 yerel seçimlerinde olduğu gibi seçimin sürpriz partisi Yeniden Refah Partisi olacaktır.”