Suat Kılıç: “Türkiye’de kişisel verilerin korunmasıyla ilgili ciddi bir zaaf var”

Suat Kılıç: “Türkiye’de kişisel verilerin korunmasıyla ilgili ciddi bir zaaf var”
Yayınlama: 24.03.2026
A+
A-

 

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in malvarlığı tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Mal beyanı kamuoyuna açıklanmak suretiyle bu konudaki tartışmalar noktalanabilir. Ama diğer taraftan Türkiye’de kişisel verilerin korunmasıyla ilgili ciddi bir zaaf var. Bu tür verilere her isteyenin kaçak yollardan erişememesi gerekir. KVKK kapsamında kişisel verilerimizin korunamıyor olması gerçeği karşısında ilgili hükümet makamları ne yapacaktır? Adalet Bakanı açıklamadığı halde kendisi adına da bir açıklama yapılmadığı halde onun adına tapu kayıtlarına erişilebildi.” ifadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi Siyasi İşler Başkanı Suat Kılıç, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası yaptığı açıklamada hem dış politika hem ekonomi hem de iç güvenlik başlıklarında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

 

 

“Bu savaş demokrasi ve özgürlükler için verilen bir savaş değil”

 

İran’a yönelik ABD/İsrail saldırılarının sürdüğünü belirten Kılıç, şöyle konuştu:

İran beklenenin üzerinde bir mukavemet gösteriyor.  Küresel zorbalar bu direnç karşısında dünyada artık hiçbir ülkenin kolay lokma olmadığını görebiliyor. Türkiye’nin savaşın dışında kalma, barış girişimlerinin öncüsü olma çabasını değerli buluyoruz. Daha fazla yıkım, daha fazla ölüm olmadan arayışların barışla sonuçlanmasını diliyoruz.  Dünya ne yazık ki yıkımlarla, ölümlerle değil; petrolün varil fiyatıyla ilgileniyor. Okullar vurulmuş, 175 çocuk kasıtlı olarak, hedef gözetilerek öldürülmüş kimsenin umurunda değil. Küresel zorbaların gündemi; petrolün varil fiyatı… Enerji koridorları… Altın ve gümüş fiyatları… Bu haksız ve adaletsiz savaşın bir an önce bitmesini, küresel zorbaların da yol açtıkları yıkımlar ve ölümlerden dolayı hesap vermesini istiyoruz.”

“Bu savaş demokrasi ve özgürlükler için verilen bir savaş değil”

 

Söyledik bir daha söyleyelim; bu savaş demokrasi ve özgürlükler için verilen bir savaş değil. Terörle mücadele için verilen bir savaş da değil. Rejimi değiştirmek söylemiyle başlatılan savaşın tek amacı vardır o da Siyonist İsrail’in işgalci terör rejimine yol ve alan açmaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin menfaatleri neyi gerektiriyorsa, bize bu anlamada ne görev düşüyorsa yerine getireceğiz.”

 

‘Akaryakıtta KDV savaş bitene kadar sıfırlanmalıdır’

Küresel gelişmelerin ekonomiye etkisine de değinen Kılıç, şunları kaydetti:

 

“Gündem savaş olunca güncel siyasi konuları ikinci plana atmak gerekiyor. Küresel fiyat artışlarının pompaya yansımasına artık bir şey diyemiyoruz. Çünkü artık eşel mobil sistemi içinde ÖTV marjı da sıfırlandı ve mazotun litre fiyatı 80 liraya dayandı. ÖTV marjı sıfırlandığına göre Maliye akaryakıt üzerindeki KDV marjından taviz vermek zorundadır. Akaryakıtta KDV yükü azaltılmalı, gerekirse piyasa denklemi ve enflasyonla mücadele düşünülerek sıfırlanmalıdır.

 

“Hükümet, çiftçiler için mazot fiyatına el atmalıdır”

 

‘Litresi 80 liradan mazot alarak çiftçilerimizin tarlaya çıkması mümkün değil.’ diyen Kılıç, “Hükümet, çiftçiler için mazot fiyatına el atmalıdır. Bir litre mazot tarım kesimi için 50 liraya çekilmeli; destek arazi sahiplerine değil, ekip biçenlere verilmelidir. Tarımsal girdilerden kaynaklanan maliyet artışları doğrudan tüketicinin sofrasına yansıyacak; mutfaktaki yangını daha da artıracaktır. Gıda enflasyonununun dizginlenememesi, tek haneli enflasyon beklentisinin de hayal olmasına neden olacaktır.  Bu durum da elbette hayatın her alanına pahalılık olarak yansıyacaktır. Şubat ayı  itibarıyla 4 kişilik bir ailenin zorunlu gıda harcamaları tutarı olan açlık sınırı 35 bin lirayı aşmış; iktidara düşen unutmamak ve çözüm bulmaktır.”

‘Genç işsizlik meselesi ertelenemez bir milli güvenlik meselesidir’

Genç işsizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayan Kılıç, şöyle devam etti:

 

“Bir açık yaramız da işsizlik… Ve tabii özellikle de genç işsizliği…  Gençler liselerden mezun oluyor, üniversitelerden mezun oluyor, diplomalı işsizler ordusuna katılıyor. Mesleki eğitim yok, mesleki birikim yok; diplomasına göre iş arıyor bulamıyor. İş arayışları başarısızlıkla sonuçlanınca da önce içine, sonra evine kapanıyor. Güncellenen verilere göre; Türkiye’de ne eğitimde ne de işte olan 15-29 yaş arası gençlerimizin sayısı 6,5 milyon. Bir yandan doğurganlık azalıyor, Türkiye yaşlanıyor diye hayıflanıyoruz. Öte yandan gençlerimize sahip çıkamıyor, iş bulamıyor, geleceğe güvenle bakmalarını, yuva kurmalarını, çoluk çocuk sahibi olmalarını sağlayamıyoruz. Türkiye, mesleki eğitim konusunu yeniden ve ciddiyetle ele almalıdır. Lise ya da üniversite mezunu mesleksiz gençlerimizi meslek sahibi yapmaya yönelik eğitimler de acilen ve ciddiyetle ele almalıdır. Mesleksiz, işsiz, hedefsiz, hayalsiz bir şekilde eve kapanan milyonlarca gencimizi evden çıkarmak; hayata ve üretim süreçlerine katmak Türkiye için ötelenemez, ertelenemez bir milli güvenlik meselesidir.”

 

‘Polisimize yönelik psikolojik destek artırılmalı, sağlık hakları ve sosyal güvence kapsamı genişletilmelidir’

 

Emniyet teşkilatına yönelik hazırlanan yeni düzenlemeye de değinen Kılıç, “Emniyet teşkilatına yönelik yeni Polis Meslek Kanunu taslağına yönelik çalışmaları dikkatle takip ediyoruz. Polisimize yönelik psikolojik destek artırılmalı, sağlık hakları ve sosyal güvence kapsamı genişletilmelidir. Polisin ve bekçilerin görev ve yetki tanımları yeniden ele alınmalı, net kurallara bağlanmalı, sahada ortaya çıkan uygulama farklılıkları ortadan kaldırılmalıdır. Bekçilerimize on yıllık bir süre sonunda polislik mesleğine sınavla geçiş imkanı sağlanarak mesleğe motivasyon imkanı sunulmalıdır. Polisin moral ve motivasyonu özlük haklarından ve mesai saatlerinden bağımsız düşünülemez. Polisimiz de bekçimiz de önemlidir” dedi.

 

“Türkiye’de kişisel verilerin korunmasıyla ilgili ciddi bir zaaf var”

 

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, bir soru üzerine, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin tartışmalara şu yanıtı verdi:

 

“Bu tartışma çok kolayca çözüme kavuşturulabilir. Şöyle ki; seçilen bütün milletvekilleri ve göreve başlayan bütün bakanların mal beyanında bulunma mecburiyetleri var. Dolayısıyla tüm bakanlar gibi Adalet Bakanı da muhtemelen mal beyanını TBMM’ye teslim etmiş bulunmaktadır. Mal beyanı kamuoyuna açıklanmak suretiyle bu konudaki tartışmalar noktalanabilir. Ama diğer taraftan dikkati çekmek istediğim önemli bir konu başlığı da şu ki; Türkiye’de kişisel verilerin korunmasıyla ilgili ciddi bir zaaf var. Bu tür verilere her isteyenin kaçak yollardan erişememesi gerekir. KVKK kapsamında kişisel verilerimizin korunamıyor olması gerçeği karşısında ilgili hükümet makamları ne yapacaktır? Görevlerinin farkında mıdır? Senelerdir uyarıyoruz. Kişisel veriler Türkiye’de korunmuyor, korunamıyor diye. Bunu red edenler oldu. İtiraz edenler oldu. Hayır, yalan söylüyorsunuz diyenler oldu. Yanlış bilgiyi alenen ve kasten yaymakla suçlanan gazeteciler oldu. KVKK güvenliği olmadığını iddia ettiklerinden dolayı. Ulaştırma Bakanı’nın bu yönde açıklamaları oldu. İçişleri Bakanı’nın bu yönde açıklamaları oldu. Adalet Bakanı’nın bu yönde açıklamaları oldu. Gelinen noktada kişisel verilerin korunamadığı konusu Adalet Bakanı’yla ilgili olarak da gündeme gelmiş oldu. Adalet Bakanı açıklamadığı halde kendisi adına da bir açıklama yapılmadığı halde onun adına tapu kayıtlarına erişilebildi. Oysa e-devlet bir güvenlik modelidir. Ve kişilerin kendileri dışında ve ilgili devlet kurumları dışında kimsenin ulaşamaması gerekir. Ama öte yandan daha önemli bir mesele Sayın Adalet Bakanı’nın mal varlığıyla ilgili konu kişisel bir konu ama KVKK’yla ilgili konu kişisel değil, ulusal güvenlik sorunudur.”

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.