Yeniden Refah Başkan Vekili Prof. Dr. Doğan Aydal: “Mazot fiyatlarındaki artış Balıkçılığı öldürmek üzere!”

Yeniden Refah Başkan Vekili Prof. Dr. Doğan Aydal: “Mazot fiyatlarındaki artış Balıkçılığı öldürmek üzere!”
Yayınlama: 19.09.2026
A+
A-

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Vekili ve AR-GE  Başkanı Prof. Dr. Doğan Aydal, Türkiye denizlerinde ve özellikle Karadeniz’de avlanan su ürünlerinin miktarındaki artışın sevindirici olduğunu ancak balıkçıların ağır maliyetler ve yapısal sorunlar nedeniyle geçim mücadelesi verdiğini belirtti.

​Avlanan su ürünlerinin miktarındaki artışa dikkat çeken Aydal, “Ülkemiz denizlerinde ve özellikle Karadeniz’de avlanan su ürünlerinin miktarının artmış olması sevindiricidir (Şekil 1). Ancak esas soru şudur: Balıkçılarımız bunca zahmetlerine rağmen geçinebiliyorlar mı? Karşılaştıkları sorunlarda arkalarında hükümet desteğini bulabiliyorlar mı?” ifadelerini kullandı.

“MAZOT FİYATLARINDAKİ YÜZDE 100’E YAKIN ARTIŞ BALIKÇILIĞI ÇOK ZOR DURUMDA BIRAKTI”

​Balıkçılık sektörünün karşı karşıya bulunduğu en büyük sorunlardan birinin akaryakıt fiyatlarındaki artış olduğunu vurgulayan Aydal, yazılı açıklamasında şunları söyledi:

​“Özellikle mazot fiyatlarının son bir yıl içerisinde yüzde 100’e yakın artmış olması, balıkçılarımızın en büyük problemlerinden biridir. Mazot fiyatlarındaki artış yalnızca denizde avlanma maliyetlerini yükseltmemiş, tutulan balıkların Türkiye içerisinde pazarlanmasında da çok büyük sıkıntılara yol açmıştır (Şekil 2).

​Günlük yakıt tüketiminin 40 metrelik bir gırgır teknesinde yaklaşık 4 ton, 25–30 metrelik teknelerde ise yaklaşık 2–2,5 ton olduğu ifade edilmektedir. Bu tüketim miktarları dikkate alındığında, akaryakıt fiyatlarındaki artışın balıkçılarımızın omuzlarına nasıl ağır bir yük bindirdiği açıkça görülmektedir.”

“AĞ, DONANIM, MANTAR VE İŞÇİLİK MALİYETLERİ KATLANDI”

​Balıkçıların yalnızca yakıt maliyetleriyle değil; ağ, donanım, mantar ve işçilik giderlerindeki büyük artışlarla da mücadele ettiğini belirten Aydal, sektörün karşı karşıya olduğu maliyetleri rakamlarla açıkladı:

​“Ağ ve donatım yatırımları hariç, günlük işletme giderinin yaklaşık 350.000 TL’ye ulaşabildiği belirtilmektedir. Sektör temsilcisinden aktarılan son bilgiye göre; on boy, yaklaşık 1.500 metre uzunluğunda ve 120 metre derinliğindeki bir gırgır ağının ağırlığı 40 tondur, yani 40.000 kilogramdır.

​Kilogram fiyatı 500 TL esas alındığında yalnızca ağın bedeli 20.000.000 TL’ye ulaşmaktadır. Bu ağda kullanılan yaklaşık 4.000 mantarın birim fiyatı ise 10–15 ABD dolarıdır. Buna göre sadece mantarların toplam bedeli 40.000–60.000 ABD doları arasında değişmektedir.

​On beş işçinin günlük 4.000 TL yevmiye ile 90 ücretli gün çalışması esas alındığında işçilik maliyeti 5.400.000 TL olmaktadır. Böylece ağ malzemesi ve örnek işçilik giderlerinin toplamı 25.400.000 TL’ye ulaşmaktadır. Buna ilave olarak 40.000–60.000 ABD doları tutarında mantar bedeli bulunmaktadır. Üstelik kurşun, halat ve diğer donatım giderleri bu toplama dâhil değildir.”

“BALIK DENİZDEN ÇIKIYOR ANCAK PAZARA ULAŞINCAYA KADAR MALİYETİ KATLANIYOR”

​Tutulan balıkların iç piyasaya sevk edilmesi sırasında ortaya çıkan nakliye maliyetlerinin de balıkçılar açısından ciddi bir yük oluşturduğunu ifade eden Aydal, şöyle devam etti:

​“Tutulan balıkların iç pazara sevk edilmesinde nakliye fiyatları; araç kapasitesine, yük miktarına, çıkış noktasına ve güzergâha göre değişmektedir. Bugünkü fiyatlarla Karadeniz–İstanbul arasındaki ortalama nakliye bedelinin 120.000 TL, Karadeniz–Ankara arasındaki ortalama nakliye bedelinin ise 100.000 TL olduğu ifade edilmektedir.

​Görüldüğü gibi mazot fiyatları yalnızca denizde kullanılan yakıtın ve nakliyenin maliyetini artırmamaktadır. Petrol türevi ürünlerden üretilen balık kasaları ile ağ malzemelerinin fiyatlarını da dolaylı olarak yükseltmektedir. Balıkçı hem denizde kullandığı yakıt nedeniyle hem de balığı tüketiciye ulaştırırken ödemek zorunda kaldığı nakliye ve malzeme giderleri nedeniyle ağır bir maliyet baskısı altında kalmaktadır.”

“KARADENİZ’DE HAMSİ BALIKÇILIĞINDA ORTAK KURAL VE DENETİM ŞARTTIR”

​Karadeniz’de hamsi avcılığında yaşanan sıkıntılara da değinen Aydal, 9 santimetrenin altındaki hamsinin pazara sunulmamasına yönelik düzenlemenin doğru olduğunu ancak kıyıdaş ülkeler arasındaki farklı uygulamaların stokları tehdit ettiğini belirtti:

​“Balıkçılarımızın Karadeniz’de karşılaştıkları zorluklardan biri de hamsinin 9 cm altında pazara sürülemeyeceği yönünde alınan karardır. Bu karar doğrudur. Bazı komşu kıyılarda ise 6 cm düzeyinde avcılık yapıldığını ifade etmektedir. Karadeniz’de paylaşılan stokların korunması için kıyıdaş ülkelerin kuralları, denetimleri ve bilimsel stok verileri birlikte ele alınmalı, ilgili ülkelerle bu konu ciddi olarak tartışılmalıdır.”

“BALIK YEME ALIŞKANLIĞI HÜKÜMET TARAFINDAN TEŞVİK EDİLMELİDİR”

​Balığın önemli bir protein ve besin öğesi kaynağı olduğuna işaret eden Aydal, tüketimin artırılması için erişilebilir fiyat, soğuk zincir ve dağıtım politikalarının bir bütün hâlinde ele alınması gerektiğini vurguladı:

​“Balık önemli bir protein ve besin öğesi kaynağıdır; erişilebilir fiyat, soğuk zincir ve dağıtım politikaları tüketimle birlikte değerlendirilmeli ve Hükümetimizce acil önlemler alınmalıdır.

​Balık yeme alışkanlıklarımızın arttırılması için de Hükümet ciddi olarak çaba sarfetmelidir. Sektörden aktarılan rakamlara göre Japonya’da kişi başına yıllık 55 kg, Türkiye’de ortalama olarak kişi başı 7,5 kg balık tüketilmektedir. Hatta bu tüketim değeri Doğu-Güneydoğu illerimizde 1,5 kilo/kişi başı tüketime kadar düşmektedir. Talep azlığı fiyatları aşağı çektiğinden balıkçılarımızın sürümden kazanma imkanları da azalmaktadır.”

“TECRÜBELİ TAYFA BULMAK HER GEÇEN GÜN ZORLAŞIYOR”

​Balıkçılık sektöründeki iş gücü sorununa da dikkat çeken Aydal, gençlerin mesleğe ilgisinin azalmasının sektörün geleceği bakımından önemli bir tehdit oluşturduğunu kaydetti:

​“Balıkçılar, gençlerin mesleğe katılımının azaldığını ve tecrübeli tayfa bulmanın zorlaştığını dile getirmektedir. “On yıl sonra eleman kalmayacak” ifadesi sektörün ciddi bir endişesidir, Mesleki eğitim, güvenli çalışma koşulları, sosyal güvence ve ustadan çırağa bilgi aktarımı bu sektörde çok önemlidir.”

“YILLIK AV MİKTARINDAKİ BÜYÜK DEĞİŞİMLER SEKTÖRDE GÜVENSİZLİK OLUŞTURUYOR”

​Avlanan balık miktarında her yıl büyük değişimler yaşandığını belirten Aydal, üretimdeki dalgalanmaların fiyat istikrarını ve sektörün geleceğe yönelik planlama imkânını olumsuz etkilediğini söyledi:

​“Balıkçılığımızda ve avlanan balık miktarında her yıl önemli değişimler yaşanmaktadır. Büyük iniş ve çıkışların görüldüğü üretim yapısı nedeniyle fiyatlar da sürekli değişmektedir. Yıllık av miktarındaki değişimler birçok yıl 120.000 tonu aşmaktadır. Bu da balıkçılık sektöründe önemli bir güvensizlik oluşturmuştur (Şekil 3).”

“DENİZCİLİK, BALIKÇILIK VE SU ÜRÜNLERİ BAKANLIĞI ACİLEN KURULMALIDIR”

​Aydal, Denizcilik, Balıkçılık ve Su Ürünleri Bakanlığı kurulması, görev ve yetkilerin koordinasyonu açısından gelecekte mutlaka tartışmamız gereken önemli bir konu olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.