Yeniden Refah Partisi’nden ‘OVP’ açıklaması: “İktidar seçim ekonomisine hazırlanıyor, bedelini millet ödeyecek”

Yeniden Refah Partisi’nden ‘OVP’ açıklaması: “İktidar seçim ekonomisine hazırlanıyor, bedelini millet ödeyecek”
Yayınlama: 16.09.2026
A+
A-

Yeniden Refah Partisi Ekonomi İşleri Başkanlığı, 2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program (OVP) hakkında kapsamlı bir değerlendirme raporu yayımladı.

​Yeniden Refah Partisi Ekonomi İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu’nun imzasını taşıyan raporda, yeni ekonomik hedeflerin Türkiye’nin kronikleşmiş yapısal sorunlarına çözüm getirmekten uzak olduğu ifade edildi.

​Yayımlanan raporda, iktidarın bir yıl önce açıkladığı hedefleri tutturamadığı ve bu hedefleri 2 ila 3 yıl sonraya ötelediği vurgulanırken, yeni OVP’nin içerik itibarıyla bir “seçim ekonomisi belgesi” olduğu öne sürüldü.

Prof. Dr. Bayramoğlu tarafından hazırlanan ve kamuoyunun bilgisine sunulan 14 sayfalık kapsamlı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin gidişatına dair 8 farklı alt başlıkta çarpıcı tespitlere yer verildi.

Makroekonomik Beklentilerde Hüsran: “Öngörülebilirlik Kayboldu”

Haberimize konu olan raporun ilk bölümünde, hükümetin makroekonomik hedeflerde ciddi bir öngörülebilirlik kaybı yaşadığına dikkat çekildi. Yeniden Refah Partisi’nin analizine göre, Yeni OVP, bir yıl önceki OVP’nin negatif yönlü güncellenmiş bir versiyonundan ibaret. Raporda yer alan verilere göre, sadece 1 yıl içinde belirlenen makroekonomik hedeflerde önemli olumsuz sapmalar söz konusu. Yeni OVP’de; reel büyüme beklentisi %3,8’den %3,3’e indirildi. Sanayi büyümesi hedefi %4,0’ten %2,3’e düşürüldü. Yılsonu enflasyon (TÜFE) tahmini %16,0’dan %28,4’e güncellendi. Dış ticaret açığı hedefi 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükseltildi. Turizm gelirleri beklentisi 68 milyar dolardan 65 milyar dolara çekildi. Cari açığın GSYH’ye oranı %-1,3’ten %-2,6’ya yükseltildi. Yeniden Refah Partisi, bir yılda yaşanan hedefteki sapmaların oldukça yüksek olduğunun altını çizerek, iktidarın öngörülebilirliğinin kaybolduğunu açıkladı.

Enflasyonla Mücadelede İflas: “Fatura Dar Gelirliye Kesiliyor”

Yeniden Refah Partisi’nin raporunda enflasyonla mücadele politikaları sert bir dille eleştirildi. İktidarın fiyat istikrarını sağlama konusunda başarısız olduğu, bu başarısızlığın bedelinin ise dar gelirli vatandaşlara, işçilere ve memurlara ödetilmeye çalışıldığı ifade edildi. Enflasyon hedefinin yukarı yönlü devasa revizyonu, ekonomi yönetiminin fiyatlama davranışlarını kontrol edemediğinin ve enflasyon çıpasının koptuğunun en net kanıtı olarak gösterildi.

​Raporda, hükümetin vaat ettiği “tek haneli enflasyon” hedefinin 2029 yılına ertelendiği ve 2018 yılından bu yana açıklanan 9 ayrı OVP’de de bu hedefin sürekli ötelendiği hatırlatıldı. Prof. Dr. Bayramoğlu, yapısal reformlar (teknolojik dönüşüm, adalet, katma değerli üretim, arzı artırmaya yönelik yatırımlar) gerçekleştirilmeden, yalnızca parasal sıkılaştırma ile enflasyonu düşürmeye çalışmanın ekonomiyi boğacağını belirtti. Raporda ayrıca, 2025’in ilk yarısında büyümenin tamamen tüketime dayalı olduğu, üretken sermaye birikiminin ise durma noktasına geldiği vurgulanarak, hükümetin “üretim odaklı büyüme” söyleminin fiilen çöktüğü kaydedildi.

Döviz Kurunda Baskı ve Patlama Beklentisi: “İhracatçı da Tüketici de Mağdur Olacak”

Raporda yer alan “Kur Tahminleri” başlıklı bölümde, hükümetin OVP verileri üzerinden hesaplanan dolar kuru beklentileri analiz edildi. Analize göre, iktidar 2026 (46,85 TL) ve 2027 (56,05 TL) yıllarında döviz kurunu baskılamayı planlıyor. 2028 yılı içinse 63,70 TL’lik dolar kuru hedeflendiği görülüyor.

​Yeniden Refah Partisi, 2028 yılı itibarıyla döviz kurundaki bu sert yukarı yönlü güncellemenin, iktidarın kuru baskılama politikasından vazgeçmek zorunda kalacağının sayısal bir kanıtı olduğunu savundu. Raporda, bu durumun ithalata dayalı sanayi nedeniyle maliyet enflasyonunu körükleyeceği, diğer yandan ihracatçının talep ettiği rekabetçi kurdan uzak kalınacağı, böylece yeni OVP ile hem tüketicinin maliyet baskısıyla ezileceği hem de ihracatçının mutsuz olacağı bir tablo çizildiği ifade edildi.

Bütçe Açığının Gerçek Sebebi Açıklandı: “Deprem Değil, Borç-Faiz Sarmalı”

Raporda en fazla dikkat çeken bölümlerden biri, bütçe açığı ve faiz giderleri üzerine yapılan analiz oldu. İktidarın bütçe açığını “deprem harcamalarıyla” meşrulaştırmaya çalıştığı ancak resmi verilerin bu argümanı çürüttüğü iddia edildi. 2023 yılında bütçe açığının %3,5’i deprem etkisinden kaynaklanırken, bu oranın 2025’te %0,8’e düştüğü; buna rağmen bütçe açığının büyümeye devam ettiği rakamlarla ortaya kondu.

​Rapora göre bütçe açığının temel sebebi faiz ödemeleri. Yeni OVP’ye göre faiz ödemelerindeki korkutucu artış şu şekilde raporlandı:

  • ​2027 yılı için faiz ödemesi 3,03 trilyon liradan 3,97 trilyon liraya güncellendi.
  • ​2028 yılı için faiz ödemesi tahmini 3,34 trilyon liradan 4,69 trilyon liraya yükseltildi.
  • ​2029 yılı için ise devletin tam 5,24 trilyon lira faiz ödemesi hedeflediği açıklandı.

​Raporda, AK Parti iktidarının 2003-2025 yılları arasındaki 22 yılda 650 milyar dolar faiz ödediği, yeni OVP ile önümüzdeki 4 yılda buna 281,1 milyar dolar daha ekleneceği ve 26 yıllık iktidar döneminde toplam 931,1 milyar dolar kamu gelirinin faiz lobilerine aktarılmış olacağı vurgulandı. Toplanan vergilerin %14,5’inin doğrudan faiz giderlerine aktarıldığı bir sistemde, yatırıma ve emeğe gereken kaynağın ayrılamayacağı ifade edildi.

Vatandaşın Cebine Uzanan El: “154 Milyar Dolarlık Fazladan Vergi Yükü”

Raporda, artan faiz yükünün faturasının yeni vergilerle vatandaşa kesileceği belirtildi. Hükümetin, 2027 yılında vergi gelirlerine %36,5 oranında zam yapmayı hedeflediği, oysa aynı yıl için milli gelirdeki büyüme beklentisinin %30,3 olduğu açıklandı. Bayramoğlu bu durumu, “İktidar, milletin cebine fazladan el uzatmaktadır” şeklinde yorumladı.

​2022 yılında vergi gelirlerinin GSYH’ye oranı (vergi yükü) %15,9 iken, bu oran yeni OVP’de kademeli olarak artırılarak 2029’da %18,1’e kadar çıkarılmaktadır. Raporda yer alan hesaplamalara göre; eğer vergi yükü %15,9 seviyesinde tutulsaydı, vatandaşlar 2026-2029 yıllarını kapsayan 4 yıllık dönemde toplam 154 milyar dolar (9,42 trilyon lira) fazladan vergi ödemek zorunda kalmayacaktı.

İstihdam İstatistiklerinde İllüzyon: “İşsizlik Düşmüyor, Umutlar Tükeniyor”

Yeni OVP’nin istihdam hedefleri de raporun eleştiri oklarının hedefindeydi. 2026 yılı işsizlik oranı hedefinin %8,4’ten %8,1’e düşürülmesinin ardındaki gerçeği analiz eden Bayramoğlu, bu düşüşün yeni istihdam oluşturulmasından değil, işgücüne katılma oranının %54,4’ten %52,9’a inmesinden kaynaklandığını saptadı. Raporda, vatandaşın iş bulduğu için değil, umudunu kesip iş aramayı bıraktığı için istatistiklerden düşürüldüğü ve işsizlik oranının kâğıt üzerinde tek hanede tutulduğu öne sürüldü. Ayrıca yeni programda, 2026 yılı için 757 bin, 2027 için 892 bin ve 2028 için 1 milyon 205 bin kişilik istihdam kaybı hedeflendiği belirtildi.

Dış Ticaret ve Cari Açıkta Kara Tablo: “Dövizler Yurtdışına Akıyor”

Raporda Türkiye’nin kanayan yaralarından dış ticaret ve cari işlemler dengesi de detaylı olarak incelendi. Yeni OVP’de cari açık hedeflerinin, küresel enerji fiyatlarıyla açıklanamayacak boyutlarda artırıldığı ifade edildi. Cari açık hedefinin 2026 yılı için 25,2 milyar dolar, 2027 yılı için 18 milyar dolar, 2028 yılı için ise 18,5 milyar dolar yukarı yönlü güncellendiği belirtildi. Gelecek 3 yıllık cari açık hedefinin toplamda 61,7 milyar dolar artırılmasının, ihracatçının kazandığı ve vatandaşın biriktirdiği dövizlerin yurtdışına transfer edileceği anlamına geldiği değerlendirmesi yapıldı. İhracat hedeflerinin düşürülmesi ve 2026-2028 dönemi için ithalat maliyetlerinin 13 milyar dolar artırılması ise “üretim ekonomisinden uzaklaşmasının ve erken sanayisizleşmenin kanıtı” olarak sunuldu.

Yeniden Refah Partisi’nden Vatandaşa “Acı Reçete” Uyarısı

Yeniden Refah Partisi Ekonomi İşleri Başkanlığı’nın raporunun son bölümünde, ortaya konulan tüm bu veriler ışığında genel bir değerlendirme yapılarak hükümete ve kamuoyuna uyarılarda bulunuldu. Rapor, “3 yıllık bir perspektif sunması gereken OVP’nin, henüz 1 yıl bile geçmeden her defasında majör güncellemelere maruz kalması, iktidarın önceki planlarının ne kadar özensiz ve isabetsiz olduğunu kanıtlamaktadır. Bu bakımdan özellikle OVP’leri kendine referans alarak planlama yapan veya yatırım kararı alan yerli ve yabancı yatırımcılar için olumsuz bir durum söz konusudur. Bu isabetsizlik, siyasete ve kamu planlamacılığına olan güven duygusuna da zarar verecektir” tespiti yapıldı.

​Raporda, yeni OVP’nin çizdiği tablonun sadece bir “başarısızlık tablosu” olmadığı, aynı zamanda bir “seçim ekonomisine” giriş hazırlığı olduğu iddia edilerek, “İktidarın, seçim dönemiyle sınırlı olmak şartıyla; sıkı para politikalarını erteleyeceği, para musluklarını açacağı, ekonomide suni bir başarı hikâyesi yazacağı bir döneme girebileceğine ilişkin izlenimler yeni OVP’den elde edilmektedir” ifadelerine yer verildi.

​Rapor, iktidara ve vatandaşlara yönelik şu çağrıyı içeriyor: “Yeniden Refah Partisi olarak, iktidarı doğru ve hak olana davet ediyoruz. İktidarı, ekonomide daha olumsuz tablolarla karşılaşmamak için gerçek anlamda ‘önce millet’ diyen, üretim-istihdam-ihracat odaklı, denk bütçe anlayışına sahip ve milli kaynak paketleriyle borçsuz finansmanı öngören ekonomi modeline geçmeye davet ediyoruz. Aziz milletimize ise; iktidarın yeni OVP ile getireceği seçim ekonomisinin bedelinin, kendilerine seçimi takip eden dört sene boyunca ödetilecek yeni bir ‘acı reçete’ olacağını ifade ediyoruz.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.