Vakalar patlak verdi! Binlerce kişiye bulaştı

Vakalar patlak verdi! Binlerce kişiye bulaştı
Yayınlama: 19.10.2026
A+
A-

Uzun yıllardır başarıyla kontrol altında tutulan kızamık vakaları 2026 yılında hızla tırmanarak 3 bin sınırına dayandı. Tek bir hastanın 18 kişiye bulaştırabildiği virüs çocukların yanı sıra yetişkinleri de tehdit ederken; uzmanlar aşı reddi ve düşen toplumsal bağışıklık eşiğine karşı acil uyarıda bulundu.

Aşıyla tamamen önlenebilen ve dünyadan silinmesi mümkün olan kızamık virüsü, Türkiye’de sessizce geri dönerek yeniden alarm vermeye başladı. TTB ve uzman verilerine göre, 2026 yılının sonbahar dönemi itibarıyla vaka sayıları binleri aşarak korkutucu bir ivme kazandı.

VAKA SAYILARI KATLANARAK BİNLERİ AŞTI

Türkiye’nin köklü aşı geçmişi sayesinde yıllarca baskılanan kızamık, son yıllarda tersine dönen istatistiklerle yeniden gündemde. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye’de 2022 yılında sadece 127 olan vaka sayısı; 2023’te 500’e, 2024’te 1.500’e ve 2025’te 2.000 civarına yükselmişti. 2026 yılına gelindiğinde ise tırmanış tablosu kritik bir eşiği aştı: Yılın ilk beş ayında 877 olarak kaydedilen vaka sayısı, eylül itibarıyla 1.103’e, ekim ayı itibarıyla ise 3.000 sınırına ulaştı. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanları Prof. Dr. Bülent Ertuğrul ve Uzm. Dr. Songül Özer, artışın arkasındaki nedenleri ve hastalığın hayati risklerini gözler önüne serdi.

BİR HASTA 18 KİŞİYİ ENFEKTE EDEBİLİYOR

Kızamık virüsünün en tehlikeli yönünün olağanüstü yüksek yayılım hızı olduğunu belirten Uzm. Dr. Songül Özer, “Kızamık bulaştırıcılığı en yüksek enfeksiyonlardan biridir. Tek bir hasta, çıkardığı damlacıklar yoluyla çevresindeki 16 ila 18 kişiyi enfekte edebilir. Toplum içindeki bulaştırıcılık oranı %75 ile %90 seviyelerine kadar çıkabilir” uyarısında bulundu. Bildirilen vakaların yaklaşık %30’unda komplikasyon geliştiğine dikkat çeken Özer, hastalığın artık sadece çocuklarda değil, yetişkinlerde de ağır seyrederek ölüm riskini artırdığını vurguladı.

TOPLUMSAL BAĞIŞIKLIK EŞİĞİ KRİTİK SEVİYEDE

Kızamık gibi salgın yapma potansiyeli yüksek hastalıkların yayılmasını önlemek için gerekli olan %95’lik toplumsal bağışıklık eşiği, Türkiye’de %92 seviyelerine gerilemiş durumda. Büyük şehirlerde bu eşiğin daha da altına düşüldüğü saptanırken, bu tablonun arkasındaki temel faktörler şöyle sıralandı:

  • Aşı Kararsızlığı ve Reddi: Pandemi sonrasında sosyal medyada yayılan yanlış bilgilendirmeler ve komplikasyon korkuları aşı reddini körükledi.

  • Kayıtsız Nüfus ve Göç: Kayıtsız göçler, aşı geçmişinin bilinememesi ve takibinin yapılamaması önemli bir güvenlik açığı oluşturuyor.

  • Eksik Doz Uygulamaları: İki doz yapılması gereken aşının ilk dozda bırakılması vakaların önünü açıyor.

ZATÜRRE, BEYİN İLTİHABI VE ÖLÜMCÜL SSPE RİSKİ

Kızamık basit bir çocukluk çağı döküntülü hastalığı olmaktan çok uzakta yer alıyor. Prof. Dr. Bülent Ertuğrul’un verdiği bilgilere göre, kızamık geçiren her 1.000 çocuktan 50-60’ı zatürre (pnömoni) geçirirken, binde biri akut ensefalit (beyin iltihabı) tablosuna giriyor. Hastalığın en korkutucu komplikasyonu ise virüsün beyne yerleşmesiyle ortaya çıkan ve çaresi bulunmayan Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) hastalığı. Sinsi ve yıkıcı ilerleyen, evreleri kişilik değişimleriyle başlayıp koma ve 1-3 yıl içinde ölümle sonuçlanan bu ölümcül tablo, aşısız toplumlarda 100 binde bir oranında risk barındırıyor.

AŞILANAN VE AŞILANMAYAN ÇOCUKLARDA SEYİR

Ulusal Aşı Programı kapsamında 12. ayda birinci doz ve ilkokul 1. sınıfta ikinci doz olarak uygulanan KKK (Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak) aşısı hayat kurtarıyor. İki doz aşılanmış çocuklar virüsle karşılaşsa bile hastalığı ya hiç geçirmiyor ya da çok hafif atlatırken; aşısız çocuklar 10 günlük kuluçka süresinin ardından 40°C’ye varan ateş, burun akıntısı, Koplik lekeleri ve tüm gövdeye yayılan kırmızı döküntülerle ağır bir tablo yaşıyor. Uzmanlar, aşı takibinin eksiksiz yapılması ve toplumsal farkındalığın artırılması çağrısında bulunuyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.