Azerbaycan Bakanlar Kurulu’nun onayladığı 325 sayılı karara göre, devlet okullarındaki öğretmenlerin kılık kıyafetinde “laiklik ilkesine uygunluk” şartı getirildi. Öğrencilerle başlayan başörtüsü yasağının eğitimcilere de sıçraması, ülke çapında tepkileri beraberinde getirdi.
Devlet okullarında kız öğrencilerin derslere alınmamasıyla fitili ateşlenen kılık kıyafet tartışmalarında adeta yangına körükle gidildi; Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen yeni mevzuat adımıyla birlikte başörtüsü kısıtlamasının çerçevesi doğrudan öğretmen kadrosunu da içine alacak şekilde genişletildi.
325 SAYILI KARAR ONAYLANDI
Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulan “Devlet Genel Eğitim Kurumlarında Eğitimcilerin Kıyafetlerine İlişkin Şartlar” düzenlemesi, eğitimcilerin giyiminde ortak kurumsal bir kültür oluşturmayı hedefliyor. Kurallar yalnızca mesai saatlerini değil, okulu temsil eden tüm dış etkinlikleri de kapsıyor; geleneksel kıyafetlere ise yalnızca Pedagoji Kurulu onayıyla milli ve manevi etkinliklerde istisna tanınıyor.
LAİKLİK VURGUSUYLA KISITLAMA GENİŞLETİLDİ
Tartışmaların odağında yer alan 1.6 numaralı maddede açıkça şu hüküm yer aldı: “Eğitimcilerin kıyafeti, o cümleden kullandıkları kıyafet unsurları genel eğitimin laiklik ilkesine (dünyəvilik prinsipi) uygun olmalıdır.” Metinde doğrudan “başörtüsü” ifadesi geçmese de bu ibarenin dini sembolleri ve örtünmeyi engellemeye yönelik idari yaptırımlara zemin hazırladığı kaydediliyor.
ÖĞRENCİLERDEN SONRA ÖĞRETMENLERE YANSIDI
Eylül ayının son günlerinde yenilenen forma yönetmeliği gerekçe gösterilerek Sumgayıt, Celilabad ve Bakü’deki okullarda başörtülü öğrencilerin kapıdan içeri sokulmaması büyük infial yaratmıştı. 6 Ekim tarihli kararla benzer sınırlandırmanın öğretmenler için de bağlayıcı hale getirilmesi, yasağın kurumsal boyutta genişletilmesi olarak değerlendirildi.
TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİNDEN TEPKİLER YÜKSELDİ
Yeni karara sivil toplum kuruluşları, eğitimciler, hukukçular ve Karabağ gazileri sert tepki gösterdi. Kararın din ve vicdan hürriyeti ile çalışma hakkını ihlal ettiği belirtilirken, vatan savunmasında yer alan gaziler bu durumun toplumsal barışı zedeleyeceğini vurguladı. Öğretmenler ise kıyafetin değil mesleki liyakat ve pedagojik yeterliliğin esas alınması gerektiğine dikkat çekti.
DENETİM YETKİSİ OKUL YÖNETİMLERİNE VERİLDİ
Uygulamanın sahadaki takibi ve denetimi doğrudan okul müdürlükleri ile Pedagoji Kurullarına bırakıldı. Hukukçular ve eğitimciler, bu yetki devrinin farklı eğitim kurumlarında keyfi uygulamalara ve baskılara yol açabileceği yönünde uyarılarda bulundu.