ABD’nin Utah eyaleti, yapay zekanın doğrudan doktor onayı olmadan hastaları muayene edip reçete yazmasına izin veren ilk eyalet olmaya hazırlanıyor. Bir yıllık pilot uygulamayla başlayacak olan bu tarihi adım, tıp dünyasında hasta güvenliği, klinik muhakeme ve yasal sorumluluk tartışmalarını alevlendirdi.
Yapay zekanın iş gücü piyasasındaki sınırları her geçen gün genişlerken, en korunaklı meslek gruplarından biri olan hekimlik alanında devrim niteliğinde bir adım atılıyor. ABD’nin Utah eyaleti, sağlık hizmetlerinde teknoloji girişimlerinin önünü açmak amacıyla yapay zekaya doğrudan teşhis koyma ve reçete düzenleme yetkisi tanıyan ilk eyalet olarak tarihe geçmeye hazırlanıyor. “Düzenleyici kum havuzu” (regulatory sandbox) mevzuatı kapsamında hayata geçirilecek bir yıllık pilot program, yapay zekanın rutin sağlık hizmetlerini devralıp alamayacağına dair ilk büyük sınav olacak.
İLK AŞAMADA SADECE AKNE TEDAVİSİ
Yetkililer, kamuoyundaki endişeleri gidermek amacıyla programın sınırlarını ilk etapta oldukça dar tuttu. Bir yıl sürecek pilot uygulama kapsamında yapay zeka sadece hafif ve orta şiddetteki akne (sivilce) şikayeti olan hastaları muayene edebilecek. Sistem üzerinden narkotik, bağımlılık yapıcı veya ağır sistemik ilaçlar verilemeyecek; sadece haricen sürülen cilt kremleri reçete edilebilecek. Güvenlik mekanizması gereğince, sistemin yazdığı ilk 100 reçete uzman hekimlerin doğrudan incelemesinden geçecek. Takip eden 400 hasta sürecinde ise haftalık geriye dönük denetimler uygulanarak yapay zekanın kararları çapraz kontrole tabi tutulacak.
HEKİMLERDEN “HALÜSİNASYON” VE “SORUMLULUK” UYARISI
Sistemin sağlık hizmetlerine erişimi ucuzlatacağı ve doktorların yoğun randevu yükünü hafifleteceği savunulsa da, tıp dünyası karara oldukça tepkili. Utah Tabipler Birliği (UMA) ve bağımsız uzmanlar, klinik sezginin makinelerle ikame edilemeyeceğini vurguluyor. Uzmanlar, yapay zekanın yanıltıcı teşhis (halüsinasyon) riskine dikkat çekerek, geçmişte bir hastanın ChatGPT tavsiyesiyle sofra tuzu yerine sanayi kimyasalı olan sodyum bromür tüketerek ağır zehirlenmesini örnek gösteriyor. Öte yandan, yapay zekanın yanlış teşhis koyması veya hastada alerjik reaksiyon gelişmesi durumunda hukuki ve cezai sorumluluğun kime (yazılım şirketine mi, hastaya mı, yoksa eyalete mi) ait olacağı sorusu ise henüz yasal bir zemine oturtulmuş değil.
KÜRESEL SAĞLIK SİSTEMİ İÇİN EMSAL OLABİLİR
Utah’ta başlayacak olan bu pilot denemenin sonuçları, tüm dünyada sağlık sistemlerinin geleceğini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Programın başarılı olması halinde; grip, alerji, idrar yolu enfeksiyonu ve kronik ilaç yenilemeleri gibi rutin tıbbi süreçlerde insan hekimlerin yerini yapay zeka algoritmalarının almasının önü açılabilecek.