Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin kuzeydoğusundaki Ituri eyaletinde başlayan ve çevre bölgelere yayılan Ebola salgını büyümeye devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütünün 9 Ağustos 2026 tarihli raporuna göre 4 bin 381 doğrulanmış vaka ve 2 bin 11 ölüm kaydedildi.
Kongo makamlarının 10 Ağustos verilerine dayanan daha güncel bildiriminde ise doğrulanmış vaka sayısının 4 bin 449’a, can kaybının 2 bin 61’e ulaştığı açıklandı. Veriler, salgındaki ölüm oranının yaklaşık yüzde 46 olduğunu gösteriyor.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının mevcut yayılma hızıyla devam etmesi durumunda 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da yaşanan salgını geride bırakabileceğini söyledi.
Gine, Liberya ve Sierra Leone’yi merkezine alan Batı Afrika salgınında 11 binden fazla kişi yaşamını yitirmişti. Bu salgın, kayıtlara geçen en ölümcül Ebola salgını olarak biliniyor.
DSÖ’nün açıklaması, mevcut can kaybının şimdiden 11 bini geçtiği anlamına gelmiyor. Uyarı, bulaşma ve ölüm hızının kontrol altına alınamaması hâlindeki olası gidişata işaret ediyor.
İlk vakaların şubat ayında ortaya çıktığı, ancak hastalığın 17 Mayıs 2026’da resmen ilan edildiği bildirildi. Vakaların başlangıçta sıtma ve tifo gibi bölgede yaygın görülen hastalıklarla karıştırılması, salgının geç tespit edilmesine neden oldu.
Salgının beş eyalete yayıldığı ve vakaların büyük bölümünün Ituri’de görüldüğü açıklandı. DSÖ’nün 9 Ağustos tarihli raporuna göre toplam vakaların yüzde 85,8’i, ölümlerin ise yüzde 80,6’sı bu eyalette kaydedildi.
Hastalığın Uganda’ya da geçmesi üzerine salgın, DSÖ tarafından “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” olarak değerlendirildi.
Laboratuvar incelemeleri, salgına Ebola virüsünün nadir görülen Bundibugyo türünün yol açtığını ortaya koydu. Mevcut Ebola aşıları ve onaylı tedavilerin büyük bölümü, farklı bir tür olan Zaire Ebola virüsüne karşı geliştirildi.
Bundibugyo türüne karşı onaylanmış özel bir aşı veya tedavinin bulunmaması, salgınla mücadeleyi zorlaştırıyor. DSÖ ve sağlık ortakları, yeni geliştirilen iki aşı adayını etkilenen bölgelerde klinik çalışmalar kapsamında değerlendirmeye başladı.
Zaire türüne karşı kullanılan mevcut bir aşının Bundibugyo virüsüne karşı etkili olup olmadığının araştırılması da planlanıyor.
Salgının etkilediği bölgelerde devam eden silahlı çatışmalar, yetersiz ulaşım altyapısı ve sağlık kuruluşlarındaki kapasite sorunları müdahale çalışmalarını güçleştiriyor.
Sağlık çalışanlarına yönelik güvenlik tehditleri, ücret anlaşmazlıkları, tıbbi malzeme eksikliği ve toplumda yayılan yanlış bilgiler de temaslı takibi ile hasta izolasyonunu olumsuz etkiliyor.
Bölgedeki yoğun nüfus hareketliliği ve komşu ülkelerle devam eden ticaret, virüsün daha geniş bir alana yayılma riskini artırıyor.
Son salgın, Ebola virüsünün 1976’da ilk kez tespit edilmesinden bu yana Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde kaydedilen 17’nci salgın oldu.
Ülkede 2018-2020 yılları arasında yaşanan önceki büyük salgında 3 bin 481 vaka ve 2 bin 299 ölüm kaydedilmişti. Mevcut salgın, can kaybı bakımından bu seviyeye yaklaşırken vakaların artış hızı nedeniyle uluslararası sağlık kuruluşlarının yakın takibinde bulunuyor.