Mekke Savunma Anlaşması komisyondan geçti: Birine saldıran üçüne birden saldırmış sayılacak

Mekke Savunma Anlaşması komisyondan geçti:  Birine saldıran üçüne birden saldırmış sayılacak
Yayınlama: 28.10.2026
A+
A-

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilirken; taraflardan birine yapılacak silahlı saldırının üç ülkeye birden yapılmış sayılacağı hükmü siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırdı.

Ankara’nın dış politika ve güvenlik mimarisinde yeni bir dönemin kapısını aralayan savunma hamlesinde kritik bir eşik geride kaldı. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin kanun teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilerek Genel Kurul sürecine taşındı.

BİR ÜLKEYE SALDIRI ÜÇÜNE YAPILMIŞ SAYILACAK

16 maddeden oluşan ve Meclis Başkanlığına sunulmasından sadece altı gün sonra komisyondan geçen anlaşma, taraflar arasındaki askerî iş birliğini en üst seviyeye taşıyor. Anlaşmanın en dikkat çekici maddesini ise ortak savunma yükümlülüğü oluşturuyor. Buna göre; Türkiye, Pakistan veya Suudi Arabistan’dan herhangi birine dış kaynaklı silahlı saldırı düzenlenmesi durumunda, bu eylem tüm taraflara yönelmiş bir saldırı olarak kabul edilecek. Taraf ülkeler, BM Şartı’nın 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkı çerçevesinde saldırıya uğrayan ülkeye askerî imkân ve kabiliyetlerini kullanarak yardım sağlayabilecek. Ancak sağlanacak desteğin kapsamının anayasal yükümlülükler ve karar süreçleri çerçevesinde belirleneceği, dolayısıyla her saldırıda otomatik olarak çatışmaya girilmeyeceği vurgulanıyor.

MUHALEFETTEN “YEMEN ÇÖLLERİ” TEPKİSİ

Anlaşma, iç siyasetin de en sıcak başlıklarından biri haline geldi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, anlaşmanın Türkiye’yi Ortadoğu’daki askerî çatışmaların ve bölge planlarının bir parçası haline getirebileceğini savunarak sert tepki göstermişti. Özel, Suudi Arabistan ile Yemen’deki Husiler arasındaki gerilimlere dikkat çekerek Mehmetçiğin Yemen çöllerine sürülmesine ve dış kaynaklı stratejilere ortak olunmasına karşı olduklarını, barışın tarafında durulması gerektiğini dile getirmişti. Hükümet kanadı ise anlaşmanın tamamen savunma amaçlı olduğunu ve Yemen’e asker gönderme yönünde alınmış herhangi bir karar bulunmadığını açıklamıştı. Komisyon aşamasını tamamlayan teklifin, Genel Kurul’daki görüşmelerin ardından nasıl bir seyir izleyeceği merakla bekleniyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.