ABD yönetiminin İran ile çatışma sonrasına odaklanan gizli Orta Doğu stratejisi basına sızdı; Washington, Tahran’ı çevreleyen bir müttefik ağı kurup İsrail-Suudi Arabistan normalleşmesini sağlayarak bölgede yeni bir denge kurmayı hedefliyor.
Orta Doğu’da suların durulmasının ardından bölgede kartları yeniden kararak taşları yerinden oynatmak isteyen Donald Trump yönetimi, Beyaz Saray’daki kalan iki yılına damga vurması hedeflenen ve bölgeyi baştan aşağı yeniden dizayn etmeyi amaçlayan kapsamlı bir strateji belgesi için gizlice kolları sıvadı.
ABD merkezli haber platformu Axios’un üst düzey Amerikalı yetkililere ve sürece yakın kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, hazırlıkları süren stratejinin omurgasını İran’ın bölgesel düzeyde çembere alınması ve İsrail ile komşuları arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi oluşturuyor. Çalışmalar Trump yönetiminin kıdemli siyasi kadrosu ile çeşitli federal kurumlar arasında eş güdümle yürütülürken, Trump’ın son haftalarda başdanışmanlarıyla iki kritik toplantı yaparak alternatif senaryoları bizzat değerlendirdiği kaydedildi.
Haberde aktarılan kulis bilgilerine göre Trump, gerçekleştirdiği basına kapalı özel görüşmelerde İran ile yaşanan çatışmaların ardından bölgede “çok daha büyük bir şey” üzerinde çalıştıklarını dile getirdi. Beyaz Saray ise sızan bu iddialara yönelik henüz resmi bir yorumda bulunmadı.
Masadaki taslak stratejinin üç ana sacayağı üzerine kurulduğu belirtiliyor:
İran’ın Sınırlandırılması: Tahran yönetiminin bölgedeki askeri ve siyasi nüfuzunu kırmak için ABD müttefiklerinden oluşan yeni bir bölgesel blok kurulması planlanıyor. Washington’ın bu yapıda ana garantör rolünü üstlenmesi öngörülüyor.
Krizlerin Kapatılması: Gazze’deki savaş sonrası sürecin güvence altına alınması kapsamında Trump’ın ateşkes planının ikinci aşamasına geçilmesi, İsrail ile Suriye arasında kapsamlı bir güvenlik mutabakatına varılması ve İsrail-Lübnan arasındaki mevcut anlaşmanın sahada tavizsiz uygulanması amaçlanıyor.
İbrahim Anlaşmaları’nın Genişletilmesi: Normalleşme dalgasının Suudi Arabistan ile taçlandırılması, Washington’ın bölgesel mimarisindeki en kritik nihai adım olarak öne çıkıyor.
Stratejinin zamanlamasında İsrail’de 27 Ekim’de gerçekleştirilecek parlamento seçimleri ile ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimlerin belirleyici bir rol oynadığı vurgulanıyor. Trump yönetiminin sandıktan çıkacak yeni İsrail hükümetinden tam iş birliği beklediği, ancak İsrail’de bir hükümet krizi ya da siyasi çıkmaz yaşansa dahi Beyaz Saray’ın bu planı hayata geçirme kararlılığını sürdüreceği aktarılıyor.
Taslak henüz tamamlanmadı.
Hazırlık sürecine vakıf olan kaynaklar, metnin nihai hale gelmesi için önlerinde birkaç haftalık bir çalışma takvimi daha olduğunu belirtiyor.
Süreci özetleyen bir kaynak, “Hazırlıyorlar ama henüz hazır değil,” ifadelerini kullandı. Aynı kaynak, planın merkezindeki temel zorluğu ve vizyonu şu sözlerle aktardı:
”Amaç, bölgedeki birçok şeyi bir araya getirmek; savaştan sonra bölgesel bir ittifak nasıl oluşturulur? Bölgedeki tüm ABD müttefiklerinin bu konuda hemfikir olup olmayacağı henüz belli değil.”