İran’da ekonomik krizin derinleşmesi ve ulusal para birimi Riyal’in dolar karşısında erimesiyle başlayan toplumsal öfke, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın tarihi itirafını beraberinde getirdi. Çehar Mahal Bahtiyari eyaletini ziyareti sırasında konuşan Pezeşkiyan, sokaktaki yangının sorumlusunu dışarıda değil, içeride aradı.
Genellikle Batı’yı ve ABD’yi suçlayan Tahran retoriğinin dışına çıkan Pezeşkiyan, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
“İnsanlar memnun değilse, bu bizim hatamızdır. Suçu ABD veya başkalarında aramayın. Sorumluluk bizdedir. Sorunların çözümü zihniyet ve yaklaşıma bağlıdır.”
Protestoların fitili, Riyal’deki sert düşüş sonrası Tahran Büyük Çarşı esnafının kepenk kapatmasıyla ateşlendi. Ancak olaylar kısa sürede ekonomik taleplerden rejim karşıtı gösterilere dönüştü.
Öğrenciler Sahada: Tahran başta olmak üzere 10 farklı üniversitede öğrenciler eylemlere katıldı.
Sloganlar Sertleşti: Gösterilerde “Diktatöre ölüm” sloganları yükselirken; Karaj, İsfahan, Şiraz ve Tebriz gibi birçok kente yayılan eylemlerde polisle çatışmalar yaşandı.
Protestoların büyümesi üzerine Pezeşkiyan yönetimi iki kritik hamle yaptı:
Ekonomik Neşter: Bazı ürünlerin ithalatında uygulanan “devlet destekli düşük kur” uygulaması sonlandırıldı.
Diyalog Çağrısı: İçişleri Bakanı’na talimat veren Pezeşkiyan, protestocu temsilcileriyle görüşülmesini ve “meşru taleplerin” dinlenmesini istedi.
İran Başsavcılığı ise “barışçıl protestoların meşru olduğunu” ancak istikrarsızlık yaratma girişimlerine sert karşılık verileceğini duyurdu.