Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın “HAYIR”I Siyasette Ses Getirdi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın “HAYIR”I Siyasette Ses Getirdi.
Yayınlama: 07.08.2026
A+
A-

TBMM’de görüşmeleri başlayan çerçeve yasa teklifine ilişkin siyasi tartışmalar büyürken, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın tutumu dikkat çekti. Erbakan’ın terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a “umut hakkı” tartışmaları ve çerçeve yasa konusundaki karşı duruşuna Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan dikkat çeken destek geldi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmeye başlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, siyasetin en sıcak başlıklarından biri haline geldi.

“Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki ayağını oluşturması amacıyla hazırlanan düzenleme üzerinden özellikle terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın geleceği, “umut hakkı”, infaz düzenlemeleri ve silah bırakan örgüt mensuplarına yönelik hukuki düzenlemeler tartışılıyor.

Bu tartışmaların ortasında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın çerçeve yasaya destek vermeyeceklerini açıklaması, siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı.

Erbakan’dan net tavır

Fatih Erbakan, uzun süredir Abdullah Öcalan’a “umut hakkı” verilmesine karşı çıkan siyasi liderler arasında yer alıyor.

Erbakan, daha önce yaptığı açıklamalarda terör örgütünün silah bırakmasının herhangi bir pazarlığın konusu olmaması gerektiğini savunmuş, Öcalan’ın serbest bırakılması veya özel bir hukuki statüye kavuşması yönündeki tartışmalara karşı çıkmıştı.

Erbakan’ın bu konudaki tavrı Şubat 2026’da da gündeme gelmiş, Öcalan’a “umut hakkı” verilmesi halinde bunun millete sorulması gerektiğini ifade etmişti.

Yeniden Refah Partisi açısından bugün ortaya konulan tavrın da bu çizginin devamı olduğu değerlendiriliyor.

Özdağ’dan Erbakan’a dikkat çeken destek

Erbakan’ın çerçeve yasa konusundaki “hayır” tavrı, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın açıklamalarında da karşılık buldu.

Özdağ’ın 6 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında, Fatih Erbakan’ın tavrına doğrudan atıf yaptığı görüldü.

Özdağ, AK Parti Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş’e yönelik sözlerinde Fatih Erbakan’ı örnek göstererek şu ifadeleri kullandı:

“Rahmetli babanızın kemiklerini sızlatmayacağınızdan, babanızın oğlu gibi davranacağınızdan eminim. Rahmetli Erbakan’ın oğlu tasarıya ‘hayır’ derken, herhalde Başbuğ Türkeş’in oğlu ‘evet’ demeyecektir.”

Özdağ’ın bu sözleri, Fatih Erbakan’ın çerçeve yasaya karşı tutumuna açık bir siyasi destek olarak yorumlandı.

“Erbakan’ın oğlu tasarıya hayır derken…”

Özdağ’ın açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise hiç kuşkusuz Fatih Erbakan’a yaptığı göndermeydi.

“Rahmetli Erbakan’ın oğlu tasarıya ‘hayır’ derken” sözleriyle Fatih Erbakan’ın tavrını özellikle öne çıkaran Özdağ, böylece farklı siyasi çizgilerden gelen iki parti arasında bu başlıkta bir ortaklaşma görüntüsü ortaya koydu.

Özdağ’ın geçmiş açıklamalarına bakıldığında bunun tek seferlik bir değerlendirme olmadığı da görülüyor.

Zafer Partisi lideri, Şubat ayında yaptığı basın toplantısında komisyon üyelerine açıkça “Sakın ha umut hakkına izin vermeyin” çağrısında bulunmuştu. Özdağ, umut hakkının Öcalan’ın serbest kalmasına ve milli üniter devlet yapısını zayıflatacak adımlara kapı açabileceğini savunmuştu.

13 Şubat 2026’da ise Özdağ, “Milli irade, terör örgütüne affa, Öcalan’a umut hakkına karşıdır” açıklamasını yapmıştı.

Fatih Erbakan’a teşekkür mesajları

Erbakan’ın tavrı yalnızca Zafer Partisi cephesinde değil, farklı siyasi çevrelerde de tartışılmaya başladı.

Özellikle milliyetçi ve ulusalcı çevrelerde Erbakan’ın çerçeve yasa konusunda ortaya koyduğu tavır, “terörle mücadele ile terör örgütü elebaşına hukuki ayrıcalık tanınması birbirinden ayrılmalı” yaklaşımı üzerinden destek görüyor.

Milliyetçi Türkiye Partisi Genel Başkanı Ahmet Yılmaz’ın da Erbakan’ın tavrına yönelik teşekkür mesajı veren isimler arasında olduğu ifade ediliyor.

Siyaset bilimciler ve farklı siyasi çevrelerden gelen değerlendirmelerde ise Erbakan’ın bu çıkışının, Yeniden Refah Partisi’nin “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin kendi kırmızı çizgilerini daha belirgin hale getirdiği yorumları yapılıyor.

Özdağ’ın geçmiş sözleri de dikkat çekiyor

Ümit Özdağ, daha önceki açıklamalarında da Öcalan’a “umut hakkı” verilmesine sert biçimde karşı çıkmıştı.

Şubat ayında yaptığı açıklamada Özdağ, Meclis komisyonunda yer alan isimlere seslenerek, “Komisyona katılanlar içinde hala sağduyusu olan üyelere sesleniyorum, sakın ha umut hakkına izin vermeyin” demişti.

Özdağ ayrıca Öcalan’ın umut hakkı çerçevesinde serbest bırakılmasının Meclis’in kendisini inkâr etmesi anlamına geleceğini savunmuştu.

Dolayısıyla Özdağ’ın son açıklaması, geçmişteki tutumuyla da örtüşüyor.

Meclis’te kritik süreç

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmeye başlanan çerçeve yasa, önümüzdeki günlerde siyasetin en fazla tartışılan konularından biri olmaya devam edecek.

Bir tarafta terör örgütünün silah bırakması ve Türkiye’nin terör sorununu sona erdirmesi hedefi bulunurken, diğer tarafta bu sürecin sonunda ortaya çıkabilecek hukuki sonuçlar tartışılıyor.

Özellikle “umut hakkı” başlığı, siyasi partiler arasındaki en önemli ayrışma noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın “hayır” tavrı ise Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın açıklamasıyla birlikte yeni bir siyasi tartışmanın da kapısını aralamış durumda.

Siyasette yeni bir ortak zemin mi?

Erbakan ve Özdağ farklı siyasi geleneklerden geliyor.

Ancak Öcalan’a “umut hakkı” verilmesi ve çerçeve yasa konusunda ortaya koydukları yaklaşımın önemli ölçüde kesiştiği görülüyor.

Bu nedenle Özdağ’ın Erbakan’ı açık şekilde örnek göstermesi siyasi açıdan dikkat çekici.

Ümit Özdağ’ın,

“Rahmetli Erbakan’ın oğlu tasarıya ‘hayır’ derken…”

şeklindeki sözleri, sadece Fatih Erbakan’a yönelik bir övgü olarak değil, Meclis’teki kritik oylama öncesinde diğer siyasi aktörlere yönelik bir mesaj olarak da değerlendiriliyor.

Türkiye siyasetinde önümüzdeki süreçte gözler Meclis’te olacak.

Çerçeve yasa görüşmeleri ilerledikçe hangi partinin nasıl bir tutum takınacağı ve özellikle “umut hakkı” tartışmasının yasa metnine nasıl yansıyacağı, siyasi dengeler açısından belirleyici olacak.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.