Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, “Emekli çok öfkeli, asgari ücretli çok kızgın, insanlar geçinemiyor ve Türkiye adeta zekatlarla, yardımlarla belediyelerin ve devletin dağıttığı kumanyalarla geçinen insanların ülkesi haline geldi. Bu şartlarda seçime gidilmesi lazım ama gitmezler. Programı bozacak, kesenin ağzını açacak bir Maliye Bakanı’na ihtiyaç var. Adalet Bakanı değişti, İçişleri Bakanı değişti, Maliye Bakanı değiştiği gün anlayın ki Türkiye seçim trafiğine girmiştir” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin MYK toplantısı sonrasında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde meydana gelen maden kazasında hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Kılıç şunları söyledi:
“Ramazan vesilesiyle de bir hesaba dikkatlerinizi çekiyorum. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Ramazan ayı fitre rakamı açıklandı; 240 lira. Ankara Balgat’ta esnaf lokantasında bir tas çorba 230 lira. Diyanet’e göre bir günlük yemek bedeli 240 lira. Yenilebilir hurmanın kilosu 400’den, kasapta kıyma 800’den başlıyor. Bin 500 lira olan sucuktan, 2 bin 500 lira olan pastırmadan bahsetmiyorum bile. Ne güzel söyledi Genel Başkanımız: Çocukların televizyon reklamlarında görüp heves ettiklerini sofrasına koyamayan babalar için müteessirim. Diyanet 2026 yılı fitre bedelini belirledi: 240 lira. 960 lira da sahur, etti size günlük bin 920 lira. Ramazan 30 gün olduğuna göre bir aylık iftar ve sahur bedeli 57 bin 600 lira. Bunun içinde kira yok, elektrik, su, doğalgaz, ulaşım yok. Sadece zeytin, peynir, ekmek, pide, hurma, yumurta; veya sofrada ne varsa. Bu ne demektir biliyor musunuz? Türkiye’nin yarısı zekata fitreye muhtaç demektir. İnanmayan gitsin Van’daki et ve süt kurumu önündeki yüzlerce metreye ulaşan binlerce kişilik ucuz kıyma kuyruğuna baksın. Gitsin Yozgat’taki ucuz kıyma kuyruğuna baksın. İstanbul’dakini kapattılar, Ankara Ulus’takini kapattılar. Niye kapattılar? Birincisi, ürün yetiştiremiyorlar. İkincisi, kilometrelerce kuyruk oluyor, imajları bozuluyor.”
“Ekonomi tam manasıyla alarm veriyor. Merkez Bankası enflasyon hedefini bir kez daha revize etti. Yüzde 16’dan 21’e yükseltti. Bu demektir ki 2027’de de enflasyonda tek hane hayal. Türkiye’de gıda enflasyonu tüm zamanların zirvesinde. Savaştaki Ukrayna’da, Rusya’da et, süt, yumurta, ekmek, makarna Türkiye’den ucuz. Ekonominin başındaki zevat; zirai dondan, kuraklıktan yakınıyor. Türkiye’yi etkileyen meteorolojik olaylar Rusya’yı, Ukrayna’yı, Hollanda’yı etkilemiyor mu? Orada rekolte düşmüyor, marketlerde gıda fiyatları yükselmiyor. Köylümüz, çiftçimiz yağış bekliyor, bolluk bekliyor, bereket bekliyor. Ekonomi yönetimi de yağmur bekliyor. Planı kim yapacak? Devlet değil mi? Köylüyü kim teşvik edecek? Devlet değil mi? Tohuma, mazota, gübreye desteği kim verecek? Devlet değil mi? Çiftçi de zirai dondan kuraklıktan yakınıyor. Sayın Cevdet Yılmaz da Mehmet Şimşek de Merkez Bankası Başkanı da dondan, kuraklıktan yakınıyor. Bu demektir ki yine biz bize yine elele baş başayız.
“Hükümet mağdurdan da mağduriyetten de anlamıyor. Mağduriyetleri de mağdurları da umursamıyor. Sürekli geçmişte kalan vesayet odaklarına atıflar yaparak kendisine mağduriyet çıkarmaya çalışıyor. Kademeli emeklilikte haksızlığa uğrayanlar mağdur. Eşit işe eşit ücret alamayan belediye ve şirket taşeronları mağdur. Bir yıllık evliliğe bir ömür boyu nafaka ödemek zorunda kalanlar mağdur. Kanun Hükmünde Kararnamelerle işinden atılan, mesleği elinden alınan; beraat ve takipsizlik kararlarına rağmen haklarını alamayan yüz binler mağdur. Kamu mühendisleri hak ve mesai kayıpları nedeniyle mağdur. Memleket mağdurlar memleketi oldu maalesef. Ramazan öncesi bir kez daha hatırlatıyoruz: Devletin temeli adalettir. Adalet mülkün temelidir. Bu sorunlar çözülmelidir. Mağduriyetler giderilmelidir.”
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu yazım ekibinin hazırladığı taslak ortak raporu değerlendiren Kılıç, “Katıldığımız konu başlıklarının varlığını da gördük. Ama halk oyuna sunulması gerektiğine dikkat çektiğimiz işaret ettiğimiz konu başlıklarının da rapor kapsamında yer aldığını müşahede ettik. Bazı konular var ki yeniden Refah Partisi başından beri dikkat çekiyor. Halk oyuna götürülmelidir. Şehit ailelerine gazilerimize danışılmalı, fikirleri alınmalıdır dediğimiz konular var raporun içinde. Umut hakkı meselesi ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamak suretiyle umut hakkı denilmeden verilecek olan umut hakkı meselesi referanduma götürülmelidir” dedi.
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın TBMM’nin 2’inci dönem tamamlanmadan seçimleri yenileme kararı alması halinde Erdoğan’ın yeniden aday olmasının anayasal bir hak olduğu yönündeki açıklamalarını değerlendiren Kılıç, şunları kaydetti:
“Sayın Cumhurbaşkanı’nın yeniden aday olabilmesi için zaten seçimin erken yapılması lazım. Buradaki soru işareti şu; Seçim 6 ay mı öne alınacak? Bir yıl mı öne alınacak? Yeniden Refah Partisi olarak bizim görüşümüz Türkiye’nin içinde bulunduğu mevcut sosyoekonomik koşullar, gıda enflasyonu ve geçim darlığı karşısında derhal seçim kararının alınmasıdır. Ama görünen köy kılavuz istemez. Biliyoruz ki Sayın Cumhurbaşkanı seçilmiş olduğu süreyi son dakikasına kadar kullanmak isteyecektir. O nedenle tahminen seçim kararını 2027 yılının son baharına yönelik alacaklardır diye düşünüyoruz. Erken seçim kararı almadıkları takdirde Sayın Cumhurbaşkanı’nın yeniden aday olma ihtimali zaten mevzu bahis değil. Bir ihtimat seçimi 2027 yılının ilk baharına Mayıs, Haziran aylarına da çekebilirler ama tahminimiz son baharında olacağı şeklindedir. 2026’da bir seçim mevzu bahis bile olamaz çünkü Türkiye’nin ekonomik koşulları ortada. Emekli çok öfkeli, asgari ücretli çok kızgın, insanlar geçinemiyor ve Türkiye adeta zekatlarla, yardımlarla belediyelerin ve devletin dağıttığı kumanyalarla geçinen insanların ülkesi haline geldi. Bu şartlarda seçime gidilmesi lazım ama gitmezler. Programı bozacak, kesenin ağzını açacak bir Maliye Bakanı’na ihtiyaç var. Adalet Bakanı değişti, İçişleri Bakanı değişti, Maliye Bakanı değiştiği gün anlayın ki Türkiye seçim trafiğine girmiştir.”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, “Adalet ve İçişleri bakanlarının değişmesinin bir erken seçim hazırlığı olabilir mi” sorusuna, “Yüksek Seçim Kurulu, İl Seçim Kurulları, İlçe Seçim Kurulları, savcılar, hakimler Adalet Bakanlığı bünyesinde görevlerine devam etmektedir. Adalet Bakanı seçimin olmazsa olmazıdır. İçişleri Bakanı da seçimin güvenliğinden sorumludur. Sandıkların kurulması, kaldırılması, sayımın güvenlik içinde yapılması, jandarmasıyla, polisiyle İçişleri Bakanlığı’nın alacağı güvenlik önlemleriyle kaimdir. Dolayısıyla hem İçişleri hem Adalet Bakanlığı’ndaki değişimler seçim öncesi kabineyi seçim sürecine hazırlamanın ayak sesleri olarak tarafımızdan değerlendirilmektedir. Dediğim gibi şimdi kesenin ağzını açacak, popülizm yapacak, emeklinin asgari ücretlinin çalışanın yüzünü güldürecek harcamalarla ön plana çıkacak yeni bir Maliye Bakanı’na ihtiyaç var. Çünkü milyonlar gerçekten geçim sınırının, açlık sınırının çok altında bir yaşama mahkum edildi. Bu durum sürdürülebilir değil” yanıtını verdi.
TÜİK’in yaptığı çalışmada vatandaşların yüzde 53’ünün mutlu olmasını değerlendiren Kılıç, “Bu araştırmaları herhalde enflasyon araştırmalarını yaptıkları yerde yapıyorlar. Eğer buldukları enflasyon doğruysa buldukları mutluluk oranı da doğrudur. Enflasyon rakamına tüy için ne kadar güveniyorsanız mutluluk yüzdesiyle ilgili araştırmalarına da en fazla o kadar güvenmenizi tavsiye ederim. Keşke Türkiye yüzde yüz mutlu insanların ülkesi olabilse. Ama geçinemeyen insanların faturasını ödeyemeyen insanların vergi ve borç takibine kredi kartı takibine maruz kalan insanların evladına iş bulamayan insanların mutlu olabildiği bir Türkiye maalesef değiliz. Bugün Türkiye’de işsiz kadınları umutsuz yarınları bir kenara bırakın beş milyon ev genci var. Beş milyon ev genci. Ne demek bu biliyor musunuz? Ne eğitimde ne işte olan beş milyon gencimiz var. Bu gençler Türkiye’nin yarınları. İnsan gücü, beyin gücü aynı zamanda beş milyon gencimizin evde olduğu işte ve okulda olamadığı bir ülkede bu oranda bir mutluluk bana inandırıcı gelmiyor” diye konuştu.
Kılıç, olası bir erken seçimde Saadet Partisi ile bir ittifak olur mu sorusuna, “Bu soru genel başkanların uhtesinde bu aşamada cevaplandırılabilecek bir soru. Saadet Partisi köklü bağlarımızın bulunduğu kardeşlerimizin siyaset yaptığı Erbakan hocamızın milli görüş ilke ve prensipleri doğrultusunda hayatı da hakikati de siyasetin gerçeklerini de kendileriyle her zeminde paylaştığımız dava arkadaşlarımızın bulunduğu bir siyasi parti. Dolayısıyla Saadet Partisi’yle Yeniden Refah Partisi arasında liderler anlamında da kadrolar anlamında da yakınlaşmaların olması, görüşmelerin olması bir araya gelme ihtimalinin her geçen gün kuvvet kazanması elbette ki önemlidir, değerlidir” dedi.