Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Konya’da partisinin belediye başkanlarının AK Parti’ye katılmasına ilişkin, “Seçimden sonra adeta Yeniden Refah Partisi’nden bir intikam alma güdüsüyle, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘bunları silkeleyelim’ sözleri doğrultusunda çalışmalar yapıldı. Burada belediye başkanları ciddi bir siyasi şantajla karşı karşıya kaldılar. Bu baskılar dolayısıyla ya da bir takım sağlanacak kolaylıklar ve menfaatler dolayısıyla maalesef omurgalı bir duruş sergileyemediler, milletin iradesine sahip çıkamadılar” dedi. Erbakan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile görüşmelerine dair ise “Bundan sonraki süreçte de iki partinin bu diyaloğu, bu ilişkileri daha da güçlü bir şekilde, daha da yoğun bir şekilde devam ettirmesi gerektiğini kendileriyle ifade ettik, mutabık kaldık” ifadesini kullandı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
İki lider yaklaşık 1 buçuk saat süren görüşme sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.
Arıkan: “Süreçle ilgili ortak bir tavır geliştirilmesi hususunda müzakerelerde bulunduk”
Ziyarete ilişkin konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Bugün, geçtiğimiz günlerde büyük kongresini gerçekleştiren Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan ve kıymetli heyetine hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Bu ziyaret vesilesiyle ülkemizde ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri istişare ettik; süreçle ilgili ortak bir tavır geliştirilmesi hususunda müzakerelerde bulunduk. Önümüzdeki günlerde iki parti arasındaki diyaloğun devam etmesi noktasında da karar aldık” ifadelerini kullandı.
Erbakan: İki parti arasındaki diyalog daha güçlü bir şekilde devam edecek
Ziyarete ilişkin konuşan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Ben de Sayın Genel Başkan’a ve kıymetli heyetine özellikle teşekkürlerimi sunuyorum. Bu ince düşünceleri ve ziyaretleri dolayısıyla Allah kendilerinden razı olsun. Tabii ki bizim heyetimize de eşlik etmeleri dolayısıyla siz basın mensuplarına da bu ilginiz ve teşrifiniz dolayısıyla teşekkür ediyorum. Aslında Sayın Genel Başkan çok güzel bir şekilde özetledi; Türkiye’nin, bölgenin, gerçekten de dünyanın çok sayıda meselesi var. Maddi, manevi problemlerimiz var. Bunlarla ilgili uzun bir müzakere imkanı bulduk; kendileriyle fikir alışverişinde bulunduk, değerlendirmelerde bulunduk. Bundan sonraki süreçte de iki partinin bu diyaloğu, bu ilişkileri daha da güçlü bir şekilde, daha da yoğun bir şekilde devam ettirmesi gerektiğini kendileriyle ifade ettik, mutabık kaldık. Bu ziyaretin ve bundan sonra her iki partinin yapacağı görüşmelerin, bu ilişkinin hayırlı sonuçlara vesile olmasını Cenabıallah’tan diliyorum” dedi.
“Belediye başkanları ciddi bir siyasi şantajla karşı karşıya kaldılar”
Erbakan, son olarak Konya’daki belediye başkanlarının AK Parti’ye geçmesi üzerinden vekil transferlerine ilişkin sorulan soruyu yanıtladı.
“Konya’da Yeniden Refah Partisi olarak yerel seçimde çok ciddi bir başarı elde edildi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde yüzde 24’e varan bir oy oranı alındı. Bununla beraber 6 ilçe belediye başkanlığının Yeniden Refah tarafından kazanılması ve bunun sonucunda da AK Parti’nin kendi kalesi olarak gördüğü, çok güvendiği Konya’da ciddi bir değişimin yaşandığı ortaya çıktı. Bunun üzerine seçimden sonra adeta Yeniden Refah Partisi’nden bir intikam alma güdüsüyle, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘bunları silkeleyelim’ sözleri doğrultusunda çalışmalar yapıldı. Burada belediye başkanları ciddi bir siyasi şantajla karşı karşıya kaldılar. Bu baskılar dolayısıyla ya da bir takım sağlanacak kolaylıklar ve menfaatler dolayısıyla maalesef omurgalı bir duruş sergileyemediler, milletin iradesine sahip çıkamadılar. Ancak bu sadece Yeniden Refah Partisi için değil, diğer siyasi partilerde de olan bir olaydır. İktidarın gücü ve baskısı, siyasi şantajı dolayısıyla bugün diğer partilerden de, CHP’den de belediye başkanlarının ve milletvekillerinin iktidar kanadına, AK Parti’ye geçtiğini biliyoruz. Bunu da ifade etmek isterim ki biz 31 Mart yerel seçimlerine girerken 520 bin üyeye sahiptik, bugün ise 655 bine yakın üyemiz vardır. Dolayısıyla birkaç belediye başkanının ayrılmış olması bizim gücümüzü olumsuz etkilemeyecektir. Bir yandan 130 binden fazla yeni üyeyi partimize kazandırmışız ve emin adımlarla, kararlı bir şekilde hedefe doğru yürümeye devam ediyoruz.”
“Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi tabanları birbirine sevgi besleyen tabanlardır.”
“Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi tabanları birbirine sevgi besleyen tabanlardır. Genel başkanlar düzeyindeki görüşmelerimiz de bunun bir göstergesidir. İnşallah birlikte ülkemiz için, milletimiz için, İslam alemi için, rahmetli Erbakan Hocamızın her zaman ifade ettiği gibi 8 milyar insanın kurtuluşu için hayırlı, olumlu adımlar atmak nasip olur. Türkiye’de yapılan araştırmalarda yüzde 30’un üzerinde kararsız seçmen olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun bize söylediği gerçek şudur: Ne iktidardan ne ana muhalefetten memnun olan çok ciddi bir seçmen kitlesi vardır. Bu seçmen kitlesi iktidarın değişmesini istemekte, iktidardan memnun olmamakta; ancak mevcut ana muhalefetin de kendi derdine derman olabileceği konusunda şüphe taşımaktadır. Bu kitle büyük oranda yeni bir heyecanın, yeni bir umudun doğmasını beklemektedir, istemektedir. Bu umudun ve heyecanın oluşturulması için biz de Yeniden Refah Partisi olarak üzerimize düşenleri yapmaya hazır olduğumuzu ifade ediyorum. Bu konuda Saadet Partisi ile görüşmelerimiz bundan sonra da daha sık ve daha yoğun bir şekilde devam edecektir. Ülkemiz için, milletimiz için hayırlı adımlar atmak inşallah nasip olur”
“Emeklilerimizin yüzde 90’ı açlık sınırının altında maaş alıyor”
Erbakan, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların sorulması üzerine ise şunları söyledi:
“Emeklilerin ve asgari ücretlilerin durumu gerçekten de biraz önceki görüşmemizde en önemli gündem maddelerinden bir tanesiydi. Türkiye’de ekonomik sorunlar, vatandaşa sorulduğunda en önemli problem olarak karşımıza çıkıyor. Emeklilerimizin yüzde 90’ı açlık sınırının altında maaş alıyor. Açlık sınırı 32 bin lira olmuş durumda; emeklilerin yüzde 90’ı 32 bin liranın altında maaş alıyor. Asgari ücret maalesef açlık sınırının altında. Yoksulluk sınırının 100 bin lira seviyesine geldiği bir Türkiye’de yaşıyoruz. Böyle bir tabloda 28 bin lira asgari ücret, 20 bin lira en düşük emekli maaşı karşımıza çıkıyor ve bu tablo bize şunu gösteriyor: Türkiye’de halkın yüzde 45’i açlık sınırının altında, yüzde 80’i ise yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. ‘Emeklilerin en düşük maaşını 18 bin küsurdan 20 bine çıkarmak için çok büyük bir lütufta bulunduk’ diyen iktidar, 110 milyar liralık bir maliyete katlandı. Bu rakam iktidarın 15 günlük faiz ödemesine eşittir. Yani milyonlarca emeklinin maaşını 20 bin liraya çıkarmak için ayrılan meblağ, 15 günde faize verilen parayla aynıdır. Dolayısıyla ‘kaynak yok’ ifadesini kabul etmemiz mümkün değildir. 23 senedir bütçe yapıp faize giden trilyonları kurtarsaydınız, bunu emekliye, emekçiye verseydiniz; bununla beraber imtiyazlı holdinglere aktarılan haksız kaynakları, muafiyetleri ve kamudaki israfı ortadan kaldırıp emekliye aktarsaydınız çok daha farklı bir tablo olurdu”
“İran’dan sonra sıranın Türkiye’ye gelmesi ihtimaliyle karşı karşıyayız”
İkili görüşmede dış politikanın görüşülüp görüşülmediğine ilişkin soruya ise Erbakan, şu yanıtı verdi:
“Gazze konusunda tam manasıyla Genel Başkan’a katılıyoruz. Gazze’de bu Barış Kurulu planının, Gazzeli Filistinlilerin kendi milli egemenliğine aykırı bir plan olduğunu; Gazze’nin yönetiminin siyonistlere, Amerikalılara ve Tony Blair’a devredilmesinin kabul edilemez olduğunu biz de ifade etmek istiyoruz. Bununla beraber Erbakan Hocamızın Amerika ile ilgili güzel bir sözü vardır. Irak’la ilgili operasyonlar sırasında ifade etmişti; ‘terbiye edilmemiş bir aygır gibi’ diyordu. Şimdi maalesef görüyoruz ki yaptıkları ortadadır. Şimdi sıra İran’a gelmiş durumda; adeta İran’ı vurmak için gün sayıyorlar. Sayın Genel Başkan’ın da ifade ettiği gibi, Allah vermesin, İran’dan sonra sıranın Türkiye’ye gelmesi ihtimaliyle karşı karşıyayız. Bunu Erbakan Hocamız yıllarca ifade etmiştir”
“2027 yılının seçim yılı olması kuvvetle muhtemeldir”
Erbakan, erken seçime dair sorulan soruyu da şöyle yanıtladı:
“Erken seçimle ilgili bizim tahminimiz 2027 sonbaharında bir seçim yapılması yönündedir. Çünkü anayasa değişikliğini gerçekleştirememeleri halinde Sayın Cumhurbaşkanı’nın tekrar aday olabilmesi için bir erken seçim olması gerekiyor. Bunun da normal zamanından 4, 5 ya da 6 ay önce yapılacağını tahmin ediyorum. Dolayısıyla 2027 yılının seçim yılı olması kuvvetle muhtemeldir. 2026 yılını da seçimden önceki son yıl olarak ifade edebiliriz”