Okulların açılmasıyla bozulan uyku saatleri çocuklarda dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük ve aşırı hareketlilik olarak kendini gösteriyor. Uzmanlar, “Hemen uyu” demekle biyolojik saatin düzelmeyeceğini belirterek aileleri kademeli geçiş yapmaları konusunda uyarıyor.
Yaz tatilinin sona ermesiyle evlerde sabah krizleri baş gösterip ailelerin canı burnuna gelirken, geç saatlere kadar ayakta kalmaya alışan çocukların yaşadığı odaklanma ve hırçınlık sorunlarının altında çoğu zaman sanılanın aksine yaramazlık değil, derin bir uyku yetersizliği yatıyor.
Toplumda eksik uykunun yalnızca esneme veya mayışma olarak bilindiğini hatırlatan Çocuk Nörolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Afshin Dezhakam, klinik gözlemlerini şu sözlerle paylaştı: “Aileler bazen ‘Benim çocuğum yerinde duramıyor, uykusuz olması mümkün değil’ diyerek yanılıyor. Özellikle okul çağındaki çocuklarda uyku eksikliği; aşırı hareketlilik, huzursuzluk, dürtüsellik ve sabırsızlık şeklinde de yansıyabiliyor. Bu nedenle ödev başında duramayan ya da okulda dikkatini toplayamayan bir çocuğun sadece tembellik yaptığı veya ders çalışmak istemediği düşünülmemelidir.”
Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi verilerine dikkat çeken Dr. Dezhakam; 3-5 yaş grubunun günlük 10-13 saat, 6-12 yaş grubunun 9-12 saat, 13-18 yaş grubunun ise 8-10 saat uykuya gereksinim duyduğunu belirtti. Çocuğun sınıfta yalnızca bedenen oturmasının öğrenme için kafi gelmediğini vurgulayan uzman, dinlenmemiş bir beynin bilgiyi işleme ve kalıcı hafızaya aktarma mekanizmalarını felce uğrattığını kaydetti.
Tablet ve telefonlardaki kısa içeriklerin beyni sürekli uyararak uyku hissini ötelediğini bildiren uzman isim, biyolojik saati hizalamak için ailelere şu tavsiyelerde bulundu: