Beştepe’den on binlerce kişiye iş müjdesi: Alım yapılacak o sektör belli oldu

Beştepe’den on binlerce kişiye iş müjdesi: Alım yapılacak o sektör belli oldu
Yayınlama: 17.10.2026
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026 yılı sona ermeden 38 bin hekim dışı sağlık personeli alımı için ilana çıkılacağını açıkladı. Törende ayrıca yeni sağlık tesislerinin açılışı yapıldı ve yeni projelerin temeli atıldı.

​İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa Yerleşkesi Toplu Temel Atma ve Toplu Açılış Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, atama bekleyen binlerce adayın yüreğine su serpen personel alımı müjdesini kamuoyuyla paylaştı ve yıl bitmeden 38 bin hekim dışı sağlık personelinin istihdam edileceğini bildirdi.

​YENİ HASTANELER AÇILDI VE TEMELLER ATILDI

Konuşmasına sağlık çalışanlarını ve İstanbulluları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşaatı tamamlanan sağlık tesislerinin açılışını gerçekleştirmekten ve yeni yapıların temellerini atmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Tören kapsamında İstanbul Üniversitesinin Çapa ve Esenyurt yerleşkelerinde yer alan yeni Dahiliye Hastanesi ile Esenyurt Hastanesi’nin resmi açılışının yapılacağını belirten Erdoğan, eş zamanlı olarak Ortopedi, Travmatoloji ve Cerrahi 2 Hastanesi ile Deniz Abdal Camii’nin de temellerinin atılacağını duyurdu.

​SAĞLIK ÇALIŞANLARINA VE EMEKÇİLERE TEŞEKKÜR ETTİ

Eserlerin şehre ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, tesislerin yapımında emeği geçenlere ve görev alacak personele şu sözlerle seslendi:

​”Sağlık Bakanlığımızı, Üniversitemizi ve yüklenici firmamızı tebrik ediyor; bu yapıları alın ve fikir teriyle sulayan işçi, memur ve mühendislerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Hekim ve cerrahlarımızdan hasta bakıcılarımıza, hemşirelerimizden idari personelimize, yeni hastanelerimizde görev yapacak tüm kardeşlerime üstün başarılar temenni ediyorum. Son olarak bu sağlık tesislerinde tedavi görecek tüm vatandaşlarımıza Rabbimden sağlık ve bereketler niyaz ediyorum.”

​İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ BİZE ECDADIN EMANETİDİR

Türkiye’nin tıp tarihindeki köklü geçmişine ve kurumsal birikimine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

​”Sözlerimin hemen başında şunu sizlerle paylaşmak isterim: Biz hem sağlık hizmetleri hem de tababet ilmi noktasında çok ciddi bir birikimin, aynı zamanda köklü bir kurumsal tarihin temsilcileriyiz. Tabiplik bizde asla sıradan bir meslek olarak görülmemiştir. Hekim, hikmete erişen bir şahsiyet olarak telakki edilmiştir. Tıp sahasında Avrupa’da Orta Çağ’ın en karanlık sahneleri yaşanırken, biz Anadolu’nun dört bir yanındaki bimarhanelerle, şifahanelerle ve daha pek çok kurumla 13. asırdan itibaren bu alanda adeta temayüz ettik.

​İstanbul Tıp Fakültesi de bize ecdadın emanetidir. Bu fakülte, Memalik-i Mahruse-i Şahane olarak adlandırılan Cihan Devleti Osmanlı’nın bize emanet ettiği kurumlardan biridir. İlk etapta Sultan Fatih’in emriyle kurulan ve bu fakültenin nüvesini oluşturan Fatih Darüşşifası’nda tıp eğitiminin ilk izlerini görüyoruz. Yaklaşık 4 asır sonra, 14 Mart 1827’de Sultan II. Mahmud tarafından inşa ettirilen Tophane-i Amire ile ilk modern tıp fakültemiz burada hayat bulmuştur. Cerrahhane-i Amire’nin de ilave olunmasıyla bu köklü kurum, 1839 yılında önce Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve Darülfünun Tıp Fakültesi adlarını almış, devamında ise İstanbul Tıp Fakültesi olarak hizmet vermiştir.”

​DEVLET GELENEĞİNDE DEVAMLILIK VE SEFERBERLİK RUHU VURGULANDI

Tarihsel akışın önemine ve sağlık kurumlarının milli mücadelelerden günümüzdeki krizlere kadar üstlendiği kritik role değinen Erdoğan, sözlerini şöyle noktaladı:

​”Bu tarihsel akışı özellikle şunun için vurguluyorum; kıymetli dostlar, bizim devlet geleneğimizde devamlılık esastır. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyen ecdat, devlet-i ebet müddet anlayışımızı kurumlarımıza da yansıtmıştır. Bu kurumlar devletle birlikte milletin de kurumları olduğu için istiklal ve istikbal hamurumuz da aynı zamanda buralarda yoğrulmuştur. Örneğin, 14 Mart 1919’da Hikmet Bey ve arkadaşlarının Tıbbiye-i Şahane binasında dalgalandırdığı Türk bayrağı, esarete boyun eğmeyeceğimizin tüm dünyaya ilanı olmuştur. Kızılayımızın, Yeşilayımızın, daha pek çok sivil müessesenin Milli Mücadele yıllarında ortaya koyduğu seferberlik ruhu bu kurumlarda adeta vücut bulmuştur. Kıbrıs Barış Harekatı’ndan 15 Temmuz darbe girişimine, Kovid-19 salgınından 16 Şubat depremlerine bu ruh her seferinde ortaya çıkmıştır.

​Bu vesileyle sizlerin şahsında, önümüzdeki sene 200. kuruluş yıl dönümünü kutlayacak olan İstanbul Tıp Fakültemizin tüm mensuplarını şimdiden tebrik ediyorum. Başarılarla dolu iki asırlık geçmişinde bünyesinden dünyaca ünlü isimler çıkaran İstanbul Tıp Fakültemizin, inşallah daha nice asırlar milletimize şifa dağıtacağına, tıp literatürüne önemli katkılar yapacağına inanıyorum.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.