İstanbul’un Adalar açıklarında 19 Ağustos’ta başlayan sismik hareketlilik gece boyunca devam etti. Bölgede büyüklükleri çoğunlukla 1 ile 3 arasında değişen çok sayıda deprem kaydedilirken, en büyük sarsıntının büyüklüğü 3,2 olarak ölçüldü.
AFAD verilerine göre 19 Ağustos saat 17.43’te merkez üssü Adalar olan 3,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sarsıntının derinliği 7 kilometre olarak açıklandı.
Bölgede gece boyunca çok sayıda mikrodeprem kaydedildi. AFAD’ın güncel listesinde 20 Ağustos sabahı saat 07.18’de 2,5 büyüklüğünde yeni bir sarsıntı daha yer aldı. Hareketlilik Adalar ile Çınarcık arasındaki Marmara Denizi bölümünde yoğunlaştı.
Prof. Dr. Okan Tüysüz, küçük depremlerin doğrudan büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Her büyük depremin ardından artçı sarsıntılar yaşandığını ancak her büyük depremden önce öncü deprem meydana gelmediğini ifade eden Tüysüz, bir sarsıntının öncü olup olmadığının ancak daha büyük bir deprem yaşanması durumunda anlaşılabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, yalnızca küçük sarsıntıların sayısına bakılarak büyük deprem tahmini yapılamayacağını vurguladı. Deprem kestiriminde yer kabuğuna ilişkin farklı fiziksel özelliklerin birlikte incelenmesi gerektiğini belirten Ercan, vatandaşlara paniğe kapılmama çağrısı yaptı.
Ercan’ın Marmara depremine ilişkin paylaştığı tarih ve büyüklük değerlendirmeleri bilimsel bir öngörü niteliği taşıyor; kesin bir deprem tarihi verilmesi mevcut bilimsel yöntemlerle mümkün değil.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise depremlerin ana fay hattından ziyade bölgeyi kesen ikincil fay kollarında meydana geldiğini savundu.
Bu fayların büyük ve yıkıcı bir deprem oluşturacak gerilim birikimine sahip olmadığını ileri süren Üşümezsoy, Adalar Fayı’ndan büyük bir deprem beklemediğini açıkladı.
Prof. Dr. Osman Bektaş, depremlerin 10 ila 13 kilometre derinlikte yoğunlaşmasının Adalar Fayı’nın derin kesimlerinde “sürünme” olarak adlandırılan yavaş hareket ihtimalini destekleyebileceğini belirtti.
Bektaş, 2025’te meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin oluşturduğu gerilim değişiminin mevcut hareketliliği tetiklemiş olabileceğini değerlendirdi. Bunun kesinleşmiş bir sonuç değil, bilimsel veriler üzerinden ortaya konulan bir olasılık olduğunu ifade etti.
Uzmanlar, küçük depremlerin tek başına yaklaşan büyük bir depremin kanıtı sayılamayacağı noktasında benzer değerlendirmeler yaparken, Adalar Fayı’nın özellikleri ve gelecekte üretebileceği deprem konusunda farklı görüşler dile getiriyor.
Resmî kurumlar tarafından deprem nedeniyle herhangi bir can veya mal kaybı bildirimi yapılmadı. Bölgedeki sismik hareketlilik AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından takip ediliyor.