KCK yöneticisi Cemil Bayık, “Terörsüz Türkiye” süreci için Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasını ve İmralı ile doğrudan teması şart koştu. Kandil, istedikleri yasal düzenlemeler yapılmadan silah bırakmaya yanaşmıyor.
”Terörsüz Türkiye” hedefiyle konuşulan yeni süreçte terör örgütü Kandil cephesi, adeta ipe un sererek süreci kendi dayatmalarıyla yönlendirme çabasında. KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, bir yandan siyasi çözüm söylemlerinin arkasına sığınırken diğer yandan aba altından sopa göstererek, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmaması ve Kandil’in bizzat İmralı ile görüştürülmemesi halinde silah bırakmayacaklarını açıkça ilan edip devlete şantaj yapmaya kalkıştı.
İMRALI İLE GÖRÜŞME DAYATMASI
Bayık, süreç kapsamında siyasi ve hukuki adımlar beklediklerini belirterek, gazeteci ve akademisyenlerin yanı sıra bizzat Kandil’in de İmralı’ya gitmesi gerektiğini dayattı. Toplumdaki kuşkuların ancak bu şekilde giderileceğini öne süren Bayık, “KCK’nin de İmralı’yı ziyaret etmesi gerekiyor. Bizim de Apo’nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu doğal bir şey. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez” sözleriyle örgütün cüretkar talebini dile getirdi.
SİLAH BIRAKMAK İÇİN ÖZGÜRLÜK ŞARTI
Terör örgütü yöneticisi, silah bırakma ve Türkiye’ye dönme konularında da açıkça şart koştu. Kendi meşruiyetlerini sağlamak adına yasa değişikliği talep eden Bayık, “Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye’ye gitmeyiz. Eğer silah bırakacaksak demokratik siyaset faaliyeti yürütme hakkımızın olması gerekiyor. Aynı zamanda yasaların değiştirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
DEVLETE GÜVENMİYORLAR BAHÇELİ’Yİ ÖNEMSİYORLAR
Türk hukuk sisteminde değişiklik yapılmazsa baskıların süreceğini iddia eden Bayık, kayyum atamaları ve hapisteki isimler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’ne güvenmediklerini vurguladı. Meclis’te kabul edilen yasanın kendi taleplerinden ziyade devletin çıkarlarına uygun olduğunu savunan Bayık’ın, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışını ise destekleyerek, “Bahçeli bazı açıklamalar yaptı, bu konuya resmiyet kazandırdı. Bu bizim için önemlidir. Eğer Önder Apo’nun önünü açarlarsa ve çalışmasına izin verirlerse, bu süreci başarıya ulaştırabilir” demesi dikkat çekti.
MAZLUM ABDİ’YE SERT ELEŞTİRİ
Örgüt içindeki çıkar çatışmaları ve fikir ayrılıkları da açıklamalara yansıdı. Bayık, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) eski Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya danışman olmasını sert bir dille eleştirdi. Abdi’nin bu görevi Kürtler adına değil şahsi olarak kabul ettiğini savunan Bayık, “Mazlum Abdi, hiçbir görev kabul etmeyeceğini ve halkının içinde olacağını söyledi. Bu açıklaması yerindeydi. Ancak son dönemde Şara’nın danışmanı oldu. Eğer Kürtler adına olsaydı, o zaman sorun olmazdı. Mevcut eleştiriler yerindedir. Biz de eleştiriyoruz; çünkü kabul etmemesi gerekirdi” dedi.