Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, MYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
Suat Kılıç’ın açıklamalarından satır başları:
Terörsüz Türkiye terörsüz Suriye ile kaimdir dedik.
Suriye’de YPG bitmeden Türkiye’de PKK’nın tasfiyesi bir anlam ifade etmez dedik.
Haklı çıkmaktan mutlu değiliz. Bizim öngörülerimizi devlet aklının da öngörmesi gerekirdi.
Kürt vatandaşlarımızı ve Suriye’deki Kürt kardeşlerimizi terör örgütleriyle Bir arada değerlendirmedik, değerlendirmiyoruz.
Suriye Cumhuriyeti’nin 1962 Haseke nüfus sayımından bu yana yok sayılan Kürtlerle ilgili açıkladığı haklar ve yükümlülükler kararnamesini destekliyoruz.
Kürtler bulundukları bütün ülkelerde eşit haklara sahip eşit yurttaşlardır.
Suriye’nin Arap’ı Türkmen’i ne ise Kürt’ü de bizim için odur.
Hiçbir kardeşimizin bir tırnağına zarar gelsin istemeyiz.
Esad rejiminin düştüğü nefret ve inkar çukuruna yeniden düşülmesini asla tasvip etmeyiz.
Türkiye olarak Suriye’de meskûn tüm halklarının haklarını korumakla mükellefiz.
Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın sözlerini tekrar ediyorum:
Ne mutlu, Türk-Kürt kardeşliğini rehber edinenlere.
Ne mutlu, Allah için birbirini seven Kürtlere ve Türklere.
Mardin Nusaybin’de yaşanan Türk Bayrağı provokasyonunu kınıyoruz. Bu provokasyonu yapan ve yaptıranlar aciz ve zavallı bir azınlıktır. Bayrağımıza kasteden bizden değildir.
Kimliksizdir, kişiliksizdir, vatansızdır, haindir.
Türk Bayrağı, milli birliğimizin sembolü olduğu gibi milletimizin de şeref ve haysiyetidir.
Altın çamura düşse değerini kaybetmez, tenekeyi patlatsan çeyrek altın etmez.
Sayın Bahçeli erken seçim olmamalıdır diyor.
Emekliye hakkını vermemişsin. Asgari ücretlinin yüzünü güldürmemişsin. Taşeron işçileri sevindirmemişsin. Ev çalışanlarının haklarını gasp etmişsin. Millet pazar yerlerinden sebze meyve artığı topluyor. Sayın Bahçeli erken seçime gerek yok diyor.
Sandığın ne zaman kurulacağına seçimin hangi tarihte kurulacağına millet karar verir.
Ak Parti iktidar MHP hükümet ortağı. Kaybedeceği bir seçimi niye istesin.
İstemez tabii. Ama millet isterse de engelleyemez.
İran’a yönelik Amerikan tehdidinin tırmandığını görüyoruz.
İsrail’in güvenliğini merkeze alan yeni bir dünya düzeni inşa ediliyor.
Ama bu düzenin adaleti yok. Gözetilen tek değer ABD ve İsrail’in çıkarları.
İran’a yönelik saldırı hazırlığı için İran’daki insan hakları ihlalleri gerekçe gösteriliyor.
Bir kere daha soruyorum buradan:
Gazze’de İsrail’in katlettiği on binler insan değil miydi?
İsrail’i alkışlarken İran’ı hedef tahtasına koymanın ardında ne hukuk arayışı var ne de insan hakları.
Minnesota’da kendi vatandaşına sorgusuz sualsiz kurşun sıkan da aynı Amerika değil mi?
Orada yok mu insan hakları. Ortadoğu’yu daha da karıştırmanın istikrarsızlığı tırmandırmanın kimseye bir hayrının olmadığı hatırlatıyoruz.
Kanayan bir yaraya dikkatlerinizi çekmek istiyorum.
KİT taşeronları. Kamu İktisadi Teşebbüsleri’nde çalışan 138 bin işçi adaletsizlikle karşı karşıya.
Aynı işi yapan kadrolu sendikalı işçilerin üçte biri ücretle çalışmak zorunda.
Benzer bir durum belediye taşeronlarında da var.
Belediyenin kadrolu sendikalı işçileri başka taşeron işçiler başka ücretler alıyor.
Aynı işi yapan insanları aynı haklardan mahrum bırakmak zulümdür.
Eşit işe eşit ücret vererek KİT’lerde de belediyelerde de adalet sağlanmalıdır.
Bir başka gelir adaletsizliği emekli maaşlarında yaşanmaktadır.
Emeklilerimize kanunla 20 bin lira verildi.
Açlık sınırı 30 bin, emekli maaşı 20 bin.
Herkese para var, emekliye gelince para yok.
Bu durum kabul edilemez. Asgari ücret en azından açlık sınırına, en düşük emekli aylığı da asgari ücrete eşitlenmelidir.
Madem ki Türkiye büyüyor, işçinin emeklinin alım gücü neden küçülüyor?!

Basın mensuplarının sorularını cevaplayan Suat Kılıç, belediye başkanlarına yönelik yargılamalara eleştiri getirdi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Aziz İhsan Aktaş davasına ilişkin soruya ilişkin verdiği cevapta şu ifadeleri kullandı:
Bütün belediyelerle iş yapan suç örgütü liderinde bulunan kişi tutuksuz yargılanırken seçimle gelen belediye başkanları neden tutuklu yargılanıyor? Yeniden Refah Partisi olarak biz adil düzenin sözcüsüyüz, adaletin mümessiliyiz. Yargılama olmaksızın adaletin gerçekleşmesi mümkün değildir. Belediye başkanları da yargılansın, suç örgütünün lideri de, ihaleye fesat karıştıran da yargılansın. Ama bu bütün bu belediyelere iş yapan, belediyelerden ihale alan, ihalelere fesat karıştırmakla suçlanan, yüzlerce yıllık mahkumiyet istemiyle yargılanan kişi duruşma salonuna evinden gelirken belediye başkanları neden tutuklu yargılanıyor. Bu sorunun cevabı verilmeli. Kimse yargılanmasın demiyoruz, yargılansınlar ama adaletle yargılansınlar.
Bu tutuklu belediye başkanlarının içerisinde kronik hastalığı olanlar var. Murat Çalık… Tanımam, bilmem. Bu olaylarla öğrendik. Ama kronik hastalığı olan bir kişiyi cezaevinde tutmanın bir mantığı yok. Kronik hastayı yargılayabilmek için cezasını infaz edebilmek için zaten yaşatmanız lazım. Kronik hastaysa ya evinde kalsın, ya hastanede tedavi altına alınsın. Ameliyat edilen bir hastayı 2 gün sonra yeniden cezaevine göndermenin insan haklarıyla bağdaşan bir tarafı yoktur. Bir diğeri Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkındaki hüküm için hükümet ortağı Sayın Bahçeli bile bu kararın hukuki bir dayanağı yoktur diyor. Cumhur İttifakı’nın 2 büyük ortağı var, biri mahkum ediyor, diğer bu hükmün bir dayanağı yoktur diyor. Anlamak mümkün değil.
Bu meseleyle ilgili Aziz İhsan Aktaş’ın ihale aldığı bazı belediyelerin başkanları yargılanırken bazı belediye başkanları kapsam dışında, inceleme dışında. Burada da adaleti tesis etmek lazım. Hukuk kişiye özel değildir. Hukuk adamına göre de değildir. Hukuk eşit uygulandığında hukuktur, adalettir.